• Anasayfa
  • Başlarken
  • İletişim
  • Yazarlarımız
Yeni Dünya
  • Anasayfa
  • Emek Gündemi
    Mersinli Emekliler: “Yoksullaştırıcı iktidar, hepimizi yoksullaştırıyor”

    Mersinli Emekliler: “Yoksullaştırıcı iktidar, hepimizi yoksullaştırıyor”

    Çalışan yoksul, işsiz aç bırakıldı

    Çalışan yoksul, işsiz aç bırakıldı

    TÜRK-İŞ: Yoksulluk sınırı 105 bin lirayı aştı

    TÜRK-İŞ: Yoksulluk sınırı 105 bin lirayı aştı

    Bu şartlarda yer altına inmeyiz: Talepler karşılanmazsa Ankara’ya yürürüz!

    Bu şartlarda yer altına inmeyiz: Talepler karşılanmazsa Ankara’ya yürürüz!

    Türk Öğretmenlerin direnişi İtalyan basınında

    Türk Öğretmenlerin direnişi İtalyan basınında

    Geçinemiyoruz: Açlık sınırı 34 bin lira oldu

    Geçinemiyoruz: Açlık sınırı 34 bin lira oldu

  • Dünya
    Fabrikalardan tarlalara 300 milyon işçi ayakta

    Fabrikalardan tarlalara 300 milyon işçi ayakta

    İsrail, Gazze’de binlerce cesedi buharlaştıran silahlar kullandı

    İsrail, Gazze’de binlerce cesedi buharlaştıran silahlar kullandı

    Palantir çalışanları ICE ile işbirliğinden rahatsız

    Palantir çalışanları ICE ile işbirliğinden rahatsız

    Kadınlar sigortasız, sendikasız, işsiz

    ILO: 284 milyon işçi aşırı yoksulluk içinde yaşıyor

    Çin sistemlerinden yabancı menşeili yazılımları temizliyor

    Çin sistemlerinden yabancı menşeili yazılımları temizliyor

    Sevilla Üniversitesi’nden İspanyol sanatçıların eserleri İstanbul’da sergileniyor

    Sevilla Üniversitesi’nden İspanyol sanatçıların eserleri İstanbul’da sergileniyor

    Sınır tanımayan karanlık düzen

    Sınır tanımayan karanlık düzen

    Ekvator’da tarihi zafer: Halk ABD üslerine “Hayır” dedi

    Ekvator’da tarihi zafer: Halk ABD üslerine “Hayır” dedi

    Google ve Amazon’un İsrail’le yaptığı gizli anlaşma ifşa oldu

    Google ve Amazon’un İsrail’le yaptığı gizli anlaşma ifşa oldu

  • Yurt
    Vatandaş çareyi kredi kartında arıyor

    Kartlarda limit azaltımı çözüm olacak mı?

    Tüm Emekli-Sen’den 6 Şubat Depremi değerlendirmesi

    Tüm Emekli-Sen’den 6 Şubat Depremi değerlendirmesi

    Geçim krizi bankalara yaradı: Bankalar kasalarını faizle dolduruyor

    Geçim krizi bankalara yaradı: Bankalar kasalarını faizle dolduruyor

    AKP ne var ne yok satıyor: 5,2 milyar TL’lik özelleştirme

    AKP ne var ne yok satıyor: 5,2 milyar TL’lik özelleştirme

    Geçim sıkıntısı kredi kartına yöneltiyor

    Geçim sıkıntısı kredi kartına yöneltiyor

    Ülke uçuşa geçti; İcra ve İflas dosyası sayısı 33 milyona yaklaştı

    Yılın ilk 16 gününde dört ilin nüfusu kadar icra dosyası birikti!

    TKDF: 2025 yılında en az 391 kadın öldürüldü

    TKDF: 2025 yılında en az 391 kadın öldürüldü

    İTO, İstanbul’un kasım ayı enflasyonunu açıkladı

    İstanbul’un yıllık enflasyonu yüzde 37,68 oldu

    TZOB: 2025’in zam birincisi limon oldu

    TZOB: 2025’in zam birincisi limon oldu

  • Kadının Sesi
    TKDF: 2025 yılında en az 391 kadın öldürüldü

    TKDF: 2025 yılında en az 391 kadın öldürüldü

    Metal işçilerinin grevi büyüyor, 3 fabrikada daha grev başlıyor!

