yurttaş birlikteliği – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Sat, 06 Dec 2025 13:53:03 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.5 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png yurttaş birlikteliği – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 Emekliler ve Emekçiler Ankara’da haykırdı: “Yurttaş birlikteliği bir ülkenin temelidir” https://yenidunya.org/yurt/33450/emekliler-ve-emekciler-ankarada-haykirdi-yurttas-birlikteligi-bir-ulkenin-temelidir/ Sat, 06 Dec 2025 12:05:04 +0000 https://yenidunya.org/?p=33450 Yurttaş Birlikteliği’nin çağrısıyla çok sayıda demokratik kitle örgütü, emekli ve emekçi sendikaları ile siyasi partilerin de destek verdiği “Emeklilerin ve Emekçilerin Bütçe Hakkı” mitingi öncesinde Atatürk Kültür Merkezi (AKM) önünde toplanan yurttaşlar, mitingin yapılacağı Tandoğan (Anadolu) Meydanı’na yürüdü.

AKM önünde sabah saatlerinde toplanan yurttaşlar, “AKP’den hesabı emekliler soracak”, “Hak, hukuk, adalet” ve “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganları atarken, ellerinde “Gençler bütçeden hakkını istiyor”, “Emekçiler bütçeden hakkını istiyor” ve “Kadınlar bütçeden hakkını istiyor” dövizleri taşıdı.

“Emeklilerin ve Emekçilerin Bütçe Hakkı” mitinginde konuşan Yurttaş Birlikteliği Platformu Sözcüsü Avukat Şenal Sarıhan, “Ülkenin yüzde 10’unu dahi oluşturmayan bir kesim bizim emeklerimiz ve çabalarımız üzerinden bizden yüz bin kat çok daha iyi koşullarda yaşıyorlar. Ben biliyorum torunlarınız varsa onlara artık çikolatalar alamıyorsunuz. Ekmeklerin fiyatları arttı ama evimize giren ekmeğin miktarı azaldı” dedi.

“Pes etmeyeceğiz”
Mitinge katılan yurttaşlar tepkilerini şu şekilde açıkladılar:
“Eşit hakka eşit ücret istiyoruz. Evimde nüfusum yok diye kendimi şanslı sayıyorum, oysaki yalnızlıkta çok zor”
“68 yaşındayım, bu güne kadar duymadı, o duyana kadar ölümüne kadar buradayım. Elbet bir gün duyacak, pes etmeyeceğim.”

“Evimize giren ekmeğin miktarı azaldı”
Platform Sözcüsü Avukat Şenal Sarıhan, konuşmasında şunları dile getirdi:
“Ülkenin yüzde 10’unu dahi oluşturmayan bir kesim bizim emeklerimiz ve çabalarımız üzerinden bizden yüzbin kat çok daha iyi koşullarda yaşıyorlar. Ben biliyorum torunlarınız varsa onlara artık çikolatalar alamıyorsunuz. Torunlarınız varsa onların canının çektiği bir meyveyi kilolarca taşıyıp eve alamıyorsunuz. Ekmeklerin fiyatları arttı ama evimize giren ekmeğin miktarı azaldı. Üniversiteye giden çocuklarımız varsa burs peşinde koşuyorsunuz. O burs bir tek kitap almalarına yarıyor ama o çocuklarımız barınmak, karınlarını doyurmak, beyinlerini bilgiyle donatmak istiyorlar. Eşinize onun istediği herhengi bir giyisiyi artık alamıyorsunuz. Evde iki kişi bile çalışsanız oturup hesaplar yapmak zorundasınız. Pazara çıktığınızda artık eskisi gibi pazarın en güzel saatini değil en ucuz saatini arıyorsunuz. Hatta acaba yerlere dökülmüş bir şey var mı diye bakıyorsunuz. Bu, bir ülkede yoksulluğun derinleştiğinin işaretidir.

Emekliler ve Emekçiler Ankara'da haykırdı: "Yurttaş birlikteliği bir ülkenin temelidir"

“Yurttaş birlikteliği bir ülkenin temelidir.”
Yoksulluk sınırı bile 90 bin lirayken hangimizin evine 90 bin lira maaş giriyor? Bugün parlamentoda uzun bir zamandan beri bütçe görüşmeleri var. Bütçe hakkı, emeğin hakkı anlamına gelir. Çalışmanın karşılığı anlamına gelir. Emeğimizin hakkı ne yazık ki parlamentoda karşılanamıyor. ‘Şu Meclis’in duvarları çok kalın’ derdim. Sonra o duvarların içinde de kısa bir süre bulunma ‘şansım’ oldu. Orada da içerinin ve dışarının duvarlarının ses geçirebilmesi için halkın daha yüksek sesle, daha örgütlü mücadele etmesine ihtiyaç olduğunu her seferinde gördüm. Burada taleplerimizi ortak bir şekilde ifade etmek için bulunuyoruz. Yurttaş birlikteliği aslında bir ülkenin temelidir. Eğer yurttaşlar bir aradalığı örgütlü bir biçime dönüştürebiliyor, örgütleri arasında dayanışmayı güçlendirebiliyor ve hep birlikte seslerini yükseltebiliyorlarsa halk olmayı başarmış olurlar. İşte bugün emekli sendikalarımız, derneklerimiz, kadın erkek hep birlikte Tandoğan’dan Parlamento’ya sesimizi duyurmak için bir aradayız. Bu bir aradalığı daha da büyütmek gerekiyor.”

“Bütçe hakkına ilişkin istemlerimizi, haykırmak için bir aradayız”
Mitinge katılan örgütler adına ortak açıklama yapıldı:
Yurttaş Birlikteliği (YB); güzel yurdumuzda, eşitlik, adalet, özgürlük, barış ve demokrasi içinde yaşamamız için, emekli, emekçi, işsiz, küçük üretici, esnaf, öğrenci; kadın-erkek; genç-,yaşlı, engelli tüm halkın, haklı ve meşru istemlerini savunmayı kendisine görev olarak kabul etmiştir. Bu anlayışla, bugün tam da TBMM’nde bütçe tartışmaları sürerken, bütçe hakkına ilişkin istemlerimizi, buradan haykırmak için bir aradayız.

“Sistem, bizleri, en düşük emekli maaşında ‘eşitlemek’ istiyor”
Hepimiz biliyoruz ki, emekli ve emekçiler olarak, her gün biraz daha yoksullaşıyoruz. Emeğimizin hakkı olan ve bizim çalışarak kazandığımız maaşlardan kesilen vergilerle oluşturulan bütçeden, bize ayrılması gereken pay, her gün biraz daha küçülüyor. Sistem, bizleri, en düşük emekli maaşında “eşitlemek” istiyor. Yaşam standardımız, sürekli düşüyor. Karnımızı doyurmaktan, evimizi ısıtmaya, aydınlatmaya, çocuklarımızın en sıradan gereksinimlerini karşılamaya artık gücümüz yetmiyor. Çünkü, maaşlarımız azalırken, yaşam giderek pahalanıyor.. Eti, vitrinlerde seyrediyor, semt pazarlarına gün içinde değil, pazarın dağılmasına doğru seçilmiş ürünlerden arta kalanları ya da pazarcılar tarafından atılan sebze ve meyveleri daha ucuz almak, hatta toplamak için gidiyoruz. Yazılı ve görsel basında, çöplükten yiyecek arayan emeklilere ilişkin haberler giderek artıyor., Büyüklerin, torunlarına harçlık vermeleri ya da armağan almaları tarihe karışmış görünüyor. İlköğretimdeki çocuklarımızın beslenme çantaları dolmadığı gibi, üniversitelerde okuyan çocuklarımızın bursları dahi onlara yetmiyor. Diğer yandan üniversiteleri bitirmiş kızlarımız ve oğullarımız, ev genci olarak işsizliğe mahkum edilmiş olmanın acısını yaşıyor. Bütün bunlar nasıl bir açlık ve sefalet içinde yaşadığımızın göstergeleridir.

