polonez direnişi – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Mon, 06 Jan 2025 15:09:44 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.5 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png polonez direnişi – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 Polonez işçilerinin direnişi kazandı https://yenidunya.org/emek-gundemi/31852/polonez-iscilerinin-direnisi-kazandi/ Mon, 06 Jan 2025 12:02:54 +0000 https://yenidunya.org/?p=31852 Tekgıda-İş Sendikası’na üye oldukları için işten atılan Polonez işçilerinin 172 gündür sürdürdüğü direnişleri kazanımla sonuçlandı.

Sendikaya üye oldukları için işten atılan 146 Polonez işçisi, 172 gündür süren mücadelelerini kazanımla sonuçlandırdı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Tekgıda-İş Sendikası ve Polonez işçilerinin bugün gerçekleştirdikleri toplantıda uzlaşma sağlandı.
İşten atıldıkları için direnişin 146. gününde Çatalca’dan Ankara’ya “anayasal hak” yürüyüşüleri polis kordonuyla engellenen, Çatalca Adliyesi önünde başlattıkları nöbette elleri arkadan kelepçelenerek gözaltına alınan Polonez işçileri Türkiye işçi sınıfının mücadele tarihine yeni bir sayfa ekledi.

Mücadele kazanım getirdi
Polonez işçileri şu hakları elde etti;
-kıdem tazminatları ödenecek.
-İhbar sürelerini alacaklar.
-Boşta geçen 6 aylık sürenin ödemesi yapılacak.
-Kıdemine göre sendikal tazminatı alacaklar.
-Fabrikadaki sendikal örgütlülük korunacak.
Polonez işçilerinin Çatalca Adliyesi önünde yaptıkları açıklama, “Hak verilmez alınır, zafer sokakta kazanılır!” sloganlarıyla sona erdi. 

Polonez işçilerinin direnişi kazandı

Sendikal örgütlenme korunacak
Çatalca Adliyesi önünde bulunan Polonez işçileri adına da sendikadan şu açıklama yapıldı:
“Biz 46’ıncı koddan, hırsızlıktan işten çıkarıldık. Ama hep birlikte biz hırsız olmadığımızı tüm Türkiye’ye anlattığımız gibi, sağır kulaklara da çok şükür ki duyurduk. 46’ıncı kodu 04’e çevirdik hep birlikte. Bizi tazminatımızı, ihbarı vermeyip bunu ancak sendikal haklardan vazgeçersiniz veririz bunları’ diyenlere karşı referandum yaptık ve devam dedik. Geldiğimiz noktada, bir: herkes kıdem tazminatlarını alacak, iki: ihbar sürelerinin hepsini alacaklar, üç: boşta geçen altı aylık süreyi alacaklar, kıdemine göre sendikal tazminatlarını alacaklar. Ve beşincisi: Bizim içerideki sendikal örgütlülüğümüz korunacak, arkadaşlarımıza dokunulmayacak.
Bugün itibariyle adliyenin önündeki çadırı kaldıracağız ve yarın da davullu zurnalı kutlamamızı saat 1’de (13.00) fabrikanın önündeki çadırı kaldırarak yapacağız.”

Bakandan açıklama
Anlaşmaya ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Bugün, Bakanlığımızda sendika temsilcileri, işçiler ve işverenler ile gerçekleştirdiğimiz görüşmeler sonucunda, sürecin çözüme ulaştığının ve taraflar arasında uzlaşma sağlandığının müjdesini paylaşmak istiyoruz. Gerçekleştirilen anlaşma, özellikle işçilerimizin haklarını teminat altına alan bir çerçevede oluşturulmuştur. İşçilerimizin kıdem tazminatları, ihbar tazminatları ve boşta geçen sürelerle ilgili tüm hakları işveren tarafından karşılanacaktır” ifadelerini kullandı.

