toplu sözleşme – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Tue, 03 Feb 2026 08:35:04 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.3 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png toplu sözleşme – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 Özel İtalyan Lisesi’nde grev pankartı asıldı https://yenidunya.org/emek-gundemi/33750/ozel-italyan-lisesinde-grev-pankarti-asildi/ Tue, 03 Feb 2026 08:35:00 +0000 https://yenidunya.org/?p=33750 Tez Koop-İş Sendikasının örgütlendiği Özel İtalyan Lisesin’de öğretmenler 2 Şubat günü greve çıktı.
Tez Koop-İş çatısı altında örgütlenen eğitim emekçileri, dayatılan sefalet ücretlerine ve ayrımcı politikalara karşı grev kararı almıştı. Ders zilinin çalması ile birlikte eğitim emekçileri 2 Şubat 12.30 itibarıyla greve başladı.

İlk ders zilinin çalmasıyla beraber okul önünde toplanan eğitim emekçileri, yönetimin yıllardır sürdürdüğü sistematik sömürü düzenini teşhir etti. Yapılan açıklamada, aynı çatı altında, aynı emeği veren öğretmenler arasında kurulan kast sistemine dikkat çekildi. İtalyan meslektaşlarının 6 kat daha düşük ücretle, daha ağır iş yükü altında çalıştırılan üyelerimiz, bu adaletsizliğin bir insan hakları meselesi olduğunu vurguladı.

‘Söz bitti, sıra grevde!’
Basın açıklamasını okuyan Tez Koop-İş İstanbul 5 No.lu Şube Başkanı Selahattin Karakurt, şunları söyledi:
“Söz bitti, sıra grevde! Yönetimin tutumu karşı kelimelerimiz tükenmiştir. Bugünden itibaren okul koridorlarında sessizlik değil emeğin haklı isyanı yankılanacaktır. Daha önce pek çok kez buradan okul yönetimine çağrıda bulunmuş, onları uçurumun eşiğinden dönmeye ve adaleti tesis etmeye davet etmiştik. İyi niyetli bir çözüm beklediğimizi ifade etmiştik.
İki aylık bu süre zarfında okul yönetimi eğitim tarihine geçecek büyük bir vurdumduymazlık örneği sergilemiş; tek bir somut adım atmamıştır. Sendikamızın yapıcı önerilerine ve barışçıl tekliflerine karşı bir teklif iletme nezaketi dahi göstermemiştir. Diyalog kanallarını tıkayan yönetim, grev sürecini bir zorunluluk haline getirmiştir. Sınıfların boş kalmasının, eğitim faaliyetlerinin durmasının biricik sorumlusu okul yönetimdir. Bu durum yalnızca biz öğretmenleri değil, velilerimizi ve geleceğimiz olan öğrencilerimizi de derinden etkilemektedir. Velilerimiz bu okulu yüksek ücretlerle finanse edip çocuklarının evrensel değerleri ve adaleti öğrenmesini beklemektedir. Oysa okul yönetimi, kendi içinde derin bir ayrımcılığı kurumsallaştırmaktadır.
İtalyan meslektaşlarıyla aynı sınıflara girip aynı akademik sorumlulukları üstlenirken, Türk öğretmenlerin 6 kat daha düşük ücretlere mahkûm edilmesi hiçbir teknik gerekçeyle açıklanamaz. Bunun vicdani ve etik hiçbir karşılığı yoktur. Yönetimin, 2025 yılı için yüzde sıfır artış teklif etmesi, eğitime yapılan bir hakaret, emeğe karşı bir saldırıdır.

Özel İtalyan Lisesi’nde grev pankartı asıldı

‘Örgütsüz emek sömürülmeye mahkûmdur’
Buradan Millî Eğitim Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı yetkililerine sesleniyoruz. Türk öğretmenlerin mesleki itibarlarını ve onurunu koruyun.
Çözüm önerilerimize kulaklarını tıkayan okul yönetimine de bir kez daha çağrıda bulunuyoruz: Gelin, öğrencilerimizi daha fazla mağdur etmeden, velilerimizin haklı kaygılarını giderecek ve öğretmenlerimizin onurunu koruyacak makul bir çözümde buluşalım. Bizim amacımız emeğin değer gördüğü bir çalışma ortamını tesis etmektir. Göz bebeğimiz olan öğrencilerimiz için öğretmenlerin huzurlu bir zihinle sınıflarına dönme olanağını sağlayın.
Bugün İtalyan Lisesinde yaktığımız bu adalet ateşi, sadece bu kurumla sınırlı kalmamalı, tüm eğitim camiasına bir umut ışığı olmalıdır. Biliyoruz ki Türkiye’nin dört bir yanındaki özel okullarda ve vakıf üniversitelerinde görev yapan on binlerce meslektaşımız güvencesizlik, düşük ücret, ağır iş yükü altında ezilmektedir. Örgütsüz bir emek her zaman sömürülmeye mahkûmdur, bizler omuz omuza vererek bu düzeni değiştireceğiz.
Bugün ‘aynı okul, iki farklı dünya’ dayatmasına karşı bir haysiyet mücadelesindeyiz. Tez-Koop-İş Sendikası olarak bu onurlu davalarında üyelerimizin yanındayız. Okul yönetimi bilmelidir ki akla, vicdana ve ekonomik gerçeklere uygun bir biçimle masaya gelinmediği sürece buradayız. Mücadelemizden bir milim geri adım atmayacağız; okulun önünden ayrılmayacağız. Yaşasın onurlu mücadelemiz!”

Velilere destek çağrı: “Müşteri olmayın, mücadelemize ortak olun”
Eğitim emekçileri, okul ücretlerine Euro bazında %300 zam yapan yönetimin, bu kaynağı öğretmenlerden esirgediğini belirtti. Velilere seslenen öğretmenler, “Öğretmeni borç batağında olan bir okulda nitelikli eğitimden söz edilemez. Bu sömürü çarkına birlikte çomak sokalım” diyerek çağrıda bulundu.

“Dersimiz: Direniş!”
Grev alanından yükselen ses netti: Kavgalarının meslektaşlarıyla değil; öğretmenleri sınıflandıran, emeği değersizleştiren zihniyetle olduğunu vurgulayan eğitim emekçisi üyelerimiz “Sadaka Değil Toplu Sözleşme!”, “İş, Ekmek Yoksa Barış da Yok!” diye haykırdı. Özel İtalyan Lisesi öğretmenleri, haklı talepleri karşılık buluncaya kadar grevlerini sürdürerek direniş dersi vermeye devam edecekler.

]]>
DİSK-AR: Özel sektörde sendikalaşma vahim düzeyde! https://yenidunya.org/emek-gundemi/33667/disk-ar-ozel-sektorde-sendikalasma-vahim-duzeyde/ Tue, 20 Jan 2026 12:48:57 +0000 https://yenidunya.org/?p=33667 DİSK-AR, “Sendikalaşma ve Toplu Pazarlık Raporu (Ocak 2026)” yayımlandı.
Türkiye’de sendikalaşma ve toplu iş sözleşmesi kapsamına ilişkin resmi veriler ile sahadaki fiili durum arasındaki farkı ortaya koyan raporda, özellikle özel sektörde sendikal örgütlenmenin ve toplu pazarlık kapsamının oldukça sınırlı kaldığına vurgu yapıldı.

Raporda yer alan özet bilgiler şöyle:
-Sendikalaşmaya ilişkin Bakanlık verileri yetersizdir, eksiktir.
-Türkiye’de resmi sendikalaşma oranı yüzde 14,5 iken fiili sendikalaşma oranı yüzde 12 civarındadır.
-Özel sektörde sendikalaşma vahim düzeyde!
-Toplu İş Sözleşmesi kapsamı çok daha vahim!
-Özel sektörde her 100 işçiden yalnızca 5-6’sı sendikalaşabiliyor!
-Kamu işçileri dahil her 10 işçiden yalnızca biri toplu iş sözleşmesi kapsamında!
-Türkiye’de toplu iş sözleşmesi kapsama oranı yüzde 9-10 civarında!
-Özel sektörde toplu iş sözleşmesi kapsama oranı yüzde 4-5 civarında!
-275 bin işçi sendikalı ama TİS kapsamında değil!
-Her 4 sendikadan 3’ü yüzde 1 işkolu barajının altında!
-Her 10 kadın işçiden yalnızca biri sendikalaşabiliyor!
-Türkiye temel hak ve özgürlüklerde en kötü 10 arasında!
-İşçi ve sendika haklarında ise en kötü 8. ülke!

DİSK-AR: Özel sektörde sendikalaşma vahim düzeyde!

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı işçi sendikalarının üye sayı ve oranlarına ilişkin işkolu tebliğini 17 Ocak 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımladı. Her yıl ocak ve temmuz aylarında yayınlanan bu tebliğlerde yer alan veriler sendikalaşma ve toplu iş sözleşmesi açısından son derece önemli.
Bakanlığın bu tebliğ dışında yayımladığı çeşitli verilerinde de sendikalaşma ve toplu iş sözleşmesi kapsamındaki işçilerin durumuna ilişkin ayrıntılar var.

