Ülkemizde ilk emekli sendikası DİSK çatısı altında 1995 yılında kuruldu, kurulur kurulmaz emekli hareketine yeni bir güçlü ses, yeni bir anlayış getirdi. Emekliler ricacı pozisyondan hakkını talep eden pozisyona geçti. Bu güçlü hak arama bilincinin örgütlü hâli olan sendikanın hükûmetleri rahatsız etmesi kaçınılmazdı elbette. Sendikalar defalarca dava açılarak kapatıldı, tekrardan kuruldu. Anayasaya ve ülkemizin de imzacısı olduğu uluslararası hukuka aykırı kapatma kararlarının toplumsal barışa, emekçi dayanışmasına, yüzde doksan dokuzu temsil eden büyük insanlığa hizmet etmediği ve kabul görmediği aşikârdır, apaçıktır. Emeklilerin sendika kurmasına engel olarak gerekçelendirilen anti demokratik yasa hükümleri kaldırılmalıdır.
Emeklinin sesine kulak ver
Bu kısa girişten sonra emeklilerin sesini Meclis’e taşıyarak 9 Ocak 2026 gününden beri Nöbet Tutma eylemine devam eden CHP’li vekiller tekrar kutlanmayı hak ediyor, iktidar dışında kalan partilerin de bu eyleme aktif destek vermesi başarının ön koşuludur. Sokakta ve alanlarda emeklilerin, Meclis’te vekillerin ısrarlı eylemleri o kadar etkili oldu ki iktidarın fiili ortağı MHP’nin Genel Başkan Devlet Bahçeli bile emeklilerin aylıklarının sefalet düzeyinde ve kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Söz yetmez eylem gerek; bu sözün sahipleri eğer söylediklerinde samimi iseler hemen Meclis’e en düşük emekli aylığının asgari ücretin altında olamayacağını, asgari ücretin de insanca yaşamaya yetecek düzeye çıkarılması gerektiğini teklif haline getirsinler; yapılacak oylamada kim emekçinin, emeklinin dul ve yetimin yanında; kim dolar milyarderlerinin holdingleşmiş tarikatların, rantiyenin yerli ve yabancı tefecilerin yanında belli olsun.
Birleş ki güçlü ol
Tekrar söylemek gerekir ki, iktidarın sürdürdüğü dışa bağımlı neo-liberal ekonomiyle, tarımı ve küçük orta sanayiyi çökerten, esnafı iflasa sürükleyen borç faiz özelleştirme borsa sistemiyle yaratılan ağır tahribat o kadar büyük ki, tek bir parti, tek bir sendika, tek bir demokratik kitle örgütü bunun altından kalkamaz. Güçlerimizi birleştirmekten başka çaremiz yok. Eminiz ki, emekçiler bu iradeye sahip olduklarını kanıtlayacaklardır.
Kendi sahamızdan, emekli örgütleri açısından baktığımda, henüz merkezi düzeye taşınmamış olsa da bir çok ilde ilçede bölgede emekli örgütlerinin bir araya gelerek ortak eylemler yaptığını, güç birlikleri oluşturduğunu sevindirici ve yol açıcı bir gelişme olarak gördüğümü kaydedeyim. Bu ortaklaşmayı, birlikte hareket etme iradesini merkezi düzeyde yaşama geçirmek görevimizdir. Bir araya gelmek için hiçbir ön koşula gerek yok.
Asgari yaşam olmaz
Emeklilerin hakları emekçi kimliklerine sıkı sıkıya bağlıdır, emekliliği sağlayan aktif çalışma yaşamıdır. Yaş haddi, iş göremezlik veya yeterli prim/gün sayısına ulaşan emekçi emekliliğe hak kazanır. Kişi beden ve beyin gücünü harcayarak yıllarca üretmiş, ülkenin zenginliğine katkı sağlamıştır. Elbette ki emekliliğe hak kazanan emekçi, emekli olurken ustalığın tecrübenin zirvesindedir. Emekli olurken insanca yaşamaya yetecek bir aylığı çoktan hak etmiştir. Bu aylık da kesinlikle asgari ücretin üzerinde olmalıdır. Çünkü asgari ücret tanımı gereği en azdır, geçici ve kısa sürelidir.
CHP’nin asgari ücretin 39 bin liraya, en düşük emekli aylığının da asgari ücrete yükseltilmesi önerisi ilk adım olarak ve geçici kaydıyla desteği hak ediyor. Geçici olmalıdır çünkü, asgari yaşam insan onuruyla bağdaşmaz. Yoksulluğu değil varlığı paylaşmak her emeklinin emekçinin yurttaşın ana sütü gibi hakkıdır.
Zaten 2002 yılı Aralık ayında asgari ücret 184 TL iken en düşük işçi emeklisi aylığı bunun yüzde 40 fazlası olan 257 TL idi. Bu hesabı bugüne uyarlarsak en düşük emekli aylığının asgari ücretin yüzde 40 fazlası olan 39 bin 305 TL olması gerektiğini görürüz. Üstelik de bu hesabı yaparken asgari ücretin de TÜİK’in ısmarlama enflasyon hesabıyla baskılandığını göz ardı etmeyelim.
Bayram ikramiyeleri yılda dört defa bir aylık karşılığı olarak verilmelidir. İkramiye sadaka veya harçlık değildir, en az bir aylık tutarında olmalıdır.
İktidar uyarıları ciddiye almak zorundadır, bozdukları emekli sistemi artık yama tutmuyor, en düşük emekli aylığına yüzde 18,5 artış yaparak 20 bin liraya çıkarmaları derde deva olmaz. Diğer emeklilere bunun altında sadece yüzde 12,19 artış yapmalarını, memurlara yıllardır yasa gereği olmasına rağmen ödemedikleri seyyanen zamları emekli unutmayacak. İktidar hızla bu yanlışından dönerse, emekli sistemini hiç olmazsa 2002 öncesi ayarlarına döndürüp düzeltme yoluna giderse belki ahını aldığı emeklilerin bir kısmının kendisini affetmesini umabilir.




















































