Tüm Emekli-Sen – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Thu, 19 Mar 2026 12:15:52 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.5 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png Tüm Emekli-Sen – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 Mersinli Emekliler: “Karadelik iktidardır” https://yenidunya.org/emek-gundemi/33913/mersinli-emekliler-karadelik-iktidardir/ Thu, 19 Mar 2026 12:15:50 +0000 https://yenidunya.org/?p=33913 Mersinli Emekliler dün “Karadelik iktidardır” dediler. Tevfik Sırrı Gür lisesi karşısında bir araya gelerek basın açıklaması yapan 2021 Tüm Emekli Sen Mersin Şubesinin açıklamasını Şube Başkanı Hüseyin Kurt okudu.

Basına ve kamuoyuna
Saygıdeğer emekçiler, emekliler ve dostlar; siyasi partilerin ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri; çalışkan basın emekçileri hoş geldiniz. Sizleri 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi adına en içten duygularımızla selamlıyoruz.

Bayram olsun
Yarın arife, bir gün sonra bayram. Bayram vesiledir, bütün olumsuzluklara rağmen, çoluk çocuk torun, eş dost akraba bir araya geleceğiz, muhabbet edeceğiz, bayramı zehir etmeye çalışanlara inat kutlayacağız bu sevinçli günleri.
Bayramda da yüreğimiz Amerikan emperyalizmi ve Siyonist işgalci İsrail ortaklığının ateş altına aldığı İran halkıyla birlikte atacak. Yetmiş binin üzerinde canı soykırımda katledildiği hâlde topraklarını terk etmemekte direnen Filistin direnişçilerine, İsrail işgaline karşı sınır boylarında dişe diş dövüşen Lübnan direnişçilerine selam olsun. Elbette ki halkların fedakârlıkları karşılık bulacak, eşit ve özgür dünyanın düşmanı emperyalizm ve kapitalizm dünya halklarının ortak mücadelesiyle yenilecek.

Müjde müjde!
Müjde sevindirici haberdir, muştu da deriz. Emeklilere müjde nasıl verilir? Örneğin denir ki: ey emekliler, 2008 yılında değiştirerek yüzde otuz beşlere düşürdüğümüz Aylık Bağlama Oranlarını bizden önceki dönemdeki gibi tekrar yüzde yetmişe çıkarıyoruz. Bu aydan itibaren aylıklarınız buna göre hesaplanacak ve hesabınıza yatacak. Bunu müjde olarak kabul eder ve alkışlardık.
Hazine bunun altından kalkamaz mı dediniz? Peki kabul, 2002 yılında en düşük emekli aylığı asgari ücretin yüzde kırk fazlasıydı. Bugünün hesabıyla 39 bin 305 lira eder. Her yıl düşüre düşüre 2020 yılında önce asgari ücretle en düşük emekli aylığını eşitlediniz, bugüne geldiğimizde ise emekli aylığına yüzde kırk eklenirse ancak asgari ücrete ulaşabiliyor. Deseydiniz ki, en düşük emekli aylığına yüzde kırk ek zam yapıp asgari ücretle eşitliyoruz, diğer aylıkları da prim gün sayısı esasına göre artırarak zararlarınızı azaltmaya çalışıyoruz. Kusura bakmayın, elimizden bu kadarı geliyor. Eh, bunu da müjde olarak kabul eder ve alkışlardık.
Ama siz, eğer ki bu bir ikramiye ise aylık tutarında olması gereken harçlık düzeyindeki 4000 liraya bir kuruş artış yapmadınız. Şundan emin olun ki emekliler 4000 lirayı 5000 lira yapsaydınız da bunu müjde olarak kabul etmeyecekti. Yukarıda hesabını yaptık, yıllar içinde her emeklinin aylığını yarıya düşürmüşsünüz zaten. Buna bin lira eklemek derde deva olmaz. Ama bilin ki, emekliler kendilerini bu kadar rahat yok saymanıza şaşırıyorlar, bunu insan onuruna yapılmış saygısızlık olarak algılıyorlar ve hesap gününe çevirmek için seçimleri bekliyorlar.

Mersinli Emekliler: "Karadelik iktidardır"

“Devlet bez mi üretir?”
Emeklilerin yaşı yeter, ülkemizin kalkınmasında uzun yıllar motor güç Kamu İktisadi Teşekkülleriydi. 1980’den sonra KİT’lerin tasfiyesi gündeme getirildi, o günün moda deyişiyle KİT’ler ekonominin para ve enerji yutan karadeliğiydi. Bunlar hızlıca özelleştirilip özel sektörün dinamizmine açılırsa halk zenginleşirdi. O dönemin en simgesel özelleştirmelerinden biri “Devlet bez mi üretir?” diyerek nadide bir kamu kurumu olan Sümerbank’ın satışıydı.
Bugünkü AKP iktidarı özelleştirmenin başlatıcısı değil ama açık ara şampiyonudur. İzlediği ekonomi politika bugünkü yoksulluğumuza neden olan özelleştirme borç faiz döviz borsadan ibaret olan neo liberal modeldir. Bu altta kalanın canı çıksın modelidir, sosyal devleti dışlar, önce, emekçileri yoksullaştırır, sonra, hak temelli sosyal dayanışmanın yerine muhtaçlığa dayalı yardımları öne çıkararak insanların onurların hiçe sayar, onları kendine bağlamaya çalışır.

Karadelik iktidardır
Ülkemizin toplam zenginliği artıyor, emeklinin geliri azalıyor. İhracat artıyor, işçilerin geliri düşüyor. Saraylar büyüyor, emekçilerin konutsuzluğu artıyor, çiftçi mahsulünü para etmediği için toplayamıyor, çocuklar okula aç gidiyor, emekli beslenemiyor. Ülkemizin dinamizmini ve enerjisini emen, servet transferleriyle zengini daha zengin edip yoksulu yek ekmeğe muhtaç eden, kendi kendine yeten az sayıdaki tarım ülkesini limon ithalatçısı yapan iktidar bugün karadeliktir.
Tekrar ediyoruz, emekli, gariban, biçare, dilsiz, ne verilirse ona razı olacak zavallı değildir. Gençliğimizde nasıl demiri büküp çeliği erittiysek, fabrikalar çiftlikler limanlar kurup işlettiysek, karada denizde havada uzayda bizim beyin ve beden gücümüzle yürüdüyse işler, bugün de yoksulluğa ve aşağılanmaya razı değiliz ve kaderimizi kendi elimize alacağız.

Mücadeleye devam
Derhal yasal düzenleme yapılarak Emekli sendikalarına Çalışma Bakanlığı ile toplu sözleşme yapma hakkı tanınmalıdır.
Dul ve yetimlerimiz ile 65 yaş üstü güvencesiz vatandaşlarımızın geliri, açlık sınırı üzerine çıkarılmalıdır.
En düşük emekli aylığı 39 bin TL’ye yükseltilmelidir.
Memur emeklilerine ödemediğiniz seyyanen zamları derhal ödenmelidir.
Tüm emeklilere hak kayıplarına göre orantısal zam yapılmalıdır.
Tüm emeklilere birer aylık tutarında ikramiye istiyoruz.
Kirada oturan tüm emeklilere kira yardımı istiyoruz
Bizler kimseden sadaka istemiyoruz. Hak edişimizi istiyoruz. Alana kadar da sokaklardan ayrılmayacağız.
Bu irade ve özveriyle diyoruz ki: Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz

]]>
Bayram gelsin, Hoş gelsin https://yenidunya.org/emek-gundemi/33893/bayram-gelsin-hos-gelsin/ Thu, 12 Mar 2026 07:18:10 +0000 https://yenidunya.org/?p=33893
Bayram gelsin, Hoş gelsin

2021 Tüm Emekliler Sendikası Genel Başkanı Salman Hürkardeş, Ramazan Bayramı nedeniyle yenidünya ile bir söyleşi yaptı.
Uzun yıllardır emeklilerin sendikalı-örgütlü mücadelesinin içinde olan Salman Hürkardeş ile emeklilerin durumu ve talepleri nelerdir konuştuk.

yd: Başkan, milyonlarca emekli bu bayram da büyük bir beklenti içerisindeydi. Ancak AKP iktidarı yine emekliyi görmedi. Emeklilerin bu konudaki tepkilerini anlatabilir misiniz?

Hürkardeş: Önümüz bayram, bayram vesile olacak, çoluk çocuk torun bir arada olmaya çalışacağız, arkadaşlarımızla dostlarımızla karşılıklı ziyaretler yapacağız, gücümüz yettiğince kutlayacağız bu sevinçli günleri.
Emeklinin hâli malum, yıllardır anlatıyoruz içine itildiğimiz sefaleti. Milyonlarca emekli bayram ikramiyelerinin artıp artmayacağını merak ediyor deniliyor. İnanın ki emekliler bayram ikramiyesinin dört bin lira mı; yoksa bin lira artışla beş bin lira mı olacağıyla çok da ilgilenmiyorlar. Bir kere harçlık düzeyindeki bir tutara bayram ikramiyesi demek kökten yanlış. Bu emeklinin onuruna saygısızlıktır, ayıptır.

yd: İktidarın emekliye bakışını anlatabilir misiniz?
Sendikalı çalışma yaşamı olanlar bilir, bizden önceki kuşakların başlattığı bizim devam ettirdiğimiz sendikal mücadele sonucunda bayram ikramiyeleri genellikle bir aylık tutarında olurdu. Yerleşik bir uygulamaydı yani.

Hürkardeş: AKP iktidarı ise ilk defa 2018 yılında bin lirayla başladı bu işe, gele gele dört bin liraya ulaştı. Şaşırtmadı bizi, çünkü iktidar, rantiyeye tefeciye tekelci kapitaliste, holdingleşmiş tarikata alabildiğine bonkör, emekliye dula yetime kadına gence işçiye çiftçiye esnafa eli sımsıkı. Ustasından öyle öğrenmiş. Seçim kararı aldıklarında emeklilerin ağzına bir parmak bal çalarız, gönüllerini tekrar kazanırız havasındalar. Ama yanıldıklarını görecekler, bu defa tutturamayacaklar, bakın ben görevim gereği her kesimden emekliyle sürekli temastayım, durumu en yakından biliyorum.

yd: AKP iktidarı öncesi emeklinin durumu hakkında bir şeyler söyler misiniz?