Emekliler ve Emekçiler Ankara'da haykırdı: "Yurttaş birlikteliği bir ülkenin temelidir"

“Emeklilik, bedeli peşin ödenmiş bir haktır”
Sendikalarımızın yaptıkları araştırmalarına göre, 2025 tarihi itibariyle yoksulluk sınırı 97.159 TL ve açlık sınırı ise 29.828 TL TL!!! Ülkemizde milyonlarca emekli 16.881,00 TL gibi korkunç düşük bir maaşla, yaşamaya çalışıyor. İşçiye ise sadece 22.104 TL asgari ücret ödeniyor. Milyonlarca kamu çalışanının aldığı ücret de yoksulluk sınırının oldukça altındadır.

İnsan onuruna yaraşır bir emekli maaşı talep ettiğimizde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı; bir taraftan ülkemiz emeklilerinin durumunun dünyadaki diğer ülke emeklilerinden daha iyi olduğunu ileri sürerken bir yandan da emekli maaşını zamanında aldığımız için şükredip susmamızı tavsiye ediyor.. Maliye Bakanı ve SGK Genel Müdürü ise biz emekliler uzun yaşadığımız için düşük maaş aldığımızı ileri sürüyor. Oysa yapılması gereken, bizlerden kesilen SGK primlerinin, amaca uygun ve doğru biçimde değerlendirilmesidir. Emeklilik, bedeli peşin ödenmiş bir haktır. Maaşlarımız da emeğimizin karşılığıdır. Asla; sadaka ya da ulufe değildir.

Emekli aylıkları, bırakınız insan onuruna yaraşır bir sosyal yaşamı sürdürmeyi; barınma, beslenme, sağlık, ulaşım, giyim vs. gibi zorunlu yaşam ihtiyaçlarını dahi karşılamaya yetmediği içindir ki milyonlarca emekli tekrar çalışmakta veya iş aramaktadır. 2002 yılında yüzde 36,6 olan çalışan veya iş arayan emeklilerin oranı Aralık 2024’te yüzde 65,7’ye yükselmiş durumdadır.

“Toplumun %10’unu oluşturan mutlu azınlık milli gelirin %55,6’sına el koyuyor”
Ülkemizin yerüstü ve yeraltı zenginlikleri herkese yetecek düzeyde iken, bu kaynakların adil ve eşit dağıtılmayışı nedeniyle küçük bir azınlık bolluk içinde yaşarken; toplumun ezici çoğunluğunu oluşturan emekliler, emekçiler, işsizler, küçük üretici, küçük esnaf ve öğrenciler, özellikle engelliler açlık ve sefalet içinde sürünmektedirler. Toplumun %10’unu oluşturan mutlu azınlık milli gelirin %55,6’sına el koyarken, toplumun dezavantajlı kesimini oluşturan en yoksul %50’si milli gelirin sadece %14,1’ini alabilmektedir. Bu tablo, eşitsizliği ve adaletsizliğin en net fotoğrafıdır.

Emekliler ve Emekçiler Ankara'da haykırdı: "Yurttaş birlikteliği bir ülkenin temelidir"

“Geniş halk yığınlarının yararına değişim talep ediyoruz”
Yurttaş Birlikteliği bileşenleri olan biz emekli ve emekçi kurumları; iktidar blokunun yoksul, emekli ve çalışandan alıp zengine verdiği ekonomik programlarının, geniş halk yığınlarının yararına değişmesini talep ediyoruz.
İstemlerimiz şunlardır:
1-Milli gelirin tüm yurttaşlar arasında eşit ve adil dağıtılarak TÜM YURTTAŞLARIN insan onuruna yaraşır bir hayat standardında yaşamaları sağlanmalıdır.
2-Emeklilerin, emekçilerin, işçi, öğrenci, işsiz, esnaf ve üreticilerin sendikalaşmasının önündeki tüm fiili ve hukuki engeller kaldırılarak özgürce örgütlenmelerinin önü açılmalı ve örgütlenme hakkı anayasal güvenceye kavuşturulmalıdır.
3-Eğitim ve sağlık hizmetleri TÜM YURTTAŞLARA ücretsiz olarak sağlanmalıdır. İlk, orta, lise ve üniversite öğrencilerine günde en az bir öğün yemek ücretsiz dağıtılmalı, ulaşım serbest olmalıdır.
4-Üniversite öğrencilerinin barınma, beslenme, eğitim giderleri vb. tüm zorunlu gereksinimlerinin karşılanması için aylık 30.000 TL karşılıksız burs ve kredi verilmelidir.
5-Maaş ve kredilerin artışında , bağımsız kurumların verileri esas alınmalı , salt TÜFE oranı değil, refah payı da eklenmelidir.
6-Vergide adalet, işe alımlarda liyakat gözetilmelidir.
7-Yılda iki kez emeklilere ödenen 4.000 TL ‘lik bayram ikramiyesi. işci ve kamu çalışanlarının da kapsayacak şekilde bir maaş tutarında ve yılda dört kez olarak ödenmelidir.
8-Engellilerin sakatlık oranları, objektif olarak değerlendirilerek, erken emeklilik hakları tanınmalıdır.
9-EYT’lilerin haklı istemleri kabul edilerek, yapılacak yasal düzenleme ile mağduriyetleri giderilmelidir.
10-Bu andan itibaren gerek merkezi, gerekse yerel yönetim bütçeleri, KATILIMCI BÜTÇE anlayışıyla hazırlanmalıdır.

Biz Yurttaş Birlikteliği bileşenleri olarak, özgür, adil ve demokratik bir Türkiye’de; barış ve huzur içinde insanca bir yaşam sürdürmek istiyoruz. Bu amaçla, buradan iktidara sesleniyoruz.:

SESİMİZİ DUYUN: İNSANCA YAŞAMAK HAKTIR. EŞİT, ÖZGÜR VE ADİL…
YA HEP BERABER! YA HEP BERABER’.
YA BAŞARACAĞIZ! YA DA BAŞARACAĞIZ! BAŞKA ÇIKIŞ YOK!

]]>
Yurttaş Birlikteliği TBMM önünde https://yenidunya.org/yurt/33386/yurttaslar-birlikteligi-tbmm-onunde/ Thu, 27 Nov 2025 16:07:00 +0000 https://yenidunya.org/?p=33386 Yurttaş Birlikteliği TBMM önünde “Emekliler ve Emekçiler Bütçeden Hakkını İstiyor” başlıklı basın açıklaması gerçekleştirdi. Son yıllarda TBMM önünde gerçekleştirilen en kitlesel eylemlerden biri oldu.

