Yargıtay – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Sun, 08 Mar 2026 08:35:48 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.5 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png Yargıtay – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 Yargıtay’dan emekli maaşları için emsal karar https://yenidunya.org/yurt/33886/yargitaydan-emekli-maaslari-icin-emsal-karar/ Sun, 08 Mar 2026 08:35:42 +0000 https://yenidunya.org/?p=33886 Emekli maaşını başka bir bankaya taşımak isteyen vatandaşın hesabına konulan blokeye ilişkin açılan davada önemli bir karar çıktı. Yerel mahkeme, emekli maaşına konulan blokenin kaldırılmasına karar verdi. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kararı onadı, Yargıtay da son noktayı koyarak bankanın itirazlarını reddetti.
Emekli maaşını başka bir bankaya taşımak isteyen bir vatandaşın açtığı dava, bankaların kredi gerekçesiyle maaş hesabına bloke koyarak taşıma işlemini engelleyip engelleyemeyeceği tartışmasını yargıya taşıdı.
Davacı emekli, 2015 yılından itibaren emekli aylığını davalı bankanın Ankara Anıttepe Şubesi’nde açılan hesap üzerinden aldığını, son yıllarda özel bankaların sunduğu yüksek promosyon kampanyalarının emekliler açısından önemli bir ekonomik fırsat oluşturduğunu belirterek maaşını başka bir bankaya taşımak istedi.

Ziraat Bankası bloke koydu
Yeni bankayla yaptığı görüşmede, mevcut bankanın emekli maaşı üzerine bloke koyması nedeniyle taşıma işleminin gerçekleştirilemediğini öğrendiğini ifade etti. Bunun üzerine davalı banka ile iletişime geçen davacıya, bankadan kullanılan konut kredisi nedeniyle emekli aylığı üzerine bloke konulduğu ve kredi borcu tamamen bitmeden bu blokenin kaldırılamayacağı bildirildi.
Emekli ise bankanın bu uygulamasının hukuki dayanağı bulunmadığını, emekli maaşının başka bankaya taşınmasının bloke yoluyla engellenemeyeceğini savunarak, maaş hesabı üzerindeki blokenin kaldırılması ve taraflar arasındaki hukuki ihtilafın giderilmesi talebiyle dava açtı.

Mahkeme emekliyi haklı buldu
Ankara 5. Tüketici Mahkemesi, mahkeme, haczedilemeyen mal ve haklar üzerinde önceden yapılan anlaşmaların geçerli olmayacağını belirtti.
Bu nedenle kredi kullanımı sırasında emekli maaşı üzerine bloke konulmasına ilişkin muvafakatın hukuken geçerli sayılamayacağı ifade edildi. Ayrıca SGK ile banka arasında yapılan protokolde blokenin uygulanması ve kaldırılması konusunda bankanın sorumlu olduğu belirtildi.
Mahkeme, emekli maaşı üzerindeki blokenin kaldırılmasına ve emeklinin maaşını başka bankaya taşımasının önündeki engelin kaldırılmasına karar verdi.

İstinafa taşındı
Karar, banka tarafından İstinaf mahkemesine taşındı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi ise yerel mahkeme kararını hukuka uygun buldu.
İstinaf mahkemesi kararında, bankayla SGK arasında yapılan protokolün taraflar arasındaki iç ilişkiye yönelik olduğu belirtildi. Bu protokolün emekli açısından bağlayıcı bir sonuç doğuramayacağı vurgulandı.
Ayrıca kredi sözleşmesinde emekli maaşının başka bankaya aktarılmayacağına ilişkin imzalı bir hüküm de bulunmadığı ifade edildi. Bu nedenle bankanın istinaf başvurusu esastan reddedildi.

Son noktayı Yargıtay koydu
Dosya bu kez temyiz incelemesi için Yargıtay’a taşındı. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, yaptığı incelemede Bölge Adliye Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığına hükmetti.
Daire, bankanın temyiz itirazlarını reddederek Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kararını onadı. Böylece emekli maaşına konulan blokenin kaldırılması yönündeki karar kesinleşmiş oldu.

