Tehditlerle imzalatılan PETKİM toplu sözleşmesi

Yazıcı-dostu sürüma-posta gönderPDF sürümü

Sendikaların ve direnişteki işçilerin büyük bir dikkatle izlediği Petkim toplu sözleşmesi sona erdi. Dün itibariyle, 22 Haziran 2017 tarihinde sözleşme imzalandı. İşçilerin iki yıllık olmasını istedikleri sözleşme, üç yıllık yapıldı. Maddi haklar ve diğer haklar beklendiği gibi oldu. Sözleşmeden memnun olan işçilerin sayısının fazlalığı, şikâyet edenlerin azlığı, genel bir kabul anlamına geliyor. Bu da, imzalanan sözleşmeyi hem üyeler, hem şube, hem de genel merkez nezdinde başarılı kılmaya yetiyor.

Bunlar ilk etapta söylenecek doğrular.

Ne var ki, hayat sadece bu doğrulardan ibaret değil.

Baskıyla, hileyle, zorla, tehditle imzalatılan Petkim toplu iş sözleşmesine dair Petrol-İş Aliağa şube yönetimi, bugün, sözleşmenin imzalanmasının ertesi günü bir açıklama yayınladı. (Açıklama aşağıdadır.)

Zaten Petrol-İş web sitesinde imzalanan sözleşmenin haberi dışında ilave hiçbir bilgi yok. Sitede “Örgütlü olduğumuz Aliağa Şubemize bağlı PETKİM PETROKİMYA HOLDİNG A.Ş işyerinde yeni dönem toplu iş sözleşmesi, taraflarca 22 Haziran Perşembe günü İzmir'de imzalandı.” şeklinde kısacak bir habere yer verilmiş, hiçbir yorum yapılmamış, ilave herhangi bir bilgi verilmemiş durumda. Yapılan tek detaylı açıklama şube yönetiminin açıklaması.

Şubenin açıklaması olumlu.

Yaşananları kısaca aktarıp yapılabileceklerin sınırını belirtmişler. Bir özeleştiri de içeren açıklamada, daha iyisinin yapılabileceğinin de ipuçlarını göstermişler.

Her şeye rağmen, sözleşmenin Yüksek Hakem Kurulu'na gitmeden imzalanmış olmasının bile başarı olarak sayılması gerekir.

Bu nedenle açıklamayı olumlu buldum.

Açıklama olumlu, ancak, yetersiz!

Böylesine “kim” sorusuna, “niçin böyle oldu” sorusuna cevap verilmeden açıklama yapılamaz.

AKP öncesinden beri var olan yasaların emek yanlısı olduğunu kimse iddia edemez. İşçiler, kendilerini yasal olarak dört yandan cendereye almış hükümlere rağmen bir şeyler yapmaya, haklarını almaya, alınterinin onurunu savunmaya çalışıyorlar.

AKP'nin de kurulduğu dönemden beri sermaye ile içli dışlı olduğu gizlenmiyor. Ama, bu ilişkinin bu denli ayan beyan açığa çıkması her zaman görülmez.

Petkim'in toplu sözleşme sürecinde, işçilerin karşısına sadece sermaye çıkmadı, sadece mevcut yasalar çıkmadı.

Yasalar işçilerin karşısındaydı.

Hükümet işçilerin karşısındaydı.

Hükümet temsilcileri işçilerin karşısındaydı.

İktidar partisinin, AKP'nin milletvekilleri bizzat patronun yanında yer aldılar.

Ve ne yazık ki Yüksek Hakem Kurulu, bizzat iktidar ve iktidara yakın kişiler tarafından "tüm hakların geri alınacağı bir yer" olarak işçileri tehdit edip karar alamaz duruma getirmek üzere kullanıldı.

Şube Yönetim Kurulu açıklamasında bu doğrular çok eksik biçimde yer almıştır.

Açıklamada AKP'nin tutumu eleştirilmemiştir.

