zeytinyağı – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Thu, 23 Nov 2023 12:45:27 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.5 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png zeytinyağı – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 Zeytin ve zeytinyağında fiyattan başka sorunlar da var https://yenidunya.org/basindan/27990/zeytin-ve-zeytinyaginda-fiyattan-baska-sorunlar-da-var/ Thu, 23 Nov 2023 05:19:15 +0000 https://yenidunya.org/?p=27990 Zeytin ve zeytinyağında iklim krizi, destekleme, tağşiş ve sahtekarlık, işçi sorunu, hasat, verimlilik, lisanslı depoculuk gibi daha bir çok sorun var. Bu sorunların çözümü için bütüncül bir yaklaşım gerekiyor.

Türkiye, dünyanın önemli zeytin üreticisi ülkelerden birisi olarak çözmesi gereken bir çok sorunu ve planlaması gereken pek çok konusu var. Zeytin ve zeytinyağı fiyatları gündemde olduğu için tartışıyoruz. Ancak, hiç gündeme gelmeyen çok daha önemli konular da var.

İklim krizinin zeytinciliğe etkileri, destekleme, zeytinyağında tağşiş ve sahtekarlık, işçi sorunu, hasat, verimlilik, markalı ve ambalajlı ihracat, lisanslı depoculuk gibi daha bir çok konu var.

Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi koordinatörlüğünde her yıl rekolte tahmin çalışmaları yapılıyor. Bu çalışmalar uzman ekiplerse sahada yürütülüyor. Üretici, sanayici, tüccar, ihracatçı, kooperatif yöneticileriyle görüşülüyor. Her yıl saha gözlemleri, sorunlar ve çözüm önerileri rekolte tahmin raporunda ayrıntılı olarak yer alıyor. Ancak, herkes rekolte rakamına ve fiyata odaklandığı için Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı da dahil bu tespitler ya hiç okunmuyor ya da okunuyor ama gereği yapılmıyor.

Bu yıl yapılan rekolte tespit çalışmalarında “İzlenim, Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlığı altında saha gözlemleri, sektör temsilcilerinin istekleri, talepleri ve çözüm önerileri raporda ayrıntılı olarak yer alıyor.
Zeytin ve zeytinyağında öne çıkan konular, sorunlar ve çözüm önerileri özetle şöyle:


İklim krizi korkutuyor

1- İklim değişikliğinin zeytinciliğe etkisi: Son yıllarda iklim değişikliğinin etkileri dünyada ve ülkemizde kendisini çok daha güçlü hissettirmeye başlamıştır. İklim değişikliği nedeniyle toprak ve su rejimleri değişime uğramakta, tarımsal üretim azalmakta ve gıda güvenliği tehlikeye girmektedir. Nitekim iklim değişikliğinin sebep olduğu kuraklık, fırtına, sel vb. gibi ekstrem iklim olaylarının sık ve şiddetli bir şekilde yaşanıyor olması ile bunların zeytin tarımı üretimi üzerindeki olumsuz yönde etkileri de yoğun olarak hissedilmeye başlamıştır. Bu etki sadece üretimin miktarında değil, aynı zamanda elde edilen yağın kalitesinde ve kompozisyonunda da değişimlerin oluşmasına neden olmaktadır.

Zeytincilik faaliyetlerinin yeteri kadar yapılamaması ve küresel iklim değişikliğinin sektöre olumsuz etkilerinin sonucu olarak; yeni dikim alanları için iklim değişikliği dikkate alınarak bu tür tehditlere karşı daha dayanıklı olabilecek rakım, konum ve toprak yapısındaki alanların belirlenmesi, havza bazlı destek modelinde Avrupa Birliği’nde daha az kayırılmış alanlar denen ve ülkemizde geleneksel meyilli alanlardaki zeytinlikler için ilave desteklerin verilmesi önemle talep edilmektedir.

