• Anasayfa
  • Başlarken
  • İletişim
  • Yazarlarımız
Yeni Dünya
  • Anasayfa
  • Emek Gündemi
    Birleşik Kamu-İş: “TÜİK yalan söylüyor”

    Birleşik Kamu-İş: “TÜİK yalan söylüyor”

    Türk-İş asgari ücret rakamını açıkladı: 29 bin 583 TL

    TÜRK-İŞ: Açlık sınırı 33 bin liraya ulaştı

    KAMU-AR: Halkın enflasyonu yükseliyor

    KAMU-AR: Açlık sınırı asgari ücreti 7 bin 774 lira aştı

    Mersinli Emekliler: “Karadelik iktidardır”

    Mersinli Emekliler: “Karadelik iktidardır”

    Dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 32 bin 553 lira oldu

    Dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 32 bin 553 lira oldu

    Flormar direnişinde yıllar sonra tarihi kazanım: Fransa mahkemeleri Yves Rocher’i mahkûm etti

    Flormar direnişinde yıllar sonra tarihi kazanım: Fransa mahkemeleri Yves Rocher’i mahkûm etti

  • Dünya
    Fabrikalardan tarlalara 300 milyon işçi ayakta

    Fabrikalardan tarlalara 300 milyon işçi ayakta

    İsrail, Gazze’de binlerce cesedi buharlaştıran silahlar kullandı

    İsrail, Gazze’de binlerce cesedi buharlaştıran silahlar kullandı

    Palantir çalışanları ICE ile işbirliğinden rahatsız

    Palantir çalışanları ICE ile işbirliğinden rahatsız

    Kadınlar sigortasız, sendikasız, işsiz

    ILO: 284 milyon işçi aşırı yoksulluk içinde yaşıyor

    Çin sistemlerinden yabancı menşeili yazılımları temizliyor

    Çin sistemlerinden yabancı menşeili yazılımları temizliyor

    Sevilla Üniversitesi’nden İspanyol sanatçıların eserleri İstanbul’da sergileniyor

    Sevilla Üniversitesi’nden İspanyol sanatçıların eserleri İstanbul’da sergileniyor

    Sınır tanımayan karanlık düzen

    Sınır tanımayan karanlık düzen

    Ekvator’da tarihi zafer: Halk ABD üslerine “Hayır” dedi

    Ekvator’da tarihi zafer: Halk ABD üslerine “Hayır” dedi

    Google ve Amazon’un İsrail’le yaptığı gizli anlaşma ifşa oldu

    Google ve Amazon’un İsrail’le yaptığı gizli anlaşma ifşa oldu

  • Yurt
    Gelir dağılımında eşitsizlik büyüyor

    Yukarıda servet, aşağıda borç büyüyor

    Vatandaş krediyle de, kredisiz de yaşayamıyor

    İstanbullu borç batağında yüzüyor

    Genel Sağlık-İş: Emekli 472 adet çay ve simidi kaybetti

    Yargıtay’dan emekli maaşları için emsal karar

    İTO: İstanbul’un Şubat 2025 enflasyonu yüzde 45,35

    İstanbul’un şubat enflasyonu açıklandı

    Tarla ve raflarda ücret makası açılıyor

    Tarla ve raflarda ücret makası açılıyor

    Vatandaş çareyi kredi kartında arıyor

    Kartlarda limit azaltımı çözüm olacak mı?

    Tüm Emekli-Sen’den 6 Şubat Depremi değerlendirmesi

    Tüm Emekli-Sen’den 6 Şubat Depremi değerlendirmesi

    Geçim krizi bankalara yaradı: Bankalar kasalarını faizle dolduruyor

    Geçim krizi bankalara yaradı: Bankalar kasalarını faizle dolduruyor

    AKP ne var ne yok satıyor: 5,2 milyar TL’lik özelleştirme

    AKP ne var ne yok satıyor: 5,2 milyar TL’lik özelleştirme

  • Kadının Sesi
    Flormar direnişinde yıllar sonra tarihi kazanım: Fransa mahkemeleri Yves Rocher’i mahkûm etti

    Flormar direnişinde yıllar sonra tarihi kazanım: Fransa mahkemeleri Yves Rocher’i mahkûm etti

    Toplumsal kurtuluş mücadelesi kadınlar olmadan olmaz

    Toplumsal kurtuluş mücadelesi kadınlar olmadan olmaz

    TKDF: 2025 yılında en az 391 kadın öldürüldü

    TKDF: 2025 yılında en az 391 kadın öldürüldü

    Metal işçilerinin grevi büyüyor, 3 fabrikada daha grev başlıyor!

    MESS grup TİS’te dördüncü görüşme: İşveren süt iznine bile gözünü dikti

    “Biz emekli kadınlar erkek şiddetine teslim olmayacağız”

    “Biz emekli kadınlar erkek şiddetine teslim olmayacağız”

    Direnmenin tam zamanı: Saatler grevi gösteriyor

    Direnmenin tam zamanı: Saatler grevi gösteriyor

    Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu: Ekim ayında en az 27 kadın öldürüldü

    Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu: Ekim ayında en az 27 kadın öldürüldü

    Kadın metal işçileri yol gösteriyor

    Kadın metal işçileri yol gösteriyor

    Eşit ücret tercih değil haktır!

    Eşit ücret tercih değil haktır!

