sosyal konut – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Wed, 11 Feb 2026 07:41:50 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.5 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png sosyal konut – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 Tüm Emekli-Sen’den 6 Şubat Depremi değerlendirmesi https://yenidunya.org/yurt/33785/tum-emekli-senden-6-subat-depremi-degerlendirmesi/ Tue, 10 Feb 2026 11:48:43 +0000 https://yenidunya.org/?p=33785
Tüm Emekli-Sen'den 6 Şubat Depremi değerlendirmesi

2021 Tüm Emekliler Sendikası (Tüm Emekli-Sen) Merkez Yürütme Kurulu, 6 Şubat 2023 doğal felaketinin 3. yılında, AKP iktidarının depremlere yaklaşımını eleştiren ve doğal felaketlerde alınması gereken önlemleri sıralayan yazılı bir açıklama yaptı.

Bilimin rehberliği!
Kahramanmaraş, Hatay, Gaziantep, Adıyaman, Malatya, Kilis, Şanlıurfa, Adana, Osmaniye, Diyarbakır, Elazığ illerini etkileyen 6 Şubat 2023 depreminin 3. yıl dönümünü andık geçen hafta. Çok sayıda üyemizi, dostumuzu canparemizi kaybetmiştik bu büyük depremde. İlk günden büyük bir dayanışmayı örmek için koştuk bölgeye, acıları azaltmaya, yaraları sağaltmaya uğraştık. Üzüntümüz odur ki kritik olan ilk iki üç gün bölgede evet, büyük bir gönüllü halk seferberliği vardı, ama devletin gücü geç kalmıştı. Bu geç kalışın bedeli canlarımızdı.

Ağıt yakmıyoruz, acımızı sessizce yaşıyor, bir daha 6 Şubat’lar olmasın diye yapmamız gerekenlere odaklanıyoruz.

Depreme ve afetlere dirençli kentlerde yaşamak her yurttaşın temel ve öncelikli hakkıdır. Bu hak Anayasayla güvence altına alınmıştır. İktidarlar halktan yetki alırken Anayasanın verdiği en temel görevleri yerine getirmekle yükümlüdür.

Biz de, haklarını bilen yurttaş vatandaş ve insan olmanın bize yüklediği görevin gereğini yerine getirecek, ödediğimiz vergilerin halk için harcanmasını denetleyecek, işlerin bilimin rehberliğinde yapılmasını sağlayacağız. Bunu gerçekleştirdiğimizde, hastanelerimizin, okullarımızın, konutlarımızın afetlerden hasar almadan çıkmasıyla gururlanacağız, yaşam alanlarımız bize mezar değil gül bahçesi olacak.

İktidar şimdi deprem öncesindeki ihmalleri unutturmaya çalışıyor, yıkılmış kentlerdeki kentlerinde yeniden inşa çalışmalarıyla övünüyor. Oysa ki iktidar onlarca yıldır görev başında olmasına rağmen asli görevini yapmadı. Yaşam alanlarımızı depreme dayanıklı hâle getirmek bir yana defalarca çıkardığı imar aflarıyla ilk sallantıda insanlara mezar olacak çürük çarık binalara izin verdi.

Tüm Emekli-Sen'den 6 Şubat Depremi değerlendirmesi

Başta deprem bölgeleri olmak üzere konut sorunu ülkemizin her tarafında acil çözüm bekliyor.

Peki depremin yıkmadığı kentlerimizde niye böyle bir dert var; çok sayıda ’emekli dostu kent‘lerimize ne oldu?

İktidarın 2011 yılında izlediği yanlış dış politika tercihiyle kentlerimiz sığınmacı/göçmen akınına uğradı. Daha önce aylıkların üçte biri, en fazla yarısıyla mütevazı bir konutta oturulabilirken, 2020 yılından beri aylıklar kiraya yetmez oldu. Emekliler bu ekonomik kırımdan en fazla etkilenenler arasındadır. Emekliler için ucuz soğuk otel odalarını, otogarları mesken tutmak, hastane acillerini ısınmak için kullanmak, kahveye oturamayıp parklarda vakit geçirmek olağan duruma geldi.

İktidar TOKİ eliyle her seçim öncesinde konut kampanyaları düzenliyor. 2022 yılında duyurduğu ’’İlk evim arsa’’ adlı konut ve arsa kampanyasında kuralar çekildiği, ön ödemeler tahsil edildiği hâlde, henüz arsasına kavuşan kimse yok. Şimdi de önümüzdeki seçimde sahte umut yaratmak üzere 500 bin sosyal konut projesi açıkladılar.

Konut açığı ülkemizde en yüksek düzeydedir. Sorunun kaynağı olan iktidarın konut sorununu halkçı anlayışla çözme niyeti ve iradesinin olmadığı ortadadır. İş başa düşüyor diyerek başta İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediyeleri olmak üzere halkın belediyelerini göreve çağırıyoruz. Büyükşehir belediyeleri, ilçe belediyeleriyle eş güdüm içerisinde, en yoksulları gözeten uygulanabilir sosyal konut projesini ayrıntılandırmalı, toplumun onayı ve desteğini alarak hızlı çözümler gerçekleştirmelidir.

]]>
Bütçede emekliye ayrılan pay iktidarın aynası oldu https://yenidunya.org/emek-gundemi/33335/butcede-emekliye-ayrilan-pay-iktidarin-aynasi-oldu/ Mon, 17 Nov 2025 17:51:42 +0000 https://yenidunya.org/?p=33335 2021 Tüm Emekliler Sendikası Genel Başkanı Salman Hürkardeş, 2026 ylıl bütçesinde emeklilere ve emekçilere ayrılan payı eleştiren yazılı bir açıklama yaptı.
Hürkardeş, bütçede yeralan payları eleştirerek, “Başka da söze gerek yok, ayna herşeyi apaçık gösteriyor.” dedi

Bütçe iktidarın aynası oldu
Bir iktidarın bütçeyi nasıl yaptığı onun aynasıdır, emekçiye, emekliye, öğrenciye, eğitime ne kadar; tefeciye, rantçıya ne kadar pay ayırıyor diye bakılır. 2026 bütçe teklifinde 16 milyon emekliye ayrılan pay 1872 milyar lira iken, bir avuç faizciye ayrılan faiz gideri 2742 milyar lira. Başka da söze gerek yok, ayna herşeyi apaçık gösteriyor.

Kira sorunu için çözüm: Sosyal konut
Emekliler arasında konut sahibi olma oranı her yıl azalıyor, daha önce emekli ikramiyesiyle konut sahibi olunabilirken, şimdi aylıklar kiraya bile yetmiyor. Kiralık konut ilanlarında emekliye verilmez notuyla karşılaşır olduk.
AKP’nin, TOKİ eliyle 2022 yılında seçim öncesi açıkladığı konut ve arsa kamyanyasında henüz arsasına kavuşup inşaata başlayabilen bir kişi bile yok. Şimdi de önümüzdeki seçimde sahte umut yaratmak üzere 500 bin sosyal konut projesi açıkladılar. Konut açığı ülkemizde en yüksek düzeydedir. Sorunun kaynağı olan iktidarın konut sorununu kamucu anlayışla çözme niyeti ve iradesinin olmadığı ortadadır. Başta İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediyeleri olmak üzere yerel yönetimler gerçek anlamda en yoksulları gözeten uygulanabilir sosyal konut projelerini ayrıntılandırarak topluma sunmalı, bu kanayan yaraya merhem olacak halkçı çözümleri hızla gerçekleştirmelidir.