Zeytinyağına 10 lira, zeytine 2 lira prim verilmeli

2- Destekler yetersiz: Tarım ve Orman Bakanlığı 2022 yılı Bitkisel Üretime Destekleme Ödemesi Yapılmasına Dair Tebliğ’de zeytin üreticisine, Çiftçi Kayıt Sistemi(ÇKS) kayıtlarında belirtilen alan dikkate alınarak dekara 63 lira mazot ve dekara 21 lira gübre desteği olmak üzere toplam 84 lira (2023 ürünü için mazot desteği dekara 86 lira, gübre desteği ise 21 lira olarak uygulanacak) destek veriliyor. Zeytinyağında kiloda 80 kuruş, dane zeytinde kilo başına 15 kuruş fark ödemesi desteği var. Bu desteklemeler görüldüğü gibi çeşitli kalemlerde verilmekte ancak küçük aile işletmeciliğinin yoğun olması, dosya hazırlama, bürokratik zorluklar vb. gibi nedenlerle yeterince başvurunun olmamasına dolayısıyla toplam verilebilecek desteklerin çok az bir kısmından üreticinin faydalanmasına yol açılmaktadır.

Avrupa Birliği’nde olduğu gibi piyasayı düzenleyici fiyat ve destek modellerinin ve yaklaşık/eşit miktarların uygulanması, zeytincilik sektöründe ürün ve üretim maliyetinin düşürülmesinde mutlak gerekli görülen ve zeytincilikte kullanılan girdilerden başta gübre, akaryakıt ve enerjinin ucuzlatılması gerekmektedir. Sektörün tüm bileşenlerinin ortak talepleri de dikkate alınarak, Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi olarak öncelikli önerimiz, 1998 yılında ilk defa litre başına 40 cent olarak verilmeye başlanan zeytinyağı priminin (zeytinyağı fark ödemesi) günümüzdeki karşılığı olan 80 krş/kg yani yaklaşık 3 Cent/Avro kadar düştüğü dikkate alınarak zeytinyağına verilen fark ödemesi ya da primin kilo başına en az 10 lira, dane zeytine ise kilo başına 1,5-2 lira olarak günümüz koşullarına göre güncellenmesidir.

3- Hastalık ve zararlılarla mücadele: Zeytin hastalık ve zararlıları ile mücadelede yeni yaklaşım ve yöntemlerin geliştirilmesi, geniş spektrumlu ilaç tüketiminin minimize edilmesi, düzenli ve yüksek verimli, ihracata uygun zeytin çeşitlerinin tercih edilmesi önerilmektedir.

Bölgeye göre çeşit seçilmeli, deliceler aşılanmalı

4- Çeşit seçimi ve hasadın önemi: Çeşit seçiminde bölgesel adaptasyon önemli olup, coğrafi yöre ile özdeşleşmiş çeşitlerin kendi bölgelerine dikiminin teşvik edilmesi, bölgesel bir “Envanter Projesi” hazırlanarak kayıt dışı ağaçların tespit edilerek, dikime uygun zeytin alanlarının ağaçlandırılması önerilmektedir.

Bölgelerde bulunan “deliceler” aşılanmalı ve 300-400 metre rakımlı, bozuk orman arazilerinde “zeytinlik” tesisine izin verilmelidir. Firesiz ve hızlı zeytin toplama için mekanik hasadın özendirilmesi ve plastik kasa, örtü malzemesi ağlar vb gibi yardımcı malzemelerin temini ve üretimini kolaylaştıracak önlemlerin alınması, zeytin hasat makineleri küçük ve orta büyüklükteki üreticilerin alımını kolaylaştırmak üzere desteklenmesi gerekmektedir. Ayrıca, gövde ve anadal sarsıcı gibi büyük makinaların da teşvik kapsamına alınması önerilmektedir.

