sağlık sistemi – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Tue, 07 Oct 2025 07:03:05 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.5 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png sağlık sistemi – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 Türkiye’nin sağlık karnesi giderek kötüleşiyor https://yenidunya.org/yurt/33170/turkiyenin-saglik-karnesi-giderek-kotulesiyor/ Tue, 07 Oct 2025 07:03:00 +0000 https://yenidunya.org/?p=33170 Sağlık Bakanlığı 2024 İstatistik Yıllığı Bülteni yayımlandı: Başvuruda rekor var, tedavide sonuç yok

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, sık sık “Türkiye sağlıkta çağ atladı” dese de bakanlığın İstatistik Yıllığı 2024 Haber Bülteni bu söylemleri bir kez daha çürüttü. 2024 yılında hekime başvuru 1 milyar 47 milyon 877 bin 901 oldu. Kışkırtılmış sağlık sistemi, muayene sürelerinin 3-5 dakikaya sığdırılması bu durumun başlıca nedenleri arasında geliyor. Hastalar, poşet poşet tahlil ve tetkik yaptırıyor ancak tedavide bir türlü sonuca gidemiyor. Tabip odaları tepkili.

BirGün’den Sibel Bahçetepe’nin haberine göre ülkenin sağlık karnesi giderek kötüleşiyor. AKP’nin Sağlıkta Dönüşüm Programı kamu sağlık sistemini çıkmaza sokuyor. Bu durum verilere de yansıyor. Sağlık Bakanlığı’nın yayımladığı Sağlık İstatistik Yıllığı 2024 Bülteni’ne göre, hastanelere 1 yılda yapılan başvuru adeta rekor kırdı. Geçen yıl kamu ve özel hastanelerde hekime müracaat 1 milyarı aştı. Buna karşın uzman hekim sayısının istenilen seviyede artmadığı görüldü. Kişi başı hekime müracaat sayısı 12,2’ye yükseldi. Özellikle kamu sağlık sistemi artık bu yükü kaldıramaz hale geldi.

Kışkırtılmış sağlık politikası, performansa bağlı ödeme sistemi, sevk sisteminin olmaması özellikle eğitim ve araştırma hastanelerinin yükünü artırırken, hastalara yeterli zaman ayrılamaması, hastanın fiziki muayene yapılamadan ve şikâyetleri detaylıca dinlenmeden MR, röntgen, BT gibi görüntüleme ya da kan, idrar gibi testler istenmesi hem tedavileri olumsuz etkiledi hem de hastane başvurularını artırdı. Sağlık meslek örgütleri ve tabip odaları ‘‘3-5 dakikaya sığdırılan muayene süreleri ve sağlıkta izlenen bu politikalar devam ettikçe sorunlar artarak sürecek. Bu durum siyasi popülizme bağlı kışkırtılmış sağlık talebidir’’ dedi.

Eğitim ve araştırma hastaneleri yoğun
Bebek ölüm hızı, gerçekleşen doğum oranları, sağlık personel sayısı, hastane yatak sayısı, ilaç istatistikleri gibi verilerin yer aldığı ‘Sağlık İstatistikleri Yıllığı Haber Bülteni’ geçen günlerde yayımlandı. Buna göre, bir yılda bir kişinin hekime başvuru oranı 12,2 oldu. Bu rakamın Avrupa Birliği hastalarını ikiye katlayan bir sayı olduğu belirtildi. 2024 yılında toplam hekime müracaat sayısı 1 milyar 47 milyon 877 bin 901 olarak gerçekleşirken, bu müracaatın yüzde 43,3’ü birinci basamak sağlık hizmeti veren kurumlara yapıldı. Yüzde 56,7’si ise ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurumlarına yani eğitim araştırma, tıp fakültesi hastaneleri ile devlet hastanelerine yapıldı. Bu durum koruyucu sağlık hizmetlerine yapılan başvurunun da yetersizliğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Türkiye'nin sağlık karnesi giderek kötüleşiyor