Emekçi ve emekli en yüksek mertebededir
Büyük bir tevazuyla, ama en yüksek mertebeden emekçi/emekli kimliğimizle diyoruz ki:
Toplumu ülkeyi vatanı, emeğiyle, alın teriyle, beyninin ışığıyla var eden ve yarına taşıyanların onurlu üyeleri olarak gücümüzün farkına varmamız şart. Akıl bilim çağdaşlık aydınlanma biz emekçiler olmadan gerçekleşemez.
Toplum, dolar milyarderleri olmadan da gelişir güçlenir yarınını güvence altına alabilir.
Toplumun dengeli ve uyum içinde olması eşit ve özgür bireylerin varlığına sıkı sıkıya bağlıdır.
Toplum, emekçiler olmadan gelişemez güçlenemez yarınını güvence altına alamaz.
İnsanlığın ortak çabasıyla bugün ulaşmış olduğumuz birikim, zenginlik ve tecrübe dünyayı defalarca doyuracak barındıracak eğitimini sağlığını güvenceye alacak düzeydedir.
Ama, gücü ve ortak zenginliğimizi gasbetmiş dolar milyarderleri sınıfının temsilcisi iktidar, genç ve sağlıklı evlatlarımızı işsiz, işçiyi güvencesiz, en zeki çocuklarımızı eğitimsiz, biz emeklileri konutsuz, hastamızı ilaçsız, dul ve yetimlerimizi çaresiz, münbit topraklarımızı üretimsiz bırakmakta tereddüt etmedi.

Uydurma gerekçeler günlük rutin halini aldı
Yetmedi, emekçilerin eşit ve özgür dünya idealine ulaşmak için kurduğu yapılara görünür görünmez binlerce engel çıkarıyor, kargaşa yaratmaya devam ediyor. Sendikaları kapatmak, belediyelere kayyım atamak, partileri dağıtmak, halkın sesi olan televizyonları ve basın organlarını karartmak, tehlikeli gördüğü her emekçi/emekli dostunu uydurma gerekçelerle hapse atmak günlük rutinleri hâline geldi.

Yol kapandığında yeni yollar açacağız
Biz, emekçi sabrı bilgeliği ve onuruyla bu tuzakları boşa çıkarmaya kararlıyız.
Emekli hareketinin temsilcileri ve yürütücüleri olarak biliyoruz ki, anayasanın ruhuna aykırı mahkeme kararlarıyla defalarca kapatmalar yoluyla birliğimiz dağıtılmak ve parçalanmak istendi. Bunu 4. kez yapıyorlar. Bizler bu oyunları bozacak, parçalanmayı önleyecek, emekli mücadelesini büyütmeye devam edecek bilgeliğe ve ustalığa sahibiz. Ülkemizde ulaşılmadık emekli kalmayana kadar hedefimize ısrarla yürümeye devam edeceğiz. Vazgeçmek yok, yarı yoldan dönmek yok. Kendi iç hukukumuz, tüzüğümüz pusulamızdır. İşçi sınıfının emekli kolu geçmişte olduğu gibi yol bulmakta, yollar kapandığında yeni yol açmakta mahirdir.

]]>
Konut sorununu iktidar çözmüyorsa biz çözeceğiz! https://yenidunya.org/emek-gundemi/32859/konut-sorununu-iktidar-cozmuyorsa-biz-cozecegiz/ Thu, 03 Jul 2025 13:47:00 +0000 https://yenidunya.org/?p=32859 Mersinli emekliler, iktidarın yoksullaştırıcı uygulamalarına  yerel yönetimlerle birlikte teslim olmayacaklarını, halkçı kamucu projelere çıkarılacak engellere karşı bilgi görgü ve dayanışmalarını seferber edeceklerini bildirdi.

2021 Tüm Emekli-Sen ve Türkiye Emekliler Derneği Mersin Şubeleri ortak bir basın açıklaması yaptı. Emekliler ortak açıklamalarında, “Yoksulluğa karşı mücadeleyi yükseltiyoruz. Emekliye yoksulluk reva değil, birleşik mücadele kazanacak” diye haykırdılar.

Ortak basın açıklamasını 2021 Tüm Emekli-Sen Mersin Şube Başkanı Hüseyin Kurt yaptı.
Kurt, “Emeklilerin toplumsal refahtan insana yaraşır bir pay alması ana sütü kadar haklarıdır.” dedi.

Kurt, açıklamanın devamında şunları dile getirdi:
Basına ve kamuoyuna;
Saygıdeğer emekçiler, emekliler ve dostlar; siyasi partilerin ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri; çalışkan basın emekçileri hoş geldiniz. Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) ve 2021 Tüm Emekli-Sen Mersin Şubeleri adına sizleri en içten duygularımızla selamlıyoruz.

Yoksulluğa karşı mücadeleyi yükseltiyoruz
Ülkemizde üretilen her mal ve hizmet bu ülkenin tüm emekçilerinin alın teridir, kafa ve kol gücüdür, beyninin ışığıdır. Toplumsal refahtan en büyük payı bu emekçiler almalıdır. Sanayi işçisi, çırak, sağlık görevlisi, güvenlik görevlisi, doktor, mühendis, sanatçı,bilişimci, öğretmen, küçük esnaf, köylü, tarımcı; tümü de emekçidir.

Emekli,  aktif çalışma yaşamından, yaşı ilerlediği  veya sağlığı elvermediği için ayrılmış emekçidir, beklenen odur ki, ilk gençliğinde başladığı üretim sürecinin sonuna gelip emekli olduğunda, kendisinden kesilen primlerin karşılığını alabilsin, rahatça geçimini sağlayabilsin, ele güne muhtaç olmayacak bir gelire kamu eliyle kavuşsun. Çalışma yaşamları boyunca ülke kalkınmasının ve refahının dinamosu emekçilerin emekli olduklarında sefalete sürüklenmesi hiçbir yasaya töreye ahlaka uymaz. Emeklilerin toplumsal refahtan insana yaraşır bir pay alması ana sütü kadar haklarıdır.

Türkiye’de, SGK’ya kayıtlı 16 milyon 824 bin; özel sandıklara kayıtlı  300 bin emekli var. Bu sayının  4 milyon kadarı emeklilerin dul ve yetimlerinden oluşuyor.Emeklilerin dul ve yetimleri de sosyal devlet gereğince insan onuruna yaraşır bir geliri hak ediyorlar.

Emekli sefalette
2002 yılı Aralık ayında asgari ücret 184 TL iken, en düşük emekli aylığı bunun yüzde 40 fazlası olan 257 TL idi. Ne yazıkki yıllardır sahte TÜİK hesapları ve hükümetin ayak oyunları ile bu böyle devam etmedi.
2025 yılı Ocak Haziran dönemi için en düşük emekli aylığı 14469 TL olarak belirlendi.Oysa ki en düşük emekli aylığı  22104 TL’lik asgari ücretin yüzde 40 fazlası 30945  TL olmalı, daha yüksek prim ve gün sayısı olanlar orantılı olarak artışlardan yararlanmalıydı.  Memur emeklilerine iki yıldır hukuksuz biçimde verilmeyen seyyanen zamlar  hâlâ ödenmedi, memur emeklisi de en yoksullar topluluğuna dahil oldu.
Kabul etmiyoruz. Mücadelemizi yükseltiyoruz.

Ekonomi yangınını kim çıkardı?
İktidar, sözde ekonomi yangınını söndürmek için, iç ve dış dolar milyarderlerinin mutemeti Mehmet Şimşek’i tekrar iş başına getirdi.En  iyi bildikleri şeyi yaptılar. İşçinin memurun esnafın emeklinin tarımcının dul ve yetimin nefesini kestiler. Asgari ücreti açlık sınırının altında, Temmuz zammını iptal ederek yıllık olarak belirlediler.En düşük emekli aylığı sadece 14 bin 469 lirada kaldı.Yasal bir düzenleme yapılmazsa kök aylığı düşük olanlar Temmuz ayında artış alamayacaklar. Dul ve yetimler, en düşük aylıktan da daha az  aylık alıyorlar. Almaya devam edecekler, kabul etmiyoruz.