  • Gençlik
    Kadem Özbay: 612 bin çocuk okul dışında, MESEM çocuk işçiliği yaratıyor

    Kadem Özbay: 612 bin çocuk okul dışında, MESEM çocuk işçiliği yaratıyor

    Yurttaş Birlikteliği’nden Hacettepe Üniversitesi öğrencilerine destek

    Yurttaş Birlikteliği’nden Hacettepe Üniversitesi öğrencilerine destek

    MESEM’lerin kaza bilançosu ağırlaşıyor

    MESEM’lerin kaza bilançosu ağırlaşıyor

    ‘Ne işte ne de eğitimde’ olan 2,3 milyon gençten sadece 632 bini iş arıyor

    Esnek mesleki eğitim modeli: Kölelik yoluna bir yeni taş daha

    Esnek mesleki eğitim modeli: Kölelik yoluna bir yeni taş daha

    Eğitim-İş: “22 yılda 20 bine yakın köy okulunun kapısına kilit vuruldu”

    Kamusal eğitim eriyor, eşitsizlik büyüyor

    Çocuklar çocuk olamıyor

    Eğitim-İş: Eğitim haktır, pazarlık konusu yapılamaz!

    Eğitim bir hak olmaktan çıkarıldı: Cebin kalınlığı kadar eğitim

    Eğitim bir hak olmaktan çıkarıldı: Cebin kalınlığı kadar eğitim

    TÜİK verileri: Suça sürüklenen çocukların sayısı artıyor

    TÜİK verileri: Suça sürüklenen çocukların sayısı artıyor

  • Sanat Emeği
    Sevilla Üniversitesi’nden İspanyol sanatçıların eserleri İstanbul’da sergileniyor

    Sevilla Üniversitesi’nden İspanyol sanatçıların eserleri İstanbul’da sergileniyor

    İKD 50 yaşında

    İKD 50 yaşında

    Yazar İsmail Kaplan ile “Kitaptan Öğrenmek”

    Yazar İsmail Kaplan ile “Kitaptan Öğrenmek”

    Ünlü koro yöneticisi Tahsin İncirci vefat etti

    Ünlü koro yöneticisi Tahsin İncirci vefat etti

    Filistin halkıyla dayanışma Berlin Film Festivali’ne damga vurdu

    Filistin halkıyla dayanışma Berlin Film Festivali’ne damga vurdu

    Bosnalı yazar, İsrail’e tepki göstermeyen Alman yayınevi ile ilişkisini kesti

    Bosnalı yazar, İsrail’e tepki göstermeyen Alman yayınevi ile ilişkisini kesti

    Macar özgürlük savaşçısı, ulusal şair Petöfi İstanbul’da

    Macar özgürlük savaşçısı, ulusal şair Petöfi İstanbul’da

  • Teknopolitik
    Palantir çalışanları ICE ile işbirliğinden rahatsız

    Palantir çalışanları ICE ile işbirliğinden rahatsız

    Çin sistemlerinden yabancı menşeili yazılımları temizliyor

    Çin sistemlerinden yabancı menşeili yazılımları temizliyor

    Google ve Amazon’un İsrail’le yaptığı gizli anlaşma ifşa oldu

    Google ve Amazon’un İsrail’le yaptığı gizli anlaşma ifşa oldu

    Cargill istiyor, AKP veriyor

    Cargill istiyor, AKP veriyor

    Facebook ve Instagram’dan The Cradle’a sansür

    Facebook ve Instagram’dan The Cradle’a sansür

    Google, İsrail’i protesto eden çalışanlarını işten attı

    Google, İsrail’i protesto eden çalışanlarını işten attı

    Google mühendisinden İsrail soykırımını protesto

    Google mühendisinden İsrail soykırımını protesto

    ABD’li asker Filistin soykırımına karşı kendini ateşe verdi

    ABD’li asker Filistin soykırımına karşı kendini ateşe verdi

    TEB: Yerli ilaç sanayi tüm imkanlar kullanılarak desteklenmeli!

    TEB: Yerli ilaç sanayi tüm imkanlar kullanılarak desteklenmeli!

  • Yazarlar
Bulunamadı
Tümünü göster
  • Anasayfa
  • Emek Gündemi
    Birleşik Kamu-İş: “TÜİK yalan söylüyor”

    Birleşik Kamu-İş: “TÜİK yalan söylüyor”

    Türk-İş asgari ücret rakamını açıkladı: 29 bin 583 TL

    TÜRK-İŞ: Açlık sınırı 33 bin liraya ulaştı

    KAMU-AR: Halkın enflasyonu yükseliyor

    KAMU-AR: Açlık sınırı asgari ücreti 7 bin 774 lira aştı

    Mersinli Emekliler: “Karadelik iktidardır”

    Mersinli Emekliler: “Karadelik iktidardır”

    Dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 32 bin 553 lira oldu

    Dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 32 bin 553 lira oldu

    Flormar direnişinde yıllar sonra tarihi kazanım: Fransa mahkemeleri Yves Rocher’i mahkûm etti

    Flormar direnişinde yıllar sonra tarihi kazanım: Fransa mahkemeleri Yves Rocher’i mahkûm etti

  • Dünya
    Fabrikalardan tarlalara 300 milyon işçi ayakta

    Fabrikalardan tarlalara 300 milyon işçi ayakta

    İsrail, Gazze’de binlerce cesedi buharlaştıran silahlar kullandı

    İsrail, Gazze’de binlerce cesedi buharlaştıran silahlar kullandı

    Palantir çalışanları ICE ile işbirliğinden rahatsız

    Palantir çalışanları ICE ile işbirliğinden rahatsız

    Kadınlar sigortasız, sendikasız, işsiz

    ILO: 284 milyon işçi aşırı yoksulluk içinde yaşıyor

    Çin sistemlerinden yabancı menşeili yazılımları temizliyor

    Çin sistemlerinden yabancı menşeili yazılımları temizliyor

    Sevilla Üniversitesi’nden İspanyol sanatçıların eserleri İstanbul’da sergileniyor

