yeterli beslenme – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Thu, 08 Jan 2026 09:02:39 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.5 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png yeterli beslenme – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 Yoksulluk çocuğun tabağını boşalttı https://yenidunya.org/emek-gundemi/33607/yoksulluk-cocugun-tabagini-bosaltti/ Thu, 08 Jan 2026 09:02:38 +0000 https://yenidunya.org/?p=33607 Sağlık İstatistikleri Yıllığı, krizin faturasının çocuklara kesildiğini gösterdi. Et-balık çocukların sofrasından silindi, sebze-meyve haftada birkaç güne sıkıştı. Hekimler “Gerçek enflasyon çocukların tabağında. Çocukların yetersiz beslendiği bir ülkede sağlıktan, refahtan ve gelecekten söz edilemez’’ diye konuştu.
BirGün’den Sibel Bahçetepe’nin haberine göre, Sağlık Bakanlığı’nın yayımladığı Sağlık İstatistikleri Yıllığı 2024, Türkiye’de derinleşen yoksulluğun çocukların beslenme alışkanlıklarına nasıl yansıdığını da gözler önüne serdi.
Yıllıkta yer alan verilere göre, ilkokul 2. sınıf öğrencilerinin büyük bölümü yeterli ve dengeli beslenemiyor.
Et, balık, sebze ve meyve gibi temel gıdalar çocukların günlük beslenmesinden giderek çıkıyor. Veriler, çocukların yaklaşık dörtte üçünün balığı haftada bir kez dahi tüketemediğini ortaya koyarken, sebze ve meyve tüketiminin Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği düzeylerin oldukça gerisinde kaldığını gösteriyor.
Verilere göre, 15 yaş ve üstü bireylerde de sebze-meyve ve salata tüketiminin OECD ve AB ülkelerinin gerisinde kaldığı görülüyor.

Bölgesel eşitsizlik
Türkiye Çocukluk Çağı Şişmanlık Araştırması 2022 verilerine yer verilen istatistiklerde taze sebze ve meyve tüketiminin giderek görülüyor. Ülke genelinde öğrencilerin taze meyve tüketimi ağırlıklı olarak haftada 1–3 kez ve günde 1 kez düzeyinde. Ancak meyveyi hiç tüketmeyen ya da haftada 1’den az tüketen öğrencilerin oranı yüzde 11’i aşmış durumda. Sebze tüketiminde de tablo değişmiyor. Sebzeyi hiç tüketmeyenlerin oranı yüzde 8,7 ve haftada 1’den az tüketenlerin oranı da şüzde 11,8. Günde birden fazla tüketenlerin oranı yalnızca yüzde 4,1. Günlük sebze tüketimi tüm bölgelerde düşük seyrederken, özellikle doğu ve güneydoğu bölgelerinde sebze tüketimi haftada birkaç günle sınırlı kalıyor. Batı Anadolu günde 1’den fazla meyve tüketen öğrenci oranının en yüksek olduğu bölge olarak öne çıkarken; Kuzeydoğu Anadolu, Ortadoğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde meyveyi hiç tüketmeyen ya da haftada birden az tüketen çocuk oranları Türkiye ortalamasının oldukça üzerinde. Güneydoğu Anadolu’da hiç meyve tüketmeyen çocukların oranı yüzde 7,7 ile dikkat çekiyor. Et ve balık tüketimi verileri ise yoksulluğun boyutunu daha net ortaya koyuyor. Öğrencilerin yüzde 6,7’si eti hiç tüketmezken, yüzde 23,7’si haftada birden az tüketiyor. Balık tüketimi en çarpıcı başlıklardan biri. Çocukların yüzde 25,4’ü balığı hiç tüketmiyor, yüzde 47,7’si haftada birden az tüketebiliyor. Kahvaltıya ilişkin veriler de dikkat çekici. Öğrencilerinin yaklaşık yüzde 11’i ya hiç kahvaltı yapmıyor ya da haftada yalnızca 1–3 gün kahvaltı edebiliyor.

