İstanbul Planlama Ajansı tarafından yapılan araştırma İstanbul’da çalışan nüfusun önemli bir kesiminin yoğun stres altında olduğunu gösterdi. Araştırmada, tükenmişlik hissi yaşayanların oranı yüzde 35, çalışanların yarısı fiziksel emek ağırlıklı işlerde istihdam ediliyor, evden ya da hibrit çalışma biçimleri yüzde 25,9 çıktı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) bağlı İstanbul Planlama Ajansı (İPA) “Çalışma Hayatında Sınırlar, Esneklik ve ‘İyi İş’ Algısı” araştırması yaptı.
Araştırmada, İstanbul’da işgücünün önemli bir bölümünün fiziksel emek ağırlıklı bedensel güç gerektiren sektörlerde istihdam edildiği ortaya çıktı. Katılımcıların yüzde 49,6’sı yani yarısına yakını fiziksel emek ağırlıklı işlerde, yüzde 30,7’si masa başı/zihinsel işlerde, yüzde 19,7’si ise karma nitelikteki işlerde çalıştığını belirtti.
“Esnek çalışma özgürlük mü?”
“Esnek çalışma” kavramıyla ilgili soru, çalışanların bu düzenlemeyi nasıl deneyimlediğine dair bir tablo ortaya koydu. Katılımcıların yüzde 48,7’si esnekliği “özgürlük ve iş-özel hayat dengesi” şeklinde tanımlayıp olumlu biçimde görürken, yüzde 35,2’si “belirsizlik ve plansızlık”, yüzde 16,1’i ise “sürekli ulaşılabilirlik baskısı ve bitmek bilmez işler” olarak tanımladı.
Çalışma mekanları incelendiğinde tüm gün ofis ya da işyerinde olanların oranı yüzde 74,1 çıktı. Uzaktan ya da hibrit çalışma biçimleri yüzde 25,9 olarak ölçüldü.
Stres ve tükenmişlik oranı yüksek
Çalışanların mesleki stres düzeyine ilişkin bulgular, İstanbul’da çalışan nüfusun önemli bir kesiminin yoğun stres altında olduğunu gösterdi. Katılımcıların yüzde 40,5’i iş kaynaklı yoğun stres yaşadığını, yüzde 38,5’i stres yaşamadığını ifade etti. Yüzde 21’lik kesim ise bu konuda kararsız kaldı.
Araştırmada iş kaynaklı tükenmişlik hissi de ölçüldü. Katılımcıların yüzde 35,2’si tükenmiş hissettiğini belirtirken, yüzde 46,4’ü ise tükenmişlik hissetmediğini kaydetti.
“Çalışma saati mi, kariyer mi?”
Katılımcılara “Aynı maaşı alacak olsanız, çalışma saati daha kısa ama kariyer imkanı daha az olan bir işi tercih eder miydiniz?” sorusu da yöneltildi.
Daha kısa çalışma saatleri karşılığında kariyer fırsatlarından vazgeçebileceğini söyleyenlerin oranı yüzde 44,5 olarak ölçüldü. Katılımcıların yüzde 45’i ise böyle bir tercihte bulunmayacağını ifade etti. Kararsızların oranı da yüzde 10,6. Kadınların yüzde 48,1’i bu tercihi benimserken erkeklerde oran yüzde 42,6’da kaldı.






















































