mersinli emekliler – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Thu, 19 Mar 2026 12:15:52 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.5 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png mersinli emekliler – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 Mersinli Emekliler: “Karadelik iktidardır” https://yenidunya.org/emek-gundemi/33913/mersinli-emekliler-karadelik-iktidardir/ Thu, 19 Mar 2026 12:15:50 +0000 https://yenidunya.org/?p=33913 Mersinli Emekliler dün “Karadelik iktidardır” dediler. Tevfik Sırrı Gür lisesi karşısında bir araya gelerek basın açıklaması yapan 2021 Tüm Emekli Sen Mersin Şubesinin açıklamasını Şube Başkanı Hüseyin Kurt okudu.

Basına ve kamuoyuna
Saygıdeğer emekçiler, emekliler ve dostlar; siyasi partilerin ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri; çalışkan basın emekçileri hoş geldiniz. Sizleri 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi adına en içten duygularımızla selamlıyoruz.

Bayram olsun
Yarın arife, bir gün sonra bayram. Bayram vesiledir, bütün olumsuzluklara rağmen, çoluk çocuk torun, eş dost akraba bir araya geleceğiz, muhabbet edeceğiz, bayramı zehir etmeye çalışanlara inat kutlayacağız bu sevinçli günleri.
Bayramda da yüreğimiz Amerikan emperyalizmi ve Siyonist işgalci İsrail ortaklığının ateş altına aldığı İran halkıyla birlikte atacak. Yetmiş binin üzerinde canı soykırımda katledildiği hâlde topraklarını terk etmemekte direnen Filistin direnişçilerine, İsrail işgaline karşı sınır boylarında dişe diş dövüşen Lübnan direnişçilerine selam olsun. Elbette ki halkların fedakârlıkları karşılık bulacak, eşit ve özgür dünyanın düşmanı emperyalizm ve kapitalizm dünya halklarının ortak mücadelesiyle yenilecek.

Müjde müjde!
Müjde sevindirici haberdir, muştu da deriz. Emeklilere müjde nasıl verilir? Örneğin denir ki: ey emekliler, 2008 yılında değiştirerek yüzde otuz beşlere düşürdüğümüz Aylık Bağlama Oranlarını bizden önceki dönemdeki gibi tekrar yüzde yetmişe çıkarıyoruz. Bu aydan itibaren aylıklarınız buna göre hesaplanacak ve hesabınıza yatacak. Bunu müjde olarak kabul eder ve alkışlardık.
Hazine bunun altından kalkamaz mı dediniz? Peki kabul, 2002 yılında en düşük emekli aylığı asgari ücretin yüzde kırk fazlasıydı. Bugünün hesabıyla 39 bin 305 lira eder. Her yıl düşüre düşüre 2020 yılında önce asgari ücretle en düşük emekli aylığını eşitlediniz, bugüne geldiğimizde ise emekli aylığına yüzde kırk eklenirse ancak asgari ücrete ulaşabiliyor. Deseydiniz ki, en düşük emekli aylığına yüzde kırk ek zam yapıp asgari ücretle eşitliyoruz, diğer aylıkları da prim gün sayısı esasına göre artırarak zararlarınızı azaltmaya çalışıyoruz. Kusura bakmayın, elimizden bu kadarı geliyor. Eh, bunu da müjde olarak kabul eder ve alkışlardık.
Ama siz, eğer ki bu bir ikramiye ise aylık tutarında olması gereken harçlık düzeyindeki 4000 liraya bir kuruş artış yapmadınız. Şundan emin olun ki emekliler 4000 lirayı 5000 lira yapsaydınız da bunu müjde olarak kabul etmeyecekti. Yukarıda hesabını yaptık, yıllar içinde her emeklinin aylığını yarıya düşürmüşsünüz zaten. Buna bin lira eklemek derde deva olmaz. Ama bilin ki, emekliler kendilerini bu kadar rahat yok saymanıza şaşırıyorlar, bunu insan onuruna yapılmış saygısızlık olarak algılıyorlar ve hesap gününe çevirmek için seçimleri bekliyorlar.

