örgütlenme özgürlüğü – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Fri, 05 Jun 2026 09:26:53 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.5 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png örgütlenme özgürlüğü – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 Direnişin dersini verdiler https://yenidunya.org/emek-gundemi/34109/direnisin-dersini-verdiler/ Fri, 05 Jun 2026 09:26:52 +0000 https://yenidunya.org/?p=34109 İtalyan Lisesi Grevi kazanımla sonuçlandı

Özel İtalyan Lisesi’nde öğretmenlerin 123 gündür sürdürdüğü grev kazanımla sonuçlandı. Öğretmen Bük, “Üzerimizde kazanmanın verdiği gurur var” derken Aydurmuş ise “Örgütlenmenin önemini gördük” diye konuştu.

İstanbul Beyoğlu’nda bulunan Özel İtalyan Lisesi’nde 14 öğretmeninin 123 gündür sürdürdüğü grev, okul yönetiminin toplu iş sözleşmesini imzalamasıyla kazanımla sonuçlandı. Dün sözleşmenin imzalanmasıyla birlikte grev sona ererken öğretmenler ise işe döndü. Tez-Koop-İş’te örgütlü öğretmenlerin ısrarlı direnişi sonucunda yaklaşık 40 yılın ardından ilk kez bir özel okulda toplu iş sözleşmesi imzalanmış oldu.

“Başımızı öne eğmedik, diz çökmedik”
BirGün’den Metin Yetim’in haberine göre, dün okul önünde yapılan açıklamada öğretmenler adına konuşan Tez-Koop-İş Sendikası İstanbul 5 No’lu Şube Başkanı Selahattin Karakurt, “Önümüze barikatlar kurdular, bizi yalnızlaştırmaya çalıştılar, hakkımızı arıyoruz diye bizi suçladılar ama bir milim bile eğilmedik. Başımızı öne eğmedik, diz çökmedik. Biz bu mücadeleye neden başladık? Türk öğretmenleri olarak daha ağır bir ders yükünün altında ezilmeye, kötü çalışma koşullarına ve mesleki standartlarımızın yok sayılmasına karşı çıktık. Varılan uzlaşmayla hem okuldaki ayrımcılığa son veren hem de mali haklarımızı güvenceye alan emsal niteliğinde bir anlaşmaya vardık” dedi.

“Öğrencilerimizi bırakıp greve çıkmak çok zordu”
5 yıldır Özel İtalyan Lisesi’nde çalışan 25 yıllık edebiyat öğretmeni Aslıhan Bük “Üzerimizde kazanmanın verdiği bir gurur var. Öğretmenler yıllardır kötü ve zor koşullarda çalıştırılıyor ki özel okullarda bu durum daha fazla. Umarım herkes için bir ilham kaynağı oluruz ve tüm öğretmenlerimiz daha iyi koşullara kavuşur. Bu bizim en büyük temennimiz” dedi.
“Öğrencilerimizi bırakıp greve çıkmak çok zordu” diye konuşan Bük özetle şu ifadeleri kullandı: “Bu kadar uzayacağını, neyle karşılaşacağımızı bilmiyorduk. Ama kazandık. Mücadelede direnmek önemli bir şey, haklılığını ispatlamak önemli bir şey. Dayanmak da zordu ama başarmanın da bir mutluluğu var.”

‘Örgütlenerek başardık’
Öğretmen Hamise Aydurmuş ise direnmenin ve örgütlenmenin önemini gördüklerini söyledi. Aydurmuş, “14 öğretmen kenetlendik ve hiç fire vermedik. Hiçbir arkadaşımız grev kırıcı olmadı. Öğretmen işçidir, özel sektör çalışanıdır ve aslında iş verimliliğini artırmak için de bu şekilde toplu sözleşmelerle süreci ilerletebilirler. Mutsuz öğretmenler iyi nesiller yetiştiremez. Biz beyaz yakalılar olarak biz kendimizi farklı yere konumlandırıyoruz. Bu yüzden de çok savunmasız kalıyoruz. Bu nedenle örgütlenmeliyiz” ifadelerini kullandı.

