savaş suçu – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Sun, 01 Mar 2026 21:26:04 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.5 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png savaş suçu – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 ABD-İsrail-İran üçgeninde neler oldu? https://yenidunya.org/yazarlar/mehmet-can-yilmaz/33869/abd-israil-iran-ucgeninde-neler-oldu/ Sun, 01 Mar 2026 20:47:00 +0000 https://yenidunya.org/?p=33869 Öncesinde neler olmuştu?
-26 Şubat’ta İran-ABD müzakereleri, İran’ın askeri gücünü kısıtlamaya yönelik baskılar neticesinde pek de olumlu sonuçlanmamıştı. İran hiç vermemesi gereken “belli tavizleri vermeye hazır olduğu” kozu ile masaya oturduğu halde buna rağmen bir anlaşma sağlanamadı.
-Her ne kadar “önemli bir ilerleme” olduğu söylense de bu açıklamalar sadece İran’a vakit kazandırmaya çalışıyor gibiydi.
-Trump’ın daha önceki “anlaşma sağlanamazsa, İran yola gelmezse saldırırız” minvalindeki açıklamalarının üzerine görüşmelerin 3. turundan da istediği sonucu alamamış olacak ki akabinde kendi vatandaşlarına bir çağrıda bulundu.
-27 Şubat’ta, saldırılardan bir gün önce ABD İsrail’deki vatandaşlarına, Çin ise İran’daki vatandaşlarına ülkeden acil çıkış yapmaları konusunda çağrıda bulunmuştu. ABD ve Çin devletlerinden karşılıklı olarak gelen bu çağrılar bir sonraki gün başlayacak olan gerilimin habercisi gibiydi.

Nasıl başladı/neler oldu?
-28 Şubat sabahı saat 9 sularında İsrail kendisine yönelik tehditleri ortadan kaldırma gerekçesiyle bir “önleyici saldırı” başlattığını açıkladı. Takip eden dakikalarda İran’ın başkenti Tahran’da patlamalar yaşandı.
-İran Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada ABD-İsrail’in saldırılarını BM (Birleşmiş Milletler) Şartı’nın ihlali olarak değerlendirirken bu şartın 51. maddesine göre İran’ın vereceği karşılığın da İran devletinin meşru hakkı olduğunu ifade etti.
-Bu saldırıların asıl sorumlusunun ABD olduğunu dile getiren Bakanlık, “bölgedeki, karada ve havada bulunan tüm ABD üsleri ile bu üslere destek sağlayan her türlü tesis İran tarafından hedef alınacaktır” dedi.
-Önce İsrail, Mehrabad Havalimanı’nın hedef alınmasının hemen ardından ise İran hava sahalarını hava trafiğine kapattı.
-İsrail’in ilk saldırısından yaklaşık 1 saat sonra ABD’de İran’a yönelik hava ve deniz yoluyla saldırılar gerçekleştirdiğini açıkladı.
-İsrail ordusu Lübnan’ın güneyinde “Hizbullah’a ait altyapıları hedef aldığı” ve bu bölgeye de saldırdığını söyledi.
-Ardından tüm dünyaya sözüm ona barış ve demokrasi götüren ABD’nin başkanı Trump kendi sosyal medya hesabından (X) şu açıklamaları yaptı:
“Kısa süre önce ABD, İran’a büyük saldırı operasyonu başlattı. Amacımız İran rejiminden kaynaklanan tehditleri ortadan kaldırarak Amerikan halkını savunmaktır”
“İran asla nükleer silaha sahip olmamalı”
“Füzelerini yok edeceğiz ve füze sanayilerini yerle bir edeceğiz. Donanmalarını yok edeceğiz.”
“İran’ın nükleer silah elde etmemesini garanti altına alacağız.”
-Trump her ne kadar kendini dünyanın süper kahramanı rolüne bürümeye çalışsa da yaptığı açıklamalar ABD’nin, İsrail’in ve diğer iş birlikçilerinin emperyalist işgalci, sömürgeci hegemonyasının önünde duracak bir engel istemediğini açıkça gösteriyor.
-İran halkının egemenliğine karşı gerçekleştirdiği bu saldırıları meşru kılmak içinse “İran halkına ihtiyacı olan özgürlüğü getirdiği” vaadinde bulunuyor. Benzer açıklamaları Netanyahu da yaparak gerçekleştirdikleri bu saldırının “İran halkının kaderini kendi ellerine alabilmesi için gerekli koşulları oluşturacağını” söyledi.
-İran İsrail’e onlarca füze fırlattı. İsrail ordusu hava savunma sistemlerinin tüm füzeleri engelleyemediğini kabul etti. İsrail vatandaşlarına İç Cephe Komutanlığı’nın talimatlarına uymalarını hatırlattı.
-İran bu karşı saldırılardan önce ve sonra Orta Doğu’daki tüm ABD ve İsrail varlıklarının kendileri için artık meşru birer hedef olduğunu açıkça söyledi.
-İran’ın karşı saldırılarına karşılık olarak İsrail ülke genelinde 70.000 yedek askeri göreve çağırdı.
-İlerleyen saatlerde ABD-İsrail hem askeri hem diplomatik suikast girişimlerinde ve saldırılarda bulunurken İran bu saldırılara ABD’nin ve İsrail’in stratejik askeri üslerine karşı saldırıda bulunarak karşılık verdi. Emperyalist ABD ve İsrail ise çocuklara dahi saldırmaktan geri durmadı, İran’daki iki ilkokulu bombalayarak 150’den fazla çocuğun canına kıydı.
-28 Şubat’ın akşam saatlerine doğru dini lider Hamaney’in öldürüldüğüne dair iddialar ortaya çıkmaya başladı. İsrail operasyonlar sonucu Hamaney’i öldürdüğünü iddia ederken İran Devleti ise birkaç saat sonra iddiaları doğruladı. Hamaney ve öldürülen diğer İran devlet yetkilileri ise ABD ve İsrail’in nereleri vurduğunu belirten aşağıdaki başlıkta yer alıyor.

