CHP tarafından Meclis’e sunulan ve İcra Ve İflas Kanunu ile Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda değişiklik yapılmasını öngören teklif Plan ve Bütçe Komisyonu’na sevk edildi.
Meclis gündemine taşınan yeni yasa teklifiyle, emeklilerin gelirlerine koruma kalkanı getirilmesi istendi. Hazırlanan kanun teklifinde, emekli aylıkları ile yılda iki kez ödenen bayram ikramiyelerinin haczedilmesinin tamamen yasaklanması talep ediliyor.
Emekli zorda
En düşük emekli aylığının geçtiğimiz günlerde Meclis’ten geçen kanunla 23 bin 552 liraya yükseltilmesine rağmen asgari ücretin çok altında kalan bu tutar, emeklilerin geçim mücadelesini zorlaştırıyor. Emeklilerin banka kredisi veya kredi kartı borçları yüzünden hesaplarına bloke konulması ve aylık kesintileri yargı kararlarıyla iptal edilse dahi uzun süren mağduriyetlere yol açıyor. Bu sorunu kökten çözmek amacıyla Meclis’e sunulan kanun teklifi, emeklilerin aylıkları ile bayram ikramiyelerinin yattığı hesaplardaki paraların hiçbir şekilde haczedilememesini öngörüyor.
Sosyal devlet ilkesi ihlal ediliyor
CHP tarafından hazırlanan ve Meclis’e sunulan teklif Plan ve Bütçe Komisyonu’na sevk edildi. Teklifin gerekçesinde şu ifadelere yer verildi:
“2026 yılı itibarıyla belirlenen 28.075,50 TL tutarındaki net asgari ücretin, hayat pahalılığı ve enflasyon karşısında emeklilerimiz için bir yaşam standardı eşiği oluşturduğu gerçeği göz ardı edilemez. Buna rağmen, en düşük emekli aylıklarıma bu sınırın dahi altında kalması, sadece matematiksel bir hata değil, sosyal devlet ilkesinin bizzat ihlalidir. Bu teklif, emeklilerimizin çalışma yaşamları boyunca topluma sundukları emeğin karşılığını yaşlılık dönemlerinde güvenli ve insanca bir gelirle alabilmelerini sağlamayı, böylece yoksulluk riskiyle karşı karşıya kalan geniş halk kitlelerinin alım gücünü enflasyonist baskılar karşısında korumayı temel amaç edinmiştir.
Mevcut mevzuatta emekli aylıklarının haczedilemeyeceğine dair açık hükümler bulunmasına rağmen, uygulamada banka hesaplarına yatan tutarlar üzerinden alman hukuka aykırı muvafakatler veya sistemli bloke işlemleri, yasal koruma kalkanını fiilen işlevsiz bırakmaktadır.
Sosyal adaletin tesisi için
Borç yükü altındaki emekli, yaşadığı ekonomik baskı sebebiyle iradesi sakatlanmış bir şekilde muvafakat vermeye mecbur bırakılmakta; bu durum, mülkiyet hakkının ölçüsüz bir ihlali haline gelmektedir.
Bu teklif, bahse konu muvafakatleri geçersiz kılarak ve koruma kalkanını banka hesaplarını da kapsayacak şekilde genişleterek, borçlunun yaşam hakkını ve insan onurunu, alacak hakkının önünde bir değer olarak tesis etmeyi amaçlamaktadır.
Sonuç olarak; emeğiyle geçinen vatandaşlarımızın onurlu yaşam hakkını güvence altına almak, sosyal adaleti yeniden tesisi etmek ve kamu kaynaklarını rant odaklarından kurtarıp halkın gerçek ihtiyaçlarına tahsis etmek. Cumhuriyetimizin temel sorumluluğudur.”























































