protesto – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Mon, 09 Dec 2024 20:15:33 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.5 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png protesto – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 Birleşik Kamu-İş: “Hükümetin hazırladığı 2025 bütçesi bir pişkinlik belgesidir!” https://yenidunya.org/emek-gundemi/31550/birlesik-kamu-is-hukumetin-hazirladigi-2025-butcesi-bir-piskinlik-belgesidir/ Mon, 09 Dec 2024 20:15:32 +0000 https://yenidunya.org/?p=31550 Birleşik Kamu-İş, TBMM Genel Kurulu’nda görüşmelerine başlanan 2025 yılı bütçesini TBMM Çankaya Kapısı’nda yaptığı açıklamayla protesto etti.

Birleşik Kamu İş Konfederasyonu, TBMM Genel Kurulu’nda görüşmelerine başlanan 2025 yılı bütçesini protesto etti. Konfederasyon, “‘Vatandaşımızı enflasyona ezdirmedik, ezdirmeyeceğiz’ söylemleriyle hazırlanan bu bütçe, makul bir ekonomik rota değil bir pişkinlik belgesidir. Ülkemizin yeni yıl için hazırlanan bütçesi, olsa olsa emekçiye ve yoksul halka vurulan son darbedir. İçinde halkın, halkın sorunlarının, yaşamın gerçeklerinin, ekonominin gerçek halinin olmadığı bu bütçeyi, bu pişkinlik belgesini tanımıyoruz” açıklamasını yaptı.

“Yoksulun daha yoksul zenginin daha zengin olacağı bir bütçe”
Açıklamada şunlar dile getirildi:
Yıllardır sürdürülen yanlış ekonomi politikaları nedeniyle derin bir ekonomik kriz yaşayan ülkemizde 2024 yılı, halkın büyük çoğunluğu için kâbus gibi geçmiştir. Hükümetin 2025 yılı için hazırladığı bütçe yaraya merhem olmak yerine ne yazık ki önümüzdeki yılda da yoksulun daha yoksul zenginin daha zengin olacağı bir bütçe olmuştur. Çalışan nüfusun yüzde 40’ının asgari ücret aldığı, Yüzde 70’inin aldığı ücretin de asgari ücretin biraz üstü olduğu işsizliğin kol gezdiği, en temel ihtiyaçların bile lüks olduğu, kamuda çalışanların ay sonunu getiremediği ülkemizde, 2025 yıl için hazırlanan bütçede halkın durumu tamamen görmezden gelinmiştir.

“Özelleştirme adı altında devlet kaynakları sermayeye peşkeş çekildi”
2025 yılı bütçesine genel hatlarıyla bakacak olursak:
-2025 bütçesinde vergi gelirlerindeki yıllık artış yüzde 46’dan fazladır.
-Asgari ücret başta olmak üzere tüm ücretlerin %17,5’lik enflasyon hedefine göre yapılacağı yeni bütçede, hükümet kendi söylediğine bile inanmadığını rakamlarla ortaya koymaktadır.
-2023 yılında 674 milyar TL olan faiz harcamaları gelecek yıl 2 trilyon TL’yi bulacaktır. Faiz ödemeleri için daha fazla vergi toplanacaktır.
-Maliyetler yükselecektir.
-Yatırım harcaması bulunmayan bütçede, enflasyonla mücadele adına elle tutulur hiçbir madde yoktur.
-Bütçeye göre “cebimizden 5 kuruş çıkmayacak” söylemiyle yandaşlara yaptırılan yap-işlet devret projeleri için yine halkın serveti yandaşlara akıtılacaktır.
-2025’te otoyol, köprü geçişleri ve şehir hastaneleri için bütçeden 202,3 milyar TL harcanacaktır. Bu rakam 2025 yılı tahmini dolar kuruyla ortalama 5 milyar dolardır!
-Hayat pahalılığından şikâyet eden yurttaşa “Dolarla mı maaş alıyorsunuz?” diye çıkışan zihniyet, yandaşlarına bu sene de dolarla servet akıtacaktır.
-Babasından kalan mirasları satıp savuran hayırsız bir evlat gibi, yıllardır özelleştirme adı altında devlet kaynaklarını sermayeye peşkeş çeken hükümet, 2025’te bu satışlar için de vites arttırmaktadır.
-Özelleştirmeler sonrasında özel sektörün elektrikteki payı yüzde 80’e yükselmişken, şimdi de Türkiye Elektrik İşletmeleri AŞ’ın planlanan satışıyla son darbe indirilecektir. Bu üretmeden satan zihniyet nedeniyle yurttaş daha da fahiş faturalar ödemek durumunda kalacaktır.
2025 bütçesi çerçevesinde satılmayı bekleyen limanlar ise şunlardır:
-Fenerbahçe-Kalamış Yat Limanı,
-Çanakkale Gökçeada Kuzu Limanı,
-Tekirdağ Çeşmeli Liman Sahası.
Yani AKP bu yıl da halkın mirasını satıp günü kurtaracak, o mirasın sahibi olan halka da ancak öldürmeyecek kadar bir gelir dağıtacaktır.

