Emekliler Kartal’dan seslendi: “Dilenci değil emekliyiz, sadaka değil insanca yaşanacak maaş istiyoruz”
Emeklilikte Yaşa Takılanlar ve Emekliler Federasyonu (EYT-EF) tarafından 21 Haziran Pazar günü İstanbul’da Kartal Meydanı’nda yapılan basın açıklamasında, emeklilerin ortak sorunları ve talepleri için “Güç Birliği ve Ortak Mücadele” çağrısı yapıldı.
Birlik Dayanışmacı Emekliler adıyla basın açıklamasına katılan bir grup emekli yurttaş adına yapılan açıklamada; “Emeklilerin yaşadığı sorunlar ve talepler dile getirilerek, ortak sorunların çözümü ve taleplerin gerçekleşmesi amacıyla tüm emekli örgütleri arasında Güç ve Eylem Birliği Platformu kurularak, ülke çapında ortak mücadele için hemen harekete geçilmesi gerektiği” vurgulandı.
Grup adına açıklama yapan Birlik Dayanışmacı Emekliler Sözcüsü Selim Dikel tarafından okunan basın açıklamasının tam metni aşağıdadır.
“Emeklilerin içinde bulunduğu durum ve yaşadığımız sorunlar”
Açlık yoksulluk sınırının ve asgari ücretin altındaki emekli maaşıyla açlığa, yoksulluğa ve sefalete mahkum edilen milyonlarca emekli eş ve çocuklarıyla birlikte cehennem hayatı yaşıyor.
Emekli maaşı kiraya yetmiyor. Faturalar ödenemiyor. Çarşıda, pazarda ve markette zamlar yağmur gibi yağıyor. Emeklinin mutfağı alev alev yanıyor. Her gün artan hayat pahalılığı karşısında emekli maaşıyla karnını doyuramayan milyonlarca emekli; Kredili Mevduat Hesabı, Tüketici Kredisi ve Kredi Kartı kullanarak yaşamak zorunda bırakılıyor.
Enflasyonu düşürmek yalanıyla uygulanan tefeci faizleriyle yerli ve yabancı banka patronları servetlerine servet katarken; emekliler yüksek faizlerle bankalara borçlanarak icra ve haciz tehdidi altında yaşama savaşı veriyor.
Günden güne daha fazla yoksullaşan emeklilerin borcu, zenginlerin serveti artıyor. Ömrünün sonbaharında huzur içinde dinlenerek yaşaması gereken emekliler, ilerlemiş yaşına ve hastalıklarına rağmen yaşamını sürdürebilmek için hâlâ çalışmaya ve iş aramaya devam ediyor.
İnsanca yaşamak istiyoruz!
Biz emekliler yıllarca çalıştık, ürettik ve emekliliğimizde insanca yaşayabilmek için devlete prim ve vergi ödedik. Dilenci değil emekliyiz. Sadaka istemiyoruz. Maaş ve ücretlerimizden yıllar boyunca
kesilen ve işletilen primlerimizin karşılığında insanca yaşanabilecek maaş istiyoruz. Emeğimizin ve alın terimizin karşılığında insanca yaşamak hakkımız değil mi?
Artık yeter! Hükûmet, emeklileri dilenci gibi görmekten derhal vazgeçmelidir. Devlet bütçesi ve maliye hazinesi; dolar milyarderi ve milyoneri bir avuç holding patronu, tefeci banker ve yandaş müteahhitlerin servetlerine servet katmak için değil; milyonlarca yoksul emekli ve emekçinin insanca yaşayabilmesi için harcanmalıdır.

Taleplerimiz:
Birlik Dayanışmacı Emekliler adıyla bir araya gelen bizler; işçi, memur ve Bağ-Kur emeklisi tüm emekliler için insanlık onuruna yakışan mutlu ve huzurlu bir yaşam; çocuklarımız ve torunlarımız için sosyal güvenceli ve güvenli bir gelecek istiyoruz. Bunun için mücadele ediyoruz.
Emeklilere insanlık onuruna yakışan yaşam koşullarının sağlanabilmesi için; siyasi iktidardan yerine getirmesini istediğimiz öncelikli taleplerimizden bazılarını kısaca şöyle özetleyebiliriz:
-TÜİK’in açıkladığı sahte enflasyon rakamları sonucunda yıllardır oluşan gelir kayıplarını telafi etmek amacıyla; işçi, memur ve Bağ-Kur emeklisi ayrımı olmadan, tüm emekli maaşları ile dul ve yetim aylıklarına acilen ve derhal 40 bin lira seyyanen ek zam yapılsın.