Kaynak: BirGün

]]>
Emekli Aylığına Blokaj Olamaz! https://yenidunya.org/emek-gundemi/32921/emekli-ayligina-blokaj-olamaz/ Mon, 21 Jul 2025 10:37:53 +0000 https://yenidunya.org/?p=32921
Emekli Aylığına Blokaj Olamaz!

2021 Tüm Emekliler Sendikası (Tüm Emekli-Sen), Yargıtay’ın kredi borcu olan emeklilerin maaşlarına bankaların el koymasını (blokaj) yasal hale getiren kararını eleştiren yazılı bir açıklama yayımladı.

Yargıtay, geçtiğimiz günlerde bankalara emekli kredileri konusunda nefes aldıran bir karar almıştı. Yargıtay’da oy çokluğuyla alınan karara göre, tüketici kredisi kapsamında verilen onay ve rıza talimatları doğrultusunda bankalar emeklilerin maaşına doğrudan bloke koyabilecek (el koyabilecek). Emekli maaşlarına haciz ve bloke uygulanamayacağı yönündeki yıllardır süregelen uygulama, Yargıtay’ın içtihat birleştirme kararıyla günlük yaşamını güçlükle döndüren emeklilere yeni bir darbe oldu.

Tüm Emekli-Sen, “Emekli Aylığına Blokaj Olamaz” başlıklı açıklamasında, “Emeklilerde iş arayanların sayısı her yıl daha da artıyor, binlercesi şantiyelere bekçi, inşaata işçi, pazar yerine satıcı, sitelere temizlikçi olmak için sırada. Geçim sıkıntısı çeken birçok emeklinin, yaşamlarını devam ettirebilmek için zaman zaman bankalardan kredi çekmek zorunda kaldığını, yemelerinden içmelerinden kısıp, kıt kanaat geçinerek borçlarını titizlikle ödediklerini biliyoruz. Borcunu ödemeyen emeklilerin oranı her zaman diğer borçlu kitlesine göre daha düşüktür. Buna rağmen bankalar, emekli aylıklarının ”5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 88 inci maddesine göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez.”hükmüne karşı rahatsızlar.” denildi.

Emekli Aylığına Blokaj Olamaz!

Tüm Emekli-Sen açıklamasının tam metni:

Emekli Aylığına Blokaj Olamaz

Yıllarca üretimin içinde olup, ülkenin gelişip kalkınmasına hizmet eden emekçi, sağlık sorunları veya ölüm dışında erkenden üretimden kopmamışsa, belirli yıl ve prim gününü doldurunca emekli olur.

O artık en yüksek mertebeye ulaşmış, en huzurlu dönemine adım atmıştır. Bundan sonra, yoğun çalışma döneminde yapamadığı birçok şeyi yapabilecek, kendisine ve çevresine zaman ayırabilecek, yeni hobiler geliştirecek, uzun tatiller yapabilecek, edindiği bilgi görgü ve tecrübelerini yeni kuşaklara aktarırken mutlu mesut yaşayacaktır.

Çünkü yükselen ulusal gelir, artan tarım ve sanayi üretimi, bilim ve teknolojideki gelişmeler, geniş yollar ve otobanlar, konut seferberliği, gençlere iş, parasız sağlık ve eğitim hakkı, onun yüksek çabaları sayesindedir.

Bu anlattıklarımız olması gerekendir, ama olan başkadır. SGK’na veya özel sandıklara ödediği primlerle, ele güne muhtaç olmadan insanca yaşayacak bir gelire hak kazanması gereken emekli, günden güne fakirliğin, sefaletin, evsizliğin, sağlıklı beslenememenin simgesi oldu.

Emeklilerde iş arayanların sayısı her yıl daha da artıyor, binlercesi şantiyelere bekçi, inşaata işçi, pazar yerine satıcı, sitelere temizlikçi olmak için sırada.