    MESS grup TİS’te dördüncü görüşme: İşveren süt iznine bile gözünü dikti

    “Biz emekli kadınlar erkek şiddetine teslim olmayacağız”

    “Biz emekli kadınlar erkek şiddetine teslim olmayacağız”

    Direnmenin tam zamanı: Saatler grevi gösteriyor

    Direnmenin tam zamanı: Saatler grevi gösteriyor

    Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu: Ekim ayında en az 27 kadın öldürüldü

    Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu: Ekim ayında en az 27 kadın öldürüldü

    Kadın metal işçileri yol gösteriyor

    Kadın metal işçileri yol gösteriyor

    Eşit ücret tercih değil haktır!

    Eşit ücret tercih değil haktır!

    İKD 50 yaşında

    İKD 50 yaşında

    Sağlık kuruluşlarından iktidara tepki: “Kadın ile hekimi arasındaki karara karışmayın”

    Sağlık kuruluşlarından iktidara tepki: “Kadın ile hekimi arasındaki karara karışmayın”

  • Gençlik
    Kadem Özbay: 612 bin çocuk okul dışında, MESEM çocuk işçiliği yaratıyor

    Kadem Özbay: 612 bin çocuk okul dışında, MESEM çocuk işçiliği yaratıyor

    Yurttaş Birlikteliği’nden Hacettepe Üniversitesi öğrencilerine destek

    Yurttaş Birlikteliği’nden Hacettepe Üniversitesi öğrencilerine destek

    MESEM’lerin kaza bilançosu ağırlaşıyor

    MESEM’lerin kaza bilançosu ağırlaşıyor

    ‘Ne işte ne de eğitimde’ olan 2,3 milyon gençten sadece 632 bini iş arıyor

    Esnek mesleki eğitim modeli: Kölelik yoluna bir yeni taş daha

    Esnek mesleki eğitim modeli: Kölelik yoluna bir yeni taş daha

    Eğitim-İş: “22 yılda 20 bine yakın köy okulunun kapısına kilit vuruldu”

    Kamusal eğitim eriyor, eşitsizlik büyüyor

    Çocuklar çocuk olamıyor

    Eğitim-İş: Eğitim haktır, pazarlık konusu yapılamaz!

    Eğitim bir hak olmaktan çıkarıldı: Cebin kalınlığı kadar eğitim

    Eğitim bir hak olmaktan çıkarıldı: Cebin kalınlığı kadar eğitim

    TÜİK verileri: Suça sürüklenen çocukların sayısı artıyor

    TÜİK verileri: Suça sürüklenen çocukların sayısı artıyor

  • Sanat Emeği
    Sevilla Üniversitesi’nden İspanyol sanatçıların eserleri İstanbul’da sergileniyor

    Sevilla Üniversitesi’nden İspanyol sanatçıların eserleri İstanbul’da sergileniyor

    İKD 50 yaşında

    İKD 50 yaşında

    Yazar İsmail Kaplan ile “Kitaptan Öğrenmek”

    Yazar İsmail Kaplan ile “Kitaptan Öğrenmek”