-Emekli maaşlarının hesaplanmasında, sigorta prim ödeme gün sayısı ile ödenen prim miktarı esas alınsın. İntibak Yasası çıkarılsın. Aylık Bağlama Oranı yüzde 75’e yükseltilsin.
-Anayasanın Sendika Kurma Hakkı’nı tanımlayan 51. Maddesi ile Toplu Sözleşme Hakkı’nı tanımlayan 53. Maddelerine, “Emekliler ile dul ve yetim aylığı alanlar” ibaresi eklenerek; emeklilerin sendika kurma ve toplu sözleşme hakkı Anayasal güvence altına alınsın. İlgili yasalarda gerekli değişiklikler yapılarak “Emekli Sendikaları Kanunu” çıkarılsın.
-Eksik çıkarılan 3 Mart 2023 tarih ve 7438 sayılı EYT Kanununa rağmen hâlâ emekli olamayan emekçilerin yaşadığı mağduriyetlerin tamamen ortadan kaldırılması için; kademeli emeklilik mağduriyetini ve eksik bırakılan tüm hakları kapsayacak şekilde EYT Kanunu yeniden düzenlensin.
Bağ-Kur kapsamı altında, tescil, prim eşitleme ve ihya mağduriyetleri giderilsin. Staj süreleri ve çıraklık sigortası SGK başlangıcı sayılsın.
-Konut sahibi olamayan ve kira ödeyen emekliler için, TOKİ tarafından sosyal konut projeleri hayata geçirilsin. Konut sahibi oluncaya kadar barınma yardımı yapılsın.
-Herkes için eşit, nitelikli, parasız ve ulaşılabilir sağlık hizmeti ilkesine göre; emekli maaşlarından yapılan tüm sağlık kesintileri iptal edilsin.
-Emeklilere hak ettikleri saygı gösterilsin. Yalnız yaşayan, hasta ve bakıma ihtiyacı olan emekli ve yaşlı yurttaşlar için devlete ait huzurevi sayısı artırılarak, bakım hizmetleri yaygınlaştırılsın.
Ne yapmalıyız?
Biz emekliler, bize dayatılan yaşam koşullarını kabul etmeye ve hep böyle yaşamaya mecbur muyuz? Yapabileceğimiz hiçbir şey yok mu? Tamamen çaresiz miyiz? Elbette ki hayır!
Yapılması gereken şey bellidir. Ortak sorunlarımızın çözümü ve taleplerimizin gerçekleşmesi için ülke çapında güç ve eylem birliği yaparak, sokaklarda ve alanlarda ortak ve birleşik mücadeleyi mutlaka başarmak zorundayız. Emeklilerin kurtuluşunun ve insanca yaşayabilmelerinin başka yolu yok.
Öncelikle ve ivedilikle emekli sendikaları ve dernekleri arasındaki rekabet ve yarışa derhal ve mutlaka son verilerek, tüm emekli örgütleri tarafından Güç ve Eylem Birliği Platformu oluşturulmalıdır. Birbirinden bağımsız, ayrı ayrı eylemler yapmak yerine ortak ve birleşik mücadele anlayışı benimsenmelidir.
Türkiye’nin bütün emeklileri birleşin!
Birlik Dayanışmacı Emekliler olarak bizler; mevcut emekli sendikalarının ve emekli derneklerinin yaşadığı bölünmelere rağmen, emeklilerin ülke çapında ortak ve birleşik mücadelesini hep birlikte gerçekleştirebileceğimize inanıyoruz.
Sadece kendimiz için değil, çocuklarımızın ve torunlarımızın gelecekteki sosyal güvenlik haklarını da korumak ve onlara sosyal güvenceli bir gelecek bırakabilmek için hemen harekete geçmeliyiz.
Kendi kaderimizi kendi ellerimize almak için birlik, dayanışma ve mücadelemizi yükseltmeliyiz.
Açlık sınırının altında yaşama savaşı veren milyonlarca emeklinin insanlık onuruna yakışan mutlu ve huzurlu bir yaşama kavuşması için; çocuklarımıza ve torunlarımıza sosyal güvenceli ve güvenli bir
gelecek bırakabilmek için; Türkiye’nin bütün emeklileri birleşin.
Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!
Yaşasın emeklilerin birlik, mücadele ve dayanışması!






















