ABD-İsrail nereleri vurdu?
-Başkent Tahran’ın yanı sıra Elburz, İsfahan, Loristan, Huzistan, İlam, Sistan-Beluçistan, Kum, Kerec ve Kirmanşah şehirlerinin de hedef alındığı biliniyor.
-Tahran’da saldırı gören bazı noktalar:
.İstihbarat Bakanlığı
.Savunma Bakanlığı
.İran Atomik Enerji Kurumu
.Parchin Askeri Üssü
-Hamaney’e ve İran’ın üst düzey yetkililerine yönelik saldırılar gerçekleştirildi.
-Yapılan son açıklamalara göre dini lider Hamaney, Genelkurmay Başkanı Abdolrahim Mousavi, Savunma Bakanı Aziz Nasirzadeh, üst düzey istihbarat yetkilisi Mohammad Baseri İsrail’in saldırılarında hayatını kaybedenler arasında.
-ABD-İsrail bir diğer cani saldırıyı ise Minab şehrindeki Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu’na gerçekleştirdi. Gözü dönmüş emperyalist katiller, çocukları hedef aldı. Okula 3 füze saldırısı gerçekleştirdi. Saldırının üzerinden geçen her saat kayıp sayısı giderek arttı. 1 Mart sabahı itibarıyla ölü sayısının 148’e ulaştığını söyleyen kaynaklar mevcut.
-Tahran’ın doğusundaki bir başka okula da saldırı düzenlendiği ve saldırıda iki öğrencinin hayatını kaybettiği açıklandı.
-İran Kızılayı’nın açıkladığı rakamlara göre toplamda 200’den fazla ölü 700’den fazla yaralı var.

ABD-İsrail-İran üçgeninde neler oldu?