    Ünlü koro yöneticisi Tahsin İncirci vefat etti

    Ünlü koro yöneticisi Tahsin İncirci vefat etti

    Filistin halkıyla dayanışma Berlin Film Festivali’ne damga vurdu

    Filistin halkıyla dayanışma Berlin Film Festivali’ne damga vurdu

    Bosnalı yazar, İsrail’e tepki göstermeyen Alman yayınevi ile ilişkisini kesti

    Bosnalı yazar, İsrail’e tepki göstermeyen Alman yayınevi ile ilişkisini kesti

    Macar özgürlük savaşçısı, ulusal şair Petöfi İstanbul’da

    Macar özgürlük savaşçısı, ulusal şair Petöfi İstanbul’da

  • Teknopolitik
    Palantir çalışanları ICE ile işbirliğinden rahatsız

    Palantir çalışanları ICE ile işbirliğinden rahatsız

    Çin sistemlerinden yabancı menşeili yazılımları temizliyor

    Çin sistemlerinden yabancı menşeili yazılımları temizliyor

    Google ve Amazon’un İsrail’le yaptığı gizli anlaşma ifşa oldu

    Google ve Amazon’un İsrail’le yaptığı gizli anlaşma ifşa oldu

    Cargill istiyor, AKP veriyor

    Cargill istiyor, AKP veriyor

    Facebook ve Instagram’dan The Cradle’a sansür

    Facebook ve Instagram’dan The Cradle’a sansür

    Google, İsrail’i protesto eden çalışanlarını işten attı

    Google, İsrail’i protesto eden çalışanlarını işten attı

    Google mühendisinden İsrail soykırımını protesto

    Google mühendisinden İsrail soykırımını protesto

    ABD’li asker Filistin soykırımına karşı kendini ateşe verdi

    ABD’li asker Filistin soykırımına karşı kendini ateşe verdi

    TEB: Yerli ilaç sanayi tüm imkanlar kullanılarak desteklenmeli!

    TEB: Yerli ilaç sanayi tüm imkanlar kullanılarak desteklenmeli!

  • Yazarlar
Bulunamadı
Tümünü göster
  • Anasayfa
  • Emek Gündemi
    Mersinli Emekliler: “Yoksullaştırıcı iktidar, hepimizi yoksullaştırıyor”

    Mersinli Emekliler: “Yoksullaştırıcı iktidar, hepimizi yoksullaştırıyor”

    Çalışan yoksul, işsiz aç bırakıldı

    Çalışan yoksul, işsiz aç bırakıldı

    TÜRK-İŞ: Yoksulluk sınırı 105 bin lirayı aştı

    TÜRK-İŞ: Yoksulluk sınırı 105 bin lirayı aştı

    Bu şartlarda yer altına inmeyiz: Talepler karşılanmazsa Ankara’ya yürürüz!

    Bu şartlarda yer altına inmeyiz: Talepler karşılanmazsa Ankara’ya yürürüz!

    Türk Öğretmenlerin direnişi İtalyan basınında

    Türk Öğretmenlerin direnişi İtalyan basınında

    Geçinemiyoruz: Açlık sınırı 34 bin lira oldu

    Geçinemiyoruz: Açlık sınırı 34 bin lira oldu

  • Dünya
    Fabrikalardan tarlalara 300 milyon işçi ayakta

    Fabrikalardan tarlalara 300 milyon işçi ayakta

    İsrail, Gazze’de binlerce cesedi buharlaştıran silahlar kullandı

    İsrail, Gazze’de binlerce cesedi buharlaştıran silahlar kullandı

    Palantir çalışanları ICE ile işbirliğinden rahatsız

    Palantir çalışanları ICE ile işbirliğinden rahatsız

    Kadınlar sigortasız, sendikasız, işsiz

    ILO: 284 milyon işçi aşırı yoksulluk içinde yaşıyor

    Çin sistemlerinden yabancı menşeili yazılımları temizliyor

    Çin sistemlerinden yabancı menşeili yazılımları temizliyor

    Sevilla Üniversitesi’nden İspanyol sanatçıların eserleri İstanbul’da sergileniyor

    Sevilla Üniversitesi’nden İspanyol sanatçıların eserleri İstanbul’da sergileniyor

    Sınır tanımayan karanlık düzen

    Sınır tanımayan karanlık düzen

    Ekvator’da tarihi zafer: Halk ABD üslerine “Hayır” dedi

    Ekvator’da tarihi zafer: Halk ABD üslerine “Hayır” dedi

    Google ve Amazon’un İsrail’le yaptığı gizli anlaşma ifşa oldu

    Google ve Amazon’un İsrail’le yaptığı gizli anlaşma ifşa oldu

  • Yurt
    Vatandaş çareyi kredi kartında arıyor

    Kartlarda limit azaltımı çözüm olacak mı?

    Tüm Emekli-Sen’den 6 Şubat Depremi değerlendirmesi

    Tüm Emekli-Sen’den 6 Şubat Depremi değerlendirmesi

    Geçim krizi bankalara yaradı: Bankalar kasalarını faizle dolduruyor

    Geçim krizi bankalara yaradı: Bankalar kasalarını faizle dolduruyor

    AKP ne var ne yok satıyor: 5,2 milyar TL’lik özelleştirme

    AKP ne var ne yok satıyor: 5,2 milyar TL’lik özelleştirme

    Geçim sıkıntısı kredi kartına yöneltiyor

    Geçim sıkıntısı kredi kartına yöneltiyor

    Ülke uçuşa geçti; İcra ve İflas dosyası sayısı 33 milyona yaklaştı

    Yılın ilk 16 gününde dört ilin nüfusu kadar icra dosyası birikti!