Geçim sıkıntısı çeken birçok emeklinin, yaşamlarını devam ettirebilmek için zaman zaman bankalardan kredi çekmek zorunda kaldığını, yemelerinden içmelerinden kısıp, kıt kanaat geçinerek borçlarını titizlikle ödediklerini biliyoruz. Borcunu ödemeyen emeklilerin oranı her zaman diğer borçlu kitlesine göre daha düşüktür.
Buna rağmen bankalar, emekli aylıklarının ”5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 88 inci maddesine göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez.”hükmüne karşı rahatsızlar.

Emekli Aylığına Blokaj Olamaz!

Yargıtaydan Darbe

21.3.2025 tarihinde, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı oy çokluğuyla kabul edilerek bankaları bu konuda rahatlatan bir sonuç doğurdu.
Kararda: “Tüketici kredisi sözleşmesi kapsamında, tüketicinin kredi borcunun, emekli maaşının yatırıldığı hesaptan virman/takas/mahsup yoluyla ödenmesi amacıyla verdiği talimat doğrultusunda bankaca bu hesaba bloke konulması mümkündür.” deniliyor.

Karşı Oy

Çoğunluk kararına uymayan Yargıtay hakimi, ”Hacizin yasalarda yeri olan bir tabir olduğunu,alacaklının alacağını tahsilinin sağlanması amacıyla borç altındaki kişinin malvarlığının borca yeter miktardaki kısmı üzerindeki tasarruf yetkisinin Devlet organları vasıtasıyla kısıtlanması anlamına geldiğini;

Blokajın ise, ”Kullanılması önlenmiş, el konulmuş anlamına geldiğini ve emekli aylığının tamamına erişilememesi sonucunu doğurarak alacaklıya doğrudan el koyma hakkı verdiğini;

İnsan haklarına dayalı sosyal devlet olma kurallarımız, insanı yaşat ki devlet yaşasın diye bir kural bir yasak getirmiş iken, emekliler ekmeksiz, çorbasız, sobasız, ışıksız kalırsa kalsınlar ama önce bankaya olan olan borçları ödensin sonucunu doğuran bir yorum yapılamaz.” diye yazdı.

Toplum, dolar milyarderleri olmadan da gelişir güçlenir yarınını güvence altına alabilir.
Toplumun dengeli ve uyum içinde olması eşit ve özgür bireylerin varlığına sıkı sıkıya bağlıdır.
Toplum, emekçiler olmadan gelişemez güçlenemez yarınını güvence altına alamaz.
Sosyal Devlet, dolar milyarderlerinin, paradan para kazananların tahsilatı üç kuruş eksik kalacak diye emeklileri feda etmemelidir.

Emekli Aylığına Blokaj Olamaz!

]]>
Emekliye bir darbe de Yargıtay’dan: Bankalar emekli maaşına el koyabilecek https://yenidunya.org/yurt/32915/emekliye-bir-darbede-yargitaydan-bankalar-emekli-maasina-el-koyabilecek/ Thu, 17 Jul 2025 08:29:32 +0000 https://yenidunya.org/?p=32915 Yargıtay, tüketici kredisi kapsamında verilen onay ve rıza talimatları doğrultusunda bankaların emekli maaşına doğrudan bloke koyabileceğine oy çokluğuyla karar verdi.

Emekli maaşlarına haciz ve bloke uygulanamayacağı yönündeki yıllardır süregelen uygulama, Yargıtay’ın içtihat birleştirme kararıyla değişti.
Alınan yeni karara göre, emeklilerin kredi borçları nedeniyle maaşlarına bloke konulabilecek. Bu karar, oy çokluğuyla kabul edilerek Resmi Gazete’de yayımlandı ve yürürlüğe girdi.