TBMM Dikmen kapısında gerçekleştirilen açıklamaya, bütçede hakkı olan emekliler, emekçiler, gençler, yoksulukla boğuşan yurttaşlarımız katıldı.
Yurttaş Birlikteliği adına Turan İçli ilk konuşmayı yaptı. İçli, 2026 bütçesinin sermayenin ihtiyaçlarına uygun yapıldığını “Bu kaynak sorunu değil, bu bir tercihtir” dedi.
Emekliler adına Ali Ersin Gür konuşmasında, “Emekliler ve emekçiler insanca yaşamak istiyor, bu ülkenin yeraltı ve yerüstü kaynaklarının talan edilmesini istemiyor” dedi.

Yurttaş Birlikteliği TBMM önünde


Üniversite öğrencileri adına konuşan genç, KYK kredi ve burslarının 3000 TL olduğunu hatırlattı. Bu parayla öğrencilerin geçinmesininin mümkün olmadığını, bu paranın barınma karşılamak dursun, günlük yemek masraflarına bile yetmediğini vurguladı.
Basın açıklamasına CHP Ankara milletvekili Gamze Taşcıer, siyasi partiler ve yurttaşlardan destek geldi.

Yurttaş Birlikteliği TBMM önünde

Basın açıklamasının sonunda Yurttaş Birlikteliği’nin 6 Aralık’ta Tandoğan Meydanı’nda gerçekleştireceği, bütçede hakkı olan herkesin katılacağı mitinge çağrı yapıldı.

]]>
Yurttaş Birlikteliği’nden Hacettepe Üniversitesi öğrencilerine destek https://yenidunya.org/genclik/33281/yurttas-birlikteliginden-hacettepe-universitesi-ogrencilerine-destek/ Mon, 03 Nov 2025 12:53:19 +0000 https://yenidunya.org/?p=33281 Yurttaş Birlikteliği, geçtiğimiz günlerde Hacettepe Üniversitesi öğrencilerine yapılan palalı saldırı ve gözaltını protesto eden bir basın açıklaması yaptı.
“Hacettepe öğrencilerinin yanındayız” başlıklı basın açıklamasında, “Saldırganların, farklı görüşlere, görüşle-fikirle yanıt vermeyi değil, şiddetle karşılamayı istedikleri açıktı. Üniversite öğrencilerinin çok masum istemleri için dahi seslerini yükseltmelerine izin verilmek istenmiyordu. Bizler, demokratik kitle örgütlerinin, sendikaların, meslek örgütlerinin yan yana geldiği, Yurttaş Birlikteliği olarak, hakları için mücadele eden Hacettepe öğrencilerinin yanında olduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz. Haksızlıklara karşı yan yana olduğumuz gibi mücadelede de yan yana olacağımıza inanarak, tüm yurttaşları, emeklilerin sesini çoğaltmak üzere 6 Aralık’ta Tandoğan Meydanı’na bekliyoruz.” denildi.

“Hacettepe öğrencilerinin yanındayız”
Üniversite Gençliğinden Emeklilere Mücadeleyi Her Alanda Büyüteceğiz!

Üniversitelerin açılmasıyla birlikte farklı kampüslerde beslenme hakkı gibi temel hakları için seslerini yükselten, Filistin halkı ile dayanışmak için biraraya gelen öğrencilere, okul içindeki farklı gruplar tarafından saldırılar yapıldığı haberlerini aldık. Bu haberleri, yenileri izledi; 27 Ekim’de Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü’nde “Reis değişimi” adıyla bir provokasyon gerçekleştirilmek istendi. Üniversite dışından, yüzleri maskeli, ellerinde palalarıyla kampüse gelenlerin de desteğiyle öğrencilere saldırılmış, bir öğrenci kafasından, bir diğer öğrenci ise dizlerinden ağır şekilde yaralanmıştı. Saldırı, metro girişindeki öğrencilere de yönelmiş ve öğrencilere şiddet uygulanmıştı. Nevar ki, gözaltına alınanların, saldırganlar yerine mağdurlar olduğu haberi basına yansıdı. Palayla yaralandığı için muayene sırasını bekleyen bir öğrenci ve dayanışma için hastaneye gelen toplam 23 öğrenci hastaneden zorla gözaltına alınmıştı. Bu öğrenciler, daha sonra salındılar. Ancak, saldırıyı gerçekleştirenlerden gözaltına alınan oldu mu ve haklarında ne gibi bir işlem yapıldı henüz bilmiyoruz!!!

Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü, bu grupla ilgili olarak 5 Mayıs 2024’te “üç yıldır kampüste pek çok saldırıya karıştıkları ve kampüsün huzurunu bozdukları” açıklaması yapmıştı. Bu kez, grupları eşitleyen “karşıt görüşlü gruplar” kurgusunu kullandı. Oysa, bir tarafta elleri palalı, yüzleri maskeli, eğitimli profesyonel saldırganlar diğer tarafta yemek hakları için mücadele eden üniversite öğrencileri bulunmaktaydı. Saldırganların, farklı görüşlere, görüşle-fikirle yanıt vermeyi değil, şiddetle karşılamayı istedikleri açıktı. Üniversite öğrencilerinin çok masum istemleri için dahi seslerini yükseltmelerine izin verilmek istenmiyordu.

Bizler, demokratik kitle örgütlerinin, sendikaların, meslek örgütlerinin yan yana geldiği, Yurttaş Birlikteliği olarak, hakları için mücadele eden Hacettepe öğrencilerinin yanında olduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz.

Biliyoruz ki bu saldırı, geçmişten bugüne demokratik hakları için verdikleri mücadele ile ülkeyi demokratikleştiren gençliğin engellenmesi girişimidir. Gençliğin, 19 Mart’ta Beyazıt’tan başlayan, dalga dalga Ankara Üniversitelerine yayılan demokratik talepleri yok sayılmak istenmektedir. Ancak, yurttaşlar ve hak arama geleneğinin sürdürücüsü olan Yurttaş Birlikteliği olarak, bizim bileşenlerimiz ve çocuklarımız olan üniversite gençliğinin demokratik mücadelesinin yanında olduğumuzu ifade etmek isteriz.

Bugüne kadar yanıtlanmadığı için, Türkiye’nin dört bir yanından yükselen soruları bugün bir kez daha soruyoruz:
-Ellerinde palalar, yüzlerinde maskelerle üniversitelilere saldıranlar kimlerdir? Bu çeteler kimler tarafından beslenmektedir?
-Saldırıya uğrayan üniversiteliler gözaltına alınırken saldırganlar da gözaltına alınmış mıdır? Haklarında ne gibi bir işlem yapılmıştır.?
-Üniversitenin Sayın Kayyım Rektörü, daha dün üniversitenin huzurunu bozduklarını ifade ettiği bu saldırgan grupla ilgi bugün neden tutumunu değiştirmiştir?.
-Olaya müdahale etmek amacı ile Üniversiteye giren emniyet güçleri, saldırganlara neden engel olmamışlardır? Bu konuda bir soruşturma söz konusu mudur?