İthal fidan çeşitlerinin ülkeye girişi yasaklanmalı

5- İthal çeşitlere dikkat: Son yıllarda küresel fidan üretici firmalar Arbequine vb. gibi çeşitleri üretici ülkelere ihraç etmek için büyük çaba sarfetmekte ülkemizde de sözde bazı tarım uzmanı meslektaşlar bu çeşitlerin olumlu reklamını yapmakta ve adaptasyon çalışmaları vs. yapılmaksızın bu fidanlar bölgelerde dikilmeye devam etmektedir. Ülkemiz zeytin ağacının anavatanı ve gen merkezidir. Mevcut çeşitlerimiz dünyanın en değerli çeşitleri olup klon seleksiyonlarıyla daha verimli ve kaliteli meyve üretebilir hale gelebilecek kapasiteye sahiptirler. Daha da önemlisi bu bölgelerde yüzlerce yıldır adapte olmuş özellikle küresel iklim değişikliğinden en az zarar görmüş, xycella fastidiosa gibi hastalıklar ise diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde görülmemiştir. İthal çeşitlerin ülkemize girmesi küresel sermayenin kazancını arttıracağı gibi beraberinde birçok hastalık, zararlı ve adaptasyon sorununu ve dahası çeşitlerimizin piçleşmesine yol açarak kültürel mirasımıza da onulmaz zararlar verecektir. Kesinlikle engel olunmalıdır. Girişi behemehal yasaklanmalıdır.

6-Veriler ve rekolte tespiti: Sektörle ilgili istatistiki veriler güncel olmadığından rekolte tahmin çalışmaları uzmanların sadece tecrübeleri ve gözlemlerine dayanarak yapılmaktadır. Başta ağaç sayısı olmak üzere, sektördeki verilerin güncelleştirilmesi gerekmektedir. Uzaktan algılama sistemleri kullanılarak, bir coğrafi bilgi sistemi ve güvenilir veri tabanı oluşturulmalıdır. Bunun için oluşturulacak projeye Avrupa Birliği, Bakanlığımız ve sektör temsilcilerince destek sağlanması uygun olacaktır.

7- Ar-Ge çalışmaları desteklenmeli: Zeytincilik üzerine yapılan Ar-Ge çalışmalarının daha yüksek bütçeler ile desteklenmesi ve sektörün modern tekniklere ulaşımının sağlanması önerilmektedir. Zeytinin toplanmasından zeytinyağı elde edilmesine, işlenmesinden depolanması ve ambalajlanmasına kadar olan süreçte kalite kayıpları sıkça gereçkleşmektedir. Bu kayıpların önüne geçebilmek için üretici ve sanayicilere kalite kayıpları konusunda bilgilendirme amaçlı eğitimler verilmeli, hasat sezonunda kontroller yapılmalı, kaliteli yağlar prim sisteminde ayrıca değerlendirilmelidir. Ayrıca zeytinyağı ticareti yapan, bölgelerinde üreticilerden zeytinyağı toplayarak toptan ya da perakende ticareti ile uğraşan kişilerin yetkilendirilmesi için eğitilerek sertifika almaları sağlanmalıdır.

8- Lisanslı depo: Lisanslı Depoculuğun teşvik edilmesi, modern laboratuvarlarda kalite kontrollerinin doğru bir şekilde yapılarak sağlıklı depolama sistemlerinin kurulması teşvik edilmelidir.

9- Prina ve kara su sorunu: Zeytinyağı sektörümüzün yan ürünü olan prina ve karasu, çevreyi kirletici olarak algılanmakta bu durum sanayicilerimizin özellikle atık su deşarj sorununa yönelik çözüm sağlanamadığı için sektörde ciddi sıkıntılara neden olmaktadır. Bu kapsamda Merkezi Madrid’de bulunan Uluslararası Zeytin Konseyinin (IOC) Fonds Commun pour les Produits de Base (CFC) ile birlikte gerçekleştirdiği “Recycling of Vegetable Water and Olive Pomace on Agricultural Land” konulu CFC/IOOC/04 no’lu proje raporu dikkate alınmalıdır. Bu durumda hem sentetik gübre kullanımı azaltılabilir, hem bilinçsiz gübre kullanımı önlenmiş olur ve hem de sektörümüzde sürekli olarak çevre kirliliğine neden oldukları gerekçesi ile ceza ödemek zorunda bırakılan sanayicimizin ürünleriyle katma değer yaratmasına imkan sağlanmış olacaktır.