Mersinli Emekliler: "Karadelik iktidardır"

“Devlet bez mi üretir?”
Emeklilerin yaşı yeter, ülkemizin kalkınmasında uzun yıllar motor güç Kamu İktisadi Teşekkülleriydi. 1980’den sonra KİT’lerin tasfiyesi gündeme getirildi, o günün moda deyişiyle KİT’ler ekonominin para ve enerji yutan karadeliğiydi. Bunlar hızlıca özelleştirilip özel sektörün dinamizmine açılırsa halk zenginleşirdi. O dönemin en simgesel özelleştirmelerinden biri “Devlet bez mi üretir?” diyerek nadide bir kamu kurumu olan Sümerbank’ın satışıydı.
Bugünkü AKP iktidarı özelleştirmenin başlatıcısı değil ama açık ara şampiyonudur. İzlediği ekonomi politika bugünkü yoksulluğumuza neden olan özelleştirme borç faiz döviz borsadan ibaret olan neo liberal modeldir. Bu altta kalanın canı çıksın modelidir, sosyal devleti dışlar, önce, emekçileri yoksullaştırır, sonra, hak temelli sosyal dayanışmanın yerine muhtaçlığa dayalı yardımları öne çıkararak insanların onurların hiçe sayar, onları kendine bağlamaya çalışır.

Karadelik iktidardır
Ülkemizin toplam zenginliği artıyor, emeklinin geliri azalıyor. İhracat artıyor, işçilerin geliri düşüyor. Saraylar büyüyor, emekçilerin konutsuzluğu artıyor, çiftçi mahsulünü para etmediği için toplayamıyor, çocuklar okula aç gidiyor, emekli beslenemiyor. Ülkemizin dinamizmini ve enerjisini emen, servet transferleriyle zengini daha zengin edip yoksulu yek ekmeğe muhtaç eden, kendi kendine yeten az sayıdaki tarım ülkesini limon ithalatçısı yapan iktidar bugün karadeliktir.
Tekrar ediyoruz, emekli, gariban, biçare, dilsiz, ne verilirse ona razı olacak zavallı değildir. Gençliğimizde nasıl demiri büküp çeliği erittiysek, fabrikalar çiftlikler limanlar kurup işlettiysek, karada denizde havada uzayda bizim beyin ve beden gücümüzle yürüdüyse işler, bugün de yoksulluğa ve aşağılanmaya razı değiliz ve kaderimizi kendi elimize alacağız.

Mücadeleye devam
Derhal yasal düzenleme yapılarak Emekli sendikalarına Çalışma Bakanlığı ile toplu sözleşme yapma hakkı tanınmalıdır.
Dul ve yetimlerimiz ile 65 yaş üstü güvencesiz vatandaşlarımızın geliri, açlık sınırı üzerine çıkarılmalıdır.
En düşük emekli aylığı 39 bin TL’ye yükseltilmelidir.
Memur emeklilerine ödemediğiniz seyyanen zamları derhal ödenmelidir.
Tüm emeklilere hak kayıplarına göre orantısal zam yapılmalıdır.
Tüm emeklilere birer aylık tutarında ikramiye istiyoruz.
Kirada oturan tüm emeklilere kira yardımı istiyoruz
Bizler kimseden sadaka istemiyoruz. Hak edişimizi istiyoruz. Alana kadar da sokaklardan ayrılmayacağız.
Bu irade ve özveriyle diyoruz ki: Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz

]]>
Mersinli Emekliler: “Yoksullaştırıcı iktidar, hepimizi yoksullaştırıyor” https://yenidunya.org/emek-gundemi/33863/mersinli-emekliler-yoksullastirici-iktidar-hepimizi-yoksullastiriyor/ Sun, 01 Mar 2026 11:46:32 +0000 https://yenidunya.org/?p=33863 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi dün (28 Şubat 2026) Yenişehir İlçesi Alanya sokağı girişinde basın açıklaması ve stand çalışması yaptı. Emeklilerin hak kayıplarını ve çözüm önerilerini dile getiren basın açıklamasını Mersin Şube Başkanı Hüseyin Kurt okudu.

Basın açıklamasının ardından söz alan 2021 Tüm Emekli Sen MYK üyesi Fatih Kaplan, sabah saatlerinde komşumuz İran’a karşı Amerikan emperyalizmi ve İsrail Siyonizminin başlattığı ortak saldırıyı kınayarak, bu barbarca saldırıda İran ulusunun meşru müdafaasının desteği hak ettiğini belirtti. Emperyalist-Siyonist saldırganlığın tüm halklar için can ve mal kaybı, yoksulluk ve sefalet doğuracağı bilinciyle hareket etmemizi, ülkemizin ‘Yurtta Sulh Dünyada Sulh’ ilkesine uygun olarak saldırganın karşısında mazlumun yanında olmasını diledi.