Hükümetin patronla işbirliği içinde sömürülen işçileri tehdit etmesine değinilmemiştir.

İktidar milletvekillerinin patronla kol kola girip işçileri yok saymasının sözü edilmemiştir.

Bizzat tepelerde yer alan "danışmanların" “ya bu işi bir saat içinde bitirirsiniz, ya da biz Yüksek Hakem Kurulu'nda halletmeyi biliriz" gibi, aslında suç içeren tehditlerinden hiç bahsedilmemiştir.

Şöyle bir soru gelebilir:

Zaten toplu sözleşme imzalandı, bu saatten sonra, bu tehditlerin kayıt altına alınması önemli midir?

Önemlidir.

Hem de çok önemlidir.

Çünkü, süreç bitmedi. Bundan sonra da devam edecek. Eğer, sorunlar doğru zeminlerde tartışılmaz ise, asla doğru cevaplar bulunamayacak.

Açıklamada Yüksek Hakem Kurulu'nda neler döndüğünü, hangi iktidar mensubu milletvekilinin YHK iş sıralamasını değiştirme gücünde olduğuna değinilmemiştir. YHK iş sıralamasında normal prosedüre göre Akbank toplu sözleşmesi görüşülecekken ve daha Petkim için en az 60 günlük süre varken, Petkim'i en ön sıraya almayı hangi siyasi gücün başardığından söz edilmemiştir.

İşçilerin eyleminde Vali aracı olmuşken ve sorun çözülecekken, koskoca şube başkanını, yönetimi, temsilcileri FETÖ'cü gibi, terörist gibi gözaltına alma emrini kim verebilmiştir?

“Emir yüksek yerden, valiyi de aştı” denirken, bu yüksek yer neresidir?

Bilmiyorsanız, bulunduğunuz yeri hak etmiyorsunuz demektir.

Biliyor da söylemiyorsanız, yine bulunduğunuz yeri hak etmiyorsunuz demektir!

İşçi sınıfının bağımsız öncülere ihtiyacı vardır.

Petkim işçisinin mücadeleci öncülere ihtiyacı vardır.

Petkim işçisinin öncelikle kendi özgücüne güvenmesi ve özgücünü yeniden ayağa kaldırması şarttır.

Bundan sonra Petkim işçisinin önüne çıkıp da temsilci olmak isteyen, delege olmak isteyen, yönetici olmak isteyen herkesin, ilk önce siyasi tutumu sorgulanmalıdır.

Aday olacak işçinin kime oy verdiği, gönlünde hangi partinin yattığından bahsetmiyoruz.

Petkim işçisine her türlü kötülüğü yapma tehdidini bizzat dile getiren AKP gibi partilerde yer alıp da işçilere önderlik ederim demek, işçilerle, mücadeleyle, işçi sınıfı mücadelesi ile alay etmek demektir.

Petkim işçisinin genlerinde mücadele vardır. Aliağa kavgayla, mücadeleyle yoğrulmuş bir işçi kentidir.

Petkim de, Tüpraş da, metal işçileri de, belediye çalışanları da ille de mücadele demeyi bilir.

Eğer Petkim işçisi, Petkim işçilerinin öncüleri kendilerini sermayeden, emek düşmanı siyasi partilerden, emek düşmanı iktidarlardan ayırmayı beceremezlerse, bir sonraki toplu sözleşme döneminde, yine acı acı ağlaşacaklardır.

Şubenin açıklamasında eksik kalan “kim yaptı” sorusunun cevabı “AK Parti yaptı” olmaz ise bizim elimizde yine hüsran kalır.

İşçileri kim tehdit etti? Kim bizleri elimizdeki bütün hakları almakla korkuttu?

Kimler bütün devlete meydan okuduğumuzu iddia etti?

Bu saydıklarımızı kimlerin yaptığını dobra dobra söylemez isek, işçilere masal okumuş oluruz.

Masal okuduğunuz kişi, uyur.

Sendikanın görevi, öncünün görevi, uyarmak, uyandırmaktır.