Hürkardeş: SGK bünyesindeki 4/A’lılar emeklilerin sayıca en büyük grubudur. 2002 yılı Aralık ayında 4/A’lıların en düşük aylığı 257 lira idi. Asgari ücret 184 lira idi. Yani emekli aylığı asgari ücretten yüzde 40 fazlaydı. Bugüne uyarladığımızda 28 bin 75 liranın yüzde 40 fazlası 39 bin 305 lira eder. Bugün hazine katkısıyla en düşük emekli aylığı 20 bin lira. İktidar, refah payı, ekonomik büyüme gibi hiçbir ek katkı yapmadan dört işlemle yaptığımız bu basit hesaplamayla aylığımızın yarısını yok etmiş, bizden alıp dolar milyarderlerine aktarmış. Bu hesabı emekliler, onlarca makale okumadan, istatistik incelemeden, basın açıklaması dinlemeden de kendi yaşamından biliyor, yoksulluğunun derinliğini ölçüyor.

yd: Başkan mücadeleye devam zaferimizin teminatıdır. Peki emekli ne yapacak birazda ondan söz edelim?

Hürkardeş: Kuşkusuz ki ülkemizde özelleştirmeyi ilk başlatan bugünkü AKP iktidarı değildi, ama o kendinden öncekilerin tamamını geçti açık ara şampiyon oldu. Aynı şekilde emeklilikteki geri gidişin şampiyonu da AKP iktidarıdır. Bugün emeklinin yoksulluğu ekonomik kırım boyutundadır. Bu şampiyona küme düşürmek boynumuza borç olsun.
Anayasa’nın 17. Maddesinde; “Herkesin, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu yazar. Bu koşulları bize sağlamak yerine tersine hareket eden iktidarın ilk seçimde gitmesi herkesin yararına olacaktır. Gelecek olanın da ilk işi başlangıç olarak Aylık Bağlama Oranlarını yeniden yüzde yetmişe çıkarmak, ikramiyelerin birer aylık tutarında olmasını sağlamak olmalıdır.

yd: Başkana teşekkür eder, emeklilerin mücadelesinde başarılar dileriz.

Hürkardeş: Bayram öncesi umut ve dileklerimizi dile getirme şansı tanıdığınız için yenidünya ekibine teşekkür ederim. Daha insanca yaşanacak bayramlar dileğiyle iyi bayramlar.

]]>
Mersinli Emekliler: “Yoksullaştırıcı iktidar, hepimizi yoksullaştırıyor” https://yenidunya.org/emek-gundemi/33863/mersinli-emekliler-yoksullastirici-iktidar-hepimizi-yoksullastiriyor/ Sun, 01 Mar 2026 11:46:32 +0000 https://yenidunya.org/?p=33863 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi dün (28 Şubat 2026) Yenişehir İlçesi Alanya sokağı girişinde basın açıklaması ve stand çalışması yaptı. Emeklilerin hak kayıplarını ve çözüm önerilerini dile getiren basın açıklamasını Mersin Şube Başkanı Hüseyin Kurt okudu.

Basın açıklamasının ardından söz alan 2021 Tüm Emekli Sen MYK üyesi Fatih Kaplan, sabah saatlerinde komşumuz İran’a karşı Amerikan emperyalizmi ve İsrail Siyonizminin başlattığı ortak saldırıyı kınayarak, bu barbarca saldırıda İran ulusunun meşru müdafaasının desteği hak ettiğini belirtti. Emperyalist-Siyonist saldırganlığın tüm halklar için can ve mal kaybı, yoksulluk ve sefalet doğuracağı bilinciyle hareket etmemizi, ülkemizin ‘Yurtta Sulh Dünyada Sulh’ ilkesine uygun olarak saldırganın karşısında mazlumun yanında olmasını diledi.

Basın açıklaması metni:
“Birlikte ürettiklerimiz hakça paylaşıldığında sorunlarımız biter”
Basına ve kamuoyuna
Saygıdeğer emekçiler, emekliler ve dostlar; siyasi partilerin ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri; çalışkan basın emekçileri hoş geldiniz. Sizleri 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi adına en içten duygularımızla selamlıyorum.
Bizi artık iyi tanıyorsunuz, uzun süredir ortalama olarak haftada bir, bazen haftada bir kaç defa karşınıza çıkıp sorunlarımızı anlatıyor, çözüm önerilerimizi dile getiriyoruz. Sesimizi ve çağrımızı yazılı ve görsel olarak çoğaltan basın emekçilerine, üyelerimize dostlarımıza ve tüm halkımıza minnettarız.
İsteklerimizin karşılanmasının inanın ki hiçbir zorluğu yok, birlikte ürettiklerimiz hakça paylaşıldığında sorunlarımız biter. O zaman geldiğinde, biz sizin karşınıza yoksulluğu, konutsuzluğu, aşsızlığı işsizliği anlatmak için değil, şarkılarımızı türkülerimizi söylemek için çıkacağız.

“AKP’ye küme düşürmek boynumuzun borcu olsun”
Halka daha iyi bir yaşam vadedip iş başına gelen iktidar, uygulamalarından sorumludur. Emeklilik hakkı, diğer birçok hakla birlikte, bizden önceki kuşakların büyük özverileriyle yasalara yazdırılan temel hakkımızdır. Ne yazık ki o zamanlar engel olamadık; 1999 ve 2008 yılında yapılan değişiklerle emekli olma yaşı yükseltildi, Aylık Bağlama Oranları düşürüldü ve bugün emeklinin refahı yerine yoksulluğunu yaşıyoruz.
Nasıl ki özelleştirmeyi ilk başlatan bugünkü AKP iktidarı değildi, ama açık ara şampiyonluk onundur. Aynı şekilde emeklilikteki geri gidişin de şampiyonu da AKP iktidarıdır. Bu şampiyona küme düşürmek boynumuzun borcu olsun.

Mersinli Emekliler: “Yoksullaştırıcı iktidar, hepimizi yoksullaştırıyor”

“Dağ fare doğurdu”
Anayasa’nın 17. Maddesinde; “Herkesin, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu yazar. Bugün yaşam koşullarımız 2002’ye göre çok daha geride, maddi ve manevi varlığımızı koruyamıyoruz. Barınma, beslenme, ısınma gibi en temel insani gereksinimlerimizden kısmak zorundayız.
Daha önce anamızın ak sütü gibi hak ettiklerimiz birer birer elimizden alınırken buna sessiz kalmayız, kalamayız. Sorumluluğumuz sadece kendimizle sınırlı değil, emekli dul ve yetim yoksulluğu yanında, çalışma çağında olup iş bulamayan, çalıştığı hâlde iki kişi bir araya gelip ev kuramayan, aylığı kiraya yetmeyen çocuklarımızdan torunlarımızdan yeğenlerimizden de sorumluyuz. Dükkânını siftahsız kapatan esnaf, ürünü dalda ve yerde kalan çiftçi, ağır faiz yükü altında ezilen küçük ve orta sanayici de mağdur. Çünkü aynı yoksullaştırıcı iktidar, biraz az biraz çok hepimizi yoksullaştırıyor.
İktidarın kurduğu özelleştirme faiz döviz borsa sistemiyle bir avuç dolar milyarderi ve milyoneri, büyük tekeller, holdingleşmiş tarikatlar toplumun bütün zenginliğine el koyuyor, halka ise derin yoksulluk kalıyor.

“Vatandaşlık Geliri” gibi sihirbazlıklara hiç gerek yok
İktidar şapkadan tavşan çıkarır gibi her gün yeni bir göz boyayıcı haberlerle oyalamaya çalışıyor bizi. Son günlerin modası “Vatandaşlık Geliri”. Aylarca bu haberlerle insanlara umutlar pompalandı, bugünlerde ayrıntıları ortaya çıktı ve ‘Dağ fare doğurdu’. Toplam geliri dokuz bin liranın altında olan ailelere en fazla 5 bin 615 liralık bir destek vereceklermiş. Bir ailenin sadece dokuz bin lira geliri olması sefalettir. Dokuz bin liraya eklenecek 5 bin 615 liralık destekle gelir 14 bin 615 lira olur, bu da sefalettir.
İktidara biz daha kolay bir yol gösterelim. SGK bünyesindeki 4/A’lılar emeklilerin sayıca en büyük grubudur. 2002 yılı Aralık ayında 4/A’lıların en düşük aylığı 257 lira idi. Asgari ücret 184 lira idi.Yani emekli aylığı asgari ücretten yüzde 40 fazlaydı. Bugüne uyarladığımızda 28 bin 75 liranın yüzde 40 fazlası 39 bin 305 lira eder. Bugün hazine katkısıyla en düşük emekli aylığı 20 bin lira. Siz refah payı, ekonomik büyüme gibi hiçbir ek katkı yapmadan dört işlemle yaptığımız bu basit hesaplamayla bile emeklinin alması gereken aylığın yarısını hiç etmişsiniz. Altın gümüş karşılaştırmasına girmiyoruz bile, oralara girersek uçurum kat kat büyüyor ve biz bunu yaşayarak biliyoruz. “Vatandaşlık Geliri” gibi sihirbazlıklara hiç gerek yok, Aylık Bağlama Oranlarını (ABO) eskiden olduğu gibi yüzde yetmişe çıkarın, başka ihsan istemeyiz.
Haklarımızı almak için gerekli olan azim ve iradeye sahibiz, gücümüzün birlikten geçtiğini biliyoruz, bu yolda elimizden gelen her çabayı göstereceğimizi tekrar ilan ediyoruz.

“Bizler harçlık istemiyoruz!”
-Derhal yasal düzenleme yapılarak Emekli sendikaların Çalışma Bakanlığı ile toplu sözleşme yapma hakkı tanınmalıdır.
-Bizler yarına sabredecek hâli kalmayanlarız. Derhal dul ve yetimlerimiz ile 65 yaş üstü güvencesiz vatandaşlarımızın gelirini açlık sınırı üzerine çıkarılmalıdır.
-En düşük emekli aylığını 39 bin TL’ye yükseltilmelidir.
-Memur emeklilerine ödemediğiniz seyyanen zamları derhal ödenmelidir.
-Tüm emeklilere hak kayıplarına göre orantısal zam yapılmalıdır.
-Önümüzde Ramazan ayı ve bayramı var. Bizler harçlık istemiyoruz. Tüm emeklilere birer aylık tutarında ve yılda dört kez olan ikramiye istiyoruz.
-Kirada oturan tüm emeklilere kira yardımı istiyoruz
-Bizler kimseden sadaka istemiyoruz. Sabredecek halimiz, dayanacak takatımız kalmadı. Hak edişimizi istiyoruz. Alana kadar da sokaklardan ayrılmayacağız.

Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!!

]]>
Emekliler meydanları terk etmiyor! https://yenidunya.org/emek-gundemi/33832/emekliler-meydanlari-terk-etmiyor/ Sun, 22 Feb 2026 08:15:05 +0000 https://yenidunya.org/?p=33832 2021 Tüm Emekli Sen Tarsus ve Mersin Şubeleri 21 Şubat 2026 günü Tarsus Yarenlik Alanında önce basın açıklaması, ardından stand kurarak imza ve üye kampanyası yaptılar.

Yapılan basın açıklamasında emeklilerin sorunları ve yaşam koşulları anlatıldı. Açıklamanın sonunda emeklilerin talepleri sıralandı. Basın açıklamasından sonra imza ve yeni üye kampanyası başlatıldı.

Basına ve kamuoyuna;
Saygıdeğer emekçiler, emekliler ve dostlar; siyasi partilerin ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri; çalışkan basın emekçileri hoş geldiniz. Sizleri 2021 Tüm Emekliler Sendikası Tarsus Şubesi adına en içten duygularımızla selamlıyoruz.

Bütçeye bak iktidarı tanı
Bir iktidarın kimliğini anlamak için, bütçeyi nasıl yaptığını incelemek yeterlidir diye hep söyleriz. Emekçiye, emekliye, öğrenciye, eğitime ne kadar; tefeciye, rantçıya ne kadar harcama yapıldığını gördüğümüzde başka söze gerek kalmaz. Örnek olsun, bütçeden 2026 yılının Ocak ayında 1 trilyon 635 milyar 788 milyon 234 bin liralık harcama yapılmış. Ne güzel, bu kadar harcamayla gül gibi geçinip gidiyor olmamız gerekirdi. Ama öyle olmuyor, yoksulluğumuz bizi boğuyor, niye böyle oluyor diye diğer harcama kalemlerine baktığımızda gerçek apaçık ortaya çıkıyor. En büyük harcama kalemi bir avuç yerli ve yabancı tefeciye ödenen 456 milyar, 416 milyon, 191 bin liralık faiz gideri. Yani bütçenin yaklaşık yüzde otuzu tefecilere gitmiş. Peki 16 milyonu aşan emekli dul ve yetime devlet katkısı ne kadar olmuş? Sadece 78 milyar, 31 bin, 742 lira olmuş. Yani bütçenin yaklaşık yüzde beşi. Bir avuç tefeciye yüzde otuz, 16 milyona yüzde beş. Adalet bunun neresinde?

Emekliler meydanları terk etmiyor!

İktidar hayal satmaya çalışıyor
Bütçeden de gördüğümüz gibi emekliler geçinemiyor, barınamıyor, sağlıklı beslenemiyor.
Ama emekliler yalvarmıyor, ağlamıyor, sadaka istemiyor.
Emekliler ülkemizin bugün ulaşmış olduğu toplam zenginliğe yaptıkları katkıların hakça paylaşılmadığını görüyor ve hem tek tek hem de topluca, örgütlü olarak itiraz ediyor.
Bu itirazın gücünü başta iktidar, toplumun her katı, her kurumu, her siyasi partisi derinden hissetti. Meydanların sesi Meclis’e de ulaştı. Meydanların ve Meclis’in dayanışması artarak sürmeli, emeklilerin insanca yaşam talebi tez zamanda gerçekleşmelidir.
AKP iktidarı da ekonomik kırıma uğrattığı emekliler arasındaki desteğinin gün gün kar gibi eridiğinin farkında. Bu yüzden emekliler arasındaki desteğini artırabilmek için gerçek çözümler yerine hayal satmaya çalışıyor.

Emekliler fonların kimlere nasıl peşkeş çekildiğini biliyor
Yıllardır uğraştıkları ama başarılı olamadıkları BES Bireysel Emeklilik Sistemi yerine 2026 yılında TES Tamamlayıcı Emeklilik Sistemini devreye almayı planlıyorlar. Çalışandan ve işverenden belli oranda kesinti yapılacak üstüne de devlet katkısı olacakmış. Bu kesintiler bir fonda birikip devlet gözetiminde işletilecek ve emekliye ek gelir sağlayacakmış.Tam Nasrettin Hoca’nın tarlanın kenarına diken ekip koyunların yününün dikene takılmasını umması, biriken yünleri toplayıp satarak borç ödemesi gibi.
Emeklilerimiz bugüne kadar fonların nasıl kötüye kullanıldığının, holdinglere destek olarak aktarıldığının ve iktidarların seçim yatırımları olarak istismar edildiğini bilirler. İşsizlik fonunun bile işsizlerden daha çok patronlar için kullanıldığı herkesin malumudur.
Bunlar neo-liberal ekonomi denilen, özelleştirme, borç faiz döviz borsa ekonomisinin akılları. İktidar, bugünkü yoksulluğumuza yol açan bu emekçi karşıtı sistemin yoksulluğumuza çare üreteceğine inanmamızı umuyor. Bize hayal satmaya çalışıyor, bu sistem emekliliği sosyal güvenlikten koparır, serbest piyasanın altta kalanın canı çıksın anlayışına savurur.
Bu hayalleri satarken, kendilerince makul gerekçeler öne sürdüklerini varsayıyorlar bir yandan. Böyle giderse, SGK’nın batacağından, emekli aylıklarını ödeyemez duruma geleceğinden söz ediyorlar. Kimi, EYT’lilerin büyük yük oluşturduğunu söyleyip, onlara hakaret etme cüreti gösteriyor, bir diğeri emeklilerin çok yaşadığından dem vuruyor, ötedeki aktif pasif oranının bozulduğunu, emeklilik sisteminin taşınamaz bir yük hâline geldiğini arsızca iddia ediyor.
SGK’nın bakkal dükkânı veya bir şirket gibi batacağını ileri sürmek,bu yolla emeklileri korkuya sevk etmek, bilinçsizlik değilse emekçileri hak aramaktan uzak tutmak isteyen kurnazlıktır.
Devlet var olduğu sürece SGK batmaz, sorun bütçenin nasıl pay edileceğini belirleyen iradenin yani iktidarın tercihi sorunudur. İç ve dış tefeci faizine, saray şatafatlarına, holdinglere destek aktarımına yeten bütçe emekliye gelince mi yetmez oluyor?

Emekliler meydanları terk etmiyor!

Emekliler demiri büktü, çeliği eritti, fabrikalar, çiftlikler kurdu
İktidar, hayal satışında sınır tanımıyor, emeklilik sisteminde köklü değişiklik hazırlığında olduğunu duyurup nabız yokluyorlar. Neymiş köklü değişiklik? Bundan sonra aylık esasına göre değil, hane gelirine göre ihtiyaç odaklı gelir bağlanması sistemine geçeceklermiş. İlk bakışta emeklilerin yararına gibi görünen bu anlatı da başka bir tuzak barındırıyor. Emekliliği sosyal hak olmaktan çıkarıp, muhtaçlığa göre yardım sistemidir bu.
Tekrar ediyoruz, emekli, gariban, biçare, dilsiz, ne verilirse ona razı olacak zavallı değildir.
O demiri büktü, çeliği eritti, fabrikalar, çiftlikler kurdu. Karada denizde ve gökyüzünde var olan her şey onun el emeği göz nurudur, beyninin ışığıdır. Siz şimdi bu emekliden aldıklarınızın üzerine oturup onu yek ekmeğe muhtaç duruma getiremezsiniz. Hem böyle bir hakkınız yok, hem de biz buna izin vermeyeceğiz.

2008 öncesine dönün sorunlar çözülsün!
Emeklilik sisteminde yeni yol aramanıza gerek yok. Eski yol bize yeter, sadece siz iktidara geldikten sonra aleyhimize yaptığınız değişiklikleri iptal edin, eskiye dönün, ’başka ihsan istemez’. Yani sizden önceki iktidarların emeklilik yaşını kademeli olarak yükselten uygulamalarını düzeltin demiyoruz. Siz sadece 2008 yılında düşürdüğünüz Aylık Bağlama Oranını yeniden yüzde 70’e çıkarın yeter diyoruz.
Derhal yasal düzenleme yapılarak Emekli sendikalarına Çalışma Bakanlığıyla toplu sözleşme yapma hakkı tanınmalıdır.
Bizler yarına sabredecek hâli kalmayanlarız. Derhal dul ve yetimlerimiz ile 65 yaş üstü güvencesiz vatandaşlarımızın gelirini açlık sınırı üzerine çıkarın.
En düşük emekli aylığını 39 bin TL’ye yükseltin.
Memur emeklilerine ödemediğiniz seyyanen zamları derhal ödeyin.
Tüm emeklilere hak kayıplarına göre orantısal zam yapın.
Önümüzde Ramazan Bayramı var. Biz harçlık istemiyoruz. Tüm emeklilere birer aylık tutarında ve yılda dört kez ikramiye istiyoruz.
Kirada oturan tüm emeklilere kira yardımı istiyoruz.
Bizler kimseden sadaka istemiyoruz. Hak edişimizi istiyoruz. Alana kadar da sokaklardan ayrılmayacağız.

Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!!

]]>
Mersinli Emekliler: Emekliler bilgece davranıp bunun hesabını demokratik yollardan soracak https://yenidunya.org/emek-gundemi/33686/mersinli-emekliler-emekliler-bilgece-davranip-bunun-hesabini-demokratik-yollardan-soracak/ Thu, 22 Jan 2026 13:39:53 +0000 https://yenidunya.org/?p=33686 2021 Tüm Emekli Sen Mersin Şubesi bugün yağmur altında Özgür Çocuk Parkında basın açıklaması düzenlediler. Açıklamada tek bir kişinin bile sefalete itilmesiyle toplumun yüreğinin kanayacağı, kurtuluşun birlikte mücadeleden geçtiği belirtildi. Açıklamayı Mersin Şube Başkanı Hüseyin Kurt okudu.
Kurt, açıklamasında, “Belli ki iktidar emeklilerden yıllar içerisinde gasbettiklerini iade etmek gibi bir niyet taşımıyor. Onlar sanıyorlar ki büyük emekli kitlesinin ağzına seçim kararı aldığımızda bir parmak bal çalarız, gönüllerini kazanır oylarını alırız. Boşuna heves. Bu defa tutturamayacaksınız, yazın bunu bir kenara, siz o treni kaçırdınız, çünkü yarattığınız sefalet çok büyük. Kendi kendine yeten, alnı ak başı dik onurlu emekliyi barınamaz beslenemez ısınamaz duruma getirdiniz. Emekliler bilgece davranıp bunun hesabını demokratik yollardan sormayı emin olun ki bileceklerdir.” dedi.