Basın açıklaması metni:
“Birlikte ürettiklerimiz hakça paylaşıldığında sorunlarımız biter”
Basına ve kamuoyuna
Saygıdeğer emekçiler, emekliler ve dostlar; siyasi partilerin ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri; çalışkan basın emekçileri hoş geldiniz. Sizleri 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi adına en içten duygularımızla selamlıyorum.
Bizi artık iyi tanıyorsunuz, uzun süredir ortalama olarak haftada bir, bazen haftada bir kaç defa karşınıza çıkıp sorunlarımızı anlatıyor, çözüm önerilerimizi dile getiriyoruz. Sesimizi ve çağrımızı yazılı ve görsel olarak çoğaltan basın emekçilerine, üyelerimize dostlarımıza ve tüm halkımıza minnettarız.
İsteklerimizin karşılanmasının inanın ki hiçbir zorluğu yok, birlikte ürettiklerimiz hakça paylaşıldığında sorunlarımız biter. O zaman geldiğinde, biz sizin karşınıza yoksulluğu, konutsuzluğu, aşsızlığı işsizliği anlatmak için değil, şarkılarımızı türkülerimizi söylemek için çıkacağız.

“AKP’ye küme düşürmek boynumuzun borcu olsun”
Halka daha iyi bir yaşam vadedip iş başına gelen iktidar, uygulamalarından sorumludur. Emeklilik hakkı, diğer birçok hakla birlikte, bizden önceki kuşakların büyük özverileriyle yasalara yazdırılan temel hakkımızdır. Ne yazık ki o zamanlar engel olamadık; 1999 ve 2008 yılında yapılan değişiklerle emekli olma yaşı yükseltildi, Aylık Bağlama Oranları düşürüldü ve bugün emeklinin refahı yerine yoksulluğunu yaşıyoruz.
Nasıl ki özelleştirmeyi ilk başlatan bugünkü AKP iktidarı değildi, ama açık ara şampiyonluk onundur. Aynı şekilde emeklilikteki geri gidişin de şampiyonu da AKP iktidarıdır. Bu şampiyona küme düşürmek boynumuzun borcu olsun.

Mersinli Emekliler: “Yoksullaştırıcı iktidar, hepimizi yoksullaştırıyor”

“Dağ fare doğurdu”
Anayasa’nın 17. Maddesinde; “Herkesin, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu yazar. Bugün yaşam koşullarımız 2002’ye göre çok daha geride, maddi ve manevi varlığımızı koruyamıyoruz. Barınma, beslenme, ısınma gibi en temel insani gereksinimlerimizden kısmak zorundayız.
Daha önce anamızın ak sütü gibi hak ettiklerimiz birer birer elimizden alınırken buna sessiz kalmayız, kalamayız. Sorumluluğumuz sadece kendimizle sınırlı değil, emekli dul ve yetim yoksulluğu yanında, çalışma çağında olup iş bulamayan, çalıştığı hâlde iki kişi bir araya gelip ev kuramayan, aylığı kiraya yetmeyen çocuklarımızdan torunlarımızdan yeğenlerimizden de sorumluyuz. Dükkânını siftahsız kapatan esnaf, ürünü dalda ve yerde kalan çiftçi, ağır faiz yükü altında ezilen küçük ve orta sanayici de mağdur. Çünkü aynı yoksullaştırıcı iktidar, biraz az biraz çok hepimizi yoksullaştırıyor.
İktidarın kurduğu özelleştirme faiz döviz borsa sistemiyle bir avuç dolar milyarderi ve milyoneri, büyük tekeller, holdingleşmiş tarikatlar toplumun bütün zenginliğine el koyuyor, halka ise derin yoksulluk kalıyor.

“Vatandaşlık Geliri” gibi sihirbazlıklara hiç gerek yok
İktidar şapkadan tavşan çıkarır gibi her gün yeni bir göz boyayıcı haberlerle oyalamaya çalışıyor bizi. Son günlerin modası “Vatandaşlık Geliri”. Aylarca bu haberlerle insanlara umutlar pompalandı, bugünlerde ayrıntıları ortaya çıktı ve ‘Dağ fare doğurdu’. Toplam geliri dokuz bin liranın altında olan ailelere en fazla 5 bin 615 liralık bir destek vereceklermiş. Bir ailenin sadece dokuz bin lira geliri olması sefalettir. Dokuz bin liraya eklenecek 5 bin 615 liralık destekle gelir 14 bin 615 lira olur, bu da sefalettir.
İktidara biz daha kolay bir yol gösterelim. SGK bünyesindeki 4/A’lılar emeklilerin sayıca en büyük grubudur. 2002 yılı Aralık ayında 4/A’lıların en düşük aylığı 257 lira idi. Asgari ücret 184 lira idi.Yani emekli aylığı asgari ücretten yüzde 40 fazlaydı. Bugüne uyarladığımızda 28 bin 75 liranın yüzde 40 fazlası 39 bin 305 lira eder. Bugün hazine katkısıyla en düşük emekli aylığı 20 bin lira. Siz refah payı, ekonomik büyüme gibi hiçbir ek katkı yapmadan dört işlemle yaptığımız bu basit hesaplamayla bile emeklinin alması gereken aylığın yarısını hiç etmişsiniz. Altın gümüş karşılaştırmasına girmiyoruz bile, oralara girersek uçurum kat kat büyüyor ve biz bunu yaşayarak biliyoruz. “Vatandaşlık Geliri” gibi sihirbazlıklara hiç gerek yok, Aylık Bağlama Oranlarını (ABO) eskiden olduğu gibi yüzde yetmişe çıkarın, başka ihsan istemeyiz.
Haklarımızı almak için gerekli olan azim ve iradeye sahibiz, gücümüzün birlikten geçtiğini biliyoruz, bu yolda elimizden gelen her çabayı göstereceğimizi tekrar ilan ediyoruz.