İran nereleri vurdu?
-İran çevresindeki ABD üslerini, ABD ve İsrail için stratejik açıdan önemli noktaları vurdu.
-Bahreyn’deki ABD Deniz Kuvvetleri Merkez Komutanlığı (NAVCENT) ve ABD 5. Filosu’na ait üssün bulunduğu Juffair bölgesi bombalandı. Bu üs Kızıldeniz ve Arap Denizi genelinde ABD ve müttefiklerinin deniz operasyonları için kilit bir öneme sahip.
-Birkaç dakika sonrasında Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de de patlama sesleri duyuldu. İran’ın El Dafra Hava Üssü’nü hedef aldığı biliniyor.
-Katar Savunma Bakanlığı da İran’a ait iki füzenin ABD menşeili Patriot hava savunma sistemleri tarafından imha edildiğini açıkladı. Ancak ilerleyen saatlerde Katar’da ABD’ye ait olan 1 milyar değerindeki erken uyarı radar sisteminin İran tarafından vurulduğu belirtildi. Radar sisteminin etkisiz hale getirilmesinin ardından emperyalizmin bölgedeki bir gözü kör edilmiş oldu.
-Saat 12.15 sularında Kuveyt’te de patlama sesleri duyulduğu, ülkede sirenlerin çaldığı belirtiliyor.
-Fransız kaynaklarına göre Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da da patlama sesleri duyulduğu bildirildi.

Emperyalist kuşatmanın ikinci günü
-ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) sabah saatlerinde yaptığı açıklamada İran’a yönelik sürdürdüğü operasyonda 3 askerlerinin öldüğünü 5 askerin ise ağır yaralı olduğunu belirtti. Ayrıca hafif şekilde yaralanan çok sayıda asker olduğu belirtiliyor.
-İran İlk günün akşamında Hürmüz Boğazı’nı deniz trafiğine kapatmıştı. Hürmüz Boğazı özellikle enerji taşımacılığı açısından kritik öneme sahip bir nokta. İkinci gün boğaz açıklarındaki bir tanker gemisinin vurulduğu biliniyor, en az 150 tanker ise boğazın her iki yakasında demir atmış vaziyette.
-Misilleme saldırılarına devam eden İran öğleden sonra da birçok emperyalist üssü vurdu.
-İngiltere Savunma Bakanı’nın yaptığı açıklamaya göre Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ndeki İngiliz üslerine İran tarafından iki füze saldırısı yapıldığı fakat saldırıların başarılı olamadığı belirtildi. İlerleyen saatlerde İran Abu Dabi’deki Fransız askeri üssünü vurdu.
-Bir yandan da ABD ve İsrail ile mücadele eden İran, ABD’nin USS Abraham Lincoln isimli uçak gemisine füzeler ve sihalar ile bir saldırı düzenlediğini açıkladı. ABD’li yetkililer ise füzelerin imha edildiğini ve saldırının gemide herhangi bir hasara yol açmadığını belirttiler.
-Eski İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’ın İsrail saldırıları sonucunda öldüğü iddia edilirken aynı saatlerde İran da İsrail Hava Kuvvetleri Komutanı Tomer Bar’ı düzenlediği suikast sonucunda öldürdüğünü açıkladı.
-İran’a yönelik saldırılarını sürdüren emperyalist ABD, önce İran donanmasına ait bir korveti Umman Körfezi’nde vurarak batırdığı ardından B-2 bombardıman uçaklarıyla İran’ın balistik füze tesislerini bombaladığını söyledi.