]]>
Polonez işvereni ile yapılan görüşmede anlaşma sağlanamadı https://yenidunya.org/emek-gundemi/31781/polonez-isveren-ile-yapilan-gorusmede-anlasma-saglanamadi/ Mon, 30 Dec 2024 17:33:57 +0000 https://yenidunya.org/?p=31781 Sendikaya üye olduktan sonra işten çıkarılan Polonez işçileri için, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda sendika ile işveren temsilcisi arasında bugün görüşme yapıldı. Yapılan görüşmede anlaşma sağlanamadı.
Anayasal haklarını kullanıp Tek Gıda-İş Sendikası’na üye olduktan sonra işten çıkarılan Polonez işçileri, yaklaşık 6 aydır hak mücadelesi veriyor.
Çatalca Adliyesi önünde nöbetlerini sürdüren işçiler, bugün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda işveren ve sendika temsilcileri arasında yapılan görüşmenin sonucunu bekliyordu.
Saat 14:30 itibariyle müzakere toplantısı başladı. Toplantıya Polonez işçilerinin üyesi olduğu Tek Gıda-İş Sendikası yetkilileri, Polonez işvereni ve Bakanlık yetkilileri katıldı. İşçilerin temel talebi işten çıkarılan 146 işçinin işe geri dönmesi, ücretlerin iyileştirilmesi ve sendikal faaliyetlerin önündeki engellerin kaldırılmasıydı. Yapılan görüşmede sonuca varılamadı. Görüşmeler pazartesi devam edecek.

Kaynak: BirGün

]]>
Narin cinayetinden Dilan Polat’a 2024 yılı https://yenidunya.org/yazarlar/tarik-yuce/31761/narin-cinayetinden-dilan-polata-2024-yili/ Sun, 29 Dec 2024 10:39:11 +0000 https://yenidunya.org/?p=31761 2024 yılı emeği ile geçinenlere, emeklilere ve yoksullara yoğun ekonomik saldırıların yapıldığı; görgüsüzlüğün, çürümüşlüğün, yozlaşmışlığın gözler önüne serildiği; toplumun kendini ve geleceğini yemeye başladığı bir yıl olarak geçti.

2024 yılında neler gördük?
Sosyolojik, ideolojik ve siyasi olarak Cumhuriyet değerlerinden uzaklaşmış bir köyde; köy ağasının önderliğinde neredeyse bütün köy halkının el birliği ile Narin kızımızın cinayetini örtbas etmek için seferber olduğunu gördük.
Bir ruh hastasının, iki kız kardeşimizi vahşice katletmesini gördük.
Sağlıkta özelleştirmenin ölüm demek olduğunun en yalın örneğini, “Yeni doğan” çetesiyle gördük. Yeni doğan bebeklere, hastalara, bakıma muhtaçlara meta gözüyle bakan bu çetenin bebeklerimizi bile bile ölüme gönderdiğini gördük.
Sakarya’daki, Kocaeli’deki, Balıkesir’deki fabrikalarda yaşanan patlamalarda yanarak, düşerek, boğularak hayatını kaybeden işçi kardeşlerimizi ve toplu iş cinayetlerini gördük.
Kendilerine sporcu, sanatçı, iş insanı, internet fenomeni diyen bazı soytarıların; meşru olmayan kazançları özendirdiğini, kumar oynattığını, yasadışı bahis reklamları yaptığını, bu yollarla kazandıkları paraları gözümüze sokarcasına sağa sola saçtıklarını gördük. Hatta bazılarının, fazla para kazanma hırsını fırsat bilenler tarafından dolandırıldıklarını da gördük.
Salçanın kaşıkla, sıvı yağın bardakla, peynirin dilimle, zeytinin taneyle, sebzenin, meyvenin gramla satışının yapıldığı bu yılda TÜİK verilerinin gerçekten ne kadar uzak olduğunu gördük. Belki de yıla damgasını vuran TÜİK verileri oldu.
Ama yine de TÜİK verilerinin ortaya çıkardığı bir gerçeği; ekonomi yönetiminin “biz enflasyonu düşüreceğiz” diyerek göreve başlamasından, “halkımızdan fedakârlık istiyoruz, kemerleri sıkın, bize güvenin” demesinden bu güne enflasyonun TÜİK verilerine göre düşmek bir yana dursun %38’den, %48’e çıkışını, görevi ekonomiyi düzeltmek olan ekonomi yöneticilerinin “enflasyon ve hayat pahalılığı ülkemizin gerçeği” dediğini de gördük.
AKP iktidarının, bu koşullarda bile patronlarla el ele vererek asgari ücreti 22.104 TL olarak belirlediğini, belirlenen ücretin insanca yaşama imkânından uzak olduğunu dile getirenlere, protesto edenlere de “çatlasanız da patlasanız da programımızdan şaşmayacağız” dediğini de gördük.