    TKDF: 2025 yılında en az 391 kadın öldürüldü

    TKDF: 2025 yılında en az 391 kadın öldürüldü

    İTO, İstanbul’un kasım ayı enflasyonunu açıkladı

    İstanbul’un yıllık enflasyonu yüzde 37,68 oldu

    TZOB: 2025’in zam birincisi limon oldu

    TZOB: 2025’in zam birincisi limon oldu

  • Kadının Sesi
    TKDF: 2025 yılında en az 391 kadın öldürüldü

    TKDF: 2025 yılında en az 391 kadın öldürüldü

    Metal işçilerinin grevi büyüyor, 3 fabrikada daha grev başlıyor!

    MESS grup TİS’te dördüncü görüşme: İşveren süt iznine bile gözünü dikti

    “Biz emekli kadınlar erkek şiddetine teslim olmayacağız”

    “Biz emekli kadınlar erkek şiddetine teslim olmayacağız”

    Direnmenin tam zamanı: Saatler grevi gösteriyor

    Direnmenin tam zamanı: Saatler grevi gösteriyor

    Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu: Ekim ayında en az 27 kadın öldürüldü

    Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu: Ekim ayında en az 27 kadın öldürüldü

    Kadın metal işçileri yol gösteriyor

    Kadın metal işçileri yol gösteriyor

    Eşit ücret tercih değil haktır!

    Eşit ücret tercih değil haktır!

    İKD 50 yaşında

    İKD 50 yaşında

    Sağlık kuruluşlarından iktidara tepki: “Kadın ile hekimi arasındaki karara karışmayın”

    Sağlık kuruluşlarından iktidara tepki: “Kadın ile hekimi arasındaki karara karışmayın”

  • Gençlik
    Kadem Özbay: 612 bin çocuk okul dışında, MESEM çocuk işçiliği yaratıyor

    Kadem Özbay: 612 bin çocuk okul dışında, MESEM çocuk işçiliği yaratıyor

    Yurttaş Birlikteliği’nden Hacettepe Üniversitesi öğrencilerine destek

    Yurttaş Birlikteliği’nden Hacettepe Üniversitesi öğrencilerine destek

    MESEM’lerin kaza bilançosu ağırlaşıyor

    MESEM’lerin kaza bilançosu ağırlaşıyor

    ‘Ne işte ne de eğitimde’ olan 2,3 milyon gençten sadece 632 bini iş arıyor

    Esnek mesleki eğitim modeli: Kölelik yoluna bir yeni taş daha

    Esnek mesleki eğitim modeli: Kölelik yoluna bir yeni taş daha

    Eğitim-İş: “22 yılda 20 bine yakın köy okulunun kapısına kilit vuruldu”

    Kamusal eğitim eriyor, eşitsizlik büyüyor

    Çocuklar çocuk olamıyor

    Eğitim-İş: Eğitim haktır, pazarlık konusu yapılamaz!

    Eğitim bir hak olmaktan çıkarıldı: Cebin kalınlığı kadar eğitim

    Eğitim bir hak olmaktan çıkarıldı: Cebin kalınlığı kadar eğitim

    TÜİK verileri: Suça sürüklenen çocukların sayısı artıyor

    TÜİK verileri: Suça sürüklenen çocukların sayısı artıyor

  • Sanat Emeği
    Sevilla Üniversitesi’nden İspanyol sanatçıların eserleri İstanbul’da sergileniyor

    Sevilla Üniversitesi’nden İspanyol sanatçıların eserleri İstanbul’da sergileniyor

    İKD 50 yaşında

    İKD 50 yaşında

    Yazar İsmail Kaplan ile “Kitaptan Öğrenmek”

    Yazar İsmail Kaplan ile “Kitaptan Öğrenmek”

