Çılgın projeler

İktidar belediyeleri doğanın akciğerlerini kökünden söküyorlar.

Üsküdar Validebağ Korusunu ilk kez gördüm. Koru, İstanbul’un akciğerleri durumunda. Burayı görmeme, korunun talan edilmesine karşı çıkan Validebağ Gönüllüleri’nin yaptıkları basın açıklaması sebep oldu.

Yerel seçimlerde AKP adayları çılgın projelerle halkı şaşırtıyor. İstanbul’da Kadir Topbaş her yere metro diyor. Ankara’da Melih Gökçek Ankaralıları teleferik ile taşıyacak. Üsküdar adayı da Validebağ Korusunu Hyde Park ve Central Park yapacak. Sıradan olmak artık onları kesmiyor. Ya flaş isim olacaklar, ya da uçuk kaçık projelerle seçim kazanacaklar. Aslında doğru da düşünüyorlar. Çünkü Kanal İstanbul gibi çılgın proje mucidi Başbakan'la, ancak çılgın projelerle “Beraber yürüdük biz bu yollarda” diyerek yol arkadaşlığı yapabilirler.

İstanbul’un akciğerleri yerinden sökülüyor
22 Şubat Cumartesi günü, Validebağ Gönüllüleri tarafından, AKP Üsküdar belediye başkan adayı Hilmi Türkmen’in doğa katili projesine karşı eylem yapıldı.

Validebağ Gönüllüleri, şunları dile getirdi: Karacaahmet Mezarlığından sonra İstanbul’un ikinci akciğerleri ve büyük yeşil alanı olan, içinde binlerce ağacı, çoğu göçmen yüzden fazla kuş türü barındıran Validebağ Korusu, AKP’li başkan adayının iştahını kabarttı. Türkmen ve ekibi, 354 dönümlük, öğretmeneviyle birlikte devlet hastanesi, sağlık meslek lisesi bulunan ve 1. derece doğal SİT alanı olan koruyu Hyde Park ve Central Park yaparak rantiye tarihine imza atmayı planlıyor. Milli Eğitimle bir bahaneyle protokol imzalayan Üsküdar Belediyesi, korunun temizlik ve güvenliğini üzerine aldı. Fakat hiçbir iyileşme sağlamadığı gibi döşediği parkelerle yeşil görüntüyü bozdu. Koruya seyir terası, gözlem kulesi, gölet, tiyatro salonları, açık amfi ve daha ne olduğu belli olmayan hidrolik koruma alanları yapacakmış. Biz de diyoruz ki, çocuklarımızın en büyük ihtiyacı ağaçların, çiçeklerin, böceklerin arasında, toprağın, otların üzerinde koşup oynamak, bol oksijen almaktır. Koruya yapılacak herhangi bir tesis, çocukların yararlandığı bu doğal ortamı bozacaktır. Türkmen’in koruyu rant alanı değil, korunacak bir alan olarak görmesini istiyoruz. Torunlarımıza miras bırakacağımız en büyük varlık budur, buna zarar verecek her girişime, Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, Eğitim Sen, Emekli Öğretmenler Derneği, Mimarlar Odası İstanbul Şubesi, Validebağ Gönüllüleri olarak karşı çıktık, karşı çıkmaya devam de edeceğiz

Payımıza kömürün zehrini solumak düşüyor
Yaşanabilir Zonguldak Platformu tarafından Eren Enerji’nin yeni santral projesine karşı, Zonguldak, Bartın ve Ereğli’den gelen çevrecilerle birlikte Işıkveren’de eylem yapıldı. Eyleme Zonguldak Belediye Başkanı da destek verdi. Platformun açıklamasında şunlar denildi: “Bugün Zonguldak’ta toplu mezarlığın önünde toplandık. Hepimiz biliyoruz ki arkamızda gördüğünüz, bu inşaatın temel kazısı değil, Zonguldaklıların toplu mezar kazısıdır. Ülkede hava kalitesinin en düşük illeri arasında yer alan kentte yalnızca hava değil, yaşam hakkını da elinden alacak tesisisin çalışmaları yükselecektir. En son söylenecek sözü en başta söylüyoruz, buna izin vermeyeceğiz. Denizden vakumlayarak aldığı suya çeşitli kimyasallar katıp ısıtarak tekrar denize veren santral, denizin o bölgesinde milyonlarca balığı katletmektedir. Yüzey ısısını 4 derece arttıran ve Akçakoca’dan Amasra’ya kadar planlanan santrallerin tamamı, ithal kömüre dayalı olarak yapılıyor. Payımıza kömürün zehrini solumak düşüyor. Başta şirket yetkilileri olmak üzere ekolojiyi bozan, doğa katliamına göz yumanlar yargı önünde mutlaka hesap vereceklerdir. İki elimiz, kanserin kaynağını kurutmak yerine, yeni kanser merkezleri açan devlet yetkililerinin yakasında olacaktır.”

“Parasız yaşanır, havasız yaşanmaz”, “Doğayı hor gören, yarını zor görür”, “Bize iş değil, ölüm vaat ediyorsun”, “Doğa güldürür, termik öldürür”, “Termiğe inat, yaşasın hayat” diyen küçücük dövizlerin anlamlı sözleri, çılgın projecilere öyle bir ders verecekler ki, bir daha akıllarından çıkmayacak.

25 Mar 2014
paylaş