mülteci işçi – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Fri, 09 Jan 2026 10:03:13 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.3 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png mülteci işçi – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 İSİG: 2025 yılında en az 2105 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti https://yenidunya.org/emek-gundemi/33614/isig-2025-yilinda-en-az-2105-isci-is-cinayetlerinde-hayatini-kaybetti/ Fri, 09 Jan 2026 10:03:12 +0000 https://yenidunya.org/?p=33614 2025 yılında iş cinayetlerinde 138 kadın işçi ve 1967 erkek işçi hayatını kaybetti… İş cinayetlerinde ölenlerin 50’si (yüzde 2,37) sendikalı işçi, 2055’i ise (yüzde 97,63) sendikasız işçi

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, 2025 yılı iş cinayetleri raporunu açıkladı.
2025 yılında en az 2 bin 105 işçinin, her gün ‘en az’ 6 işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiği belirtilen raporda şu bilgilere yer verildi:
“Pandemi döneminden sonra en çok işçi ölümü 2025 yılında gerçekleşti. Bu duruma yıllardır ifade ettiğimiz Türkiye’deki ‘olağanlaştırılmış bir iş cinayetleri rejimi’nin sonucu olarak bakmak lazım. Zira çalışma koşulları ağırlaşıyor, işçiler daha fazla sömürülüyor ve bu durum iş cinayetlerine yol açıyor. Tek bir failden, tek bir cinayet mahallinden, tek bir nedenden söz edemeyeceğimiz için; arka planında devlet aygıtının, idari ve yargısal mekanizmaların, üretim ilişkilerinin ve sermaye birikim modelinin bulunduğu bir durum bu.
Kamu veya özel sektör, güvenceli veya atipik istihdam, çocuk veya yaşlı, yerli veya göçmen, kır veya kent fark etmeksizin iş cinayetleri rejimi ölçeği mekan ve zaman boyutunda hızla yoğunlaşıyor. İş cinayetleri an itibarıyla sadece işyerlerinde işçi sağlığı ve iş güvenliği (İSİG) önlemleriyle durdurulabilecek aşamayı geride bıraktı. İş cinayetleri çok katmanlı ve çok boyutlu bir olgu olup, temelde bir sonuçtur.
Ana hatlarıyla iş cinayeti rejiminin kolonları; neoliberal politikalar, uluslararası iş bölümünde Türkiye’nin ucuz emek rezervi rolü, organize sanayi bölgeleri (OSB) ve özel endüstri bölgeleri ile Anadolu’nun ‘küresel fabrikaya’ dönüşmesi, kamunun varlıklarına el koyarak devam eden ilkel birikim, grevlerin ve işçi direnişlerinin engellenmesidir.”

2025 yılında iş cinayetlerinin aylara göre dağılımı şöyle:
Ocak ayında en az 180 işçi,
Şubat ayında en az 129 işçi,
Mart ayında en az 158 işçi,
Nisan ayında en az 158 işçi,
Mayıs ayında en az 178 işçi,
Haziran ayında en az 161 işçi,
Temmuz ayında en az 212 işçi,
Ağustos ayında en az 196 işçi,
Eylül ayında en az 208 işçi,
Ekim ayında en az 171 işçi,
Kasım ayında en az 219 işçi,
Aralık ayında en az 135 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti…

İSİG: 2025 yılında en az 2105 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti

2025 yılında iş cinayetlerinin istihdam biçimlerine göre dağılımı şöyle:
1761 ücretli (işçi ve memur) ve 344 kendi nam ve hesabına çalışan (çiftçi ve esnaf) hayatını kaybetti. Yani ölenlerin yüzde 84’ünü ücretliler yüzde 16’sını ise kendi nam ve hesabına çalışanlar oluşturuyor…
•Ücretli ölümlerinde istihdam biçimini tam olarak belirleyemiyoruz. Örneğin bir hastanede çalışırken ölen bir emekçinin kadrolu mu, sözleşmeli mi ya da taşeron mu olduğunu çoğu zaman tespit edemiyoruz. Diğer yandan ücretlilerin (işçi ve memur) ölümünün büyük bir çoğunluğunu (yüzde 90-95) işçilerin oluşturduğunu söylemeliyiz.
•SGK son yıllarda kendi nam ve hesabına çalışanların ölümlerini ‘iş kazası istatistikleri’ne eklese de iki elin parmaklarını geçmiyor. Örneğin 2024 yılı için SGK’nın açıkladığı 4-b’li ölüm sayısı çiftçiler için sıfır esnaflar için sekiz. Oysa biz iş cinayetleri istatistiklerinde çiftçi ve esnafların çalışırken ölümlerini de düzenli olarak kayıt altına alıyoruz. Bu yıl 231 çiftçi ve 113 esnaf ölümünü kayıt altına almışız ki bu ölümlerinde en az olduğunu tekrar belirtelim.
•Çiftçilerin ölümlerini tarım işkoluna kaydederken kendi nam ve hesabına çalışan ölümlerinin büyük bir çoğunluğunu ise ticaret işkoluna kaydediyoruz.
•Kadın hareketinin bir talebi ve kazanımı olarak son dört yıldır, ‘ev hanımı’ diye tabir edilen ‘ücretsiz ev işçileri’nin çalışırken (özellikle cam silerken düşme) ölümlerini de (bu yıl 14 ölüm kaydetmişiz) kendi nam ve hesabına notunu düşerek genel işler işkolunda kayıt altına alıyoruz.
•Ölen çiftçilerin büyük bir çoğunluğunun 50 yaş üstü olduğunu belirtmeliyiz. Diğer yandan genç işçi ölümlerinin yüzde 90’dan fazlasını ise ücretliler oluşturuyor. Bu durum geçmiş yıllara göre bugün gençlerin ücret dışında bir gelir (iş) sahibi olamadığını ve yaşamak için çalışmak zorunda olduklarını gösteriyor.

2025 yılında iş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı şöyle:
İnşaat, Yol işkolunda 493 işçi;
Tarım, Orman işkolunda 414 emekçi (183 işçi ve 231 çiftçi);
Taşımacılık işkolunda 272 işçi;
Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 144 emekçi;
Belediye, Genel İşler işkolunda 125 işçi;
Metal işkolunda 108 işçi;
Konaklama, Eğlence işkolunda 103 işçi;
Madencilik işkolunda 61 işçi;
Enerji işkolunda 48 işçi;
Petro-Kimya, Lastik işkolunda 45 işçi;
Gıda, Şeker işkolunda 43 işçi;
Savunma, Güvenlik işkolunda 33 işçi;
Tekstil, Deri işkolunda 32 işçi;
Çimento, Toprak, Cam işkolunda 30 işçi;
Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 30 işçi;
Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 26 işçi;
Ağaç, Kâğıt işkolunda 19 işçi;
Banka, Finans, Sigorta işkolunda 4 işçi;
İletişim işkolunda 3 işçi;
Basın, Gazetecilik işkolunda 3 işçi;
Eldeki veriler ışığında çalıştığı işkolu belirlenemeyen 69 işçi hayatını kaybetti…

2025 yılında iş cinayetlerinin sektörlere göre dağılımı şöyle:
Sanayi sektöründe 691 işçi,
İnşaat sektöründe 521 işçi,
Hizmet sektöründe 478 işçi,
Tarım sektöründe 415 işçi hayatını kaybetti…
(Taşımacılık işkolundaki 272 iş cinayetinin 217’sini sanayi ve 55’ini hizmet; Belediye, Genel İşler işkolundaki 125 iş cinayetinin 99’unu hizmet, 17’sini sanayi ve 9’unu inşaat; işkolunu bilmediğimiz 69 iş cinayetinin 45’ini sanayi, 19’unu inşaat, 4’ünü hizmet ve 1’ini tarım sektörü olarak dağıtıldı.)

2025 yılında iş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı şöyle:
Trafik, Servis Kazası nedeniyle 466 işçi;
Ezilme, Göçük nedeniyle 374 işçi;
Yüksekten Düşme nedeniyle 354 işçi;
Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 299 işçi;
Elektrik Çarpması nedeniyle 95 işçi;
Şiddet nedeniyle 92 işçi;
İntihar nedeniyle 89 işçi;
Patlama, Yanma nedeniyle 81 işçi;
Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 65 işçi;
Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 45 işçi;
Kesilme, Kopma nedeniyle 8 işçi;
Diğer nedenlerden dolayı 137 işçi hayatını kaybetti…