Dolar milyarderleri artıyor
Sermayenin teşvik ve vergi aflarıyla, piyasa denetimsizliğiyle daha da büyüyeceği 2025’te çalışan nüfus için hiçbir iyileştirme öngörülmediği için yoksul ile zengin arasındaki uçurum daha da derinleşecektir.
Küresel Servet Raporu’na göre Türkiye’de 2008-2023 yılları arasında kişisel servet %1708 artmıştır. Bu rapora göre ülkemiz, gelir eşitsizliğinde dünya birincisidir. Aynı rapora göre gelecek 5 yılda dolar milyoneri sayısının %43 artması beklenmektedir. Sadece 2023 yılında servet büyümesi %158’dir.
Yani hükümetin “17 çeyrek boyunca ekonomimiz aralıksız olarak büyümüştür” söylemi sadece kendi ve yandaşları için geçerlidir. Bir ülke halkının geliri, refahı büyümeden büyüyemez! Yeni bütçe de bu kaçınılmaz gerçek bile yine görmezden gelinmiştir.

Birleşik Kamu-İş olarak altını çiziyoruz:
Bütçede;
-Enflasyonla mücadele,
-Döviz kurlarındaki fırtınalar için önlemler,
-Anayasal bir hak olan barınmanın dahi lüks olmasına karşı bir program,
-İyileştirici sosyal yardımlar,
-Özel sektöre yeni bir denetim sistemi,
-Kamuda terazisi bozulan işçi-memur gelir dengesine dair bir düzenleme yoktur.

“Emek düşmanı ve ekonomi cahili hükümet”
“Vatandaşımızı enflasyona ezdirmedik, ezdirmeyeceğiz” söylemleriyle hazırlanan bu bütçe, makul bir ekonomik rota değil bir pişkinlik belgesidir.
-Emeğiyle çalışanın geçinemediği,
-Çalışamayanın iş bulamadığı,
-Ne istihdamda ne eğitimde olan genç sayısında dünyada ikinci olan,
-18-25 yaş aralığındaki her iki gençten birinin yurtdışında yaşamanın hayalini kurduğu,
-İnsanımızın başını sokacak bir çatı ve önüne koyacak bir kap yemek için Avrupa’nın en uzun mesai saatleriyle çalıştığı ülkemizin yeni yıl için hazırlanan bütçesi, olsa olsa emekçiye ve yoksul halka vurulan son darbedir.
2025 yılı için hazırlanan bu bütçede emek düşmanı ve ekonomi cahili hükümet kadar bir yalan makinesi gibi çalışan TÜİK’in, Toplu Görüşmeler sırasında emekçinin alın terini peşkeş çeken sarı sendikaların, bu ülkenin insanını sadece ucuz işgücü olarak gören gözünü kar hırsı bürümüş sermayenin de payı büyüktür.
Biz ise tarihsel sorumluluğumuzu sırtlanarak tam karşılarında duracağız!
Bizim için son damla niteliği taşıyan, bu emekçi düşmanı bütçeye karşı mücadele edeceğiz!
İçinde halkın, halkın sorunlarının, yaşamın gerçeklerinin, ekonominin gerçek halinin olmadığı bu bütçeyi, bu pişkinlik belgesini tanımıyoruz!
Haklarımızı istiyoruz, Ve söke söke alacağız!