Yurttaş Birlikteliği'nden Hacettepe Üniversitesi öğrencilerine destek

Gençlik, mücadele geleneğini 1923’lerin Tıbbiyeli Nazımlar’ından Bugüne Onurla Taşıyor
İktidar, Üniversite gençliğinin haklı istemlerini yerine getirmek için harekete geçmek yerine hareketsiz kalıyor. Aksine, bu istemlere karşı şiddet uygulayanları engellemeyerek koruyor. Bu tutumu ile derinleşen yoksulluğun, emek sömürüsünün, geleceksizliğin, hak gasplarının karşısında susalım istiyor. Tek söz iktidarın, tek söz sermayenin, tek söz emperyalistlerin, tek söz topraklarımızı yağmalayanların olsun istiyor. Kazanmadıkları tüm seçimleri yok sayıp ülkeyi kayyum siyasetiyle yönetmek istiyor. Demokratik seçimlerle, seçilmiş yerel yönetim başkanları tutuklanıyor. Gerçeğin peşinde olan basın emekçileri ve kurumlar susturulmak isteniyor. Bugün Tele1’e bu nedenle kayyım atanıyor. Merdan Yanardağ’ gözaltına alınıp, tutuklanıyor. Mezopotamya Ajans ve JinNews muhabirlerinin cezaları istinaf dairesince onanıyor.
Gençler, işçiler, kamu görevlileri, serbest çalışanlar, emekliler, kadınlar, erkekler, kısaca emekçiler! Yurttaşlar! Susacak mıyız? Hayır!

Emek mücadelesini, haklar mücadelesini büyüteceğiz. 6 Aralık’ta Tandoğan’dayız
Üniversite gençliğinden, bütçe hakkı için mücadele eden toplumun geniş kesimlerine ve insanca bir yaşam mücadelesini büyüten emeklilere mücadelenin köprülerini kuruyoruz. 6 Aralık’ta emeklilerin bütçe hakkı için Tandoğan Meydanı’nda olacağız. Yıllarca topluma hizmet için dişini tırnağına takarak çalışmış, sayıları 17 milyona ulaşmış emeklilerin insan onurunu zedeleyecek bir yoksulluğa mahkum edilmesine karşı bütçe hakkımızı isteyeceğiz. Bütçe Hakkı mitinginde geleceksizleştirilen gençlikle, bütçe hakkını isteyen kamu emekçileriyle, Türkiye’nin dört bir yanında yoksulluğa karşı hakları için direnen emekçilerle, emeklilik hakkı talep edenlerle buluşacağız.
Biliyoruz, onlar bir avuç, biz milyonlarız. Bütçe hakkımızı istiyoruz ve alacağız.
Haksızlıklara karşı yan yana olduğumuz gibi mücadelede de yan yana olacağımıza inanarak, tüm yurttaşları, emeklilerin sesini çoğaltmak üzere 6 Aralık’ta Tandoğan Meydanı’na bekliyoruz.

YURTTAŞ BİRLİKTELİĞİ KURULUŞLARI
29 Ekim Kadınları Derneği
2021 Tüm Emekliler Sendikası
Alevî-Bektaşî Federasyonu
Anadolu Halk Ozanları Kültür ve Dayanışma Derneği
Ankara Dayanışma Derneği
Ankara Divriği Kültür Derneği
Ankara Kadın Ressamlar Derneği
Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Derneği
Bağımsız Emekliler Sendikası
Birleşik Kamu-İş
Çayyolu Güç Birliği
Çiğdemim Derneği
DİSK Devrimci Emekli Sendikası
Eğit-Der
Eğitim İş
Eğitim-Sen
Emekli Meclisleri Sendikası
Emekli ve Emekçiler Dernekleri Federasyonu
Hacı Bektaş Eğitim ve Kültür Derneği
Halkevleri
İstanbul Yüksek Ticaret ve Marmara Ünv. İ.İ.B.F. Mezunları Derneği Ankara Şube
Kahramanmaraş Dernekleri Federasyonu
Kızılırmak Yerel Dernekler Federasyonu
Köy Enstitüleri Çağdaş Eğitim Vakfı
Ozan-Der
Öğrenci Veli Derneği Ankara Şubesi ( Veli-Der )
Öğretmen Okullular ve Eğitimciler Derneği ( Öğret-Der )
Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Vakfı
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği
Sosyal Demokrat Avukatlar Derneği
Sosyal Demokrasi Derneği
Tüketici Hakları Derneği
Tüm Emeklilerin Sendikası

]]>
Yurttaş Birlikteliği’nden “Emeklilerin Bütçe Hakkı” mitingine çağrı! https://yenidunya.org/emek-gundemi/33244/yurttas-birlikteliginden-emeklilerin-butce-hakki-mitingine-cagri/ Wed, 22 Oct 2025 16:04:40 +0000 https://yenidunya.org/?p=33244 Taleplerimiz emeğimizin hakkıdır. İnsanca yaşamak için hakkımızı istiyoruz…

Yurttaş Birlikteliği Grup Sözcüsü Şenal Sarıhan, tüm vatandaşları 29 Kasım’da Tandoğan’da yapılacak “Emeklilerin Bütçe Hakkı” mitingine çağırarak; “Taleplerimiz emeğimizin hakkıdır. İnsanca yaşamak için hakkımızı istiyoruz. Halkımızı sesimize güç vermeye çağırıyoruz. Sesimiz çığlığımızdır. Onu çoğaltmak ve sağır kulaklara duyurmak için, siz yoksanız bir eksiğiz” dedi.

Aralarında 29 Ekim Kadınları Derneği, Tüketici Hakları Derneği, Halkevleri, Birleşik Kamu-iş, Eğitim-Sen, 2021 Tüm Emekliler Sendikası, Tüm Emeklilerin Sendikası, Emekli Meclisleri Sendikası, Bağımsız Emekliler Sendikası ve Emekli ve Emekçiler Dernekleri Federasyonu gibi derneklerin ve sendikaların yer aldığı Yurttaş Birlikteliği, 29 Kasım’da Ankara’da Tandoğan Meydanı’nda yapılacak olan “Emeklilerin Bütçe Hakkı” mitingiyle ilgili Mülkiyeliler Birliği’nde basın toplantısı düzenledi.

Yurttaş Birlikteliği’nden “Emeklilerin Bütçe Hakkı” mitingine çağrı!

Yurttaş Birlikteliği Grup Sözcüsü Şenal Sarıhan, toplantıda şunları söyledi;

Değerli Basın Emekçileri ve Halkımız;

Bizler, yıllarca topluma hizmet için dişini tırnağına takarak çalışmış, sayıları 17 milyona ulaşmış emeklileriz. Ne var ki yaşanılan son süreçte, maaşlarımızın giderek, insan onurunu zedeleyecek ve bizi yoksulluğa mahkum edecek bir düzeye indirgendiğini görüyoruz. Bugüne dek çeşitli yollarla ve parça parça ifade ettiğimiz taleplerimizi, bu kez hep birlikte bir mitingle yinelemek ve sesimizi iktidara duyurmak istiyoruz.

