Eskişehir’den Ankara’ya gasp edilen hakları için yürüyüş başlatan Doruk Maden işçileri direniş ateşini yaktı. İşçilerden Koçak, inandıklarını ve kazanacaklarını belirterek “Daha yolumuz da var mücadele azmimiz de” dedi.
Doruk Madencilik işçileri, direniş ateşini yaktı. Yaklaşık 100 işçi, Eskişehir’de çalıştıkları madenden çıkarak dün Ankara’ya gasp edilen ücretleri ve tazminat hakları için yürüyüş başlattı.
Eskişehir Mihalıççık ilçesinde bulunan Yıldız Holding’e bağlı Doruk Madencilik işçileri, 15 Temmuz ardından madenin TMSF’ye devredilmesiyle başlayan mağduriyet madenin Doruk Madencilik’e geçmesiyle derinleştiğini, özlük haklarını, ücret ve tazminat haklarını gasp ettiğini aktardı.
İşçilerden Sinan Koçak ve Bağımsız Maden-İş avukatı Abdurrahim Demiryürek, Ankara yolunda BirGün’den Esra Çelik’e yaptıkları konuşmada, Bağımsız Maden-İş Eğitim-Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu ve hukuk biriminden stajyer avukat Doğukan Akan için, BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen ile Akbelen direnişçisi Esra Işık için özgürlük talep etti.
Devirle derinleşti
İşçilerden Koçak, Aralık 2022’de işletmenin, Doruk Madencilik’e tüm hak ve borçlarla devredildiğini ancak bu devir işlemiyle sorunların da derinleştiğini söyledi. Koçak, “Devir ardından 300 işçi sendikanın da onayıyla ücretsiz izne çıkarıldı. Maaşlar hiçbir zaman zamanında ödenmedi, emekli olanların veya işten çıkarılanların kıdem tazminatları yatırılmadı. 2024 ve 2025 yıllarında yapılan ‘çalışmaktan kaçınma’ eylemlerinde, sendika yönlendirmesiyle işe gidilmediği için işçilerin hem yevmiyeleri kesildi hem de emeklilik için hayati önem taşıyan sigorta primleri yatırılmadı. Mart 2026 itibarıyla içeride iki aylık maaş alacağı biriken işçiler, Türkiye Maden İşçileri Sendikası’nın işveren odaklı tavrına karşı toplu bir karar aldı. 6 Mart’ta maaşların ödenmemesi üzerine işçiler, çözüm üretmeyen mevcut sendikadan istifa ederek Bağımsız Maden-İş’e geçmeye başladı. 6 işçi, telefonla aranarak işten çıkarıldı. Ardından yaklaşık 150 işçi daha rızası dışında ücretsiz izne gönderildi” diyerek yaşanan mağduriyeti aktardı.
İnanıyoruz kazanacağız
“İşçiler, patronun ve sarı sendikanın baskılarına rağmen kararlılığını korudu ve Ankara yoluna adımımızı attık” diyen Koçak, “İnsanlar artık son bir şansları olduğunu gördü. İnanıyoruz, kazanacağız ve sonuna kadar devam edeceğiz. Yolumuz daha var, mücadele azmimiz de” dedi.
Servet çökerek katlandı
Avukat Demiryürek, Mihalıççık-Beypazarı hattındaki zorlu parkurda Ankara’ya doğru 100 maden işçisiyle birlikte ilerlediklerini aktardı. İşçilerin yaş ortalamasının yaklaşık 40 olduğunu, 60 yaşını aşkın işçilerin de mücadelede yer aldığını belirten Demiryürek, Doruk Madencilikte şu an gelinen noktanın evveliyatını şu şekilde aktardı: “Kriz yeni değil. 2022 yılında TMSF’den Yıldızlar Holding’e yapılan devirden beri ücretlerin düzensiz yatırılması, tazminatların üzerine yatılması ve işçi rızası dışı ücretsiz izinler kronikleşti. Holding, işçinin alacağına ‘çökerek’ servet katlarken eski yetkili sendika Türkiye Maden-İş bu süreci sadece seyretmiş. İşçilerin bugün Bağımsız Maden-İş’e yönelmesinin temel sebebi bu oyalama ve satış pratiğidir. Geldiğimiz noktada 3-4 aylık maaş alacağı olan, emekli olup kıdemini alamayan veya mahkeme kararına rağmen hakkını tahsil edemeyen yüzlerce işçi var. Holdingin sadece burada değil; Kütahya, Bilecik, Çankırı gibi birçok ildeki işletmelerinde de aynı ‘pervasızlık’ ve ücret gaspı hâkim. İşletme müdürleri, yasaları hiçe sayarak “ücretsiz izne çıkardığım işçi benim işçim değildir” diyebilecek kadar hukuk tanımaz bir profil sergiliyor. Bu kadar hukuksuzluğa rağmen Türkiye’de en fazla maden ruhsatı alan yapılardan biri olan bu holdinge karşı taleplerimiz nettir: Tüm birikmiş özlük hakları ödenmeli, sendikal nedenlerle atılan 7 arkadaşımız işe iade edilmeli ve bu işletme ya kamulaştırılmalı ya da düzgün bir çalışma formatına sokulmalıdır. Bu sadece bir ücret kavgası değil, madencinin toprağında kalma, göç etmeme ve çoluğunun çocuğunun rızkını holdinglerin kâr hırsına yedirmeme kavgasıdır.”
Başaran Aksu ve Doğukan Akan’ın derhal serbest bırakılmasını talep ederek tutuklamaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirten Demiryürek, süreci şu sözlerle değerlendirdi:
Hukuk bypass ediliyor
“Sendikal camiada mücadele etmiş Mehmet Türkmen, Esra Işık, Başaran Aksu, Doğukan Akan için de özgürlük talebimizin olduğunu ve yürürken de bu arkadaşlarımızın bir an önce serbest bırakılması talebimizi tekrar ediyoruz. Arkadaşlarımız maden işçilerinin mücadelesi adına açlık grevine başladı. İçeride olmasalardı şu an beraber yürüyor olacaktık. Onlar da madencilerle dayanışmasını bu şekilde gösterdiler. Arkadaşlarımız, TCK 217 kapsamında ‘yanıltıcı bilgiyi yayma’ iddiasıyla, hukuku bypass eden bir yöntemle tutuklandı. Akbelen direnişçisi Işık’ın tutuklanmasına tepki gösteren Aksu ve onu sahiplenen Doğukan Akan’ın hapsedilmesi, bir silsile halinde gerçekleşen bir operasyondur. Bu durum, bilfiil sendikamıza yönelik bir saldırıdır. Yıldızlar Holding’den Limak’a kadar bu yapılar, kendilerini yasalardan ve devletten üstün görüyor. Köylüyü toprağından süren, işçiyi yoksullaştıran ve mahkeme kararlarına rağmen hakları ödemeyen bu holdingler, tam bir ‘sınırsız sorumsuzluk’ içinde hareket ediyor. Kamu denetiminin yok sayıldığı bu düzende, işçinin yaşamı holdinglerin kâr hırsına kurban ediliyor. İçeride bulunan Aksu ve Akan, işçilere destek vermek için açlık grevine başladı. Bizler de bu yürüyüşü hem özlük haklarımız hem de tutuklu arkadaşlarımızın özgürlüğü için sürdürüyoruz. İşimiz zor ancak halkın vicdanını temsil ettiğimiz için güçlüyüz. Bağımsız Maden-İş, bu hak kazanılana kadar işçi sınıfıyla omuz omuza yürümeye devam edecektir.”






















































