Mersin – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Sun, 22 Feb 2026 08:15:08 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.5 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png Mersin – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 Emekliler meydanları terk etmiyor! https://yenidunya.org/emek-gundemi/33832/emekliler-meydanlari-terk-etmiyor/ Sun, 22 Feb 2026 08:15:05 +0000 https://yenidunya.org/?p=33832 2021 Tüm Emekli Sen Tarsus ve Mersin Şubeleri 21 Şubat 2026 günü Tarsus Yarenlik Alanında önce basın açıklaması, ardından stand kurarak imza ve üye kampanyası yaptılar.

Yapılan basın açıklamasında emeklilerin sorunları ve yaşam koşulları anlatıldı. Açıklamanın sonunda emeklilerin talepleri sıralandı. Basın açıklamasından sonra imza ve yeni üye kampanyası başlatıldı.

Basına ve kamuoyuna;
Saygıdeğer emekçiler, emekliler ve dostlar; siyasi partilerin ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri; çalışkan basın emekçileri hoş geldiniz. Sizleri 2021 Tüm Emekliler Sendikası Tarsus Şubesi adına en içten duygularımızla selamlıyoruz.

Bütçeye bak iktidarı tanı
Bir iktidarın kimliğini anlamak için, bütçeyi nasıl yaptığını incelemek yeterlidir diye hep söyleriz. Emekçiye, emekliye, öğrenciye, eğitime ne kadar; tefeciye, rantçıya ne kadar harcama yapıldığını gördüğümüzde başka söze gerek kalmaz. Örnek olsun, bütçeden 2026 yılının Ocak ayında 1 trilyon 635 milyar 788 milyon 234 bin liralık harcama yapılmış. Ne güzel, bu kadar harcamayla gül gibi geçinip gidiyor olmamız gerekirdi. Ama öyle olmuyor, yoksulluğumuz bizi boğuyor, niye böyle oluyor diye diğer harcama kalemlerine baktığımızda gerçek apaçık ortaya çıkıyor. En büyük harcama kalemi bir avuç yerli ve yabancı tefeciye ödenen 456 milyar, 416 milyon, 191 bin liralık faiz gideri. Yani bütçenin yaklaşık yüzde otuzu tefecilere gitmiş. Peki 16 milyonu aşan emekli dul ve yetime devlet katkısı ne kadar olmuş? Sadece 78 milyar, 31 bin, 742 lira olmuş. Yani bütçenin yaklaşık yüzde beşi. Bir avuç tefeciye yüzde otuz, 16 milyona yüzde beş. Adalet bunun neresinde?

Emekliler meydanları terk etmiyor!

İktidar hayal satmaya çalışıyor
Bütçeden de gördüğümüz gibi emekliler geçinemiyor, barınamıyor, sağlıklı beslenemiyor.
Ama emekliler yalvarmıyor, ağlamıyor, sadaka istemiyor.
Emekliler ülkemizin bugün ulaşmış olduğu toplam zenginliğe yaptıkları katkıların hakça paylaşılmadığını görüyor ve hem tek tek hem de topluca, örgütlü olarak itiraz ediyor.
Bu itirazın gücünü başta iktidar, toplumun her katı, her kurumu, her siyasi partisi derinden hissetti. Meydanların sesi Meclis’e de ulaştı. Meydanların ve Meclis’in dayanışması artarak sürmeli, emeklilerin insanca yaşam talebi tez zamanda gerçekleşmelidir.
AKP iktidarı da ekonomik kırıma uğrattığı emekliler arasındaki desteğinin gün gün kar gibi eridiğinin farkında. Bu yüzden emekliler arasındaki desteğini artırabilmek için gerçek çözümler yerine hayal satmaya çalışıyor.