Daha önce emeklilerin maaşlarına tüketici kredisi borcu nedeniyle haciz uygulanamıyordu. Bankaların yaptığı bloke işlemleri, itirazlar sonucu kaldırılıyordu. Ancak artık emekli kişinin verdiği onayla bu işlem geçerli sayılacak.

Yargıtay kararında şu ifadelere yer verildi:
“Tüketici kredisi sözleşmesi kapsamında, tüketicinin kredi borcunun, emekli maaşının yatırıldığı hesaptan virman/takas/mahsup yoluyla ödenmesi amacıyla verdiği talimat doğrultusunda bankaca bu hesaba bloke konulması mümkündür.”

Karara itiraz var
Emekli maaşlarına bloke koyma kararı oy çokluğuyla alınmış olsa da, karara karşı görüşler de bulunuyor. Karara karşı olanlar gerekçelerini şu şekilde açıkladı:
“Emekli maaşları 5510 sayılı Kanun ve İcra İflas Kanunu gereği haczedilemez. Bu koruma, yalnızca icra takibini değil, banka içi virman işlemlerini de kapsar. Borçlunun önceden verdiği rıza, emredici hükümler karşısında geçersizdir.”

Blokede emeklinin rızası şart
Yargıtay’ın verdiği karara göre, maaşa bloke koyulabilmesi için emeklinin açık rızası gerekecek. Emekli, kredi kullanırken imzaladığı onay belgeleri ya da sözleşmelerde bu hakkı bankaya tanıyorsa, banka maaş üzerine doğrudan bloke koyabilecek.
Bu karar özellikle emekli maaşı ile kredi ödemesi yapan ya da yapmayı düşünen emekliler için büyük önem taşıyor. Artık kredi sözleşmesi sırasında verilen yazılı virman talimatları geçerli olacak ve banka bu talimat doğrultusunda doğrudan maaş hesabından ödeme alabilecek.

]]>
Yargıtay’dan PTT-SEN kararı: PTT’nin açtığı marka davası reddedildi https://yenidunya.org/emek-gundemi/32442/yargitaydan-ptt-sen-karari-pttnin-actigi-marka-davasi-reddedildi/ Sun, 13 Apr 2025 09:31:25 +0000 https://yenidunya.org/?p=32442
Yargıtay’dan PTT-SEN kararı: PTT’nin açtığı marka davası reddedildi

PTT’nin, adında “PTT” ibaresini kullanması nedeniyle Posta Telefon ve Telekomünikasyon İşçileri Sendikasına (PTT-SEN) karşı açtığı “marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet” davası reddedildi, bu karar Yargıtayca onandı.
PTT’nin sosyal medya hesabından dün yapılan yaçılı açıklamada, “ayrım, sevk ve dağıtım alanlarında hizmet alınan alt işveren firmalara bağlı çalışanlar tarafından PTT-SEN adıyla kurulan sendikanın, PTT’nin adını kullanarak paylaşımlar yaptığının tespit edildiği” belirtilmişti.
Açıklamada, “PTT ismi kullanılarak yürütülen bu faaliyetlerin yasalara aykırı olmakla birlikte, bu sendika üyelerinin alt işveren firmalara bağlı çalışanlar olması ve sendikanın PTT ile hiçbir muhataplığının olmaması, PTT AŞ’nin marka değeri ve kurumsal kimliğine açık şekilde zarar vermektedir. Şirketimizin isminin izinsiz kullanımı nedeniyle söz konusu sendikaya ihtar gönderilmiş, gerekli hukuki süreç başlatılmıştır” ifadeleri kullanılmıştı.

