İzmir Kemalpaşa’da işveren baskısına rağmen direnen Temel Conta işçileri, ücret ve sendikal hakları için başlattıkları grevin 560’ıncı gününe ilk günkü iradeleriyle girdi.
Çoğunluğu kadın olan işçiler, yalnızca örgütlü oldukları Petrol-İş’i, Temel Conta’yı ilgilendiren bir durum olmadığını tüm işçi sınıfı için verilen bir mücadele olduğunu söyledi.
Çalışırken iş güvenliği ekipmanı eksikliğinden yıllarca zehirli gaz soluyan, sendikal hak ve insanca yaşanacak ücret için 560 gündür patronun grev kırıcılığına, yer yer mahalle baskısına göğüs geren işçiler, direnişlerinin 560’ıncı gününde de “Bize ekmek yoksa, patrona huzur yok” dedi. İşçilerden Sinem Kaya, “560 gündür çok yorulduk ancak bundan sonra mücadelemiz daha da büyüyecek” diyerek işçilerin bir an olsun direnmekten vazgeçmediklerini vurguladı.
İşsizlikle tehdit edildik
560 gündür direnişin en ön safrasında direnen Sinem Kaya, 560 gündür kazanılmış hakları için mücadele ettiklerini belirterek şunları söyledi: “Canımız çok yanıyor ama burada sadece artık Temel Conta işçileri olarak değil, gerçekten bütün işçiler adına konuşmak gerekiyor. Zaten sendikaya üye olmak; ekmeğinden, işinden vazgeçmeyi gerektiriyor bu iş yerinde. Buna öncülük yapmak seni zaten bir kere… bu işe öncülük yaptığın zaman işten atılmaya, hatta patronlar o kadar örgütlü ki başka yerlerde bile bunu senin önüne getirip işsizlikle tehdit ediliyorsun.”
Kadın düşmanlığına karşı
Temel Conta patronunun fabrikada kadın yoğunluklu çalıştırmasının nedeninin, kadınların daha ucuz işgücü, daha sessiz ve itaatkâr olmasından kaynaklı olduğunu belirten Kaya, en çok da bu algıyı yıkmak için direnişlerinden bir an olsun geri durmadıklarını belirtti. “Greve çıkarken patron, sicilimize işleyeceği ve işten atıldığımızda hiçbir yerde iş bulamamamızla tehdit etti. Kadınlara parmağıyla işaret ederek ‘Aklınızı başınıza alın, sizler değil kocalarınız bile iş bulamaz’ tehdidiyle karşılaştık. Erkekler evine ekmek götürememekten, kadınlar çocuklarının okul masraflarını karşılayamamaktan, kirasını ödeyememekten, faturasını ödeyememekten, işsizlikten korkuyor. Ve bizim zaten en büyük tehditlerimizden biri de budur: ‘Siz aklınızı başınıza alın, bugün bu ekmeğinize sahip çıkmazsanız kapının önünde milyonlarca işsiz var’ diyerek tehdit ediliyoruz” diye konuşan Kaya 560 günlük mücadeleyi şu sözlerle özetledi: “Türkiye’de bir ilk; grev kırıcılığı tescillendi ama bunun bir yaptırımı yok. Düdük çalan işçiler, grevdeki düdük çalan işçiler gözaltına alınıyor; grevi kıran patrona, hala savcılıktan bir ton suç duyurusu olmasına rağmen ifadeye bile çağrılmıyor. Bizler diyoruz ki; biz vazgeçemeyiz, biz vazgeçmek de istemiyoruz. 10 Aralık 2024’te çıktık greve, bugün bu 2026 yılındayız. 560 gün oldu, direniyoruz, kazanacağız. Başka çaremiz yok.”
Temel Conta işçilerin Simay Bekar ise şu şekilde konuştu: “Nişanlıyken greve çıktım, 560 gün oldu, grevde düğün yaptım. Evim kira, hâlâ düğün borçlarını ödemeye çalışıyorum ama grevi bırakmıyorum. Çünkü haklıyız, kazanacağız; vazgeçmek söz konusu bile olamaz.”
Kaynak: BirGün






















