İşçilerin %87,7’si sendikasız
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB) Ocak 2026 istatistiklerine göre sendikalı işçi sayısı 2 milyon 413 bin 790’dır. Sigortalı işçi sayısı ise 16 milyon 699 bin 84’tür. Böylece sigortalı işçiler arasındaki resmi sendikalaşma oranı yüzde 14,5 olmaktadır. Ancak bu oranın birçok yönden eksik olduğunu kabul etmek gerekir. Bakanlığın sendikalaşma oranı iki nedenle eksiktir. Birincisi, kayıt dışı işçiler hesaba katılmadığı için sendikalaşma oranı fiili durumdan daha yüksek çıkmaktadır. İkincisi ise bu oran toplu iş sözleşmesi (TİS) kapsamındaki sendikalı işçi sayısını yansıtmamaktadır.
Sigortalı işçileri esas alan resmi sendikalaşma oranı yüzde 14,5 iken, kayıtlı ve kayıtsız tüm işçiler esas alındığında fiili sendikalaşma oranı yüzde 12,3’e gerilemektedir. Kamu işçileri dahil 19 milyon 571 bin işçinin sadece 2 milyon 414 bini sendikalıdır. 17 milyon 157 bin işçi ise sendika üyesi değildir. Toplam işçilerin 87,7’si sendika üyesi değildir.

DİSK-AR: Özel sektörde sendikalaşma vahim düzeyde!

Toplu sözleşmeden işçilerin %9,6’sı yararlanıyor
Öte yandan sadece sendikalaşma oranına bakmak yeterli değildir. Esas olan toplu iş sözleşmesi (TİS) kapsamındaki işçi sayısıdır. Ülkemizde işkolu ve işyeri barajları, TİS yetkisinin gecikmesi ve sendikalaşma nedeniyle yaşanan işten çıkarmalar nedeniyle toplu iş sözleşmesi kapsamındaki işçi sayısı sendikalı işçi sayısının oldukça altındadır. Bakanlığın Aralık 2025 verilerine göre aktif toplu iş sözleşmesi kapsamındaki sendika üye sayısı 2 milyon 139 bindir. Böylece tüm işçiler içinde toplu iş sözleşmesinden yararlanan sendika üyesi işçi oranı 9,6 olmaktadır.
Resmi sendikalaşma oranı yüzde 14,5 olarak açıklanmasına rağmen, işçilerin sadece yüzde 9,6’sı toplu iş sözleşmesi kapsamındadır. Bir diğer ifadeyle işçilerin yaklaşık yüzde 90’ı toplu iş sözleşmelerinden yararlanamıyor ve sendikal korumaya sahip değildir. Bu nedenle ÇSGB tarafından açıklanan yüzde 14,5’lik sendikalaşma oranı fiili durumu yansıtmayan yapay bir orandır. Sendikalaşan işçi oranı artsa dahi toplu iş sözleşmesi kapsamı dışında işçilerin oranı çok yüksektir.
Genel sendikalaşma oranları kamu işçilerini ve özel sektör işçilerini birlikte ele aldığı için nispeten yüksektir. Kamu işçileri arasındaki yüksek sendikalaşma oranı nedeniyle ortalama sendikalaşma yüzde 14,5’e yükselmektedir. Oysa özel sektörde durum çok daha vahimdir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre özel sektörde sigortalı olarak çalışan 15 milyon 757 bin işçinin 1 milyon 76 bini sendikalı iken kamu sektöründeki 1 milyon 602 bin işçinin 1 milyon 210 bini sendikalıdır.
Böylece kamu sektöründe çalışan işçilerin yüzde 75,6’sı sendika üyesi iken özel sektörde çalışan sigortalı işçilerin ise yüzde 6,8’i sendika üyesidir. Ancak özel sektörde gerçek durum daha da vahimdir.

Özel sektörde işçiler örgütsüz
TÜİK İşgücü İstatistikleri, 2025 3. Çeyrek verilerine göre ücretli, maaşlı ve yevmiyeli sayısı 23,6 milyondur. SBB tarafından yayımlanan kamu istihdamı verilerine göre ise kamu işçisi ve memur sayısı aynı dönemde 5,3 milyondur. Böylece kayıtsızlar da dahil edildiğinde özel sektör işçilerinin sayısı 18,3 milyon olmaktadır. Özel sektörde fiili sendikalaşma oranını buna göre hesapladığımızda sendikalaşma oranı yüzde 5,9’a gerilemektedir.
Özel sektörde toplu iş sözleşmesi kapsamı daha da düşüktür. Toplam 18 milyon 282 bin özel sektör işçisinin yaklaşık 800 bini toplu iş sözleşmesinden yararlanmaktadır. Böylece özel sektörde toplu iş sözleşmesi kapsamı fiilen yüzde 4,3 civarındadır.

]]>
Metal işçileri greve çıkıyor https://yenidunya.org/emek-gundemi/33662/metal-iscileri-greve-cikiyor/ Tue, 20 Jan 2026 11:58:15 +0000 https://yenidunya.org/?p=33662 Birleşik Metal-İş, MESS işletmelerinde süren grup toplu sözleşmelerinin uzlaşma ile sonuçlanmaması üzerine aldığı grev kararını bugün (20 Ocak) sendika genel merkezinde yapılan basın toplantısı ile paylaştı.
Birleşik Metal-İş, ÇUKUROVA İNŞAAT MAKİNALARI SANAYİ VE TİCARET A.Ş., CENGİZ MAKİNA SANAYİ VE TİCARET A.Ş., ÇAYIROVA BORU SAN. VE TİC. A.Ş., ÇELSANTAŞ ÇELİK MAMULLERİ SAN. VE TİC. A.Ş., DOSTEL MAKİNA SAN. VE TİC. A.Ş., ARPEK ARKAN PARÇA ALÜMİNYUM ENJEKSİYON VE KALIP SAN. TİC. A.Ş., SANEL SANAYİ ELEKTRONİĞİ İMALAT VE TİC. A.Ş., SIO AUTOMOTİVE TAŞIT YEDEK PARÇA SAN. VE TİC. A.Ş., ZF LEMFÖRDER AKS MODÜLLERİ SAN. VE TİC. A.Ş. fabrikalarında 30 Ocak günü greve çıkacaklarını açıkladı.

“Haklarımızı geriye götüren teklifler sunuldu”
Basın açıklamasını Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar gerçekleştirdi.
Atar, şunları ifade etti:
“MESS ile Sendikamız arasında, 31 işletmeye bağlı 43 fabrikadan yaklaşık 11 bin üyemizi kapsayan toplu iş sözleşmesi görüşmeleri aylardır devam etmektedir. Metal işkolu grup toplu iş sözleşmesi sürecinde önemli bir aşamadayız.
Uzun süredir sürdürdüğümüz toplu pazarlık sürecinin sonunda, haklı taleplerimize karşılık bulamadık. MESS ile yapılan görüşmelerde, işçilerin içinde bulunduğu koşulları ayrıntılı olarak anlattık; en temel ihtiyaçlarımızı dahi karşılayamadığımızı defalarca dile getirdik.
Ancak maalesef başta ücret zammı olmak üzere, işçilerin haklı talep ve beklentilerine uygun bir teklif gelmedi. Ne sosyal haklara yönelik taleplerimiz ne de diğer isteklerimiz kabul gördü. Aksine, çeşitli maddelere ilişkin kazanılmış haklarımızı geriye götüren teklifler sunuldu.

MESS 3 yıllık sözleşmede ısrar ediyor
İşveren tarafı sözleşmenin 3 yıl olmasında ısrar ediyor. Biz ise, 3 yıllık bir sözleşmeyi tartışma konusu dahi yapamayacağımızı, böyle bir teklifi kabul etmemizin söz konusu olamayacağını açıkça belirttik. 3 yıllık sözleşmenin işçiler için daha fazla kayıp anlamına geldiğini biliyoruz.
Bunun yanı sıra, esneklik içeren bazı karşı teklifler de getirildi. Örneğin, ikramiyelerin fiili çalışmaya bağlı ödenmesi, yani işçi rapor aldığında ikramiye alamaması isteniyor.
Denkleştirme ve telafi çalışması yapmamız isteniyor.
Hafif işte çalışabilir raporu alan işçilerin, teklif edilen uygun işi kabul etmemesi durumunda, almakta olduğu ihbar tazminatının ödenmemesi talep ediliyor.
Ayrıca, raporda bir defada 5 gün ve üzeri istirahat alan üyelere, işverenin 2 günlük ücret ödememe uygulamasının 10 güne çıkarılması isteniyor.
Tamamlayıcı Sağlık Sigortasının sona ermesi talep ediliyor.
İşverenlerin bu tekliflerini ne kabul ederiz ne de tartışırız. İşçilerin kazanılmış hakları pazarlık konusu olamaz.

