sebze – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Mon, 01 Sep 2025 11:04:31 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.5 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png sebze – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 ‘Meyve fiyatları 8 ayda yüzde 171 yükseldi’ https://yenidunya.org/yurt/33077/meyve-fiyatlari-8-ayda-yuzde-171-yukseldi/ Mon, 01 Sep 2025 11:04:25 +0000 https://yenidunya.org/?p=33077 Radyo Sputnik’te yayınlanan Okan Aslan’la Gün Ortası programının “Özgür Mikrofon” bölümünde, 2024 Aralık ayından bu yana yaşanan mutfak enflasyonu ele alındı.

“Özgür Mikrofon” bölümünde yapılan çalışmaya göre, geçen yıl aralık ayında 22 bin 104 liraya oluşturulan temel mutfak ve temizlik sepetinin maliyeti, 1 Eylül 2025 itibarıyla 28 bin liraya yükseldi.
Böylece 8 aylık dönemde yüzde 26,7’lik bir mutfak enflasyonu oluştu. Çalışmanın kira, fatura, eğitim ve sağlık giderlerini içermediği, yalnızca mutfak ve temizlik ürünleri üzerinden hesaplandığı vurgulandı.

'Meyve fiyatları 8 ayda yüzde 171 yükseldi'

Emekçinin gıdası makarna da bile yüzde 28 artış oldu
Özgür Mikrofon bölümünde ağustos ayı enflasyonu şu sözlerle aktarıldı:
Aralık ayından bu yana meyvelerde yüzde 171, sebzelerde yüzde 78, et ve balıkta yüzde 62, süt ve süt ürünlerinde yüzde 32, yağlarda yüzde 33, bakliyatta yüzde 15, un, pirinç ve makarna gibi ürünlerde ise yüzde 28’lik artış kaydedildi.
5 kilogram unun 150 liradan 193 liraya, 5 kilogram pirincin 250 liradan 322 liraya, 5 litrelik ayçiçek yağının 300 liradan 399 liraya, 30’lu yumurtanın ise 90 liradan 119 liraya çıktı. Dana kıymanın 2 kilogramının 1000 liradan 1620 liraya, dana kuşbaşının ise 1100 liradan 1782 liraya yükseldi.

Sepet aralık ayında 45 bin liraya ulaşacak
Son aylarda aylık artış oranının yüzde 4–4,5 bandında seyrettiğini belirtildi:
Yılın ilk altı ayında yalnızca mutfak ve temizlik ürünleri üzerinden hesaplanan ortalama enflasyonun yüzde 7,82 oldu. Enerji ve nakliye maliyetlerindeki artışların fiyatlara doğrudan yansıyor, bu nedenle aralık ayına gelindiğinde aynı sepetin yaklaşık 45 bin liraya ulaşabilecek. Böylece mutfak enflasyonunun yıllık bazda yüzde 90 ile yüzde 105 arasında gerçekleşebilir.

]]>
TZD: “Fiyatların düşmesi için üreticinin desteklenmesi gerekli. Tarlada ürün yok, ağaçta meyve yok” https://yenidunya.org/yurt/32697/tzd-fiyatlarin-dusmesi-icin-ureticinin-desteklenmesi-gerekli-tarlada-urun-yok-agacta-meyve-yok/ Sat, 24 May 2025 08:40:10 +0000 https://yenidunya.org/?p=32697 TZD Genel Başkanı Demirtaş, “ Bu yıl çiftçi bir şey hasat edemeyecek ve Türkiye tarihinde ilk kez biz yaş meyve ve sebze ithal etmek zorunda kalacağız” dedi.

Türkiye Ziraatçılar Derneği (TZD) Genel Başkanı Hüseyin Demirtaş, “Hal yasasının çıkmasıyla gıda fiyatlarında bir düşüş olmaz. Fiyatların düşmesi için üreticinin desteklenmesi gerekli. Tarlada ürün yok, ağaçta meyve yok. Bu bir senede de düzelmez. Cevizin ağacı bile kurumuş bırakın meyvesini. Seneye de bunun bakımı, ilacı, gübresi var. Bunlar hep masraf. Bu yıl çiftçi bir şey hasat edemeyecek ve Türkiye tarihinde ilk kez biz yaş meyve ve sebze ithal etmek zorunda kalacağız” dedi.
Ticaret Bakanlığı, ‘Hal Yasası’ olarak bilinen sebze-meyve ticaretine ilişkin 5957 sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’da değişiklik yapılmasına ilişkin hazırladığı taslak metni görüşe açtı. TZD Genel Başkanı Hüseyin Demirtaş, “Yasalaşması halinde sebze, meyve fiyatları düşecek’ denilen Hal Yasası taslağına ilişkin ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu.
Taslakta yer alan ‘hal kurma izninin belediyelerden alınarak Ticaret Bakanlığı’na devredilmesi’ne ilişkin düzenlemenin tartışılması gerektiğini belirten Demirtaş,  ayrıca yapılacak düzenlemelerle sebze meyve fiyatının düşmeyeceğini, çözümün üreticinin desteklenmesi olduğunun altını çizdi.