Basın açıklamasının tam metni:
Basına ve kamuoyuna,
Değerli yol arkadaşlarım, siyasi parti temsilcileri DKÖ temsilcileri ve başkanları. Çalışkan basın mensubu arkadaşlarım hepinizi sendikamız adına selamlıyorum. Hoş geldiniz.
9 Ocak 2026 gününden beri Meclis’te emekli sorunları için nöbetlerini ısrarla sürdüren CHP’li milletvekillerini tekrar kutluyor, meydanların ve Meclis’in dayanışmasını gerçekleştirdikleri için teşekkür ediyoruz. İki gün önceki açıklamamızda, meydanlardan ve Meclis’ten yükselen ses iktidar ortağı MHP’de de yankısını buldu, Genel Başkan Devlet Bahçeli emeklilerin aylıklarının sefalet düzeyinde olduğunu açıkladı demiş ve bu sözün gereğinin yapılmasını dilemiştik. Ne yazık ki bu dileğimiz gerçekleşmedi, emeklinin yoksulluğunu tespit edebilen ama çözüme yönelik bir iradenin olmadığını gördük.

Belli ki iktidar emeklilerden yıllar içerisinde gasbettiklerini iade etmek gibi bir niyet taşımıyor. Onlar sanıyorlar ki büyük emekli kitlesinin ağzına seçim kararı aldığımızda bir parmak bal çalarız, gönüllerini kazanır oylarını alırız. Boşuna heves. Bu defa tutturamayacaksınız, yazın bunu bir kenara, siz o treni kaçırdınız, çünkü yarattığınız sefalet çok büyük. Kendi kendine yeten, alnı ak başı dik onurlu emekliyi barınamaz beslenemez ısınamaz duruma getirdiniz. Emekliler bilgece davranıp bunun hesabını demokratik yollardan sormayı emin olun ki bileceklerdir.

Kafası karışmış olanlar için hesabı tekrar yapalım, emekliler içinde en büyük sayı işçi emeklisi denilen 4A’lılardır. Yüzde 72 oranla emeklilerin ana gövdesini oluştururlar.2002 yılı Aralık ayında 4A’lıların en düşük aylığı 257 TL idi. Asgari ücret 184 TL idi. Yani en düşük işçi emeklisi aylığı asgari ücretten yüzde 40 daha fazlaydı. Bugünkü 28 bin 75 TL olan asgari ücretin yüzde 40 fazlası 39 bin 305 lira eder. Yani refah payını, ulusal ekonominin büyümesini eklemesek bile dümdüz dört işlem yaptığımızda 39 bin 305 TL’yi buluyoruz. Üstelik de bu hesabı yaparken asgari ücretin de TÜİK’in ısmarlama enflasyon hesabıyla baskılandığını göz ardı etmiyoruz.

Düz hesapla vardığımız bu sonuç, CHP’nin asgari ücretin 39 bin liraya, en düşük emekli aylığının da asgari ücrete yükseltilmesi önerisiyle uyumludur. Öneriyi ilk adım olarak ve geçici kaydıyla destekliyoruz. Geçici olmalıdır çünkü, asgari yaşam insan onuruyla bağdaşmaz. Yoksulluğu değil varlığı paylaşmak her emeklinin emekçinin yurttaşın ana sütü gibi hakkıdır.

Bu hesabı emekliler, istatistiklere ve sayılara bakmadan yaşayarak biliyorlar zaten. Bu açıklamayı emeklileri yük olarak gören, onları çalışanlarla karşı karşı karşıya getirmeye çalışan çarpık bakış açısına karşı yapıyoruz. Çalışanlar bizlerin kardeşleri yakınları çocukları ve torunlarıdır. Emeklisiyle, işçi memur çiftçi esnaf biz aynı taraftayız, toplumun yüzde doksan dokuzuyuz. Sorumluluğumuz sadece emeklilerle sınırlı değil; işsizlerimiz, okula aç giden çocuğumuz, sanayide kötü koşullarda çalışan çırağımız, ne evde ne okulda olan on binlerce gencimiz, mahsülü para etmeyen çiftçimiz de bizim derdimizdir. İktidarın hepimize karşı kurduğu bu cendereden ancak el ele vererek, güçlerimizi birleştirerek çıkabiliriz.

Alt sınır olduğu için en düşük emekli aylığı söylemde büyük bir yer tutuyor. Bazı emeklilerimiz, sizin derdiniz sadece en düşük emekli aylığının yükseltilmesi midir diye soruyorlar. Hayır, işin esası şudur. Bir kere en düşük emekli aylığı, dul ve yetim aylığı dahil insanca yaşamaya yetecek düzeyde olmalıdır. Tek bir kişi bile sefalete itildiğinde toplumun yüreği kanar. Biz her insanın mütevazi ama onurlu, ele güne avuç açmadan yaşamasının temel insan hakkı olduğunu savunuruz.
Anayasamız, 1. ve 2. maddelerinde, Türkiye Devletinin bir Cumhuriyet olduğunu, demokratik laik ve sosyal bir hukuk Devleti niteliklerini taşıdığını yazar.
Demokratik laik ve sosyal bir hukuk Devleti, yurttaşlarının tamamını insan onuruna uygun koşullarda yaşatmakla yükümlüdür.

Bugün ulaşmış olduğumuz ulusal zenginlikte payı olan emeklilerin aylıkları, prim/gün sayısına göre hakça hesaplanmalı, yoksullukta eşitlenme değil, refahın paylaşılması sağlanmalıdır. Bunun sağlanmasının en kısa yolu 1999’da ve 2008 yılında Aylık Bağlama Oranlarını geriye çeken değişikliklerin iptal edilmesi, ABO’nun tekrar yüzde 70’e çıkarılmasıdır.

Tekrar ediyoruz, iktidarın sürdürdüğü dışa bağımlı neo-liberal ekonomiyle, tarımı ve küçük orta sanayiyi çökerten borç faiz özelleştirme borsa sistemiyle yaratılan ağır tahribat o kadar büyük ki, tek bir parti, tek bir sendika, tek bir demokratik kitle örgütü bunun altından kalkamaz. Güçlerimizi birleştirmekten başka çaremiz yok. Eminiz ki, emekçiler bu iradeye sahip olduklarını kanıtlayacaklardır.

Taleplerimiz:
1.Emekli ve dul/yetim aylıklarının insanca yaşamaya yetecek düzeye çıkarılması için acil seyyanen zam yapılmalıdır. En düşük emekli aylığı en düşük memur aylığıyla eşitlenmelidir.
2.Asgari ücret derhal 39.000 tl seviyesine çıkarılmalıdır.
3.Memur emeklilerine yasanın emredici hükmüne rağmen iki yıldır ödenmeyen seyyanen zamlar topluca ödenmelidir.
4.Konutsuz emeklilere, gelirlerine uygun ödemeli sosyal konutlar yapılmalı, konut sahibi olana kadar kira yardımı sağlanmalıdır. Depreme dayanıksız konutlar uygun ödemeli krediyle sağlamlaştırılmalıdır.
5.Anayasanın “Sendika Kurma Hakkı” ve “Toplu Sözleşme Hakkı” ile ilgili 51. ve 53. Maddelerine “Emekliler” veya Uluslararası Sözleşmelerde yer alan “Herkes” ibaresi eklenerek emeklilerin sendika kurma ve toplu sözleşme hakkı Anayasal güvenceye kavuşturulmalıdır.
6.Tüm emekli aylıkları “asgari değil, insanca yaşam” ilkesine göre hükûmet ve emekli sendikası arasında yapılacak toplu sözleşme yoluyla belirlenmelidir.
7.Aylık bağlama oranı (ABO) eskiden olduğu gibi yüzde 70 olmalıdır.
8.Yıllardır savsaklanan İntibak Yasası derhal çıkarılmalıdır.
9.Bayram ikramiyesi adı altında yılda iki defa yapılan ikramiye ödemelerine banka emeklileri de dahil edilmeli, ikramiyeler yılda dört defa birer aylık tutarında ödenmelidir.
10.
Emekli aylığı promosyonları 3 yılda bir değil her yıl ödenmelidir.
11.Emekli aylıklarından alınan muayene, tedavi ve ilaç katkı payı kesintileri kaldırılmalıdır.
12.Toplu taşıma araçlarında emeklilere ve eşlerine ücretsiz ulaşım hakkı sağlanmalıdır.
Bizler bu ülkenin emeklileri olarak sadaka istemiyoruz. Ücretlerimizden kesilip sisteme emanet ettiğimiz pirimlerimizin karşılığı olarak hakkımızı istiyoruz. Alana kadar durmadan mücadele edeceğimizi ilan ediyoruz.
Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz

]]>
Mersinli Emekliler: “Yoksulluğu değil refahı paylaşmak emeklilerin analarının ak sütü kadar haklarıdır” https://yenidunya.org/emek-gundemi/33674/mersinli-emekliler-yoksullugu-degil-refahi-paylasmak-emeklilerin-analarinin-ak-sutu-kadar-haklaridir/ Wed, 21 Jan 2026 11:51:54 +0000 https://yenidunya.org/?p=33674 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi dün (20 Ocak 2026) Meclis’te emeklilerle ilgili oylama öncesinde Yoğurtçu Parkında yaptığı açıklamayla, sorunun sadece en düşük emekli aylığıyla sınırlı olmadığını, emeklilerin tümünün toplumsal refahtan hakça yararlanabilmesinin nasıl olabileceğini anlattı.
Basın açıklamasını 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi Başkanı Hüseyin Kurt okudu.

