Bir bardak çay için şehiriçi yolculuk
Pazardan üç domatesle dönen, evinde eş dostun getirdiği yemekle yaşayan emeklilerin tek sosyalleşme alanı 1 liralık çay satılan emekli evleri oldu. Gaziosmanpaşa’dan çıkıp Dikilitaş Emekli Evi’ne gelenler, bir masa bulabilmek için sabahın köründe köşe kapmaca oynarken hayatlarını özetliyor: Çalışır gibi buraya geliyoruz.
Bir yanda “Herkes refah içinde” söylemleri, formalara ödenen milyonlar diğer yanda Gaziosmanpaşa’dan Beşiktaş’a 1 liraya çay içebilmek için giden emekliler… 5 Aralık 2025’te açılan Dikilitaş Emekli Evi, dar gelirlilerin gözdesi oldu. Beşiktaş Belediyesi tarafından kurulan bu yerde emeklilere çay ince belli bardakta 1, fincanda ise 5 lira. Emekli olmayana ise 10 lira. Azerbaycan Dostluk Parkı’nın içinde yer alıyor. Lokasyon olarak Beşiktaş Merkez’e yürüyerek yaklaşık 20 dakika. Yani çayın fiyatının neredeyse 50 liradan başladığı kafelere ne çok yakın ne de çok uzak.
Ucuz çay için ‘köşe kapmaca’
Kapasitesi Beltaş’ın resmi verilerine göre hafta içi 150 kişi, hafta sonu ise 200 kişi. Fakat pratikte tam olarak öyle değil. Buraya aktarılana göre Gaziosmanpaşa’dan, Mecidiyeköy’den gelen var. Gaziosmanpaşa’dan Emekli Evi’ne gitmek ortalama 1 saat. Navigasyona göre en az iki aktarma yapmak gerekiyor. Yalnızca bununla da sınırlı değil.
BirGün’den Meral Danyıldız’ın haberine göre, emekliler, ucuza çay içip sosyalleşebilmek için burada adeta ‘köşe kapmaca’ oynuyor. Bir grup, içlerinden seçtiği bir kişiyi erkenden gönderiyor. O emekli, masayı tutuyor. Diğerleri de arkasından geliyor. Bunu yapmalarının amacı, masalar dolmadan oturabilmek. Bu sayede akşama kadar oturma fırsatı yakalıyorlar.
Bu bilgiyi veren yaklaşık 8 kişi aynı masada oturan emekli kadın grubu. İçlerinden Neşegül Çakmak, kendi hayatını şöyle anlatıyor: “Herkes cebini düşünmek zorunda. Mesela marketlere gittiğimizde kaç tane market dolaşıyoruz, hangisi uygunsa oradan alışveriş yapıyoruz. Gözümüz hep fiyatlarda. Eskiden hiç yapmadığımız şeyler bunlar. Benim eşim 70 yaşında, hâlâ çalışıyor. Çalışır gibi buraya geliyoruz. Umutsuzuz.”
Emekli evi çok yoğun olduklarında yer bulamadıklarını belirten Çakmak, erkenden yer tutmaya gittiklerini aktarıyor: “Bu yüzden sabah erkenden yer tutmaya geliyoruz. Sandalye kavgaları oluyor. Sabah içimizden bir ablamızı gönderiyoruz mesela, o masa tutuyor, sonra biz geliyoruz. Tartışmalar oluyor ama insanlar da haklı, ne yapsınlar? Simit 15 lira, çay 1 lira. Dışarda bunların hiçbirini yiyip içemeyiz.”
Sabah gelip akşam kalkıyorum
71 yaşındaki Nimet Yöney sabah erkenden gidip yer tutan emekli kadınlardan biri. Öğlen 13.00 gibi gelip, akşam 19.30’a kadar oturduğunu ifade ediyor. Tıpkı mesai yapar gibi burada beklediğini kaydediyor.

Gaziosmanpaşa’dan gelen emekli bile var
65 yaşındaki Hikmet Hanım da, “Hiçbir yaşantımız yok. En ucuz yer burası olduğu için, buraya geliyoruz. Akşama kadar burada oturuyoruz. 20 bin TL maaş alıyorum. Bıktım, usandım artık. Çocuklarımın biri 42, biri 39 yaşında; bir de eşim var; yetişkin çocuklarımla birlikte oturuyorum. Pazara gittiğimizde günlük salata için üç tane domates alıyorum” ifadelerini kullanıyor.
Bahçe kısmında yaklaşık 7-8 masa var. Havalar sıcak olduğu için herkes bahçe kısmında oturmanın peşinde. Burada oturan Mustafa Aplak ve 75 yaşındaki Ekrem İlgiz ile tanıştık. Küçük çevresiyle hep burada oturduklarını söyleyen Aplak, “Bize özel yapılmış bir yer. Beşiktaş’ın sahil tarafından gelen arkadaşlarımız var, Gaziosmanpaşa’dan, Gültepe’den gelen arkadaşımız var. Burada kendimizce otel konforu yaşıyoruz. Bir yandan yeşillik, park; diğer yandan uygun fiyata içecek. Bazen kuyruk bile oluyor” ifadelerini kullanıyor.
Ve 75 yaşındaki Ekrem İlgiz… Eşi bir sene önce vefat edince tek başına yaşamaya alışmaya çalıştığından bahsediyor. 25 bin TL emekli aylığıyla yapabilecek hiçbir aktivitesi yok. Çarşıya pazara gittiğinde, bakıp geri döndüğünü söylüyor: “Ne bir lokantaya gidebiliyoruz ne başka bir aktivite yapabiliyoruz. Tek başımayım zaten gidecek bir yer de yok. Çıkıp buraya geliyoruz. Günde en az on bardak çay içtiğimiz oluyor. Dışarda istemem dört bardak çay bile içemem. Dolabım mesela bomboş. Bozuk çünkü. 25 bin TL ile ne yapayım? Elektrik var, su var… Tek başıma yaşadığım için konu komşu yemek getiriyor. Allah onlardan razı olsun. Köyümüze bile gidemiyoruz.”
Emekli Ahmet Kuru da ağırlıklı olarak arkadaşları hep burada oturduğu için buraya geldiğini aktarıyor. Maddi durumu yetmediği ve çay bir lira olduğu için buraya gelindiğinden bahseden Kuru, “Çoğu insan buraya gelip akşama kadar oturuyor. Genelde buraya gelip akşama kadar 6-7 liraya gün geçiriyorlar. Tuvalet bedava, su bedava, elektrik bedava. Bunlardan yararlanıyorlar” şeklinde konuşuyor.
Son olarak tek başına otururken konuşmaya başladığımız Hikmet Akkil, kira ödemediğini ama kira ödeyecek olsa büyük sıkıntı yaşayacağını ifade ediyor. Aidatının yükseldiğini, şimdiden nasıl ödemeye başlayacağını düşündüğünün altını çiziyor: “Her gelen zam benden götürüyor. Bakın kent lokantalarına, nasıl kuyruk oluyor. İnsanlar daha uygun yiyebilmek için oradalar. O kadar kebapçı var ama hiçbirinde emekli yok. Biz buralara geliyoruz. En azından böyle yerler var da emekli evinden çıkıp sosyalleşebiliyor.”
Temmuz ayı maaş farkını alan Akkil, “Vermem gereken bir yer vardı. Hemen oraya gitti. Yaklaşık 5 bin TL aldım, anında gitti” diyerek sözlerini noktalıyor.
























