10- Afrin yağı: Sektörümüzün diğer bir önemli sorunu ise, Afrin’den ihraç kaydı ile getirilen ve serbest bölgelerde işlendikten sonra ihraç edilmesi gereken zeytinyağının; iç piyasaya arz edilmesi, ticarette haksız rekabet yaratılması ve bu sürecin yüksek üretim maliyetleri altında ezilen üretici fiyatları üzerine baskı yaratması sorunudur.

11- Taklit ve tağşiş: Sektörümüzün yıllardır devam eden en önemli sorunu taklit, tağşiş ve kayıt dışılık sorunudur. Özellikle son yıllarda taklit ve tağşişle mücadelede Bakanlığımız denetmenlerince çok sıkı denetim yapılmasına rağmen bu olay yeterince önlenemiyor. Bunun temel nedeninin; cezaların ve kayıt dışı ( markasız ya da sahte markalı) üretimlere yönelik denetimlerinin yetersiz olduğu belirlenmiştir. Taklit ve tağşiş, haksız rekabetin artması ile kayıt dışılığın önlenememesi hem kalite artışını ve hem de sektörün büyümesinin önündeki en önemli engel olmaktadır. Meclis’te bekleyen yasanın bir önce kanunlaşması, cezaların caydırıcı olması konusunda sektörün beklentileri olduğu gözlenmiştir.

12- Bütüncül yaklaşımla sorunlar çözülmeli: Sürdürülebilir tarım, sürdürülebilir ticaret kısacası sürdürülebilir sektör için değer zinciri içinde tüm halkaların eşit olarak yer alması ve haksız rekabetin önlenmesi büyük önem arz etmektedir. Bu kapsamda hem üretici maliyetlerini düşürücü tedbirlerin alınması, hem ihracatçımızın uluslararası pazarda rekabet edebilmesi ve hem de tüketicimizin makul fiyatlardan ürünü tüketebilmesinin sağlanması gerekmektedir. Bu bakımdan bütüncül bir yaklaşımla tüm sorunlar ele alınmalı, analiz edilmeli ve çözüm yolları uygulanmalıdır.

Özetle, zeytin ve zeytinyağında çözülmesi gereken birçok sorun var. Çözüm için bakış açısının değişmesi gerekiyor. Yukarıda 12 maddede özetlediğimiz sorunlar ve öneriler için atılacak her olumlu adım ülke zeytinciliğinin geleceği için büyük önem taşıyor.

]]>
Zeytinyağı ulaşılmaz oldu https://yenidunya.org/yurt/27883/zeytinyagi-ulasilmaz-oldu/ Fri, 17 Nov 2023 09:02:28 +0000 https://yenidunya.org/?p=27883 Zeytinyağı 600 TL’yi görebilir

Geçen yıl 74 lira olarak açıklanan alım fiyatı bu sezon 295 liraya yükselen zeytinyağı, 315 liradan raflara girdi. Fiyatların 500 lirayı aşabileceği belirtiliyor. Konu ile ilgili TARİŞ’ten açıklama geldi. Peki, en sağlıklı zeytin yağı hangisi, riviera mı sızma mı tercih edilmeli? Fiyatlar neden bu kadar pahalı?
Geçen yıl gerek fiyat, gerekse rekolte anlamında altın sezonunu yaşayan zeytinyağında, bu sezon ciddi bir rekolte düşüşü bekleniyor. Hem düşük üretim, hem yüksek enflasyon, hem de dünya fiyatlarının etkisiyle zeytinyağı fiyatlarında büyük bir artış olacağını belirten sektör temsilcileri, geçen yıl bu zamanlar 115 TL dolayında olan 1 litre perakende zeytinyağı fiyatının şu an 300 TL’yi aştığını, bunun 600 TL’ye kadar çıkabileceğini dile getirdi.
Geçen yıl dünyanın en büyük zeytinyağı üreticileri olan İspanya ve İtalya’da kuraklık nedeniyle rekoltenin yarıdan fazla düştüğünü, buna karşın Türkiye’nin tarihinin en yüksek rekoltesine ulaştığını hatırlatan Aydın Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur, “Bu yıl dünya rekoltesi yanında Türkiye’de de rekolte gerileyecek. Buna karşın zeytinyağına talebin artmaya devam etmesi fiyatları yukarı çekiyor. Tariş 0,3-0,5 asit zeytinyağı alım fiyatını 295 TL olarak açıkladı. Bu da perakende fiyatının artacağını gösteriyor. Beklentimiz zeytinyağı perakende fiyatlarının 320 TL’nin altında olmayacağı yönünde. Geçen yıl bu zamanlar zeytinyağı perakende fiyatı 115 TL idi” diye konuştu.