Emeklilerin aylıklarının sefalet düzeyinde olduğunu iktidar ortağı kabul etti
Basına ve kamuoyuna
Değerli yol arkadaşlarım, siyasi parti temsilcileri ve başkanları, DKÖ temsilcileri ve başkanları, çalışkan basın emekçisi arkadaşlarım hepinizi sendikamız adına selamlıyorum. Hoş geldiniz.
9 Ocak 2026 gününden beri Meclis’te emekli sorunları için nöbette olan CHP’li milletvekillerini kutluyor, meydanların ve Meclis’in dayanışmasını gerçekleştirdikleri için teşekkür ediyoruz. Meydanlardan ve Meclis’ten yükselen ses iktidar ortağı MHP’de yankısını buldu, Genel Başkan Devlet Bahçeli emeklilerin aylıklarının sefalet düzeyinde olduğunu açıkladı. Bugün yapılacak oylamada verilen sözün gereğinin yapılmasını diliyoruz.

Önce belki de yeterince anlatamadığımız bir konuya açıklık getirelim. Sürekli olarak en düşük emekli aylığından söz ediyor, bunun yükseltilmesi gerektiğini anlatıyorsunuz, yüksek prim gün sayısına sahip olan emeklilerin haklarını yeteri kadar dile getirmiyorsunuz deniyor bize, açıklamaya çalışalım.

Sendikamıza işçi, memur, Bağ-Kurlu, tarım sigortalı, özel sosyal güvenlik sandıkları emeklileriyle bunların dul ve yetimleri üye olabilirler. Bütün üyelerimiz sendikada eşit haklara sahiptir.
Sendikamız emeklilere insanca yaşam koşullarını sağlayacak ekonomik ve demokratik hakları ilerletmek için çalışır. Hedefimiz emeklilerin birleşik güçlü sendikasının hükûmetin ilgili bakanlığıyla toplu sözleşme yapmasıdır. Emeklilerin aylığı TÜİK’in yayınlayacağı ısmarlama çarpıtılmış enflasyon oranlarına göre tespit edilemez.

Mersinli Emekliler: “Yoksulluğu değil refahı paylaşmak emeklilerin analarının ak sütü kadar haklarıdır”

ABO eskiden olduğu gibi yüzde 70’e çıkarılmalıdır.
En düşük emekli aylığından sıkça söz ediyoruz çünkü, 1999’da yıllar içerisinde tedricen ABO’nun yüzde 35’e kadar düşürülmesinin yolu açıldı, bu iktidar döneminde 2008 yılında da ABO’nun güncelleme katsayısı düşürüldü. Bu toplumsal adalete sığmaz formülle bağlanan aylıklar her yıl daha da düştü, 2019 yılına gelindiğinde hükûmet en düşük sefalet aylığını açıklamaya cesaret edemedi ve taban aylık sistemine döndü. Zorunlu olarak TBMM’den yasa çıkarıp en düşük emekli aylıklarını hazine desteğiyle yükseltip kabul edilebilir düzeye çektiler.

Fakat aylık bağlama oranları ve güncelleme katsayıları emeklilerin tamamı için düşürüldüğünden dolayı yüksek prim/gün sayısına sahip diğer emeklilerin aylıkları her yıl olması gerekenin altında kaldı. Çünkü onların aylıklarına hazine katkısı veya refah payı eklenmedi. Dipte ve yoksullukta eşitlenme hızlandı. Bu durum adeta, iktidar yüksek aylık alanlardan kısıp en düşük aylığa ekliyormuş gibi bir tablo yarattı. Sorunları ve çözümleri ortak olan emekli çoğunluğunun iç dayanışmasını bozucu etki yaratan bu durumu değiştirmek, emekli sistemini sosyal devlet ilkelerine uygun hâle getirmek temel önceliklerimizden biridir.

Emeklilik sisteminde 1999 ve 2008 yıllarında emekliler aleyhine yapılan değişiklikler geriye alınmalı ABO eskiden olduğu gibi yüzde 70’e çıkarılmalıdır.

Temel ilkemizdir, emekli sisteminde tek bir emekli tek bir dul ve yetim asgari ücretin altında aylıkla yaşamaya mahkûm edilemez. Asgari ücret de gerçek anlamda insanca yaşamaya yetecek düzeyde ama kısa süreli ve geçici olmalıdır. Daha fazla prim gün sayısına sahip emekliler de çalışırken toplumsal refaha yaptıkları katkıların karşılığını adil bir biçimde almalıdır. Yoksulluğu değil refahı paylaşmak bütün onurlu emeklilerin analarının ak sütü kadar haklarıdır.

Emekliler yıllar içerisinde ne kadar yoksullaştıklarını yaşayarak biliyorlar. Onlara uzun uzun istatistik anlatmaya altın gümüş hesabı yapmaya gerek yok. Geçmiş yıllarda aylığının üçte biriyle mütevazi bir evde oturabilen emeklinin aylığı artık kiraya yetmiyor. Sokağa düşmediyse eğer, ya izbe bir otelin buz gibi odasında, şanslıysa bir yakınında sığıntı durumunda artık.

Mersinli Emekliler: “Yoksulluğu değil refahı paylaşmak emeklilerin analarının ak sütü kadar haklarıdır”

Asgari yaşam insan onuruyla bağdaşmaz
Gene de iktidarın itiraz ettiği altın hesabından değil, kendi iktidarları öncesinden 2002 yılı aylıklarından örnek verelim.
2002 yılı Aralık ayında asgari ücret 184 TL iken en düşük işçi emeklisi aylığı bunun yüzde 40 fazlası olan 257 TL idi .Bu hesabı bugüne uyarlarsak en düşük emekli aylığının asgari ücretin yüzde 40 fazlası olan 39 bin 305 TL olması gerektiğini görürüz. Üstelik de bu hesabı yaparken asgari ücretin de TÜİK’in ısmarlama enflasyon hesabıyla baskılandığını göz ardı etmiyoruz.

Bu hesapla, CHP’nin asgari ücretin 39 bin liraya, en düşük emekli aylığının da asgari ücrete yükseltilmesi önerisini ilk adım olarak ve geçici kaydıyla destekliyoruz. Geçici olmalıdır çünkü, asgari yaşam insan onuruyla bağdaşmaz. Yoksulluğu değil varlığı paylaşmak her emeklinin emekçinin yurttaşın ana sütü gibi hakkıdır.

Daha sık dile getirilir oldu son zamanlarda. Değerli hekim Özcan Yücel diyor ki: Türkiye’de sessiz bir salgın var: Yaşlı malnutrisyonu. Malnutrisyon=Yetersiz beslenme. Uzmanlar uyarıyor. Yaşlılarımızda, malnutrisyon vakaları giderek daha sık rastlanıyor. Bu emeklilerden tez elden kurtulmanın bir yolu olabilir!! Öyle ya! 20 bin lira maaşla yaşasanız yaşasanız ‘Malnutrisyonun daniskasını’ yaşarsınız. Yazıklar olsun!

Tekrar ediyoruz, iktidarın sürdürdüğü dışa bağımlı neo-liberal ekonomiyle, tarımı ve küçük orta sanayiyi çökerten borç faiz özelleştirme borsa sistemiyle yaratılan ağır tahribat o kadar büyük ki, tek bir parti, tek bir sendika, tek bir demokratik kitle örgütü bunun altından kalkamaz. Güçlerimizi birleştirmekten başka çaremiz yok. Eminiz ki, emekçiler bu iradeye sahip olduklarını kanıtlayacaklardır.

Taleplerimiz:
1.Emekli ve dul/yetim aylıklarının insanca yaşamaya yetecek düzeye çıkarılması için acil seyyanen zam yapılmalıdır. En düşük emekli aylığı en düşük memur aylığıyla eşitlenmelidir.
2.Asgari ücret derhal 39.000 tl seviyesine çıkarılmalıdır.
3.Memur emeklilerine yasanın emredici hükmüne rağmen iki yıldır ödenmeyen seyyanen zamlar topluca ödenmelidir.
4.Konutsuz emeklilere, gelirlerine uygun ödemeli sosyal konutlar yapılmalı, konut sahibi olana kadar kira yardımı sağlanmalıdır. Depreme dayanıksız konutlar uygun ödemeli krediyle sağlamlaştırılmalıdır.
5.Anayasanın “Sendika Kurma Hakkı” ve “Toplu Sözleşme Hakkı” ile ilgili 51. ve 53. Maddelerine “Emekliler” veya Uluslararası Sözleşmelerde yer alan “Herkes” ibaresi eklenerek emeklilerin sendika kurma ve toplu sözleşme hakkı Anayasal güvenceye kavuşturulmalıdır.
6.Tüm emekli aylıkları “asgari değil, insanca yaşam” ilkesine göre hükûmet ve emekli sendikası arasında yapılacak toplu sözleşme yoluyla belirlenmelidir.
7.Aylık bağlama oranı (ABO) eskiden olduğu gibi yüzde 70 olmalıdır.
8.Yıllardır savsaklanan İntibak Yasası derhal çıkarılmalıdır.
9.Bayram ikramiyesi adı altında yılda iki defa yapılan ikramiye ödemelerine banka emeklileri de dahil edilmeli, ikramiyeler yılda dört defa  birer aylık tutarında ödenmelidir.
10.Emekli aylığı promosyonları 3 yılda bir değil her yıl ödenmelidir.
11.Emekli aylıklarından alınan muayene, tedavi ve ilaç katkı payı kesintileri kaldırılmalıdır.
12.Toplu taşıma araçlarında emeklilere ve eşlerine ücretsiz ulaşım hakkı sağlanmalıdır.
Bizler bu ülkenin emeklileri olarak sadaka istemiyoruz. Ücretlerimizden kesilip sisteme emanet ettiğimiz pirimlerimizin karşılığı olarak hakkımızı istiyoruz. Alana kadar durmadan mücadele edeceğimizi ilan ediyoruz.
Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!

]]>
Maltepe Kartal Emekliler Güç Birliği: “İnsanca yaşamak istiyoruz” https://yenidunya.org/emek-gundemi/33630/maltepe-kartal-emekliler-guc-birligi-insanca-yasamak-istiyoruz/ Tue, 13 Jan 2026 20:31:54 +0000 https://yenidunya.org/?p=33630 Maltepe Kartal Emekliler Güç Birliği adıyla bir araya gelen Tüm Emeklilerin Sendikası Maltepe Şubesi, DİSK Devrimci Emekliler Sendikası Kartal Şubesi, 2021 Tüm Emekliler Sendikası Maltepe Temsilciliği, Emeklilerin Tabanda Birlikteliği Derneği Maltepe Şubesi, Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Maltepe Şubesi ve Maltepe Kent Konseyi Emekli Meclisi tarafından bugün Maltepe Cumhuriyet Meydanı’nda nöbet eylemi gerçekleştirildi.