    Sevilla Üniversitesi’nden İspanyol sanatçıların eserleri İstanbul’da sergileniyor

    Sınır tanımayan karanlık düzen

    Sınır tanımayan karanlık düzen

    Ekvator’da tarihi zafer: Halk ABD üslerine “Hayır” dedi

    Ekvator’da tarihi zafer: Halk ABD üslerine “Hayır” dedi

    Google ve Amazon’un İsrail’le yaptığı gizli anlaşma ifşa oldu

    Google ve Amazon’un İsrail’le yaptığı gizli anlaşma ifşa oldu

  • Yurt
    Gelir dağılımında eşitsizlik büyüyor

    Yukarıda servet, aşağıda borç büyüyor

    Vatandaş krediyle de, kredisiz de yaşayamıyor

    İstanbullu borç batağında yüzüyor

    Genel Sağlık-İş: Emekli 472 adet çay ve simidi kaybetti

    Yargıtay’dan emekli maaşları için emsal karar

    İTO: İstanbul’un Şubat 2025 enflasyonu yüzde 45,35

    İstanbul’un şubat enflasyonu açıklandı

    Tarla ve raflarda ücret makası açılıyor

    Tarla ve raflarda ücret makası açılıyor

    Vatandaş çareyi kredi kartında arıyor

    Kartlarda limit azaltımı çözüm olacak mı?

    Tüm Emekli-Sen’den 6 Şubat Depremi değerlendirmesi

    Tüm Emekli-Sen’den 6 Şubat Depremi değerlendirmesi

    Geçim krizi bankalara yaradı: Bankalar kasalarını faizle dolduruyor

    Geçim krizi bankalara yaradı: Bankalar kasalarını faizle dolduruyor

    AKP ne var ne yok satıyor: 5,2 milyar TL’lik özelleştirme

    AKP ne var ne yok satıyor: 5,2 milyar TL’lik özelleştirme

  • Kadının Sesi
    Flormar direnişinde yıllar sonra tarihi kazanım: Fransa mahkemeleri Yves Rocher’i mahkûm etti

    Flormar direnişinde yıllar sonra tarihi kazanım: Fransa mahkemeleri Yves Rocher’i mahkûm etti

    Toplumsal kurtuluş mücadelesi kadınlar olmadan olmaz

    Toplumsal kurtuluş mücadelesi kadınlar olmadan olmaz

    TKDF: 2025 yılında en az 391 kadın öldürüldü

    TKDF: 2025 yılında en az 391 kadın öldürüldü

    Metal işçilerinin grevi büyüyor, 3 fabrikada daha grev başlıyor!

    MESS grup TİS’te dördüncü görüşme: İşveren süt iznine bile gözünü dikti

    “Biz emekli kadınlar erkek şiddetine teslim olmayacağız”

    “Biz emekli kadınlar erkek şiddetine teslim olmayacağız”

    Direnmenin tam zamanı: Saatler grevi gösteriyor

    Direnmenin tam zamanı: Saatler grevi gösteriyor

    Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu: Ekim ayında en az 27 kadın öldürüldü

    Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu: Ekim ayında en az 27 kadın öldürüldü

    Kadın metal işçileri yol gösteriyor

    Kadın metal işçileri yol gösteriyor

    Eşit ücret tercih değil haktır!

    Eşit ücret tercih değil haktır!

  • Gençlik
    Kadem Özbay: 612 bin çocuk okul dışında, MESEM çocuk işçiliği yaratıyor

    Kadem Özbay: 612 bin çocuk okul dışında, MESEM çocuk işçiliği yaratıyor

    Yurttaş Birlikteliği’nden Hacettepe Üniversitesi öğrencilerine destek

    Yurttaş Birlikteliği’nden Hacettepe Üniversitesi öğrencilerine destek

    MESEM’lerin kaza bilançosu ağırlaşıyor

    MESEM’lerin kaza bilançosu ağırlaşıyor

    ‘Ne işte ne de eğitimde’ olan 2,3 milyon gençten sadece 632 bini iş arıyor

    Esnek mesleki eğitim modeli: Kölelik yoluna bir yeni taş daha

    Esnek mesleki eğitim modeli: Kölelik yoluna bir yeni taş daha

    Eğitim-İş: “22 yılda 20 bine yakın köy okulunun kapısına kilit vuruldu”

    Kamusal eğitim eriyor, eşitsizlik büyüyor

    Çocuklar çocuk olamıyor

    Eğitim-İş: Eğitim haktır, pazarlık konusu yapılamaz!

    Eğitim bir hak olmaktan çıkarıldı: Cebin kalınlığı kadar eğitim

    Eğitim bir hak olmaktan çıkarıldı: Cebin kalınlığı kadar eğitim

    TÜİK verileri: Suça sürüklenen çocukların sayısı artıyor

    TÜİK verileri: Suça sürüklenen çocukların sayısı artıyor

  • Sanat Emeği
    Sevilla Üniversitesi’nden İspanyol sanatçıların eserleri İstanbul’da sergileniyor

    Sevilla Üniversitesi’nden İspanyol sanatçıların eserleri İstanbul’da sergileniyor

    İKD 50 yaşında

    İKD 50 yaşında

    Yazar İsmail Kaplan ile “Kitaptan Öğrenmek”

    Yazar İsmail Kaplan ile “Kitaptan Öğrenmek”