2025 yılında iş cinayetlerinin yaş gruplarına göre dağılımı şöyle:
14 yaş ve altı 26 çocuk işçi,
15-17 yaş arası 68 çocuk/genç işçi,
18-29 yaş arası 382 işçi,
30-49 yaş arası 874 işçi,
50-64 yaş arası 558 işçi,
65 yaş ve üstü 126 işçi,
Yaşı belirlenemeyen 71 işçi hayatını kaybetti…

2025 yılında bölgelere göre iş cinayetleri dağılımı şöyle:
2025 yılında Türkiye’nin 79 şehrinde (Bayburt ve Tunceli hariç) ve yurtdışında yirmi altı ülkede (kısa vadeli çalışmak için gidilen veya Türkiye menşeili şirketlerde çalışan) iş cinayeti gerçekleştiği tespit edildi.
277 ölüm İstanbul’da; 75 ölüm İzmir’de; 71 ölüm Antalya’da; 65 ölüm Ankara’da; 64 ölüm Hatay’da; 62 ölüm Bursa’da; 60 ölüm Sakarya’da; 49 ölüm Kocaeli’nde; 48 ölüm Manisa’da; 47 ölüm Muğla’da; 46’şar ölüm Denizli ve Şanlıurfa’da; 45’er ölüm Gaziantep ve Mersin’de; 44 ölüm Konya’da; 40 ölüm Kahramanmaraş’ta; 38 ölüm Malatya’da; 37 ölüm Diyarbakır’da; 35 ölüm Aydın’da; 34’er ölüm Adana, Ordu ve Samsun’da; 31 ölüm Balıkesir’de; 30 ölüm Tekirdağ’da; 29 ölüm Sivas’ta; 27 ölüm Çorum’da; 25 ölüm Giresun’da; 24 ölüm Çanakkale’de; 22 ölüm Adıyaman’da; 21’er ölüm Aksaray, Rize, Şırnak ve Trabzon’da; 20’şer ölüm Erzurum, Eskişehir, Mardin ve Osmaniye’de; 19’ar ölüm Düzce, Isparta, Kütahya ve Zonguldak’ta; 18 ölüm Kayseri’de; 17 ölüm Bolu’da; 16 ölüm Batman’da; 14’er ölüm Burdur, Edirne, Kastamonu, Niğde ve Uşak’ta; 13 ölüm Afyon’da; 11 ölüm Nevşehir’de; 10’ar ölüm Bartın, Elazığ, Hakkari, Karaman ve Yozgat’ta; 9’ar ölüm Amasya, Artvin, Bilecik ve Tokat’ta; 8’er ölüm Ağrı, Kırıkkale, Kırşehir ve Yalova’da; 7 ölüm Siirt’te; 6’şar ölüm Çankırı, Karabük, Muş ve Sinop’ta; 5’er ölüm Bitlis ve Kars’ta; 4’er ölüm Ardahan, Erzincan, Kırklareli ve Van’da; 3’er ölüm Bingöl, Gümüşhane ve Iğdır’da; 1 ölüm Kilis’te; 51 ölüm Yurtdışında (9 Irak, 4 Kuzey Kıbrıs, 4 Suudi Arabistan, 3 Gürcistan, 3 İsrail, 3 Rusya, 2 Almanya, 2 Bulgaristan, 2 Filistin, 2 Kazakistan, 2 Sırbistan, 1 Burkina Faso, 1 Cezayir, 1 Gine, 1 İran, 1 Hırvatistan, 1 İspanya, 1 İtalya, 1 Karadağ, 1 Kuveyt, 1 Liberya, 1 Malta, 1 Mısır, 1 Romanya, 1 Slovakya, 1 Ukrayna) meydana geldi…

2025 yılında iş cinayetlerinde 91 mülteci/göçmen işçi hayatını kaybetti
Bu işçilerin geldikleri ülkeler şöyle:
33 işçi Suriyeli; 12 işçi Afganistanlı; 9 işçi Türkmenistanlı; 8 işçi İranlı; 7 işçi Mısırlı; 5 işçi Azerbaycanlı; 4 işçi Iraklı; 2’şer işçi Filistinli, Kenyalı, Özbekistanlı, Pakistanlı ve Ukraynalı; 1’er işçi Endonezyalı, Moldovalı ve Rusyalı…

