‘Faize karşıyım’ diyen iktidar fakiri daha fakir, zengini daha zengin yaptı… 400 bin kişi faiz yiyor, 44 milyon kişi faiz ödüyor!
Gelir adaletsizliği banka verilerine yansıdı. 5 milyon lira ve üstünde parası olan 400 bin kişinin varlığı 10 trilyon açıktı. 44 milyon kişinin kart, bireysel kredi borcu 6 trilyonu aştı.
Türkiye ekonomisini esir alan yüksek faiz, toplumun iki kesimi arasındaki farkı adeta fay hattına dönüştürdü. Bir tarafta paradan para kazanan zengin azınlık, diğer tarafta borçla yaşamını sürdürmeye çalışan yoksul geniş kitle…
Sözcü’den Erdoğan Süzer’in haberine göre devasa uçurum yüzünden ülke içinde iki farklı ekonomik gerçeklik yaşanıyor. Borçlu yoksullar varlıklı zenginlere kaynak aktarıyor. Banka hesaplarında 26.1 trilyon liralık birikim var ve bunun 21.5 trilyon lirası küçük bir varlıklı kesimin elinde. 5 milyon lira ve üzeri mevduata sahip 350-400 bin kişinin varlığı 10 trilyon lirayı aşıyor.

Yoksul Türkiye
Toplam 194 milyon adet banka hesabı var. Bu hesapların 175 milyonu 10 bin liranın altındaki paralardan oluşuyor, toplam varlığı ise sadece 141 milyar lira. Yaklaşık 28 milyon hesapta 10 bin ile 250 bin, 5.2 milyon hesapta da 250 bin ile 1 milyon lira arasında para var. Bunların toplam varlığı da 4.4 trilyon. Ülkenin bir yüzü ise yoklukla boğuşuyor. Yaklaşık 44 milyon kişi 6 trilyonu aşkın bireysel kredi ve kredi kartı borcuyla hayatını döndürmeye çalışıyor. 10.1 milyon kişi kullandığı ihtiyaç kredisi, 1.6 milyon kişi konut kredisi, 341 bin kişi de taşıt kredisi borcunu ödemek için her ay büyük mücadele veriyor.

6.5 milyon KOBİ
32.2 milyon kişi de maaşı yetmediği için bankanın kredili mevduat hesabından para çekmek zorunda kalıyor. Bireylerin dışında bir de küçük işletmeler var. 6.5 milyon KOBİ bankalardan aldığı 6.4 trilyonluk krediyle işlerini döndürüyor. Üstelik bu işletmelerin 5.4 milyonu mikro düzeydeki küçük işletmeler. Bunların döndürmeye çalıştığı borç tutarı ise 4.1 trilyon.
Maaşın önemli bir kısmı faiz ödemelerine aktarılıyor
Başta yüksek faiz olmak üzere borçlanma maliyetlerinin aşırı yüksek olması, enflasyonun da maaş ve ücret gibi sabit gelirleri sürekli eritmesi yoksuldan zengine akan kaynak transferini büyütüyor. Bir kesim parasını bankaya koyarak aylık düzenli gelir elde ederken diğer kesim maaşının önemli bölümünü faiz ödemelerine aktarmak zorunda kalıyor. Borçlu ödediği faizle ekonomi içinde sürekli küçülürken varlıklı kesim sürekli büyüyor. Sonuçta gelir dağılımı daha da bozuluyor, orta sınıf eriyor, yoksullar ordusu büyüyor.





















