    Ünlü koro yöneticisi Tahsin İncirci vefat etti

    Ünlü koro yöneticisi Tahsin İncirci vefat etti

    Filistin halkıyla dayanışma Berlin Film Festivali’ne damga vurdu

    Filistin halkıyla dayanışma Berlin Film Festivali’ne damga vurdu

    Bosnalı yazar, İsrail’e tepki göstermeyen Alman yayınevi ile ilişkisini kesti

    Bosnalı yazar, İsrail’e tepki göstermeyen Alman yayınevi ile ilişkisini kesti

    Macar özgürlük savaşçısı, ulusal şair Petöfi İstanbul’da

    Macar özgürlük savaşçısı, ulusal şair Petöfi İstanbul’da

  • Teknopolitik
    Palantir çalışanları ICE ile işbirliğinden rahatsız

    Palantir çalışanları ICE ile işbirliğinden rahatsız

    Çin sistemlerinden yabancı menşeili yazılımları temizliyor

    Çin sistemlerinden yabancı menşeili yazılımları temizliyor

    Google ve Amazon’un İsrail’le yaptığı gizli anlaşma ifşa oldu

    Google ve Amazon’un İsrail’le yaptığı gizli anlaşma ifşa oldu

    Cargill istiyor, AKP veriyor

    Cargill istiyor, AKP veriyor

    Facebook ve Instagram’dan The Cradle’a sansür

    Facebook ve Instagram’dan The Cradle’a sansür

    Google, İsrail’i protesto eden çalışanlarını işten attı

    Google, İsrail’i protesto eden çalışanlarını işten attı

    Google mühendisinden İsrail soykırımını protesto

    Google mühendisinden İsrail soykırımını protesto

    ABD’li asker Filistin soykırımına karşı kendini ateşe verdi

    ABD’li asker Filistin soykırımına karşı kendini ateşe verdi

    TEB: Yerli ilaç sanayi tüm imkanlar kullanılarak desteklenmeli!

    TEB: Yerli ilaç sanayi tüm imkanlar kullanılarak desteklenmeli!

  • Yazarlar
Bulunamadı
Tümünü göster
Yeni Dünya
Bulunamadı
Tümünü göster
Anasayfa Basından seçtiklerimiz

İran neden parçalanmayacak?

2 Mart 2026
- seçtiklerimiz
Facebook'da paylaşTwitter'da paylaşWhatsapp'da paylaş

Valday Tartışma Kulübü Program Direktörü Timofey Bordaçev, dış politikadaki stratejik adımların coğrafi determinizm ve kültürel kodlar tarafından nasıl şekillendirildiğine dair keskin bir jeopolitik okuma sunuyor. ABD’nin “ada devleti” karakterine atıfta bulunan Bordaçev, Washington’un Ortadoğu’daki çatışmalara bir beka meselesi olarak değil, küresel rakiplerini zayıflatmaya yönelik taktiksel bir diplomasi alanı olarak baktığını ifade ediyor. İran’ın tarihsel olarak defalarca yıkıma uğramasına rağmen devlet geleneğinin sürekliliğine dikkat çeken Bordaçev, ülkenin olası bir çatışmada Suriye veya Libya gibi kolayca parçalanmayacağını öngörüyor. Bordaçev, ABD yönetiminin, uzun vadeli stratejik derinlikten ziyade, seçim dönemi ve günlük taktiksel kazanımlara odaklandığına dikkat çekiyor. Nihayetinde Bordaçev, Rusya açısından ise asıl meselenin Ortadoğu’nun kaotik atmosferinde kaybolmak değil, nükleer caydırıcılığı korumak ve Ukrayna sorunu gibi kendi varoluşsal meselelerine odaklanmak olduğunu belirtiyor.


İran neden parçalanmayacak ve ABD neden buna kayıtsız kalacak?

Timofey Bordaçev
Vzglyad
1 Mart 2026

Uluslararası siyaset, coğrafya ile kültürün karşılıklı etkileşimde bulunduğu bir uzamdır. Bir devletin coğrafi konumu, onun dış dünyadaki stratejisini en çok belirleyen unsurdur. Jeopolitik denen siyasi düşünce akımı da işte bu temelden meydana gelir.

Devletlerin dış politika doğası için önem arz eden ikinci unsur ise, kelimenin en geniş manasıyla kültürdür: İnsanların kendileri için mümkün olanın hudutlarını tayin ettiği, diğer halklarla ünsiyet kurmak adına biçimler ve semboller yarattığı inançlar ve pratikler yekûnu.