“Fiyatların düşmesi için üreticinin desteklenmesi gerekli”
Demirtaş, Hal Yasası’nın çok uzun yıllardan beri konuşulduğunu belirterek, taslağın yasalaşması durumunda bile sebze meyve fiyatlarında bir düşüş olmayacağını belirterek, şunları söyledi:
“Kamuoyunda düzenlemenin yasalaşmasıyla birlikte sebze meyve fiyatlarının düşüceği yönünde bir beklenti var. Özellikle tüketici boyutunda. Yok öyle bir şey, ‘Hal Yasası çıkacak biz daha ucuz gıdaya ulaşacağız’… Bir defa yayınlandı işte Üretici Fiyat Endeksi’ne göre çiftçi pahalıya üretiyor. Yani ya maliyet fiyatına ya da onun altında bir fiyata ürününü satıyor. Son iki yıldır kazanamadı yağmaya açtı. Dolayısıyla öyle bir umutlanmaya gerek yok. Fiyatların düşmesi için üreticinin desteklenmesi gerekli.”

“Türkiye tarihinde ilk kez yaş meyve sebze ithal etmek zorunda kalabiliriz”
Bu yıl yaşanan doğal olayların sonucunda da sebze ve meyvelerde çok ciddi oranda üretim düşüşü yaşanacağını belirten Demirtaş, “Tarlada ürün yok, ağaçta meyve yok. Bu bir senede de düzelmez. Cevizin ağacı bile kurumuş bırakın meyvesini. Seneye de bunun bakımı, ilacı, gübresi var. Bunlar hep masraf. Bu yıl çiftçi bir şey hasat edemeyecek ve Türkiye tarihinde ilk kez biz yaş meyve ve sebze ithal etmek zorunda kalacağız” diye konuştu.
Hal Yasası taslağındaki bir diğer konunun da tedarik zincirinin kısaltılması olduğunu belirten Demirtaş, bunun daha önce de defalarca denendiğini fakat fiyatları etkilemediğini söyledi. Ayrıca yasa taslağında asıl tartışılması gereken konulardan birisinin de hal kurma izni belediyelerden alınarak Ticaret Bakanlığı’na devredilmesi olduğunu belirtti.

]]>
İTO: İstanbul’un aralık ayı zam şampiyonu taze fasulye https://yenidunya.org/yurt/31815/ito-istanbulun-aralik-ayi-zam-sampiyonu-taze-fasulye/ Thu, 02 Jan 2025 13:34:50 +0000 https://yenidunya.org/?p=31815 İstanbul Ticaret Odası (İTO) “İstanbul Ücretliler Geçinme İndeksi”ne göre, aralık ayında fiyatı en fazla yükselen ve düşen ürünleri açıkladı.
İTO’nun “Ücretliler Geçinme İndeksi”nde yer alan 242 ürün arasında 91 ürünün fiyatında artış, 25 ürünün fiyatında düşüş gözlenirken 126 ürünün ise fiyatı değişmedi.
Aralık ayınını zam şampiyonu %26,99 artışla taze fasulye, %21,97 azalışla domates oldu.
En çok artış gösteren ürün grubunda, özellikle gıda harcamaları alt grubundaki sebze ve meyve fiyatlarındaki yükseliş dikkat çekiyor. Sebze grubundaki düşüşler, mevsimsel bolluk ve üretim artışına bağlanıyor.
Kültür eğitim ve eğlence harcamaları alt grubundan gazete yüzde 21,18 artış ile dikkat çekiyor.