Hak arayan işçilere saldırıları da gördük
AKP iktidarının bir taraftan sendikal örgütlenmenin önünde engel yok dediğini diğer taraftan yasal, meşru ve haklı işçi grevlerini ve eylemlerini yasakladığını gördük.
Can güvenliği isteyen Fernas maden işçilerinin işten atıldığını, sorunu çözmek için milletvekili olan patronla ve ilgili bakanlarla görüşmek isteyen işçilerin bakanlık yolunda saldırılara uğradığını, gözaltına alındığını gördük.
Sendikal hakları için mücadele eden Polonez işçilerinin patron ve yetkililer tarafından nasıl oyalandığını ama yine de mücadeleye devam ettiklerini gördük.
Toplu iş sözleşmesi görüşmelerindeki anlaşmazlık sonucu greve çıkmak isteyen, greve çıkan metal işçilerinin, grevlerinin ‘erteleme’ bahanesiyle nasıl yasaklandığını, “bu yasağı tanımıyoruz” diyen işçilerin greve, direnişe devam ettiğini, kazandığını da gördük.

Biz durdurmazsak durmayacaklar
2025 yılı için umutluyuz. Bebek, çocuk, kadın, iş cinayetlerini, çürümüşlüğü yozlaşmayı ve bunlara sebep olanları durdurmak için, emekçilerin, emeklilerin insanca yaşayacağı bir düzeni kurmak için mücadeleyi büyüttüğümüz bir yıl olacak.
Çok iyi biliyoruz ki katiller görgüsüzler ve bunlara sebep olanlar biz durdurmazsak durmayacaklar, onları durduracağız.

]]>
Polonez işçisi: Ne olursa olsun mücadele sürecek. Soğuk, açlık, polis ablukası https://yenidunya.org/emek-gundemi/31542/polonez-iscisi-ne-olursa-olsun-mucadele-surecek-soguk-aclik-polis-ablukasi/ Mon, 09 Dec 2024 08:51:41 +0000 https://yenidunya.org/?p=31542 Başkente yürümek isteyen Polonez işçileri 3 gündür polis ablukası altında direnişlerine devam ediyor. Geceyi soğuk havada, sokakta geçiren işçiler ‘‘Bize ‘Haklısın’ diyenler ortada yok, hakkımızı biz alacağız’’ diyor.
İstanbul Çatalca’da bulunan Polonez işlenmiş gıda fabrikasından sendikalı oldukları için atılan 146 işçi direnişlerinin 143’üncü gününde mücadelelerine devam ediyor. İşçiler 4 gün önce Çatalca’dan Ankara’ya yürüyüşe başlamak istemiş, yürüyüşün ilk durağı olan Çatalca Adliyesi önünde polis ablukasına alınmıştı. İşçilerin, polis ablukasında direnişleri adliye önünde sürüyor. Yürüyüş taleplerinin 2’nci gününde açlık grevi kararı alan ve içlerinde ileri yaştaki, sağlık problemi yaşayan kişilerin de bulunduğu işçiler, buna rağen kararlı. Geceleri de abluka altında sokakta geçiren işçiler, açlık nedeniyle fenalaşsalar da direnişe devam ediyor.