Paralar rantiyeye
Örneğin; bizde para  yok ama ülkenin kaymağını yiyenlerde çok.  Paradan para kazananlar 6.9 milyon lirayı, yalnızca hafta sonu için bankaya yatırdığında  bir asgari ücret kadar, 22 bin 104 lira faiz kazanıyor. Bu kadar rahat faiz öderken enflasyon  artar demeyen iktidar, sıra emekçinin emeklinin aylıklarına gelince enflasyon azar diyor.Borç faiz döviz özelleştirme şampiyonlarının emekçi halkın gırtlağına çökmekten başka bildikleri yol ve yöntem yok ne yazık ki.

Üstelik de bu iktidar, emekçi halkın gırtlağına çökerek yıllardır biriktirdiği MB rezervlerini siyasi rakibini elemek için başlattığı hukuksuz operasyonla birkaç hafta içinde havaya savurdu.Döviz milyarderlerine ödedikleri bizim soframızdan eksilttikleridir. Kabul etmiyoruz. İsyan ediyoruz.

Dur diyoruz
Cumhuriyetin eşit ve  onurlu yurttaşlarıyız.  Emekliler olarak ülkemizin çeşitli bölgelerinde güçlerimizi birleştirmenin, iktidarın yoksullaştırıcılığına karşı birlikte durabilmenin yol ve yöntemlerini arıyor ve buluyoruz.Onaltı milyon emeklinin umudu azmi ve iradesiyle bize reva görülen  yoksulluğa, evsizliğe, fakirliğe teslim olmayacağımızı ilan ediyoruz.
Sendikal örgütlülüğümüz önündeki Anayasaya ve uluslararası hukuka aykırı kapatma davalarının geri çekilmesini, sendika hakkımızın tanınmasını talep ediyoruz.

Yeniden devletleştirme
Emekçiyi emekliyi temsil etmeyen, özelleştirme şampiyonu iktidar, bugüne kadar ne yaptıysa bundan sonra da aynı yolda devam edecek. Emeklimizi sefalete, gencimizi işsizliğe, aşsızlığa  konutsuzluğa mahkum eden  bu iktidarı demokratik halk oyuyla göndermek boynumuzun borcudur.
Bunun ardından, özelleştirilen Sümerbank, Türk Telekom, Tüpraş, Tedaş, Tekel, Petkim, Seka, Tank Palet, Etibank Şeker fabrikaları, limanlar otoyollar tekrar devletleştirilmeli, çocuklarımıza ve torunlarımıza tam istihdam sağlanmalıdır. Ücret ve aylıklar insana yaraşır düzeye gelmeli; herkes, karnı tok sırtı pek, yarınından  güvenli olmalıdır. Bize dayatatılan sefalet içinde yaşamı kabul etmiyoruz. Bizim gibi emekli ve emekçiler ile birlikte sesimizi yükseltiyoruz.
Artık yeter; bütçeden payımızı verin, gelirde ve vergide adaleti sağlayın. Bizden alıp sermayedarlara vermekten vazgeçin. İnsanca yaşam koşullarımızı sağlamak için taleplerimizi karşılayın.

Taleplerimiz:
-En düşük emekli dul ve yetim maaşı, en düşük memur maaşına eşitlensin.
-Aylık bağlama oranı yeniden yüzde 70’e çıkarılsın. Güncelleme kat sayısında milli gelir artışından pay verilsin.
-Emekli aylıkları sahte TÜİK verilerine göre değil; bağımsız kurumlarca açıklanan gerçek enflasyon oranına göre otomatik olarak güncellensin.
-Emekli, dul ve yetimlere Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında olmak üzere yılda dört kez asgari ücret düzeyinde ikramiye ödensin.
-Derhal tüm emekli, dul ve yetimlerin kök maaşlarına acilen seyyanen zam yapılsın.
-TBMM’den emekli sendikaları statü yasası çıkarılsın. Toplu sözleşme yapma hakkımız anayasal güvence altına alınsın.
-Emekli maaşlarından kesilen muayene, ilaç vs. tüm sağlık kesintilerine son verilsin.
-Şehir içi tüm toplu taşıma araçlarından emeklilere ve eşlerine ücretsiz ulaşım hakkı sağlansın.
-Temel gıda maddeleri ile elektrik, su ve doğal gaz faturaları üzerinden alınan KDV kaldırılsın ve temel yaşama yetecek kadarı ücretsiz olsun.
-Enerjide özelleştirmeler iptal edilsin, elektriğe yapılan yüzde 25 zam geri alınsın.
-Banka promosyonu günün koşullarına göre değerlendirilsin, her yıl aylık artışına göre güncellensin.
-Konut sahibi olamayan emeklilere, TOKİ tarafından ucuz konut sağlansın. Emekliler konut sahibi olana kadar barınma yardımı yapılsın.

Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!
Türkiye’nin bütün işçileri, memurları ve emeklileri birleşin!
                                                                                                       

Konut sorununu iktidar çözmüyorsa biz çözeceğiz!


Emeklilerin sabrı ve bilgeliğiyle güçlerimizi birleştirelim
2021 Tüm Emekliler Sendikası Genel Basın Yayın Sekreteri Fatih Kaplan, Mersin’de yaşanana konut soruna değindiği konuşmasında, “Emekçi halk olarak kendi azim ve kararımızla kaderimizi elimize almanın tam vaktidir.
Emeklilerin sabrı ve bilgeliğiyle, Mersin’in her kuşaktan yurttaşa yuva olması için güçlerimizi birleştirelim” dedi.
Kaplan açıklamsına şu şekilde devam etti:
“Saygıdeğer emekçiler emekliler dostlar, siyasi partilerin ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri, gayretli basın emekçileri hepinizi yürekten selamlıyorum.
Bugün 3 Temmuz 2025,  TÜİK Haziran enflasyonunu 1.37 olarak açıkladı, bu hesaba göre 6 aylık  enflasyon farkı 16.67 oldu. Kök aylıkları düşük olan emeklilere artış olup olmayacağı belirsiz. Yoksullaştırma programı devam ediyor.

İktidar sahipleri, uyguladıkları özelleştirme faiz döviz rant ekonomisinin mantıksal sonucu olarak emekliye emekçiye refahtan  pay yerine derinden  sefaleti reva gördüler gene.

Ben, ülkemizin, ama en çok da Mersin’imizin büyük bir sorununa tekrar değinmek istiyorum. Mersin, 2011 yılından başlayarak Suriye’den Türkiye’ye yönlendirilen yüzbinlerce göçmene  ev sahipliği yapmak zorunda kaldı. 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremin ardından,  depremzede yurttaşlarımıza da kucak açmasıyla konut sıkıntısı dayanılmaz boyutlara ulaştı.
Eskiden olduğu gibi mütevazı da olsa düzenli bir geliri olanların kiracı olabilmesi artık olanaksız. Daha önce aylığının üçte biriyle kirada oturabilenlerin aylıklarının tamamı bile kiraya yetmez oldu.

İktidar, Anayasal güvence altında olması gereken barınma hakkını çözmek yerine istismar ediyor. Yazılı ve görsel basında, sosyal medya platformlarında hemen her gün aldatıcı TOKİ haberleri yayınlanıyor, konutsuz yurttaşların umudu sömürülüyor.
AKP, 28 Mayıs 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde de TOKİ üzerinden konut, iş yeri ve  arsa kampanyaları ilan etmiş, bu yolla kitle desteği sağlamaya çalışmıştı. Kampanyalarda vadedilenlerin gerçekleşme oranı o kadar düşük ki, aynı kampanyayı önümüzdeki yeni seçim dönemine kadar uzatma niyetleri açıkça görülüyor. Üstelik de, en  yoksullara göre olması gereken ödeme koşulları acımasız piyasa şartlarına uyduruluyor.