‘Mücadeleyi öğrendiler’
Veli Banu Evrim Taşer ise en başından bu yana öğretmenlerin grevini desteklediklerine dikkat çekti. Taşer “Çocuklarımız bu grevde bir gün haksızlığa maruz kaldıklarında haklarını nasıl arayacaklarını ve zafere nasıl ulaşacaklarını öğrendiler. ‘Hak verilmez, alınır’ ile ‘Bu düzeni değiştireceğiz’ demesini öğrendiler. Eğitimin kalitesi öğretmenin refahıyla ilişkili. Öğretmenler bugün hâlâ hak ettiklerinin altında maaş alıyor” dedi.

]]>
Patrona değil emekliye emekçiye sendika https://yenidunya.org/yazarlar/fatih-kaplan/33643/patrona-degil-emekliye-emekciye-sendika/ Thu, 15 Jan 2026 09:55:00 +0000 https://yenidunya.org/?p=33643 Ülkemizde ilk emekli sendikası DİSK çatısı altında 1995 yılında kuruldu, kurulur kurulmaz emekli hareketine yeni bir güçlü ses, yeni bir anlayış getirdi. Emekliler ricacı pozisyondan hakkını talep eden pozisyona geçti. Bu güçlü hak arama bilincinin örgütlü hâli olan sendikanın hükûmetleri rahatsız etmesi kaçınılmazdı elbette. Sendikalar defalarca dava açılarak kapatıldı, tekrardan kuruldu. Anayasaya ve ülkemizin de imzacısı olduğu uluslararası hukuka aykırı kapatma kararlarının toplumsal barışa, emekçi dayanışmasına, yüzde doksan dokuzu temsil eden büyük insanlığa hizmet etmediği ve kabul görmediği aşikârdır, apaçıktır. Emeklilerin sendika kurmasına engel olarak gerekçelendirilen anti demokratik yasa hükümleri kaldırılmalıdır.

Emeklinin sesine kulak ver
Bu kısa girişten sonra emeklilerin sesini Meclis’e taşıyarak 9 Ocak 2026 gününden beri Nöbet Tutma eylemine devam eden CHP’li vekiller tekrar kutlanmayı hak ediyor, iktidar dışında kalan partilerin de bu eyleme aktif destek vermesi başarının ön koşuludur. Sokakta ve alanlarda emeklilerin, Meclis’te vekillerin ısrarlı eylemleri o kadar etkili oldu ki iktidarın fiili ortağı MHP’nin Genel Başkan Devlet Bahçeli bile emeklilerin aylıklarının sefalet düzeyinde ve kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Söz yetmez eylem gerek; bu sözün sahipleri eğer söylediklerinde samimi iseler hemen Meclis’e en düşük emekli aylığının asgari ücretin altında olamayacağını, asgari ücretin de insanca yaşamaya yetecek düzeye çıkarılması gerektiğini teklif haline getirsinler; yapılacak oylamada kim emekçinin, emeklinin dul ve yetimin yanında; kim dolar milyarderlerinin holdingleşmiş tarikatların, rantiyenin yerli ve yabancı tefecilerin yanında belli olsun.

Birleş ki güçlü ol
Tekrar söylemek gerekir ki, iktidarın sürdürdüğü dışa bağımlı neo-liberal ekonomiyle, tarımı ve küçük orta sanayiyi çökerten, esnafı iflasa sürükleyen borç faiz özelleştirme borsa sistemiyle yaratılan ağır tahribat o kadar büyük ki, tek bir parti, tek bir sendika, tek bir demokratik kitle örgütü bunun altından kalkamaz. Güçlerimizi birleştirmekten başka çaremiz yok. Eminiz ki, emekçiler bu iradeye sahip olduklarını kanıtlayacaklardır.

Kendi sahamızdan, emekli örgütleri açısından baktığımda, henüz merkezi düzeye taşınmamış olsa da bir çok ilde ilçede bölgede emekli örgütlerinin bir araya gelerek ortak eylemler yaptığını, güç birlikleri oluşturduğunu sevindirici ve yol açıcı bir gelişme olarak gördüğümü kaydedeyim. Bu ortaklaşmayı, birlikte hareket etme iradesini merkezi düzeyde yaşama geçirmek görevimizdir. Bir araya gelmek için hiçbir ön koşula  gerek yok.