Emekliler fonların kimlere nasıl peşkeş çekildiğini biliyor
Yıllardır uğraştıkları ama başarılı olamadıkları BES Bireysel Emeklilik Sistemi yerine 2026 yılında TES Tamamlayıcı Emeklilik Sistemini devreye almayı planlıyorlar. Çalışandan ve işverenden belli oranda kesinti yapılacak üstüne de devlet katkısı olacakmış. Bu kesintiler bir fonda birikip devlet gözetiminde işletilecek ve emekliye ek gelir sağlayacakmış.Tam Nasrettin Hoca’nın tarlanın kenarına diken ekip koyunların yününün dikene takılmasını umması, biriken yünleri toplayıp satarak borç ödemesi gibi.
Emeklilerimiz bugüne kadar fonların nasıl kötüye kullanıldığının, holdinglere destek olarak aktarıldığının ve iktidarların seçim yatırımları olarak istismar edildiğini bilirler. İşsizlik fonunun bile işsizlerden daha çok patronlar için kullanıldığı herkesin malumudur.
Bunlar neo-liberal ekonomi denilen, özelleştirme, borç faiz döviz borsa ekonomisinin akılları. İktidar, bugünkü yoksulluğumuza yol açan bu emekçi karşıtı sistemin yoksulluğumuza çare üreteceğine inanmamızı umuyor. Bize hayal satmaya çalışıyor, bu sistem emekliliği sosyal güvenlikten koparır, serbest piyasanın altta kalanın canı çıksın anlayışına savurur.
Bu hayalleri satarken, kendilerince makul gerekçeler öne sürdüklerini varsayıyorlar bir yandan. Böyle giderse, SGK’nın batacağından, emekli aylıklarını ödeyemez duruma geleceğinden söz ediyorlar. Kimi, EYT’lilerin büyük yük oluşturduğunu söyleyip, onlara hakaret etme cüreti gösteriyor, bir diğeri emeklilerin çok yaşadığından dem vuruyor, ötedeki aktif pasif oranının bozulduğunu, emeklilik sisteminin taşınamaz bir yük hâline geldiğini arsızca iddia ediyor.
SGK’nın bakkal dükkânı veya bir şirket gibi batacağını ileri sürmek,bu yolla emeklileri korkuya sevk etmek, bilinçsizlik değilse emekçileri hak aramaktan uzak tutmak isteyen kurnazlıktır.
Devlet var olduğu sürece SGK batmaz, sorun bütçenin nasıl pay edileceğini belirleyen iradenin yani iktidarın tercihi sorunudur. İç ve dış tefeci faizine, saray şatafatlarına, holdinglere destek aktarımına yeten bütçe emekliye gelince mi yetmez oluyor?

Emekliler meydanları terk etmiyor!

Emekliler demiri büktü, çeliği eritti, fabrikalar, çiftlikler kurdu
İktidar, hayal satışında sınır tanımıyor, emeklilik sisteminde köklü değişiklik hazırlığında olduğunu duyurup nabız yokluyorlar. Neymiş köklü değişiklik? Bundan sonra aylık esasına göre değil, hane gelirine göre ihtiyaç odaklı gelir bağlanması sistemine geçeceklermiş. İlk bakışta emeklilerin yararına gibi görünen bu anlatı da başka bir tuzak barındırıyor. Emekliliği sosyal hak olmaktan çıkarıp, muhtaçlığa göre yardım sistemidir bu.
Tekrar ediyoruz, emekli, gariban, biçare, dilsiz, ne verilirse ona razı olacak zavallı değildir.
O demiri büktü, çeliği eritti, fabrikalar, çiftlikler kurdu. Karada denizde ve gökyüzünde var olan her şey onun el emeği göz nurudur, beyninin ışığıdır. Siz şimdi bu emekliden aldıklarınızın üzerine oturup onu yek ekmeğe muhtaç duruma getiremezsiniz. Hem böyle bir hakkınız yok, hem de biz buna izin vermeyeceğiz.