Metal işçileri greve çıkıyor

“İnsanca yaşanacak bir ücret, tüm metal işçilerinin en temel hakkıdır”
Arka arkaya gelen zamlar, alım gücümüzü büyük ölçüde düşürdü ve ücretlerimiz eridi. Yoksulluk sınırının altındaki ücretlerle, adeta açlık sınırında yaşamaya başladık. İşçilerin bu ücretlerle yaşaması, asgari ihtiyaçlarını karşılaması mümkün değildir. İnsanca yaşanacak bir ücret, tüm metal işçilerinin en temel hakkıdır.
TÜİK tarafından açıklanan enflasyon oranlarına inanan neredeyse kimse yok. Buna rağmen hâlâ resmî enflasyonu baz alan, onun yalnızca birkaç puan üzerinde teklifler sunuluyor. Biz, resmî enflasyonu temel alan bir tartışmanın içinde olmayacağız. Ne resmî enflasyonu ne de onun biraz üzerindeki bir teklifi kabul etmemiz mümkün. MESS, gerçeklikle bağı olmayan bu rakamlarla gelmekten vazgeçmelidir.
Biz yoksullaşırken, patronlar kârlarına kâr katmaya devam ediyor. İşverenler zenginleşirken işçiler yoksullaşıyor. En zor koşullarda, en ağır işlerde gece gündüz çalışıyoruz. Onların elde ettiği kârı yaratan biziz. Şimdi, yarattığımızdan hak ettiğimiz kısmını istiyoruz. İstediğimiz hakkımızdır ve bu hakkımızı mutlaka alacağız. Şimdi sıra işverendedir. Şimdi işverenlerin ellerini ceplerine atma zamanıdır.
MESS patronları kârlarını katlarken ve ihracat rekorları kırarken, işçiye gelince “kriz var” diyorlar. Sizin kriziniz, bizim soframızdaki ekmeğimizden çalamaz! Fabrikalarda preslerin başında, dökümhanelerin sıcağında, montaj hatlarında ömür tüketiyoruz. Karşılığı yoksulluk sınırının altında bir yaşam olamaz.
İşverenler, sabit kur politikası sonucunda ücretlerimizin döviz bazında arttığını iddia ederken, tükettiğimiz malların fiyatlarının sabit kaldığını varsayıyorlar. Oysa tükettiğimiz tüm mal ve hizmetlerin fiyatları hem TL hem de döviz bazında sürekli artmaktadır.

Vergide adalet
Diğer yandan, vergi dilimleri işçilerin gelirlerini adeta gasbeden bir hal almıştır. İşçinin hak ettiği gelir, çalışma süresi uzadıkça azalmaktadır. Bu, dünyada eşine az rastlanır bir durumdur. Normalde işçilerin ücretleri çalıştıkları süreyle doğru orantılı artarken, bizde tam tersi bir uygulama söz konusu.
Gelir vergisi dilimlerinin adaletsiz biçimde düşük tutulması ve resmî enflasyon oranında bile artırılmaması, işçileri daha da yoksullaştırmaktadır. İlk vergi dilimi olan %15’lik dilim, geçen yıla göre yalnızca %20,3 artırılmıştır. Oysa resmî yıllık enflasyon %30,89’dur. Bu durumun sürmesi kabul edilemez.

“Grev yasağından medet ummayın”
Sözleşme görüşmelerinin seyri hakkında da sizleri bilgilendirmek isteriz. MESS taleplerimize nasıl yaklaştı ve şu an hangi aşamadayız?
Sendikamız ile MESS arasındaki görüşmeler uzun süredir devam ediyor. İlk toplantı 13 Ekim’de yapıldı, ardından çeşitli görüşmeler gerçekleştirildi. En son 8 Aralık’ta yapılan toplantıda anlaşma sağlanamayınca, uyuşmazlık tutanağı tutuldu ve arabuluculuk sürecine geçildi. Şimdi yeni bir aşamaya geldik. Arabulucu raporu Sendikamıza ulaştı ve grev sürecine giriyoruz.
MESS’in son verdiği zam teklifi 6 aylık dönem için yüzde 18’dir. Diğer dönemler için de enflasyon oranında artış teklif edildi.
Ayrıca, sosyal haklara yönelik artış teklifi de yıllık enflasyon oranı olan %32,95’dir.
Bu teklifin, metal işçilerini sefalet ücretiyle çalışmaya mahkûm ettiğini ve kabul edilebilir bir yanı olmadığını; MESS’in önerisinin işçilerin beklentilerinden çok uzak olduğunu belirttik.
Taleplerimiz karşılanmadığı takdirde grev hakkımızı kullanmaktan çekinmeyeceğimizin bilinmesi gerekiyor. Şimdiden uyarıyoruz: Kimse olası bir grev yasağından medet ummasın. Grevimiz yasaklanırsa, anayasal hakkımızı kullanacak ve yasağı tanımayacağız. Bu kararlılığımızı dün gösterdik, yarın da göstermekten geri durmayacağız.

Metal işçileri greve çıkıyor

Anayasal grev hakkımızı daha önce kullandık, yine kullanacağız
Binlerce işçinin grev iradesi, iktidar tarafından “erteleme” adı altında çiğnendi ve grev silahı elimizden alındı.
Ancak çeşitli işyerlerinde, Anayasadan doğan ve hukuksuzca yasaklanan grev hakkımıza sahip çıkarak fiili grevler gerçekleştirdik.
Örneğin:
2022’de grevi yasaklanan Bekaert işyerinde 18 gün fiilen grev yaptık.
2023’te Gebze/Kocaeli’ndeki Green Transfo Energy işyerinde 1 günlük fiili grevin ardından aynı gün akşamı sözleşmemiz imzalandı.
Hitachi Energy’de 4 Aralık 2024’te başlayan grevimiz 10 gün sonra yasaklandı, ancak fiilen 10 gün daha devam etti.
Schneider Elektrik Gebze ve Manisa fabrikalarında 13 Aralık 2024’te başlayan grevimiz 1 gün sonra yasaklandı, fiilen 24 gün sürdürüldü.
GE Grid Solutions’da 13 Aralık 2024’te başlayan grevimiz 1 gün sonra yasaklandı, fiilen 32 gün devam etti.
Arıtaş Kriyojenik’te 19 Aralık 2024’te başlaması planlanan grevimiz, başlamadan 1 gün önce yasaklandı, ancak fiilen 23 gün sürdürüldü.

Metal işçisinin sesini sustaramazlar
Şimdi yeni bir döneme giriyoruz. Süreç artık grev aşamasında. Günlerdir yaptığımız grev eğitimleriyle bu yeni sürece hazırlanıyoruz.
Merkez TİS Komisyonumuzu ve Başkanlar Kurulumuzu topladık. Genel Yönetim Kurulumuz, toplu sözleşme sürecindeki son durumu ayrıntılarıyla değerlendirerek grev kararları aldı. Grevlerimizi kademeli olarak başlatacağız.
İşyerlerinde 30 Ocak Cuma günü greve çıkıyoruz.
Diğer fabrikaların grev tarihlerini ise gelişmelere göre daha sonraki günlerde kademeli olarak açıklayacağız.
Sendikamız, bu sürece her türlü olasılığı değerlendirerek ve tüm riskleri göze alarak hazırlanmıştır. Hiçbir güç bu mücadelemizi engelleyemeyecektir.
30 Ocak sonrasında, yurdun dört bir yanında metal işçilerinin haklı haykırışına tanık olacaksınız. Binlerce metal işçisi, fabrika önlerinde ve kent meydanlarında taleplerini yüksek sesle dile getirecek. Bu sesi hiçbir güç susturamayacaktır.
Biz, haklı taleplerimizi sonuna kadar savunacak, haklarımızı almak için gereken tüm çabayı göstereceğiz.
Bu mücadele yalnızca Birleşik Metal-İş Sendikası üyelerinin değil, sendika ayrımı gözetmeksizin tüm metal işçilerinin ortak mücadelesidir. Buradan, tüm metal işçilerini birlikte mücadeleye çağırıyoruz.
Bu süreç sadece bir toplu sözleşme süreci değil; aynı zamanda çocuklarımızın geleceğine sahip çıkma mücadelesidir. Yolumuz açık, birliğimiz daim olsun.
Metal işçileri, kardeşlerim,
Şimdi mücadeleyi büyütme zamanı!
Hiç kimsenin kuşkusu olmasın, metal işçisi kazanacak. Biz kazanacağız.
Biz kazanacağız; çünkü haklıyız ve güçlüyüz! Yaşasın onurlu mücadelemiz!