Değerli Emekli Arkadaşlar, Emekliliğe Erişim Hakkı Engellenenler ve Yarının Emeklileri,

1-En düşük emekli maaşının, en düşük memur maaşı ile eşitlenmesi için,

2-Muayene, tetkik, tedavi ve ilaç bedeli olarak emeklilerden kesilen “katkı payını” kaldırmak,
parasız sağlık hizmetlerine kolay erişebilmek için,

3-Bütçe kaynaklarının tüm yurttaşlar ve toplumsal kesimler arasında eşit ve adil dağıtılması için,

4-Bayram ikramiyelerinin bir maaş tutarına yükseltilip yılda dört kez ödenmesi için,

5-Banka promosyonlarının bir maaş tutarında ve her yıl ödenmesi için,

6-Halen ihtiyaca cevap vermeyen 18.000 yatak kapasiteli resmi huzurevi sayısının artırılarak yatak
kapasitesinin 50.000’e çıkarılması için,

7-Emekli sendikalarının örgütlenmesi önündeki fiili engellerin kaldırılarak hukuksal statü elde edilmesi için,

8-Engellilerin erken emeklilik hakkını ortadan kaldıran 7538 sayılı yasanın iptal edilmesi ve emeklilik değerlendirilmesinde yeniden sakatlık oranının esas alınması için;

Tüm emeklileri ve halkımızı 29 Kasım’da Tandoğan’ da saat 13.00’de yapılacak mitingimize bekliyoruz.

Taleplerimiz, emeğimizin hakkıdır. İnsanca yaşamak için hakkımızı istiyoruz. Halkımızı, sesimize güç vermeye çağırıyoruz. Sesimiz çığlığımızdır. Onu çoğaltmak ve sağır kulaklara duyurmak için, siz yoksanız bir eksiğiz.

Yurttaş Birlikteliği’nden “Emeklilerin Bütçe Hakkı” mitingine çağrı!

YURTTAŞ BİRLİKTELİĞİ KURULUŞLARI

29 Ekim Kadınları Derneği
2021 Tüm Emekliler Sendikası
Alevî-Bektaşî Federasyonu
Anadolu Halk Ozanları Kültür ve Dayanışma Derneği
Ankara Dayanışma Derneği
Ankara Divriği Kültür Derneği
Ankara Kadın Ressamlar Derneği
Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Derneği
Bağımsız Emekliler Sendikası
Birleşik Kamu-İş
Çayyolu Güç Birliği
Çiğdemim Derneği
Eğit-Der
Eğitim İş
Eğitim-Sen
Emekli Meclisleri Sendikası
Emekli ve Emekçiler Dernekleri Federasyonu
Hacı Bektaş Eğitim ve Kültür Derneği
Halkevleri
İstanbul Yüksek Ticaret ve Marmara Ünv. İ.İ.B.F. Mezunları Derneği Ankara Şube
Kahramanmaraş Dernekleri Federasyonu
Kızılırmak Yerel Dernekler Federasyonu
Köy Enstitüleri Çağdaş Eğitim Vakfı
Ozan-Der
Öğrenci Veli Derneği Ankara Şubesi ( Veli-Der )
Öğretmen Okullular ve Eğitimciler Derneği ( Öğret-Der )
Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Vakfı
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği
Sosyal Demokrat Avukatlar Derneği
Sosyal Demokrasi Derneği
Tüketici Hakları Derneği
Tüm Emeklilerin Sendikası

]]>
Yurttaş Birlikteliği: “Piyasa çıkarlarını önceleyen tutumu asla kabul etmeyeceğiz” https://yenidunya.org/emek-gundemi/32961/yurttas-birlikteligi-piyasa-cikarlarini-onceleyen-tutumu-asla-kabul-etmeyecegiz/ Thu, 31 Jul 2025 11:40:21 +0000 https://yenidunya.org/?p=32961 Emekliler Yargıtay’ın maaşlara bloke konulmasının önünü açmasına tepki gösterdi.

Yurttaş Birlikteliği, Yargıtayın, bankaların tüketici kredisi verdiği sırada alacakları onay ve talimatla emekli aylıklarına “bloke” koyabileceklerine ilişkin kararını eski Yargıtay binası önünde protesto etti. Yurttaş Birlikteliğinin açıklamasında, “Yargının sosyal devleti değil, piyasa çıkarlarını önceleyen tutumunu asla kabul etmeyeceğiz. Emeklinin ekmeğini koruyacak bir hukuk düzeni için mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğiz. TBMM’yi göreve davet ediyoruz” denildi.

Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, tüketici kredisi nedeniyle verilen hapis, takas, mahsup ve benzeri onay ve rıza talimatları nedeniyle bankanın emekli maaşını doğrudan bloke edilebilmesinin mümkün olduğuna karar verdi.
Bu karara tepki gösteren Bağımsız Emekliler Sendikası, 2021 Tüm Emekliler Sendikası, DİSK Emekli-Sen, Emekli Meclisleri Sendikası’nın oluşturduğu “Yurttaş Birlikteliği”, bu kararı Yargıtayın Kızılay’daki eski binası önünde protesto etti. Protestoya Yenilik Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz ve CHP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt ile Ankara Milletvekili Adnan Beker de destek verdi.

Yurttaş Birlikteliği adına burada okunan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: 
“Yargıtay, 21 Mart 2025 tarihinde verdiği içtihadı birleştirme kararıyla, bankaların tüketici kredisi sözleşmesi yapıp ödeyemeyen emeklilerin yaşlılık aylıklarına bloke koymasının önünü açmıştır. Bu karar, Anayasa’nın 2. maddesinde tanımlanan sosyal devlet ilkesine indirilen ağır bir darbedir. Emeklilerin ömür boyu çalışarak hak kazandığı yaşlılık aylığı temel gereksinimlerini bile karşılamaya yetmezken son nefeslik bu gelire el konulmak istenmesini, vicdanla bağdaştırmak mümkün değildir.
Sosyal devlet anlayışını ete kemiğe büründüren Anayasa’nın başlangıç bölümündeki, ‘Her Türk vatandaşının temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak onurlu bir hayat sürdürme ve maddi-manevi varlığını geliştirme hakkı’, 5. maddesindeki ‘Devletin; kişinin temel hak ve özgürlüklerini sosyal hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırma’ görevi, 17. maddesindeki, ‘Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı’, 60. maddesindeki ‘Sosyal güvenlik hakkı’, 61. maddesindeki ‘Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler’ şeklinde ifade edilen temel ilkeler, bu kararla açıkça ihlal edilmiştir.

“Yargıya olan güven bir kez daha sarsılmıştır”
Son yıllarda adım adım tasfiye edilen sosyal devlet, şimdi de Yargıtayın bu kararıyla derin yara almıştır. Emeklilerin açlık sınırı altındaki yaşlılık aylıkları, artık kredi alacaklarını daha kolay tahsil etsinler diye dev bankaların insafına terk edilmiştir. Bu durum, yargının zayıftan yana değil, güçlüden yana tutum aldığını göstermekte ve milyonlarca emekliyi derin bir hayal kırıklığına uğratmaktadır. Yargıya olan güven bir kez daha sarsılmıştır. Yargıtay, bu karan Anayasa’nın 48. maddesindeki ‘sözleşme özgürlüğü’ ilkesine ve tüketici sözleşmelerinde imzalatılan muvafakat yetkisine dayandırmaktadır. Oysa herkes bilmektedir tüketici kredisi sözleşmeleri, çaresiz yurttaşlara tek taraflı olarak dayatılmakta, hiçbir müzakere şans tanınmadan imzalatılmaktadır. Bu koşullarda ‘özgür irade’ den veya ‘adil sözleşmeden’ söz edilemeyeceği son derece açıktır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun gereğince ‘haksız şart’ içeren sözleşmeler geçersizdir. Ayrıca bir sözleşmenin geçerliliği için aydınlatılmış onam şarttır.

