Kuyu tipi hapishanelerdeki ağır tecrit koşullarını protesto etmek ve standart bir cezaevine sevk edilmek amacıyla 266 gün açlık grevi yapan siyasi tutuklu Gürkan Türkoğlu, üç aydır tedavi gördüğü Antalya Şehir Hastanesi’nde hayatını kaybetti.
Zorla Müdahale ve Yoğun Bakım Süreci
Türkoğlu ve beraberindeki diğer grevci tutuklular, eylemleri devam ederken 13 Nisan’da hastaneye kaldırılmıştı. Avukatlarının beyanına göre, hastanede iradesi dışında zorla tıbbi müdahaleye maruz bırakılan Türkoğlu’nun durumu ağırlaşarak yoğun bakıma alındı. Sevk talebinin yetkililerce kabul edilmesi üzerine 21 Nisan’da grevini sonlandırsa da, üç aylık yaşam mücadelesini kazanamadı.
Hukuk Örgütlerinden Tepki
Ölüm haberini duyuran Halkın Hukuk Bürosu (HHB) ve Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), yaşananlardan resmi makamları sorumlu tuttu. HHB yaptığı açıklamada, “Zorla müdahale ile gelen bu sürecin sorumluları Adalet Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve kuyu tipi hapishaneleri inşa eden siyasal iktidardır” ifadelerini kullandı.
“Kuyu Tipi” Hapishane Nedir?
İHD, ÇHD ve ÖHD gibi kurumların uzun süredir kapatılması için çağrı yaptığı ve son olarak tutuklanan Deniz Göktaş’ın da gönderildiği “Kuyu Tipi” cezaevlerinin (Yüksek Güvenlikli ve S Tipi) özellikleri şunlardır:
Fiziksel İzolasyon: Genellikle tek veya üç kişilik hücrelerden oluşur.
Kısıtlı Gökyüzü: Pencereler doğrudan dışarıya değil, kuyuya benzeyen derin havalandırma koridorlarına açılır. Mahkumların gökyüzünü görme açısı yok denecek kadar azdır.
Sıfır Temas: Mahkumların sosyalleşme, ortak alan kullanımı veya atölye faaliyetleri minimum düzeydedir ve günün büyük bir kısmı tamamen izole bir şekilde geçer.






















