]]>
Birleşik Metal-İş: Grev kapıda! https://yenidunya.org/emek-gundemi/33659/birlesik-metal-is-grev-kapida/ Mon, 19 Jan 2026 17:04:42 +0000 https://yenidunya.org/?p=33659 Metal işçilerinin örgütlü olduğu sendikalar MESS işyerleri ile yürütülen grup toplu sözleşmelerinden uzlaşma çıkmayında arka arkaya grev karalarını kamuoyu ile paylaşmaya başladılar.

Birleşik Metal-İş ve Türk Metal-İş’in grev kararı açıklamaları ardından Öz Çelik-İş’te grev kararı aldığını açıkladı.

Greve hazırız!
Birleşik Metal İş, 20 Ocak Salı günü bir basın toplantısı düzenleyerek grev kararını kamuoyuna duyuracağını belirtti.

Sendikadan yapılan açıklama şu şekilde:
2025-2027 Dönemi MESS Grup Toplu İş Sözleşmesinde arabulucu aşamasında da anlaşma sağlanamadı, böylece yeni bir aşamaya gelindi: Metalde artık GREV KAPIDA!

Ülkenin dört bir yanında sendikamızın örgütlü olduğu 43 fabrikadan yaklaşık 11 bin metal işçisi üyemizle GREVE HAZIRIZ!

İşveren örgütü MESS’in sefalet dayatması anlamına gelen, metal işçisinin gerçekliğiyle örtüşmeyen; işçinin alın terinin karşılığından, beklentilerini karşılamaktan çok uzak olan tekliflerini kabul etmiyoruz!

Sendikamızın Genel Başkanı Özkan Atar, Genel Yönetim Kurulu ve metal işçilerinin katılımıyla yarın (20 Ocak 2026) sendikamızın genel merkezinde düzenleyeceğimiz basın toplantısında, grev kararlarımızı da içeren mücadele takvimimizi kamuoyuyla paylaşacağız.

TARİH: 20 Ocak 2026 Salı
SAAT: 10.00
YER: Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Merkezi
(Adres: Bostancı Mah. E80 Yanyol Cad. No:2 Kadıköy/İSTANBUL)

]]>
Türk Metal-İş, MESS fabrikalarında grev kararı aldı https://yenidunya.org/emek-gundemi/33655/turk-metal-is-mess-fabrikalarinda-grev-karari-aldi/ Mon, 19 Jan 2026 16:45:07 +0000 https://yenidunya.org/?p=33655 Türk Metal-İş Başkanlar Kurulu bugün (19 Ocak) yaptığı toplantı sonucu MESS işyerlerinde grev kararı aldı.

Türk Metal-İş Sendikası, Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) ile yürütülen ve 138 bin metal işçisini ilgilendiren Grup Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine grev kararı aldığını açıkladı.

“İnsan onuruna yaraşır ücret için…”
Türk Metal-İş, grev kararını kamuoyuna şu şekilde açıkladı:
“Türk Metal Sendikası ile Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) arasında 13 Ekim 2025 tarihinde başlayan ve 138 bin üyemizi ilgilendiren Grup Toplu İş Sözleşmesi görüşmeleri, 8 Aralık 2025 tarihinde yapılan oturumda Sendikamız Türk Metal’in masadan kalkması üzerine kesilmiş ve taraflar uyuşmazlık tutanağını tutmuştu.

“Grup Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde o güne kadar yapılan 5 oturumda, 47 Ana Madde, 5 Ek Madde ve 2 Geçici Madde olmak üzere toplam 54 Madde ile sözleşmenin eki niteliğindeki 2 Yönetmelik Sendikamızın teklif ettiği şekliyle kabul edilmişti. Görüşmelerde 33 Ana Madde, 2 Ek Madde, 3 Geçici Madde olmak üzere toplam 38 Madde ile 1 Yönetmelikte ise anlaşma sağlanamamıştı.

“Anlaşma sağlanamayan maddelerin başında ücret artışına ilişkin hükümler ile sosyal haklara yönelik maddeler gelmektedir. Ayrıca, MESS’in kazanılmış haklarımızı geriye götürecek nitelikteki teklifleri de uyuşmazlığın en önemli nedenleri arasında yer almaktadır.

“Hatırlanacağı üzere MESS, ücret teklifine, sözleşmenin ilk 6 ayı için, 6 aylık enflasyonun bile altında kalan (%5+Seyyanen 11,50 TL) toplamda %10’luk oran ile başlamıştı. Uyuşmazlık tutulmasının ardından 8 Ocak 2026 tarihinde yapılan 6. oturumda teklifini (%7,5+Seyyanen 17,30 TL’ye) toplamda %15’e, 13 Ocak 2026 tarihinde yapılan 7. oturumda ise (%10,5+Seyyanen 17,30 TL’ye) toplamda %18’e çıkarmıştı. Ancak bu teklifler sendikamız tarafından kabul edilmemişti.

“Yürürlükteki yasa gereğince Arabuluculuk sürecinin başlamasının ardından, resmi arabulucu tarafları uzlaştıramamış ve arabulucu raporu bugün (19 Ocak 2026 Pazartesi günü) sendikamıza ulaşmıştır.

“Türk Metal Sendikası olarak; ülkemizin ekonomik olarak zor bir dönemden geçtiğinin, enflasyon karşısında hayatın her geçen gün pahalandığının, tüm ücretlilerin geçim sıkıntısı yaşadığının bilincinde olarak böyle bir dönemde metal işçilerine reva görülen bu teklifleri kabul etmediğini kamuoyuna daha önce olduğu gibi bugün bir kez daha açıklamaktadır.

“Süreçte ise bu duruma karşı tepkimizi sokaklarda, işyeri sahalarında, yemekhanelerde, tezgah başında yaptığımız etkin ve anlamlı eylemlerle göstermiştik.

“İşte tüm bu tabloyu değerlendirmek için bugün (19 Ocak 2026 Pazartesi günü) Başkanlar Kurulumuz Genel Merkezimizde toplanmıştır.

“Ve sonuç olarak;
“Sendikamız, üyelerinin sendikamıza emanet ettiği alın terlerini korumak, çalışma yaşamında hak ve adaletten taviz vermemek için 19 Ocak 2026 günü grev kararı almıştır.

“Türk Metal Sendikası artık sözün bittiği yerde, bıçağın kemiğe dayandığı noktadadır. Ayrıca Sendikamız, sözleşmede insan onuruna yaraşır bir ücret elde etmek için sonuç alıncaya kadar eylemlerine de aynen devam edecektir.”

]]>
Metal işçisinden MESS’e karşı eylem kararı https://yenidunya.org/emek-gundemi/33482/metal-iscisinden-messe-karsi-eylem-karari/ Mon, 15 Dec 2025 14:16:42 +0000 https://yenidunya.org/?p=33482 Metal işçisi üretimden gelen gücünü kullanacak…

150 bin metal işçisinin ve ailelerinin geçim şartlarını belirleyecek MESS toplu sözleşme sürecinin işçilerin istemlerinin çok altında kalması üzerine metal işçileri fabrikalarda eylem kararı aldı.
13 Eylül’de başlayan TİS görüşmelerinde, MESS işverenleri metal işçilerine sefalet ücretleri ve kazanılmış haklardan tavizler içeren öneriler getirdi. MESS’in tutumuna karşı metal işçileri haklarını korumak ve geliştirmek için eylemde karar kıldı.

Birleşik Metal-İş Merkez TİS Komisyonu Sonuç Bildirgesi ile eylem takvimini kamuoyu ile paylaştı.

Birleşik Metal-İş, eylem kararlarını şu sözlerle açıkladı:
“Türkiye’nin dört bir yanındaki fabrikalardan, tezgâh başlarından üyelerimizin iradesini taşıyan işyeri temsilcilerimizin katılımıyla toplanan Merkez TİS Komisyonumuz, süreci tüm boyutlarıyla değerlendirmiş, metal işçisinin mücadelesini büyütme kararı almış ve çeşitli eylem biçimlerini önermiştir.
Aylardır sürdürdüğümüz toplu pazarlık süreci sonunda haklı taleplerimize yanıt bulamadık. MESS ile yapılan görüşmelerde, işçilerin yaşadığı zor koşulları ayrıntılı bir şekilde anlattık, en temel ihtiyaçlarımızı karşılayamadığımızı defalarca dile getirdik.
Ancak maalesef, başta ücret zammı olmak üzere, işçilerin haklı talep ve beklentilerine uygun ne bir ücret teklifi geldi ne de sosyal hak taleplerimiz ve diğer taleplerimiz kabul gördü. Aksine, çeşitli maddelerle ilgili haklarımızı geriye götürecek teklifler sunuldu.
Bunun yanı sıra, esnek çalışma içeren karşı teklifler de getirildi. İşverenin bu tekliflerini ne kabul ederiz ne de tartışırız. İşçilerin kazanılmış haklarını geriye götürecek hiçbir teklifi konuşmayız, elde ettiğimiz haklarımızı pazarlık konusu yapmayız.”