2008 öncesine dönün sorunlar çözülsün!
Emeklilik sisteminde yeni yol aramanıza gerek yok. Eski yol bize yeter, sadece siz iktidara geldikten sonra aleyhimize yaptığınız değişiklikleri iptal edin, eskiye dönün, ’başka ihsan istemez’. Yani sizden önceki iktidarların emeklilik yaşını kademeli olarak yükselten uygulamalarını düzeltin demiyoruz. Siz sadece 2008 yılında düşürdüğünüz Aylık Bağlama Oranını yeniden yüzde 70’e çıkarın yeter diyoruz.
Derhal yasal düzenleme yapılarak Emekli sendikalarına Çalışma Bakanlığıyla toplu sözleşme yapma hakkı tanınmalıdır.
Bizler yarına sabredecek hâli kalmayanlarız. Derhal dul ve yetimlerimiz ile 65 yaş üstü güvencesiz vatandaşlarımızın gelirini açlık sınırı üzerine çıkarın.
En düşük emekli aylığını 39 bin TL’ye yükseltin.
Memur emeklilerine ödemediğiniz seyyanen zamları derhal ödeyin.
Tüm emeklilere hak kayıplarına göre orantısal zam yapın.
Önümüzde Ramazan Bayramı var. Biz harçlık istemiyoruz. Tüm emeklilere birer aylık tutarında ve yılda dört kez ikramiye istiyoruz.
Kirada oturan tüm emeklilere kira yardımı istiyoruz.
Bizler kimseden sadaka istemiyoruz. Hak edişimizi istiyoruz. Alana kadar da sokaklardan ayrılmayacağız.

Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!!

]]>
Mersinli Emekliler: “İktidar sahipleri çok yakında yanıldıklarını anlayacaklar” https://yenidunya.org/emek-gundemi/33547/mersinli-emekliler-iktidar-sahipleri-cok-yakinda-yanildiklarini-anlayacaklar/ Sat, 27 Dec 2025 08:26:59 +0000 https://yenidunya.org/?p=33547 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi dün (26 Aralık 2025) Özgür Çocuk Parkı’nda basın açıklaması yaptı.
Basın açıklaması öncesinde sendika üyeleri yaşadıklarını skeçlerle canlandırdılar.
Basın açıklamasını şube başkanı Hüseyin Kurt okudu.

Basına ve kamuoyuna
Saygıdeğer emekçiler, emekliler ve dostlar; siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri, çalışkan basın emekçileri hoş geldiniz.
Sizleri 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin şubesi olarak en içten duygularımızla selamlıyoruz.
Asgari ücret 2026 yılı için 28 bin 75 TL olarak açıklandı. TÜİK’in ısmarlama enflasyonu bile yüzde 31 beklenirken artış yüzde 27’de kaldı. Geçen yıl da TÜİK’in ısmarlama enflasyonu yüzde 44,4 iken artış yüzde 30 olarak uygulanmış, üstelik bir yıl boyunca başka artış verilmemişti.
İktidar aylıkları arttırır gibi görünürken gerçekte soframızdaki lokmayı, eti sütü sağlıklı beslenmeyi, evimizdeki ısınmayı eksiltiyor. Bu zulümdür, bu bile isteye emekçi halkı tefeciye rantiyeye yerli ve yabancı dolar milyarderlerine kurban etmedir.

Çalışana bu sefaleti reva gören iktidar, emekliyi, dul ve yetimi çok daha kolay gözden çıkarabileceğini varsayıyor.

İktidar sahipleri çok yakında yanıldıklarını anlayacaklar, emekçiye, emekliye, dul ve yetime, üretene, çiftçiye esnafa gence işsize öğrenciye layık görülen bu sefaletin sorumluları demokratik yoldan sandığa gömüleceklerini bilsinler.

Mersinli Emekliler: “İktidar sahipleri çok yakında yanıldıklarını anlayacaklar”

Emeklilerin hakları emekçi kimliklerine sıkı sıkıya bağlıdır. Yaş haddi, iş göremezlik veya yeterli prim/gün sayısına ulaşan emekçi emekliliğe hak kazanır, sosyal devlet topluma borcunu, üreterek, beden ve beyin gücünü harcayarak ödemiş olan emekliyi insanca yaşatacak koşulları sağlar, sağlamalıdır. Elbette ki emekliliğe hak kazanan emekçi, emekli olurken ustalığın tecrübenin zirvesindedir. Artık dinlenmenin, farklı uğraşlara yönelmenin, gezilere gitmenin, iç huzuruyla toplumsal etkinliklere katılmanın, tecrübelerini kendinden sonraki kuşaklara aktarmanın vaktidir. Ne yazık ki olması gerekenle olan çok farklı, toplumun üretenleri toplumsal refahtan pay alamıyor, hakları bir avuç holding için gasbediliyor. Bunu reddediyoruz.

