ucuz işgücü – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Thu, 27 Nov 2025 06:57:34 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.3 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png ucuz işgücü – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 Emekli piyasanın jokeri oldu https://yenidunya.org/emek-gundemi/33365/emekli-piyasanin-jokeri-oldu/ Thu, 27 Nov 2025 06:57:33 +0000 https://yenidunya.org/?p=33365 Geçim şartlarının zorlaşmasıyla işgücündeki emekli sayısı artıyor. İleri yaştaki yurttaşlar, genellikle güvencesiz ve hizmet ağırlıklı sektörlerde çalışıyor. İş bulabilen 65 yaş üzeri her 10 kişiden yaklaşık 8’i kayıt dışı çalıştırılıyor.

BirGün’den Havva Gümüşkaya’nın haberine göre, emekliler, artan emekli yoksulluğu nedeniyle iş arıyor ya da çalışmayı sürdürüyor. Emekli aylıklarıyla ay sonunu getiremeyen yaşlılar, TÜİK verilerine göre piyasada adeta ucuz ve güvencesiz işgücü olarak kullanılıyor. TÜİK’in 2025 yılının Temmuz–Ağustos–Eylül dönemini kapsayan üçüncü çeyrek verileri, tabloyu çarpıcı biçimde ortaya koyuyor. Emekli olduğu için işgücüne dahil olmayan 65 yaş üstü bireylerin sayısı 2021’in aynı döneminde 2 milyon 729 binken 2025’te 2 milyon 278 bine geriledi. Sadece dört yılda emekli olduğu için artık çalışmayan 65 yaş üstü yurttaşların sayısı 451 bin kişi azaldı.
Aynı dönemde bu yaş grubunda istihdamda olanların sayısı 928 binden 1 milyon 208 bine çıkarak 280 bin kişi arttı. TÜİK’in dar tanımlı işsizlik hesaplamasına göre 65 yaş üzeri 35 bin yurttaş resmi işsiz statüsünde görünüyor.

Emekli piyasanın jokeri oldu

Yüzde 80’i kayıt dışı
En çarpıcı başlıklardan biri olarak güvencesizlik öne çıkıyor. İstihdamda yer alan 65 yaş üstü 1 milyon 208 bin kişiden yalnızca 280 bini kayıtlı çalışıyor. Kalan 927 bin kişi sigortasız, kayıt dışı, güvencesiz işlerde istihdam ediliyor. 65 yaş üzeri çalışan her 10 kişiden yaklaşık 8’i, prim ödenmeyen, işten çıkarıldığında hiçbir hukuki güvencesi bulunmayan işler yapmak zorunda bırakılıyor. Açlık sınırının altında kalan emekli aylıkları ile geçinemeyen ileri yaştaki yurttaşlar, genellikle daha güvencesiz ve hizmet ağırlıklı sektörlerde çalışıyor. Son 5 yılda hizmet sektöründe çalışan 65 yaş üstü kişi sayısı 159 bin artarak 403 bine ulaştı.

Emekli piyasanın jokeri oldu
]]>
Eşit ücret tercih değil haktır! https://yenidunya.org/kadinin-sesi/33118/esit-ucret-tercih-degil-haktir/ Fri, 19 Sep 2025 06:42:38 +0000 https://yenidunya.org/?p=33118 Erkeklerle aynı işi yapan kadınlar hâlâ daha düşük ücret alıyor. ILO verilerine göre kadınlar, erkeklerin kazandığı her 1 dolara karşılık 77,4 sent kazanıyor. Bu hızla eşitlik için bir asırdan fazla beklemek gerekecek.

Kadınların erkeklerle aynı işi yapmasına rağmen daha düşük ücret alması, iş yaşamındaki en temel eşitsizliklerden biri olmaya devam ediyor. 2020 yılında ilk kez kutlanan 18 Eylül Uluslararası Eşit Ücret Günü, bu duruma ilişkin farkındalık yaratmayı amaçlıyor. Bu günün Eylül ayında ilan edilmesinin nedeni ise yılın bu noktasında erkeklerin, kadınların yılsonuna kadar kazanacağı tutarı çoktan kazanmış olması olarak açıklanıyor.

İşgücüne katılırken erkeklerden daha fazla zorluk yaşayan kadınlar, terfi, yönetim kadrosuna geçiş gibi durumlarda da benzer sorunlarla karşılaşıyor. Çok daha fazla kriteri sağlamak durumunda bırakılan kadınlar, cinsiyet ayrımcı tutum nedeniyle eşit koşullarda çalışamıyor. Sağlık sigortası, mesai ücreti, ücretli izin gibi koşullardan yararlanma oranları da daha düşük seyrediyor.