Yoksulluk çocuğun tabağını boşalttı

AB ve OECD’nin altındayız
15 yaş ve üzeri bireylerde günde en az bir kez sebze- meyve ve salata tüketme oranının da AB ve OECD ülkelerinin altında kaldığı görüldü. Türkiye’de erkeklerde günlük meyve tüketim oranı %35–40, kadınlarda %44–45 civarında. Avustralya, Yeni Zelanda, İtalya, İspanya gibi ülkelerde günlük meyve tüketim oranı %70–90’larda.

Yoksulluk çocuğun tabağını boşalttı

Kuşaklar arası sağlık krizi göstergesi
Genel Sağlık İş Sendikası Genel Başkanı Dr. Derya Uğur, verilerin çocukların nasıl bir yoksulluğa mahkûm edildiğini açıkça ortaya koyduğunu söyledi. Uğur, “Bu tablo bir beslenme tercihi değil, derinleşen ekonomik kriz ve kontrolsüz gıda enflasyonunun sonucudur. İtidarın yıllardır sürdürdüğü yanlış ekonomi politikaları çocukları sağlıklı gıdaya erişemez hale getirmiştir’’ dedi. Çocukların yaklaşık dörtte üçünün balığı haftada bir kez dahi tüketemediğini, sebze tüketiminin günlük bir alışkanlık olmaktan çıktığını anımsatan Uğur ‘‘Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede çocukların balık yiyememesi; tarımda, hayvancılıkta ve sosyal politikalarda yaşanan çöküşün en net göstergesidir. Sebzenin, meyvenin, proteinin çocuklar için ‘lüks’ haline gelmesi; yoksulluğun kalıcılaştığını, kuşaklar arası bir sağlık krizine dönüştüğünü göstermektedir” diye konuştu. Sağlık Bakanlığı’nın tabloyu bildiğini ancak yalnızca izlemekle yetindiğini kaydeden Uğur şöyle devam etti: ‘‘Yetersiz beslenen çocuk, sağlıklı bir toplumun geleceği olamaz. Bugün çocukların tabağından eksilen her besin, yarının sağlık harcamalarını büyütmektedir. Bu tablo, bir halk sağlığı sorunu olduğu kadar siyasi bir sorumluluktur. İktidar, enflasyonu rakam oyunlarıyla gizlemeye çalışırken; gerçek enflasyon çocukların tabağında, okul çantasında ve bedeninde hissedilmektedir. Okullarda çocuklara ücretsiz, sağlıklı ve dengeli öğün derhal hayata geçirilmelidir. Gıda enflasyonuna karşı kamusal denetim ve destek mekanizmaları oluşturulmalıdır. Çocuk yoksulluğu, siyasi gündemin tali bir başlığı olmaktan çıkarılmalıdır. Çocukların yetersiz beslendiği bir ülkede sağlıktan, refahtan ve gelecekten söz edilemez. Yoksulluk değil, çocukların sağlığı tercih edilmelidir.”

]]>
Yoksulluk halk sağlığı sorunudur https://yenidunya.org/emek-gundemi/30485/yoksulluk-halk-sagligi-sorunudur/ Wed, 17 Jul 2024 08:25:57 +0000 https://yenidunya.org/?p=30485 Ankara Tabip Odası (ATO), işçi ve memur sendikaları tarafından açıklanan açlık ve yoksulluk raporlarını değerlendiren bir açıklama yaptı.
Açıklamada, çocukların dengesiz ve yetersiz beslendiği, yoksulluğun bir halk sağlığı sorununa dönüştüğü vurgulandı.

Açıklamada şunlar yer verildi:
Açlık sınırı asgari ücreti geçti
Resmi kurumların verileri ve sendikaların hesaplamaları Türkiye’de artan eşitsizliği ve derinleşen yoksulluğu gözler önüne seriyor:
-Haziran ayında dört kişilik ailenin açlık sınırı 19 bin 44 liraya, yoksulluk sınırı 65 bin 874 liraya yükseldi.
-Tek başına yaşayan bir kişinin sağlıklı ve dengeli beslenmesi, barınma, ulaşım, eğitim, sağlık vb. harcamalarının toplam tutarı 30 bin 604 lirayı buldu.