İktidar çözmüyorsa biz çözeceğiz
AKP, 23 yıllık iktidarında konut sorununda halkçı kamucu bir çözüm geliştirmediyse, o zaman görev bize düşer, halka düşer, yani büyük bir halk onayıyla seçilmiş yerel yönetime düşer.  İktidarın yerel yönetimlerin elini kolunu sözde tasarruf tedbirleriyle bağlamaya çalıştığının farkındayız. Bunlar yetmeyince, iki gün önce İzmir’de olduğu gibi, tutuklamalar gözaltılar şafak operasyonlarıyla parçalamak istediğini de görüyoruz.
Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’e samimi çağrımızdır. Belediye Kanununun 14. maddesi  gereğince görevlerinizden biri olan toplu konut yapma projenize çıkarılacak engellere birlikte karşı koyalım. Emeklilerin ve yakınlarının bilgi görgü ve dayanışmalarını bu projenin gerçekleşmesi için seferber edelim.

Emekçi halk olarak kendi azim ve kararımızla kaderimizi elimize almanın tam vaktidir.
Emeklilerin sabrı ve bilgeliğiyle, Mersin’in her kuşaktan yurttaşa yuva olması için güçlerimizi birleştirelim.”

Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz.

]]>
Emekliye saygı gösterin https://yenidunya.org/emek-gundemi/30562/emekliye-saygi-gosterin/ Fri, 26 Jul 2024 09:32:50 +0000 https://yenidunya.org/?p=30562 2021 Tüm Emekliler Sendikası Genel Başkanı Salman Hürkardeş ile gazetemiz adına bir söyleşi gerçekleştirdik.

Emekliye saygı gösterin

Hürkardeş, konuşmasına “emekliye saygı gösterin” diye başladı. Konuşmasının devamında, “Ülkemizde üretilen her mal ve hizmet bu ülkenin tüm emekçilerinin alın teridir, kafa ve kol gücüdür, beyninin ışığıdır. Toplumsal refahtan en büyük payı bu emekçiler almalıdır. Emekli: aktif çalışma yaşamından, yaşı ilerlediği veya sağlığı elvermediği için ayrılmış emekçidir, beklenen odur ki, ilk gençliğinde başladığı üretim sürecinin sonuna gelip emekli olduğunda, rahatça geçimini sağlayabilecek, ele güne muhtaç olmayacak bir geliri kamunun kendisine sağlamasıdır.” dedi.

Emekliye saygı gösterin
yd: Sayın Salman Hürkardeş, Türkiye’de emeklilerin durumu için neler söyleyebilirsiniz?

S.H: Emekli: aktif çalışma yaşamından, yaşı ilerlediği veya sağlığı elvermediği için ayrılmış emekçidir, beklenen odur ki, ilk gençliğinde başladığı üretim sürecinin sonuna gelip emekli olduğunda, rahatça geçimini sağlayabilecek, ele güne muhtaç olmayacak bir geliri kamunun kendisine sağlamasıdır.
Ülkemizde üretilen her mal ve hizmet bu ülkenin tüm emekçilerinin alın teridir, kafa ve kol gücüdür, beyninin ışığıdır. Toplumsal refahtan en büyük payı bu emekçiler almalıdır. Sanayi işçisi, çırak, sağlık görevlisi, güvenlik görevlisi, doktor, mühendis, bilişimci, öğretmen, küçük esnaf, köylü, tarımcı; tümü de emekçidir.
Bu kısa girişten sonra, bugün sizlere emeklilerin uzun çalışma dönemleri ardından yaşamlarını refah içinde sürdürdüklerini; bilgilerini, görgülerini, iradelerini, çalışma ve üretme azimlerini çocuklarına ve torunlarına gönül hoşluğuyla, mutlulukla aktardıklarını anlatmak isterdim. Emekliler görevini hakkıyla yerine getirenlerin huzuruyla; gençlerin ve çocukların geleceklerini inşa etmesi için yol göstermeliydi. Ne yazık ki durum böyle değil.

Emekliye saygı gösterin

TÜİK aldatıyor
yd: Sayın Başkan, sizin de iyi bildiğiniz gibi TÜİK verileri kamuoyundan yoğun tepki alıyor. Bir devlet/kamu kurumu olarak vatandaşların çıkarlarını gözetmesi gereken TÜİK için neler ifade edebilirsiniz?

S.H: TÜİK verilerine göre Haziran ayı enflasyonu 1,64 /altı aylık enflasyon yüzde 24,7 olarak açıklandı. Haziran ayı enflasyonu çarşıya pazara göre değil, ekonomi yönetiminin siparişine göre ayarlandı.
Emeklilere, dul ve yetim aylıklarına yapılacak Temmuz ayı artışları, bu ayarlanmış 24,7’lik enflasyon oranı üzerinden hesaplanıyor.
Yetmedi, memur emeklilerine Ocak ayında yapılan zam gerekçe gösterilerek sadece yüzde 19,31 artış yapılacak.
Gördüğümüz gibi AKP yönetimi bilinçli bir sınıfsal tercih yaptı, ekonomi yangınının tüm yükünü emekçilere kesti.

Gençlerimize de sahip çıkacağız
yd: Sayın Başkan, emekliler için açıklanan son zamlar ile birlikte milyonlarca emekli yoksullukta eşitlendi. Oysa istibdat yönetimi bol bütçe sözleriyle kamuoyunu yanlış yönlendirmeye devam ediyor. Bu noktada temmuz ayı zamlarını değerlendirir misiniz?

S.H: Şu anda, işsizliğe ve geleceksizliğe mahkum edilmiş gençlerimizden sonra toplumun en yoksulları emeklilerdir.
Şimdi, on bin liraya tamamlanan en düşük emekli aylığına 2 bin 500 lira artış yaptılar, bunu da ‘’bütçe olanaklarını sonuna kadar zorladık” diyerek büyük bir fedakârlık yapmışçasına pazarladılar. Sefalet o kadar derin, kök aylık ucubesi o kadar akıl dışı ki, bu sadaka artışı yapmak zorunda kaldılar. Ama bu hiçbir derde deva olmayacak, ayrıca bu artışı bütçeden vermeyecekler, çalışma gün sayısı ve primine göre daha yüksek aylık alması gerekenlerden budayıp verecekler. Nasıl ki çalışanların büyük çoğunluğu artık asgari ücret civarında aylık almaya mahkum edildiyse, emeklilerin aylıkları da gün gün dipte eşitleniyor. Oysa ki yerli ve yabancı büyük sermayenin, dolar milyarderlerinin kârları katlanmaya devam ediyor, onlara ardı ardına vergi muafiyetleri yapılıyor.

Emekliye saygı gösterin

Herkese uygun ödemeli konut
yd: Sayın Başkan, Türkiye’de başta emekliler olmak üzere milyonların barınma sorunu var. Ve bu sorun her geçen gün büyüyor. Emekliler içinde örgütlenen bir sendika olarak barınma/konut sorunu için geliştirdiğiniz öneriler olduğunu daha önce gazetemiz sayfalarında yer vermiştik. Bir kez daha burada açıklar mısınız?

S.H: Depremde büyük yıkım yaşayan bölgelerimizdeki üyelerimizin çoğu hâlâ kalıcı konutlarına ulaşamadı, depremin yaraları sarılmadı. Onlar için ferah yaşam alanları ve sağlıklı konutlar üretilmesi gerekirken, bütçe olanakları iktidar yandaşlarına aktarılmaya devam ediyor. Deprem bölgesi dışındaki konut sahibi olmayan üyelerimiz de çok zor durumdalar. Emekli aylıkları kiraya yetmiyor; sokakta kalma veya sığıntı olma ikilemiyle karşı karşıyalar.

Serbest piyasayla olmaz
yd: Sayın Başkan, bildiğiniz gibi hem iktidar partileri, hem de muhalefet partileri neoliberal ekonomi politikaları mutlak doğru, olmazsa olmaz kabul ediyorlar. Oysa, uzun yıllardır uygulanan bu neoliberal politikalar ülkende yoksulu daha yoksul, zengini daha zengin yaptı. Ekonomi alanında emekçilerin, emeklilerin yani milyonlarca yurttaşın insanca yaşamasını sağlayacak ekonomik önlemler sizce nasıl geliştirilir?