Hekimlerin özellere geçişi devam etti
Toplam hekim sayısı 2023 yılında 204 bin 223 iken 2024 yılında 221 bin 133’e çıktı. 2023’te Sağlık Bakanlığı hastanelerinde 131 bin 762 olan hekim sayısı 2024’te 141 bin 835’e çıktı. Yani bakanlık hastanesindeki hekim sayısı sadece 10 bin 73 artış gösterdi. Bu artışın yeterli olup olmadığı da belirsizliğini korudu.
Özellerde ise 36 bin 751 olan hekim sayısı 2024 yılında artarak 38 bin 347’ye çıktı. Yani özele geçiş geçen yıl da devam etti. 2023’te toplam personel sayısı 1 milyon 413 921 iken geçen yıl bu sayı 1 milyon 436 bin 686’ya yükseldi. Hemşire, ebe ve diğer sağlık personelini kapsayan yardımcı sağlık personeli sayısı da 616 bin 890 oldu.

Aşılama oranlarında düşüş dikkat çekti
Aşı reddi ve aşı kararsızlığı çocukluk çağı aşılama oranlarını etkiledi. Çocukluk çağı aşılarda düşüşler dikkat çekti. 2023 yılında difteri, boğmaca ve tetanos A olarak bilinen DaBT aşıları yüzde 98.8 iken bu oranlar geçen yıl yüzde 96’ya indi. Bölge bazında bakıldığında tüm aşılama hızlarının en yüksek olduğu bölge Batı Marmara oldu.
Yoğun bakım yatak sayısı 2023 yılına göre 44 tane arttı ve 49 bin 10’a ulaştı. Erişkin yoğun bakım yatak sayısı 32 bin 60, çocuk yoğun bakım yatak sayısı 2 bin 592 ve yenidoğan yoğun bakım yatak sayısı 13 bin 658 oldu. Sağlık Bakanlığı yoğun bakım yataklarının, tüm yoğun bakım yatakları içerisindeki payı ise yüzde 50,9 oldu.

Özel hastane sayıları üniversiteleri geçti
2024 yılında ülke genelinde bin 562 hastane aktif olarak hizmet verdi. Sağlık Bakanlığı hastane sayısı 941, üniversite hastane sayısı 69 ve özel hastane sayısı 552 oldu. Ülkedeki hastanelerin yarıya yakınının özel hastane olması da dikkat çeken bir başka veri oldu.

Türkiye'nin sağlık karnesi giderek kötüleşiyor

Kışkırtılmış bir sağlık sistemi var
TTB Aile Hekimliği Kolu Başkanı Dr. Emrah Kırımlı, verileri BirGün’e değerlendirdi. Özelikle birinci basamak yani koruyucu sağlık hizmetlerinde hekime başvuru oranının 4,9; ikinci ve üçüncü basamak (devlet ve tıp fakültesi hastaneleri) sağlık kurumlarında ise bu oranın 6.5 olduğunu anımsatan Kırımlı ‘‘1 milyarı aşan hekime müracaat dünyanın başka ülkesinde yok. 200 bine yakın hekimle bu yapılamaz. Birinci basamağa başvurular da yetersiz kalıyor” dedi. ‘‘Arz yönelimli kışkırtılmış bir sağlık sistemi var’’ diyen Kırımlı, ‘‘Biz arzı yani doktor muayenesini kışkırtıyoruz. Performans sistemi demek. Hastanedeki arkadaşlara ‘daha çok poliklinik yaparsanız daha çok para veririm’ diyen bir sistem var. Aynı şeyi bir yıldır biz aile hekimlerine de bu getirdi. Baktığınız hasta sayısı arttıkça, alacağınız ücret artıyor. Bu da daha çok muayene yapmak daha az hastaya vakit ayırmak ve daha çok hekimin yorulması demek aslında. Yorgun ve ağır çalışan hekimden de verim alamazsınız. O yüzden de insanlar doktor doktor gezerler. Nitekim de o oluyor’’ dedi. İnsanların tahlil ve tetkikler yaptığını ancak tedavi olmadığını anlatan Kırımlı ‘‘Aile hekim sayısı artmıyor. Bunu artırmadan başvuruyu da artırmanız mümkün değil’’ değerlendirmesinde bulundu. Sağlık emekçisi Kubilay Yalçınkaya da ‘‘Performans sistemine yönelik en ciddi eleştirilerden biri arzın kendi talebini yaratacağı ve sayılara dayalı bir sistemin gerçekliği yansıtmayacağı öngörüsüydü. Son 20 yıllık Türkiye deneyimi bunu doğruladı. Sağlık Bakanlığı, bireyin koruyucu sağlık dediğimiz temiz sudan, sağlıklı konut hakkına, asgari bir gelir hakkından, her çocuğun beslenme hakkına müdahil olmuyor, vatandaşın sağlık tesislerine temasını arttırarak sağlıklı bir toplum yaratmaya çalışıyor. 2026 yılı bütçe görüşmelerinde bakanlığın performans sisteminin yarattığı köpürmüş veriler yerine asgari ücretin, emekli maaşının, bir öğün okullarda ücretsiz beslenme hakkının konuşulması bir kez daha gerçekleşmeyecek gibi’’ dedi.