Metal işçisinden MESS'e karşı eylem kararı

MESS’den sefalet teklifi
MESS’e bağlı 31 işletmeden 130 işyeri temsilcisi, uzmanlarımız, şubelerimizin yöneticileri ve Genel Yönetim Kurumuzdan oluşan Merkez TİS Komisyonumuz, 13 Aralık Cumartesi günü toplanarak MESS ile devam eden Grup Toplu İş Sözleşmesi sürecini değerlendirmiştir.

Metal işçilerinin emeği ve onuru için yürüttüğümüz 2025-2027 Dönemi MESS Grup Toplu İş Sözleşmesi görüşmeleri, işveren sendikası MESS’in düşük ücret dayatması ve kazanılmış haklarımıza yönelik saldırıları nedeniyle 8 Aralık 2025 tarihinde uyuşmazlıkla sonuçlanmıştır.
Bu kritik aşamada; Türkiye’nin dört bir yanındaki fabrikalardan, tezgâh başlarından üyelerimizin iradesini taşıyan işyeri temsilcilerimizin katılımıyla toplanan Merkez TİS Komisyonumuz, süreci tüm boyutlarıyla değerlendirmiş, metal işçisinin mücadelesini büyütme kararı almış ve çeşitli eylem biçimlerini önermiştir.

Aylardır sürdürdüğümüz toplu pazarlık süreci sonunda haklı taleplerimize yanıt bulamadık. MESS ile yapılan görüşmelerde, işçilerin yaşadığı zor koşulları ayrıntılı bir şekilde anlattık, en temel ihtiyaçlarımızı karşılayamadığımızı defalarca dile getirdik.

Ancak maalesef, başta ücret zammı olmak üzere, işçilerin haklı talep ve beklentilerine uygun ne bir ücret teklifi geldi ne de sosyal hak taleplerimiz ve diğer taleplerimiz kabul gördü. Aksine, çeşitli maddelerle ilgili haklarımızı geriye götürecek teklifler sunuldu.

Metal işçisinden MESS'e karşı eylem kararı

MESS esnek çalışmada ısrarcı
Bunun yanı sıra, esnek çalışma içeren karşı teklifler de getirildi. İşverenin bu tekliflerini ne kabul ederiz ne de tartışırız. İşçilerin kazanılmış haklarını geriye götürecek hiçbir teklifi konuşmayız, elde ettiğimiz haklarımızı pazarlık konusu yapmayız.

Ardı ardına yapılan zamlar, alım gücümüzü büyük ölçüde düşürdü ve ücretlerimiz eridi. Yoksulluk sınırının altındaki ücretlerle, adeta açlık sınırında yaşamaya başladık. İşçilerin bu ücretlerle geçinmesi, temel ihtiyaçlarını karşılaması mümkün değildir. İnsanca yaşanacak bir ücret, tüm metal işçilerinin en temel hakkıdır.

Buna rağmen, MESS bize resmi enflasyonun bile gerisinde, gerçeklikle bağdaşmayan bir zam teklifinde bulundu. Bu teklif, açıkça metal işçisinin emeğiyle alay etmek anlamına gelmektedir.
Biz, haklı taleplerimizi sonuna kadar savunacak, haklarımızı almak için tüm çabamızı göstereceğiz.
Şimdi, işverenden haklı ve gerçekçi taleplerimize uygun yeni bir teklif bekliyoruz. Aksi takdirde, mücadelemiz her koşulda, hiçbir engel tanımadan büyüyerek devam edecektir. İstediklerimiz hakkımızdır ve bu haklarımızı mutlaka alacağız.

Metal işçisinden MESS'e karşı eylem kararı

Metal işçisi eylemde kararlı
Merkez TİS Komisyonumuzun önerileri doğrultusunda Genel Yönetim Kurulumuz, MESS’in dayatmalarına karşı aşağıdaki eylem ve etkinlik kararlarını almıştır:
-18 Aralık Perşembe günü, tüm vardiyalarda 1 saat üretimden gelene gücümüz kullanılacak ve fabrikalara yürüyüşlerle giriş yapılacaktır.
-21 Aralık Pazar günü, konfederasyonumuz DİSK’in “Vergide Adalet, Gelirde Adalet” talebiyle Gebze’de düzenleyeceği mitinge, MESS’in dayatmalarına ve düşük ücret politikasına karşı örgütlü olduğumuz tüm fabrika ve şubelerden kitlesel katılım sağlanacaktır.
-25 Aralık Perşembe günü, tüm vardiyalarda 1 saat üretimden gelen gücümüz kullanılacaktır.
-22 Aralık Pazartesi günü başlayan haftaboyunca, taleplerimizi içeren kokartlar takılacaktır.
-24 Aralık Çarşamba günü Başkanlar Kurulumuz toplanarak gelişmeleri yeniden değerlendirecek ve yeni eylem kararları alacaktır.

Biz kazanacağız, çünkü haklıyız ve güçlüyüz!
Yaşasın metal işçilerinin onurlu mücadelesi!

]]>
Metal işçisi hazır: Bak işte yaklaşıyor fırtına https://yenidunya.org/emek-gundemi/33459/metal-iscisi-hazir-bak-iste-yaklasiyor-firtina/ Tue, 09 Dec 2025 10:40:02 +0000 https://yenidunya.org/?p=33459 150 bin metal işçisinin ücretini belirleyecek MESS Grup TİS sürecinden, enflasyonun dahi gerisinde kalan yüzde 10’luk zam teklifi çıktı. Teklif, sendikalar tarafından reddedildi. Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Atar, “MESS’in bu alaycı teklifi mücadeleye ve kavgaya davet” dedi.

On binlerce işçiyi doğrudan, yüz binlercesini ve aileleriyle birlikte milyonlarca yurttaşı dolaylı olarak ilgilendiren MESS Grup TİS’inden işçiye tarihi hakaret çıktı.
İşveren örgütü MESS’in, 150 bin metal işçisine zam teklifi sendikaların teklifine yaklaşmadı. Enflasyonla ücretleri eriyen metal işçisine gelen teklif adeta sıfır düzeyinde oldu.
Özel sektörün en geniş toplu iş sözleşmesi (TİS) olma özelliği taşıyan MESS Grup Sözleşmesi’nde 60 günlük resmi takvim dün doldu. 13 Ekim’de başlayan görüşmelerin dün gerçekleşen 5’inci ve son oturumundan sefaleti de aşan zam teklifi çıktı. Sendikalar, MESS’in ilk 6 ay için yüzde 5 ve saatlik ücrete 11,5 lira zam ile yaklaşık yüzde 10’a denk gelen zam teklifini reddetti.
MESS’in, sözleşmenin 3 yıllık olması talebi ile ilk 6 ay hariç hiçbir zam teklifi sunmamasının yanı sıra; sosyal haklarda yüzde 25’lik artış ile ikramiyelerin fiili çalışmaya bağlanmasını, işçinin tamamlayıcı sağlık sigortasını ödemeyi de reddeden maddeleri sundu.
MESS’in, Birleşik Metal-İş’in ilk 6 ay için yüzde 58,5, Türk Metal’in aynı dönem için yüzde 38,97’lik teklifiyle adeta alay eden bu teklifine karşı uyuşmazlık tutanağı tutuldu. Metal işçisi MESS’e karşı mücadele hazırlığına başladı.
Birleşik Metal İşçileri Sendikası (Birleşik Metal-İş), 32 işletmeden 11 bin işçiyi temsilen masaya TİS tekliflerindeki 78 ana madde, 6 geçici madde, 17 ek madde ve 7 yeni madde olmak üzere toplam 108 madde ve yönetmelikle oturdu. 5 oturumda sendika toplam 59 madde için uyuşmazlık tutanağı imzaladı. Reddedilen maddeler arasında, ILO’nun 190 sayılı İşyerinde Şiddet ve Tacizle Mücadele Sözleşmesi ile kadın metal işçilerinin süt izni hakkına ilişkin düzenlemeler de bulunuyordu. Metal işkolunda üretimin yüzde 10’unu oluşturan kadın işgücünün talepleri, masada reddedildi.

