İşçilerin tutuklanması hukuk rezaletidir

Yazıcı-dostu sürüma-posta gönderPDF sürümü

Üçüncü havaalanında insanlığa yakışmayan koşullarda çalışan işçilerin yasalardan doğan haklarının ihlal ve gözardı edilmesi üzerine çalışma bakanlığını görevini yapmaya davet etmiştik.

İşçilerin iş durdurma eylemine kolluk güçleri müdahale etmiş yüzlerce işçi gözaltına alınmış büyük bir kısmı serbest bırakılmıştı. Maalesef bugün (19 Eylül) 24 işçi arkadaşımız polise mukavemet, mala zarar verme, toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet ve iş barışını bozmaktan dolayı tutuklandı.

Daha önce de söylediğimiz gibi işçilerin yaptığı eylemler tamamen meşru ve yasalarda da hak olarak belirtilmiştir. Ortada bir suç vardır ve bunu da patronlar işlemiştir, tutuklanması gereken onlardır.

Köleliğe isyan tutuklanamaz

İşçilerin patronlara açtığı herhangi bir dava en azından 2 yıl sürmekte, yargılama kaplumbağa hızıyla yapılmaktadır. İşçiler mağdur oldukları için açtığı davalarda bir de mahkeme sürecinde mağdur olmaktadır. Ama köle olmayı kabul etmeyen üçüncü havaalanı işçilerine açılan davada jet hızıyla tutuklu yargılama kararı çok çabuk çıkmıştır. Bu da mahkemelerin kimden yana olduğunu bize göstermektedir. İşçilerin tutuklanması açıkça rezalettir.

Yasal haklarını kullandılar

İşçilerin kolluk güçlerine herhangi bir saldırı yaptığını görmedik ama kendilerine yasalar tarafından verilen iş durdurma hakkını kullanırken haksız ve kanunsuz bir şekilde zorla müdahale edilmesine karşı direnme hakları yok mudur? Kolluk güçlerinin yasadışı uygulamalarına uymak zorunda mıdır?

Yine kırık kapılar, kırık lavabolar, çamurlu arabalar gösterilerek işçilerin mala zarar verdiği suçlaması da tamamen asılsızdır. Bunları kimlerin yaptığı basına yansıyan fotoğraflarda görülmektedir. Bunlar hakkında bir tutuklama ya da işlem yapıldı mı? Onu da merak ediyoruz...

Mücadeleye devam

Üçüncü havaalanı şantiyesi işçilerin işyeridir. Yaşadıkları koşulları, gaspedilen haklarını, uğradıkları haksızlıkları dile getirmek için bir araya gelmeleri gayet doğal ve meşrudur.

İş barışı bozulduysa patronlar tarafından bozulmuştur. İşçilerin can güvenliği olmadan, aylarca maaş almadan, 1800'lü yılları aratan koşullarda çalışmasını reva gören bir zihniyete karşı diz çökmek iş barışı değil köleliktir. Bu zihniyete karşı direnişimiz devam edecektir. Bizi köle gibi çalıştırmayı başaramayacaklar.

Üçüncü havaalanında çalışan işçilere haklarını istedikleri için verilen tutuklama aslında bütün işçi arkadaşlarımıza haksızlığa uğradıklarında sessiz kalmaları yönünde bir gözdağıdır. Yüzyıllardır işçilerin canıyla, kanıyla verdikleri mücadele sonunda kazanılan haklarımızın geri alınmasına yol açmaktır. Ne olursa olsun varolan hiç bir hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz. Dayanışma içinde mücadelemizi daha da ileri taşıyacağız.

Mücadeleye devam, zaferimizin teminatıdır...

 

20 Eyl 2018