Büyük ozanımız Nazım Hikmet, Türk Köylüsü şiirinde: ”O topraktan öğrenip kitapsız bilendir” demişti.Emekli ve emekçinin de uzun uzun istatistiklere bakmaya ihtiyacı yok. Biz yaşamın içinden biliyoruz TÜİK’in sayılarının yalan olduğunu, iktidarın ekonomiyle ilgili yaptığı açıklamaların boş olduğunu. Hesap şaşmaz, emekli beş yıl önce aylığının üçte biriyle kirada oturabilirken bugün aylığı kiraya yetmiyorsa söz bitmiştir. Emekli, izbe otellerde aç biilaç sürünüyorsa, ekonomik sürgün hayatı yaşıyorsa hiçbir istatistik gerekmez. Her şey ayan beyan ortadadır. Kabul etmiyoruz.
İktidarın bilinçli bir sınıfsal tercih yaptığı, ekonomi yangınının tüm yükünü emekçilere kesmek istediği ortadadır. Biz de bu yükü taşımayacağımızı, emekli emekçi birliğiyle buna karşı duracak irademizin olduğunu, dostlarımıza bildirmekten onur duyuyoruz.

Şu anda, işsizliğe ve geleceksizliğe mahkum edilmiş gençlerimizden sonra toplumun en yoksulları emeklilerdir.İşsizler çalışanlar ve emekliler yoksulluğu farklı dereceleriyle yaşıyorlar. Eminiz ki; buradan onurlu bir çıkış, birlik olduğumuzda, aynı safta güç birliği yaptığımızda gerçekleşecek.

Eski yıllarda emekli dostu bir kent olan Mersin, 2011 yılında başlayan yanlış dış politika tercihleriyle büyük bir sığınmacı/göçmen akınına uğradı. Ardından 6 Şubat 2023 depremi oldu. Deprem bölgesine komşu olan ilimiz Mersin, depremzede kardeşlerimizi büyük bir gönül hoşluğuyla bağrına bastı, zor günde dayanışmanın gereklerini yerine getirdi. Tüm bunlara bağlı olarak konut sorunu emekçiler ve emekliler için yakıcı hâle geldi.

Mersinli Emekliler: “İktidar sahipleri çok yakında yanıldıklarını anlayacaklar”

İktidar deprem yaralarını sarmak için yeterince kaynak ayırmıyor. TOKİ’nin başlıca görevi depremzedeler için ferah yaşam alanları ve sağlıklı konutlar üretmek iken, bütçe olanakları iktidar yandaşlarına aktarılmaya devam ediyor.

İktidarın TOKİ eliyle 2022 yılında seçim öncesi açıkladığı konut ve arsa kampanyasında henüz arsasına kavuşup inşaata başlayabilen bir kişi bile yok. Şimdi de önümüzdeki seçimde sahte umut yaratmak üzere 500 bin sosyal konut projesi açıkladılar. Konut açığı ülkemizde en yüksek düzeydedir. Sorunun kaynağı olan iktidarın konut sorununu halkçı anlayışla çözme niyeti ve iradesinin olmadığı ortadadır. Mersin Büyükşehir Belediyesi ilçe belediyeleriyle eş güdüm içerisinde, gerçek anlamda en yoksulları gözeten uygulanabilir sosyal konut projesini ayrıntılandırarak topluma sunmalı, bu kanayan yaraya merhem olacak halkçı çözümleri hızla gerçekleştirmelidir.

Çoktan iflas etmiş neoliberal kapitalizmin buyruklarından çıkmayan iktidarı ve ekonomi yönetimini uyarıyoruz. Serbest piyasayla, altta kalanın canı çıksın anlayışıyla varılacak yer toplumsal felakettir, bu yoldan geri dönün. Bakın, biz bugünün emeklileri cumhuriyetin kurucu kadrolarının torunlarıyız, hepimiz tarımda ve sanayide devlet işletmelerinin, kamu kuruluşlarının aşinasıyız. Kimimiz o kurumlarda görev aldı, bazılarımız kreşlerinde büyüdü, tiyatrolarına gitti, en azından Sümerbank üretimi kumaşla giyindi, ayakkabısını kullandı. Kamu kurumlarındaki sendikalaşma ve toplu sözleşme düzeni bütün iş yaşamı için çıpa görevi yaparak çalışanların ve emeklilerin haklarının korunmasını ve genişlemesini sağladı.