360 bin liralık kayıp
MESS üyesi işyerlerinde metal işçileri, ortalama olarak brüt 3 asgari ücret alırken DİSK-AR araştırmasına bu işçilerin kaybı neredeyse ücretin yarısına yaklaştı. Ortalama bir metal işçisi kasımda enflasyon yüzünden 15 bin 594 lira, vergi kesintileri nedeniyle 25 bin 582 liraya ulaştı. Metal işçisi kasımda 41 bin 176 lira, 11 ayda 360 bin 873 lira kaybetti. İşçilerin kaybı yüzde 42’yi aşarken MESS’in zam teklifi oranın kat kat altında kaldı.
Birleşik Metal-İş Genel Sekreteri Ali Çeltek’in toplantının ardından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kulandı: “MESS’in tekliflerinin kabul edilmesi hiçbir biçimde mümkün değildir. Bu teklif metal işçileriyle alay etmek demektir. Hemen her toplantıda MESS yetkililerine de belirttiğimiz gibi, metal işçileri açlık ve sefalet ücretlerini ve esneklik dayatmalarını kabul etmeyeceklerdir. MESS, bu teklifiyle metal işçilerine açlık ve sefaleti reva görüyor. İnsanca yaşayacak bir ücret ve çalışma koşulları hakkımızdır ve bunun için mücadele etmekten geri durmayacağız. Resmi enflasyonun hiçbir gerçekliğinin olmadığı ortada iken onun bile gerisinde bir teklif vermek metal işçilerinin sefalete boyun eğmesi anlamına gelir ve bu asla kabul edilemez. İşçiler sürekli yoksullaşmakta ve reel ücret kaybı giderek artmaktadır. Başta ücret zammı olmak üzere, teklif ettiğimiz tüm maddeler işçilerin en doğal haklarıdır.”
Arabulucu görüşmeleri de dahil müzakerelerden anlaşma çıkmaması, 150 bin işçinin grev kararının fabrikalarına asması anlamına geliyor.

Metal işçisi hazır: Bak işte yaklaşıyor fırtına

Grevden kaçmıyorlar
Metal işçileri ise üretimden gelen güçlerini kullanmaktan yasaklara rağmen geri durmuyor. İşçilere yoksulluk sınırının bile altında bir yaşamı dayatmaktan çekinmeyen metal işverenlerinin AKP ile kurdukları yakın bağlar, son 23 yılda 150 bin metal işçisinin grevlerinin engellenmesine neden oldu. Bu işçilerin 147 bininin grev hakkı, MESS’e bağlı işverenlerin çıkarları için ortadan kaldırıldı. Ancak metal işçileri, iktidar ve sermaye arasındaki ilişki ne kadar zorlayıcı olursa olsun, mücadele kararlılıklarıyla bu baskılara boyun eğmeyeceklerini kanıtladı. Geçen yılın sonunda yine MESS’in düşük zam oranlarını dayatması, işçilerin üretimden gelen güçlerini kullanmalarına yol açmıştı. Yaklaşık 2 bin işçi üretimi durdurup greve çıkmış, fiili grevde inat kazanım getirmişti.

Asgari ücreti de belirliyorlar
MESS patronları, ülkede en büyük lobi gücüne sahip gruplardan biri. Patronlar, ülke tarihinde grevleri en çok yasaklanan işçilerin çalıştığı işkolunu, iktidarların kararları ile grevleri en çok yasaklanan işkoluna çevirdi. İmalat sanayinin en büyük işveren örgütü MESS’in etki alanı, kendi işkoluyla da sınırlı değil. MESS Yönetim Kurulu Başkanlığı koltuğunda oturan Özgür Burak Akkol, aynı zamanda patron örgütünün bağlı olduğu Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun (TİSK) başında bulunuyor. TİSK, asgari ücret masasında doğrudan söz sahibi. MESS üyelerinin TİSK’te pek çok koltuğu bulunurken patronlar, ücretleri sefalet düzeyinde tutmak için örgütlü güçlerini kullanmaktan geri durmuyor. TİSK, 12 Aralık Cuma günü asgari ücret zammı masasına oturmaya hazırlanırken, işveren konfederasyonunun bir diğer gündemi de 11 Aralık’ta gerçekleştirilecek Genel Kurul. İşveren örgütlerinin yönetimleri, üyeleri olan patronlara bir kez de MESS Grup TİS masasından mesaj veriyor. İşverenlere adeta, sık sık şikayet ettikleri “işgücü maliyetleri”nin, işçilere reel olarak kaybettirecek zamla ‘çözüleceği’ mesajı iletiliyor. MESS masasında yaşananlar, asgari ücret masası için önizleme sunuyor.

Zam masası hâlâ belirsiz
Türk-İş’ten zam masasına oturup oturmayacakları ile ilgili net bir açıklama yapılmaması da riskleri artırıyor. İktidar-işveren tarafının blok oyuyla belirlenen ücret için sefalet zammı riski masada giderek daha da belirginleşiyor. İşçi tarafının taleplerini dikkate almayan masanın, antidemokratik yapısı gereği masaya emeği temsilen yalnızca Türk-İş oturabiliyor. Konfederasyonların, sendikaların talepleri masada oldukları zaman da dikkate alınmazken Türk-İş’in “Görüşmelere katılmayacağız” açıklaması, işçi ve işverenin talepleri “rol icabı” dahi dinlemek zorunda kalmayacağı anlamına geliyor.

Metal işçisi hazır: Bak işte yaklaşıyor fırtına

Özkan Atar: MESS’in teklifi kavgaya çağırıyor
MESS’in teklifi işçilerin emeğiyle alay etmektir. Sendikamızın Merkez TİS Komisyonu 13 Aralık’ta toplanacak. MESS kapsamındaki işyeri temsilcilerimiz, şube yönetim kurullarımız, merkez yönetim kurulumuz ve uzmanlarımız komisyonda bir araya gelecek. Bu teklife karşı mücadele planımıza dair değerlendirmeleri yapacağız. Önümüzdeki haftadan itibaren de burada alacağımız eylem kararlarını hayata geçireceğiz.
MESS’in bu TİS’teki tutumunu, ekonomideki sorunlu durumu fırsata çevirerek işçilerin geleceğini karartma, kârlarına kâr katma ve kasalarını doldurma saldırısının bir parçası olarak görüyoruz. MESS’e bu fırsatı asla vermeyeceğiz! Fabrikalarda işçi arkadaşlarımızın emeklerinin karşılığını alması için gereken bütün mücadele, başta üyelerimiz tüm metal işçileri tarafından kararlılıkla hayata geçirilecek. MESS’in tutumunun altında yatan etkenlerden biri de AKP iktidarının OVP’de enflasyonu düşürme adı altında uyguladığı politikalar. Tamamıyla emekçilerin reel ücretlerini düşürmenin ve yerli-yabancı sermaye tekellerine kaynak aktarmanın bir parçası. Bu planı metal işçilerine uygulamaya çalışıyorlar. Biz bu saldırıları püskürtüp haklarımızı alana kadar mücadeleye hazırız. Bu süreçte de sendika ayrımı olmaksızın tüm metal işçilerinin ortak bir mücadele ve dayanışma içinde olması gerek. Başta metal işkolu için önemli bir yer olan Gebze olmak üzere tüm bölgelerde metal işçilerinin meydanlara çıkarak gücünü büyüteceği süreçlerin hazırlıklarını da toplantımızda değerlendireceğiz. MESS’in teklifi işçileri mücadeleye ve kavgaya davet ediyor. Biz tarihsel mücadele geleneğimiz ve birikimimizden aldığımız güçle kazanana dek mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz.

TÜRK METAL de tutanak tuttu
Masada MESS’in karşısında bulunanlardan Türk Metal, patron örgütünün teklifini reddederek uyuşmazlık tutanağı imzaladı. Ücret zammı oranı, sosyal yardım artışı, ikramiyelerin ödenmesi ve sözleşmenin 3 yıllık olması talep ve teklifleri Türk Metal tarafından reddedilerek uyuşmazlık konusu yapıldı. Türk Metal yönetiminin konuya ilişkin açıklamasında, 47 ana madde, 5 ek madde ve 2 geçici madde olmak üzere toplam 54 madde ve sözleşmenin eki niteliğindeki iki yönetmelik üzerinde anlaşıldığını, 33 ana madde, 2 ek madde ve 3 geçici, toplam 38 madde ve sözleşmenin eki niteliğindeki 1 yönetmelikte ise anlaşma sağlanamaması üzerine uyuşmazlık yaşandığını duyuruldu. Sendika yönetimi, Başkanlar Kurulu’nun süreci değerlendirmek üzere bugün toplantıya çağırıldığını duyurdu.

Oranlar arası uçurum
•İlk 6 ay için; MESS’in teklifi: % 5 + 11,5 TL, yaklaşık yüzde 10
•Türk Metal’in teklifi: % 38,97
•Birleşik Metal-İş’in teklifi: % 58,5

Kaynak: Melisa Ay / BirGün

]]>
MESS’e bağlı fabrikalarda uyarı eylemleri: “Biz kazanacağız!” https://yenidunya.org/emek-gundemi/33404/messe-bagli-fabrikalarda-uyari-eylemleri-biz-kazanacagiz/ Fri, 28 Nov 2025 12:13:22 +0000 https://yenidunya.org/?p=33404 Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Yönetim Kurulu, işveren sendikası MESS ile sürdürülen toplu sözleşme görüşmelerinde yaşanan gelişmeleri fabrikalarda okunan bir bildiri ile kamuoyu ile paylaştı.
MESS Grup TİS kapsamındaki metal işçileri, 8 Aralık’ta yapılacak son görüşme öncesinde fabrikalarda okudukları bildiri ve attıkları sloganlarla haklı taleplerine kulak tıkayan, üstelik masaya getirdikleri karşı tekliflerle kazanılmış hakları geriletmek isteyen işverenleri uyardı.