BirGün’den Havva Gümüşkaya’nın haberine göre, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2024 İstatistiklerle Kadın bültenine göre, cinsiyetler arası ücret farkı, en eğitimli kesimlerde bile önemli ölçüde devam ediyor. Üniversite mezunu kadınlar, erkek meslektaşlarına göre ortalama yüzde 17,4 daha az kazanırken ilkokul eğitimi almış kadınlar yüzde 13,2 daha az kazanıyor. Ayrıca Türkiye’de çocuklu kadınlar, çocuksuz kadınlara göre ortalama olarak yüzde 11 daha az kazanç elde ediyor. Yine TÜİK’e göre 2023 yılında erkeklerin ortalama hanehalkı fert geliri ile kadınların ortalama hanehalkı fert geliri arasındaki fark yüzde 27 olarak ölçülüyor. Bu oran 2013 yılında yüzde 21 düzeyinde gerçekleşiyordu.

1 dolara karşılık 77,4 sent
ILO Türkiye Ofisi Direktörü Yasser Hassan, dünyada ücret farklarına ilişkin tabloyu değerlendirdi. Hassan, cinsiyetler arası ücret farkının, bölgeler ve sektörler arasında farklılık göstermekle birlikte, tüm dünyada devam ettiğini kaydetti. 2024 yılında, kadın çalışanların erkek meslektaşlarının kazandığı her dolar başına sadece 77,4 sent kazandığını vurgulayan Hassan, mevcut hızla, bu farkın kapanmasının bir asırdan fazla sürebileceğine dikkati çekti.

Hassan, ulusal ortalamaların ötesinde, cinsiyetler arası ücret farklarının sektör, meslek ve istihdam türüne göre de büyük farklılıklar gösterdiğine dikkati çekti. ILO ve WHO’nun ortaklaşa yürüttüğü küresel bir araştırmaya değinen Hassan, araştırmanın kadınların çalışanların çoğunluğunu oluşturduğu sağlık ve bakım sektöründe bile, eğitim, iş seviyesi ve deneyim dikkate alındığında erkeklerden ortalama yüzde 24 daha az kazandığını ortaya koyduğunu belirtti.

Hassan yaptığı açıklamada, cinsiyetler arası ücret farkının devam etmesine neden olan daha derin yapısal engellerin ele alınmasının büyük önem taşıdığını belirterek şunları söyledi:
“Kadınların daha yüksek ücretli ve erkek egemen sektörlere erişiminin desteklenmesi, bakım ve sosyal hizmet işlerinin değerinin yeniden tanınması ve eşit eğitim-terfi fırsatlarının sunulması bu alandaki temel adımlardandır. Ücret belirlemede cinsiyet temelli önyargıların giderilmesi ve evrensel çocuk bakımı ile paylaşımlı ebeveyn izni gibi politikalarla ücretsiz bakım işlerinin adil biçimde paylaşılması da işyerinde eşitliğin sağlanması açısından kritik öneme sahiptir. Hem Türkiye’de hem de küresel olarak, ücret eşitliğini geliştirmek için gerekli araçlar elimizin altında. Eşit ücret bir tercih değil, temel bir haktır.”

]]>
Yoksulluk çocukları vuruyor https://yenidunya.org/basindan/sectiklerimiz/29065/yoksulluk-cocuklari-vuruyor/ Thu, 08 Feb 2024 09:51:35 +0000 https://yenidunya.org/?p=29065 “Elim sanata düşer usta/ Dilim küfre, yüreğim acıya/ Ölüm hep bana/ Bana mı düşer usta?” 
Refik Durbaş 
 

Arda Tonbul, 14 yaşında. Annesini yedi aylıkken kaybetmiş, babası işçi, ama ayağından ameliyat olduğu için işi bırakmış. Ailenin yükü Arda’nın omuzlarına kalmış. Koşullar onu mesleki eğitim merkezleri (MESEM) öğrencisi olmaya zorlamış. Başka bir çıkar yolu da yok. Haftada bir gün okula gidiyor, dört gün staj adıyla ağır koşullarda çalışmaya…
MESEM öğrencileri çok tehlikeli alanlarda, yetişkinlerin bile zorlandığı işlerde çalıştırılıyor. Arda da bir metal firmasında çalışmaya başlıyor.
9 Ocak 2024’te sac büküm makinesine sıkışıyor ve kaldırıldığı hastanede yedi gün sonra can veriyor.
Arda’nın yaşamını yitirmesi üzerine DİSK Birleşik Metal İş Sendikası; “16 yaş altı çocukların ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılması yasakken staj adı altında denetimsiz, kontrolsüz ve çok tehlikeli işlerde çalıştırılması iş cinayetlerine davetiye çıkarmaktadır” açıklamasını yaptı.