]]>
2024 yılının ilk altı ayında en az 878 işçi hayatını kaybetti https://yenidunya.org/emek-gundemi/30427/2024-yilinin-ilk-alti-ayinda-en-az-878-isci-hayatini-kaybetti/ Thu, 11 Jul 2024 08:53:12 +0000 https://yenidunya.org/?p=30427 İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) İş Cinayetleri Haziran 2024 raporunu paylaştı.
Rapora göre, 2024 yılının ilk altı ayında en az 878, her gün “en az” 5 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.
2024 yılının ilk yarısında iş cinayetlerinin aylara göre dağılımı ise şöyle: Ocak ayında en az 161 işçi, Şubat ayında en az 149 işçi, Mart ayında en az 124 işçi, Nisan ayında en az 165 işçi, Mayıs ayında en az 142 işçi ve Haziran ayında en az 137 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti…

2024 yılının ilk altı ayında en az 878 işçi hayatını kaybetti

İş cinayetleri her yılın ikinci yarısında “mevsimlik çalışmanın artmasıyla beraber” (havaların ısınmasıyla esas olarak tarım işkolundaki mobilizasyon ve üretim artışı) yükseliyor. Haziran ayında tarım işkolundaki ölümlerin tüm iş cinayetlerindeki oranı yüzde 30’a yaklaştı.
2024 yılının ilk altı ayında iş cinayetlerinin istihdam biçimlerine göre dağılımına baktığımızda 757 ücretli (işçi ve memur) ve 121 kendi nam ve hesabına çalışan (çiftçi ve esnaf) hayatını kaybetti. Yani ölenlerin yüzde 86’sını ücretliler yüzde 14’ünü ise kendi nam ve hesabına çalışanlar oluşturuyor…
2024 yılının ilk altı ayında iş cinayetlerinde ölenlerin 13’ü (yüzde 1,48) sendikalı işçi, 865’si ise (yüzde 98,52) sendikasız. Sendikalı işçilerin 3’ü metal, 3’ü sağlık, 2’si maden, 2’si enerji, 1’i kimya, 1’i tekstil, 1’i belediye işkolunda çalışıyordu…

Raporda şu konulara dikkat çekildi:
(Raporda kullanılan bazı kavramlara dair hatırlatmalar)
•Yasalarımıza göre “iş sağlığı” kavramı kullanılmaktadır. Ancak bu kavram işçinin değil işin sağlığını yani işletmenin verimliliğini, kârlılığını hedefleyen bir anlayışı ifade etmektedir. Oysa işçilerin sağlığı her türlü ekonomik çıkardan, büyümeden önce gelir. Bu yüzden “iş sağlığı” yerine “işçi sağlığı” kavramını kullanıyoruz.
•Temel kriterimiz “bütün iş kazalarının önlenebilir olduğu”dur. İşçi ölümlerinin önlenebilir olması yüzünden yaşananları “iş kazası” değil “iş cinayeti” olarak tanımlıyoruz.
•İSİG Meclisi olarak bizler, kısıtlı imkânlarımızla derlediğimiz iş cinayetleri raporlarında işçi ölümlerinin bir kısmına ulaşarak kayıt altına alabiliyoruz. Bu yüzden “en az” vurgusunu yapıyoruz. Yoksa öğrenemediğimiz işçi ölümleri ve neredeyse hiç kayıt altına alınmayan meslek hastalıklarını düşününce iş cinayetleri bilinenin çok üzerindedir. Bu kısıtlılığa rağmen ulaştığımız iş cinayetleri sayısı SGK verilerinden fazladır.
•Ücretli ölümlerinde istihdam biçimini tam olarak belirleyemiyoruz. Örneğin bir hastanede çalışırken ölen bir emekçinin kadrolu mu, sözleşmeli mi ya da taşeron mu olduğunu çoğu zaman tespit edemiyoruz. Diğer yandan ücretlilerin (işçi ve memur) ölümünün çok büyük bir çoğunluğunu işçilerin oluşturduğunu söylemeliyiz.
•SGK son yıllarda kendi nam ve hesabına çalışanların ölümlerini “iş kazası istatistikleri”ne eklese de iki elin parmaklarını geçmiyor. Oysa biz iş cinayetleri istatistiklerinde çiftçi ve esnafların çalışırken ölümlerini de düzenli olarak kayıt altına alıyoruz. Ancak son iki yıldır bu ölümlerde kısmi bir düşüş var, bunun nedenini “çiftçi ve esnafların da ücretliler ordusuna katılmasındaki artış” olarak değerlendiriyoruz.
•Çiftçilerin ölümlerini tarım işkoluna kaydederken kendi nam ve hesabına çalışanların büyük bir çoğunluğunu ise ticaret işkoluna kaydediyoruz.
•Yine kadın hareketinin bir talebi ve kazanımı olarak son iki yıldır, ev hanımı diye tabir ettiğimiz ücretsiz ev işçilerinin çalışırken ölümlerini (7 ölümle en görünür biçimi cam silerken düşme) genel işler işkolunda “kendi nam ve hesabına çalışanlar” olarak kayıt altına alıyoruz.
•“Kendi nam ve hesabına çalışanlar”ın içinde çiftçilerin oranının yüzde 75-80 civarında olduğunu ve yine ölen çiftçilerin büyük bir çoğunluğunun 50 yaş üstü olduğunu belirtmeliyiz.
•Genç işçi ölümlerinin yüzde 90’dan fazlasını ücretliler oluşturuyor. Bu durum geçmiş yıllara göre bugün gençlerin ücret dışında bir gelir (iş) sahibi olmadığını ve yaşamak için çalışmak (İSİG tabiriyle çalışmak için yaşamak) zorunda olduklarını gösteriyor.