PTT-SEN: İddialar hukuk önünde çürütüldü 
PTT-SEN’in sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, PTT’nin 11 Nisan’daki açıklamasının “yalnızca PTT-SEN’e dönük haksız ve temelsiz isnatlarla değil, kurumda yıllardır emeği görünmez kılınan taşeron işçilere karşı da açık bir saygısızlık ve yok sayma iradesiyle kaleme alındığı” ifade edildi.
Sendikanın kurumsal ad ve faaliyetine ilişkin iddiaların daha önce hukuk önünde çürütüldüğü belirtilen kararda, Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ve istinaf mahkemesinden geçen kararın, Yargıtayca kesin olarak reddedildiği bildirildi.
Açıklamada, “Buna rağmen, hukuku yok sayarcasına aynı iddiaların yeniden kamuoyuna servis edilmesi ya bu kararları hiçe sayacak bir siyasi cüretin ya da basit bir gafletin sonucudur. Kamuoyu bilinçli olarak yanıltılmaya çalışılmaktadır” denildi.

Yargıtay PTT’nin açtığı davanın ret kararını onadı
PTT’nin, “tanınmış marka” statüsüne sahip olduğu gerekçesiyle PTT-SEN aleyhine açtığı dava yerel mahkeme ve istinafta reddedildi, bu karar Yargıtayca onandı.
Karara göre, PTT, sendikanın adının marka hakkını ihlal ettiği ve haksız rekabete neden olduğu gerekçesiyle Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde dava açarak, sendikanın PTT ismini kullanmasının durdurulmasını istedi.
Yerel mahkeme ve istinaf mahkemesi, sendikanın ticari bir kuruluş olmadığı ve kullanımın markaya tecavüz teşkil etmediği gerekçesiyle davayı reddetti.
Kararın, PTT tarafından temyiz amacıyla taşındığı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi de 15 Ocak 2025 istinaf kararını onayarak, davanın reddini kesinleştirdi.
Yüksek Mahkeme, sendikanın faaliyetlerinin ticari hayata yansımadığını, bu nedenle marka hakkı ihlali ve haksız rekabetin söz konusu olmadığını vurguladı.

Kaynak: ANKA

]]>
Yargıtay’dan işçinin izin süresi kararı https://yenidunya.org/emek-gundemi/28256/yargitaydan-iscinin-izin-suresi-karari/ Sat, 02 Dec 2023 09:00:05 +0000 https://yenidunya.org/?p=28256 “Haftalık izinler yıllık izin süresinden düşürülemez”

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi emsal nitelikteki kararında, “haftalık izinlerin yıllık izin süresinden düşürülemeyeceğini” hükme bağladı.
İşten çıkarılan vinç operatörü, İş Mahkemesi’ne başvurdu. Fazla çalışma yapmasına, ulusal bayram ve genel tatiller ile hafta tatillerinde çalışmasına rağmen karşılığının ödenmediğini ve yıllık izin alacağının bulunduğunu ileri sürdü.
Davacı işçi, kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık izin ücreti, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti ve bakiye ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etti.
Davalı avukatı, davacının alacaklarının eksiksiz ödendiğini, bu hususun banka kayıtları ve özlük dosyası içeriğindeki belgelerle sabit olduğunu savunarak davanın reddini istedi.
Mahkeme; davacıya ihbar süresini kullandırdığını ispat edemediğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, davacının ödenmeyen alacaklarının bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verdi.

İstinaf sonrası Yargıtay
Taraf avukatları kararı istinafa götürdü. Bölge Adliye Mahkemesi, hesaplamaların bordrolar nazara alınarak yapıldığından tespit edilen alacak kaleminden hakkaniyet indirimi yapılmasının yerinde olmadığı, davacıya yapılan ödemenin hesaplanan izin alacağından mahsubu gerektiği gerekçeleriyle davacı ve davalının istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne hükmetti.
Karar her iki taraf avukatı tarafından temyiz edilince devreye bu kez Yargıtay 9. Hukuk Dairesi girdi.