Ölümlü iş kazaları
Ömer Çakar, 17 yaşında, Diyarbakır’da MESEM öğrencisi, klimacıda staja başlıyor. 21 Aralık 2023 tarihinde tesisat döşemek için götürüldüğü “oto galericiler sitesi”nde dengesini kaybederek 2’nci kattan kafasının üstüne düşüyor ve ağır yaralanıyor. Hastanede yapılan müdahaleler sonuç vermiyor ve genç yaşamını yitiriyor.
Beyzanur Hatmorioğlu, 17 yaşında, MESEM öğrencisi, Antalya Kepez’de bir otomobil servisinde çırak olarak çalışırken bir patlama meydana geliyor, vücudunun yüzde 80’i yanıyor. Uzun tedaviden sonra ellerini ve kollarını eskisi kadar kullanamasa da yaşamda kaldığına seviniyor.
En son, 23 Ocak 2024’te Kütahya’da MESEM 9. sınıf öğrencisi 15 yaşındaki Erol Can Yavuz, staj gördüğü mobilya atölyesinde üzerine sunta bloklarının devrilmesi sonucunda yaşamını yitirdi. Son yıllarda buna benzer onlarca ölümlü olay yaşandı. Bir de staja giden öğrencilerin işyerinde uğradığı şiddet, baskı ve taciz olayları var.
İSİG verilerine göre “2002- 2023 yılları arasında en az 931 çocuk, 2023 yılında ise 64 çocuk iş kazalarında yaşamını yitirdi. Ne büyük facia bu! Yoksulluk en çok çocukları ve gençleri vuruyor.

Ucuz işçiliğe teşvik
Daha küçücük yaşlarında, yaşamın acımasız yüzüyle karşılaşan gençlerimiz yaşıtlarıyla okullarında olması gerekirken ekmek parası için amansız mücadele veriyorlar.
Durumdan işverenler memnun. Çünkü hiçbir masrafa girmeden işçi çalıştırıyorlar. MESEM’de staj yapan çocuklar asgari ücretin yüzde 30’unu alıyor, MESEM öğrencisi 18 yaşın üstündeyse asgari ücretin yüzde 50’sini alıyor. Bu paranın tamamını ve öğrencilerin sigorta primlerini devlet üstleniyor.
Çocuklar ucuz işçiliğe teşvik ediliyor. Ayda üç beş kuruş para kazanma umuduyla milyonlarca yoksul aile çocuğunu MESEM’e yönlendiriyor.
Son açıklamalar MESEM’e devam eden öğrenci sayısının 1 milyon 400 bine yükseldiğini gösteriyor.
Yoksulluğun ortaya çıkardığı bir başka durum da çocuklarımızın açlık tehlikesiyle karşı karşıya kalması… Çoğumuz sosyal medyada videoyu görmüştür. Bir ortaokul öğrencisi elinde simit, kendisiyle röportaj yapan kişiye, “Ne olur simidin fiyatını düşürün, harçlığım 20 TL, kantine iniyorum, hayallerim kırılarak dönüyorum” diyor.

Açlık kapıda
Milyonlarca öğrencimizin çığlığıdır bu sözler. Emekli maaşının 10 bin 500, asgari ücretin 17 bin 2 TL olduğu ülkemizde çocuklarımızın dengeli beslenmesi olanaklı değil, açlık kapıda!
Eğitime taraf olan kişi, kurum ve sendikalar, bu yaşamsal konuya birçok kez dikkat çektiler. Öğrencilere bir öğün parasız yemek verilmesini istediler! Bu konuda henüz bir adım atılmadı. Parasız yemek dağıtmak isteyen belediyelerin ise hep önü kesildi. Oysa çocuklarımıza bir öğün yemek verilmesinin ederi atla deve değil!
Milletvekillerinin bu konuda sesinin çıkmaması, insanı şaşkına çeviriyor. Aldıkları maaşın büyüklüğü, sunulan olanaklar, onların duygudaşlık (empati) duygusunu mu yok etti? Temsil ettikleri halkın çocukları bu kadar acı çekerken ve ölürken nasıl mutlu olabiliyorlar ki? 

Erdal ATICI
KÖY ENSTİTÜLERİ VE ÇAĞDAŞ EĞİTİM VAKFI BAŞKAN
I

Kaynak: Cumhuriyet

]]>