    Ünlü koro yöneticisi Tahsin İncirci vefat etti

    Ünlü koro yöneticisi Tahsin İncirci vefat etti

    Filistin halkıyla dayanışma Berlin Film Festivali’ne damga vurdu

    Filistin halkıyla dayanışma Berlin Film Festivali’ne damga vurdu

    Bosnalı yazar, İsrail’e tepki göstermeyen Alman yayınevi ile ilişkisini kesti

    Bosnalı yazar, İsrail’e tepki göstermeyen Alman yayınevi ile ilişkisini kesti

    Macar özgürlük savaşçısı, ulusal şair Petöfi İstanbul’da

    Macar özgürlük savaşçısı, ulusal şair Petöfi İstanbul’da

  • Teknopolitik
    Palantir çalışanları ICE ile işbirliğinden rahatsız

    Palantir çalışanları ICE ile işbirliğinden rahatsız

    Çin sistemlerinden yabancı menşeili yazılımları temizliyor

    Çin sistemlerinden yabancı menşeili yazılımları temizliyor

    Google ve Amazon’un İsrail’le yaptığı gizli anlaşma ifşa oldu

    Google ve Amazon’un İsrail’le yaptığı gizli anlaşma ifşa oldu

    Cargill istiyor, AKP veriyor

    Cargill istiyor, AKP veriyor

    Facebook ve Instagram’dan The Cradle’a sansür

    Facebook ve Instagram’dan The Cradle’a sansür

    Google, İsrail’i protesto eden çalışanlarını işten attı

    Google, İsrail’i protesto eden çalışanlarını işten attı

    Google mühendisinden İsrail soykırımını protesto

    Google mühendisinden İsrail soykırımını protesto

    ABD’li asker Filistin soykırımına karşı kendini ateşe verdi

    ABD’li asker Filistin soykırımına karşı kendini ateşe verdi

    TEB: Yerli ilaç sanayi tüm imkanlar kullanılarak desteklenmeli!

    TEB: Yerli ilaç sanayi tüm imkanlar kullanılarak desteklenmeli!

  • Yazarlar
Bulunamadı
Tümünü göster
Yeni Dünya
Bulunamadı
Tümünü göster
Anasayfa Basından seçtiklerimiz

Nihilizme karşı

5 Nisan 2026
- seçtiklerimiz
Facebook'da paylaşTwitter'da paylaşWhatsapp'da paylaş

“Şaşırtıcı olan şu ki, pek çok insan bu oyuna kanıyor. Sinik ve nihilist olmayı, güçlü şirketlerin yanında saf tutmayı gerçekten de sınırları zorlayan, aykırı bir eylem sanıyorlar.”

Küratörün favori yazarlarından Evgenia Kovda, 1990’ların post-Sovyet Rusya’sındaki yıkıcı sinizm ile günümüz Amerika’sındaki yükselen nihilizm arasında hoş bir köprü kuruyor. Kovda, bir zamanlar toplumsal dönüşüm vaadiyle heyecanlanan Batılı gençliğin, Bernie Sanders ve Occupy Wall Street gibi hareketlerin yenilgisiyle birlikte, tıpı 1917 sonrası Rus aydını Olga gibi bir “duyarsızlaşma” evresine girdiğini vurguluyor. Bu yeni dalga, “woke” kültüre tepki gösterme bahanesiyle sağcı ve otoriter bir estetiği kucaklarken, aslında isyan ettikleri müesses nizamın (establishment) en sadık aparatlarına dönüşüyor. Çeşitli internet delilerinden müteşekkil bu arı kovanında; empati ve sosyal adalet arayışı “akıl hastalığı”; hayatta kalma stratejisi olarak “gerçekçilik” maskesi takan bir ahlaki çöküş. Kovda, siyasetin bu denli estetize edilmesinin ve her türlü ulvi değerin alaycı bir dille tasfiye edilmesinin, Walter Benjamin’in de uyardığı üzere, doğrudan faşizme açılan bir kapı olduğunu ifade ediyor.

Nihilizme karşı

Evgenia Kovda
Nefarious Russians
12 Mart 2025

Twitter trolleriyle olan ilk kalem kavgalarımdan ve “Kızıl Tehlike” (1) yosmalarıyla onların pazarladığı dünya görüşüne karşı açtığım savaştan bu yana, sanki kazara bir kayayı yerinden oynatmışım gibi hissediyorum; altından çıkan tüm engerekler, çıyanlar ve haşereler üzerime çullanıp beni sokmaya çalıştı. Ama canım yanmadı; zira bana çoktan o zehrin panzehri zerk edilmişti: Anti-nihilizm.

Benim bu naçizane seferim, sadece “bozuk siyasi fikirleri” olan şu veya bu şahıslarla ilgili değildi. Anlatmak istediğim (ki Twitter bunun için pek de elverişli bir mecra sayılmaz), şehir merkezinin o “havalı” tayfası tarafından gençliğe dayatılan nihilizmin ne yeni, ne aykırı, ne de marjinal olduğuydu. Ömrümün yarısından fazlasını bu nihilizmin hüküm sürdüğü bir toplumda harcadım; benim için bu durum hiçbir zaman bir yeniden doğuşun müjdecisi değil, toplumsal bir çöküşün (2) arazıydı.

1990’ların Moskova’sında, Sovyetler Birliği’nin enkazı üzerinde büyümüş biri olarak, etrafım kinik bir atmosferle çevriliydi. Bu hava, ben henüz idrakine varamadan ruhuma sirayet etmişti. Tanıdığım tek gerçeklik buydu: Her yanı saran sinizm, tepkisizlik ve para kazanmak dışındaki her ulvi değerle alay edilmesi. “İyi niyet” kokan her sloganın ardında gizli bir ajanda olduğu… İnsanlara yardım etmeyi amaçlayan her siyasetin aslında birer dolandırıcılık olduğu inancı her yere yayılmıştı. Her koyun kendi bacağından asılır; dünya böyle dönüyordu işte. İnsanlar böyle düşünüyordu. Bu sırada ülke, dünyanın altıda birinin doğal kaynaklarını bir gecede özelleştiren, palazlanmış Sovyet bürokratları ve hırslı türedi zenginler tarafından yağmalanıyordu.