]]>
1920 TKP, İstanbul TÜİK önünde basın açıklaması yaptı https://yenidunya.org/yurt/31227/1920-tkp-istanbul-tuik-onunde-basin-aciklamasi-yapti/ Wed, 06 Nov 2024 13:27:00 +0000 https://yenidunya.org/?p=31227 Toplumcu Kurtuluş Partisi / 1920 TKP İstanbul İl Örgütü, TÜİK İstanbul Bölge Müdürlüğünün Beşiktaş binası önünde, “Geçinemiyoruz, İnsanca Yaşamak İstiyoruz” başlıklı bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
1920 TKP tarafından yapılan açıklamada, TÜİK’in ilan ettiği enflasyon oranlarının gerçeği yansıtmadığı; TÜİK yetkililerinin siyasi iktidarın doğrultusunda sahte enflasyon oranları açıklayarak, milyonlarca emekçi ve emeklinin ekmeğiyle oynandığı vurgulanarak protesto edildi. Bu çirkin ve onursuzca oyuna alet olan yetkililerin bir gün halka hesap vereceği belirtildi.
Emekçilerin ve emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunların dile getirildiği açıklamada, 1920 TKP’nin, Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik yangından çıkış için hazırladığı acil eylem programı açıklandı.

Basın açıklamasının tam metni:

“Yoksulluğa İşsizliğe Pahalılığa Son”
Sevgili Yurttaşlar, Değerli Halkımız;
Resmi internet sitesinde “Türkiye’nin Bilgi Kaynağı” olarak takdim edilen, şu anda önünde bulunduğumuz Türkiye İstatistik Kurumu adı verilen, fakat uygulamada siyasi iktidarın yalan makinesine dönüşen TÜİK tarafından, 4 Kasım Pazartesi günü Ekim ayına ait Tüketici Fiyat Endeksi aylık yüzde 2,88; yıllık yüzde 48,58 olarak açıklandı.
Oysa aynı gün bağımsız Enflasyon Araştırma Grubu ENAG tarafından yapılan açıklamada ise TÜFE oranı aylık 5,57; yıllık yüzde 89,77 olarak ilan edilmiştir.
Görüldüğü gibi, TÜİK yetkilileri siyasi iktidarın talimatları doğrultusunda sahte enflasyon oranları açıklayarak, milyonlarca emekçi ve emeklinin ekmeğiyle oynamaya pervasızca devam etmektedir.
Toplumcu Kurtuluş Partisi olarak bu durumu şiddetle protesto ediyoruz. Bu çirkin ve onursuzca oyuna alet olan yetkililerin bir gün halka hesap vereceklerini hatırlatmak istiyoruz.

Değerli halkımız,
Kışın kapıya dayandığı, elektrik, doğalgaz faturalarının kendini hissettirmeye başladığı şu günlerde meclise 2025 yılı bütçe taslağı sunuldu. Sunulan taslağa göre iktidar bize açık açık, “Kemerlerinizi daha fazla sıkın” diyor. Öyle görünüyor ki halk açlık ve sefaletle boğuşurken bir eli yağda bir eli balda bütçe hesabı yapanlar, büyük holdingleri ve tefecileri kurtarma derdine düşmüş.
Memleketin dört bir yanında işsizlik ve pahalılık afet boyutuna ulaştı. Çarşıda, pazarda ve markette zamlar yağmur gibi yağıyor. Bir alışverişten diğerine neredeyse tüm ürünlere zam geliyor. Maaşlar ev kirasına yetmiyor. Yüzbinlerce kiracı ile ev sahibi davalık. Elektrik ve doğal gaz faturaları cüzdanları zorluyor.
Yiyecek, giyecek, temel ihtiyaç malzemeleri ateş pahası ama üreten ve satan çiftçi, esnaf ve zaanatkâr, küçük ve orta ölçekli işletmeler hepsi zorda. Çiftçi üretimi terk ediyor, kendi kendini besleyen bir ülke olmaktan uzaklaştık, ithalatta rekor kırar olduk. Süt vermesi için beslenen hayvanlar zorunluluktan kesime gönderiliyor. Bir tarafta süt bulamayan çocuklar diğer tarafta sütünü satamayan besiciler var. Besiciler, çiftçiler, küçük ve orta boy işletmeler iflasa sürükleniyor.
Kira, fatura, mutfak masrafı derken kuşa dönen maaşlar, artık tamamen paralı olan eğitim, sağlık, ilaç ve bakım hizmetlerine yetmiyor. Hasta ve bakıma muhtaçlara “paran yoksa öl”, gençlere “paran yoksa okuma” diyorlar. Yapılan araştırmalar her iki üniversiteliden birinin yeterli beslenemediğini söylüyor. Kıt kanaat parayı denkleştirerek özel hastanelere giden hastalar da tek amacı kâr olan özel sağlık kurumlarının insafına bırakılıyor.
Sözüm ona 2024 emekliler yılıydı. Bütün çalışma hayatlarını ülkelerine hizmetle geçirmiş emekliler adeta ekonomik soykırıma uğradı. “Kimsesizlerin kimsesi” olması gereken Cumhuriyetin 101. yılında emeklilerimiz, varlık yokluk savaşı veriyor.
Enflasyona neden olur diye asgari ücrete temmuz ayında zam yapmayanlar şimdi de emperyalist çevrelere 2025 yılı için yüzde 25 zam sözü veriyor. 2024’ün ikinci yarısından beri asgari ücretliler açlık sınırının altında maaşla yaşamaya çalışıyor.
Halk kaybederken; büyük holdingler, zincir marketler, bankalar, her biri birer holdinge dönüşmüş tarikatlar kazanıyor. Halk yoksulluktan kırılırken umurunda olmayan iktidar ise anayasa değiştirme peşinde.

