Nâzım diyor ki 3

25.6.1959 N.H.

Kore Harbi ve yobazlar hakkında:
Yeşil Sancak, Kara Kuvvet No. 2

Yobazların saltanatının yakın tarihimizde kimlerin eliyle ve nasıl kurulduğunu bilmeliyiz. Bu bilinmeden kara kuvvete karşı başarıyla dövüşmenin yolu yok. Halkımızın ruhunu yeşil sancaklı yılanın ağusundan kurtarmak isteyenler 1950 seçimlerini hatırlasın. Demokratlar başta, seçime resmen katılabilen bütün partiler, bir tek fazla oy alabilmek için, yobazların karşısında rükua vardıydı.

Aynı yıl Kore harbi başladı, Amerikalılar asker göndermemizi emretti, Menderes’i İsmet’i bu emre boyun eğdi.

Türk delikanlılarını yedi deniz ötesi ve adını bile işitmeikleri bir memlekete öldürmeğe ve ölmeğe göndermek zordu. Bu zorluğa karşı bir yandan polis ve kışla terörüne baş vuruldu. Kore harbine katılmamızı protesto edenler, bu cehenneme gitmek istemeyenler hapislere atıldı. Askerî mahkemelere verildiler. Bir yandan da, iktidardaki, muhalifi, Amerika’ya satılan bütün parti liderleri, yobazların önünde secde etti. Türk askerinin çoğu dindardı. İslam dininin Amerikan dolarına âlet edilmesi gerekiyordu.

Camilerde yobazlar:
‒Kim ki Kore’ye gider de orda bir komünist keserse mekânı cenneti âlâdır, diye vaazlara başladı Hattâ, iki komünist kesenin cennette çoluğunu çocuğunu da götürebileceği tebşir edildi.

Radyolar bu vaazları memlekete yaydı. Canından bezmiş fakir, aç, Türk köylü çocukları cenneti âlâda baklava böreğe kavuşabilmek için Kore’de şehitlik şerbetini nuş etmeğe çağırıldı.

İşte o gün bu gündür yeşil sancak Demokrat Partisi’nin sancağı olmuştur. Kara kuvvet Kore’de dökülen kanlarla beslenerek böyle sermirmeğe başladı.

Yobazların iftar sofrasına Kore’de ölenlerin param parça etlerini koyanlar, onlara, Atatürk inkılaplarını da domuz dişleriyle kemirmek imkânını verenlerdir. Bu iftar sofrasında hizmet eden baş garson Menderes’in yanında, elinde kanlı peçetesiyle İsmet de var. Bu kan, Kore topraklarında kardeşlerini öldürüp ölen Mehmetçiğin kanıdır. Türk halkı bu kanın hesabını soracaktır.

14 Tem 2016
paylaş