Çocukluğuma ve gençliğime damga vuran bu sinizm, 2011’de Amerika’ya taşındığımda burada pek de rağbet görmüyor gibiydi. O zamanlar üzerinde derinlemesine düşünmemiştim ama yokluğu insana nefes aldırıyordu. Yirmilerimin başındaydım ve burada akranlarımda bir tür safiyet (3) vardı. Daha iyi bir geleceğe, toplumsal sorunların siyasi çözümleri olduğuna inanıyorlardı. Buraya ilk geldiğimde Wall Street’i İşgal Et (Occupy Wall Street) hareketi zirvedeydi ve bu ilham vericiydi. Tüm bu insanlar bir şeyleri önemsiyor… Bir şeyler yapmak isteyecek kadar dert ediniyorlardı. Hatta Yasha, Los Angeles’taki kamp baskınında tutuklanıp iki gece hapiste yatmış, sonra da bana uyuz bulaştırmıştı. Bu yüzden ben de biraz siperlerdeymişim, bu işin bir parçasıymışım gibi hissediyordum.

Yine de eski kültürümün tortularını üzerimden atamıyordum. Buradaki siyasi iyimserlik ve aktivizm bana safça geliyor, kendimi buna yabancı hissediyordum. Moskova’da tepkisizlik ve “tarihin sonu”(4) retoriğiyle yoğrulduğum için kendimi eksik hissediyordum. Amerika’daki akranlarıma kıyasla daha bezgin ve hayata karşı daha lakayıttım. Onlardan daha havalı ya da bilge olduğumu veya benim haklı, bu iyimser gençlerin haksız olduğunu düşünmüyordum, asla. Sadece Moskova’daki “liberal” çevremin tavrı ile New York ve LA’de tanıdığım insanlar arasındaki bu uçurum kafamı karıştırıyordu.

Memleketteki arkadaşlarımın çoğu sadece kariyerlerini ve mevcut kapitalist dünya düzenine eklemlenmeyi düşünüyordu. Statükoya dair ne bir şüpheleri ne de şikâyetleri vardı; bunun mümkün olan tek dünya olduğuna inanıyorlardı. İşler böyle yürümeliydi ve kapitalist düzenin meşruiyetini sorgulamak, onlara geçmişin o aptalca Sovyet idealizmi gibi geliyordu. Oysa burada, ABD’de, pek çok insan aslında idealistti ve içinde büyüdükleri “kapitalist gerçekçiliği”(5) eleştiriyorlardı. Bunu yaşamanın tek yolu olarak kabul etmeye niyetleri yoktu. Başka bir dünyanın mümkün ve ellerini uzatsalar ulaşabilecekleri mesafede olduğuna inanıyorlardı.

Fakat Amerika değişti ve benim yaş grubumdaki pek çok insan için işler artık çok farklı.

Son dört beş yıl içinde, genç “influencer” zümresi arasında büyük bir kırılma yaşandı. Eskiden sol medyada boy gösteren pek çok isim aniden sağa direksiyon kırdı ve bu manevrayı dünyanın en doğal şeyiymiş gibi pazarlamaya başladılar: Gençlikteki o iyimser Marksist evreden kopup “gerçekçi” yetişkinlere dönüşmenin organik bir süreciymiş bu güya. Bunun orada burada filizlendiğini fark etmiştim ama bu eğilimin ne kadar büyük ve kudretli bir akıma dönüştüğünü ancak yakın zamanda anladım.

Sanırım bu sinizme dönüş; Bernie Sanders hareketinin çöküşü, Kovid süreci ve Demokrat Parti kanadı tarafından dayatılan “woke” liberal kültür ve siyasete duyulan tepkiyle aynı döneme rastladı.

Zaten “woke” liberalizmine hiçbir zaman ısınamamıştım. Hatta on yıl önce CUNY’de kurmaca dışı film yapımı üzerine yüksek lisans yaparken, bu “woke” kültürünün, özellikle medya düzeyinde, aslında ne kadar sinsi ve manipülatif olduğunu fark ettim. O zamana kadar bu konulardan uzaktım. Amerika’da çok yeniydim ve meseleyi tam kavrayamamıştım. Ancak yüksek lisanstaki yakın temasım beni bundan soğuttu ve “woke” bir belgeselciyi hicveden satirik bir film yapmam için bana ilham verdi. Bu yüzden insanların neden bu kültürden nefret ettiğini, neden ondan yüz çevirip onunla alay etmek istediklerini anlıyorum; tıpkı Red Scare’in ilk popülerleşmeye başladığı zamanlardaki gibi.

O zamanlar hayal edemediğim şey, insanların liberal “woke” anlayışından uzaklaşırken sadece karşı tarafa geçiverecekleriydi. Bunu izlemek epey ilginçti. İnsanların bir çırpıda saf değiştirip bu kadar kolay “anti-woke” sağcılara dönüşmelerini… Karşıt egemen kültürel ve siyasi müesses nizamın değerlerini bu denli çabuk benimsemelerini beklemiyordum.

2018’de kendilerine sosyalist ve Marksist diyen, Frankfurt Okulu üzerine paylaşımlar yapıp kapitalist sömürüden dem vuran bu sol medya tipleri; 2025’e gelindiğinde tüm ahlak veya sosyal adalet iddialarını bir kenara bıraktılar. Artık hiçbir şeyin önemi yok, her türlü empati “duygusal manipülasyon” ve dünyayı siyaset yoluyla daha iyi bir yer haline getirme çabası “cringe”(6) ve akıl dışı. Çorap değiştirir gibi siyasi görüşlerini değiştirdiler; şimdi üniseks, hırpani görünüm yerine dantellerin, topuklu ayakkabıların ve dar deri kıyafetlerin peşindeler (7). Bunu yaparken de nefret ettiklerini iddia ettikleri “woke” liberallerle aynı sığ sürü psikolojisine teslim oldular.

