Emekçilerin yasaları yok ediliyor

AKP hükümeti işbaşında kaldığı tüm dönemler boyunca emek haklarını yok etmeyi sürdürdü. “Güvenceli esneklik” adı altında Özel İstihdam Büroları eliyle emekçilerin kadrolu/güvenceli çalışmasını yok eden hükümet, kıdem tazminatını fona devretme hazırlıklarını da hızlandırdı.

AKP hükümetinin, emeğe saldırıları bunlarla da sınırlı değil. Şimdi de, “Arabuluculuk kurumu” ve “İstinaf Mahkemeleri” ile emeğin kazanılmış haklarını hukuk sisteminden söküp atmaya çalışıyor. Adalet Bakanlığı tarafından düzenlemesi yapılan “İş Mahkemeleri Kanun Tasarısı Taslağı”nda yer alan bu düzenlemeler, diğer düzenlemelerle birlikte ele alındığında Türkiye’yi köle pazarına çevirecek maddeleri barındırıyor.

Arabuluculuk kurumu için, 5521 sayılı Yasada yapılması düşünülen değişiklik ile emekçiler her tür alacağı ve işe iade için arabulucuya başvurmak zorunda. Arabulucuya başvurulmayan davalar reddedilecek. Arabulucunun karar vermesi ile dava yeniden açılamayacak. Bu sistem ile işçiler maddi ve manevi hak kayıplarına uğrayacak ve yargı yolu kapatılmış olacak. İşçi ile patronu eşit tuttuğunu iddia eden bu sistem emekçilerin haklarının kaybından başka bir anlam taşımadığı gibi patronların elini rahatlatacak. Emekçiler elde edebileceklerinin azına razı edilmeye çalışılacak. Arabuluculuk kurumuna emek örgütlerinin neden “kadılık yasası” dediği yasanın maddeleri ortaya çıktıkça daha da bir anlamlı oluyor.

İstinaf (kamuoyunda bilinen adıyla Bölge İdare) mahkemeleri ise yerel mahkemelerde yaşanan uyuşmazlıkları Yargıtay’a gitmeden çözecek ara mahkemelerdir. Arada söyleyelim, Avrupa Birliği (AB) ile yapılan anlaşmalarda yer alan maddelerden biridir. Hani şu halka ‘demokratik’ diye yutturulmaya çalışılan AB...

İstinaf mahkemeleri ile ilgili düzenleme geçtiğinde -ki 20 Temmuz 2016 itibarıyla yürürlüğe girmesi hedefleniyor- işe iade, sendikal tazminat davalarında üst mahkemeye temyiz hakkı ortadan kaldırılacak, işçinin her bir alacağı ayrı ayrı dava konusu olacaktır. Yani, kıdem, ihbar, fazla mesai, yıllık izin gibi alacak kalemleri aynı davada talep edilse dahi her bir alacak için ayrı ayrı değerlendirilecektir. Her bir alacak miktarı 25 bin TL’yi geçmediğinde davalara Yargıtay yolu kapalı olacaktır. Arabulucuda yaşanan uzlaşmazlık sonucu başvurulan İstinaf mahkemelerinde alınan kararlarda temyiz hakkı ortadan kalkacak, kesinlik taşıyacaktır.

Yasada yapılacak en büyük ve haksız değişiklik ise mevcut durumda kıdem, ihbar ve kötü niyet tazminatı ile yıllık izin ücretleri için dava açma süreleri 10 yılla sınırlıdır. Yeni düzenleme ile bu süreç 2 yıla indirilerek emekçilerin önemli bir hukuksal kazanımı daha yok edilecektir.
Yasada yapılacak yeni düzenlemeler, önemli bir demokratik mekanizmayı da ortadan kaldıracak. Yargıtay verdiği kararlar ile yerel mahkelemelerde yeni “içtihatların” yani emsal kararların oluşmasında rol oynuyor. İstinaf mahkemeleri ile bu içtihatlar yok hükmünde sayılacak. Hukuk sisteminde demokratik bir mekanizma daha böylece devre dışı bırakılmış olacak.

Yapılması hedeflenen değişiklikler 5521 sayılı yasada yapılacak gibi görünmesine rağmen, aslında 4857 sayılı İş Kanunu ile 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu Sözleşme Yasasında da işçiler lehine birçok madde ortadan kaldırılacaktır.

AKP hükümeti, emek haklarına dönük yaptığı tüm gaspları işleyişteki hataları öne çıkararak var olanları yok etti. Taşerona karşı yükseltilen mücadeleler sonucu üst işveren-alt işveren yorumunun yasalarda yer alması sağlandı, hükümetin karşılığı “güvenceli esneklik” adı altında kiralık işçiliği geçirmek oldu.

Kıdem tazminatı hakkımızı, “zaten her çalışan alamıyor, fon ile tüm çalışanların almasını sağlayacağız” denilerek, kıdem hakkı bir iş güvencesi olmaktan çıkartılarak patronlar rahatlatıldı.

Türkiye’de küçük işletme sayısının çokluğu, taşeron sisteminin yaygınlığı, kiralık işçilik yasası, 657 sayılı Devlet Memurları yasasında “iş güvencesini” ortadan kaldırmayı hedefleyen uygulamaların tümünü birlikte ele aldığımızda yeni uygulamalar ülkemizin işçiler için cehennem, patronlar için cennet olacağını gösteriyor.

AKP hükümetinin, yasalarda yapmaya çalıştığı düzenlemeler hukuk sistemimizden emek haklarının sökülüp atılacağını gösteriyor. Yeni uygulamalar sadece yasalardaki emek haklarını değil, hukuku da yok edecek. Bu gidişata dur demek için, başta emek dostları olmak üzere işçi sınıfı, şehir ve köy emekçilerine hukuk alanında yaşanan tahribatı anlatmanın/göstermenin yollarını bulmalıyız. Tablo ortada, hükümetin topyekün saldırısına karşı topyekün karşı çıkıştan başka çözümümüz yok...

26 Eyl 2016
paylaş