vergi yükü – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Tue, 20 Jan 2026 12:54:58 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.5 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png vergi yükü – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 Yılın ilk 16 gününde dört ilin nüfusu kadar icra dosyası birikti! https://yenidunya.org/yurt/33672/yilin-ilk-16-gununde-dort-ilin-nufusu-kadar-icra-dosyasi-birikti/ Tue, 20 Jan 2026 12:54:57 +0000 https://yenidunya.org/?p=33672 16 günde 424 bin yeni icra dosyası açıldı

CHP Kocaeli Milletvekili Mühip Kanko, iktidarın ekonomi politikalarını sert sözlerle eleştirdi. Artan borçluluk ve icra baskısının toplumsal etkilerine dikkat çeken Kanko, mevcut tablonun yurttaş üzerindeki yükünü vurguladı.

CHP Kocaeli Milletvekili Mühip Kanko, iktidarın ekonomi politikalarına ilişkin eleştirilerini kamuoyuyla paylaştı. Kanko, artan borçluluk ve icra dosyalarına dikkat çekerek, mevcut tabloyu ekonomik göstergeler üzerinden değerlendirdi.

İcra dosyalarındaki artış gündemde
Yurttaşların giderek daha fazla borçlandığını savunan Kanko, kısa sürede açılan icra dosyalarının ekonomik gidişata dair önemli bir gösterge olduğunu ifade etti. Kanko, bu durumu şu sözlerle değerlendirdi:
16 günde 424 bin yeni icra dosyası açıldı. Bu bir istatistik değil, ekonomik yıkım belgesidir

Ocak ayı verilerine dikkat çekti
2026 yılının ilk günlerine ilişkin icra verilerini paylaşan Kanko, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
1–16 Ocak 2026 tarihleri arasında icra dairelerine UYAP üzerinden gelen 424 bin yeni dosya, iktidarın ekonomi politikalarının toplumu hangi noktaya sürüklediğini açıkça ortaya koymaktadır.
Bu sayı; Gümüşhane, Ardahan, Tunceli ve Bayburt illerinin toplam nüfusundan yaklaşık 20 bin fazladır. Yani sadece 16 gün içinde 4 ilin nüfusu kadar yurttaş icralık hâle getirilmiştir. Bu tablo, artık yönetememe hâlinin değil, bilinçli bir yoksullaştırma düzeninin sonucudur.

Borçluluk ve sosyal etkiler
Kanko, borçluluğun toplumun geniş kesimlerini etkilediğini vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı:
Bu da demektir ki Türkiye’de her üç kişiden biri borç kıskacında, icra tehdidi altındadır. Bu, sosyal devletin çöküşü; iktidarın vatandaşa karşı açtığı sessiz bir ekonomik savaştır. Çalışan borçla ayakta durmaya çalışmakta, esnaf krediyle nefes almaya mahkûm edilmekte, emekli ise icra tebligatıyla yaşamaktadır.

Bankacılık ve vergi yükü eleştirisi
Ekonomideki sorunların yalnızca bireysel borçlarla sınırlı kalmadığını savunan Kanko, bankacılık sistemi ve vergi politikalarına da değindi. Açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
Saray ve yandaşlar refah içinde yaşarken, halk faiz, vergi ve icra üçgeninde ezilmektedir. Ortada bir gerçek vardır; bu iktidar, borcu istisna olmaktan çıkarmış, icrayı milyonların ortak kaderi hâline getirmiştir. Bu bir kriz değil; bilinçli, tercihli ve sorumlusu belli bir çöküştür.
Kanko, batık kredilerdeki artışa ve vergi gelirlerindeki yükselişe de dikkat çekerek, ekonomik yükün büyük ölçüde dar gelirli kesimlerin üzerinde yoğunlaştığını ifade etti.