Red Scare kadınları, kelimenin tam anlamıyla bu yeni “kızıl korku” dalgasının ön safındalar. Anna K., podcast’ini dinleyen genç beyinlere şu fikri empoze edip duruyor: “Dünyayı daha iyi bir yer yapmak isteyen tüm solcular, aslında kendi ruh hastalıklarını dünyaya yansıtan psikopatlardır”. Her türlü aktivizmin, hatta hümanist bir dünya görüşünün bile patolojik bir vaka olarak gösterilmesi, bu dönüşümün püf noktasını oluşturuyor. Bu, neo-nihilist hareketin özüdür. Red Scare kadınları ve çevrelerindeki diğer medya figürleri, bu kinik hava değişimini havalı ve avangart bir şeymiş gibi… Müesses nizama karşı bir isyanmış gibi bunu yeniden ambalajlıyorlar; oysa Trump ve Cumhuriyetçi Parti bizzat müesses nizamın ta kendisidir. Hem müesses nizamın bir memuru olup hem de yerleşik değerleri çiğneyen biri olamazsınız. Yani… Bu, Kamala Harris’i destekleyen “Öncülük Et” (Lean In) (8) feministlerinin “aykırı” olması kadar gülünç bir durum. Bu nasıl bu kadar aşikâr olmaz?

Ancak şaşırtıcı olan şu ki, pek çok insan bu oyuna kanıyor. Sinik ve nihilist olmayı, güçlü şirketlerin yanında saf tutmayı gerçekten de sınırları zorlayan, aykırı bir eylem sanıyorlar. Buradaki kültür işte böylesine çarpılmış durumda.

Bana kalırsa, gerçekçiliği kucaklama kisvesi altında bu ani nihilizme yöneliş, Amerika’da yaklaşmakta olan büyük bir sismik sarsıntının işareti; belki de o sarsıntı çoktan geldi. Eskiden Rusya’daki o “ilgisiz” geçmişimle gördüğüm paralellikleri artık görmezden gelemiyorum. Belki de hem SSCB hem de ABD, kendi ütopya versiyonlarını kazandırmak için birbirleriyle savaşan iki büyük Aydınlanmacı ütopik proje oldukları için, hayal kırıklıkları da birbirine benzemek zorundadır. SSCB bu süreci 35 yıl önce yaşadı. Ve şimdi Amerika’nın saati geldi…

Rus yazar ve şair Anatoli Marienhof’un Kinikler (9) kitabını çok severim ve ona hep geri dönerim. Yesenin’in arkadaşı ve İmajinizm (10) denilen şiir akımının kurucusuydu. Kinikler, Ekim Devrimi’nden sonraki ilk yılları anlatır. Karanlık ve çok komiktir; her şeye olan inancını yitirmenin, geriye sadece alaycılık ve sinizmin kalmasının ne demek olduğunu çok iyi yakalamıştır. Romanın sonunu açık etmek istemem ama hikâye, Bolşevikler iktidara geldiğinde sınıflarındaki pek çok kişi gibi göç etmek yerine Moskova’da kalan devrim öncesi Rusya’nın burjuva entelektüelleri olan Olga ve Vladimir çifti etrafında döner. Olga’nın başlangıçta devrimci potansiyel karşısında nasıl heyecanlandığını, bu yeni hayata katılmak istediğini; ancak sonra hayal kırıklığına uğrayıp nasıl tepkisizleştiğini ve tanık olduğu dehşetin ruhunu ezmesine… Onu yok etmesine nasıl izin verdiğini yakından görürüz. Vladimir’in başlangıçtaki şevksizliği ve şüpheciliği ise, onun bu yeni hayattan kopmamasını ve hayal kırıklığına uğramamasını sağlamıştır. Zira zaten en başında o kadar da büyülenmiş değildir.

Elbette bu çok uzak bir paralellik; Wall Street’i İşgal Et ve Bernie hareketi, Ekim Devrimi’nin yanına bile yaklaşamazdı. Ancak görünen o ki pek çok Y kuşağı, hatta belki bazı eski Z kuşağı ve genç X kuşağı üyeleri için o hareketin yenilgisi benzer bir etki yarattı. Birçoğu Olga’nın farklı versiyonlarına dönüştü. Rüya bitti. Tüm umutlar tükendi ve hiçbir şey değişmedi. Onlar için bu bardağı taşıran son damlaydı; böylece siniklere, ya da kendi deyimleriyle “gerçekçilere” dönüştüler.

Genç Amerikalıların bu yola girmesi çok huzursuz edici. Sanki 19. yüzyıl Amerika’sına geri dönmek istiyor gibiler; demiryolu baronlarının, çocuk işçiliğinin ve hastalık saçan şehir varoşlarının olduğu… Toplumun ırk temelinde ayrıştırıldığı ve kadınların hiçbir gücünün olmadığı bir zamana. Ve şok edici olan şu ki, bu geriye gidişi; sizi “ibne” veya “mal” dediğiniz için utandıran sıkıcı, ilerici, “woke” dünyadan farklı olarak, aykırı ve eğlenceli bir şeymiş gibi pazarlamaya çalışıyorlar.