İşkollarına göre iş cinayetleri
İnşaat, Yol işkolunda 224 işçi; Tarım, Orman işkolunda 141 emekçi (51 işçi ve 90 çiftçi); Taşımacılık işkolunda 103 işçi; Konaklama, Eğlence işkolunda 63 işçi; Belediye, Genel İşler işkolunda 49 işçi; Metal işkolunda 45 işçi; Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 41 emekçi; Madencilik işkolunda 40 işçi; Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 24 işçi; Savunma, Güvenlik işkolunda 18 işçi; Enerji işkolunda 16 işçi; Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 15 işçi; Gıda, Şeker işkolunda 14 işçi; Petro-Kimya, Lastik işkolunda 13 işçi; Tekstil, Deri işkolunda 12 işçi; Ağaç, Kâğıt işkolunda 24 işçi; Çimento, Toprak, Cam işkolunda 11 işçi; Banka, Finans, Sigorta işkolunda 1 işçi; Elimizdeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 36 işçi hayatını kaybetti…

2024 yılının ilk altı ayında en az 878 işçi hayatını kaybetti

Sektörlere göre iş cinayetleri
303 sanayi sektörü işçisi, 227 inşaat sektörü işçisi, 207 hizmet sektörü işçisi ve 141 tarım sektörü işçisi hayatını kaybetti.
nedenlerine göre dağılımı şöyle:
Ezilme, Göçük nedeniyle 175 işçi; Trafik, Servis Kazası nedeniyle 169 işçi; Yüksekten Düşme nedeniyle 133 işçi; Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 111 işçi; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 65 işçi; Elektrik Çarpması nedeniyle 40 işçi; İntihar nedeniyle 38 işçi; Şiddet nedeniyle 31 işçi; Patlama, Yanma nedeniyle 28 işçi; Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 23 işçi; Diğer nedenlerden dolayı 65 işçi hayatını kaybetti…
cinsiyetlere göre dağılımı şöyle: 33 kadın işçi ve 845 erkek işçi hayatını kaybetti…
•Kadın işçiler tarım, eğitim, ticaret, metal, gemi, sağlık, konaklama, güvenlik ve genel işler işkollarında çalışıyorlardı.