Kaynak: Cumhuriyet

]]>
DİSK-AR: Emekçinin kaybı 1,2 trilyon TL’ye yakın! https://yenidunya.org/emek-gundemi/33099/disk-ar-emekcinin-kaybi-12-trilyon-tlye-yakin/ Fri, 05 Sep 2025 08:26:14 +0000 https://yenidunya.org/?p=33099 Enflasyon ile vergilerin işçi ücretlerine sekiz aylık toplam faturası en az 1 Trilyon 155 Milyar TL

DİSK-AR, “Ücret Kayıpları İzleme Raporu (Eylül 2025)” yayımlandı.
Rapora göre:
-Yüksek enflasyon ile adaletsiz vergi ve kesintiler işçi ücretlerini eritmeye devam ediyor!
-İşçi ücretlerindeki birikimli sekiz aylık toplam kayıp 1,2 trilyon TL’ye yaklaştı!
-2025’in ilk sekiz ayında enflasyonun işçi ücretlerine birikimli faturası 627,3 milyar TL! Vergilerin birikimli faturası ise 528 milyar TL oldu!
-Vergi ve enflasyonun ücretlerde yarattığı toplam kayıp 1 trilyon 155 milyar TL’yi aştı!
-Ağustos 2025’te enflasyon ile gelir vergisinin faturası işçi başına ortalama 11.642 TL’dir.
-Asgari ücrete ara zam yapılmaması kayıpları büyüttü. Ağustos 2025’te asgari ücretin enflasyon karşısındaki kaybı 4.753 TL!
-Ağustos 2025’te gelir vergisi ve kesinti ile enflasyon sebebiyle işçi ücretleri ortalama yüzde 38 oranında geriledi!
-Asgari ücretin 1,5 katı düzeyindeki ücrette enflasyon nedeniyle kayıp Ağustos 2025’te 6.597 TL oldu.
-Asgari ücretin 2 katı düzeyindeki ücrette enflasyon nedeniyle kayıp Ağustos 2025’te 8.121 TL oldu.
-Asgari ücretin 2,5 katı düzeyindeki ücrette enflasyon kaybı Ağustos 2025’te 9.525 TL oldu.
-Asgari ücretin 3 katı düzeyindeki ücrette enflasyon kaybı Ağustos 2025’te 11.238 TL oldu.
-Yılın ilk sekiz ayında ortalama işçi ücretinin birikimli kaybı 69 bin 166 TL!
-Yılın sekizinci ayında ortalama ücretin yaklaşık yüzde 40’ı vergi, kesinti ve enflasyon nedeniyle eridi!
-Yılın ilk sekiz ayında asgari ücretin yüzde 26,5’i kesinti ve enflasyon sebebiyle eridi.
-Yılın ilk sekiz ayında asgari ücretin 1,5 katı düzeyindeki ücretlerin yüzde 31,5’i vergi ve kesinti ile enflasyona gitti.
-Yılın ilk sekiz ayında asgari ücretin 2 katı düzeyindeki ücretlerin yüzde 34,4’ü vergi ve kesinti ile enflasyona gitti.
-Yılın ilk sekiz ayında asgari ücretin 2,5 katı düzeyindeki ücretlerin yüzde 36,8’i vergi ve kesinti ile enflasyona gitti.
-Yılın ilk sekiz ayında asgari ücretin 3 katı düzeyindeki ücretlerin yüzde 61,5’i vergi ve kesinti ile enflasyona gitti.

DİSK-AR: Emekçinin kaybı 1,2 trilyon TL’ye yakın!