“Woke” dünyası kendi içinde sinir bozucu ve baskıcı olabilir. Ancak bu sinik “gerçekçiliğin” ona karşı uygulanabilir veya havalı bir alternatif, hatta bir normale dönüş olduğunu düşünmüyorum.(11)

Eğer Red Scare kadınlarının iddia ettiği gibi sinizm gerçekçilikse, o zaman neden fahişe olmayı arzulamıyorsunuz? Veya kendinizi en yüksek teklifi verene -finans sektöründe çalışan, sizden iki kat yaşlı bir “mutaassıp”(12) kocaya- satmıyorsunuz? Ya da faturalarınızın ödenmesini ve öngörülebilir gelecekte konforlu bir hayatın finanse edilmesini sağlamak için zengin bir adamdan evlilik dışı hamile kalmıyorsunuz? Ha, durun bir dakika, kadınlar burada bunu yapmaya başladılar bile; Elon Musk’ın son “bebek annesi” Ashley St. Clair’i düşünün; hamile kalmayı ve ondan çocuk yapmayı planlamış gibi görünüyor. Bu tür şeyler burada bazıları için hâlâ şok edici ve skandal olabilir. Ama Rusya’da bu ana akım bir davranıştır; etrafımda her zaman gördüğüm şeydir.

Büyük ölçüde bu cinsel-ekonomik birliktelikler/fuhuş pazarlıkları, 1990’ların kapitalist karşı-devriminin ve onu izleyen ülke çapındaki yoksullaşmanın doğrudan bir sonucuydu. Tüm kaynaklar kelimenin tam anlamıyla birkaç adamın elinde toplandığında, kadınlar ne yapsın? Bu yola saptıkları için kadınları suçlamıyorum. Amerika’daki insanları bu kadar sarsan Epstein dünyası, benim büyüdüğüm yerde normaldi. Ve Rusya’daki erkeklerin böyle yaşadıklarını gizlemek için özel bir adaya ihtiyaçları yoktu. Tüm Rusya onların oyun alanıydı. Her şey göz önünde ve toplumsal olarak kabul edilebilirdi. Hâlâ da öyle.

Ve bu “gerçekçilik olarak sinizm” çizgisini dayatan tüm bu medya tiplerinin bana Rusya’yı hatırlatmasının bir nedeni daha var. Benim büyüdüğüm yerde gazetecilik çoğunlukla bir şakaydı. Birkaç kahraman ve şehit dışında, mesleğin ahlakı yoktu; mesele güçlü insanlarla ahbaplık etmek, onlara yaltaklanmak ve parası olan zümre adına propaganda yapmaktı. Çoğu gazeteci için nihai hedef gemiyi terk etmekti; zavallı bir “medya fahişesi” olmaktan çıkıp çok zengin bir “medya fahişesi” olmaya geçmek; bir kapitalist, mülk sahibi, bir petrol/gaz holdinginden temettü alan biri olmak. Yeltsin yıllarında bile -ki şimdilerde insanlar orayı Rusya’nın Putin öncesi “demokratik” evresi diye anıyor-”dördüncü kuvvet13” olma iddiası bile yoktu. Sadece tüm medya kuruluşlarına sahip olan ve bunları birbirleriyle didişmek için kullanan milyarderler vardı. Sonunda bu durum, Putin’in bu oligarklar tarafından iktidara getirilmesine yol açtı. O da sonra onları zekâsıyla alt edip tasfiye etti, gücü kendi elinde topladı ve eski arkadaşlarını yalnızca kendisine borçlu olan yeni oligarklar yaptı.

Amerika da aynı düzene doğru hızla ilerliyor gibi hissettiriyor. Bu kadar çok insanın sosyal adaletten bahsedilmesini tamamen ikiyüzlülük, eziklik ve inanılmaması gereken bir şey olarak görmesi çok endişe verici. Burada işler yolunda gitmiyor.(14)

Ve bir şey daha. Bu yeni yetme nihilist kitle, sahte ve kötü olarak gördükleri sanatın siyasallaşmasını reddediyor. Saf eğlenceyi ve siyasetin estetize edilmesini (15) savunuyorlar; ki bu tutum onları doğrudan, ironi olmaksızın faşizmi kucaklamaya götürüyor. Nazi Almanya’sından kaçan Walter Benjamin, neredeyse bir asır önce Mekanik Yeniden Üretim Çağında Sanat Eseri’nde tüm bunları yazmıştı. Ama kimin umurunda? Hepsi çok sıkıcı. Adam herhalde öyle bir ruh hastasıydı.

1.Kızıl Tehlike / Red Scare: Orijinal: Red Scare broads: “Red Scare”, ABD tarihinde komünizm korkusunun tetiklediği cadı avı dönemlerini (McCartyizm) ifade eder. “Broad” ise İngilizcede kadınlar için kullanılan, hafif aşağılayıcı ve argovari bir tabirdir. Kovda, burada popüler Red Scare podcast’ine ve onun sunucuları Anna Khachiyan ile Dasha Nekrasova’ya atıfta bulunuyor. İronik olan, podcast’in adının bir zamanlar solda duran bu isimlerin şimdi “sağ” bir estetikle komünizm karşıtı veya aşırı sinik bir pozisyon almalarına işaret etmesidir. (ç.n.)

2.Toplumsal Çöküş: Orijinal: Societal collapse: Latinceden gelen collabi (beraber düşmek) kökeninden türeyen bu terim, sistemin aniden ve şiddetli bir biçimde işlemez hale gelmesini anlatır. 1991 sonrası Rusya’da yaşanan “şok terapisi” ekonomisi ve devlet aygıtının çöküşü, nihilist dünya görüşünün temelini oluşturur. (ç.n.)

3.Safiyet: Orijinal: Naïveté: Fransızca naïf (doğal, işlenmemiş) kökenli. Kovda bunu hem bir eksiklik hem de gıpta edilen bir “temizlik” olarak kullanıyor. William Blake’in Masumiyet Şarkılarındaki (Songs of Innocence) o saf, tecrübe edilmemiş bakış açısını anımsatır. Editörün tavsiyesi. (ç.n.)