Metal işçileri ayakta!
Fabrikalarda okunan, bildiri şu şekilde:
“Değerli metal işçileri,
MESS ile Grup Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerimiz sürüyor. Bugüne kadar 4 toplantı yapıldı ve 5’inci toplantı 8 Aralık günü yapılacak. 8 Aralık’ta yapılacak toplantı ile 60 günlük görüşme süreci sona erecek. Bu toplantıda anlaşma sağlanamazsa uyuşmazlık tutanağı tutulacak.
Bugüne kadar yapılan görüşmelerde değişiklik teklif etmediğimiz maddeler kabul edildi; ancak değişiklik önerdiğimiz herhangi bir madde kabul edilmiş değil. Hatta, değişiklik önermediğimiz bazı maddeler için de MESS’in değişiklik teklifleri söz konusu.
Henüz görüşülmemiş çok sayıda madde duruyor. Ücret ve sosyal haklar başta olmak üzere, parasal maddelere yönelik olarak MESS tarafından bir teklif verilmiş değil. 8 Aralık’ta yapılacak toplantıda teklif verilmesini bekliyoruz.

MESS’e bağlı fabrikalarda uyarı eylemleri: “Biz kazanacağız!”

Metal işçisinin kasandığı hakları geriletmeyeceğiz
MESS hiçbir değişiklik önerimizi kabul etmediği gibi, haklarımızı geriye götürecek tekliflerde bulundu. Son yapılan toplantıda esneklik içeren karşı teklifler verdi.
MESS diyor ki; yılda 4 ay denkleştirme yapılsın, telafi çalışması yapılsın. Denkleştirme ile, işveren işe geliş gidiş saatlerini 4 ay kendine göre belirlesin, işçiler günde 11 saate kadar çalışsın ve böylece fazla mesai ücreti ortadan kalksın. Telafi ile de, çalışılamayan herhangi bir durumda fazla çalışma yapılsın ama fazla mesai ücreti ödenmesin diyor.
İşçiler aldıkları ücretle geçinemedikleri için fazla mesai yapmak zorunda kalıyor. Bu teklif, işçilerin hem özel yaşamları ortadan kalksın, hem de işçiler daha düşük gelirle çalışsın demektir.
MESS’in başka bir talebi de deneme süresinin 2 aydan 4 aya çıkarılması. Böylece, 4 aylık dönemde işçi güvencesiz biçimde çalışacak ve daha fazla sömürülecek.
Raporlarda bir defada 5 gün ve daha fazla istirahat alan üyelere 2 günün ücreti işverence ödenmez iken, MESS bunu 10 güne çıkartmak istiyor.
Günlük bir buçuk saatlik süt izninin, birleştirilerek haftanın bir gününde toplu olarak kullanılabilmesi hükmünün TİS’den çıkarılması isteniyor.
İşverenlerin bu tekliflerinin hiçbirini ne kabul ederiz ne de tartışırız. İşçilerin kazanılmış haklarını konuşmayız, pazarlık konusu etmeyiz. Sendikamız, toplantılarda kazanılmış hakları geriye götürecek hiçbir teklifi kabul etmeyeceğini, bu maddeleri müzakere dahi etmeyeceği açık olarak belirtti. Metal işçisinin on yıllardır verdiği mücadele ile kazandığı hakları tartışma konusu yapmadık, yapmayacağız.

MESS’e bağlı fabrikalarda uyarı eylemleri: “Biz kazanacağız!”

Metal işçileri ağır bir yoksullukla karşı karşıya!
Değerli metal işçileri,
MESS yöneticileri ilk günden beri işlerin iyi olmadığını, bu dönemin varlık yokluk dönemi olduğunu, işyerlerinin kalıp kalmayacağına karar verme dönemi olduğunu söylüyorlar.
İşçiler ise her geçen gün daha fazla yoksullaşıyor, ücretler her geçen gün enflasyon karşısında eriyor, alım gücü azalıyor.
Özellikle son dönemde uygulanan ekonomi politikaları sonucu işçiler alabildiğine yoksullaştı. İktidarın bu politikaları sonucu ücretler ciddi ölçüde geriledi. Şimdi, bunu biraz olsun telafi etmek istiyoruz.
Metal işçileri ağır bir yoksullukla, ciddi düzeyde bir reel ücret kaybıyla karşı karşıyadır. En temel, en insani ihtiyaçlarını bile karşılayamaz hale gelmiştir. Harcamalar sürekli borçla yapılmakta, borç borçla kapatılmaya çalışılmaktadır.
Ülkemizde özellikle son yıllarda iyice artan hayat pahalılığı karşısında, tüm metal işçileri MESS sözleşmesinden insanca yaşayabilecekleri bir zam oranı çıkmasını beklerken, bir yandan da enflasyon her geçen gün cebimize giren paranın daha da erimesine, azalmasına neden olmaktadır.
Her ay gelirimiz azalırken masraflarımız ise artmaya devam ediyor. Kış kapıya gelmiş, her hanenin masrafı daha da artmaya başlamışken, metal işçileri ücretlerinin en az üçte birini vergiye veriyor. İşçiler, yılın ilk aylarından itibaren üst gelir vergisi dilimlerine geçiyor; bunun sonucunda aylık gelirleri çarpıcı biçimde azalıyor. Vergi dilimi değişiklikleri canımızı yakmaya devam ediyor.
Metal işçileri oldukça zor koşularda yaşıyor. Gece gündüz demeden çalışmaya, üretmeye devam ediyor. İşten çıkarmalar nedeniyle de iş yükümüz sürekli artıyor.

MESS’e bağlı fabrikalarda uyarı eylemleri: “Biz kazanacağız!”

Metal işçileri, mücadelelerini en güçlü biçimde sürdürecektir!
Şimdi insanca yaşayacak bir ücret istiyoruz. Çalıştıkça erimeyen bir maaş istiyoruz! Çalışma koşullarımızın iyileştirilmesini istiyoruz!
Henüz vakit varken MESS yönetimini uyarmak istiyoruz: Bazı işyerlerindeki kısmi sorunlar gerekçe yapılarak metal işçisinin beklentisinden uzak teklifler vermeyin.
MESS müzakerelerin başladığı 13 Ekim tarihinden itibaren 4. oturum olmasına rağmen, işçilerin haklı taleplerini dikkate alarak, yapacağı tekliflerle olumlu adımlar atmak yerine var olan hakları ve mevcut çalışma koşullarını işçi aleyhine geri götürmeyi hedefleyen karşı teklifleri masaya getirmekle, sözleşme sürecine olumsuz etkilerde bulunmaktadır. Bu tutumdan vazgeçmesini ve taleplerimizi karşılayacak yaklaşım için de bulunmasını bekliyoruz.
Metal işçileri, haklı ve meşru talepleri karşılanmaz ise mücadelelerini en güçlü biçimde sürdürecektir. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Kazanan metal işçileri olacaktır.

]]>
MESS grup TİS’te dördüncü görüşme: İşveren süt iznine bile gözünü dikti https://yenidunya.org/emek-gundemi/33369/mess-grup-tiste-dorduncu-gorusme-isveren-sut-iznine-bile-gozunu-dikti/ Thu, 27 Nov 2025 07:06:12 +0000 https://yenidunya.org/?p=33369 MESS Grup TİS’te işveren örgütü, günlük bir buçuk saatlik süt izninin, kadın işçi tarafından birleştirilerek haftanın bir gününde kullanılabilmesi hükmünü kabul etmedi. Birleşik Metal-İş Genel Sekreteri Çeltek “Kabul etmeyeceğiz” dedi.

150 bini aşkın işçiyi doğrudan ilgilendiren özel sektörün en büyük toplu iş sözleşmesi (TİS) Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) Grup TİS kapsamındaki dördüncü görüşme dün gerçekleştirildi. DİSK’e bağlı Birleşik Metal İşçileri Sendikası (Birleşik Metal-İş) ve Türk-İş’e bağlı Türk Metal Sendikası dün işveren örgütü temsilcileriyle bir araya geldi. Masada işveren koltuğunda oturan ülkenin en büyük patron örgütlerinden Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS), işçi sendikalarıyla MESS Merkez Ofisi’nde bir araya geldi.

İstanbul’da bulunan ofiste ilk görüşme Türk Metal ile gerçekleştirildi. Saat 10’da gerçekleştirilen toplantıda 15 madde ile iç yönetmelik ele alındı. Yedi madde ve iç yönetmelik Türk Metal tarafından tekliflerindeki gibi kabul edilerek tutanak altına alındı. Buna göre işe alınma ve toplu işten çıkarma prosedürleri, toplumsal cinsiyet eşitliği ve işyerinde şiddet ile tacizin önüne geçilmesi, sendikal örgütlenme gibi talepler toplantıda kabul edildi.