“Gelmiş açlık grevinde olan 50 yaşındaki kadınları darp ediyorlar”
Adliye önünden yürüyüşlerine devam etmek isteyen işçilere dün sabah yine polis müdahale etti. Müdahale sonucunda 2’si kadın 3 işçi hastaneye kaldırıldı. İşçiler, sağlık kontrollerinden sonra direnen arkadaşlarının yanına geri döndü.
BirGün’den Ebru Çelik’in haberine göre, sinir krizi geçiren işçilerden Mustafa Atacık, “Ben bu duruma gelecek insan değilim. Ancak polisler, annem yaşındaki kadınları, kardeşlerimi darp ettiği an gözüm döndü. Pozitif ayrımcılık yapacağım evet ama erkekler dövüldüğünde bu kadar sinirlenmiyorum. Zaten açlık grevinde insanlar. Tek isteğimiz yürümek, bir şeylere zarar vermek değil. Gelmiş açlık grevinde olan 50 yaşındaki kadınları darp ediyorlar. Buna nasıl vicdanları el veriyor” diye cevapladı.

Polonez işçisi: Ne olursa olsun mücadele sürecek. Soğuk, açlık, polis ablukası

Sessiz protesto
Açlık grevindeki işçiler, kolluk kuvvetlerinin müdahalelerini protesto etmek için dün kefen giydi, ağızlarını bantladı. Sessiz protestoya başladılar. İşçiler, “Bu zamana kadar biz konuştuk ancak kimse dinlemedi. Artık susuyoruz. Açız ve açlıktan ölmeye razıyız. Ya hakkımızı alacağız ya da öleceğiz. Bu davamızdan geri dönmeyeceğiz” dediler.
Kendisi 20, kızı 8 yıldır Polonez işçisi olan Aynur Şengül, iktidarın polisiyle yıldırma politikaları uygulamasına karşı, “Zannetmesinler buradan gideceğim. Ölene kadar direneceğim. Ben en başından beri hakkımı arıyorum. Hakkımı aradığım için kovuldum iş yerimden. Hakkımı ararken de ölürüm” diye konuştu.

Polonez işçisi: Ne olursa olsun mücadele sürecek. Soğuk, açlık, polis ablukası

“Benim oyumla başta olanlar, sermayenin arkasında duruyor”
İşçilerin kararlılıkları her yönden belli. İstanbul’un en soğuk bölgelerinden Çatalca’da 2 gece geçirmelerine rağmen işçiler, “Gerekirse burada da 142 gün geçiririz. Yeter ki bizi dinleyen, anlayan ve çözüm üretenler olsun. Burada kimsesinin hakkı olandan fazlasında gözü yok” diyerek bir geceyi daha sokakta geçireceklerini belirttiler. Çok üşüyorlar, açlar ancak pes etmeye hiç niyetleri yok.
8 yıllık işçi Sati Savaş, “Benim oyumla, benim vergilerimle başta olan insanlar bizi değil Ürdünlüleri koruyor, sermayenin arkasında duruyor. Buradaki insanlar çocuklarıyla telefon üzerinden görüşüyor. İşçiler evine ekmek götüremiyor. İşçiler, ‘Evime ne zaman haciz gelecek’ diye bekliyor. Kimse faturasını, kirasını ödeyemiyor. Şu zor zamanlarımızda kimse yanımızda değilse bundan sonra da olmasınlar” ifadelerini kullandı.
Gözyaşlarını artık tutamayan işçilerden Engin Gürbüz ise şöyle konuştu: “Biz burada açlık grevindeyken evimizde eşim çocuklarım ‘Sen açsın baba biz nasıl yemek yiyelim sen açken’ diyor. Biz sözün bittiği yerdeyiz bu nedenle sessiz protestoya başladık. 142 gündür biz konuşuyoruz. Artık Türkiye’nin yetkililerinden biri gelip bize konuşsun. Herkes haklısınız diyor. Yetkili kişiler gelsin ve hakkımızı versin.”

]]>