Yıllık izinlerin kullandırıldığını işveren ispat etmeli
Emsal nitelikteki kararda, kullandırılmayan haftalık izinlerin yıllık izin süresinden düşürülemeyeceğinin vurgulandığı kararda; 4857 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi hâlinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlandığı hatırlatıldı.
Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshinin şart olduğunun dile getirildiği kararda şöyle denildi:
“İş sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığının imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir. Dosyada, davacının imzasının bulunduğu 15’er günlük izin talep formları bulunmaktadır. Yargılama sırasında davacı asılın izin talep formuna karşı beyanı alınmış, davacı beyanında bu izinlerin biriken hafta tatilleri için verildiğini belirtmiştir.
Davacının ayrıca hafta tatili alacağını talep etmesi ve bu alacağının hüküm altına alınmış olması da dikkate alındığında imzasının bulunduğu bu yıllık izin belgelerinin dikkate alınarak yıllık izin alacağının yeniden hesaplanması gerekmektedir. Hatalı değerlendirme ile hüküm kurulması bozma nedenidir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına oybirliğiyle karar verilmiştir.”

]]>
Yargıtay’dan mobbing kararı https://yenidunya.org/emek-gundemi/27724/yargitaydan-mobbing-karari/ Sun, 12 Nov 2023 13:54:37 +0000 http://eskiruya.org/?p=27724 Görev yerinin sık sık değiştirilmesi ‘mobbing’ olarak değerlendirildi

Taşeron firma bünyesinde, bilgisayar operatörü olarak çalışan kişi, işveren tarafından sürekli görev yerinin değiştirildiği, görevi olmayan işleri yapmaya zorlandığı, mobbinge (psikolojik taciz) maruz bırakıldığı iddiasıyla sözleşmesini feshetti.
İş Mahkemesi’ne başvuran işçi, kıdem tazminatı ile yıllık izin alacağının tahsilini talep etti. Davalı şirket avukatı ise iddiaları reddetti. Mahkeme, davacının kendisine psikolojik taciz uygulandığı yolundaki iddiasının sübut bulmadığı, işyeri uygulamalarından duyulan bir rahatsızlık boyutunda kaldığına hükmetti. Karar, davacı tarafından temyiz edilince devreye Yargıtay 7. Hukuk Dairesi girdi.

Birbiriyle çelişen görevler
Kararda; bilgisayar operatörü olarak çalıştığı anlaşılan davacının sık sık görev yerinin değiştirildiği hatırlatıldı. Davacının en son, görevi ve daha önce yaptığı işle ilgisi olmayan ameliyathane kapısında kariyeri ile çelişen bir işe verildiği vurgulandı. Davacı tanıklarının ifadesi ile de bu değişiklileri davacının istifa etmesi amacıyla yapıldığı anlaşıldığı vurgulandı. Bu şekildeki uygulamaların mobbing olarak adlandırıldığı dile getirilerek mahkeme kararı bozuldu.

‘Kariyeri ile çelişen görev verilemez’
Yeniden yapılan yargılamada İş Mahkemesi, davacının mobbinge maruz kaldığına karar verdi. Davacının sık sık görev yerinin değiştirildiği, davacının son olarak görevi ve daha önce yaptığı işle ile ilgisi olmayan kariyeri ile çelişen bir işe verilerek ameliyathane kapısında görevlendirildiği hatırlatıldı. Davacının psikolojik tacize maruz kaldığı gerekçesi ile kıdem tazminatı alacağının kabulüne hükmetti. Bu kez kararı davalı avukatı temyiz edince devreye Yargıtay 9. Hukuk Dairesi girdi. Daire, İş Mahkemesi kararını yerinde bulundu. İşçinin kariyeri ile çelişen bir göreve verilmesini mobbing saydı.