S.H: Çoktan iflas etmiş neoliberal kapitalizmin buyruklarından çıkmayan iktidarı ve ekonomi yönetimini uyarıyoruz. Serbest piyasayla, altta kalanın canı çıksın anlayışıyla varılacak yer toplumsal felakettir, bu yoldan geri dönün. Bakın, biz bugünün emeklileri cumhuriyetin kurucu kadrolarının torunlarıyız, hepimiz tarımda ve sanayide devlet işletmelerinin, kamu kuruluşlarının aşinasıyız. Kimimiz o kurumlarda görev aldı, bazılarımız kreşlerinde büyüdü, tiyatrolarına gitti, en azından Sümerbank üretimi kumaşla giyindi, ayakkabısını kullandı. Kamu kurumlarındaki sendikalaşma ve toplu sözleşme düzeni bütün iş yaşamı için çıpa görevi yaparak çalışanların ve emeklilerin haklarının korunmasını ve genişlemesini sağladı.
Sonra 1980 askeri darbesi geldi, darbecilerin korumasındaki Özal hükümetiyle birlikte dünya çapındaki emekçi karşıtı serbest piyasacılık, neo-liberal ekonomik sistem dedikleri vurgun talan sistemi ülkemize dayatıldı.
Adım adım ülkemizin ortak zenginliği olan kamu işletmeleri yok pahasına yabancı tekellere ve yerli işbirlikçilerine peşkeş çekildi, sömürünün en kaba biçimi olan altta kalanın canı çıksın modeli uygulandı. Ne yazık ki Özal’dan sonra gelen hükûmetler de küçük nüanslarla aynı sistemin yürütücüsü oldular. AKP hükûmetleri ise özelleştirmenin açık ara şampiyonu oldu.

Emekliye saygı gösterin

Kamucu planlı ekonomi
yd: Sayın Başkan, bu söyledikleriniz özellikle sizin neslin yaşayarak deneyimlediği olaylar. Konuyu biraz daha açar mısınız?

S.H: Kendilerini nasıl nitelendirdiklerinden bağımsız olarak bütün özelleştirmeci kadrolar aynı emperyalist merkezlerin sadık kullarıdır. Özelleştirmecinin kendini dindar, milliyetçi, sosyal demokrat, sağcı veya solcu olarak adlandırması biz emeklileri ilgilendirmiyor. Biz biliyoruz ki ekonomik yangından kurtuluşun çaresi, devlet öncülüğünde planlı, üreten, kamucu ekonomik modele geçmektir. Özelleştirmeler geriye döndürülmeli, tarımda ve sanayide yeni işletmeler kurularak çocuklarımıza ve torunlarımız tam istihdam sağlanmalıdır. Küçük ve orta işletmeler desteklenerek iflaslar önlenmeli, teşvikler verilerek tarımsal üretimden kaçış durdurulmalıdır.
Ülkemiz yeteri kadar zengin, bu zenginlik dolar milyarderleri ve milyonerlerinin hesaplarında yatıyor. Onlardan servet vergisi almadan kurtuluş yok. Hâlâ borç-faiz ekonomisiyle düze çıkacağımız masalıyla bizi oyalamayın. Çözüm cumhuriyetin kuruluş yıllarında olduğu gibi devlet öncülüğünde tarım ve sanayi işletmeleri kurarak istihdam yaratmaktadır, dışa bağımlı hâle getirdiğiniz tarımı desteklemektedir, iflasa sürüklediğiniz esnafı, KOBİ’yi teşvik etmektedir.

Kaderimiz elimizde
yd: Sayın Başkan, zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz. Okuyucularımıza son olarak neler iletmek istersiniz?

S.H: And olsun ki bu zulmünüze teslim olmayacağız. Emeklilerin birliği yolunda olumlu gelişmeler sağladık. Türkiye Emekliler ve EYT’liler Birliği’ni oluşturarak gücümüzü pekiştirdik. Şimdi emeklilerle çalışanların eş güdümü için de gayretimizi artırıyoruz.
Bu güçle; ülkemize, onurumuza, emeğimize, çocuklarımıza ve torunlarımıza sahip çıkacağız, emekçi halk olarak kendi azim ve kararımızla kaderimizi elimize alacağız.
Emeklilerin sabrı ve bilgeliğiyle, ”Birlikte Üreten, Eşitçe Bölüşen Türkiye” idealimize ulaşmak için elimizden gelen tüm çabayı göstereceğimize dost da düşman da emin olabilir.

Emekliye saygı gösterin
]]>
Emeklilerden belediyelere barınma sorunu çağrısı https://yenidunya.org/emek-gundemi/30226/emeklilerden-belediyelere-barinma-sorunu-cagrisi/ Thu, 06 Jun 2024 18:07:31 +0000 https://yenidunya.org/?p=30226 2021 Tüm Emekliler Sendikası (Tüm Emekli-Sen) Merkez Yürütme Kurulu, yazılı bir açıklama ile İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Türkiye Belediyeler Birliği Başkanlığı görevine gelişini kutlayan yazılı bir açıklama yaptı.
Tüm Emekli-Sen açıklamasında, emeklilerin ve emekçilerin barınma sorunu ile ilgili belediye yönetimlerine uyarı ve çağrı yaptı.

Barınma sorunu çözülmeli
“5 Haziran 2024 günü yapılan seçimle Türkiye Belediyeler Birliği  Başkanlığını kazanan İBB Başkanı  Ekrem İmamoğlu’nu kutluyoruz.
Bu samimi kutlamamızın hemen ardından ivedi bir anımsatma yapalım. 
AKP 22 yıllık iktidarında  emekçiler için her alanda yaşamı çekilmez hâle getirirken konut sorununun çözümünde de sınıfta kaldı. Bırakın sağlam, ferah, depreme dayanıklı konut üretmeyi, emekçilerin bir kısmını başını sokacak mütevazi bir barınaktan da yoksun bıraktı. 
Aylıkların kiraya yetmediği bu vurgun talan ekonomisinde oylarımızla AKP’yi cezalandırdık, yerel yönetimlere Belediye Kanununun 14. maddesi gereğince  konut üretme görevini hakkıyla yapmaları için güçlü bir halk desteği verdik.
İktidarın Kamuda Tasarruf Tedbirleri adıyla yürürlüğe koyduğu programla belediyelerin yapacağı halkçı kamucu girişimleri önlemek istediğinin farkındayız. “Kamuda Tasarruf Tedbirleri” dedikleri şeyin ekonomik soykırım uygulamasının uzantısı olduğunu biliyoruz. Emekliden emekçiden esirgenen kaynakların rantiyeye, tefeciye, dolar milyarderleri ve milyonerlerine akıtıldığı bu zulüm programını kabul etmiyoruz.
Biz emekliler, tecrübemizi, birikimimizi, çözüm üretme becerilerimizi karşılıklı dayanışma yoluyla gönüllü olarak sunmaya hazır olduğumuzu bilmenizi istiyoruz. Sorumluluğumuz sadece kendimizle sınırlı değil; çocuklarımıza, torunlarımıza, doğaya, çevreye, kurda kuşa da borcumuz var.
Üstlendiğiniz yeni görevinizde başarılar diliyoruz.”

]]>
Üç Kuşak Köyü/Mahallesi https://yenidunya.org/yazarlar/fatih-kaplan/29553/uc-kusak-koyu-mahallesi/ Mon, 18 Mar 2024 13:15:00 +0000 https://yenidunya.org/?p=29553 Anayasamız, 1. ve 2. maddelerinde, Türkiye Devletinin bir Cumhuriyet olduğunu, demokratik laik ve sosyal bir hukuk Devleti niteliklerini taşıdığını yazar.

Cumhuriyette egemenlik, Tanrının vekili olduklarını iddia eden kişi, aile, hanedan, zümre veya sınıfa değil, ulusa/halka aittir. Devleti yönetenler meşruiyetlerini Tanrıdan değil, halktan/ulustan alırlar.