BT ve MR rekoru
Türkiye, OECD ülkeleri arasında kişi başına en fazla MR ve BT çeken ülkelerin başında geliyor. Görüntüleme hizmetlerinde cihaz sayılarına bakıldığında MR cihazı sayısı 1.031; BT cihazı sayısı ise 1.379’a çıktı. 2023 itibarıyla MR cihazlarının 430’u Bakanlık, 122’si üniversite ve 479’u özel kurumlarda bulunuyor. BT cihazlarının ise 687’si Bakanlık, 157’si üniversite ve 535’i özel kurumlarda hizmet veriyor. Bakanlık verilerine göre, 2023’te Bakanlık, üniversite ve özel kurumlarda toplam 18 milyon 916 bin 503 MR ile 26 milyon 764 bin 331 BT işlemi yapıldı.

Bir türlü çözülemeyen sağlık sorunları başvuruyu artırıyor
Türk Tabipleri Birliği Merkez Konsey Başkanı Prof. Dr. Alpay Azap, hekime başvurunun yüksekliğine dikkat çekerek ‘‘Sistem bir hastanın detaylıca değerlendirilebilmesi için doktora yeterince zaman tanımıyor. 5 dakikada bir sağlık bu kadar olur. Ama beş dakika içerisinde bir hastayı dinlemek, ayrıntılı bir şekilde şikayetini almak ve muayenesini yapmak bizi bir sürü gereksiz tetkikten kurtaran bir şeydir. Çoğu zaman tetkike bile gerek kalmadan tanı konup tedavi yapılabilir ama bunu yapmaya vakit yok. Doktorun yanından mutsuz çıkan hasta başka bir doktora başvurmanın eşiğinde oluyor’’ dedi. MR, BT gibi görüntülemelerde de artışların olduğunu anımsatan Azap ‘‘Bakanlık verilerine bakınca cihaz sayılarında da artış olduğunu görüyoruz. Türkiye BT ve MR çekiminde OECD birincisi. Bunun sebebi doktorun hastası detaylı değerlendirilecek bir vaktinin olmaması. Hekim hastasına zaman ayırabilse belki bu kadar test istemeyecek. Tüm bunlar gereksiz tetkiklere sebep oluyor’’ diye konuştu.
Prof. Azap, özetle şunları söyledi: ‘‘Genç nüfusun fazla olduğu bir ülkede kabul edilemeyecek sıklıkta bir doktor başvurusu var. Bu sayı 2022’de 10; 2023’te 11.4 idi. Bu kadar çok ve her sene artan hekim başvurusu eğer çok hasta bir topluma işaret etmiyorsa gereksiz başvurulara, bir türlü çözüme kavuşmayan sağlık sorunları nedeniyle tekrarlayan başvurulara işaret ediyor demektir. Bunu sağlık sisteminin kaldırabilmesi mümkün değil. Doktor ve hastane sayısını artırarak çözülebilecek bir sorun değil. Koruyucu hekimlik, kaliteli sağlık hizmeti ve basamaklı sistem öncelenmezse çözülemez. Yenidoğan Skandalı’ndan hâlâ ders alınmamış görünüyor. Devlet kendi vermesi gereken sağlık hizmetlerini yeterince yerine getirmiyor ve özel sektöre yönlendiriyor. 2024’te de yenidoğan yoğun bakım yataklarının yarıdan fazlası özel hastanelerde. Diyaliz makinelerinin %55.3’ü, MR cihazlarının %46’sı, BT cihazlarının %38.7’si özel hastanelerde. Aşılanma oranlarına ilişkin veriler de dikkat çekici. Aşılama oranlarında da bir geriye gidiş var. Kızamık Kızamıkçık, kabakulak aşılama hızı 2023’te % 95.2 iken 2024’te %94’e düşmüş. Sağlık sistemindeki yapısal sorunların devam ettiğini görüyoruz. Sağlıkta yaşanan sorunların çözümü aslında hiç zor değil. Bunun için ülkemizin yeterli birikimi, alt yapısı, insan gücü var. Eksik olan siyasi irade ve doğru yönetim. Başka bir sağlık sistemi mümkün!”