Rapordan özet bilgiler:
Enflasyon ve gelir vergisi artışları işçilerin net harcanabilir ücretlerinde ciddi erimelere yol açıyor. İşçi ücretlerindeki kayıpları tekil, bireysel bazda olduğu gibi toplam ve birikimli olarak da devasa boyutlara ulaştı. Sadece SGK kapsamındaki işçileri (yaklaşık 17 milyon) kapsayan araştırmamıza göre bir yandan enflasyon öte yandan artan elir vergisi yükü nedeniyle harcanabilir gerçek (reel) ücretler büyük bir erozyonla karşı karşıya.
Ücretlerin yaşadığı erimenin en büyük sebeplerinden biri hızla artan gelir vergisi yüküdür. Örneğin yılın ilk yarısı 47.500 TL ve ikinci yarısı 50.580 TL brüt ücreti olduğunu kabul ettiğimiz bir işçi (sigortalılar için SGK verilerine göre ortalama ücret) Ocak 2025’te 3 bin TL’nin altında gelir vergisi öderken ağustos ayı itibarıyla bu miktar 5 bin TL’ye yaklaştı. İşçi başına gelir ile damga vergisi ve kesinti (sosyal güvenlik ve işsizlik sigortası primleri) toplamı Ocak 2025’te 10.029 TL iken Ağustos 2025’te 12.115 TL’ye yükseldi.
Ortalama işçi ücretinde Ocak 2025 tarihinde enflasyon nedeniyle yaşanan kayıp 1.885 TL iken Ağustos 2025’te bu miktar 7.114 TL’ye yükseldi. Gelir ile damga vergisi ve enflasyon nedeniyle ocak ayındaki erime 4.789 TL iken bu miktar ağustos ayında 11.642 TL’ye yükseldi. Ortalama işçi ücretinin sekiz aylık birikimli bireysel enflasyon erimesi ise 37.535 TL oldu.
Toplam kayıplar ise çok daha ürkütücü boyutlarda. Sadece sigortalı işçilerin aylık enflasyon kaybı Ağustos 2025’te toplam (tüm işçiler için) 120,3 milyar TL’ye ulaşırken enflasyon ve vergi kaynaklı toplam erime 196,8 milyar TL oldu.
8 aylık birikimli erime (8 ayın toplamı) ise akıllara durgunluk verecek düzeye, 1,2 trilyon TL’ye yaklaştı. Özellikle asgari ücrete Temmuz 2025’te ara zam yapılmaması kayıpları daha da büyüttü. Artan gelir vergisi yükü nedeniyle tüm işçiler için yaşanan 8 aylık birikimli toplam ücret erimesi (kesintiler hariç) 528 milyar TL olurken enflasyonun yarattığı kayıp ise 627,3 milyar TL’ye ulaştı. Böylece artan gelir vergisi yükü ve enflasyonun yaklaşık 17 milyon işçinin ücretlerinde yarattığı 8 aylık kayıp en az 1 trilyon 155 milyar TL oldu. Vergi yüküne dolaylı vergiler (tüketim vergileri) dahil değildir. Tüketimden alınan vergiler alım gücünü eriten ve enflasyonu artıran bir diğer faktördür.
1 trilyon 155 milyar TL’yi aşan bu erime işçilerden varlıklı kesimlere ciddi bir gelir transferi anlamına geliyor. Enflasyon ve gelir vergisi adaletsizliği nedeniyle işçi sınıfının yaklaşık 1,2 trilyonluk ücreti erimiştir. Enflasyon işçi sınıfını yoksullaştıran bir emme basma tulumbadır. İşçilerden alıp zenginlere kaynak aktarmaktadır. Öte yandan adaletsiz vergi sistemi gelir eşitsizliğini daha da derinleştirmekte ve ücret gelirleri üzerindeki yükü artırmaktadır. Günün sonunda işçilerin harcanabilir net gerçek (reel) ücretleri hızla erimektedir.

Gelirde adalet, vergide adalet!
Enflasyon ve adaletsiz vergi-kesinti yükü emek gelirlerinde büyük kayıplara yol açıyor.
Uzun süredir devam eden yüksek enflasyonun ve vergi yükünün işçi ücretlerine 2025 yılının ilk sekiz ayındaki faturası yaklaşık 1 trilyon 156 milyar TL olarak tahmin edildi.
Ücretlerin sabit, fiyatların serbest olması nedeniyle emek gelirleri enflasyonun altında ezilmektedir. Hükümetin izlediği alım gücünü ve ücretleri bastırmayı amaçlayan ekonomi politikası enflasyonun faturasının emek gelirleri üzerine yüklenmesine yol açmaktadır. Enflasyon ve adaletsiz vergi-kesinti sistemi emek gelirlerini eriterek gelir bölüşümü daha da adaletsiz hale getirmekte ve yoksulluğu artırmaktadır. Bu nedenle ücrette ve vergide adalet çok somut ve yakıcı bir taleptir.