ABD ve İsrail’in 28 Şubat 2026’da İran’a karşı başlattığı bu savaşta, ülkelerin dış politika reflekslerini besleyen bu iki kaynağın nasıl iç içe geçtiğine dair çarpıcı bir emsale şahit oluyoruz. Ana aktörlerin her biri, kendi devlet bekaları için neyin ehemmiyet taşıyıp neyin taşımadığına dair şahsi tasavvurlarına göre hareket ediyor. Gerek ABD’nin gerekse İran’ın mevcut ve müstakbel politikaları hususunda hayallere kapılmamak adına bu durumu idrak etmek elzemdir.

Afganistan, Irak ve Libya’daki hezimetlerin ve şaibeli başarıların ABD’nin menfaatlerine ciddi halel getirdiği genel kabul görür. En azından terör tehdidinin tırmanmasına, genel bir istikrarsızlığa ve bölgesel kalkınmanın öngörülemez bir hale gelmesine zemin hazırladıkları için…

Şüphesiz ki her üç vaka da ne bu ülkelerin ahalisi ne de bölgenin bütünü için hayırlı bir netice doğurdu. Ne var ki, Ortadoğu’daki uzun vadeli istikrarın yahut mutlak kaosun ABD için ontolojik bir anlam ifade ettiğini düşünmek külliyen hatadır. Ve onları bunlarla korkutmaya yeltenmek de bir o kadar beyhudedir.

Yakın ve Ortadoğu’dan binlerce kilometre uzakta konumlanan ABD için, oradaki fiili durumun hiçbir ehemmiyeti yoktur. Zira bu durum, Amerikan devletinin güvenliğine ve bekasına zerre kadar tesir edemez.

Ada devletleri -ki yakınlarında kayda değer hiçbir komşuları bulunmadığından ABD de esasen bir adadır [1]- “boğazın ötesindeki” sorunların kahir ekseriyetine bir beka meselesi olarak değil, salt bir diplomasi meselesi olarak bakarlar.

Amerikalılar için asıl mühim olan, yalnızca kendi “yumuşak karınlarındaki” -Karayip havzasındaki- durumdur. Ekim 1962’deki Küba Füze Krizi’nin dünyayı nükleer savaşın eşiğine getirmesinin sebebi de tam olarak buydu; zira SSCB, tarihte ilk kez ABD’nin bekasına yönelik doğrudan bir tehdit oluşturmuştu. Amerikalılar böyle bir şey uğruna topyekûn bir savaş başlatmayı sahiden de göze almışlardı.

Dünyanın geri kalanı ise onların umurlarında bile değildir [2]; hani üç beş kuruş, hatta yüklü miktarda para kazanamasalar ne çıkar? Amerikan devletinin sarsılmazlığına yönelik bir tehdit doğmayacaktır. Kendi evinde zaten hatırı sayılır kaynaklara sahip olan ABD eliti, dünyadaki tüm çatışmalara yalnızca diplomasinin icra edileceği bir satranç tahtası olarak bakar.

Böylesi bir oyunun sınırları dahilinde ABD, siyasi ve merkantilist çıkarlarını harmanlayabilir. Siyasi hedeflerin başında, muhtemelen İsrail’in Ortadoğu’daki yegâne ve asıl hasmını oldukça uzun bir süreliğine oyun dışı bırakma gayesi gelir. Bu durum, Amerikalıların bir süreliğine vaziyeti stabilize etmelerine ve dost Arap hükümetlerinin bir yandan İsrail’i kendilerine denk görüp onun askeri tahakkümünü kabullenirken, diğer yandan onunla iktisadi bağlarını güçlendirmelerine olanak tanıyacaktır. Ki bu tahakkümün, hepimizin gayet iyi idrak ettiği üzere, Amerikan kudretinin bir uzantısından ibaret olduğunu ve o olmadan varlık gösteremeyeceğini biliyoruz.

İktisadi zaviyeden bakıldığında da ABD’deki muktedir çevreler, Araplar ile İsrailliler arasındaki muvakkat bir barıştan epeyce nemalanabilir, ciddi kazanımlar elde edebilirler. Ve aynı zamanda başlıca stratejik rakipleri olan Rusya, Çin ve Hindistan’ın imkânlarını bir nebze olsun kısıtlayabilirler.