]]>
Birleşik Kamu-İş: “Yargıtay hukukun üstünlüğünü kaldırmak istiyor” https://yenidunya.org/yurt/27686/birlesik-kamu-is-yargitay-hukukun-ustunlugunu-kaldirmak-istiyor/ Fri, 10 Nov 2023 13:31:30 +0000 http://eskiruya.org/?p=27686 Birleşik Kamu-İş Merkez Yönetim Kurulu, Yargıtay’ın başlattığı hukuksuzluğa tepki açıklaması yaptı.
Birleşik Kamu-İş, “Hukukun üstünlüğünün kaldırılmasına sessiz kalmayacağız” başlıkllı açıklamasında, “Kuvvetler ayrılığına dayanan, hukuka, insan haklarına saygılı, laik, demokratik bir hukuk devleti “olmazsa olmaz” temel kuraldır. Yürütme, yasama ve yargı organlarının birbirlerinden bağımsız olmaları ama birbirlerini dengelemeleri ve denetlemeleri esastır. Yargıtay da dahil, bütün mahkemeler Anayasa Mahkemesi’nin kararlarına uymak zorundadır.” denildi.

“Hukukun üstünlüğünün kaldırılmasına sessiz kalmayacağız”
Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik kurumları ve işleyişi ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Ülkemizde yasama, yürütme ve yargı denilen kuvvet ayrılığının tek elde toplanmak istenmesinin tehlikeleri görülmüştür.
AYM üyeleri hakkındaki suç duyurusu, Türkiye hukuk tarihine, yargı bağımsızlığına ve tarafsızlığına kara bir leke olarak düşmüştür.
Bugün, Türkiye için kuvvetler ayrılığına dönmek bir keyfiyet değil mecburiyettir.  Yargıtay’ın,  Anayasa Mahkemesi’ne meydan okuması ortadır.
Kuvvetler ayrılığına dayanan, hukuka, insan haklarına saygılı, laik, demokratik bir hukuk devleti “olmazsa olmaz” temel kuraldır. Yürütme, yasama ve yargı organlarının birbirlerinden bağımsız olmaları ama birbirlerini dengelemeleri ve denetlemeleri esastır.
Yargıtay da dahil, bütün mahkemeler Anayasa Mahkemesi’nin kararlarına uymak zorundadır. Yargıtay’ın AYM kararına uymaması, yargı organları arasında bir uyuşmazlık sorunu değil, doğrudan doğruya bir Anayasa ihlali sorunudur.
Siyasi iktidarın, yargıya devletin temel direği olarak değil, ‘kadrolaşılacak bir bahçe’ gözüyle bakılmasının sancıları yaşanmaktadır.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin, Anayasa Mahkemesi’nin Milletvekili Can Atalay başvurusunda verdiği ihlal kararı üzerine aldığı ‘uymama’ ve Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunulması kararı, yüksek yargıda bir süredir tırmanan gerilimin artık açık bir kavgaya dönüştüğünün acı göstergesi olmuştur.
Anayasayı, yasaları, hukuku, mahkeme kararlarını tanımayan siyasi iktidar her seferinde bir adım daha ileriye gitmektedir. Yargıtay’ın bu kararı ne yazık ki Anayasa Mahkemesi’ni kapatmaya yönelik uzun süredir konuşulan bir çıkışın devamıdır.
Herhangi bir dosyanın Anayasa’ya uygunluğu konusunda en yetkili makam olan ve kararı Türkiye Cumhuriyeti’nde her şahsı ve kurumu bağlayacak nitelikte olan Anayasa Mahkemesi’nin kararını tanımamak açıkça yargı eliyle siyasi darbe yapmak ve hukukun üstünlüğünü ayaklar altına alınmasıdır.
Yargı organları iktidarın talimatlarına değil hukuka uygun davranmalıdır
Çağdaş demokrasilerin temeli kuvvetler ayrılığına dayanır.
Hukukun üstünlüğünün olmadığı yerde ‘üstünlerin’ hukuku başlar!
Türkiye Cumhuriyeti’nin Anayasasızlaştırılmak istenmesine karşı, hukukun üstünlüğünden yana taraf olan Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak;
Anayasal düzene yönelik bu meydan okumaya karşı ses çıkarıyoruz! Susmuyoruz, korkmuyoruz.
Türkiye Cumhuriyetini; laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olmaktan çıkaracak Yargıtay’ın Anayasa Mahkemesi kararını tanımamasını darbe olarak değerlendiriyoruz.
Cumhuriyetin 100.yılında demokratik hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin Anayasası’na darbe yapılmak istenmesine izin vermeyeceğiz.