‘Zeytinde yok yılı olduğu için perakende fiyatları önümüzdeki aylarda daha da artabilir’
İzmir Ticaret Borsası Meclis Üyesi Mehmet Alp ise Tariş’in beklentilerin üzerinde fiyat açıklamasının piyasa fiyatlarını tetiklemek amacıyla değil, ürünün şu anda piyasada az bulunması nedeniyle olduğunu anlatarak, “Üretici de açıklanan bu fiyatlardan memnun. Güneyde sızma zeytinyağının perakende fiyatları 280-300 TL arasında. Kuzey bölgelerinde ise bu rakam 400 TL’ye yaklaşıyor. Zeytinde yok yılı olduğu için perakende fiyatları önümüzdeki aylarda daha da artabilir” dedi.

‘Perakende fiyat şu an 400 TL civarında, bu darlık sürerse 500-600 TL seviyelerinde seyir edecek’
Tariş’in açıkladığı fiyatın geçen senenin yüzde 300’üne denk geldiğini belirten Edremit Körfezi Zeytin ve Zeytinyağı Üreticileri Federasyonu Başkanı Mehmet Hakkı Semercioğlu, “Dünya fiyatlarına baktığımızda bu son derece normal. Bugün İspanya’daki raf fiyatlarının yaklaşık 10-15 Euro olduğunu görüyoruz. 2023-2024 sezonuna girdik. Ulusal Zeytin Zeytinyağı Konseyi’nin (UZZK) belirttiği gibi Türkiye’de bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 60-65 civarında ürün azlığı var. Üstelik kalite de önceki yıllara göre çok daha düşük. Hem iyi yağ az, hem de üretim az. Fiyatlar artmaya devam ederse tüketicimizi kaybedeceğiz. Perakende fiyat şu an 400 TL civarında, bu darlık sürerse 500-600 TL seviyelerinde seyir edecek. Bu da biz üreticileri tüketicilerinden koparır. 1,8 kilograma çıkan Türkiye’nin kişi başı zeytinyağı tüketimi önemli ölçüde azalır. Bu da önümüzdeki yıllarda sektör için tehlike arz eder. Yıllarca zeytinyağı üreticisi ürününü değerinin altında sattı. Tek çare hükümetin sübvanse etmesi. Tüketimdeki azalış bu şekilde durur” görüşünü savundu.

Marmarabirlik’te 5 litresi 1550 TL’den satıyor
Marmara Zeytin Tarım Satış Kooperatifl eri Birliği’nin (Marmarabirlik) 2023-2024 iş yılında geçerli olacak zeytin alım fiyatlarını açıklamasının ardından hasat da başladı. Geçen yıl olduğu gibi bu kampanya döneminde de kota uygulaması yapmayan Marmarabirlik, barem dışı kalan yağlık zeytin alım fiyatını da 45 lira olarak açıkladı. Bölgedeki hasatta son yıllara oranla düşük rekolte beklentisi, yağlık zeytin ve zeytinyağı fiyatlarını da etkiledi. Şu anda 1 litre natürel sızma zeytinyağını 315 TL’den ambalajlı olarak satışa sunan Marmarabirlik, aynı ürünün 5 litrelik teneke kutulu halini ise 1550 TL’den satıyor.