“İnsanca yaşamak istiyoruz”, “Birleşe birleşe kazanacağız” ve “İktidardan hesabı emekliler soracak” sloganlarının atıldığı eylemde; “İnsanca Yaşamak İstiyoruz – Maltepe Kartal Emekliler Güç Birliği” yazılı pankart açan sendika ve dernek üyesi emekli yurttaşlar; hükûmet tarafından emekli maaşlarına yapılan sadaka zammını protesto ederek, seyyanen zam talebinde bulundu.

Maltepe Kartal Emekliler Güç Birliği: “İnsanca yaşamak istiyoruz”


Maltepe Kartal Emekliler Güç Birliği’nin, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grubunun TBMM’de başlattığı ve halen devam eden “Emekliler için Meclisi terk etmeme eylemine” destek vermek amacıyla gerçekleştirdiği nöbet eylemi, her gün saat 14.00 ile 15.00 arasında Maltepe Cumhuriyet Meydanı’nda devam edecek.

]]>
Mersinli Emekliler: “İktidar sahipleri çok yakında yanıldıklarını anlayacaklar” https://yenidunya.org/emek-gundemi/33547/mersinli-emekliler-iktidar-sahipleri-cok-yakinda-yanildiklarini-anlayacaklar/ Sat, 27 Dec 2025 08:26:59 +0000 https://yenidunya.org/?p=33547 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi dün (26 Aralık 2025) Özgür Çocuk Parkı’nda basın açıklaması yaptı.
Basın açıklaması öncesinde sendika üyeleri yaşadıklarını skeçlerle canlandırdılar.
Basın açıklamasını şube başkanı Hüseyin Kurt okudu.

Basına ve kamuoyuna
Saygıdeğer emekçiler, emekliler ve dostlar; siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri, çalışkan basın emekçileri hoş geldiniz.
Sizleri 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin şubesi olarak en içten duygularımızla selamlıyoruz.
Asgari ücret 2026 yılı için 28 bin 75 TL olarak açıklandı. TÜİK’in ısmarlama enflasyonu bile yüzde 31 beklenirken artış yüzde 27’de kaldı. Geçen yıl da TÜİK’in ısmarlama enflasyonu yüzde 44,4 iken artış yüzde 30 olarak uygulanmış, üstelik bir yıl boyunca başka artış verilmemişti.
İktidar aylıkları arttırır gibi görünürken gerçekte soframızdaki lokmayı, eti sütü sağlıklı beslenmeyi, evimizdeki ısınmayı eksiltiyor. Bu zulümdür, bu bile isteye emekçi halkı tefeciye rantiyeye yerli ve yabancı dolar milyarderlerine kurban etmedir.

Çalışana bu sefaleti reva gören iktidar, emekliyi, dul ve yetimi çok daha kolay gözden çıkarabileceğini varsayıyor.

İktidar sahipleri çok yakında yanıldıklarını anlayacaklar, emekçiye, emekliye, dul ve yetime, üretene, çiftçiye esnafa gence işsize öğrenciye layık görülen bu sefaletin sorumluları demokratik yoldan sandığa gömüleceklerini bilsinler.

Mersinli Emekliler: “İktidar sahipleri çok yakında yanıldıklarını anlayacaklar”

Emeklilerin hakları emekçi kimliklerine sıkı sıkıya bağlıdır. Yaş haddi, iş göremezlik veya yeterli prim/gün sayısına ulaşan emekçi emekliliğe hak kazanır, sosyal devlet topluma borcunu, üreterek, beden ve beyin gücünü harcayarak ödemiş olan emekliyi insanca yaşatacak koşulları sağlar, sağlamalıdır. Elbette ki emekliliğe hak kazanan emekçi, emekli olurken ustalığın tecrübenin zirvesindedir. Artık dinlenmenin, farklı uğraşlara yönelmenin, gezilere gitmenin, iç huzuruyla toplumsal etkinliklere katılmanın, tecrübelerini kendinden sonraki kuşaklara aktarmanın vaktidir. Ne yazık ki olması gerekenle olan çok farklı, toplumun üretenleri toplumsal refahtan pay alamıyor, hakları bir avuç holding için gasbediliyor. Bunu reddediyoruz.

Büyük ozanımız Nazım Hikmet, Türk Köylüsü şiirinde: ”O topraktan öğrenip kitapsız bilendir” demişti.Emekli ve emekçinin de uzun uzun istatistiklere bakmaya ihtiyacı yok. Biz yaşamın içinden biliyoruz TÜİK’in sayılarının yalan olduğunu, iktidarın ekonomiyle ilgili yaptığı açıklamaların boş olduğunu. Hesap şaşmaz, emekli beş yıl önce aylığının üçte biriyle kirada oturabilirken bugün aylığı kiraya yetmiyorsa söz bitmiştir. Emekli, izbe otellerde aç biilaç sürünüyorsa, ekonomik sürgün hayatı yaşıyorsa hiçbir istatistik gerekmez. Her şey ayan beyan ortadadır. Kabul etmiyoruz.
İktidarın bilinçli bir sınıfsal tercih yaptığı, ekonomi yangınının tüm yükünü emekçilere kesmek istediği ortadadır. Biz de bu yükü taşımayacağımızı, emekli emekçi birliğiyle buna karşı duracak irademizin olduğunu, dostlarımıza bildirmekten onur duyuyoruz.

Şu anda, işsizliğe ve geleceksizliğe mahkum edilmiş gençlerimizden sonra toplumun en yoksulları emeklilerdir.İşsizler çalışanlar ve emekliler yoksulluğu farklı dereceleriyle yaşıyorlar. Eminiz ki; buradan onurlu bir çıkış, birlik olduğumuzda, aynı safta güç birliği yaptığımızda gerçekleşecek.

Eski yıllarda emekli dostu bir kent olan Mersin, 2011 yılında başlayan yanlış dış politika tercihleriyle büyük bir sığınmacı/göçmen akınına uğradı. Ardından 6 Şubat 2023 depremi oldu. Deprem bölgesine komşu olan ilimiz Mersin, depremzede kardeşlerimizi büyük bir gönül hoşluğuyla bağrına bastı, zor günde dayanışmanın gereklerini yerine getirdi. Tüm bunlara bağlı olarak konut sorunu emekçiler ve emekliler için yakıcı hâle geldi.

Mersinli Emekliler: “İktidar sahipleri çok yakında yanıldıklarını anlayacaklar”

İktidar deprem yaralarını sarmak için yeterince kaynak ayırmıyor. TOKİ’nin başlıca görevi depremzedeler için ferah yaşam alanları ve sağlıklı konutlar üretmek iken, bütçe olanakları iktidar yandaşlarına aktarılmaya devam ediyor.

İktidarın TOKİ eliyle 2022 yılında seçim öncesi açıkladığı konut ve arsa kampanyasında henüz arsasına kavuşup inşaata başlayabilen bir kişi bile yok. Şimdi de önümüzdeki seçimde sahte umut yaratmak üzere 500 bin sosyal konut projesi açıkladılar. Konut açığı ülkemizde en yüksek düzeydedir. Sorunun kaynağı olan iktidarın konut sorununu halkçı anlayışla çözme niyeti ve iradesinin olmadığı ortadadır. Mersin Büyükşehir Belediyesi ilçe belediyeleriyle eş güdüm içerisinde, gerçek anlamda en yoksulları gözeten uygulanabilir sosyal konut projesini ayrıntılandırarak topluma sunmalı, bu kanayan yaraya merhem olacak halkçı çözümleri hızla gerçekleştirmelidir.

Çoktan iflas etmiş neoliberal kapitalizmin buyruklarından çıkmayan iktidarı ve ekonomi yönetimini uyarıyoruz. Serbest piyasayla, altta kalanın canı çıksın anlayışıyla varılacak yer toplumsal felakettir, bu yoldan geri dönün. Bakın, biz bugünün emeklileri cumhuriyetin kurucu kadrolarının torunlarıyız, hepimiz tarımda ve sanayide devlet işletmelerinin, kamu kuruluşlarının aşinasıyız. Kimimiz o kurumlarda görev aldı, bazılarımız kreşlerinde büyüdü, tiyatrolarına gitti, en azından Sümerbank üretimi kumaşla giyindi, ayakkabısını kullandı. Kamu kurumlarındaki sendikalaşma ve toplu sözleşme düzeni bütün iş yaşamı için çıpa görevi yaparak çalışanların ve emeklilerin haklarının korunmasını ve genişlemesini sağladı.

Yeniden kamulaştırma
Özelleştirilip yerli ve yabancı tekellere peşkeş çekilen kurumlar yeniden kamulaştırılsın. Sağlık ve eğitim kamu eliyle parasız olmalıdır. Çocuklarımızın ve torunlarımızın istihdamı sadece kâr odaklı çalışan özel sektörün performansına bırakılamaz. Devlet tarımda ve sanayide istihdama öncelik veren, kamusal yararı ve toplumsal refahı önceleyen işletmeleri yeniden kurmak zorundadır.
Emekçi sabrı bilgeliği ve onuruyla güzel ülkemizde alnı ak başı dik olarak insanca yaşamak hakkımız vardır. Gasbedilen haklarımızın iadesi için görevimizin başında mücadeleye devam edeceğimize bütün dostlarımız emin olsunlar. Emekli arkadaş gel bu onurlu mücadeleye sen de omuz ver, biz birlikteysek güçlüyüz.

Değerli dostlar, TBMM’de iktidar milletvekillerinin oyları ile kabul edilen 2026 bütçesinde bizler,emekliler, dul ve yetimler ve emekçilerin payı düşerken, faize ayrılan pay arttırılmıştır. Bundan dolayı bizim olmayan bütçeyi kabul etmediğimizi, taleplerimiz yani insanca yaşamamız için mücadeleye devam edeceğimizi tekrar ilan ediyoruz.