]]>
Sağlıktaki eksik yamayla kapanmaz https://yenidunya.org/emek-gundemi/32586/sagliktaki-eksik-yamayla-kapanmaz/ Tue, 06 May 2025 10:13:41 +0000 https://yenidunya.org/?p=32586 Sağlıkta personel eksikliği her geçen gün büyürken, bakanlığın hekim dışı 37 bin personel alımı açıklaması tepki çekti. Sağlıkçılar ‘‘Bakanlık sağlık sisteminin acil ihtiyaçlarını görmezden geliyor. Sağlıkta personel eksikliği büyürken bakanlık ancak yama yapıyor’’ diye konuştu.

Kamu sağlık personeli yetersizliği nedeniyle iş yükü altında ezilen sağlıkçılar atama beklerken, Sağlık Bakanlığı’nın 37 bin hekim dışı personel alacağı yönündeki açıklaması sağlıkçılar arasında şaşkınlığa yol açtı. Bu sayının çok yetersiz olduğuna dikkat çeken sağlık emekçileri, Sağlık Bakanlığı’na çağrı yaptı: ‘‘Bakanlık sağlık sisteminin acil ihtiyaçlarını görmeli ve buna yönelik gerçekçi adımlar atmalı.’’

İşleyiş kötüleşecek
Genel Sağlık İş Sendikası Başkanı Dr. Derya Uğur, BirGün’den Sibel Bahçetepe’ye yaptığı değerlendirmede, Sağlık Bakanlığı’nın sağlık sisteminin acil ihtiyaçlarını görmezden geldiğini söyledi.
Uğur, ‘‘Bakanlık, adeta aklımızla alay eden kararlarına bir yenisini daha eklemiştir. Sağlık sistemindeki personel eksikliği her geçen gün büyürken, bakanlık bu eksikliği kapatmak bir yana dursun büyüme hızını bile kesemeyecek oranda personel alımı kararı açıklamıştır. Hekim dışı sağlık personeli alım oranını 37 bin olarak açıklayan Sağlık Bakanı, sistemin ihtiyacının yanında deryada damla bile olmayan bu alımların da 2 taksitle yapılacağını duyurmuştur. Mayısta 15 bin 342, eylülde ise 22 bin personel alınacağını adeta müjde gibi duyuran Sağlık Bakanı, sağlık sistemimizin en acil ihtiyacını bir kez daha görmezden gelmiştir’’ dedi.