‘Sızma almaya gücü yetmeyen tüketiciler riviera veya rafine zeytinyağı tüketebilir’
Bu yıl Tariş’in zeytinyağı alım fiyatını kilogram başına 295 TL olarak belirlemesi sonrası perakende fiyatların geleceği seviye endişe yaratmıştı. Yeni hasat ürünler sonrası bir litre zeytinyağının 400 liradan başlayacak olmasına yönelik endişelerin ardından açıklama yapan TARİŞ Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Hilmi Sürek, “165 liraya da zeytinyağı var” açıklamasında bulundu.
Sürek, alım fiyatlarının, 30 kooperatiften gelen piyasa fiyatları, ürün rekoltesi, üretici ortaklarının rekolte taahhüt miktarları, ürünün kalite durumu, stok miktarı, satış hedefleri, yurt dışı piyasa bilgileri ve rekolteleri, ürün bedeli ödeme vadesi dikkate alınarak belirlendiği bilgisini verdi.
“Tüketici ekonomik durumuna göre zeytinyağı yiyebilecektir” diyen Sürek, “Tüketici için tek bir zeytinyağı yoktur. Mevcut durumda çeşitli sınıflarda uygun fiyatlarla zeytinyağı bulunmaktadır. Sızma almaya gücü yetmeyen tüketiciler riviera veya rafine zeytinyağı tüketebilecektir” diye konuştu.

Riviera zeytinyağı nedir?
Sızma zeytinyağı için zeytin ezilme ve parçalanma gibi bazı işlemler görür. Riviera ise rafine zeytinyağının ısıtılıp kimyasal işlemlerle temizlenmesi ve natürel yağ ile karıştırılmasıyla elde edilir.

Riviera ve sızma zeytinyağı arasındaki fark nedir?
Natürel sızma zeytinyağı dallardan toplanan zeytin meyvesinden üretilir. Riviera zeytinyağı ise ağacın dibine düşen zeytinlerden üretilir.

En sağlıklı zeytinyağı hangisi?
Uzmanlar en sağlıklı zeytinyağının kesinlikle ‘erken hasat soğuk sıkım saf sızma zeytinyağı’ olduğunu belirtiyor. Besin değerinin maksimum seviyede olduğu sızma zeytinyağında yüksek oranda polifenol, aromatik bileşen, antioksidan bulunuyor. Bununla birlikte diğer yağlara kıyasla zeytinyağına acı tadını veren ‘oleuropein’ maddesi yönünden de zengin.

Kaynak: Sputnik

]]>
ABD, zeytinyağı tüketimini özendiriyor https://yenidunya.org/yurt/27839/abd-zeytinyagi-tuketimini-ozendiriyor/ Wed, 15 Nov 2023 11:04:15 +0000 https://yenidunya.org/?p=27839 1950’li yıllar Marshall Planı’nı akıllara getirdi!

Kuzey Amerika Zeytinyağı Birliği (NAOOA), yüksek fiyatların olduğu mevcut durumda tüketicinin zeytinyağının özgünlüğüne ve kalitesine olan güvenini daha da güçlendirmek amacıyla ABD’de bir çalışma başlattığını duyurdu.
Derneğe göre, Avrupa ve Akdeniz’in diğer bölgelerindeki kuraklık, verim düşüklüğüne ve küresel zeytinyağı arzında ayarlamaya neden oldu. Dolayısıyla bu piyasa koşullarının önümüzdeki birkaç ay boyunca zeytinyağı fiyatlarını tarihi yüksek seviyelerde olması bekleniyor. Bu koşullar ışığında NAOOA çalışması, tüketicilerin satın aldıkları zeytinyağının orijinalliği ve kalitesine olan güvenini daha da güçlendirmeyi amaçlıyor.

“Güçlü” bir gıdaymış!
Zeytinyağı için politikalarında aşağıdakileri konular anlatılıyor:

  • Zeytinyağı kalp ve beyin sağlığını destekler ve bazı kanserlerden demansa kadar çeşitli hastalıklara karşı koruma sağlayabilir.
  • Nispeten düşük su ihtiyacı olan kalıcı bir mahsulden üretildiği için gezegen için de iyidir.
  • Ayrıca, küresel zeytinyağı üretimi, her yıl 7 milyon nüfuslu bir şehrin karbon emisyonlarını emmektedir.
  • ABD’li araştırmacılar zeytinyağını “güçlü” bir gıda olarak tanımlayarak, sağlıklı faydalarını savunuyorlar.