Demokratik laik ve sosyal bir hukuk Devleti, yurttaşlarının tamamını insan onuruna uygun koşullarda yaşatmakla yükümlüdür.

Gene Anayasanın 57. maddesi: ”Devlet, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır, ayrıca toplu konut teşebbüslerini destekler.” şeklindedir.

Vurgun talan ekonomisi

AKP, 22 yıllık iktidarında konut sorununda halkçı kamucu bir çözüm geliştirmedi. TOKİ asıl görevi olan, depreme ve afete dayanıklı kentsel dönüşümü tamamlamak; düşük gelirli yurttaşlara ferah,ulaşılabilir, uygun ödemeli konutlar yapmak olduğu hâlde, daha çok üst gelir grubuna yönelik lüks konutlar üretti. Bu politika eleştirildiğinde, biz lüks konut yapıp satarak kazandığımız parayı yoksullara konut yapmak için harcıyoruz, diyorlardı. Oysa ki gerçek böyle değildi. TOKİ kamu gücüyle sahip olduğu çok değerli hazine arazilerini, arsaları özel şirketlere kuşkulu ihaleler yoluyla devrediyor, lüks konutlar büyük paralarla alınıp satılıyor; kamudan şirketlere devasa servet transferleri yapılıyordu. Ben de iki yıl süreyle TOKİ/özel şirket ortaklığında lüks konutlar üreten bir şantiyede çalıştım.

TOKİ, hem depreme afete dayanıklı kentsel dönüşümde, hem de yoksullara konut edindirmede sınıfta kaldı, görevini yapmadı. Bugün işsizlerin, gençlerin, asgari ücretle geçinenlerin, emeklilerin bırakın konut sahibi olabilmesini, kiralık ev bulamadıklarını, maaşlarının kiraya bile yetmediğini yaşayarak görüyoruz. Yakın zamana kadar, bizim ülkemizde ABD’de olduğu gibi binlerce evsiz, sokakta yaşayan büyük kitleler yok diye övünürdük. Şimdi tam da bu tehlikeyle karşı karşıyayız.

Varsayalım ki, toplumsal dayanışma gereği, işsizler, gençler, yaşamlarını, hayallerini ertelemek pahasına ailelerinin yanında kalmaya devam ediyorlar. Peki ailelerin, emeklilerin konutu yoksa, işsiz veya asgari ücretli gençler nereye sığınacaklar? Emekliler arasında konut sahibi olma olanağının her geçen yıl daha da düştüğü istatistiklere yansımış durumda. Artık kıdem tazminatıyla konut sahibi olabilme olanağı yok.

Çare bizde

İktidar böyle yapıyor diye elimiz kolumuz bağlı mı olacak? Hayır, bir çare bulacak, bir yol açacağız.

Belediye Kanununun 14. maddesi belediyelere konut üretme görevini de yüklüyor.*

Elbette ki belediye TOKİ’nin göstermelik olarak yetersiz sayıda sosyal konut, çok sayıda lüks konut üretme örneğini takip etmemeli, kamucu halkçı bir yaklaşıma sahip olmalıdır.

Örgütlü halkı hiçbir kuvvet yenemez

Bizler emekliyiz, tecrübeliyiz, çalışmada, üretmede, dayanışmada, mücadele etmede deneyim sahibiyiz. Sorumluluğumuz sadece kendimizle sınırlı değil; çocuklarımıza, torunlarımıza, doğaya, çevreye, kurda kuşa da borcumuz var. Ne yazık ki şu anda çocuklarımıza ve torunlarımıza uygun yaşam koşulları ve yeterli istihdam sağlayamamanın acısını duyuyoruz. Binbir emekle yetiştirdiğimiz gençlerimiz geleceklerini yurt dışında arıyorlar. Onların yerine, iktidarın sorumsuz dış politika tercihiyle taşıyamayacağımız kadar göçmen/sığınmacı doluyor ülkemize. ABD, teşvik ettiği  göç politikasıyla ulus devletleri istikrarsızlaştırıyor, Avrupa ülkeleri bundan korunmak üzere rüşvet kabilinden mali yardımlarla Türkiye’yi göçmen/sığınmacı deposu, tampon ülke olarak kullanıyor. Bir yandan göçmen/sığınmacılar her türlü istismara açık hâlde kalıyor, diğer yandan Türkiye toplumunun birlik ve dirlik iradesi daha da aşınıyor. Ülkemizde yaşanan konut sıkıntısının temel nedeni iktidarın vurgun talan sistemiyse de, bu kadar çok sayıda sığınmacı göçmen, bunun ikincil nedenlerinden biridir. Bugün Suriye yönetimiyle iyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde iş birliği yapılsa, Türkiye’yi ve Suriye’yi istikrarsızlaştıran göçmen sığınmacı sorunu büyük oranda dostça çözülür.

Haydi Gel Köyümüze Gidelim

”Üç kuşak bir arada köyü/mahallesi” hayalimiz var

Üç kuşağın bir arada yaşayacağı bu köyde/mahallede ilk koşul olarak, taraflar birbirlerine destek olmaya en baştan gönüllü olmalıdır. Konutsuz işsizler, gençler ve emekliler için, uygun ödemeli tek katlı, bağımsız, bahçeli konutlar inşa edilmelidir.

Herkesin kendi konutunun yanı sıra, emeklilerle çalışanların dayanışma içinde olabileceği ortak alanlar olmalıdır. Ortak alanlar kreş, mutfak, atölye, işlik vb.’leri olabilir. Uygun alan varsa küçük ölçekli sağlıklı tarım yapılabilir. Burada üretilen tarım ürünleri belediye aşhanelerine maliyetine verilebilir.

Emekliler arasında formasyonu uygun olanlar kreşte görev alır, çocukların annesi babası işten dönene kadar göz kulak olur. Genç anne baba buna karşılık emeklinin alış verişini yapar.

Hafta sonları birlikte yemek yaparlar, ortak etkinlikler düzenlerler.

Bağımsız konuta sahip emekliler, bir öğrenciyi kira almadan sadece tükettiğini talep ederek barındırmayı üstlenir.

Biraz eskide kalan, üç kuşak bir arada yaşayan geniş ailenin, mahallenin, köyün yeni versiyonunu gerçekleştirebiliriz. Böyle bir proje gerçekleştiğinde çocuklar, gençler ve emekliler daha mutlu, daha dirençli, daha sağlıklı olurlar. Kuşaklar arası kültür aktarımı gerçekleşir, yabancılaşma giderilir. Elbette ki bu hayalin geçekleşmesi için önce güçlü bir halk iradesine gereksinmemiz var. Ardından devreye şehir planlamacısı, mühendis, mimar, sosyal hizmet uzmanı, psikolog, hekim,hukukçu girmeli, projeyi olgunlaştırmalıdır.

Bu köyde/mahallede, anne ,baba, eş, çocuk, öğrenci, emekçi, emekli dayanışma içinde, başı dik, sırtı pek, karnı tok olacak, yarınından endişe duymayacaktır.

*Madde 14-Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla;a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları (Bu Kanunun 75 inci maddesinin son fıkrası, belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler tarafından, orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları ile Devlete ait her derecedeki okul binalarının yapım, bakım ve onarımı ile tefrişinde uygulanmaz.); sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomive ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır. (Mülga son cümle: 12/11/2012-6360/17 md.) (…)(Ek cümleler: 12/11/2012-6360/17 md.) Büyükşehir belediyeleri ile nüfusu 100.000’in üzerindeki belediyeler, kadınlar ve çocuklar için konukevleri açmak zorundadır. Diğer belediyeler de mali durumları ve hizmet önceliklerini değerlendirerek kadınlar ve çocuklar için konukevleri açabilirler.