“Tehlike sadece emeklilerle sınırlı değildir”
Yargıtay; İcra ve İflas Kanunu, Sosyal Güvenlik Kanunu ve Tüketiciyi Koruma Kanunu’nun özel hükümlerini bir kenara itip, ‘sözleşme özgürlüğü’ gibi genel bir kavrama dayanarak hukukun temel ilkesi olan normlar hiyerarşisini altüst etmiştir. Bu kararla Yargıtay, sosyal devletten yana değil, vahşi piyasa düzeninden yana bir tutum sergilemiştir. Tehlike sadece emeklilerle sınırlı değildir. Bu karar, tüm çalışanları tehdit etmektedir. Bankalara, alacaklarının tahsili için cebri icra yoluna gitmeksizin, maaşlara fiilen el koyma yetkisi verilmiştir. Bugün emeklilerin başına gelen, yarın çalışanların da kaderi olabilir. Yargıtayın kararında bu yetkiyi sınırlayacak hiçbir hukuki güvence bulunmamaktadır. Bizler, onurlu bir yasam mücadelesi veren milyonlarca emekli adına, tüketici haklarını ve sosyal devleti savunan Yurttaş Birlikteliği bileşenleri olarak, bu adaletsizliğe boyun eğmeyeceğiz.

“TBMM’yi göreve davet ediyoruz”
Yargının sosyal devleti değil, piyasa çıkarlarını önceleyen tutumunu asla kabul etmeyeceğiz. Emeklinin ekmeğini koruyacak bir hukuk düzeni için mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğiz. TBMM’yi göreve davet ediyoruz. Emeklilerin aylıklarının haczedilemeyeceğine ilişkin yasa hükümlerinin yorum yoluyla değiştirilmesine olanak veren ve tek yanlı dayatmayla müzakeresiz imzalatılan muvafakat beyanının geçerli olmadığı yönünde yasal düzenlemeler yapınız. Evrensel tüketici haklarını ve Tüketiciyi Koruma Kanunu’ndaki temel ilkeleri tüketiciyi ilgilendiren tüm yasalara egemen kılınız.”
Açıkalamaların ardından CHP’li Adnan Beker, açıklamaya katılanlar ve protestoyu takip eden gazeteciler ve emniyet güçlerine “emekli simidi”  dağıttı.

Kaynak: ANKA

]]>
Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz https://yenidunya.org/yazarlar/selim-dikel/31975/kurtulus-yok-tek-basina-ya-hep-beraber-ya-hicbirimiz/ Wed, 05 Feb 2025 20:27:22 +0000 https://yenidunya.org/?p=31975 Asgari değil insanca ve onurlu bir yaşam için; güvenceli iş ve güvenli bir gelecek için; Türkiye’nin bütün işçi, memur, emekli sendikaları ve dernekleri, haydi hep birlikte omuz omuza birleşik mücadeleye…

İşsizlik ve hayat pahalılığı önlenemiyor. Halk yoksullaşıyor. Yoksulların borcu, zenginlerin serveti artıyor. Hazine garantili Yap-İşlet-Devret ihaleleriyle, Kur Korumalı Mevduat Hesaplarıyla, vergi istisnaları, krediler ve teşviklerle dolar milyarderi ve milyoneri bir avuç holding patronu her geçen gün daha fazla zenginleşirken; milyonlarca emekli ve emekçi açlığa, yoksulluğa ve sefalete mahkûm ediliyor.

‘Enflasyonu düşürmek’ bahanesiyle, “ekonomiyi soğutma ve sıkılaştırma politikası” adı verilen aylık yüzde 5’lik tefeci faizleriyle yerli ve yabancı banka patronları servetlerine servet katarken; emekliler ve emekçiler karnını doyurabilmek için, kredi kartıyla, tüketici kredisiyle ve kredili mevduat hesabıyla banka kuyruklarında yaşamaya mahkûm ediliyor.

Ülkeyi yönetenler ve çevresinde kümelenmiş bir avuç vurguncu, kamu kaynaklarını har vurup harman savurup lüks ve şatafat içinde cennette yaşarken; işçiler, memurlar, emekliler, çiftçiler, esnaf ve sanatkârlar, işsiz yurttaşlar, şehir ve köy emekçileri cehennem hayatı yaşıyor.

Hükûmet artık ülkeyi yönetemiyor, suni gündemlerle halkı oyalıyor, sürekli gerginlik yaratıyor. Ülkemizde neredeyse her gün, “yuh artık, bu kadar da olmaz ki” denilen olaylar ve gerilimler yaşanıyor.

Türkiye’nin bütün işçileri, memurları ve emeklileri birleşin

Emeklilerin 1995 yılında başlayan ve otuz yıldan beri her türlü olumsuzluğa rağmen devam eden sendika kurma ve toplu sözleşme mücadelesi ne yazık ki henüz yasal ve anayasal güvenceye kavuşturulamamıştır.

Emekli sendikalarının ve derneklerinin yaşadığı bölünmüşlük ve parçalanma nedeniyle kısa vadede tek çatı altında örgütlenmek pek mümkün görünmemektedir.

Ancak, ortak sorunlarımızın çözümü ve taleplerimizin gerçekleşmesi için ülke çapında güç ve eylem birliği yaparak, sokaklarda ve alanlarda ortak ve birleşik mücadeleyi mutlaka başarmak zorundayız. Emeklilerin kurtuluşunun ve insanca yaşayabilmelerinin başka yolu yok.

Yapılması gereken şey bellidir. Öncelikle ve ivedilikle emekli sendikaları ve dernekleri arasındaki rekabet ve yarışa derhal ve mutlaka son verilmelidir. Birbirinden bağımsız, ayrı ayrı eylemler yapmak yerine ortak ve birleşik mücadele anlayışı benimsenmelidir.

Diğer yandan; emeklilerin bugün içinde bulunduğu durum ve yaşadığı sorunlar; aynı zamanda işçilerin ve memurların gelecekte yaşayacaklarının da aynasıdır.

Peki biz emekliler ve çalışanlar hep böyle yaşamaya mecbur muyuz? Elbette ki hayır!

Milyonlarca emeklinin ve çalışanın sorunları da, talepleri de ortaktır. Dolayısıyla, yaşadığımız sorunların çözümü ve insanca yaşam için ortak taleplerimizin gerçekleşmesi de ortak ve birleşik mücadeleyle mümkündür.

Ortak sorunlarımızın çözümü ve taleplerimizin gerçekleşebilmesi için; işçilere, memurlara ve emeklilere insanlık onuruna yakışan mutlu ve huzurlu bir yaşam için; çocuklarımıza ve torunlarımıza sosyal güvenceli ve güvenli bir gelecek için; tüm işçi, memur ve emekli sendikaları ile emekli dernekleri; fiili ve meşru mücadele temelinde, “hak verilmez alınır, haklar örgütlü mücadele ile kazanılır” şiarıyla güç ve eylem birliği yaparak, ülke çapında tüm işyerlerinde ve alanlarda emeklilerin ve emekçilerin ortak ve birleşik mücadelesini bir an önce hayata geçirmelidir.