Şimdi soralım…
ABD mısırı en fazla üreten ülkedir. ABD, stoklarındaki fazla mısırı tüketmek için, ülkemizde 1940-1950 yıllarında zeytinyağı kanser yapar haberleri verdirip, elindeki mısırözü yağını, margarini ülkemize sokmadı mı?
Üstelik elimizdeki zeytinyağını dolarla alıp, ucuz yağı bize satmadı mı?
O dönem zeytin ağaçlarının sökülmesine neden olmadı mı?
Marshall Planı’nı bir kez daha araştıralım ve unutmayalım. Dünyada ticarette her şeyin mübah olduğu bir dönemden geçiyoruz.

Kaynak: Tarımdan Haber

]]>
Zeytin ülkesinde zeytinyağı tüketemeyeceğiz! https://yenidunya.org/yurt/27656/zeytin-ulkesinde-zeytinyagi-tuketemeyecegiz/ Thu, 09 Nov 2023 10:29:33 +0000 http://eskiruya.org/?p=27656 TARİŞ zeytinyağı alım fiyatını 295 lira olarak açıklarken, üreticide 250 lira maliyetle çıkan zeytinyağı, raflarda 400 liradan satışa sunuluyor.
TARİŞ zeytinyağı alım fiyatını açıklarken, uzmanlar da insanların artık zeytinyağını ihtiyaçlar listesinden çıkarmak durumunda kalabileceğine söylüyor. Sektör temsilcileri zammı, girdi maliyetlerinin yüzde 150 artmasına bağlıyor. Zeytinyağının satışta litresinin 400 lirayı geçmesi bekleniyor.

Neden bu kadar pahalı?
Zeytinyağı üretiminde bu yıl, dünyayı da etkisi altına alan küresel iklim nedeniyle geçen seneye oranla düşük rekolte bekleniyor. 2022’de 421 bin ton olan üretimin bu yıl 180 bin tona kadar düşeceği tahmin ediliyor.
Geçen yıldan kalan 150 bin tonla birlikte Türkiye’nin bu seneki stoku 330-350 bin tona ulaşıyor.
Ancak fiyatların yüzde 100’ün üzerinde artacağı tahmin ediliyor. Türkiye’nin iç pazarda 150-200 bin ton tüketimine rağmen zeytinyağındaki yüksek fiyatları değerlendiren sektör temsilcileri, girdi maliyetlerini gerekçe gösteriyor. Üretim, toplama, işleme, şişeleme ve lojistik maliyetlerinin geçen yıla göre yüzde 150 arttığı belirtiliyor.

Tarım girdi maliyetleri yüksek
Dünyanın aksine Türkiye’de fiyat artışının yüksek talepten değil, maliyetlerdeki artıştan kaynaklandığına dikkat çeken Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TDGF) Yönetim Kurulu Başkanı Demir Şarman da girdilerin döviz kurlarıyla bağlantılı olduğuna işaret etti. Şarman “Dünyayla ayrışmanın nedeni bu” ifadesini kullandı.
Fiyat artışlarının yükselen tarımsal girdi maliyetleri nedeniyle olduğunu belirten gıda sanayi sektörü, krediye erişim noktasında kolaylık talep ediyor.
Piyasayı sahte zeytinyağı dolduracak
Zeytinyağı taklit ve tağşişi yapılabilen en uygun ürün. Muhtemel fiyat artışında bu yıl çok fazla taklit ürünün piyasaya girebileceği uyarısında bulunan sektör temsilcileri “Zeytinyağına ayçiçeği, pamuk veya fındık yağı karıştırılıyor. Bakanlığın özellikle bu seneye dikkat etmesi gerek. Denetimler arttırılmalı” çağrısı yaptı.

]]>