]]>
Emekliler insanca yaşamak istiyor https://yenidunya.org/emek-gundemi/28620/emekliler-insanca-yasamak-istiyor/ Sun, 24 Dec 2023 07:15:33 +0000 https://yenidunya.org/?p=28620 Emekliler uygun ödemeli sosyal konut istiyor

2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi, bütçe dönemi olan Aralık ayı boyunca yaptığı çalışmalara ara vermiyor. 23 Aralık 2023 tarihinde sendika önü sokakta skeçler, şiirlerle başlattıkları etkinlik Şube Başkanı Hüseyin Kurt’un basın açıklamasını okumasıyla devam etti. Aşağıda basın açıklamasını sunuyoruz.

Basına ve kamuoyuna
Değerli basın emekçileri. Demokratik kitle örgütü temsilcileri, siyasi parti temsilcileri ve yöneticileri basın açıklamamıza hoş geldiniz.

Filistin’de Amerika İsrail ikilisinin soykırımı dünya halklarının ayağa kalkmasına, kitlesel gösterilerine rağmen devam ediyor
İsrail’in durdurulması için mali, ticari, ekonomik yaptırımların da devreye girmesi gerekiyor.Filistin ulusunun kahramanca mücadelesini selamlıyor, direnişin halkların barış içinde bir arada yaşamasını sağlayacağına inanıyoruz.

Bütçe görüşmeleri tamamlanıyor
2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi görüşmeleri 25 Aralık günü tamamlanacak. Sendikamız Aralık ayı boyunca ülkemizin tümünde, Mersin Şubemiz merkez ve taşra ilçelerimizde çok yoğun olarak basın açıklamaları, stant çalışmaları, sesli ve yazılı duyurular, imza ve üye kampanyaları yaptı. Emeklilerin sesi daha gür çıktı. Bu büyük imeceyi gerçekleştiren üye ve dostlarımıza, sesimizi çoğaltan basın emekçilerine, bizi can kulağıyla dinleyen halkımıza teşekkür ediyoruz.

Bütçeden aldığımız pay
Siyasal iktidarın bütçeyi nasıl yaptığı onun aynasıdır, emekçiye, emekliye, öğrenciye, eğitime ne kadar; tefeciye, rantçıya ne kadar pay ayırıyor diye bakılır. Emeklilere ve çalışan emekçilere ne kadar pay ayrıldığını kısa sürede göreceğiz. Emeklilere insanca yaşamaya yetecek düzeyde seyyanen zam yapılması talebimizi yineliyoruz.
Bütçede emeklilerin,emekçilerin ve çalışanların payı arttırılmalı, dolaylı vergiler azaltılarak emeklilerin nefes alması sağlanmalıdır.

En hak edilmiş gelir
Toplumun en onurlu üyeleri; beden ve beyin güçlerini harcayan, çalışan bir sistemi kuran, geliştiren ve bu sistemi yeni kuşaklara aktaran emekçilerden oluşur. En hak edilmiş gelir de, bu gruba aittir. Emekliler sizden lütuf istemiyor, bahşiş istemiyor ve sadaka hiç istemiyor. Bizler insanca yaşam hakkımızı istiyoruz.

Asgari ücret ve emekli maaşı
Asgari ücret, işe ilk olarak başlayan deneyimsiz işçiye verilebilecek en az tutardır. Çalışan kıdem aldıkça, ustalaştıkça maaşı da artar, belki de artardı demek gerekiyor, en azından 70’li yıllarda böyleydi, şimdilerde çalışanların önemli çoğunluğu asgari ücret veya asgari ücretin az üstünde maaşlar alıyor. Düzensiz, sendikasız çalışanların bir kısmı da iş yasasına aykırı olarak asgari ücretin altında rakamlarla yetinmek zorunda kalıyor. Açlık sınırının altındaki ücret asgari değil sürünme ücretidir; bundan derhal vazgeçilmeli ve acilen yükseltilmelidir. Emekli, çalışma yaşamının sonuna gelip usta bir işçi-emekçi olarak emekli olduğunda asgari ücretin üzerinde bir maaşı elbette ki hak etmiştir.Çünkü asgari ücret toplumun ortalama ücreti olamaz, her emekçi insanca yaşamaya yetecek ücrete layıktır.

Serbest piyasayla olmaz
Türkiye’nin en büyük 100 şirketi içinde olan Borusan, birkaç gün önce Bursa Gemlik’teki tesislerini söküp Amerika’ya taşıyacağını açıkladı.Hani milli servetti bunlar, demek ki değilmiş; milli servet olsaydı elini kolunu sallaya sallaya ülkemizin ortak zenginliğini dışarıya taşıyamazdı.
Çare, kamucu devletçi halkçı üreten ekonomiye dönüştedir. Emekçi halkın refahının tek yolu budur.
Bizler vergide de gelirde de ADALET istiyoruz. Dolaylı vergiler kaldırılmalı ve çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alınmalı ve gelirde açılan makas kapatılmalıdır. Zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan bu politikalardan vazgeçilmelidir.
Bizlere yıllardır sahte TUİK verilerine göre yapılan zamlardan derhal vazgeçilmelidir. Mutfaklarımız yangın yerine dönmüş durumdadır. Sağlıklı beslenmeyi bırakın artık kiramızı ödeyemez hâle gelmiş durumdayız. Korkarız ki bu politikalardan vazgeçilmez ise, artık bu ülkenin emeklileri sokakta yaşamaya başlayacaktır. Emekliler/emekçiler seçimden seçime göz boyayan politikalarınıza aldanmayacak.

Taleplerimiz
1.En düşük emekli maaşı insanca yaşamaya yetecek düzeyde yeniden hesaplanarak, tüm emekli aylıklarına derhal ve seyyanen ek zam yapılsın.
2.Memurlara Ağustus’da seyyanen ödenen 8200 TL tüm emeklilere de derhal ödenmelidir.
3.Konutsuz emeklilere, gelirlerine uygun ödemeli sosyal konutlar yapılsın. Depreme dayanıksız konutlar uygun ödemeli krediyle sağlamlaştırılsın.
4.Anayasanın “Sendika Kurma Hakkı” ve “Toplu Sözleşme Hakkı” ile ilgili 51. ve 53. Maddelerine “Emekliler” veya Uluslararası Sözleşmelerde yer alan “Herkes” ibaresi eklenerek emeklilerin sendika kurma ve toplu sözleşme hakkı Anayasal güvenceye kavuşturulsun.
5.Emekli Sendikaları Statü Yasası çıkarılsın.
6.Tüm emekli maaşları “asgari değil, insanca yaşam” ilkesine göre hükümet ve emekli sendikası arasında yapılacak toplu sözleşme yoluyla belirlensin.
7.Aylık bağlama oranı (ABO) eskiden olduğu gibi yüzde 70 olsun.
8.Yıllardır savsaklanan İntibak Yasası derhal çıkarılsın.
9.İşçi, Memur ve Bağ- Kur emekli aylıkları arasındaki eşitsizlik giderilsin.
10.Bayram ikramiyesi adı altında yılda iki defa yapılan ikramiye ödemelerine banka emeklileri de dahil edilsin. Tüm emeklilere yılda dört defa birer maaş tutarında ikramiye ödensin.
11.SGK ile Bankalar arasında yapılan protokol görüşmelerine emekli sendikasının da katılması yönünde yasal düzenleme yapılsın. Emekli maaş promosyonları 3 yılda bir değil her yıl ödensin.
12.Ulaşılabilir, parasız, nitelikli ve eşit sağlık hizmeti temel insan hakkıdır düşüncesiyle, emekli maaşlarından alınan muayene, tedavi ve ilaç katkı payı kesintileri kaldırılsın.
13.Toplu taşıma araçlarında emeklilere ve eşlerine ücretsiz ulaşım hakkı sağlansın.
14.Emekli yurttaşlara yaşamlarının sonbaharında hak ettikleri saygı gösterilsin. Yalnız yaşayan, hasta ve bakıma muhtaç olan emekli ve yaşlı yurttaşlar için devlete ait huzurevi sayısı artırılarak, bakım hizmetleri yaygınlaştırılsın.