Artık bu günden sonra, emekliler ve çalışanlar olarak ya haklarımız ve geleceğimiz için hep birlikte ayağa kalkacağız; ya da patron dostu, emekli ve emekçi düşmanı iktidar tarafından dayatılan açlık sınırının altındaki sefalet ücretiyle ve emekli maaşlarıyla yetinmek zorunda kalacağız.

İşsizliğin, yoksulluğun, pahalılığın, açlığın ve sefaletin kol gezdiği memlekette haklarımızı genişletmenin, alınterimizin karşılığını almanın yolu toplumsal mücadeleden geçer.

Bu soğuk kış günlerinde açlık sınırında yaşayan milyonlarca işçi, memur ve emeklinin karnının doyması, evinin ısınması ve aşının kaynaması için “insanca yaşanabilecek maaşı siz vermiyorsanız, biz alacağız; iş ekmek yoksa, barış da olmayacak” demenin şimdi tam zamanıdır.

Emeklilerin ve emekçilerin kurtuluşunun ve insanca yaşayabilmelerinin başka yolu yok. Sorunlarımızın çözümü ve taleplerimizin gerçekleşmesi noktasında bir kazanım elde edilecekse ancak bu şekilde elde edilecektir.

Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz

Hayat pahalılığına ve zamlara karşı tüm işçi, memur, emekli sendikaları ve dernekleri ivedilikle bir araya gelerek, ülkeyi iflasa ve yıkıma sürükleyen, çalışanların ve emeklilerin yaşamını cehenneme çeviren sermaye yanlısı ekonomik politikalara karşı hep birlikte omuz omuza ortak mücadele etmelidir.

Bunun için, çalışanların ve emeklilerin ücret ve maaşlarının insanca yaşanabilecek seviyeye çıkarılması ile temel gıda ve tüketim harcamalarından alınan dolaylı vergilerin kaldırılması talebiyle tüm işçi, memur ve emekli sendikalarıyla emekli derneklerinin katılacağı merkezi ve kitlesel yürüyüş ve mitingler düzenlenmelidir.

Böylece, uzun yıllardan beri bir avuç vurguncunun yararına, milyonlarca çalışanın ve emeklinin zararına yaratılan yıkım süreci tersine çevrilebilir.

Aksi halde, milyonlarca işçi, memur, emekli, çiftçi, esnaf ve sanatkâr, işsiz yurttaşlar, şehir ve köy emekçileri ağır bedeller ödemeye ve cehennem hayatı yaşamaya devam edecektir.

İşçiler, memurlar, emekli yurttaşlar;

Artık söz bitti. Şimdi karar verme ve harekete geçme zamanı. Ya köle olacağız, ya insanca yaşayacağız. Biz istemezsek vermeyecekler, haydi hep birlikte ortak ve birleşik mücadeleye.

İnanın, ele ele ve omuz omuza birlikte mücadele etmeyi başarabilirsek; emeklilerin ve tüm çalışanların sendikal haklarını özgürce kullanabileceği, huzur ve güven içerisinde insanca yaşayabileceği günlere mutlaka kavuşacağız.

Sonunda biz kazanacağız, emekliler kazanacak, alınteri ile yaşayan tüm emekçiler kazanacak.

Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!
Türkiye’nin bütün işçileri, memurları ve emeklileri birleşin!

]]>
“Yurttaş Birlikteliği” haklarımız için mitinge çağırıyor https://yenidunya.org/yurt/31730/yurttas-birlikteligi-haklarimiz-icin-mitinge-cagiriyor/ Wed, 25 Dec 2024 11:34:25 +0000 https://yenidunya.org/?p=31730 Yurttaş Birlikteliği Platformunu oluşturan sendika, kitle örgütleri ve meslek kuruluşları 28 Aralık’ta Ankara’da Anadolu Meydanı’nda (Tandoğan) miting düzenleyecek.
Mitingde, kadın hakları, çocuk hakları, engelli hakları, emekli hakları, işçi hakları, hayvan hakları ve ekoloji talepleri yer alacak.

Yurttaş Birlikteliği Platformu, miting çağrısı şu şekilde:

"Yurttaş Birlikteliği" haklarımız için mitinge çağırıyor

“Artık yeter!
Kamuoyunu derinden sarsan; Narin ve Sıla Bebek cinayeti, özel hastanelerdeki yenidoğan bebeklerin katledilmesi, beş çocuğun yanarak ölümü, en son engelli çocukların devlet yurdunda işkence ile öldürülmesi ülkemizde şiddetin vahşete dönüştüğünün yeni örnekleri oldu.
Sokak ortasında her gün kadınlar öldürülüyor. Çocuklar, hayvanlar katlediliyor. Çocuklarının geleceğinden umudunu kesmiş ana-babalar, engelli evlatlarını öldürdükten sonra intihar ediyorlar.

Gençlerimiz ‘ev genci’ oldu
Sermayenin doymak bilmeyen hırsı yüzünden doğa talan ediliyor, işçiler, emekliler, emekçiler ve engelliler açlık sınırının altında maaşla adeta ölüme terk ediliyor. Köylü emeğinin karşılığını alamıyor, küçük esnaf yok oluşa gidiyor, Alevi-Sünni, Kürt-Türk ayırımı ile halk bölünmeye çalışılıyor, insanlar, irk, din, dil ve etnik kökenlerine göre ayrıştırılıyor, eğitim, sağlık, beslenme, barınma gibi temel haklara dahi erişemiyor. Artık aileler iki üniversite bitirmiş çocuklarına ‘ev genci’ sıfatını veriyor.

Ekonomik çöküş ve yoksulluk derinleşiyor
Ekonomik çöküş ve yoksulluk devam ederken, kazanılmış haklarımız birbir elimizden alınıyor. Tüm kurumlar hızla çürüyor, eğitim dinselleştiriliyor, halk iradesi ile seçilen belediye başkanlarının yerine hukuk dışı ve keyfi kararlarla tepeden kayyum atanıyor. Erkler ayrılığı kaldırılıyor, yasama organı etkisizleştiriliyor, adalete ulaşmak imkansızlaşıyor, bu olumsuz gidişe tepki gösteren aydınlar, siyasetçiler, gazeteciler etki ajanlığı suçlamasıyla susturulmak ve halkımız korkutulmak isteniyor. Ülkemizin yanı başında sürmekte olan savaşlardan ise çok rahatsızız. Hiç bir ülkenin içişlerine karışılmasından yana değiliz. Barış talebi her zamankinden daha önemli bir gereksinim haline gelmiştir.

Yurttaş sesleniyor
Artık yeter, birlikte güçlü bir ses olma zamanı. Anayasamızda tanımlanan ancak kırıntısı bile kalmamış olan demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti, demokrasi, özgürlük, adalet, eşitlik ve barış en acil ihtiyaçlarımız. Sağlık hakkımızın yok sayılmasına, derinleşen işsizliğe, adaletsizliğe ve her türlü hak ihlaline karşı ayağa kalkma zamanı. Yurttaşlar olarak haklarımızı savunmak için harekete geçiyoruz. Kitle örgütleri, sendikalar ve meslek kuruluşlarından oluşan 64 örgüt bir araya geldik, haklarımız için birlikte haykıracağız. 28 Aralık’ta meydanlara çıkacağız. Demokratik – laik cumhuriyete sahip çıkmak, birlikte daha güçlü olabilmek ve haklarımızı alabilmek için bütün yurttaşları aramıza katılmaya ve dayanışmaya davet ediyoruz.”