]]>
Avukatlar Yargıtay’a yürüdü https://yenidunya.org/yurt/27669/avukatlar-yargitaya-yurudu/ Fri, 10 Nov 2023 09:27:09 +0000 http://eskiruya.org/?p=27669 Yargı krizi derinleşiyor

Türkiye’nin 81 ilinden Ankara’ya gelen avukatlar, eski adı Silivri olan Marmara Cezaevinde tutuklu bulunan Hatay Milletvekili Can Atalay hakkında hak ihlali kararı veren AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunan Yargıtay 3. Ceza Dairesini protesto etti.
Ankara Barosu üyeleri eylem öncesinde, 10 Kasım münasebetiyle Ankara Adliyesi önündeki Atatürk heykeline çelenk bırakıltı ve saygı duruşunda bulundu.
Avukatlar buradan Yargıtay’a yürümeyecekti. Ancak Emniyet, kalabalık avukat grubunun yürüyüşüne izin verilemeyeceğini bildirdi.
Ankara Baro Başkanı Mustafa Köroğlu ile emniyet yetkilileri arasında yapılan görüşmeler sonucunda; tüm avukatların Adliye’den Kumrular Caddesi’ne kadar gidip burada bir açıklama yapması, ardından sadece Baro Başkanı ve Yönetim Kurulu üyelerinin Konya Yolu güzergâhından Yargıtay’a yürümesi konusunda anlaşma sağlandı.

Sırtlarında cübbeleri, ellerinde Anayasa
Ankara Sıhhiye Adliyesi, Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 85. yılını anan avukatlar daha sonra yargı krizini yaratan Yargıtay’ın önüne ellerinde anayasa sırtlarında cübbe ile yürüyüşe başladı.
Ankara Barosu Başkanı Mustafa Köroğlu,  Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Yargıtay’a destek verdiği açıklamalarının ardından, “Mahkemelerin kararları hakkında değerlendirme yapabilirsiniz. Yanlış karar verdiğini söyleyebilirsiniz. Ama anayasada yazan bir hüküm var. Hepimizi bağlıyor. Yargı kararlarına uymak zorundasınız. Oysa bir üst mahkeme olan Yargıtay Anayasa mahkemesinin kararına uymadıklarını söyleyip suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi. Böylesi bir hukuk garabeti Türkiye tarihinde görülmedi. Buna karşı biz yaptık oldu diyeceklerini zannediyorlarsa savunma buna izin vermeyecek” dedi.

‘Anayasa açıkça yok sayıldı’
Avukatlar birlikte Türkiye Barolar Birliği (TBB) önüne geldi. Türkiye Barolar Birliği önünde yapılan açıklamalada, “Unuttukları anayasayı önlerine bırakarak hatırlatacağız. Arkamızda bulunan binada yazan anayasa hükmüne herkesin uymak zorunda olduğunu haykırmaya devam edeceğiz” denildi.
TBB Başkanı Erinç Sağkan içinde bulunulan sürecin kurumlar arası çekişme olarak adlandırılamayacağını söyleyerek, “İçinde bulunduğumuz süreç basit bir hakim içtihat farklılığı gibi yorumlanacak konu değildir. İçerisinde bulunduğumuz süreç kurumlar arasındaki çekişme olarak adlandırılamaz. İçinde bulunduğumuz süreç Anayasanın 2. maddesinin açıkça yok sayıldığı artık bir hukuk devleti olup olmadığının tartışıldığı ve buna karar verileceği bir süreçtir. Tarihi bir sorumluluğumuz var. Aldığımız mirası yerine getirebilmek adına Türkiye’de savunmayı temsil eden avukatlar olarak sesimizi yükseltiyoruz. Anayasayı ve anayasal düzeni savunmak için Ahlatlıbel’de olacağız” dedi.

]]>