“Bizler harçlık istemiyoruz!”
-Derhal yasal düzenleme yapılarak Emekli sendikaların Çalışma Bakanlığı ile toplu sözleşme yapma hakkı tanınmalıdır.
-Bizler yarına sabredecek hâli kalmayanlarız. Derhal dul ve yetimlerimiz ile 65 yaş üstü güvencesiz vatandaşlarımızın gelirini açlık sınırı üzerine çıkarılmalıdır.
-En düşük emekli aylığını 39 bin TL’ye yükseltilmelidir.
-Memur emeklilerine ödemediğiniz seyyanen zamları derhal ödenmelidir.
-Tüm emeklilere hak kayıplarına göre orantısal zam yapılmalıdır.
-Önümüzde Ramazan ayı ve bayramı var. Bizler harçlık istemiyoruz. Tüm emeklilere birer aylık tutarında ve yılda dört kez olan ikramiye istiyoruz.
-Kirada oturan tüm emeklilere kira yardımı istiyoruz
-Bizler kimseden sadaka istemiyoruz. Sabredecek halimiz, dayanacak takatımız kalmadı. Hak edişimizi istiyoruz. Alana kadar da sokaklardan ayrılmayacağız.

Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!!

]]>
Mersinli Emekliler: Emekliler bilgece davranıp bunun hesabını demokratik yollardan soracak https://yenidunya.org/emek-gundemi/33686/mersinli-emekliler-emekliler-bilgece-davranip-bunun-hesabini-demokratik-yollardan-soracak/ Thu, 22 Jan 2026 13:39:53 +0000 https://yenidunya.org/?p=33686 2021 Tüm Emekli Sen Mersin Şubesi bugün yağmur altında Özgür Çocuk Parkında basın açıklaması düzenlediler. Açıklamada tek bir kişinin bile sefalete itilmesiyle toplumun yüreğinin kanayacağı, kurtuluşun birlikte mücadeleden geçtiği belirtildi. Açıklamayı Mersin Şube Başkanı Hüseyin Kurt okudu.
Kurt, açıklamasında, “Belli ki iktidar emeklilerden yıllar içerisinde gasbettiklerini iade etmek gibi bir niyet taşımıyor. Onlar sanıyorlar ki büyük emekli kitlesinin ağzına seçim kararı aldığımızda bir parmak bal çalarız, gönüllerini kazanır oylarını alırız. Boşuna heves. Bu defa tutturamayacaksınız, yazın bunu bir kenara, siz o treni kaçırdınız, çünkü yarattığınız sefalet çok büyük. Kendi kendine yeten, alnı ak başı dik onurlu emekliyi barınamaz beslenemez ısınamaz duruma getirdiniz. Emekliler bilgece davranıp bunun hesabını demokratik yollardan sormayı emin olun ki bileceklerdir.” dedi.

Basın açıklamasının tam metni:
Basına ve kamuoyuna,
Değerli yol arkadaşlarım, siyasi parti temsilcileri DKÖ temsilcileri ve başkanları. Çalışkan basın mensubu arkadaşlarım hepinizi sendikamız adına selamlıyorum. Hoş geldiniz.
9 Ocak 2026 gününden beri Meclis’te emekli sorunları için nöbetlerini ısrarla sürdüren CHP’li milletvekillerini tekrar kutluyor, meydanların ve Meclis’in dayanışmasını gerçekleştirdikleri için teşekkür ediyoruz. İki gün önceki açıklamamızda, meydanlardan ve Meclis’ten yükselen ses iktidar ortağı MHP’de de yankısını buldu, Genel Başkan Devlet Bahçeli emeklilerin aylıklarının sefalet düzeyinde olduğunu açıkladı demiş ve bu sözün gereğinin yapılmasını dilemiştik. Ne yazık ki bu dileğimiz gerçekleşmedi, emeklinin yoksulluğunu tespit edebilen ama çözüme yönelik bir iradenin olmadığını gördük.