Yaş gruplarına göre iş cinayetleri
14 yaş ve altı 13 çocuk işçi,
15-17 yaş arası 20 çocuk/genç işçi,
18-29 yaş arası 175 işçi,
30-49 yaş arası 361 işçi,
50-64 yaş arası 215 işçi,
65 yaş ve üstü 52 işçi,
Ayrıca, yaşı belirlenemeyen 42 işçi hayatını kaybetti…
•Bu dönemde 33 çocuk işçi hayatını kaybetti. Özellikle sanayide meydana gelen çocuk işçi ölümleri dikkat çekiyor. Çocuk işçi ölümlerinin yarısından fazlasının meydana geldiği sektörün tarım olduğunu düşününce (sadece Haziran ayında altı ölüm) bu yıl çocuk işçi ölümlerinde büyük bir artışın meydana geldiğini söylemeliyiz.
•MESEM’i son dönemde ön plana çıkaran çocuk işçiliğini mesleki eğitim adıyla pazarlayarak “bir gün okulda dört gün işyerinde” diyerek “öğrenci” adıyla kitleselleştirmesi, eğitim ile sanayiyi içiçe geçirmesi (her işkoluna dönük MESEM faaliyetleri ve OSB’lerin içine taşınan meslek liseleri) ve böylece çocukların devlet eliyle ucuz işgücü olarak işgücü pazarına fırlatılmasıdır. Bu durum (özellikle mevsimlik tarımda sıkça meydana gelen çocuk işçi ölümlerini) şehir içine taşımakta ve görünür kılmaktadır. MESEM’li çocuklar 81 şehirde 922 ilçededir, her ailenin bir üyesidir ya da tanıdığımız bir çocuktur.
•Bir yandan emekli olamama, EYT ve emeklilikte adalet tartışmaları yapılırken diğer yandan 50 yaş ve üzeri yaş grubunda iş cinayetlerinde ölenlerin oranı neredeyse üçte bir düzeyindedir. Bu yaş grubu emeklilik hakkını alabilse de çalışmaya devam etmekte ve bu güvencesizlik kıskacı altında olmaktadır.

Göçmen-mülteci işçiler
2024 yılının ilk altı ayında en az 33 mülteci/göçmen işçi hayatını kaybetti. Bu işçilerin geldikleri ülkelere bakarsak:
19 işçi Suriyeli; 6 işçi Afganistanlı; 3 işçi İranlı; 2 işçi Rusyalı; 1’er işçi Cezayirli, Gürcistanlı, Iraklı, Sudanlı, Ukraynalı ve Türkmenistanlı…

Bölgelere göre iş cinayetleri
2024 yılının ilk altı ayında Türkiye’nin 78 şehrinde ve yurtdışında on üç ülkede (kısa vadeli çalışmak için gidilen veya Türkiye menşeili şirketlerde çalışan) iş cinayeti gerçekleşti.
151 ölüm İstanbul’da; 50 ölüm İzmir’de; 32 ölüm Şanlıurfa’da; 31’er ölüm Gaziantep ve Konya’da; 28 ölüm Bursa’da; 27 ölüm Antalya’da; 22’şer ölüm Ankara ve Sakarya’da; 21’er işçi Kocaeli ve Muğla’da; 19 ölüm Aydın ve Manisa’da; 18’er ölüm Balıkesir ve Mersin’de; 16 ölüm Kahramanmaraş’ta; 14’er ölüm Adana, Denizli ve Zonguldak’ta; 12’şer ölüm Hatay, Osmaniye ve Samsun’da; 11’er ölüm Adıyaman ve Erzincan’da; 10’ar ölüm Diyarbakır, Kayseri, Sinop ve Tekirdağ’da; 9’ar ölüm Sivas ve Trabzon’da; 8’er ölüm Aksaray, Çorum, Malatya ve Niğde’de; 7’er ölüm Elazığ, Mardin ve Ordu’da; 6’şar ölüm Afyon, Çanakkale, Isparta ve Karabük’te; 5’er ölüm Eskişehir, Kastamonu ve Kütahya’da; 4’er ölüm Bartın, Batman, Siirt, Tokat, Uşak ve Yalova’da; 3’er ölüm Artvin, Bolu, Burdur, Çankırı, Düzce, Erzurum, Giresun, Kilis, Şırnak ve Yozgat’ta; 2’şer ölüm Amasya, Bilecik, Edirne, Hakkari, Kars, Kırıkkale, Kırklareli, Muş, Nevşehir, Rize ve Tunceli’de; 1’er ölüm Ağrı, Bayburt, Bingöl, Bitlis, Gümüşhane, Karaman ve Kırşehir’de; 19 ölüm Yurtdışı’nda (3 Abhazya, 3 Sırbistan, 2 Gana, 2 Irak, 1 Arnavutluk, 1 Azerbaycan, 1 Bulgaristan, 1 İspanya, 1 Karadağ, 1 Romanya, 1 Rusya, 1 Senegal, 1 Yunanistan) meydana geldi…

2024 yılının ilk altı ayında en az 878 işçi hayatını kaybetti
]]>