4.Tarihin Sonu: Orijinal: End of history rhetoric: Francis Fukuyama’nın 1992 tarihli Tarihin Sonu ve Son İnsan tezine doğrudan atıftır. Batılı liberal demokrasinin nihai yönetim biçimi olduğunu ve “ideolojik kavgaların” bittiğini iddia eder. İflas etmiştir. (ç.n.)

5.Kapitalist Gerçekçilik: Orijinal: Capitalist realism: İngiliz akademisyen Mark Fisher’ın Capitalist Realism: Is There No Alternative? adlı eserine atıf. Fisher, kapitalizmin sadece tek geçerli iktisadi sistem değil, aynı zamanda hayal gücünü felç eden bir gerçeklik olarak algılandığını savunur. (ç.n.)

6.Cringe (Eziklik/Utanç Verici): Kelime anlamı “korkuyla büzülmek” olsa da internet jargonunda, başkasının adına duyulan derin sosyal utancı ifade eder. Neo-nihilist kitle için “idealizm”, “cringe” bir durumdur; yani modası geçmiş, sahte ve gülünç bir duygusallıktır. Kovda, bu kelimenin seçilmesini, yeni sağın duygusal kopukluğunu estetize etme biçimi olarak görüyor. (ç.n.)

7.Grungy (Hırpani/Pejmürde): Orijinal: Grungy: 90’ların Seattle merkezli rock kültüründen süzülen, bilinçli bir “bakımsızlık” ve düzene karşı kayıtsızlık estetiği. Burada Kovda, solun bir zamanlar sahip olduğu o gösterişsiz ama sahici estetiğin yerini, sağın “dantel ve topuklu ayakkabı” gibi daha hiyerarşik ve gelenekçi (trad) fetişlerine bıraktığını vurguluyor. (ç.n.)

8.Liderlik Et (Lean In): Facebook yöneticisi Sheryl Sandberg’in kadınların iş dünyasında daha agresif yer almasını savunan kitabı. Kovda bunu, düzen içi, sistemle barışık ve yüzeysel bir feminizm örneği olarak kullanıyor. (ç.n.)

9.Kinikler / Cynics: Antik Yunan’daki Kynikos (köpeksi) okulundan gelir. Modern anlamda ise her türlü değerin sahteliğine inanan kişiyi tanımlar. Marienhof, Rus edebiyatının en sert ve ironik kalemlerinden biridir. Romanın ismi olan Cynics, metinde hem karakterlerin tavrını hem de dönemin ruhunu özetler. (ç.n.)

10.Rus İmajinizmi (İmajinizm), sembolizme tepki olarak doğmuş, nesneyi ve görüntüyü en çıplak, bazen de en kaba haliyle sunmayı amaçlamıştır. Marienhof’un Kinikler romanındaki o keskin, “estetize edilmiş vahşet”, Kovda’nın günümüz sosyal medya kültüründeki “acımasız şıklık” (laces and heels) ile kurduğu estetik paralelliğin anahtarıdır. (ç.n.)

11.TINA (There Is No Alternative): “Başka bir dünyanın mümkün olmadığı” inancı. Faşist Margaret Thatcher’ın ünlü sloganı. Kovda, bu neoliberal doktrinin Rusya’da 90’larda, Amerika’da ise günümüzde “nihilizm” kisvesiyle gençliğin zihnine pranga vurduğunu, hayal gücünü “kapitalist gerçekçilik” ile sınırladığını vurguluyor. (ç.n.)

12.Gelenekçi (Trad): Orijinal: Trad (Traditionalist kelimesinden kısaltma): Özellikle internet kültüründe, 1950’lerin aile değerlerine, katı toplumsal cinsiyet rollerine ve estetik normlarına dönüşü savunan akım. “Trad-wife” (mutaassıp eş) kavramına atıfta bulunur. Kovda bunu, Rusya’daki yoksulluk kaynaklı “zengin koca bulma” zorunluluğunun Amerika’daki gönüllü ve ideolojik ambalajlı hali olarak okuyor. (ç.n.)

13.Dördüncü Kuvvet: Orijinal: Fourth estate: Yasama, yürütme ve yargıdan sonra medyanın sahip olduğu denetleme gücü. (ç.n.)

14.Burada “Homo Sovieticus” (Sovyet İnsanı) kavramına değinmek faydalı olabilir. 1990’ların Moskova’sındaki sinik insan tipi. Aleksandr Zinovyev’in kavramsallaştırdığı bu terim, devletin çöküşüyle birlikte sadece hayatta kalmaya odaklı, derin bir şüphecilikle malul insanı anlatır. Kovda, bu tipolojinin şu an “Amerikan influencer” sınıfında yeniden vücut bulduğunu ima ediyor. (ç.n.)

15.Siyasetin Estetize Edilmesi: Orijinal: Aesthetization of politics: Walter Benjamin’in ünlü makalesinin sonucuna atıf. Benjamin, faşizmin siyaseti estetize ettiğini (ritüeller, görsellik), sosyalizmin ise sanatı siyasallaştırdığını iddia eder. (ç.n.)

Kaynak: Emre Köse / https://emrekose.substack.com

Etiketler: ABDEmre KösenihilizmRusya
  • Anasayfa
  • Başlarken
  • İletişim
  • Yazarlarımız

[email protected]      

Bulunamadı
Tümünü göster
  • Anasayfa
  • Emek Gündemi
  • Dünya
  • Yurt
  • Kadının Sesi
  • Gençlik
  • Sanat Emeği
  • Teknopolitik
  • Yazarlar

[email protected]