Biz durdurmazsak durmayacaklar!
Artık yeter. Biz, kapı kapı borç dilenen, ülke kaynaklarını emperyalistlere peşkeş çeken bir yönetimi istemiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti kendi kendini besleyebilen bir ülkeydi, yine olur. Sanayi atılımını yine gerçekleştirir.
Biz, Toplumcu Kurtuluş Partisi olarak; temelleri cumhuriyetle atılan ulusal ekonomi anlayışı ile bu cendereden çıkabileceğimize inanıyoruz.

Partimizin, ülkemizi iflasa ve yıkıma sürükleyen ekonomik yangından kurtaracak acil eylem programını, Türkiye halkının bilgisine ve dikkatine sunuyoruz:
I.Faiz soygunu durdurulsun, döviz vurgunu engellensin. Uluslararası tefecilerin sistemli soygunu demek olan yüksek faiz düşük kur politikasına son verilsin. Faizler düşürüldüğünde emperyalist devletlerin ve işbirlikçi kodamanların ekonomik tetikçiliğine imkân sağlayan serbest döviz ticareti ve transferi yasaklansın. Kambiyo sistemi devlet denetimine alınsın.
II.Asgarî ücrete, genel ücretlere, memur ve emekli maaşlarına hak kayıplarını giderecek ve insanca yaşamaya yetecek köklü zam yapılsın. Halkın gelirinin artması faize, ranta, dövize değil temel ihtiyaçların giderilmesi için kullanılacak paranın dolaşıma girmesi demektir. Esnaf kazansın, ekonomi canlansın, Türkiye kalkınsın.
III.
Gıda, su, enerji dahil temel ihtiyaç fiyatlarına ve kiralara narh koyulsun / tavan getirilsin. Enflasyon halkı fakirleştirerek değil, üretim artırılarak önlensin.
IV.Dolar milyarderlerine ve milyonerlerine servet vergisi uygulansın. Dolar garantili Yap-İşlet-Devret işletmelerindeki ödemeler Türk Lirasına çevrilsin.
V.Küçük esnafın borçları silinsin. Küçük işletmelere vergi, sigorta ve faizsiz kredi desteği sağlansın.
VI.Kalkınmanın dinamosu kamu sektörüdür. İşsizliğe son vermek için kapsamlı bir kamu yatırım/üretim seferberliği başlatılsın. Herkese iş sağlansın. Tarım ve sanayi üretimi teşvik edilsin. Halkın refahına ve yerli üretime dayalı bağımsız ekonomi inşa edilsin.
VII.
Küçük ve orta çiftçi borçları silinsin. Çiftçiye traktör, mazot, elektrik, tohum, ilaç desteği sağlansın ve kooperatifler teşvik edilsin.
VIII.Kalkınma hamlesini yönetmek ve düzenlemek amacıyla devlet planlama örgütü yeniden kurulsun.

İşçiler, emekçiler, emekli yurttaşlar, sevgili halkımız;
Emperyalizme karşı tam bağımsız Türkiye için; istibdada ve gericiliğe karşı laik demokratik cumhuriyet için; herkese iş, sosyal güvenlik ve emeklilik hakkı için; tüm çalışanlara ve emeklilere insanca yaşam için; çocuklarımıza ve torunlarımıza sosyal güvenceli ve güvenli bir gelecek için birlik, mücadele ve dayanışmamızı güçlendirelim.
Toplumcu Kurtuluş Partisi olarak, bütün vatandaşlarımızı Vatan Cumhuriyet Emek mücadelesinde birleşmeye, Toplumcu Kurtuluş Partisi’ne üye olmaya ve gücümüze güç katmaya çağırıyoruz.
Biz durdurmazsak durmayacaklar, haydi!