Süt izninin toplu kullanımına işveren engeli
Öte yandan işveren örgütü, açıkça kadın işçilerin süt iznine göz dikti. MESS, günlük bir buçuk saatlik süt izninin, kadın işçi tarafından birleştirilerek haftanın bir gününde kullanılabilmesi hükmünün TİS’den çıkarılmasını istedi.
İşveren örgütünün kabul etmeyerek yeni talepler sıraladığı bazı maddeler ise şunlar oldu:
•Deneme süresi iki aydan dört aya çıkarılsın.
•Hafif işlerde çalışabilir raporu olan kadın işçiler önerilen işi kabul etmezse işçinin iş sözleşmesi sağlık sebepleri ile kendisi tarafından feshedilmiş sayılsın.
•Bir defada beş gün ve daha fazla istirahat alan üyelere, SGK’ce ödenmeyen ilk iki günün ücretinin işverence ödeneceğine dair hüküm TİS’den çıkarılsın.
•Denkleştirme uygulaması toplu sözleşmede yer alsın ve süresi dört ay olsun. Ayrıca işin durması, bayram ve tatillerden önce veya sonra işyerinin tatil edilmesi, eksik çalışma veya tamamen tatil durumunda ya da işçinin izin kullanması hallerinde çalışılmayan süreler için telafi çalışması yapılabilsin.
MESS, Türk Metal’in 1 günlük refakatçi izni talebini de kabul etmedi,  madde ertelendi.

ILO 190 reddedildi
Birleşik Metal-İş’in görüşmesi ise saat 13.00’te gerçekleşti. İşveren örgütü, deneme süresinin 4 aya çıkarılması ve kadın işçilerin süt iznin gaspını bu görüşmede de dayattı. Ayrıca MESS, işyerinde şiddet ve tacizi önlemek için ILO’nun 190 sayılı sözleşmesinin referans alınması talebini de reddetti. Görüşmenin ardından sendika tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Toplam 16 madde görüşüldü. Bu maddelerden sendikamızın değişiklik teklif etmediği 6 madde kabul edildi, görüşülen 10 madde ise kabul edilmedi ve ertelendi.
MESS, bazı maddelerde karşı teklifler verdi. MESS’in bugünkü toplantıda hakları geriye götüren ve esneklik içeren karşı teklif verdiği maddeler arasında raporlarda bir defada 5 gün ve daha fazla istirahat alan üyelere 2 günün ücreti işverence ödenmez iken, bunu 10 güne çıkartılması da yer aldı.
Genel Sekreterimiz Ali Çeltek, sendikamızın ilkesel olarak kazanılmış hakları geriye götüren maddeleri tartışma konusu yapmayacağını, buna izin vermeyeceğini, esneklik içeren maddeleri kabul etmesinin mümkün olmadığını belirtti. Ayrıca işçilerin ücretlerinin reel olarak gerilediğini ifade etti.”
SON GÖRÜŞME 8 ARALIK’TA
TİS sürecinde sonraki ve son görüşme 8 Aralık’a ertelendi. MESS, 8 Aralık’ta saat 10.00’da Türk Metal, saat 13.00’de ise Birleşik Metal-iş ile görüşecek.

Sendikalar masaya hangi talepleri götürdü?
•Birleşik Metal-İş:
Birleşik Metal-İş, 2025-2027 yıllarını kapsayan sözleşmenin ilk 6 ayı için yüzde 58,5 oranında zam talep etmiş, sonraki 6 aylık dönemler için ise istediği zammı “Resmi enflasyonun gerçeği yansıtmaması nedeniyle, çıkacak enflasyona enflasyonun yarısının eklenmesi ile bulunulacak oran kadar” şeklinde ifade etmişti. Sendikanın talepleri arasında bunların yanı sıra bayram, izin ve yakacak yardımlarında yüzde 190 artış, diğer sosyal haklarda ise yüzde 150 artış, kreş yardımı, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlayacak düzenlemeler gibi sosyal hak talepleri de yer aldı.

•Türk Metal:
Türk Metal eylül başında açıkladığı taslakta ilk altı ay için saat ücretlerine önce yüzde 20 zam, ardından ortaya çıkan ücretlere 35 TL seyyanen zam yapılmasını talep etmişti. Takip eden altı aylık dönemler için ise ikinci altı aylık dönem için gerçekleşen enflasyon oranında, üçüncü altı aylık dönem için enflasyon farkı ve yüzde 3 refah payı son altı aylık dönem için ise enflasyon oranında ücret artışı istemişti. Sosyal hak ödemelerinin eklenmesi ile birlikte toplam zam talebi yüzde 38,97 seviyesinde olmuştu. Farklı iş yerlerinden Türk Metal üyesi işçiler ise açıklanan bu zam teklifine tepki göstermişti. Anket sonuçlarının dikkate alınmadığını vurgulayan işçiler, sendikanın toplu sözleşmede hezimete imza atacağını ifade etmişti.

]]>
Direnmenin tam zamanı: Saatler grevi gösteriyor https://yenidunya.org/kadinin-sesi/33342/direnmenin-tam-zamani-saatler-grevi-gosteriyor/ Tue, 18 Nov 2025 08:39:50 +0000 https://yenidunya.org/?p=33342 Swatch Group Türkiye’nin 16 mağazasında başlayan grev ilk haftasını geride bıraktı. Kadın işçi Candan, “Greve çıktıktan sonra bir kadın olarak hakkımı daha net savunmaya başladım” dedi.

Direnmenin tam zamanı: Saatler grevi gösteriyor

Swatch Group Türkiye işçilerinin grevi ilk haftasını doldurdu. Türk-İş’e bağlı Koop-İş Sendikası üyesi çalışanların toplu iş sözleşmesi (TİS) sürecinde anlaşma sağlanamaması üzerine çıktıkları grev dün 8’inci gününü geride bıraktı. Ülke genelinde 16 mağaza ve firma genel merkezinde iş bırakan emekçiler, yüzde 30 zam ve yüzde 3 refah payı ile sosyal haklarda iyileştirme talep ediyor.
Koop-İş, TİS görüşmelerinde yalnızca ücret artışının değil; sözleşme süresi, disiplin kurulunun yapısı, kıdem teşvik primi, ikramiye ve sosyal yardımlar gibi birçok konu üzerine çalışma yürüttü. Sendikadan yapılan açıklamada işverenin sunduğu tekliflerin çalışanların beklentilerinin hem idari hem mali açıdan oldukça gerisinde kaldığı belirtildi. Ayrıca işverenin, yetki sürecindeki itirazlar nedeniyle zaten geciken müzakerelerin ardından çalışanların geriye dönük ücret farklarını almalarını engellemek için TİS yürürlük tarihini 1 Temmuz 2025 olarak belirleme konusundaki ısrarcı olduğu aktarıldı.

Direniş beni dönüştürdü
Ayrıca işçilerin, “eşit işe eşit ücret” talebine karşı işverenin; ofis çalışanlarına ikramiye ve sosyal yardım ödememesi, ofis ve mağaza çalışanları arasında farklı mali haklar teklif etmesi sendika tarafından adaletsiz ve ayrımcı olarak nitelendirildi.
Grevdeki kadın işçilerden Yeliz Candan, BirGün’den Bilge Su Yıldırım’a konuştu. Kendisini eskisine göre daha güçlü hissettiğini vurgulayan Candan, şu ifadeleri kullandı: “Direniş hem çok yorucu hem de çok güçlendirici geçiyor. Saatlerce mağaza önlerinde, plaza önlerinde nöbet tutuyoruz ama yan yana durunca insan kendini yalnız hissetmiyor. Bir kadın olarak emeğim için ses çıkarmak hem heyecan verici hem de alışılmadık bir durum benim için. Genelde ‘idare eden’, çok ön planda olmayan taraftayken şimdi hakkımı daha net savunuyorum. Bu sadece kendim için değil, birlikte çalıştığım tüm kadınlar için de önemli hale geliyor. Bazen tedirgin olduğum anlar da oluyor ama yanımda benimle aynı şeyi isteyen kadınları gördükçe daha sakin, daha güçlü hissediyorum.
Taleplerinin açık ve net olduğunu ifade eden Candan, işverenden bugüne dek herhangi bir dönüş almadıklarını aktardı. Uluslararası basına yansıyan dayanışma eylemleriyle ilgili konuşan Candan, şunları söyledi: “Kendi mağazamız ya da sadece bulunduğumuz şehir için değil, merkezde çalışan arkadaşlarımızla birlikte ortak bir ses olduğumuzu hissetmek iyi geliyor. Farklı ülkelerden, farklı yerlerden destek mesajları görmek moral veriyor. Hem yalnız olmadığımızı hatırlatıyor hem de verdiğimiz mücadelenin gerçekten ciddiye alındığını hissettiriyor.”

]]>