Asgari yaşam olmaz
Emeklilerin hakları emekçi kimliklerine sıkı sıkıya bağlıdır, emekliliği sağlayan aktif çalışma yaşamıdır. Yaş haddi, iş göremezlik veya yeterli prim/gün sayısına ulaşan emekçi emekliliğe hak kazanır. Kişi beden ve beyin gücünü harcayarak yıllarca üretmiş, ülkenin zenginliğine katkı sağlamıştır. Elbette ki emekliliğe hak kazanan emekçi, emekli olurken ustalığın tecrübenin zirvesindedir. Emekli olurken insanca yaşamaya yetecek bir aylığı çoktan hak etmiştir. Bu aylık da kesinlikle asgari ücretin üzerinde olmalıdır. Çünkü asgari ücret tanımı gereği en azdır, geçici ve kısa sürelidir.

CHP’nin asgari ücretin 39 bin liraya, en düşük emekli aylığının da asgari ücrete yükseltilmesi önerisi ilk adım olarak ve geçici kaydıyla desteği hak ediyor. Geçici olmalıdır çünkü, asgari yaşam insan onuruyla bağdaşmaz. Yoksulluğu değil varlığı paylaşmak her emeklinin emekçinin yurttaşın ana sütü gibi hakkıdır.

Zaten 2002 yılı Aralık ayında asgari ücret 184 TL iken en düşük işçi emeklisi aylığı bunun yüzde 40 fazlası olan 257 TL idi. Bu hesabı bugüne uyarlarsak en düşük emekli aylığının asgari ücretin yüzde 40 fazlası olan 39 bin 305 TL olması gerektiğini görürüz. Üstelik de bu hesabı yaparken asgari ücretin de TÜİK’in ısmarlama enflasyon hesabıyla baskılandığını göz ardı etmeyelim.

Bayram ikramiyeleri yılda dört defa bir aylık karşılığı olarak verilmelidir. İkramiye sadaka veya harçlık değildir, en az bir aylık tutarında olmalıdır.

İktidar uyarıları ciddiye almak zorundadır, bozdukları emekli sistemi artık yama tutmuyor, en düşük emekli aylığına yüzde 18,5 artış yaparak 20 bin liraya çıkarmaları derde deva olmaz. Diğer emeklilere bunun altında sadece yüzde 12,19 artış yapmalarını, memurlara yıllardır yasa gereği olmasına rağmen ödemedikleri seyyanen zamları emekli unutmayacak. İktidar hızla bu yanlışından dönerse, emekli sistemini hiç olmazsa 2002 öncesi ayarlarına döndürüp düzeltme yoluna giderse belki ahını aldığı emeklilerin bir kısmının kendisini affetmesini umabilir.

]]>
Polonez işverenine sendikal faaliyeti engelleme cezası https://yenidunya.org/emek-gundemi/30843/polonez-isverenine-sendikal-faaliyeti-engelleme-cezasi/ Wed, 28 Aug 2024 09:34:19 +0000 https://yenidunya.org/?p=30843 İstanbul’da faaliyet gösteren Polonez fabrikasında sendikal örgütlenme çalışmalarına katıldıkları gerekçesiyle 145 işçiyi işten çıkaran işverene ceza kesildi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İstanbul’da faaliyet gösteren Polonez fabrikasında sendikal örgütlenme çalışmalarına katıldıkları gerekçesiyle 145 işçiyi işten çıkaran işveren hakkında 2 milyon 9 bin 560 lira ceza kesildiğini bildirdi.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, Bakanlığa bağlı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının, İstanbul Çatalca’da faaliyet gösteren firmada, bir sendikanın örgütlenme çalışmalarında yer almaları nedeniyle işten çıkarılan 13 işçi ile bu işçilerin işten çıkarılmasına karşı oldukları için eylem yapan 132 işçinin işten çıkarılmasına ilişkin teftiş raporunu hazırladığı belirtildi.

Sendikal faaliyetleri engelleme suçu
Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Yapılan tespitler sonucu, firmanın iş yerinde sendikal baskı nedeniyle iş akdini sona erdirdiği tespit edilen 141 işçi için 8 bin 590 liradan toplam 1 milyon 211 bin 190 lira idari para cezası uygulanması istenmiştir. İşverenin, Türkiye İş Kurumu’na bildirmeden 145 işçi için toplu çıkış vermesi nedeniyle de 5 bin 506 liradan toplam 798 bin 370 lira idari para cezası vermesi istenmiştir. Ayrıca, sendika üyesi işçileri işten çıkarmak suretiyle, iş yerinde hukuka aykırı olarak sendikal faaliyetleri engelleyen işveren hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmuştur. Emeğin, sendikal örgütlenmenin, çalışanların hak ve özgürlüklerinin korunması için bakanlık olarak üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmeye devam ediyoruz.”

]]>