2021 Tüm Emekliler Sendikası Genel Başkanı Salman Hürkardeş, TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerini eleştiren yazılı bir açıklama yaptı.
“Ben kendim de emekli bir yurttaşım, emekli aylığımın yıllar içerisinde nasıl eridiğini yaşayarak biliyorum” diyen Hürkardeş, “Bu sistem sadece bizi yoksullaştırmakla kalmıyor, çocuklarımızın, torunlarımızın, gençlerin ve kadınların gelecek umutlarını da karartıyor.” dedi.
TÜİK, Mayıs ayı enflasyon oranını yüzde 1,71 olarak, yıllık yüzde 32,61 olarak açıkladı, inandırıcı mı? Kesinlikle hayır; ben kendim de emekli bir yurttaşım, emekli aylığımın yıllar içerisinde nasıl eridiğini yaşayarak biliyorum; görevim gereği üyelerimizin yaşadığı geçim zorluklarına, barınma sorunlarına, kritik hastalıklarda randevu bulamayıp çaresiz kalmalarına aşinayım.
Kaldı bir ay, haziran ayı da açıklanınca altı aylık enflasyon farkını hesaplayıp ‘’Temmuz zammı’’ diye aylıklarımıza yansıtacaklar. Enflasyon farkı ödemesine zam olarak adlandırmak dilin hileli kullanımıdır. Emekli aylıklarına gerçekten zam yapılsa bizim alım gücümüzün artması, en azından korunması gerekirdi.
Bu hesaplamalara göre yapılacak artışlar derde deva olmaz, emekliler ilk hedef olarak 2002 yılı öncesi koşullara ulaşmak istiyorlar.2002 yılı Aralık ayında asgari ücret 184 lira iken en düşük emekli aylığı bunun yüzde 40 fazlası olan 257 liraydı. Bugünkü 28 bin 75 liralık asgari ücretin yüzde 40 fazlası 39 bin 305 lira eder. Siz en düşük emekli aylığı olarak 20 bin lira veriyorsunuz, yani yaklaşık olarak aylıkların yarısını yok etmişsiniz, şimdi kırıntılarla idare edin diyorsunuz. Üstelik de emeklilik sisteminde prim gün sayısına bağlı dengeleri de bozdunuz, herkesi yoksullukta eşitliyorsunuz. Üç yıldır memur emeklilerinin yasa gereği hakları olan seyyanen zammı bile uygulamadınız.
Toplumsal sorumluluk
Biz emekliler, bu iktidarın uyguladığı, yoksulluğumuza sebep olan neo liberal yağma sistemine razı olmadığımızı ve olmayacağımız her fırsatta hem bireyse hem topluca dile getiriyor, çözüm yollarını da sunuyoruz. Bu sistem sadece bizi yoksullaştırmakla kalmıyor, çocuklarımızın, torunlarımızın, gençlerin ve kadınların gelecek umutlarını da karartıyor. Emeklisini yoksulluğa mahkum eden bir toplumun vicdanı yaralıdır. Çocukların gençlerin kadınların yarınından umudu kırıksa toplumun geleceği tehlikededir. Bu yüzdendir ki mücadelemizi sadece kendimizle sınırlamıyor kurtuluşumuzun hep birlikte olacağının bilinciyle hareket ediyoruz.
Çare var
Cumhuriyetin kuruluş dönemindeki gibi planlı kamucu karma ekonomi modelinin tekrar uygulanması şarttır. Bugün ülkemizde milyonlarca emekçinin yoksulluğu pahasına bir avuç dolar milyarderi var, dağlarımız yaylalarımız zeytinliklerimiz vahşi madenciliğin saldırısı altında. Sağlıklı toplum için, emekçilerin birlikte ürettiği hakça bölüştüğü bir düzene ulaşmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Herkesin karnı tok sırtı pek başı dik olsun, çocuklarımız ve torunlarımızla birlikte onurumuzla insanca yaşayalım.






















