YAŞASIN EMEKLİLERİN BİRLEŞİK MÜCADELESİ!!!
KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA, YA HEP BERABER YA HİÇ BİRİMİZ!!!

]]>
Emekliler sosyal konut istiyor https://yenidunya.org/emek-gundemi/28176/emekliler-sosyal-konut-istiyor/ Thu, 30 Nov 2023 10:54:33 +0000 https://yenidunya.org/?p=28176 2021Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi, bütçeden haklarını istemek için masa açarak, 28/29/30 Kasım tarihlerini kapsayan 3 günlük imza kampanyası başlattı. Her kuşaktan Mersin emekçileri kampanyaya büyük ilgi gösterdiler. Üyeler halka dağıttıkları bildiride çeşitli sorunlarını dile getirdiler; konut sorununun Mersin Valiliği, Mersin Büyük Şehir Belediyesi ve Merkezi Yönetim işbirliğiyle çözülebileceğini belirttikleri bildiriyi sunuyoruz.

”Saygıdeğer emekliler, dul ve yetimler, emekli dostları, kızlarımız oğullarımız sevgili torunlarımız gelin sizlerle biraz sohbet edelim.

Emekli aç sefil
AKP iktidara geldiğinde maaşıyla kıt kanaat da olsa geçinebilen emekli şimdi kelimenin gerçek anlamıyla aç sefil duruma düşürüldü. Masalda olduğu gibi az gittik uz gittik, bir de baktık ki elimizde 7500 lira var.
Yoksullaştırılan emekliye bir defalığına verdiğiniz 5000 TL’yi bile tüm emeklilere vermediniz, çalışan çalışmayan ayrımı yaptınız. Bilin ki emekli çalışıyorsa maaşı yetmediği için, kirasını ödeyemediği için çalışıyor. ÇKS kaydı olan milyonlarca emekli aktif olup olmadığına bakılmaksızın 5000 TL’yi alamadı, binlercesi kaydını sildirdi, üretimden vazgeçti. Bir an önce bu ayrımcılıktan vazgeçip ikramiyeyi tüm emeklilere verin.

Yüksek prime yükse emekli aylığı
Bakın; 2002 yılı Aralık ayında asgari ücret 184 TL iken en düşük işçi emeklisi aylığı bunun yüzde 40 fazlası olan 257 TL idi. 2023 yılında en düşük emekli aylığı 11402 TL olan asgari ücretin yüzde 40 fazlası olan 15962 TL olmalıydı. Oysa ki en düşük emekli aylığı sadece 7500 TL oldu.
 2024 yılı için beklenen asgari ücret 17000 TL’dir, en düşük emekli aylığı bunun yüzde 40 fazlası olan 23800 TL’ye çıkarılmalı, daha yüksek prim ödeyenler primleriyle orantılı olarak artışlardan yararlandırılmalıdır.

Emekçiden kestikleri yabancı tefecilere
İktidarın talan vurgun özelleştirme; taşeronlaştırma; dövizciye tefeciye rant aktarma çarkı yavaşladı, dışarıdan taze para bulma olanakları azaldı. Çare olarak göreve getirilen dış ve iç finans piyasalarının mutemetleri Mehmet Şimşek-Gaye Erkan ikilisi dış dünyadan para arıyorlar.
Geçen hafta 23 Kasım 2023 günü MB politika faizini 5 puan daha arttırdı, henüz yıl bitmeden yüzde 40’a çıkardı. Mehmet Şimşek-Gaye Erkan ikilisi iç ve dış finansçılar tarafından alkışlarla takdir edildi. Aklın ve ekonomi biliminin yolunu takip ettikleri, sıkı para politikasıyla bütçeyi denkleştirme yolunda olduklarını söylediler. Gerçekte yaptıkları ise emekçiden keserek, kısarak yabancı tefecilere ödenecek faizleri garantiye almaktan ibaret. Bununla yabancı sermayeyi, sıcak parayı tekrar çekeceklerini düşünüyorlar.

Emekliler sosyal konut istiyor

Büyük sermaye şişiyor
Emekliler/emekçiler faizlerin düşük tutulduğu dönemde de şimdi de yoksullaşmaya devam ediyor. Yani bizler faiz düşerken de çıkarken de kaybeden taraftayız. Büyük sermayeyse o zaman da şimdi de paraya para demiyor, şiştikçe şişiyor.

Tuttuğunuz yol sefalet yoludur
İktidar sahiplerine diyoruz ki; bankaların ve holdinglerin aşırı kârlarına hiç dokunmadan, dolar milyarderlerinden servet vergisi almadan, buna karşılık işçi ve emekçilerin ücret ve maaşlarını küçülterek, çiftçileri yoksullaştırarak, orta tabakaları da yoksulluğa iterek, kredileri kısarak, kredi faizlerini artırıp ekonomiyi durgunluğa sürükleyerek ve dışarıdan yeni borç bularak borç ve faiz ödemelerini döndürme politikanız iflas etti.

Dönün bu sefalet yolundan
Ey iktidar, borcu borçla döndürmekten vazgeç, halkı yoksulluğa, pahalılığa ve işsizliğe sürükleme, biz emeklileri toplum dışına sürerek sosyal ölüme mahkum etme. Tarımı ve sanayiyi çökerterek, bir avuç vurguncu tefeci şirketi daha da zenginleştirerek halkın çıkarını yok saydığın gibi ulusal güvenlik tehlikesi de yaratıyorsun. Bizler diyoruz ki dönün bu sefalet yolundan.

Çare tarihimizde var
Oysa ki ekonomimizi düze çıkaracak reçete tarihimizde var. Bunun için kapitalist vurgunculuk mantığının dışına çıkmak yeterlidir. Cumhuriyetin kuruluş yıllarındaki bağımsız dış politika ve devletçi kamucu planlı ekonomi politikası bugüne uyarlandığında bütün toplum olarak feraha, refaha çıkarız. İlk koşul olarak özelleştirilen tüm kamu kurumları, şeker fabrikaları, SEKA, SÜMERBANK, TÜPRAŞ, TELEKOM ve benzerleri devletleştirilsin,üretim ve tüketim kooperatçiliğinin önü açılsın, emekçi halk için ucuz, sağlam ferah konut seferberliği başlatılsın.

Eşit ve özgür bir dünyayı kuracağız
İlimiz Mersin deprem yıkımının yarattığı iç göç sonucu binlerce depremzede kardeşimizi gönüllü olarak bağrına bastı, onları ağırlamaya çalışıyor.
Bunun dışında komşu ülkelerden plansız dış göçün yarattığı büyük bir nüfus da Mersin’e yığıldı. Mersin’li emekliler artık konut sahibi olamıyorlar, kira süresi dolanlar gelirleriyle yeni bir konut kiralayamıyorlar. Mersin Valiliği, Mersin Büyük Şehir Belediyesi ve Merkezi Yönetim işbirliğiyle konutsuz emeklilere sosyal konutlar yapılsın. Konut sahibi olan emeklilerin konutları depreme dirençli hale getirilsin. Emeklilerin gelirleriyle orantılı kredi ödeme planı yapılsın.
İşçi emekçi sınıfının onurlu üyeleri ekmeklerini nasıl taştan çıkardılarsa, fabrikalar, çiftlikler, okullar, konutlar, hastaneler kurdularsa, bilim, sanat yaptılarsa,vatanı düşmandan koruyarak, iç ve dış güvenliği sağladılarsa eşit ve özgür bir dünyayı kurmayı da başaracaklardır.

Emekçiden yana bütçe
Bizler yıllardır yapılan bütçenin hangi katman ve kurumlara nasıl pay edildiğini görüyoruz. Her geçen gün bizleri fakirleştiriyor, zenginleri zenginleştiriyor. YETER artık, bıçak kemiği de delmiş, yaşamımız zindana çevrilmiştir. Bizler emekten, emekçiden, üretenden yana EŞİT bölüşümün olduğu bir bütçenin yapılmasını istiyoruz.

2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi

]]>