]]>
DİSK-AR: Enflasyon ve verginin işçiye faturası; 1 trilyona yakın kayıp! https://yenidunya.org/emek-gundemi/33016/disk-ar-enflasyon-ve-verginin-isciye-faturasi-1-trilyona-yakin-kayip/ Wed, 06 Aug 2025 13:46:26 +0000 https://yenidunya.org/?p=33016 DİSK-AR, “Ücret Kayıpları İzleme Raporu (Ağustos 2025)” yayımlandı!
Rapora göre, enflasyon ile vergilerin işçi ücretlerine yedi aylık toplam faturası en az 972 milyar TL oldu.

DİSK-AR: Enflasyon ve verginin işçiye faturası; 1 trilyona yakın kayıp!

Enflasyon ve vergi artışları işçilerin net harcanabilir ücretlerinde ciddi erimelere yol açıyor. İşçi ücretlerindeki kayıpları tekil, bireysel bazda olduğu gibi toplam ve birikimli olarak da devasa boyutlara ulaştı.
Ücretlerdeki erimeyi ela alan araştırmamızın 7. ayında sadece aylık değil birikimli toplam kayıpları da inceledik. Önceki raporlarımızda aylık düzeyde de ciddi boyutlara ulaştığını gördüğümüz kayıplar birikimli olarak çok daha büyük boyutlarda.
Sadece SGK kapsamındaki işçileri (yaklaşık 17 milyon) kapsayan araştırmamıza göre bir yandan enflasyon öte yandan artan vergi yükü nedeniyle harcanabilir gerçek (reel) ücretler büyük bir erozyonla karşı karşıya.

Vergi yükü
Ücretlerin yaşadığı erimenin en büyük sebeplerinden biri hızla artan vergi yüküdür. Örneğin 47.750 TL brüt ücreti olduğunu kabul ettiğimiz bir işçi (sigortalılar için ortalama ücret) Ocak 2025’te 3 bin TL’nin altında vergi öderken temmuz ayı itibarıyla bu miktar 5 bin TL’ye yaklaştı. Vergi ve kesinti toplamı Ocak 2025’te 10.100 TL iken Temmuz 2025’te kesinti toplamı 12.129 TL’ye yükseldi.
Ortalama işçi ücretinde (47.750 TL) Ocak 2025 tarihinde enflasyon nedeniyle yaşanan kayıp 1.894 TL iken Temmuz 2025 döneminde bu miktar 6.796 TL’ye yükseldi. Vergi ve enflasyon nedeniyle (işsizlik sigortası ve SGK primi kesintisi hariç) ocak ayındaki erime 4.831 TL iken bu miktar temmuz ayında 11.793 TL’ye yükseldi. Ortalama işçi ücretinin 7 aylık birikimli erimesi ise 58.450 TL oldu.
Toplam kayıplar ise çok daha ürkütücü boyutlarda. Sadece sigortalı işçilerin aylık enflasyon kaybı Temmuz 2025’te toplam (tüm işçiler için) 114,3 milyar TL’ye ulaşırken enflasyon ve vergi (kesintiler hariç) kaynaklı toplam erime 198 milyar TL oldu.
7 aylık birikimli erime (7 ayın toplamı) ise akıllara durgunluk verecek düzeye ulaşmış durumda.

Ara zam yapılmadı kayıplar büyüdü
Özellikle asgari ücrete Temmuz 2025’te ara zam yapılmaması kayıpları büyüttü. Artan vergi yükü nedeniyle tüm işçiler için yaşanan 7 aylık birikimli toplam kayıp 446 milyar TL olurken enflasyonun yarattığı kayıp ise 526 milyar TL’ye ulaştı. Böylece vergi ve enflasyonun yaklaşık 17 milyon işçinin ücretlerinde yarattığı 7 aylık kayıp en az 972 milyar TL’ye ulaştı.
1 trilyon TL’ye yaklaşan bu erime işçilerden varlıklı kesimlere ciddi bir gelir transferidir.
Enflasyon ve gelir vergisi adaletsizliği nedeniyle işçi sınıfının yaklaşık 1 trilyonluk ücreti erimiştir. Enflasyon işçi sınıfını yoksullaştıran bir emme basma tulumbadır. İşçilerden alıp zenginlere kaynak aktarmaktadır. Öte yandan adaletsiz vergi sistemi gelir eşitsizliğini daha da derinleştirmekte ve ücret gelirleri üzerindeki yükü artırmaktadır. Günün sonunda işçilerin harcanabilir net gerçek ücretleri hızla erimektedir.