]]>
Yurttaş Birlikteliği Platformu, demokratik, laik cumhuriyete sahip çıkmak için yurttaşları birlikte mücadeleye çağırdı https://yenidunya.org/yurt/31519/yurttas-birlikteligi-platformu-demokratik-laik-cumhuriyete-sahip-cikmak-icin-yurttaslari-birlikte-mucadeleye-cagirdi/ Sat, 07 Dec 2024 09:56:32 +0000 https://yenidunya.org/?p=31519 Yurttaş Birlikteliği Platformu adına açıklama yapan Avukat Şenal Saruhan, “Yurttaşlar olarak haklarımızı savunmak için harekete geçiyoruz. Kitle örgütleri, sendikalar ve meslek kuruluşlarından oluşan ekte sunduğumuz 54 örgüt bir araya geldik, haklarımız için birlikte haykıracağız. 28 Aralık tarihinde meydanlara çıkacağız. Demokratik, laik cumhuriyete sahip çıkmak, birlikte daha güçlü olabilmek ve haklarımızı alabilmek için bütün yurttaşları aramıza katılmaya ve dayanışmaya davet ediyoruz” dedi.
Ankara Mükiyeliler Birliği’nde, 29 Ekim Kadınları Derneği’nin çağrısıyla bir araya gelen demokratik kitle örgütlerinin oluşturduğu “Yurttaş Birlikteliği Platformu” üyeleri, 28 Aralık’ta Ankara’da Tandoğan Meydanı ve İstanbul’da ise Atatürk Kültür Merkezi önünde gerçekleştirecekleri eyleme tüm yurttaşları davet etti.

“Demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti, demokrasi, özgürlük, adalet, eşitlik ve barış”
Platform sözcüsü Avukat Şenal Saruhan, açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Kamuoyunu derinden sarsan; Narin ve Sıla Bebek cinayeti, özel hastanelerdeki yenidoğan bebeklerin katledilmesi, beş çocuğun yanarak ölümü, en son engelli çocukların devlet yurdunda işkence ile öldürülmesi, ülkemizde şiddetin vahşete dönüştüğünün yeni örnekleri oldu. Sokak ortasında her gün kadınlar öldürülüyor. Çocuklar, hayvanlar katlediliyor. Çocuklarının geleceğinden umudunu kesmiş ana-babalar, engelli evlatlarını öldürdükten sonra intihar ediyorlar. Sermayenin doymak bilmeyen hırsı yüzünden doğa talan ediliyor, işçiler, emekçiler ve engelliler açlık sınırının altında maaşla adeta ölüme terk ediliyor. Köylü emeğinin karşılığını alamıyor, küçük esnaf yok oluşa gidiyor, halk,  ırk, din, dil ve etnik kökenlerine göre ayrıştırılıyor, eğitim, sağlık, beslenme, barınma gibi temel haklara dahi erişemiyor. Ekonomik çöküş ve yoksulluk derinleşiyor. Ekonomik çöküş ve yoksulluk devam ederken, kazanılmış haklarımız birbir elimizden alınıyor. Tüm kurumlar hızla çürüyor, eğitim dinselleştiriliyor, halk iradesi ile seçilen belediye başkanlarının yerine hukuk dışı ve keyfi kararlarla tepeden kayyum atanıyor. Erkler ayrılığı kaldırılıyor, yasama organı etkisizleştiriliyor, adalete ulaşmak imkansızlaşıyor, bu olumsuz gidişe tepki gösteren aydınlar, siyasetçiler, gazeteciler etki ajanlığı suçlamasıyla susturulmak ve halkımız korkutulmak isteniyor. Yurttaş sesleniyor; Artık yeter, birlikte güçlü bir ses olma zamanı! Anayasamızda tanımlanan ancak kırıntısı bile kalmamış olan demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti, demokrasi, özgürlük, adalet, eşitlik ve barış en acil ihtiyaçlarımız.”

“Demokratik, laik cumhuriyete sahip çıkmak için”
Sarıhan sözlerini şöyle tamamladı: 
“Yurttaşlar olarak haklarımızı savunmak için harekete geçiyoruz. Kitle örgütleri, sendikalar ve meslek kuruluşlarından oluşan ekte sunduğumuz 54 örgüt bir araya geldik, haklarımız için birlikte haykıracağız. 28 Aralık tarihinde meydanlara çıkacağız. Demokratik, laik cumhuriyete sahip çıkmak, birlikte daha güçlü olabilmek ve haklarımızı alabilmek için bütün yurttaşları aramıza katılmaya ve dayanışmaya davet ediyoruz. ”

Yurttaş Birlikteliği Platformu bileşenleri
29 Ekim Kadınları Derneği
2017 Tüm Emeklilerin Sendikası
2021 Tüm Emekliler Sendikası
Alevî-Bektaşî Federasyonu
Anadolu Halk Ozanları Kültür ve Dayanışma Derneği
Anadolu Güç Birliği
Ankara Cumhuriyet Okurları –CUMOK
Ankara Dayanışma Derneği
Ankara Divriği Kültür Derneği
Ankara Kadın Ressamlar Derneği
Artvin Kültür Yardımlaşma Derneği
Aydos Dernekler Federasyonu
Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Derneği
Birinci Vazifem Derneği
Birleşik Kamu-İş
Cumhuriyet İçin Mücadele Birliği
Çayyolu Güç Birliği
Çiğdemim Derneği
Çorum Hitit Federasyonu
DİSK Emekli-Sen
Eğit-Der
Eğitim-Sen
Emekli Meclisleri Sendikası
Erzurum Dernekleri Federasyonu
Hacı Bektaş Eğitim ve Kültür Derneği
Halkevleri
İnsan Hakları Derneği
İstanbul Yüksek Ticaret ve Marmara Ünv. İ.İ.B.F. Mezunları Derneği Ankara Şube
Kahramanmaraş Dernekleri Federasyonu
Kars Demokrat Dernekler Federasyonu
Kızılırmak Yerel Dernekler Federasyonu
Köy Enstitüleri Çağdaş Eğitim Vakfı
Laiklik Meclisi
Mali Müşavirler Muhasebeciler Birliği Derneği
Mobbingle Mücadele Derneği
Müdafaa-i Hukuk Vakfı
Mülkiyeliler Birliği
ODTÜ Mezunları Derneği
Ovacık Kendin Yap Dayanışma ve Kültür Derneği
Ozan-Der
Öğret-Der
Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Vakfı
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği
Sosyal Demokrat Avukatlar Derneği
Sosyal Demokrasi Derneği
Şiddetsiz Toplum Derneği
Tarım Orman-İş Sendikası
Tunceli Dayanışma ve Kültür Vakfı
Türk Kadınlar Birliği
Tüketici Hakları Derneği
Türkiye Emekliler Derneği
Türkiye Ormancılar Derneği
Veli-Der
Yozgat Demokrat Dernekleri Federasyonu

]]>