EMADDER Genel Başkanı Mihriban Uğurlu, son günlerde yeniden kamuoyu gündemine gelen kademeli emeklilik talebinin 4,5 milyon kişiyi kapsadığını belirterek, “Bu adaleti geciktirdikleri sürece tabii ki ilk senelerde bir yığılma gözlenebilir ama asla EYT’deki gibi milyonlarca insan sisteme girmeyecek. Bunun hiçbir maliyeti, hiçbir yükü yok” dedi.
EMADDER Genel Başkanı Mihriban Uğurlu, ANKA Haber Ajansı’ndan Evra Gün‘ün haberinde, son günlerde yeniden kamuoyu gündemine gelen kademeli emeklilik talebinin 4,5 milyon kişiyi kapsadığını belirterek, “Bu adaleti geciktirdikleri sürece tabii ki ilk senelerde bir yığılma gözlenebilir ama asla EYT’deki gibi milyonlarca insan sisteme girmeyecek. Bunun hiçbir maliyeti, hiçbir yükü yok” dedi. Uğurlu, “En büyük adaletsizlik aradaki yaş uçurumu. Diyoruz ki akranlar arasında neden 20 yıl fark koyuyorsunuz? Aynı iş yerinde 8 Eylül’de giren bir kadın 38 yaşında emekli oldu ama 9 Eylül’de giren kadın 58 yaşında emekli olacak” ifadelerini kullandı.
2023 yılında yürürlüğe giren Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesinin ardından gündeme gelen kademeli emeklilik, çalışanların ilk sigorta giriş tarihi ve prim gün sayısı dikkate alınarak emeklilik yaşının basamaklı şekilde belirlenmesini öngören bir sistem olarak tanımlanıyor. Modelde, sigorta giriş tarihi ilerledikçe emeklilik yaşının da kademeli olarak yükselmesi hedefleniyor. Kademeli emeklilikte emeklilik koşulları yaş, sigortalılık süresi ve prim gün sayısına göre belirleniyor. Prim gün sayısının ise sigortalılık statüsüne göre belirlenen taban sınırın altına düşmemesi öngörülüyor.
Kademeli emeklilik sistemi, kişilerin hemen emekli edilmesini değil, emeklilik koşullarının belirli bir takvim doğrultusunda kademeli olarak uygulanmasını ifade ediyor.
EYT düzenlemesinin yürürlüğe girmesinin ardından 2025 yılına kadar şartları sağlayan yaklaşık 2,6 milyon kişi bu kapsamda emekli oldu. EYT’nin ardından düzenlemenin kamu maliyesine olan etkisi ile EYT kapsamı dışında kalan ve 8 Eylül 1999 sonrasında sigorta girişi bulunanların yaşadığı mağduriyet ise kamuoyunda zaman zaman tartışmalara neden oldu. Bu tartışmalar kapsamında gündeme gelen kademeli emeklilik sistemi önerisinde, sigortalıların yaşlılık aylığına hak kazanma yaşının sigorta giriş tarihine göre kademeli olarak uygulanması ve 8 Eylül 1999 ile 2008 tarihleri arasında sigortalı olanların farklı prim günlerine göre emekli aylığına hak kazanması talep ediliyor.
Emeklilikte Adalet Derneği’nin (EMADDER) savunduğu kademeli emeklilik tablosunda ise 9 Eylül 1999-2000 arasında sigorta girişi bulunan kadınların 43 yaşında ve 6 bin 400 prim günüyle, erkeklerin ise 45 yaşında ve 6 bin 400 prim günüyle emekli olması öneriliyor.
Tabloya göre, 2001 yılında sigorta girişi bulunan kadınlar için 44 yaş ve 6 bin 475 prim günü, erkekler için 46 yaş ve 6 bin 475 prim günü, 2002 girişliler için kadınlarda 45 yaş ve 6 bin 550 prim günü, erkeklerde 47 yaş ve 6 bin 550 prim günü şartı öngörülüyor. 2003 yılında sigorta girişi bulunan kadınların 46 yaş ve 6 bin 625 prim günüyle, erkeklerin 48 yaş ve 6 bin 625 prim günüyle emekli olması öneriliyor. 2004 girişliler için kadınlarda 47 yaş ve 6 bin 700 prim günü, erkeklerde 49 yaş ve 6 bin 700 prim günü öngörülüyor.