Yeniden kamulaştırma
Özelleştirilip yerli ve yabancı tekellere peşkeş çekilen kurumlar yeniden kamulaştırılsın. Sağlık ve eğitim kamu eliyle parasız olmalıdır. Çocuklarımızın ve torunlarımızın istihdamı sadece kâr odaklı çalışan özel sektörün performansına bırakılamaz. Devlet tarımda ve sanayide istihdama öncelik veren, kamusal yararı ve toplumsal refahı önceleyen işletmeleri yeniden kurmak zorundadır.
Emekçi sabrı bilgeliği ve onuruyla güzel ülkemizde alnı ak başı dik olarak insanca yaşamak hakkımız vardır. Gasbedilen haklarımızın iadesi için görevimizin başında mücadeleye devam edeceğimize bütün dostlarımız emin olsunlar. Emekli arkadaş gel bu onurlu mücadeleye sen de omuz ver, biz birlikteysek güçlüyüz.

Değerli dostlar, TBMM’de iktidar milletvekillerinin oyları ile kabul edilen 2026 bütçesinde bizler,emekliler, dul ve yetimler ve emekçilerin payı düşerken, faize ayrılan pay arttırılmıştır. Bundan dolayı bizim olmayan bütçeyi kabul etmediğimizi, taleplerimiz yani insanca yaşamamız için mücadeleye devam edeceğimizi tekrar ilan ediyoruz.

Mersinli Emekliler: “İktidar sahipleri çok yakında yanıldıklarını anlayacaklar”

Taleplerimiz:
1.Emekli ve dul/yetim aylıkları insanca yaşamaya yetecek düzeye çıkarılsın. En düşük aylık en düşük memur aylığıyla eşitlensin.
2.Memur emeklilerine yasanın emredici hükmüne rağmen iki yıldır ödenmeyen seyyanen zamlar topluca ödensin.
3.Konutsuz emeklilere, gelirlerine uygun ödemeli sosyal konutlar yapılsın, konut sahibi olana kadar kira yardımı sağlansın. Depreme dayanıksız konutlar uygun ödemeli krediyle sağlamlaştırılsın.
4.Anayasanın “Sendika Kurma Hakkı” ve “Toplu Sözleşme Hakkı” ile ilgili 51. ve 53. Maddelerine “Emekliler” veya Uluslararası Sözleşmelerde yer alan “Herkes” ibaresi eklenerek emeklilerin sendika kurma ve toplu sözleşme hakkı Anayasal güvenceye kavuşturulsun.
5.Emekli Sendikaları Statü Yasası çıkarılsın.
6.Tüm emekli aylıkları “asgari değil, insanca yaşam” ilkesine göre hükûmet ve emekli sendikası arasında yapılacak toplu sözleşme yoluyla belirlensin.
7.Aylık bağlama oranı (ABO) eskiden olduğu gibi yüzde 70 olsun.
8.Yıllardır savsaklanan İntibak Yasası derhal çıkarılsın.
9.İşçi, Memur ve Bağ- Kur emekli aylıkları arasındaki eşitsizlik giderilsin.
10.Bayram ikramiyesi adı altında yılda iki defa yapılan ikramiye ödemelerine banka emeklileri de dahil edilsin. Tüm emeklilere yılda dört defa birer aylık tutarında ikramiye ödensin.
11.SGK ile Bankalar arasında yapılan protokol görüşmelerine emekli sendikasının da katılması yönünde yasal düzenleme yapılsın. Emekli aylığı promosyonları 3 yılda bir değil her yıl ödensin.
12.Ulaşılabilir, parasız, nitelikli ve eşit sağlık hizmeti temel insan hakkıdır düşüncesiyle, emekli aylıklarından alınan muayene, tedavi ve ilaç katkı payı kesintileri kaldırılsın.
13.Toplu taşıma araçlarında emeklilere ve eşlerine ücretsiz ulaşım hakkı sağlansın.
14.Emekli yurttaşlara yaşamlarının sonbaharında hak ettikleri saygı gösterilsin. Yalnız yaşayan, hasta ve bakıma muhtaç olan emekli ve yaşlı yurttaşlar için devlete ait huzurevi sayısı artırılarak, bakım hizmetleri yaygınlaştırılsın.
15.Emeklilerin birlikte zaman geçirebileceği, var olan yeteneklerini sergileyebileceği, yeni hobiler edinebileceği atölyeler kurulsun.

KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA, YA HEP BERABER YA HİÇBİRİMİZ!

]]>
Mersin Emeklileri: Emekçi sabrı, bilgeliği, onuru ile sorunları aşacağız https://yenidunya.org/emek-gundemi/33307/mersin-emeklileri-emekci-sabri-bilgeligi-onuru-ile-sorunlari-asacagiz/ Wed, 12 Nov 2025 10:20:50 +0000 https://yenidunya.org/?p=33307 Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) ve 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubeleri, 2026 bütçesinde emekliye ayrılan payı protesto eden ortak bir basın açıklaması yaptı.
Açıklamada, iktidarın bütçeden emeklilere ayırdığı pay eleştirildi.

Bütçe kim için?
Basına ve kamuoyuna;
Saygıdeğer emekçiler, emekliler ve dostlar; siyasi partilerin ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri; çalışkan basın emekçileri hoş geldiniz. Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) ve 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubeleri adına sizleri en içten duygularımızla selamlıyoruz.
Bir iktidarın bütçeyi nasıl yaptığı onun aynasıdır, emekçiye, emekliye, öğrenciye, eğitime ne kadar; tefeciye, rantçıya ne kadar pay ayırıyor diye bakılır. 2026 bütçe teklifinde 16 milyon emekliye ayrılan pay 1872 milyar lira iken, bir avuç faizciye ayrılan faiz gideri 2742 milyar lira. Başka da söze gerek yok, ayna herşeyi apaçık gösteriyor.

Mersin Emeklileri: Emekçi sabrı, bilgeliği, onuru ile sorunları aşacağız

Emekliye konut verilmez oldu
Emekliler arasında konut sahibi olma oranı her yıl azalıyor, daha önce emekli ikramiyesiyle konut sahibi olunabilirken, şimdi aylıklar kiraya bile yetmiyor. Kiralık konut ilanlarında emekliye verilmez notuyla karşılaşır olduk.
AKP’nin, TOKİ eliyle 2022 yılında seçim öncesi açıkladığı konut ve arsa kamyanyasında henüz arsasına kavuşup inşaata başlayabilen bir kişi bile yok. Şimdi de önümüzdeki seçimde sahte umut yaratmak üzere 500 bin sosyal konut projesi açıkladılar. Konut açığı ilimizde en yüksek düzeydedir. Mersin Büyükşehir Belediyesi gerçek anlamda en yoksulları gözeten uygulanabilir sosyal konut projesini ayrıntılandırarak topluma sunmalı, bu kanayan yaraya merhem olacak halkçı çözümleri hızla gerçekleştirmelidir.

Emekçi ve emekli en yüksek mertebededir
Sizlere büyük bir tevazuyla, ama en yüksek mertebeden emekçi/emekli kimliğimizle sesleniyoruz. Toplumu ülkeyi vatanı, emeğiyle, alın teriyle, beyninin ışığıyla var eden ve yarına taşıyanların onurlu üyeleri olarak gücümüzün farkına varmaya çağırıyoruz. Akıl bilim çağdaşlık aydınlanma biz emekçiler olmadan gerçekleşemez.
Toplum, dolar milyarderleri olmadan da gelişir güçlenir yarınını güvence altına alabilir.
Toplumun dengeli ve uyum içinde olması eşit ve özgür bireylerin varlığına sıkı sıkıya bağlıdır.
Toplum, emekçiler olmadan gelişemez güçlenemez yarınını güvence altına alamaz.
İnsanlığın ortak çabasıyla bugün ulaşmış olduğumuz birikim, zenginlik ve tecrübe dünyayı defalarca doyuracak barındıracak eğitimini sağlığını güvenceye alacak düzeydedir.