Fiyatı artan ürünlerin bazıları şöyle:
-Lahana: %24,28
-Kıvırcık salata: %15,03
-Yeşil soğan: %14,94
-Yaş üzüm: %14,20
-Çikolata: %11,22

Fiyatı düşen ürünler şunlar:
-Karnabahar: %12,85
-Salatalık: %11,91
-Kabak: %10,54
-Portakal: %9,89
-Ispanak: %8,32

]]>
Yediğimiz sebze ve meyvenin “temiz” olduğuna inanan var mı? https://yenidunya.org/basindan/sectiklerimiz/31375/yedigimiz-sebze-ve-meyvenin-temiz-olduguna-inanan-var-mi/ Wed, 27 Nov 2024 11:41:15 +0000 https://yenidunya.org/?p=31375 Türkiye’den ihraç edilen yaş meyve ve sebzede, kuru gıdalarda yani tarım ürünlerinde, yüksek oranda pestisit(zirai ilaç, zehir), aflatoksin(küf hastalığı), Akdeniz meyve sineği ve zararlılar çıktığında iade ediliyor. “Geri gönderilen bu ürünleri bize mi yediriyorlar ? “ sorusu daha sık sorulmaya başlandı.

Bugünlerde sebze ve meyvede zirai ilaç kalıntı sorunu bir kez daha gündemde. Nasıl olmasın ki? Hemen her gün ihraç edilen ürünlerimiz farklı ülkelerden zirai ilaç kalıntısı, böcek, hastalık, aflatoksin veya başka nedenlerle geri gönderiliyor.

Tüketici; “Çok sıkı denetimden geçen, analiz edilen ihraç ürünlerinde bile yüksek oranda pestisit(zirai ilaç/tarım zehri) çıkıyorsa bizim tükettiğimiz ürünlerde neler var neler?” diye endişe duyuyor.

Türkiye’den ihraç edilen yaş meyve ve sebzede, kuru gıdalarda yani tarım ürünlerinde, yüksek oranda pestisit(zirai ilaç, zehir), aflatoksin(küf hastalığı), Akdeniz meyve sineği ve zararlılar çıktığında iade ediliyor. “Geri gönderilen bu ürünleri bize mi yediriyorlar ? “ sorusu daha sık sorulmaya başlandı.

Tarım ve Orman Bakanlığı hem ihraç edilen hem de iç piyasada tükettiğimiz ürünleri normal şartlarda denetliyor. Ancak bu denetim sonuçları açıklanmadığı, paylaşılmadığı için gerçekten nasıl bir durumla karşı karşıya olduğumuzu bilmiyoruz. Bildiğimiz tek şey çok sayıda ihraç ürünümüzün yüksek kalıntı veya hastalık nedeniyle geri dönmesi. Son yıllarda kanser vakalarında ciddi artış olması. Uzmanlar, bunun temel nedenlerinden birisinin tarım ilaçları olduğunu söylüyor.

Türkiye, bildirimlerde ilk sıralarda

İhraç edilen ürünler hem ihracatın yapıldığı ülkenin talebi ve mevzuat kuralları doğrultusunda hem de Türkiye’nin uyguladığı mevzuat çerçevesinde analize tabi tutuluyor. Hiçbir ihracatçı gönderdiği ürününün geri dönmesini istemez. Hem prestij kaybı hem de mali açıdan büyük risk. Bile bile kimse sorunlu ürünü ihraç etmek istemez.

Ama bir gerçek var ki, Kuru Meyve, Yenilebilir Sert Kabuklu Meyveler, İşlenmiş Gıdalar, Baharatlar, Bal ve Benzeri Gıdalar Ticareti Avrupa Federasyonu (FRUCOM) tarafından yayınlanan haftalık duyurularda ve Avrupa Birliği Hızlı Alarm (RASFF) bildirimlerinde Türkiye ne yazık ki hep ilk sıralarda yer alıyor.

Sorun tarlada, serada başlıyor

Zirai ilaç kalıntısı, aflatoksin, diğer zararlı ve hastalıklarla ilgili sorunun aslında tarladan başlayarak yani üreticiden başlayarak çözülmesi gerekiyor. Bunun için Avrupa Birliği normlarına uygun olarak hazırlanan mevzuatın uygulanması ve taviz verilmemesi gerekiyor. Ancak, Avrupa’da yasaklanan kimi zirai ilaçlar Türkiye’de yasal veya kaçak olarak kullanılıyor. Mevzuata uygun hareket edilmiyor.

Üretici ürününü zararlılardan korumak için bitki koruma ürünleri kullanıyor. Ancak, bu kullanım çoğu zaman bilinçsizce yapılıyor. Komşusundan kulaktan dolma bilgilerle ilaç kullananlar var. İlaç kullanıldıktan sonra üzerinde “bu ilaç kullanıldıktan 10 gün sonra hasat edilir” gibi uyarılar dikkate alınmıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı bazı ilaçları yasaklıyor ama yerine ne kullanılacağını söylemiyor. Çiftçi kullandığı ilacın etkisine bakıyor. Zararlıyı yok edip ürünü koruması onun için çok daha önemli. Elbette ilacı çok bilinçli kullanan veya hiç ilaç kullanmadan üretim yapanlar da var.