Personel eksikliğine dair kriz derinleşecek
Açıklanan personel alım oranının 1 senede sistemden çıkan (vefat, istifa, emeklilik, vs..) sağlık emekçilerinin oranına bile denk olmadığını vurgulayan Uğur, şöyle devam etti:
‘‘Ortada ufak bir iyileştirme olmadığı gibi, bu alım oranlarıyla birlikte sistemdeki personel eksikliğine dair krizin daha da derinleşeceği açıktır. Sadece hemşireler açısından bile sistemin 200 bin emekçi açığı olduğu göz önüne alındığında, hekim dışı personel alımında sayıyı 37 binde tutmak, hem ağır iş yüküyle ezilen sağlık emekçisine hem de bu yüzden hizmet beklerken mağdur olan yurttaşa ‘Ne haliniz varsa görün’ demektir. Personel eksikliğini artıracak olan bu kararın ardından, sağlık hizmeti veren kamu kurumlarında işleyişin daha da kötüleşeceği açıktır. Yine hemşireler üzerinden örnek verecek olursak; OECD ülkeleri arasında nüfusa oranla en az hemşire sayısına sahip olan ülkemizde 1 hemşiremiz diğer üye ülkelerdeki meslektaşlarına oranla 3 hemşirelik iş yapmaktadır. Şimdi bu yetersiz personel alımlarının ardından tüm sağlık emekçilerinin zaten ağır olan iş yükü daha da artacaktır. Yurttaşların alacağı sağlık hizmetleri de daha gecikmeli hale gelecektir. Sağlık Bakanlığı’nı ciddiyete, sağlık sisteminin gerçek ihtiyaçlarına yönelik gerçekçi adımlar atmaya çağırıyoruz.’’

Güvenceli istihdam hakkı istiyoruz
Sağlık Bakanlığı, bu alımların 15 bininin ise sözleşmeli olarak gerçekleştirileceğini söyledi. Dr. Uğur, bu açıklamaya ilişkin de şunları söyledi: ‘‘Personel alımlarının 15 bininin sözleşmeli olarak gerçekleştirileceği duyurulmuştur. Yani Anayasa’da vurgulanan güvenceli, kadrolu istihdam hakkı bir kez daha çiğnenmiş olacaktır. Her sene kaç mezun vereceği ve sağlık sisteminde bu mezunların ne kadarının istihdam edileceği gözetilmeden, dostlar alışverişte görsün mantığıyla birbiri ardında açılan fakülteler nedeniyle sağlık alanındaki işsiz ordusu her geçen yıl biraz daha büyümektedir. Bakanlığın bu yetersiz personel alımları nedeniyle işsiz ordusunun büyüme hızında korkunç bir artış yaşanması kaçınılmazdır.’’

18 şehir hastanesinin aylık masrafı ile 120 bin hemşire istihdam edilir
Sağlık emekçisi Kubilay Yalçınkaya da 37 binlik personel alımının sağlıktaki iş yükü, angarya, nöbet ve icap dayatması, mobbing, hastane kuyrukları gibi sorunları çözmeyeceğini söyledi.
Bütçe açıkları yetersizliği nedeniyle yeterli sayıda personel ilanı yapmayan bakanlığın sadece yılın ilk 3 ayında 18 şehir hastanesine 25 milyarlık ödeme gerçekleştirdiğine dikkat çeken Yalçınkaya, şöyle devam etti: ‘‘Ataması yapılmayan sağlıkçılar taban ücret belirlemesi olmaması nedeniyle özel sektörde açlık sınırı altında ücrete mahkûm bırakılıyor. Yeni mezun hemşirelerin yüzde 14,1’i asgari ücretle iş bulabildiğini. yüzde 32,3’ü asgari ücrete yakın ücretle iş bulabildiğini ifade ediyor. Bakanlık sadece 18 şehir hastanesine aylık yapılan harcama ile 120 bin sağlık emekçisi istihdam edilebilir maliyetini karşılayabilir.’’