Emek gelirleri eriyor
Raporda öne çıkan başlıklar:
-Yüksek enflasyon ile adaletsiz vergi ve kesintiler emek gelirlerini eritmeye devam ediyor!
-Yılın ilk yedi ayında asgari ücretin yüzde 25,5’i vergi ve kesinti ile enflasyon sebebiyle eridi.
-2025’in 7. ayında brüt işçi ücretlerinin yaklaşık yüzde 40’ı vergi, kesinti ve enflasyon nedeniyle eridi!
-2025’in ilk 7 ayında enflasyonun işçi ücretlerine birikimli faturası 525,5 milyar TL!
-Vergilerin birikimli faturası ise 446 milyar TL oldu!
-Vergi ve enflasyonun ücretlerde yarattığı toplam kayıp 972 milyara ulaştı.
-Asgari ücrete ara zam yapılmaması kayıpları büyüttü. Temmuz 2025’te asgari ücretin enflasyon karşısındaki kaybı 4.218 TL!
-Yılın ilk yedi ayında ortalama işçi ücretinin birikimli kaybı 58 bin 450 TL!
-Temmuz 2025’te enflasyon ile verginin faturası işçi başına ortalama 11.763 TL’dir.
-Asgari ücretin 1,5 katı düzeyindeki ücrette enflasyon nedeniyle kayıp Temmuz 2025’te 5.675 TL oldu.
-Yılın ilk yedi ayında asgari ücretin 1,5 katı düzeyindeki ücretlerin yüzde 30,6’sı vergi ve kesinti ile enflasyona gitti.
-Asgari ücretin iki katı düzeyindeki ücrette enflasyon nedeniyle kayıp Temmuz 2025’te 7.343 TL oldu.
-Yılın ilk yedi ayında asgari ücretin 2 katı düzeyindeki ücretlerin üçte biri vergi ve kesinti ile enflasyona gitti.
-Asgari ücretin 2,5 katı düzeyindeki ücrette enflasyon kaybı Temmuz 2025’te 8.273 TL oldu.
-Yılın ilk yedi ayında asgari ücretin 2,5 katı düzeyindeki ücretlerin yüzde 35,5’i vergi ve kesinti ile enflasyona gitti.
-Asgari ücretin üç katı düzeyindeki ücrette enflasyon kaybı Temmuz 2025’te 9.794 TL oldu.
-Yılın ilk yedi ayında asgari ücretin 3 katı düzeyindeki ücretlerin yüzde 37,2’si vergi ve kesinti ile enflasyona gitti.

Gelirde adalet, vergide adalet!
Enflasyon ve adaletsiz vergi-kesinti yükü emek gelirlerinde büyük kayıplara yol açıyor.
Uzun süredir devam eden yüksek enflasyonun ve vergi yükünün işçi gelirlerine 2025 yılının ilk yarısındaki faturası 972 milyar TL olarak tahmin edildi.
Ücretlerin sabit, fiyatların serbest olması nedeniyle emek gelirleri enflasyonun altında ezilmektedir. Hükümetin izlediği alım gücünü ve ücretleri bastırmayı amaçlayan ekonomi politikası enflasyonun faturasının emek gelirleri üzerine yüklenmesine yol açmaktadır. Enflasyon ve adaletsiz vergi-kesinti sistemi emek gelirlerini eriterek gelir bölüşümü daha da adaletsiz hale getirmekte ve yoksulluğu artırmaktadır. Bu nedenle ücrette ve vergide adalet çok somut ve yakıcı bir taleptir.

Raporun tamamı için:
https://arastirma.disk.org.tr/wp-content/uploads/2025/08/Ucret-Kayiplari-Izleme-Raporu-6-Agustos-2025-1.pdf

]]>