Dünya ne söylüyor?
-Rusya ve Çin saldırıları kınarken diplomatik desteğini de sürdürüyor. İki devlet ilk günden BM Güvenlik Konseyi’ne toplanma çağrısı yapmıştı. Konsey toplantısında Rusya ve Çin bu saldırıları İran’ın egemenliğinin ihlali olarak değerlendirirken ABD ve İsrail ise bunun “meşru müdafaa” ve “nükleer tehdidi durdurma” girişimi olduğunu söyledi.
-Rusya halkı ise Hamaney’in öldürüldüğü ve ABD-İsrail’in okulları vurarak onlarca çocuğun ölümüne neden olduğu saldırıların ardından Moskova’daki İran Büyükelçiliği önünde toplanarak gül ve çocuklar için oyuncak bırakarak İran halkına dayanışmasını iletti.
-İsrail Komünist Partisi, İran’a yönelik saldırıları kınayarak bu saldırıların İsrail-ABD ortak saldırısı olduğunu ve İsrail’in mevcut pozisyonunun Amerika’nın emperyalist hegemonyasının yayılmacılığının sadece bir aracı değil aynı zamanda ortağı olduğu açıklamasında bulundu.
-Atina’da da ABD ve İsrail’i protesto eden sol örgütler ve sendikalar ABD Büyükelçiliği önünde toplandı.
-İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ABD ve İsrail’in harekatına da İran rejiminin eylemlerine de karşı olduğunu belirterek gerilimin azaltılmasını ve uluslararası hukuka riayet edilmesi talebini dile getirdi. Avrupa Parlamentosu’nda konuşan İspanya Mv. Montero ise Amerika’nın her yere demokrasi götürme vaadine gönderme olacak ki şu cümleleri kurdu: “İran’ın bombalanması ve yaptırımlar kadınlara özgürlük getirmez, Trump’a petrol getirir.”
-İngiltere, Fransa ve Almanya ise ortak bir açıklama ile İran’ın “bölgedeki ülkelere yönelik saldırılarını en sert şekilde kınadıklarını” dile getirdiler. Açıklamanın devamında ise “uluslararası ortaklarla yakın temas halinde” olduklarını söylediler.

]]>
UCM, İsrail Başbakanı Netahyahu için tutuklama kararı çıkardı https://yenidunya.org/dunya/31309/ucm-israil-basbakani-netahyahu-icin-tutuklama-karari-cikardi/ Thu, 21 Nov 2024 13:04:21 +0000 https://yenidunya.org/?p=31309 UCM, İsrail Başbakanı Netanyahu ve eski İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant için tutuklama emri çıkardı.

Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), Gazze’de savaş suçu işledikleri suçlamasıyla İsrail Başbakanı Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Galant hakkında yakalama emri çıkardı. Mahkeme, Netanyahu ve Gallant’ın suç işledikleri için yeteri kadar delil olduğunu belirtirken, İsrail devletinin mahkemenin yetkisinin kabul edip etmemesinin önemli olmadığını vurguladı.

Savaş suçu işlediler
Sivil halka saldırılar planlamakla suçlanan Netanyahu ve Gallant’ın, Gazze’deki halkı bilinçli olarak aç bıraktığı, bunun da bir savaş suçu olduğun ifade edildi.
UCM, Netanyahu ve Galant’ın Gazze Şeridi’nde yaşayan sivilleri kasıtlı olarak temel ihtiyaçlardan mahrum bıraktığını belirtti. Mahkemeye göre su, gıda, ilaç, yakıt ve elektriğe erişimin kısıtlanması nedeniyle çok sayıda sivil, özellikle çocuklar, açlık ve susuzluk sebebiyle hayatını kaybetti. UCM hâkimleri, bu kısıtlamaların “askeri bir gereklilik” taşımadığına hükmetti.

“İsrail karşıtı bir iftira” iddiası
Netanyahu ise suçlamaları “siyasi amaçlı” olarak nitelendirerek reddetti ve bunları “İsrail karşıtı bir iftira” olarak değerlendirdi. İsrail Başbakanı’nın danışmanı, UCM’nin bu kararıyla “İsrail’e karşı bölgesel savaşı desteklediğini” iddia etti.

Karar nasıl uygulanacak?
UCM’nin çıkardığı tutuklama emirlerinin uygulanması, Roma Statüsü’nün 86 ve 87. maddeleri gereğince taraf ülkelerin yükümlülüğünde bulunuyor.
Statünün 89. maddesi uyarınca Netanyahu ve Gallant’ın, UCM’ye taraf herhangi bir ülkeye seyahati durumunda, o ülkenin yetkili makamlarının kendilerini tutuklayıp Lahey’deki mahkemeye teslim etmesi gerekiyor.
UCM kararına göre; Netanyahu ve Gallant, UCM’nin kurucu sözleşmesi Roma Statüsü’ne taraf olan 124 ülkeye gidemeyecek.