Bu kazanımların ne kadar uzun vadeli olacağının özünde pek bir ehemmiyeti yoktur. Evvela, günümüz Batı siyasetinde hiç kimse birkaç aydan ötesini tahayyül etmez. Ki o birkaç aya da şükür. Üstelik Washington’daki muktedir ekibin meclis seçimleri yaklaşıyor. Saniyen, siyasette “uzun vade” dediğimiz şey nihayetinde taktiksel zaferlerin veya hezimetlerin toplamından ibarettir.

Bu yüzden Washington için Rusya ve Çin’e taktiksel bir darbe vurmak, diğer herhangi bir dış politika meselesini kökten çözmekten çok daha mühimdir. Oradakiler, ABD’nin Moskova, Pekin, kısmen Yeni Delhi ve genel olarak özgürlüğe susamış tüm insanlığın baskısına karşı göstereceği uzun vadeli direncin, taktiksel zaferlerden müteşekkil olduğuna inanabilirler. Bu gidişatı tersine çevirmeye muktedir değillerdir, fakat İran’ı ciddi şekilde zayıflatırlarsa, kendi savunma hatlarına fazladan bir siper eklemiş olurlar. Ve şayet 10-15 yıllık bir vadede tasarladıkları bu yapı yerle yeksan olursa, mevcut ABD yönetiminin zerre kadar umrunda olmayacaktır.

Hatta bir süre sonra İsrail ve müstakbel hasımları nükleer silahlarla birbirlerini küle çevirseler [3] bile Amerikalıların kılı kıpırdamaz. Muhtemelen sadece varlıklı mültecileri kabul etmekle yetinirler. Yeri gelmişken, dünya siyasetindeki itibarın da pek bir ehemmiyeti yoktur; şayet olsaydı, herkes çoktan ABD’den köşe bucak kaçardı.

Dolayısıyla bugün ABD, kendisine nispeten ciddi bir zarar verebilecek yegâne şeyin, ağır kayıplara yol açacak devasa ve ani bir askeri hezimet olduğu gerçeğinden hareket etmektedir. Muazzam güç farkı göz önüne alındığında, bu da pek ihtimal dâhilinde değildir.

İran’ın jeopolitik konumu ise bambaşkadır. Tarih boyunca daima son derece kırılgan olmuştur. Ülke tarihi boyunca dört kez istilacıların yıkıcı akınlarına maruz kalmıştır: İki kez doğudan, birer kez de güney ve batıdan. Ve İran tarihindeki acı mağlubiyetlerin sayısı, şanlı zaferlerinden bir nebze daha fazladır. Bu durum, esnek fakat tarihsel perspektifte son derece dirençli bir ülke olan İran’ın siyasi kültürünü belirler.

Çatışmanın ne kadar süreceğini ve Tahran açısından nasıl bir netice vereceğini şu an için kesin bir dille söylemek kabil değil. Fakat ABD’nin şimdilik yine de askeri senaryoyu tercih etmiş olmasına bakılırsa, Washington’da muhtemel bir direnişin kendileri açısından ağır kayıplara yol açmayacağına dair yüksek bir özgüven mevcut. Hasımlarımızın on yıllardır aktif ve yoğun bir şekilde varlık gösterdikleri bir coğrafyadaki analitik ve istihbari kabiliyetlerini hafife almamak gerekir.

İran ve Fars medeniyeti uzmanlarının hemfikir olduğu yegâne husus, devlet kurumlarının çökme ve ülkenin kaosa sürüklenme ihtimalinin düşüklüğüdür. 2500 yılı aşkın tarihi boyunca İran devlet geleneği, Avrupa, Rus veya Çin tarihinde görüldüğü türden bir “Fetret Devri” [4] tecrübe etmemiştir. İran, yöneticilerin değişebildiği, ecnebi işgalcilerin gelebildiği ama “herkesin herkese karşı savaştığı” bir durumun asla yaşanmadığı, son derece bütüncül bir siyasi medeniyettir.

