Birleşik Metal-İş Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM)’nin yaptığı araştırmaya göre, eşi çalışmayan ve iki çocuklu bir asgari ücretli, şubat ayında eline geçecek olan ücretle gıdaya günlük sadece 267 lira ayırabilecek.
Asgari ücretle geçim sadece 9 gün
Türkiye genelinde ortalama kira (80 metrekarelik bir daire için) 18.400 lirayken yeni geliri ile asgari ücretlinin konut harcamalarının tümüne (konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar) ayırabileceği tutar yalnızca 9.329 lira, kiraya ayırabileceği tutar ise 6.873 liradır.
Asgari ücretli çocuk başına eğitim için ancak 67 lira, bir boğaz için öğün başına günlük 22 lira ayırabilecektir. Asgari ücretlinin gıdaya ayırabileceği pay sadece 8.000 liradır. Buna göre asgari ücretli elde ettiği gelir ile sadece 9 gün karnını doyurabilir.
Asgari ücretli öğün başına sadece 22 lira harcayabilecek
Birleşik Metal-İş Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM), Endeksa ortalama kira verisi, TÜİK Tüketim Harcamaları Araştırması ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Asgari Ücret İstatistikleri üzerinden yaptığı hesaplamaya göre, eşi çalışmayan ve iki çocuklu bir asgari ücretli, şubat ayında eline geçecek ilk zamlı ücretle gıdaya 267 lira ayırabilecek. Buna göre asgari ücretlinin üç öğün için kişi başına ayırabildiği tutar 89 lira olurken, öğün başına bu tutar sadece 22 lira düzeyinde kalacak. 2024 yılı TÜİK tüketim araştırması sonuçlarına göre en yoksul yüzde 20’lik gelir grubu, gelirinin ancak yüzde 28,5’ini gıda harcamalarına ayırabilmektedir. Aynı verilere göre tek gelirli bir asgari ücretli ailesi, dönem itibari ile en yoksul yüzde 20’lik dilim içerisinde yer almaktadır.

Asgari ücretli sağlıksız yaşamaya mahkum ediliyor
Eşi çalışmayan ve 2 çocuklu bir asgari ücretli, şubat ayında alacağı 28 bin 75 liralık gelirinden gıda için günlük ayırdığı 22 lira ile hem eşinin hem kendisinin hem de çocuklarının karnını doyurmak zorundadır. Endeksa istatistiklerine göre Kasım 2025 tarihi itibariyle Türkiye genelinde (80 metrekarelik bir daire için*) ortalama kira 18.400 lirayken, asgari ücretlinin kira (gerçek ve izafi kira) için ayırabildiği tutar sadece 6.873 liradır. Buna göre asgari ücretlinin sağlıksız bir çevrede, kentsel donatı hizmetlerinin en az olduğu, deprem riski altındaki konutlarda yaşamak zorunda kaldığı söylenebilir. Sefalet sadece sofrada değil, sağlıksız konutlarda da asgari ücretliyi bulmaya devam etmektedir.
Asgari ücretli kültürel etkinliklere harcama yapamıyor
Asgari ücretlinin, çalıştığı işyerinin servis imkânı yoksa işyerine ulaşımı bile büyük bir sorundur. Örneğin İstanbul’da 2025 yılı için mavi kart 2748 liradır. Asgari ücretlinin 2026 yılında tüm aile ferleri adına ulaşım için ayırabileceği aylık tutar ise sadece 2.838 liradır.
Asgari ücretli kültürel hizmetlere aylık sadece 10 lira, eğlenceye 34 lira, gazete, kitap ve kırtasiyeye 78 lira ayırabilecektir. Bu miktar ile ne sinemaya ne tiyatroya gidebilmek ne de kitap almak mümkündür.
Asgari ücretlinin çocuğunu okutması mücize!
Isınma, bakım, onarım, temizlik ve hatta kadro eksikliği nedeni ile öğretmen ihtiyacı, kaynak yokluğu bahanesi ile velilerin ödediği katkı paylarına teslim edilen eğitim koşularında asgari ücretli, çocuğuna defter kalem bile alamayacak durumdadır. Okul tercihleri büyük oranda, yoksul ve kaynak yokluğundan eğitim veremez durumdaki okullardır. Yani asgari ücretlinin çocuğunu okutması, aylık çocuk başına 67 liralık tutar ile yokluktan dolayı neredeyse mucizedir.
Asgari ücretlinin Şubat 2026’da her aile ferdi için bir öğün başına 22 lira ile karnını doyurması, 6.873 liraya barınması, çocuk başına aylık 67 liralık eğitim harcaması ile çocuklarını yetiştirmesi beklenmektedir.
Asgari ücretli ekonomik büyümeden pay almıyor
Sonuç olarak asgari ücret belirlenirken bu gerçeklerin göz ardı edilmemesi gerekmektedir. İşçilerin talebi asgari ücretin, bir işçinin ailesiyle birlikte asgari olarak temel ihtiyaçlarını karşılayacak, işçiyi kimseye muhtaç etmeyecek bir düzeyde belirlenmesi ve sefaletin son bulmasıdır. Asgari ücretin ekonomik büyüme ve verimlilik artışından pay almaması, üretilen kaynakların belirli ellerde toplanması anlamına gelmektedir. Gelir dağılımını düzeltici bir rol oynaması beklenen asgari ücretin, açlık sınırının bile altında belirlenmesi vicdanları zedelemektedir. Asgari ücretin, temel gereksinimleri karşılayacak bir biçimde ele alınması gerekmektedir.






















