Belli ki iktidar emeklilerden yıllar içerisinde gasbettiklerini iade etmek gibi bir niyet taşımıyor. Onlar sanıyorlar ki büyük emekli kitlesinin ağzına seçim kararı aldığımızda bir parmak bal çalarız, gönüllerini kazanır oylarını alırız. Boşuna heves. Bu defa tutturamayacaksınız, yazın bunu bir kenara, siz o treni kaçırdınız, çünkü yarattığınız sefalet çok büyük. Kendi kendine yeten, alnı ak başı dik onurlu emekliyi barınamaz beslenemez ısınamaz duruma getirdiniz. Emekliler bilgece davranıp bunun hesabını demokratik yollardan sormayı emin olun ki bileceklerdir.

Kafası karışmış olanlar için hesabı tekrar yapalım, emekliler içinde en büyük sayı işçi emeklisi denilen 4A’lılardır. Yüzde 72 oranla emeklilerin ana gövdesini oluştururlar.2002 yılı Aralık ayında 4A’lıların en düşük aylığı 257 TL idi. Asgari ücret 184 TL idi. Yani en düşük işçi emeklisi aylığı asgari ücretten yüzde 40 daha fazlaydı. Bugünkü 28 bin 75 TL olan asgari ücretin yüzde 40 fazlası 39 bin 305 lira eder. Yani refah payını, ulusal ekonominin büyümesini eklemesek bile dümdüz dört işlem yaptığımızda 39 bin 305 TL’yi buluyoruz. Üstelik de bu hesabı yaparken asgari ücretin de TÜİK’in ısmarlama enflasyon hesabıyla baskılandığını göz ardı etmiyoruz.

Düz hesapla vardığımız bu sonuç, CHP’nin asgari ücretin 39 bin liraya, en düşük emekli aylığının da asgari ücrete yükseltilmesi önerisiyle uyumludur. Öneriyi ilk adım olarak ve geçici kaydıyla destekliyoruz. Geçici olmalıdır çünkü, asgari yaşam insan onuruyla bağdaşmaz. Yoksulluğu değil varlığı paylaşmak her emeklinin emekçinin yurttaşın ana sütü gibi hakkıdır.

Bu hesabı emekliler, istatistiklere ve sayılara bakmadan yaşayarak biliyorlar zaten. Bu açıklamayı emeklileri yük olarak gören, onları çalışanlarla karşı karşı karşıya getirmeye çalışan çarpık bakış açısına karşı yapıyoruz. Çalışanlar bizlerin kardeşleri yakınları çocukları ve torunlarıdır. Emeklisiyle, işçi memur çiftçi esnaf biz aynı taraftayız, toplumun yüzde doksan dokuzuyuz. Sorumluluğumuz sadece emeklilerle sınırlı değil; işsizlerimiz, okula aç giden çocuğumuz, sanayide kötü koşullarda çalışan çırağımız, ne evde ne okulda olan on binlerce gencimiz, mahsülü para etmeyen çiftçimiz de bizim derdimizdir. İktidarın hepimize karşı kurduğu bu cendereden ancak el ele vererek, güçlerimizi birleştirerek çıkabiliriz.

Alt sınır olduğu için en düşük emekli aylığı söylemde büyük bir yer tutuyor. Bazı emeklilerimiz, sizin derdiniz sadece en düşük emekli aylığının yükseltilmesi midir diye soruyorlar. Hayır, işin esası şudur. Bir kere en düşük emekli aylığı, dul ve yetim aylığı dahil insanca yaşamaya yetecek düzeyde olmalıdır. Tek bir kişi bile sefalete itildiğinde toplumun yüreği kanar. Biz her insanın mütevazi ama onurlu, ele güne avuç açmadan yaşamasının temel insan hakkı olduğunu savunuruz.
Anayasamız, 1. ve 2. maddelerinde, Türkiye Devletinin bir Cumhuriyet olduğunu, demokratik laik ve sosyal bir hukuk Devleti niteliklerini taşıdığını yazar.
Demokratik laik ve sosyal bir hukuk Devleti, yurttaşlarının tamamını insan onuruna uygun koşullarda yaşatmakla yükümlüdür.

Bugün ulaşmış olduğumuz ulusal zenginlikte payı olan emeklilerin aylıkları, prim/gün sayısına göre hakça hesaplanmalı, yoksullukta eşitlenme değil, refahın paylaşılması sağlanmalıdır. Bunun sağlanmasının en kısa yolu 1999’da ve 2008 yılında Aylık Bağlama Oranlarını geriye çeken değişikliklerin iptal edilmesi, ABO’nun tekrar yüzde 70’e çıkarılmasıdır.