Bu nedenle, İran hükümeti için en trajik senaryonun gerçekleşmesi hâlinde dahi ülkenin Suriye, Irak veya Libya’ya benzemesi son derece şüphelidir. Ve bu hâliyle Rusya’nın Orta Asya’daki dostları ve müttefikleri dâhil olmak üzere komşuları için bir tehdit oluşturmayacaktır.

Dolayısıyla, İran hükümetinin ve halkının dirayetine olan inancımız göz önüne alındığında, savaşın neticesi ne olursa olsun orada bir kaos ihtimalinin bulunmaması son derece sevindirici bir haberdir. Fakat İran elitleri her hâlükârda o meşhur “Önce can, sonra canan” [5] düsturuyla hareket edeceklerdir. Ve onlar için devletin bekası, daima her türlü sembolden ve dış taahhütten daha mühim olacaktır.

Peki tüm bunlar Rusya ve onun menfaatleri için ne ifade ediyor? Kanaatimce, şu an Ortadoğu’da cereyan eden herhangi bir gelişme, bizzat Rusya’nın bekası için elzem olan hususlarla (ABD ile nükleer paritenin muhafazası ve Ukrayna meselesinin peyderpey çözümü) yalnızca dolaylı yoldan ilintilidir. Güç bakımından bize denk olan yegâne hasmımızın Rusya’yı askeri bir hezimete uğratmaktan aciz olması ve tüm çevresindeki en mühim coğrafyanın kontrolü, hâlihazırda bizzat bizim kültürümüzün ve coğrafyamızın hususiyetlerine yanıt vermektedir.


[1] ABD bir adadır: Orijinal: …а США – это остров… (…a SŞA – eto ostrov…): Jeopolitik teoride “Deniz Güçleri” (Thalassocracy) ve “Kara Güçleri” (Tellurocracy) ayrımı vardır. ABD ve İngiltere deniz gücü (ada), Rusya ise kara gücü temsilcisidir. Bordaçev, ABD’nin kıtasal yalıtılmışlığını felsefi bir “ada” kavramı üzerinden okuyor. (ç.n.)

[2] Orijinal: им абсолютно фиолетово (im absolyutno fioletovo): Motamot tercümesi “onlar için tamamen mordur”. Rus argosunda ve günlük konuşma dilinde bir şeyin hiç umursanmadığını, ehemmiyetsiz olduğunu belirtmek için kullanılır. Kökeninin, turnusol kâğıdının nötr asitlik ortamında mor renk almasından (yani tepkime vermemesinden) geldiği düşünülür. (ç.n.)

[3] Küle çevirseler: Orijinal: испепелят (ispepelyat): Пепел (pepel – kül) kökünden gelir. Nükleer bir savaşın yaratacağı o apokaliptik yıkımı ve geriye kalacak “kül yığınını” imgeleyen çok güçlü bir edebi fiildir. (ç.n.)

[4] Fetret Devri: Orijinal: смутного времени (smutnogo vremeni): Rus tarihinde Rurik hanedanının sonu ile Romanov hanedanının başlangıcı arasındaki (1598-1613) büyük siyasi kaos, kıtlık ve yabancı işgali dönemine verilen isimdir (Smuta). Bordaçev, İran’ın devlet aklının Rusların yaşadığı türden böyle bir mutlak anarşi dönemi yaşamadığını kıyas yoluyla anlatıyor. (ç.n.)

[5] “Önce can, sonra canan” / “Kendi gömleği tenine daha yakındır”: Orijinal: своя рубашка ближе к телу (svoya rubaşka blije k telu): Motamot tercümesi “İnsanın kendi gömleği vücuduna daha yakındır” anlamına gelen meşhur bir Rus atasözüdür. Kişinin veya devletin önceliğinin daima kendi varlığını ve çıkarlarını korumak olduğunu ifade eder. (ç.n.)

Kaynak: Emre Köse / Harici

Etiketler: ABDABD emperyalizmiÇinFars medeniyetiİranjeopolitikOrtadoğuRusya
  • Anasayfa
  • Başlarken
  • İletişim
  • Yazarlarımız

posta@yenidunya.org      

Bulunamadı
Tümünü göster
  • Anasayfa
  • Emek Gündemi
  • Dünya
  • Yurt
  • Kadının Sesi
  • Gençlik
  • Sanat Emeği
  • Teknopolitik
  • Yazarlar

posta@yenidunya.org