Toplumcu Kurtuluş Partisi / 1920 TKP
İstanbul İl Örgütü

]]>
SGK Emekçileri eylem yaptı: “Servis hakkımızı alıncaya dek buradayız” https://yenidunya.org/emek-gundemi/30439/sgk-emekcileri-eylem-yapti-servis-hakkimizi-alincaya-dek-buradayiz/ Fri, 12 Jul 2024 18:01:25 +0000 https://yenidunya.org/?p=30439 Büro Emekçileri Sendikası (BES) Ankara Şubeleri üyeleri, servis haklarının ellerinden alınmasına ilişkin SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü önünde protesto eylemi yaptı.  
BES Ankara Şubeleri üyeleri, servis hizmetlerinin kaldırılması sebebiyle protesto eylemi düzenledi. SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü önünde buluşan emekçiler “Servis hakkımızı alıncaya dek buradayız. Toplu sözleşme imzalayanlar nerede?” pankartı taşıdı. Müdürlük önünde yolu ulaşıma kapatan emekçiler SGK Başkanlığı’nı alkışlarla protesto etti.
Sokakta alkışlarla ve ıslıklarla protesto eylemi gerçekleştiren emekçiler 18 Temmuz’da SGK Başkanlığı önünde yapılacak  eyleme katılım çağrısında bulundu.

Kaynak: ANKA

]]>
İsrail’de protestolar durmuyor: ‘Savaşın kazananı yoktur’ https://yenidunya.org/dunya/28434/israilde-protestolar-durmuyor-savasin-kazanani-yoktur/ Sun, 10 Dec 2023 12:15:00 +0000 https://yenidunya.org/?p=28434 İsrailli esir yakınları: “Herkes dönene kadar durmayacağız”

İsrail’de Başbakan Binyamin Netanyahu öncülüğündeki hükûmeti protesto gösterileri bir çok bölgede devam ediyor.
Tel Aviv’in merkezindeki Habima Meydanı’nda, Batı Kudüs’ün Paris Meydanı’nda, kuzeydeki Kayserya kentinde toplanan hükûmet karşıtı yüzlerce gösterici, Netanyahu karşıtı pankartlar taşıyarak, yolsuzlukla suçladıkları hükûmete istifa çağrısı yaptı.
“Utan, utan!” ve “Katil Netanyahu” sloganları atan göstericiler, “Çık git defol eli kanlı adam, gaddar adam”, “Bibi: (Binyamin Netanyahu) İsrail’i yıkan adam” yazılı dövizler taşıdı.
“Yahudilerin, Filistinlilerin ve Gazze’deki insanların yaşamını desteklemek için” gösteriye katıldığını İsrailli genç bir kadın, “Askeri seçeneğin çözüm olmadığını düşünüyorum. İntikam ve şiddetin çözüm olduğunu düşünenlerin kalbindeki acıyı anlıyorum. Ancak açıkçası bu bize daha fazla acı getirecek.” şeklinde konuştu.
Bir gösterici de, “Yaşanan yıkım ve insanların yaşadığı yasın üstesinden gelmek için bu savaşın son bulması ve rehineleri geri getirmemiz gerekiyor.” diye konuşarak, Gazze’deki esirlerin geri getirilmesi için “Gazze ve Filistinli yetkililerle anlaşmaya varılması” çağrısı yaptı.

İsrail’de protestolar durmuyor: ‘Savaşın kazananı yoktur’

“Herkes dönene kadar durmayacağız”
İsrailli esirlerin yakınları, İsrail’in başkenti Tel Aviv’de bulunan Kirya Askeri Üssü’nün önünde protesto düzenledi.
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları 7 Ekim’den bu yana devam ederken, Gazze Şeridi’nde tutulan İsrailli esirlerin yakınları seslerini duyurabilmek için protestolarını sürdürüyor. Esirler ve Kayıp Kişilerin Aileleri Forumu tarafından organize edilen protesto için esir yakınları, İsrail’in başkenti Tel Aviv’de bulunan Kirya Askeri Üssü’nün önünde toplandı.
Esirlerin serbest bırakılması çağrısında bulunan göstericiler, ellerinde esirlerin fotoğraflarını taşıdı. Göstericiler ayrıca, “Herkes dönene kadar durmayacağız” yazılı pankart açtı. Protesto sırasında Gazze Şeridi’ndeki insani ara kapsamında serbest bırakılan İsrailli bazı esirler de konuşma yaptı.