Kayıt defterine tabi 33 ürün var

Tarım ve Orman Bakanlığı her yıl üretici kayıt defterine tabi ürünleri ve bu ürünlerde kullanılacak bitki koruma ürünlerini belirleyip açıklıyor. Buna ne kadar uyulduğu bilinmiyor. Uyulsa bu kadar sorun yaşanmaz.

Bakanlık, 2024 Yılı Üretici Kayıt Defterine Tabi Bitki, Bitkisel Ürünler ile Bu Ürünlerde Kullanılacak Reçete Zorunluluğu Bulunmayan Bitki Koruma Ürünleri Listesi’ni yılın başında ilan etti.

Bitki Koruma Ürünlerinin Önerilmesi Uygulanması ve Kayıt İşlemleri Hakkındaki Yönetmeliğin 5. Maddesi gereğince zirai ilaç uygulamalarının yoğunluğuna göre yaş meyve ve sebzede ilaç kalıntısı olma ihtimali nedeniyle Üretici Kayıt Defteri tutma zorunluluğu olan bitki ve bitkisel ürünler ile bu ürünlerde kullanılacak reçeteye tabi olmayan Bitki

Koruma Ürünleri özetle şöyle:

1- Reçete ve Üretici Kayıt Defteri tutma zorunluluğu bulunan 33 ürün var. Bunlar; armut, ayva, bezelye, biber, çilek, domates, elma, enginar, erik, greyfurt, havuç, hıyar, ıspanak,, incir, kabak, kayısı, kiraz, kültür mantarı, limon, mandalina, marul, maydanoz, muz, nar, nektarin, patates, patlıcan, portakal, şeftali, taze fasulye, taze soğan, üzüm ve vişne.

2- Bu 33 ürün farklı bir pestisit aktif maddesi içermeyen bakırlı preparatlar ve kükürt içeren bitki koruma ürünleri hariç diğer tüm bitki koruma ürünleri reçeteye tabidir.

3- Bu 33 ürün için Biyolojik ve biyoteknik mücadele ürünlerinin reçeteli olarak satışının yapılması ve bunları kullanan üreticiler tarafında kayıtlarının tutulması etkin bir destekleme mekanizması için zorunludur.

4- Yönetmelik gereği Üretici Kayıt Defteri tutma zorunluluğu olmayan diğer ürünler için üreticiler, isteğe bağlı olarak Üretici Kayıt Defteri tutabilir ve reçete yazdırabilir.

Pestisit analiz sonuçları açıklanmalı

Tarım ve Orman Bakanlığı gıda denetiminde taklit ve tağşiş yapanları, sağlığı tehlikeye düşürecek gıda üretenleri teşhir ediyor. İşini düzgün yapanları ise açıklanmıyor.

Pestisit için de denetimler yapılıyor. Ancak bunun sonuçları hiç açıklanmıyor. Öncelikle çiftçinin bu bitki koruma ürünlerini bilinçli olarak kullanılması sağlansa, ihracat ürünlerinde ve yurt içinde pazara sunulan ürünlerde etkin bir denetim yapılsa, kalıntı değeri yüksek ürünler açıklansa, ağır cezalar uygulansa bu sorunun önüne geçilebilir. Türkiye’nin ürettiği ve tükettiği ürünler “temiz” olmadan ihracatta bu sorunun çözülmesi mümkün değil.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı Tarım Dairesi ithal ve yerli ürünlerden numune alarak devlet laboratuvarında analiz ediyor. Analiz sonucunda Avrupa Birliği’nde uygulanan pestisit kalıntı limitlerine göre “temiz” veya “kirli” olarak kamuoyuna açıklıyor.

Sorunlu ürünlerin yüzde 90’nı geri geliyor

İhraç edilen ve kalıntı, zararlı, hastalık gibi nedenlerle sorun yaşanan ürünlerin yüzde 90’ı ülkeye geri getiriliyor. Burada da iki ayrı ürün grubunda farklı uygulama var. Domates, çilek, kiraz, biber, salatalık ve benzeri yaş ürünler geri getirmek yerine orada imha ediliyor. Kuru meyveler grubu olarak incir, üzüm, kayısı, fındık, Antep fıstığı ve baharatlar geri getiriliyor.

Türkiye’ye geri gelen ürünler tekrar elden geçirilip seçiliyor. Aflatoksinli olanlar ayıklanıyor. Ayıklandıktan sonra ya tekrar satılıyor ya da buradan ezme yaparak, farklı bir ürüne dönüştürülerek, karıştırılarak farklı ülkelere ihraç ediliyor. Ya da ayıklandıktan sonra içeride satılıyor.