İsrail, UCM yetkisini tanımıyor
İsrail, UCM’nin temel yasası olan Roma Statüsü’ne taraf olmadığı için mahkemenin yargılama yetkisini tanımıyor. Ancak mahkeme, 2015 yılında Filistin Yönetimi’nin Roma Statüsü’nü kabul etmesine dayanarak Gazze, Doğu Kudüs ve Batı Şeria üzerindeki yargılama yetkisini savunuyo

]]>
İsrail saldırılarında katledilen Filistinli sayısı artıyor https://yenidunya.org/dunya/28379/israil-saldirilarinda-katledilen-filistinli-sayisi-artiyor/ Fri, 08 Dec 2023 21:22:45 +0000 https://yenidunya.org/?p=28379 İsrail saldırıları iki ayı geride bıraktı. Saldırıların başladığı 7 Ekim’den bu yana her gün yüzlerce Filistinli yaşamını yitiriyor.
Saldırılar son bir günde 310 yeni ölüm ile sonuçlandı. Yaşamını kaybeden Filistinli sayısı 17 bin 487’ye yükseldi, yaralı sayısı 46 bin 480’i aştı.
İsrail bombalarla yıktığı hastaneler ile sağlık sistemine verdiği zararla yetinmedi. Onlarca sağlık çalışanını da esir tutarak Filistin halkının zor koşullarda da olsa sağlık hizmetinden yararlanmasını engelliyor.
Gazze’deki Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşref el-Kudra, düzenlediği basın toplantısında, İsrail güçlerinin Şifa Hastanesi Genel Müdürü Muhammed Ebu Silmiyye başta olmak üzere 36 sağlık personelini hâlâ alıkoyduğuna dikkati çekti.

]]>
Barselona liman işçileri İsrail’e silah taşımayı reddetti https://yenidunya.org/dunya/27643/barselona-liman-iscileri-israile-silah-tasimayi-reddetti/ Wed, 08 Nov 2023 15:24:14 +0000 http://eskiruya.org/?p=27643 Barselona’daki liman işçileri Gazze savaşı nedeniyle İsrail’e askeri malzeme taşımayı reddetti. Liman işçileri sendikası, karara ilişkin “Hiçbir sebep sivillerin feda edilmesini haklı çıkarmaz” dendi.
Belçika’daki üç ulaştırma sendikası da, İsrail’e silah taşımayı reddettiğini açıklamıştı.
İspanya’nın Barselona kentindeki Barselona Liman İşçileri Sendikası (OEPB), Belçika ulaştırma sendikalarının da geçen hafta aldığı ‘Gazze Kararı’na benzer bir karar aldığını açıkladı. OEPB, Gazze’deki çatışma bölgelerinde sivil halkın korunması amacıyla savaş devam ettiği sürece Gazze’ye gidecek herhangi bir askeri malzemeui yüklemeyi ve boşaltmayı reddettiklerini açıkladı. OEPB sendikası sekreteri Josep Maria Deop, diğer İspanyol limanlarını da aynı yolu izlemeye teşvik etmeyi amaçladıklarını söyledi.
Deop, barışı teşvik eden kuruluşların, sendikanın hangi konteynerlerin askeri teçhizat içerdiğini belirlemesine yardımcı olabileceğini söylerken, Barselona’dan askeri sevkiyatlar yapıldığına emin olduklarını çünkü “her türlü malın taşındığı bir liman” olduğunu söyledi.

Liman idaresi açıklama yapamadı
Barselona liman idaresi, limandaki bin 200 yükleme-boşaltma işçisini temsil eden tek sendikanın kararına ilişkin açıklama yapmaktan kaçındı ve askeri sevkiyatlara ilişkin verilerinin olmadığını açıkladı.
İspanya Devlet Haber Ajansı EFE’nin haberine göre, hükümet kaynakları, İspanya’nın İsrail ile Hamas arasındaki çatışmada kullanılacak herhangi bir ölümcül askeri teçhizatı ihraç etmeyi planlamadığı belirtildi. OEPB, İsrail ve Filistin toprakları da dahil olmak üzere, nerede olursa olsun her türlü şiddete karşı olduğunu ve boykotunun her yerde sivilleri korumayı amaçladığını söylerken, “Hiçbir sebep sivillerin feda edilmesini haklı çıkarmaz” dedi.
Mevcut en son resmi verilere göre İspanya, 2022’nin ilk yarısında 1,3 milyar euro (1,39 milyar dolar) değerinde askeri teçhizat ihraç etti ve İsrail’e yapılan sevkiyatın miktarı 9 milyon euroya ulaştı.
Barselona’daki liman işçileri, Libya’daki çatışma nedeniyle 2011’de benzer bir boykot uygulamıştı. Ayrıca son yıllarda Batı Sahra ve Nikaragua’ya insani yardım sevkiyatı projelerinde de yer aldılar.