Mersinli Emekliler: “İktidar sahipleri çok yakında yanıldıklarını anlayacaklar”

Taleplerimiz:
1.Emekli ve dul/yetim aylıkları insanca yaşamaya yetecek düzeye çıkarılsın. En düşük aylık en düşük memur aylığıyla eşitlensin.
2.Memur emeklilerine yasanın emredici hükmüne rağmen iki yıldır ödenmeyen seyyanen zamlar topluca ödensin.
3.Konutsuz emeklilere, gelirlerine uygun ödemeli sosyal konutlar yapılsın, konut sahibi olana kadar kira yardımı sağlansın. Depreme dayanıksız konutlar uygun ödemeli krediyle sağlamlaştırılsın.
4.Anayasanın “Sendika Kurma Hakkı” ve “Toplu Sözleşme Hakkı” ile ilgili 51. ve 53. Maddelerine “Emekliler” veya Uluslararası Sözleşmelerde yer alan “Herkes” ibaresi eklenerek emeklilerin sendika kurma ve toplu sözleşme hakkı Anayasal güvenceye kavuşturulsun.
5.Emekli Sendikaları Statü Yasası çıkarılsın.
6.Tüm emekli aylıkları “asgari değil, insanca yaşam” ilkesine göre hükûmet ve emekli sendikası arasında yapılacak toplu sözleşme yoluyla belirlensin.
7.Aylık bağlama oranı (ABO) eskiden olduğu gibi yüzde 70 olsun.
8.Yıllardır savsaklanan İntibak Yasası derhal çıkarılsın.
9.İşçi, Memur ve Bağ- Kur emekli aylıkları arasındaki eşitsizlik giderilsin.
10.Bayram ikramiyesi adı altında yılda iki defa yapılan ikramiye ödemelerine banka emeklileri de dahil edilsin. Tüm emeklilere yılda dört defa birer aylık tutarında ikramiye ödensin.
11.SGK ile Bankalar arasında yapılan protokol görüşmelerine emekli sendikasının da katılması yönünde yasal düzenleme yapılsın. Emekli aylığı promosyonları 3 yılda bir değil her yıl ödensin.
12.Ulaşılabilir, parasız, nitelikli ve eşit sağlık hizmeti temel insan hakkıdır düşüncesiyle, emekli aylıklarından alınan muayene, tedavi ve ilaç katkı payı kesintileri kaldırılsın.
13.Toplu taşıma araçlarında emeklilere ve eşlerine ücretsiz ulaşım hakkı sağlansın.
14.Emekli yurttaşlara yaşamlarının sonbaharında hak ettikleri saygı gösterilsin. Yalnız yaşayan, hasta ve bakıma muhtaç olan emekli ve yaşlı yurttaşlar için devlete ait huzurevi sayısı artırılarak, bakım hizmetleri yaygınlaştırılsın.
15.Emeklilerin birlikte zaman geçirebileceği, var olan yeteneklerini sergileyebileceği, yeni hobiler edinebileceği atölyeler kurulsun.

KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA, YA HEP BERABER YA HİÇBİRİMİZ!

]]>
Mersinli Emekliler 2026 bütçesinden haklarını talep etti: İktidarın aynası bütçe https://yenidunya.org/emek-gundemi/33425/mersinli-emekliler-2026-butcesinden-haklarini-talep-etti-iktidarin-aynasi-butce/ Tue, 02 Dec 2025 09:44:36 +0000 https://yenidunya.org/?p=33425 2021 Tüm Emekliler Sendikası (Tüm Emekli-Sen) ve Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Mersin Şubeleri, 1 Aralık 2025 saat 12.30’da Tüm Emekli-Sen önünde ortak bir basın açıklaması yaptı.
Açıklamada, “Artık söz bitti. Şimdi karar verme ve harekete geçme zamanı. Ya köle olacağız, ya insanca yaşayacağız. Biz istemezsek vermeyecekler, haydi hep birlikte ortak ve birleşik mücadeleye.” denildi

“Biz istemezsek vermeyecekler”
Basına ve kamuoyuna;
Saygıdeğer emekçiler, emekliler ve dostlar; siyasi partilerin ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri; çalışkan basın emekçileri hoş geldiniz. Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) ve 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubeleri adına sizleri en içten duygularımızla selamlıyoruz.
Sevgili Mersinli emekliler, ilimizdeki son emekliye ulaşana kadar durmayacak çalışmaya devam edeceğiz. Biliyoruz ki ‘’Gücümüz birliğimizden gelir’’.
Yıllardır açlık sınırının altında yaşayan milyonlarca emeklinin mutfağındaki yangının sönmesi, tenceresinin kaynaması ve karnının doyması için; “insanca yaşanabilecek maaşı siz vermiyorsanız biz alacağız” demenin şimdi tam zamanıdır.
Artık söz bitti. Şimdi karar verme ve harekete geçme zamanı. Ya köle olacağız, ya insanca yaşayacağız. Biz istemezsek vermeyecekler, haydi hep birlikte ortak ve birleşik mücadeleye.
İnanın, ele ele ve omuz omuza birlikte mücadele etmeyi başarabilirsek; emeklilerin sendikal haklarını özgürce kullanabileceği, huzur ve güven içerisinde insanca yaşayabileceği günlere mutlaka kavuşacağız.
Sendikalı ve sendikasız bütün emekli yurttaşları, Yurttaş Birlikteliği öncülüğünde 6 Aralık Cumartesi günü Ankara Tandoğan Anadolu Meydanı’nda düzenlenen “Emeklilerin Bütçe Hakkı Mitingine” katılmak amacıyla, saat 11.00’de Atatürk Kültür Merkezi önünde, 2021 Tüm Emekliler Sendikası kortejinde buluşmaya davet ediyoruz.

İktidarın aynası bütçe
Bütçeler rakamların alt alta toplandığı basit metinler değildir. Bir iktidarın bütçeyi nasıl yaptığı onun aynasıdır, emekçiye, emekliye, öğrenciye, eğitime ne kadar; tefeciye, rantiyeye ne kadar pay ayırıyor diye bakılır. 2026 bütçe teklifinde 17 milyon emekliye ayrılan pay 1 trilyon 872 milyar lira iken, faize ayrılan pay 2 trilyon 742 milyar TL. Başka söze gerek yok, her şey apaçık ortada.
Emekliler arasında konut sahibi olma oranı her yıl azalıyor, daha önce emekli ikramiyesiyle konut sahibi olunabilirken, şimdi aylıklar kiraya bile yetmiyor. Kiralık konut ilanlarında emekliye verilmez notuyla karşılaşır olduk.
AKP’nin, TOKİ eliyle 2022 yılında seçim öncesi açıkladığı konut ve arsa kampanyasında henüz arsasına kavuşup inşaata başlayabilen bir kişi bile yok.
Şimdi de önümüzdeki seçimde sahte umut yaratmak üzere 500 bin sosyal konut projesi açıkladılar. Konut açığı ülkemizde en yüksek düzeydedir.
Sorunun kaynağı olan iktidarın konut sorununu halkçı anlayışla çözme niyeti ve iradesinin olmadığı ortadadır. Mersin Büyükşehir Belediyesi İlçe Belediyeleriyle eş güdüm içerisinde, gerçek anlamda en yoksulları gözeten uygulanabilir sosyal konut projesini ayrıntılandırarak topluma sunmalı, bu kanayan yaraya merhem olacak halkçı çözümleri hızla gerçekleştirmelidir.
İlimiz Mersin geçmiş yıllarda emekli nüfusu için cazip yerlerden biriydi, geçim nispeten başka bölgelere göre daha kolaydı. Bu yüzden çok sayıda emekli kalıcı olarak Mersin’e yerleşmişti. Şimdiyse özellikle emekliler için Mersin’de yaşamak çok zorlayıcı duruma geldi, aylıklar kiraya yetmiyor, olanak bulanlar tersine göç etmenin yollarını arıyor.

Emekçi ve emekli en yüksek mertebededir
Emekli kimliğimizle diyoruz ki: Toplumu ülkeyi vatanı, emeğiyle, alın teriyle, beyninin ışığıyla var eden ve yarına taşıyanlar olarak gücümüzün farkına varmamız şart. Akıl bilim çağdaşlık aydınlanma biz emekçiler olmadan gerçekleşemez.
Toplum, dolar milyarderleri olmadan da gelişir güçlenir yarınını güvence altına alabilir.
Toplumun dengeli ve uyum içinde olması eşit ve özgür bireylerin varlığına sıkı sıkıya bağlıdır.
Toplum, emekçiler olmadan gelişemez güçlenemez yarınını güvence altına alamaz.
İnsanlığın ortak çabasıyla bugün ulaşmış olduğumuz birikim zenginlik ve tecrübe, dünyayı defalarca doyuracak barındıracak eğitimini sağlığını güvenceye alacak düzeydedir.
Ama, gücü ve ortak zenginliğimizi gasbetmiş iktidar, genç ve sağlıklı evlatlarımızı işsiz, işçiyi güvencesiz, en zeki çocuklarımızı eğitimsiz, biz emeklileri konutsuz, hastamızı ilaçsız, dul ve yetimlerimizi çaresiz, mümbit topraklarımızı üretimsiz bırakmakta tereddüt etmedi.
Yetmedi, emekçilerin eşit ve özgür dünya idealine ulaşmak için kurduğu yapılara görünür görünmez binlerce engel çıkarıyor, kargaşa yaratmaya devam ediyor. Sendikaları kapatmak, belediyelere kayyım atamak, partileri dağıtmak, halkın sesi olan televizyonları ve basın organlarını karartmak,
tehlikeli gördüğü her emekçi/emekli dostunu uydurma gerekçelerle hapse atmak günlük rutinleri hâline geldi.

Biz emekçi halkız
17.150.000 emekli, dul ve yetim olarak kimi Avrupa ülkelerinden daha büyük bir sayımız var. Daha önceki yıllarda nüfusa oranımız her 5 kişiden biriyse de; çocuklarımızla, torunlarımızla, gelinlerimizle, damatlarımızla birlikte ülke nüfusunun en az yüzde 99’unu oluşturuyoruz. Üretimden gelen gücümüz olmasa da tüketimden gelen gücümüzle, seçmen olarak ağırlığımızla, yurttaş olarak barışçı eylem ve etkinliklerimizle, ailemize ve çevremize verdiğimiz toplumsal destekle ülkemizin en deneyimli ve büyük gücü olduğumuzu biliyoruz.