Tekrar ediyoruz, iktidarın sürdürdüğü dışa bağımlı neo-liberal ekonomiyle, tarımı ve küçük orta sanayiyi çökerten borç faiz özelleştirme borsa sistemiyle yaratılan ağır tahribat o kadar büyük ki, tek bir parti, tek bir sendika, tek bir demokratik kitle örgütü bunun altından kalkamaz. Güçlerimizi birleştirmekten başka çaremiz yok. Eminiz ki, emekçiler bu iradeye sahip olduklarını kanıtlayacaklardır.

Taleplerimiz:
1.Emekli ve dul/yetim aylıklarının insanca yaşamaya yetecek düzeye çıkarılması için acil seyyanen zam yapılmalıdır. En düşük emekli aylığı en düşük memur aylığıyla eşitlenmelidir.
2.Asgari ücret derhal 39.000 tl seviyesine çıkarılmalıdır.
3.Memur emeklilerine yasanın emredici hükmüne rağmen iki yıldır ödenmeyen seyyanen zamlar topluca ödenmelidir.
4.Konutsuz emeklilere, gelirlerine uygun ödemeli sosyal konutlar yapılmalı, konut sahibi olana kadar kira yardımı sağlanmalıdır. Depreme dayanıksız konutlar uygun ödemeli krediyle sağlamlaştırılmalıdır.
5.Anayasanın “Sendika Kurma Hakkı” ve “Toplu Sözleşme Hakkı” ile ilgili 51. ve 53. Maddelerine “Emekliler” veya Uluslararası Sözleşmelerde yer alan “Herkes” ibaresi eklenerek emeklilerin sendika kurma ve toplu sözleşme hakkı Anayasal güvenceye kavuşturulmalıdır.
6.Tüm emekli aylıkları “asgari değil, insanca yaşam” ilkesine göre hükûmet ve emekli sendikası arasında yapılacak toplu sözleşme yoluyla belirlenmelidir.
7.Aylık bağlama oranı (ABO) eskiden olduğu gibi yüzde 70 olmalıdır.
8.Yıllardır savsaklanan İntibak Yasası derhal çıkarılmalıdır.
9.Bayram ikramiyesi adı altında yılda iki defa yapılan ikramiye ödemelerine banka emeklileri de dahil edilmeli, ikramiyeler yılda dört defa birer aylık tutarında ödenmelidir.
10.
Emekli aylığı promosyonları 3 yılda bir değil her yıl ödenmelidir.
11.Emekli aylıklarından alınan muayene, tedavi ve ilaç katkı payı kesintileri kaldırılmalıdır.
12.Toplu taşıma araçlarında emeklilere ve eşlerine ücretsiz ulaşım hakkı sağlanmalıdır.
Bizler bu ülkenin emeklileri olarak sadaka istemiyoruz. Ücretlerimizden kesilip sisteme emanet ettiğimiz pirimlerimizin karşılığı olarak hakkımızı istiyoruz. Alana kadar durmadan mücadele edeceğimizi ilan ediyoruz.
Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz

]]>
Mersinli Emekliler: “Yoksulluğu değil refahı paylaşmak emeklilerin analarının ak sütü kadar haklarıdır” https://yenidunya.org/emek-gundemi/33674/mersinli-emekliler-yoksullugu-degil-refahi-paylasmak-emeklilerin-analarinin-ak-sutu-kadar-haklaridir/ Wed, 21 Jan 2026 11:51:54 +0000 https://yenidunya.org/?p=33674 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi dün (20 Ocak 2026) Meclis’te emeklilerle ilgili oylama öncesinde Yoğurtçu Parkında yaptığı açıklamayla, sorunun sadece en düşük emekli aylığıyla sınırlı olmadığını, emeklilerin tümünün toplumsal refahtan hakça yararlanabilmesinin nasıl olabileceğini anlattı.
Basın açıklamasını 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi Başkanı Hüseyin Kurt okudu.

Emeklilerin aylıklarının sefalet düzeyinde olduğunu iktidar ortağı kabul etti
Basına ve kamuoyuna
Değerli yol arkadaşlarım, siyasi parti temsilcileri ve başkanları, DKÖ temsilcileri ve başkanları, çalışkan basın emekçisi arkadaşlarım hepinizi sendikamız adına selamlıyorum. Hoş geldiniz.
9 Ocak 2026 gününden beri Meclis’te emekli sorunları için nöbette olan CHP’li milletvekillerini kutluyor, meydanların ve Meclis’in dayanışmasını gerçekleştirdikleri için teşekkür ediyoruz. Meydanlardan ve Meclis’ten yükselen ses iktidar ortağı MHP’de yankısını buldu, Genel Başkan Devlet Bahçeli emeklilerin aylıklarının sefalet düzeyinde olduğunu açıkladı. Bugün yapılacak oylamada verilen sözün gereğinin yapılmasını diliyoruz.