EMADDER’ın tablosunda 2005 yılında sigorta girişi bulunan kadınlar için 48 yaş ve 6 bin 775 prim günü, erkekler için 50 yaş ve 6 bin 775 prim günü; 2006 girişliler için kadınlarda 49 yaş ve 6 bin 850 prim günü, erkeklerde 51 yaş ve 6 bin 850 prim günü şartı yer alıyor.
2007 yılında sigorta girişi bulunan kadınların 50 yaş ve 6 bin 925 prim günüyle, erkeklerin 52 yaş ve 6 bin 925 prim günüyle emekli olması önerilirken, 2008 yılında sigorta girişi bulunanlar için kadınlarda 51 yaş ve 7 bin prim günü, erkeklerde ise 53 yaş ve 7 bin prim günü şartı getirilmesi talep ediliyor.
“En büyük adaletsizlik aradaki yaş uçurumu”
Uğurlu, kademeli emeklilik talebinin çıkış noktasının, EYT düzenlemesiyle 8 Eylül 1999 öncesinde sigorta girişi bulunanlarla sonrasında işe başlayanlar arasında oluşan emeklilik yaş farkı olduğunu söyledi.
Uğurlu, yaşanan farklılığı, şöyle anlattı:
“8 Eylül 99 öncesi çalışanlar için bir EYT yasası çıktı. Yaş şartı ile emeklilik ve prim kademesiyle. Yani bu demek oluyor ki yaş şartı olsa, 38 yaşında bir kadın, 43 yaşında bir erkek emeklilik hakkı elde etti. Ama 9 Eylül’de bir gün sonra, bir ay sonra, bir yıl sonra işe girenlerin priminin daha fazla olmasına rağmen, yaşlarının daha büyük olmasına rağmen o insanlardan 20 sene sonra emekli olması isteniyor şu an. Bizim çıkış noktamız bu. En büyük adaletsizlik aradaki yaş uçurumu. Zaten onun dışında, bizim için konuyu itiraz durumumuz yok. Diyoruz ki akranlar arasında neden 20 yıl fark koyuyorsunuz? Aynı iş yerinde 8 Eylül’de giren bir kadın 38 yaşında emekli oldu ama 9 Eylül’de giren kadın 58 yaşında emekli olacak. Anayasa diyor ki emeklilik yaşında akranlar arasında 2 yıldan fazla fark olamaz. Çünkü biz sadece bunu bir talep ya da istek olarak savunmuyoruz. Anayasanın 10. ve 60. maddesine aykırı bir şey yapıldı burada. Şu an sosyal devlet ilkesi çiğneniyor. Şimdi iki çalışan arasında 20 sene emeklilik farkı normal kabul edilebilir mi? Üstelik 10 bin gün, 9 bin gün, 8 bin gün primi olan insanlar daha 15 sene çalışmaya zorlanırken 5 bin günü ile insanları emekli ettiler.”
“Emekçiler borçlu değil alacaklıdır”
Kademeli emeklilikle ilgili “sosyal güvenlik sisteminin dengesinin bozulacağı” ve “maliyet yaratacağı” yönündeki eleştirilere de değinen Uğurlu, benzer eleştirilerin EYT için de yapıldığını hatırlattı. Uğurlu, şunları kaydetti:
“Hükümet bunu hep yapıyor. Bir şey çıkartıyorlar. Günü kurtarmalık yasalar çıkartıyorlar ve sonra arkasından pişmanlık bildirgeleri, pişmanlık söylemleri geliyor. Ama sonuçta EYT’yi de seçim uğruna, oy uğruna seçime birkaç ay kala çıkardılar. Ve sonrası için de böyle bir adaletsizlik olacağını çok iyi biliyorlardı. Ama belli ki sonraki kitleyi belki sonraki seçime saklamış olabilirler. Ama bu yasayı tamamen oy vaadiyle bir isteğe çıkardı hükümet. 2 yıl öncesinde hatırlarsınız, koltuğumu kaybetsem bile asla çıkarmam dediği yasayı seçime 3 ay kala, seçimler kılpayı gittiği yerde, 11 il yerle yeksan olmuşken üstelik, EYT yasasını çıkardılar. Çok maliyetini düşünmüş olsalardı, 11 ilimiz yıkılmışken böyle bir şeye kalkışmazlardı. İster EYT yasası ister daha önceki emekliler ve yeni emeklilik hakkını elde etmiş ama olamamışlar, insanlar primlerini peşin öderler. Hiç kimse devletine ya da hükümetine yük değildir. Bizler primlerimizi yıllarca peşin peşin bu devlete ödedik. Yani bu durumda emekçiler borçlu değil alacaklıdır.”
