Nâzım diyor ki 2

24.6.1959

Sayın Dinleyiciler,
Yobazlığa karşı savaş ne demektir konusu üzerinde bir yazı dinliyorsunuz:
Yeşil Sancak - Kara Kuvvet No.1

“Atatürk’ten büyük ve kuvvetli bir insandır Menderes, Atatürkçülük ne demektir? Ben Menderesçiyim.”

Bu sözleri geçen yıl sonlarında Erzurum D.P. il kongresinde yobazın biri söylediydi. Yanılmıyorsak, o kongrede bu lâfları 115 delege, on milletvekili, bir de hükümet komiseri dinlediydi. Yine o zamanlar, Erzurum’da dolaşan kuvvetli söylentilere göre, Adnan Menderes, bu yaveleri savuran yobaza Başvekâlet örtülü ödeneğinden on beş lira yollamıştı.

Atatürkçülük, Menderesçilik. Atatürkçülük ne demektir, bazı işlerde. Menderesçilik ne demek?

Atatürkçülük: dinin politikaya âlet edilmemesidir, dinle devletin birbirinden ayrılmasıdır, medeni kanundur, kadınların siyasi haklarıdır, yeni harflerdir, yeni kıyafettir, çarşafa karşı savaşı kabul etmektir. Kara kuvveti, her baş kaldırdığı yerde, tepelemek demektir. Gelelim Adnan Menderesçiliğe. Bu işlerde Menderesçilik: Dini politikaya âlet etmek, imam nikâhına göz yummak, eski harflerin hortlamasını kolaylaştırmak, camilerde kendi adına bir çeşit hutbe okutmak (geçen Ramazanda törenle açılan Eyüp Sultan camisinde okunan soyundan) demektir.

Menderesçilik, Türk sancağının üstüne tuğralı yeşil sancağı çekmek demektir. Emir dağında niçin çekildi kara kuvvetin bu yeşil sancağı? Onu niçin dalgalandırıyor Adnan bey?

Kanlı Rus çarlarından biri demiş ki: Rusya’da benim dayandığım iki kale var, biri votka, biri papaz.

Adnan beyin de bir yandan rakıya, bir yandan yobaza dayanmasında şaşılacak ne var? Menderesin diktatörlükte o Rus çarından farkı ne? Memleketin bugünkü hâli, açlığıyla, sefaletiyle, işsizliğiyle, okulsuzluğu, hastanesizliğiyle o Çarın devrindeki Rusya’dan da beter değil mi? Halka, ekmek, ilaç, kitap, iş vermeyen küçük diktatör, onun dinî duygularını sömürüp iktidarını sağlamlaştırmağa çabalıyor. Halka cahil kalmak hürriyetinden başka bir hürriyet tanımayan Menderes onun üstüne yobazları saldırtıp istibdat zincirini pekleştiriyor. Memleketi bir avuç dolara satan Başbakan, halkın milli haysiyet duygularını Yeşil sancağın gölgesinde uyutmak istiyor.

Yeşil sancağın dalgalandığı direğin köküne indirilecek her balta, Adnan Menderes’in tahtına ve yarın o tahta çıkarsa onun gibi davranacağından hiç şüphemiz olmayan İsmet Paşanın umutlarına indirilmiş demektir. Böylece de, bugün kara kuvvete karşı savaşmak, millî bağımsızlığımız ve hürriyetlerimiz için savaşmak demektir.

28 Haz 2016
paylaş