Yoksulluk halk sağlığı sorunudur

Haneler sosyal yardımlarla ayakta kalıyor
-Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın sosyal yardım verilerine göre Türkiye’deki 17 milyon 114 bin 912 yurttaş, yaşamını sosyal yardımlarla sürdürmeye çalışıyor.
-Haziran itibarıyla sosyal yardıma muhtaç hane sayısı 4,2 milyonu aştı.

Türkiye’de yoksulluk ve sosyal dışlanma riski AB ülkelerinden daha fazla
-Yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altındakilerin oranları incelendiğinde Türkiye’de bu riskle karşı karşıya olanların oranı, AB üyesi ülkeler ortalamasının 2 katıdır.
-Türkiye’de yoksulluk riski altında olanların oranı yüzde 34 iken, AB üyesi ülkelerde bu oran yüzde 21’dir.

Çocuk yoksulluğu artıyor
-TÜİK verilerine göre 2023 yılında yoksul çocuk oranı yüzde 31,3 iken, maddi yoksunluk içinde olan çocukların oranı yüzde 33,3’tür. Nüfusa oranlandığında yaklaşık her 10 çocuktan 3’ü yoksuldur.
-Sosyal ve Ekonomik Destek hizmetinden yararlanan çocuk sayısı 2024-Mayıs ayında 170 bin 694’e yükseldi.

Yetersiz ve dengesiz beslenme sorundur
Yoksulluk halk sağlığı sorunudur, çünkü maddi imkansızlıklar nedeniyle yetersiz ve dengesiz beslenmek zorunda kalan kişilerde; çabuk yorulma ve halsizlik, depresyon, çinko demir yetersizliğinden saç dökülmesi, zayıflayan bağışıklık sistemi nedeniyle sıkça hastalanma, kabızlık ve ödem oluşumu, kalsiyum ve D vitamini eksikliğinden diş çürümesi veya kemik erimesi, demir ve folik asit eksikliğinden anemiler gibi hastalıklar görülme olasılığı artar.
Yüksek gıda fiyatları nedeniyle halkımız, karbonhidrat, yüksek yağ, yüksek basit şeker ağırlıklı bütçesine uygun öğünlerle karnını doyurmaya yöneliyor. Sofralarda yeterli miktarda protein, taze sebze ve meyve yer almıyor. Bu nedenle obezite, hipertansiyon, diyabet, metabolik sendrom gibi obezitenin tetiklediği sağlık sorunları ortaya çıkıyor. Birkaç yıl önce Meclise sunulan Obezite ile Mücadele Yöntemleri ve Önlemleri Komisyonu raporuna göre ülkemizde her 3 kişiden 1’i obez durumdadır.

Yoksulluk halk sağlığı sorunudur

Yoksulluk kader değildir!
-Yoksulluğu ve bölüşümdeki eşitsizliği önleyecek sosyal politikalar hayata geçirilmelidir. Kamu tarafından sağlanan sosyal yardımlar ise siyasi popülizmin aracına dönüştürülmemelidir.
-Çalışan yoksulluğunu azaltmanın öncelikli yolları gelirde adaleti ve #VergideAdalet’i sağlamaktır.
-Okul çağındaki çocuklarımızın gelişimi için #1ÖğünÜcretsizSağlıklıYemek verilmelidir. Çocuk yoksulluğunun önüne geçmek ve çocuk işçiliği ile mücadele etmek hükümetin öncelikli görevleri arasında olmalıdır.
-Eşitsizliği artıran, ekonomik krizin faturasını halka ve çalışanlara yükleyen, sermayeye daha çok kaynak transferi amaçlayan politikalar sona erdirilmelidir.

]]>