]]>
BM: “Gazze’de askeri operasyon yürütmek savaş suçudur” https://yenidunya.org/dunya/27637/bm-gazzede-askeri-operasyon-yurutmek-savas-sucudur/ Wed, 08 Nov 2023 13:59:03 +0000 http://eskiruya.org/?p=27637 BM Özel Raportörü Rajagopal, “Sistematik olarak sivil konutları ve altyapıyı yok edeceğini, Gazze’yi yaşanılmaz hale getireceğini bilerek askeri operasyon yürütmek savaş suçudur” ifadelerini kullandı

Birleşmiş Milletler (BM) Özel Raportörü Balakrishnan Rajagopal, “Sistematik olarak sivil konutları ve altyapıyı yok edeceğini, Gazze’yi yaşanılmaz hale getireceğini bilerek askeri operasyon yürütmek savaş suçudur.” ifadelerini kullandı.
BM’nin barınma hakları konusundaki özel raportörü Rajagopal, İsrail’in Gazze’ye yönelik sürdürdüğü yoğun saldırılar ve ablukaya ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Gazze’deki sivil konutlara ve altyapıya yönelik, insan hayatını etkileyen korkunç ve kitlesel saldırılara son vermek için dünyanın hemen harekete geçmesi gerektiğini belirten Rajagopal, “Sistematik olarak sivil konutları ve altyapıyı yok edeceğini, Gazze’yi yaşanılmaz hale getireceğini bilerek askeri operasyon yürütmek savaş suçudur.” ifadesini kullandı.

İsrail, sistematik bombalama yapıyor
Rajagopal, konutların, sivil tesisler ve altyapının sistematik veya yaygın şekilde bombalanmasının uluslararası insancıl hukuk, ceza hukuku ve insan hakları hukuku tarafından şiddetle yasaklandığını belirtti.
Bu tür eylemlerin “savaş suçu” anlamına geleceğini vurgulayan Rajagopal, bunların, sivil nüfusa yönelik olduğunda “insanlığa karşı suç” anlamına geldiğini ifade etti.
Rajagopal, apartmanlar, hastane, ambulans, okul, kilise, cami, altyapı tesisleri ve mülteci kamplarının askeri objeler olmadığını belirterek, İsrail’deki sivil konutların da bu kapsamda olduğunu ve buralara da Gazze’den veya başka bir yerden saldırılar düzenlemenin bir savaş suçu olduğunu kaydetti.

‘Uluslararası suç teşkil ediyor’
Gazze’deki 1 milyondan fazla insanın kuzeyden güneye tahliye emrini vermenin, tahliye yollarına ve “güvenli bölgelere” defalarca saldırmanın “uluslararası insancıl hukukun acımasız ve bariz bir ihlali olduğunu” vurgulayan Rajagopal, “İsrail’in bu eylemi uluslararası suç teşkil ediyor.” ifadesine yer verdi.
BM, binaların yerle bir olduğu ve temel ihtiyaç malzemelerinin tükenmeye başladığı Gazze’deki acıların hafifletilmesine yardımcı olmak amacıyla çatışmalara insani bir ara verilmesi için çağrısını yineledi.
BM Sağlık Ajansı Sözcüsü Christian Lindmeier, Gazze’deki ölüm ve acı seviyesinin “kavranması zor” olduğunu söyledi.
Gazze’deki bir meslektaşından alıntı yapan Lindmeier, “Her gün en kötü gün olduğunu düşünüyorsunuz ve bir sonraki gün daha kötü oluyor” dedi.

]]>