Petkim işçisine ağlaşmak yakışmaz.

Petkim işçisine uyumak yakışmaz.

Yeni dönemde, çok daha mücadeleci ekiplerin açığa çıkacağını umuyoruz.

Petkim, Türkiye işçi sınıfının gözbebeği bir işyeri olarak daha fazla ilgiyi hak ediyor.

 

***

Petrol-İş Aliağa Şube Yönetiminin Açıklaması:

Basına ve Kamuoyuna…Basına ve Kamuoyuna…Basına ve Kamuoyuna…

Değerli Emekçi kardeşlerim, örgütlü olduğumuz Petkim İşyerimizde yeni dönem TİS’imiz 22.06.2017 tarihinde bağıtlanmıştır. TİS sürecinde başından sonuna kadar işyeri temsilciliğimiz ve şube yönetimi olarak almış olduğumuz kararların hayata geçirilmesi anlamında sergilemiş olduğunuz duruştan dolayı siz değerli üyelerimizi yürekten kutluyoruz.

Şunu açıkça belirtmek isteriz ki bu süreçte mevcut haklarımızı korumak ve geleceğimiz adına insan onuruna yakışır bir ücret, sağlıklı ve huzurlu bir çalışma ortamı elde etmek için yapmış olduğumuz bu hak mücadelemizde biz emekçilere karşı yapılan baskı ve saldırıları şiddetle ve nefretle kınıyoruz. Yapılan bu fiziki saldırılar yetmemiş gibi, Y.H.K sürecinde, ki tarihinde bize göre ilktir, 14 gün gibi (yasal süre 60 gün olmasına rağmen) kısa bir süre içerisinde Toplu İş Sözleşmemizin bağıtlanmak istenmesi tamamen bizlerin iradesini bertaraf etmeye dönük bir operasyondur. Ancak tüm bu baskı ve saldırılara karşı birliğimizden gelen gücümüzü kullanarak hedeflerimize ulaşamamış olsak da bizim irademizle bu TİS imzalanmıştır. Ayrıca Y.H.K’da imzalanacak TİS’te mevcut haklarımızın geriye gidiş olasılığını da göz önünde bulundurarak ortaya koymuş olduğumuz bu irade sermaye sahiplerinin ve onların destekçilerinin son hamlesini ortadan kaldırmıştır. İşyeri temsilciliğimiz ve şube yönetimi olarak da siz değerli üyelerimizin bunun bilincinde olduğunuzdan asla şüphemiz yoktur. Yaşanan olaylar bir kez daha gösterdi ki sermayenin biz emekçilere karşı ne kadar acımasız olduğu aşikardır. Ayrıca bundan sonraki süreçte yaşanan bu olaylardan ders çıkararak işimize, aşımıza, ekmeğimize ve geleceğimize sahip çıkmak için birbirimize kenetlenmekten başka çaremizin olmadığını bir kez daha belirtmek isteriz. Sözün özü, değerli arkadaşlarımız; yaşadığımız bu olaylar TİS’in yanında Petrol-İş Sendikasının mücadeleci anlayışına, Aliağa işçisinin mücadeleci ruhuna yapılan bir saldırıdır. Tüm bu saldırılara can siperane bir şekilde karşılık vererek kazanan, her ne kadar ekonomik olmasa da, anlayışını ve mücadeleci ruhunu devam ettirecek olan Petkim işçisi olmuştur, Aliağa işçisi olmuştur, Petrol-İş Sendikası olmuştur.

Yaşananlardan yola çıkarak geleceğimize sahip çıkma adına bu süreçte yanımızda olan tüm emek dostlarına sonsuz teşekkürlerimizi iletir, başta siz değerli üyelerimiz olmak üzere tüm emekten yana olanların mübarek ramazan bayramını kutlarız.

Saygılarımızla

Petrol-İş Sendikası Aliağa Şubesi
Yönetim Kurulu Adına
Ahmet OKTAY
Başkan

24 Haz 2017