Özetle,Türkiye bu sorunu gerçekten çözmek istiyorsa Tarım Bakanlığı mutlaka tarlada, manavda, pazarda, markette denetim yapmalı. Denetim sonuçları kamuoyuna açıklanmalı.

Kaynak: Ali Ekber Yıldırım / Tarım Dünyası

]]>
Sağlıklı beslenmenin fiyatı cep yakıyor https://yenidunya.org/yurt/30519/saglikli-beslenmenin-fiyati-cep-yakiyor/ Sun, 21 Jul 2024 08:07:26 +0000 https://yenidunya.org/?p=30519 Vazgeçilmez gıdamız sebze ve meyvenin yanına yaklaşılmıyor

İstanbul halinin 19 Temmuz tarihli listelerine göre son bir yılda armutun fiyatı yüzde 525, limonun fiyatı yüzde 289, fasulyenin fiyatı yüzde 260 yükseldi.
Cumhuriyet’ten Şehriban Kıraç’ın haberine göre, Türkiye’de gıda ürünlerindeki fiyat artışları nedeniyle yaşanan geçim sıkıntısı gün geçtikçe artıyor. Özellikle asgari ücrete ara zam yapılmaması bu sorunu dahada büyütüyor.

Fiyatlar bir yılda beşe katlandı
Haziranda genel gıda enfasyonu aylık yüzde 1.78, yıllık yüzde 68.2 arttı. Bu kapsamda sağlıklı beslenmenin vazgeçilmezi sebze ve meyve ise fiyatlarıyla cep yakıyor. Toptancı hallerinde bazı ürünlerin fiyatları son bir yılda beşe katlandı. Bugün dört kişilik bir hanenin günlük gıda harcamasında sebze ve meyvenin payı yüzde 26’yı aşıyor. Haziran ayı açlık sınırına göre bunun tutarı 168 lira. Bugün günlük asgari ücret ise 566 lira.

Sofraya gelene kadar altı kez el değiştiriyor
Sebze ve meyve üreticiden sofraya gelene kadar altı kez el değiştiriyor. Bu ürünlerin fiyatlarında yaşanan süreci İstanbul Büyükşehir Belediyesi Hal Müdürlüğü’nün 19.07.2023 ve 19.07.2024 tarihleri arasındaki fiyat değişimlerine bakarak derledik: Armudun fiyatı bir yılda yüzde 525 yükselişle 50 liraya çıkarken limonun kilosu yüzde 289 artışla 70 liraya, taze fasulyenin kilosu yüzde 260 artışla 90 liraya fırladı. Avokadonun tanesi yüzde 150 artışla 50 liraya, karpuzun kilogram fiyatı yüzde 150 yükselişle 20 liraya, kirazın fiyatı yüzde 114 artışla 150 liraya, sarımsağın kilogram fiyatı yüzde 131 artışla 150 liraya yükseldi. 

Fiyat artışı sürecek
Enginarın fiyatı da bir yılda yüzde 525 artış göstererek 50 liraya çıktı. Bir yıl içinde papaz eriği 60 liradan 80 liraya, elma 20 liradan 25 liraya, kayısı 35 liradan 60 liraya, vişne 25 liradan 60 liraya çıktı. Maydanozun demeti 4 liradan 10 lira, sivri biberin kilosu 23 liradan 45 liraya, domatesin kilosu 25 liradan 35 liraya yükseldi. Patatesin fiyatı ise 20 liradan 15 liraya düşerken soğanın fiyatı yerinde saydı.

Girdi fiyatları sürekli yükseliyor
Türkiye’de mazot, gübre, ilaç, tohum, yem gibi tarımsal girdilerin ithalatla sağlanması, dövizdeki artışa bağlı olarak fiyatların sürekli yükselmesine neden oluyor. TÜİK’in güncel verilere göre tarımsal girdi fiyat endeksi mayısta yüzde 53.1 arttı. Enerji grubundaki artış yüzde 75.4 oldu. Bu artışların daha da yükselmesi bekleniyor. Haziranda Devlet Su İşleri Sulama Birlikleri tarafından belirlenen su bedeli yüzde 60-400 zamlandı. 1 Temmuz’da sulamada kullanılan elektrik fiyatlarına yüzde 30 zam yapıldı. Uzmanlara göre, üretim maliyeti yükselen bir ürünün rafa düşük fiyatla gitmesi mümkün değil. Gıda fiyatları artmaya devam edecek.

]]>