İsrail’de protestolar durmuyor: ‘Savaşın kazananı yoktur’

İnsani ara 1 Aralık’ta sona ermişti
Filistin ile İsrail arasında 24 Kasım’da başlayan 4 günlük insani ara 2 kez uzatılmasının ardından 1 Aralık’ta sona ermişti. İnsani ara kapsamında Filistin 80 İsrailli esiri, İsrail ise 240 Filistinli mahkumu serbest bırakmıştı. İsrail ordusuna göre Gazze Şeridi’nde hala 137 İsrailli esir bulunuyor.

]]>
Avukatlar Yargıtay’a yürüdü https://yenidunya.org/yurt/27669/avukatlar-yargitaya-yurudu/ Fri, 10 Nov 2023 09:27:09 +0000 http://eskiruya.org/?p=27669 Yargı krizi derinleşiyor

Türkiye’nin 81 ilinden Ankara’ya gelen avukatlar, eski adı Silivri olan Marmara Cezaevinde tutuklu bulunan Hatay Milletvekili Can Atalay hakkında hak ihlali kararı veren AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunan Yargıtay 3. Ceza Dairesini protesto etti.
Ankara Barosu üyeleri eylem öncesinde, 10 Kasım münasebetiyle Ankara Adliyesi önündeki Atatürk heykeline çelenk bırakıltı ve saygı duruşunda bulundu.
Avukatlar buradan Yargıtay’a yürümeyecekti. Ancak Emniyet, kalabalık avukat grubunun yürüyüşüne izin verilemeyeceğini bildirdi.
Ankara Baro Başkanı Mustafa Köroğlu ile emniyet yetkilileri arasında yapılan görüşmeler sonucunda; tüm avukatların Adliye’den Kumrular Caddesi’ne kadar gidip burada bir açıklama yapması, ardından sadece Baro Başkanı ve Yönetim Kurulu üyelerinin Konya Yolu güzergâhından Yargıtay’a yürümesi konusunda anlaşma sağlandı.

Sırtlarında cübbeleri, ellerinde Anayasa
Ankara Sıhhiye Adliyesi, Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 85. yılını anan avukatlar daha sonra yargı krizini yaratan Yargıtay’ın önüne ellerinde anayasa sırtlarında cübbe ile yürüyüşe başladı.
Ankara Barosu Başkanı Mustafa Köroğlu,  Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Yargıtay’a destek verdiği açıklamalarının ardından, “Mahkemelerin kararları hakkında değerlendirme yapabilirsiniz. Yanlış karar verdiğini söyleyebilirsiniz. Ama anayasada yazan bir hüküm var. Hepimizi bağlıyor. Yargı kararlarına uymak zorundasınız. Oysa bir üst mahkeme olan Yargıtay Anayasa mahkemesinin kararına uymadıklarını söyleyip suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi. Böylesi bir hukuk garabeti Türkiye tarihinde görülmedi. Buna karşı biz yaptık oldu diyeceklerini zannediyorlarsa savunma buna izin vermeyecek” dedi.

‘Anayasa açıkça yok sayıldı’
Avukatlar birlikte Türkiye Barolar Birliği (TBB) önüne geldi. Türkiye Barolar Birliği önünde yapılan açıklamalada, “Unuttukları anayasayı önlerine bırakarak hatırlatacağız. Arkamızda bulunan binada yazan anayasa hükmüne herkesin uymak zorunda olduğunu haykırmaya devam edeceğiz” denildi.
TBB Başkanı Erinç Sağkan içinde bulunulan sürecin kurumlar arası çekişme olarak adlandırılamayacağını söyleyerek, “İçinde bulunduğumuz süreç basit bir hakim içtihat farklılığı gibi yorumlanacak konu değildir. İçerisinde bulunduğumuz süreç kurumlar arasındaki çekişme olarak adlandırılamaz. İçinde bulunduğumuz süreç Anayasanın 2. maddesinin açıkça yok sayıldığı artık bir hukuk devleti olup olmadığının tartışıldığı ve buna karar verileceği bir süreçtir. Tarihi bir sorumluluğumuz var. Aldığımız mirası yerine getirebilmek adına Türkiye’de savunmayı temsil eden avukatlar olarak sesimizi yükseltiyoruz. Anayasayı ve anayasal düzeni savunmak için Ahlatlıbel’de olacağız” dedi.

]]>