Nâzım diyor ki 17

23.8.1962 N.H.

Sorular – Karşılıklar
Seyfi Demirsoy’un maskesi düştü

Soru: Türk-İş Konfederasyonu bir genelge yayınladı, biliyorsunuz. Bu genelgede, özellikle şunları söylüyor: “Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu, adı ne olursa olsun, bütün siyasi partiler karşısında tam bir tarafsızlık prensibi içinde çalışma kararındadır. Bilhassa bundan böyle, teşkilatımız mensuplarının şahısları adına yapacakları siyasi faaliyetlerinde daha hassas davranarak bu faaliyetlerini sendikacılık çalışmalarından ayırmalarını ve sendikalarımızın hiçbir suretle siyasete vasıta kılınmamasını ehemmiyetle rica ederiz.” Türk-İş Konfederasyonunun bu genelgesine ne diyorsunuz?

Sorunun karşılığı: Kepazeliktir, diyorum. İşçi sınıfına düşmanlıktır, hainliktir diyorum. Başka ne diyebilirim. Bir kere şu söze bakın: Türk-İş Konfederasyonu, adı ne olursa olsun, bütün siyasi partiler karşısında tam bir tarafsızlık prensibi içinde çalışma kararındadır. Bu kararı veren kim? Hangi kongrede böyle bir karar alınmış? Bu karar, Konfederasyon üyeleri işçilerin kararı mıdır? Yoksa Seyfi Demirsoy başta olmak üzere birkaç idarecinin aldığı karar mı? Demek ki, Türk-İş Konfederasyonu, yani işçi sınıfının bir teşkilatı, Halk Partisi, Adalet Partisi, Yeni Türkiye Partisi filan gibi, patronların, sömürücülerin partilerine karşı da; Türkiye İşçi Partisine, Türkiye Komünist Partisine karşı da, yani doğrudan doğruya işçi sınıfının partilerine karşı da, tarafsızlık, hem de tam bir tarafsızlık prensibi güdecek? Yani Türk işçisi için ha patronlar, sömürücüler ve onların politikacıları, ha işçi sınıfının menfaatlerini güdenler, hep bir! Öyle mi? Yani patronla, sömürücüyle; o patrona, sömürücülere karşı işçi sınıfının hakları uğrunda dövüşenler arasında fark yok mu? Böyle bir şeyi ancak işçi sınıfını patrona satanlar, yahut satmaya hazırlananlar söyleyebilir. Dahası var. Genelgede: “Teşkilatımız mensuplarının yapacakları siyasi faaliyetlerinde daha hassas davranmaları lazımdır” deniyor. Bundan kasıt, işçilerin siyasi faaliyetlerinde Halk Partisine, Adalet Partisine ve emsali sömürücüler partilerine alet olmamaları mı? Bu cümleyi, yukarıdaki cümleden sonra, böyle yorumlamak için, işçi, şu Çelikbaş’ın iftirasındaki gibi, pek bilgisiz olmalı! Bu genelge, birtakım sendikacıların, sendikacılığı kendilerine alet edenlerin, hele Seyfi Demirsoy’un yüzündeki maskeyi düşürmüştür.

Soru: Seyfi Demirsoy’un 1957 seçimlerindeki Halk Partisi İstanbul listesinden adaylığını koyduğunu biliyor musunuz?

Sorunun karşılığı: Bilmez olur muyum? Bunu bilmeyen var mı? Seyfi Demirsoy İstanbul Halk Partisi listesinden mebus adaylığını koyduğu zaman Türk-İş Konfederasyonunun içindeydi, sendikacıydı. Demek Halk Partisi gibi, işçi sınıfının hiçbir hakkını tanımamış bir patron partisinin mebusu olmaya kalkışmak partiler karşısındaki tarafsızlık prensibini bozmamış. Dahası var: Seyfi Demirsoy Türkiye Çalışanlar Partisinin kurulmasını da açıkça desteklemedi mi? Bu parti kurulamadıysa, işçiler onu tutmadığı için kurulamadı. Çünkü bu partinin birtakım yöneticileri, sömürücü partilerin kuyruğundaydılar. Demek, Çalışanlar Partisini desteklemek de, tarafsızlık prensibini bozmuyor!

Tarafsızlık prensibini bozan şey, Türkiye İşçi Partisini, yahut, kanun dışı olan Türkiye Komünist Partisini desteklemek. Bu iki işçi partisi arasında elbetteki fark var, ama ikisi de Türkiye işçi sınıfının partileridir. Seyfi Demirsoy, Türk-İş Konfederasyonunun işçi partilerini desteklemesini istemiyor. Bu emri kimden aldı? Geçenlerde Batı Berlin’de, Dünya Hür Sendikaları Birliğinin toplantısına katıldıydı. Bu birlik, bilindiği gibi, Amerikan ve İngiliz sarı sendikalarının ve liderlerinin kulluğundadır. Seyfi Demirsoy emri Amerikalılardan mı aldı? Türkiye işçi sınıfı bir kalkınma hamlesi yapıyor. Bu hamleden, ABD emperyalist sermayesi başta olmak üzere Batı Alman emperyalist sermayesi filan da tedirgin. Bazı sendikacılar, bu arada Seyfi Demirsoy ikide bir: “Biz sermaye düşmanı değiliz. Sınıf kavgası taraftarı değiliz” filan demekle bu efendilerini yatıştırmak istiyorlar. Türkiye işçi sınıfının hamlesi kösteklenmek isteniyor. İçimizde düşman var. Türk işçisi gözünü aç!..

08 Ara 2016
paylaş