“4,5 milyona yakın mağdur var”
EMADDER olarak kademeli emekliliğin kamu maliyesine olası etkilerine ilişkin çalışma yaptıklarını aktaran Uğurlu, hazırladıkları raporu TBMM’deki tüm siyasilere ve bakanlıklara sunduklarını söyledi.
Uğurlu, kademeli emeklilik kapsamında 4,5 milyona yakın mağdur bulunduğunu ifade ederek, “4,5 milyon mağdur demek bu ülkede ailesi, eşi, dostuyla 12 milyon oy demektir” diye konuştu.
Kademeli sistem istemelerinin nedeninin gelecekte yeni mağduriyetlerin oluşmasını engellemek olduğunu dile getiren Uğurlu, “Merdiven şeklinde, basamaklı bir kademeli emeklilik geldiğinde EYT’deki gibi sisteme bir kerede 2 milyon, 2,5 milyon insan girmeyecek” dedi.
“Senelik 300-400 bin bandında başvuru olacak”
Uğurlu, EMADDER’in hesaplamalarına göre, kademeli emeklilik sisteminin EYT’de olduğu gibi bir anda milyonlarca kişinin emeklilik sistemine girmesine yol açmayacağını savunarak, “Senelik maliyet hesabımıza göre 300 ve 400 bin bandında bir SGK girişi, emeklilik için başvuru olacak. Ama şu var, bu adaleti geciktirdikleri sürece tabii ki ilk senelerde bir yığılma gözlenebilir ama asla EYT’deki gibi milyonlarca insan sisteme girmeyecek. Bunun hiçbir maliyeti, hiçbir yükü yok. Çünkü EYT’deki gibi 5 bin, 5 bin 975 günle burada emekli olmak isteyen bir kitle yok. Bu kitlenin primleri maalesef ki 8 bin, 9 bin, 10 bin hatta 12 binlere dayanmış durumda. Biz zaten 2 katı prim ödemişiz. Ve gerçekten kademeli emeklilik bu ülkede en adaletli sistemdir, işe giriş tarihine göre yapılırsa” değerlendirmesinde bulundu.
“Somut bir tarih verilmedi”
EMADDER’in geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın ile gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin de bilgi veren Uğurlu, “İlk zamanlar bu kapılar bize kolay açılmıyordu. Genelde muhalefetin kapısı bizlere hep açıktı. Ama önce AK Parti Genel Merkezi’nin, daha sonra Çalışma Bakanlığı’nın kapıları kademeli emekliliğe açıldı ne hikmetse” dedi. Uğurlu, görüşmelerde kendilerine somut bir çalışma veya takvim aktarılmadığını bildirdi.
Uğurlu, “Bu konu artık Cumhurbaşkanımızın çözebildiği, onun elinde olan bir konu. Bütün çalışma dosyalarımızı sunduk. Ama tabii ki biz artık burada bir adaletsizlik var biliyoruz. Biz çözüm istiyoruz. Madem konuyu biliyorsunuz ve bu adaletsizliği kabul ediyorlar kendileri, o zaman bir an önce de çözmeliler” ifadelerini kullandı.
EMADDER’in kademeli emeklilik talebi için yaklaşık 3,5 yıldır “onurlu” bir mücadele yürüttüğünü vurgulayan Uğurlu, bundan sonraki süreçte de her ortamda taleplerini gündeme getireceklerini söyledi.
























