Biz, bu tuzakları boşa çıkarmaya kararlıyız
Emekli hareketinin temsilcileri ve yürütücüleri olarak biliyoruz ki, anayasanın ruhuna aykırı mahkeme kararlarıyla birliğimiz dağıtılmak ve parçalanmak isteniyor. Bizler bu oyunları bozacak, parçalanmayı önleyecek, emekli mücadelesini büyütmeye devam edecek bilgeliğe ve ustalığa sahibiz.
Ülkemizde ulaşılmadık emekli kalmayana kadar hedefimize ısrarla yürümeye devam edeceğiz. Vazgeçmek yok, yarı yoldan dönmek yok.
Dostlarımız rahat olsun. Bizler yol bulmanın, yol yoksa yeni yollar açmanın ustasıyız.

Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz

Taleplerimiz:
1.Emekli ve dul/yetim aylıkları insanca yaşamaya yetecek düzeye çıkarılsın. En düşük aylık en düşük memur aylığıyla eşitlensin.
2.Memur emeklilerine yasanın emredici hükmüne rağmen iki yıldır ödenmeyen seyyanen zamlar topluca ödensin.
3.Konutsuz emeklilere, gelirlerine uygun ödemeli sosyal konutlar yapılsın, konut sahibi olana kadar kira yardımı sağlansın. Depreme dayanıksız konutlar uygun ödemeli krediyle sağlamlaştırılsın.
4.Anayasanın “Sendika Kurma Hakkı” ve “Toplu Sözleşme Hakkı” ile ilgili 51. ve 53. Maddelerine “Emekliler” veya Uluslararası Sözleşmelerde yer alan “Herkes” ibaresi eklenerek emeklilerin sendika kurma ve toplu sözleşme hakkı Anayasal güvenceye kavuşturulsun.
5.Emekli Sendikaları Statü Yasası çıkarılsın.
6.Tüm emekli aylıkları “asgari değil, insanca yaşam” ilkesine göre hükûmet ve emekli sendikası arasında yapılacak toplu sözleşme yoluyla belirlensin.
7.Aylık bağlama oranı (ABO) eskiden olduğu gibi yüzde 70 olsun.
8.Yıllardır savsaklanan İntibak Yasası derhal çıkarılsın.
9.İşçi, Memur ve Bağ- Kur emekli aylıkları arasındaki eşitsizlik giderilsin.
10.Bayram ikramiyesi adı altında yılda iki defa yapılan ikramiye ödemelerine banka emeklileri de dahil edilsin. Tüm emeklilere yılda dört defa birer aylık tutarında ikramiye ödensin.
11.SGK ile Bankalar arasında yapılan protokol görüşmelerine emekli sendikasının da katılması yönünde yasal düzenleme yapılsın. Emekli aylığı promosyonları 3 yılda bir değil her yıl ödensin.
12.Ulaşılabilir, parasız, nitelikli ve eşit sağlık hizmeti temel insan hakkıdır düşüncesiyle, emekli aylıklarından alınan muayene, tedavi ve ilaç katkı payı kesintileri kaldırılsın.
13.Toplu taşıma araçlarında emeklilere ve eşlerine ücretsiz ulaşım hakkı sağlansın.
14.Emekli yurttaşlara yaşamlarının sonbaharında hak ettikleri saygı gösterilsin. Yalnız yaşayan, hasta ve bakıma muhtaç olan emekli ve yaşlı yurttaşlar için devlete ait huzurevi sayısı artırılarak, bakım hizmetleri yaygınlaştırılsın.
15.Emeklilerin birlikte zaman geçirebileceği, var olan yeteneklerini sergileyebileceği, yeni hobiler edinebileceği atölyeler kurulsun.

]]>
“Biz emekli kadınlar erkek şiddetine teslim olmayacağız” https://yenidunya.org/kadinin-sesi/33361/biz-emekli-kadinlar-erkek-siddetine-teslim-olmayacagiz/ Tue, 25 Nov 2025 18:13:00 +0000 https://yenidunya.org/?p=33361 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şube üyesi emekli kadınlar 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde erkek şiddetine, kadın işsizliğine, kadın emeğinin iki kat sömürülmesine karşı, İstanbul Sözleşmesini yeniden kazanmak için alanlara çıktı.

Emekli kadınlar yaptıkları basın açıklamasında, “Bizim sempati ve dayanışmamız emperyalizm ve Siyonizm iş birlikçilerine değil, ülkelerini onurlarını egemenliklerini korumak için milis güçlerine elde silah katılan Venezuelalı Bolivarcı kadınlaradır. Yüreğimiz, Filistin’de Suriye’de Yemen’de Sudan’da ve dünyanın her yerinde saldırıya uğrayan, öldürülen, kolay hedef olarak görülen kadınlarla birlikte atıyor, atacak.” dedi

”Günler Ağır, Günler Ölüm Haberleriyle Geliyor”
Kadına yönelik şiddete karşı uluslararası mücadele ve dayanışma günümüz kutlu olsun.
Latin Amerika’daki Dominik Cumhuriyetinde Rafael Trujillo’ün diktatörlüğüne karşı mücadele eden siyasi hareketin üyesi üç kızkardeş; Patria, Minerva ve Maria Mirabal 25 Kasım 1960 tarihinde diktatörün resmi haydutları tarafından katledildi. Katliamdan bir yıl sonra diktatör Rafael Trujillo vurularak öldürüldü. Mirabal kızkardeşlerin anıları ve mücadelelerine en derin saygılarımızı sunuyoruz.

Kadınların dünya çapında mücadelesinin bir sonucu olarak 25 Kasım, 1999 yılında Birleşmiş Milletler tarafından Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü ilan edildi.

Bugün de, Dominik Cumhuriyetine komşu Venezuela, bir yandan ABD’nin ağır ambargosu altında ekonomik olarak çökertilmeye çalışılıyor, diğer yandan sözde muhalefet lideri emperyalizm ve Siyonizm iş birlikçisi Maria Corino Machado, Nobel Barış ödülüyle parlatılıyor. Bizim sempati ve dayanışmamız emperyalizm ve Siyonizm iş birlikçilerine değil, ülkelerini onurlarını egemenliklerini korumak için milis güçlerine elde silah katılan Venezuelalı Bolivarcı kadınlaradır. Yüreğimiz, Filistin’de Suriye’de Yemen’de Sudan’da ve dünyanın her yerinde saldırıya uğrayan, öldürülen, kolay hedef olarak görülen kadınlarla birlikte atıyor, atacak.

Her yeni güne en az bir, bazen daha çok kadın cinayeti düşüyor, şiddet ve istismarı sağır kulaklara duyurmak çok zor. Kadınlar ancak katledildiklerinde haber değeri taşıyorlar. Buna karşın öldürülen kadının aslında suçlu olduğunu, katili kışkırttığını empoze eden gerici bir söylem zihinlerimizi esir almaya çalışıyor.

Gericilik toplumsal yaşamımıza egemen olmaya çalışırken önünde en büyük engel olarak laikliği ve Cumhuriyet değerlerini görüyor. ”Kadın erkek eşitliği fıtrata ters” söylemiyle kadınları ikinci sınıf vatandaşlığa razı etmeye çalışıyorlar.

Bütün dünyada artan kadına yönelik şiddet sıralamasında ülkemiz yüzde 38 ile OECD ülkeleri arasında ikinci, çocuk yaşta evliliklerde Avrupa ülkeleri arasında birinci sıradadır. Çünkü istismar, şiddet, kadın cinayetleri cezasız kalmakta, failler “hukuk” eliyle korunmakta ve cesaretlendirilmektedir. Adalet Bakanlığı verilerine göre çocuklara yönelik cinsel istismar vakalarının sayısı 2022’de 2021’e göre yüzde 33 artmış, Türkiye cinsel istismar vakalarında son 15 yılda yaklaşık yüzde 400 artışla dünyada üçüncü sıraya yerleşmiştir.

Ülkemiz 146 ülke arasında cinsiyet eşitsizliğinde 129, kadınların eğitim hakkından yararlanmasında 99. ve iş gücüne katılımlarında 130. sıradadır.

Kadın işsizliği, TÜİK verilerine göre bile oldukça yüksektir. Kadınlar yoksulluğa itilmektedir, çünkü kadın emeği değersizleştirilmekte, eşit işe eşit ücret talebi görmezden gelinmekte, sömürü katmerlenmektedir. Kadınlar ucuz, güvencesiz çalıştırılırken yedek iş gücü olarak “el altında” tutulmak istenmektedir.

Laikliğin tasfiyesiyle birlikte yurttaşlık tebaa ile ikame edilirken İstanbul Sözleşmesi de terk edilmiştir. İstanbul Sözleşmesi Yeniden Kabul Edilmelidir. Bunun yanı sıra, 6284 sayılı kanun ve Medeni Kanuna yönelik saldırılar ile “Yeni Anayasa” tartışmaları başta kadınlar olmak üzere, bütün toplumun yurttaşlık haklarına yönelik saldırıların boyutlarını ortaya koymaktadır. Bunlardan vazgeçilmelidir.

Ortaçağ zihniyetli iktidar, kadınları sahiplendirmekten bahsedebiliyor, kadınları değersizleştiriyor. Karma eğitimi hedef alan yaklaşımlar, kadınların üretimde ve toplumsal yaşamda eşitsizliğini de pekiştirecek gerici politikaların yansımasıdır. “Türkiye Yüzyılı” söylemiyle hedeflenen, başta biz kadınlar olmak üzere, yüzlerce yıllık geriye gidişten başka bir şey değildir. Reddediyoruz.

Tablo açıktır: Sorun, “erkek şiddetine” sıkıştırılamayacak kadar bütünlüklü bir sistem sorunudur.
Kadına yönelik şiddetin ve saldırıların temelinde yatan sömürüyü arttıracak, patronların kârına kâr katmasını sağlayacak, emekçileri mafya-tarikat-aşiret düzeneği arasına sıkıştıracak bu kirli düzen sürdürülmek istenmektedir. Reddediyoruz. Ülkemizde eşit haklara sahip özgürce yaşamak istiyoruz.
Biz kadınlara yönelen tüm şiddeti ve eğilimlerini reddediyor, bunlara karşı olanca gücümüzle mücadele edeceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz.

Biz emekli kadınlar, kendimizle birlikte çocuklarımızın ve torunlarımızın da sorumluluğunu taşıyarak kazanılmış haklarımızı koruyup geliştirecek, size teslim olmayacağız.

]]>