]]>
Aile hekimlerinin 3 günlük iş bırakma eylemi başladı https://yenidunya.org/emek-gundemi/31211/aile-hekimlerinin-3-gunluk-is-birakma-eylemi-basladi/ Tue, 05 Nov 2024 12:14:07 +0000 https://yenidunya.org/?p=31211 Aile Hekimliği Yönetmeliği’nin geri çekilmesini ve çalışma şartlarının iyileştirilmesi gibi taleplerinin yerine getirilmesini talep eden aile hekimleri, 3 günlük iş bırakma eylemine başladı.
5-6-7 Kasım’da Türkiye’nin pek ilinde yapılan iş bırakma eylemine sağlık sektöründeki çok sayıda sendika, federasyon ve dernek katılıyor.
İş bırakan hekimler eylemlerde, “Emek bizim söz bizim”, “Bakan bırak işimizi yapalım”, “Sağlıkta performans ölüm demektir” sloganları attı.

Hekimlerden tepki
-Bize gelmeyen hastadan biz sorumluyuz, puanımız kesiliyor. Hastaneye giden hastadan biz sorumluyuz yine puanımız kesiliyor. Hasta memnuniyeti nedeniyle puanımız kesiliyor. Bütün bunlar çok zor işlemler sürekli performans baskısı altında eziliyoruz.
-Bu ülkenin 28 yıllık hekimi olarak 5 yıldır hizmet verdiğim Ayşe teyzemin, Ali amcamın tedavisine müdahale edilmesine karşı çıkıyorlar. Çünkü onlar bana güvendikleri için aile hekimi olarak ben, seçtiler. Bunu bu şekilde engelleyemezsiniz.
-Karşı olduğumuz pek çok noktası var ama bunun en başında meslek onurumuz ve ilkelerimiz var. Bu dayatmalar meslek onurunu zedelemektedir. Böyle yönetmelikler hazırlanırken bizim görüşümüz de alınsın istiyor.
-Sağlık sistemi ticarileştirilmek isteniyor. En temel basamaktan aile hekimlerinden başladılar çünkü bunu kırarlarsa diğer basamaklar da gelecek. Bu sağlıkta dönüşüm programı. Sağlık hizmetine ulaşım hekim eliyle kesilmiş oluyor.
-“Hastayı sanki müşteri gibi her şekilde memnun etmek zorundasınız” yönetmeliğini kabul etmiyoruz.
-“Ağzınla kuş tutamazsan sözleşmeni yenilemem ve iş akdine son veririm” diyen bu tehdit yönetmeliğini kabul etmiyoruz.

Yeni yönetmeliğe hayır
Aile hekimlerinin 3 günlük iş bırakma eylemi başladı. Türkiye’nin pek çok yerinde 5-6-7 Kasım günlerinde iş bırakacak olan aile hakemlerinin, Aile Hekimliği Yönetmeliği’nin geri çekilmesi, çalışma şartlarının iyileştirilmesi gibi talepleri bulunuyor.
Resmi Gazete’de yayınlanan “Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliği”ni protesto eden hekimler, AHEF, yönetmeliğin yürütmesinin durdurulması için dava da açmıştı.
Hekimler yeni düzenlemenin yapılan işin kalitesinden çok hasta sayısına odaklandığı konusunda şikayetçi. Sendikalar aile hekimlerinin maaşlarının emekliliğe de yansıyacak şekilde, tek kalemden oluşan bir ödeme şeklinde düzenlenmesi gerektiğini savunuyor.

Çalışma şartları iyileştirilsin
Sağlık işkolunda çalışma koşullarına karşı başlatılan 3 günlük iş bırakma eylemine, Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF), Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN), Aile Sağlığı Çalışanları Ebe ve Hemşire Dernekleri Federasyonu (ASEF), Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Birlik ve Dayanışma Sendikası, Genel Sağlık İş, Hekim Birliği Sendikası, Hekim-Sen, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası, Tabip-Sen, Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerler Derneği (TÜMRAD-DER) Tüm Tabipleri Birliği ve Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği destek veriyor.

]]>