Önce belki de yeterince anlatamadığımız bir konuya açıklık getirelim. Sürekli olarak en düşük emekli aylığından söz ediyor, bunun yükseltilmesi gerektiğini anlatıyorsunuz, yüksek prim gün sayısına sahip olan emeklilerin haklarını yeteri kadar dile getirmiyorsunuz deniyor bize, açıklamaya çalışalım.

Sendikamıza işçi, memur, Bağ-Kurlu, tarım sigortalı, özel sosyal güvenlik sandıkları emeklileriyle bunların dul ve yetimleri üye olabilirler. Bütün üyelerimiz sendikada eşit haklara sahiptir.
Sendikamız emeklilere insanca yaşam koşullarını sağlayacak ekonomik ve demokratik hakları ilerletmek için çalışır. Hedefimiz emeklilerin birleşik güçlü sendikasının hükûmetin ilgili bakanlığıyla toplu sözleşme yapmasıdır. Emeklilerin aylığı TÜİK’in yayınlayacağı ısmarlama çarpıtılmış enflasyon oranlarına göre tespit edilemez.

Mersinli Emekliler: “Yoksulluğu değil refahı paylaşmak emeklilerin analarının ak sütü kadar haklarıdır”

ABO eskiden olduğu gibi yüzde 70’e çıkarılmalıdır.
En düşük emekli aylığından sıkça söz ediyoruz çünkü, 1999’da yıllar içerisinde tedricen ABO’nun yüzde 35’e kadar düşürülmesinin yolu açıldı, bu iktidar döneminde 2008 yılında da ABO’nun güncelleme katsayısı düşürüldü. Bu toplumsal adalete sığmaz formülle bağlanan aylıklar her yıl daha da düştü, 2019 yılına gelindiğinde hükûmet en düşük sefalet aylığını açıklamaya cesaret edemedi ve taban aylık sistemine döndü. Zorunlu olarak TBMM’den yasa çıkarıp en düşük emekli aylıklarını hazine desteğiyle yükseltip kabul edilebilir düzeye çektiler.

Fakat aylık bağlama oranları ve güncelleme katsayıları emeklilerin tamamı için düşürüldüğünden dolayı yüksek prim/gün sayısına sahip diğer emeklilerin aylıkları her yıl olması gerekenin altında kaldı. Çünkü onların aylıklarına hazine katkısı veya refah payı eklenmedi. Dipte ve yoksullukta eşitlenme hızlandı. Bu durum adeta, iktidar yüksek aylık alanlardan kısıp en düşük aylığa ekliyormuş gibi bir tablo yarattı. Sorunları ve çözümleri ortak olan emekli çoğunluğunun iç dayanışmasını bozucu etki yaratan bu durumu değiştirmek, emekli sistemini sosyal devlet ilkelerine uygun hâle getirmek temel önceliklerimizden biridir.

Emeklilik sisteminde 1999 ve 2008 yıllarında emekliler aleyhine yapılan değişiklikler geriye alınmalı ABO eskiden olduğu gibi yüzde 70’e çıkarılmalıdır.

Temel ilkemizdir, emekli sisteminde tek bir emekli tek bir dul ve yetim asgari ücretin altında aylıkla yaşamaya mahkûm edilemez. Asgari ücret de gerçek anlamda insanca yaşamaya yetecek düzeyde ama kısa süreli ve geçici olmalıdır. Daha fazla prim gün sayısına sahip emekliler de çalışırken toplumsal refaha yaptıkları katkıların karşılığını adil bir biçimde almalıdır. Yoksulluğu değil refahı paylaşmak bütün onurlu emeklilerin analarının ak sütü kadar haklarıdır.

Emekliler yıllar içerisinde ne kadar yoksullaştıklarını yaşayarak biliyorlar. Onlara uzun uzun istatistik anlatmaya altın gümüş hesabı yapmaya gerek yok. Geçmiş yıllarda aylığının üçte biriyle mütevazi bir evde oturabilen emeklinin aylığı artık kiraya yetmiyor. Sokağa düşmediyse eğer, ya izbe bir otelin buz gibi odasında, şanslıysa bir yakınında sığıntı durumunda artık.

Mersinli Emekliler: “Yoksulluğu değil refahı paylaşmak emeklilerin analarının ak sütü kadar haklarıdır”

Asgari yaşam insan onuruyla bağdaşmaz
Gene de iktidarın itiraz ettiği altın hesabından değil, kendi iktidarları öncesinden 2002 yılı aylıklarından örnek verelim.
2002 yılı Aralık ayında asgari ücret 184 TL iken en düşük işçi emeklisi aylığı bunun yüzde 40 fazlası olan 257 TL idi .Bu hesabı bugüne uyarlarsak en düşük emekli aylığının asgari ücretin yüzde 40 fazlası olan 39 bin 305 TL olması gerektiğini görürüz. Üstelik de bu hesabı yaparken asgari ücretin de TÜİK’in ısmarlama enflasyon hesabıyla baskılandığını göz ardı etmiyoruz.

Bu hesapla, CHP’nin asgari ücretin 39 bin liraya, en düşük emekli aylığının da asgari ücrete yükseltilmesi önerisini ilk adım olarak ve geçici kaydıyla destekliyoruz. Geçici olmalıdır çünkü, asgari yaşam insan onuruyla bağdaşmaz. Yoksulluğu değil varlığı paylaşmak her emeklinin emekçinin yurttaşın ana sütü gibi hakkıdır.

Daha sık dile getirilir oldu son zamanlarda. Değerli hekim Özcan Yücel diyor ki: Türkiye’de sessiz bir salgın var: Yaşlı malnutrisyonu. Malnutrisyon=Yetersiz beslenme. Uzmanlar uyarıyor. Yaşlılarımızda, malnutrisyon vakaları giderek daha sık rastlanıyor. Bu emeklilerden tez elden kurtulmanın bir yolu olabilir!! Öyle ya! 20 bin lira maaşla yaşasanız yaşasanız ‘Malnutrisyonun daniskasını’ yaşarsınız. Yazıklar olsun!

Tekrar ediyoruz, iktidarın sürdürdüğü dışa bağımlı neo-liberal ekonomiyle, tarımı ve küçük orta sanayiyi çökerten borç faiz özelleştirme borsa sistemiyle yaratılan ağır tahribat o kadar büyük ki, tek bir parti, tek bir sendika, tek bir demokratik kitle örgütü bunun altından kalkamaz. Güçlerimizi birleştirmekten başka çaremiz yok. Eminiz ki, emekçiler bu iradeye sahip olduklarını kanıtlayacaklardır.

Taleplerimiz:
1.Emekli ve dul/yetim aylıklarının insanca yaşamaya yetecek düzeye çıkarılması için acil seyyanen zam yapılmalıdır. En düşük emekli aylığı en düşük memur aylığıyla eşitlenmelidir.
2.Asgari ücret derhal 39.000 tl seviyesine çıkarılmalıdır.
3.Memur emeklilerine yasanın emredici hükmüne rağmen iki yıldır ödenmeyen seyyanen zamlar topluca ödenmelidir.
4.Konutsuz emeklilere, gelirlerine uygun ödemeli sosyal konutlar yapılmalı, konut sahibi olana kadar kira yardımı sağlanmalıdır. Depreme dayanıksız konutlar uygun ödemeli krediyle sağlamlaştırılmalıdır.
5.Anayasanın “Sendika Kurma Hakkı” ve “Toplu Sözleşme Hakkı” ile ilgili 51. ve 53. Maddelerine “Emekliler” veya Uluslararası Sözleşmelerde yer alan “Herkes” ibaresi eklenerek emeklilerin sendika kurma ve toplu sözleşme hakkı Anayasal güvenceye kavuşturulmalıdır.
6.Tüm emekli aylıkları “asgari değil, insanca yaşam” ilkesine göre hükûmet ve emekli sendikası arasında yapılacak toplu sözleşme yoluyla belirlenmelidir.
7.Aylık bağlama oranı (ABO) eskiden olduğu gibi yüzde 70 olmalıdır.
8.Yıllardır savsaklanan İntibak Yasası derhal çıkarılmalıdır.
9.Bayram ikramiyesi adı altında yılda iki defa yapılan ikramiye ödemelerine banka emeklileri de dahil edilmeli, ikramiyeler yılda dört defa  birer aylık tutarında ödenmelidir.
10.Emekli aylığı promosyonları 3 yılda bir değil her yıl ödenmelidir.
11.Emekli aylıklarından alınan muayene, tedavi ve ilaç katkı payı kesintileri kaldırılmalıdır.
12.Toplu taşıma araçlarında emeklilere ve eşlerine ücretsiz ulaşım hakkı sağlanmalıdır.
Bizler bu ülkenin emeklileri olarak sadaka istemiyoruz. Ücretlerimizden kesilip sisteme emanet ettiğimiz pirimlerimizin karşılığı olarak hakkımızı istiyoruz. Alana kadar durmadan mücadele edeceğimizi ilan ediyoruz.
Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!

]]>