Emekçi sabrı, bilgeliği, onuru ile sorunları aşacağız
Ama, gücü ve ortak zenginliğimizi gasbetmiş dolar milyarderleri sınıfının temsilcisi iktidar, genç ve sağlıklı evlatlarımızı işsiz, işçiyi güvencesiz, en zeki çocuklarımızı eğitimsiz, biz emeklileri konutsuz, hastamızı ilaçsız, dul ve yetimlerimizi çaresiz, münbit topraklarımızı üretimsiz bırakmakta tereddüt etmedi.
Yetmedi, emekçilerin eşit ve özgür dünya idealine ulaşmak için kurduğu yapılara görünür görünmez binlerce engel çıkarıyor, kargaşa yaratmaya devam ediyor. Sendikaları kapatmak, belediyelere kayyım atamak, partileri dağıtmak, halkın sesi olan televizyonları ve basın organlarını karartmak, tehlikeli gördüğü her emekçi/emekli dostunu uydurma gerekçelerle hapse atmak günlük rutinleri hâline geldi.
Biz, emekçi sabrı bilgeliği ve onuruyla bu tuzakları boşa çıkarmaya kararlıyız.

Mersin Emeklileri: Emekçi sabrı, bilgeliği, onuru ile sorunları aşacağız

Vazgeçmeyeceğiz!
Emekli hareketinin temsilcileri ve yürütücüleri olarak biliyoruz ki, anayasanın ruhuna aykırı mahkeme kararlarıyla defalarca kapatmalar yoluyla birliğimiz dağıtılmak ve parçalanmak istendi. Bunu 4. kez yapıyorlar. Bizler bu oyunları bozacak, parçalanmayı önleyecek, emekli mücadelesini büyütmeye devam edecek bilgeliğe ve ustalığa sahibiz. Kentimizde ulaşılmadık emekli kalmayana kadar hedefimize ısrarla yürümeye devam edeceğiz. Vazgeçmek yok, yarı yoldan dönmek yok. Kendi iç hukukumuz, tüzüğümüz pusulamızdır. İşçi sınıfının emekli kolu geçmişte olduğu gibi yol bulmakta, yollar kapandığında yeni yol açmakta mahirdir.

Taleplerimiz:
1.En düşük emekli maaşı insanca yaşamaya yetecek düzeyde yeniden hesaplanarak, tüm emekli aylıklarına derhal ve seyyanen ek zam yapılsın.
2.Memur emeklilerine yasanın emredici hükmüne rağmen iki yıldır ödenmeyen seyyanen zamlar topluca ödensin.
3.Konutsuz emeklilere, gelirlerine uygun ödemeli sosyal konutlar yapılsın. Depreme dayanıksız konutlar uygun ödemeli krediyle sağlamlaştırılsın.
4.Anayasanın “Sendika Kurma Hakkı” ve “Toplu Sözleşme Hakkı” ile ilgili 51. ve 53. Maddelerine “Emekliler” veya Uluslararası Sözleşmelerde yer alan “Herkes” ibaresi eklenerek emeklilerin sendika kurma ve toplu sözleşme hakkı Anayasal güvenceye kavuşturulsun.
5.Emekli Sendikaları Statü Yasası çıkarılsın.
6.Tüm emekli maaşları “asgari değil, insanca yaşam” ilkesine göre hükümet ve emekli sendikası arasında yapılacak toplu sözleşme yoluyla belirlensin.
7.Aylık bağlama oranı (ABO) eskiden olduğu gibi yüzde 70 olsun.
8.Yıllardır savsaklanan İntibak Yasası derhal çıkarılsın.
9.İşçi, Memur ve Bağ- Kur emekli aylıkları arasındaki eşitsizlik giderilsin.
10.Bayram ikramiyesi adı altında yılda iki defa yapılan ikramiye ödemelerine banka emeklileri de dahil edilsin. Tüm emeklilere yılda dört defa birer maaş tutarında ikramiye ödensin.
11.SGK ile Bankalar arasında yapılan protokol görüşmelerine emekli sendikasının da katılması yönünde yasal düzenleme yapılsın. Emekli maaş promosyonları 3 yılda bir değil her yıl ödensin.
12.Ulaşılabilir, parasız, nitelikli ve eşit sağlık hizmeti temel insan hakkıdır düşüncesiyle, emekli
maaşlarından alınan muayene, tedavi ve ilaç katkı payı kesintileri kaldırılsın.
13.Toplu taşıma araçlarında emeklilere ve eşlerine ücretsiz ulaşım hakkı sağlansın.
14.Emekli yurttaşlara yaşamlarının sonbaharında hak ettikleri saygı gösterilsin. Yalnız yaşayan,
hasta ve bakıma muhtaç olan emekli ve yaşlı yurttaşlar için devlete ait huzurevi sayısı artırılarak, bakım hizmetleri yaygınlaştırılsın.

Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz
Yaşasın Emeklilerin Hak Mücadelesi!!
Yaşasın Emeklilerin Birliği!!
Emekliyiz, Haklıyız, Kazanacağız!!

]]>
Konut sorununu iktidar çözmüyorsa biz çözeceğiz! https://yenidunya.org/emek-gundemi/32859/konut-sorununu-iktidar-cozmuyorsa-biz-cozecegiz/ Thu, 03 Jul 2025 13:47:00 +0000 https://yenidunya.org/?p=32859 Mersinli emekliler, iktidarın yoksullaştırıcı uygulamalarına  yerel yönetimlerle birlikte teslim olmayacaklarını, halkçı kamucu projelere çıkarılacak engellere karşı bilgi görgü ve dayanışmalarını seferber edeceklerini bildirdi.

2021 Tüm Emekli-Sen ve Türkiye Emekliler Derneği Mersin Şubeleri ortak bir basın açıklaması yaptı. Emekliler ortak açıklamalarında, “Yoksulluğa karşı mücadeleyi yükseltiyoruz. Emekliye yoksulluk reva değil, birleşik mücadele kazanacak” diye haykırdılar.

Ortak basın açıklamasını 2021 Tüm Emekli-Sen Mersin Şube Başkanı Hüseyin Kurt yaptı.
Kurt, “Emeklilerin toplumsal refahtan insana yaraşır bir pay alması ana sütü kadar haklarıdır.” dedi.

Kurt, açıklamanın devamında şunları dile getirdi:
Basına ve kamuoyuna;
Saygıdeğer emekçiler, emekliler ve dostlar; siyasi partilerin ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri; çalışkan basın emekçileri hoş geldiniz. Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) ve 2021 Tüm Emekli-Sen Mersin Şubeleri adına sizleri en içten duygularımızla selamlıyoruz.

Yoksulluğa karşı mücadeleyi yükseltiyoruz
Ülkemizde üretilen her mal ve hizmet bu ülkenin tüm emekçilerinin alın teridir, kafa ve kol gücüdür, beyninin ışığıdır. Toplumsal refahtan en büyük payı bu emekçiler almalıdır. Sanayi işçisi, çırak, sağlık görevlisi, güvenlik görevlisi, doktor, mühendis, sanatçı,bilişimci, öğretmen, küçük esnaf, köylü, tarımcı; tümü de emekçidir.

Emekli,  aktif çalışma yaşamından, yaşı ilerlediği  veya sağlığı elvermediği için ayrılmış emekçidir, beklenen odur ki, ilk gençliğinde başladığı üretim sürecinin sonuna gelip emekli olduğunda, kendisinden kesilen primlerin karşılığını alabilsin, rahatça geçimini sağlayabilsin, ele güne muhtaç olmayacak bir gelire kamu eliyle kavuşsun. Çalışma yaşamları boyunca ülke kalkınmasının ve refahının dinamosu emekçilerin emekli olduklarında sefalete sürüklenmesi hiçbir yasaya töreye ahlaka uymaz. Emeklilerin toplumsal refahtan insana yaraşır bir pay alması ana sütü kadar haklarıdır.

Türkiye’de, SGK’ya kayıtlı 16 milyon 824 bin; özel sandıklara kayıtlı  300 bin emekli var. Bu sayının  4 milyon kadarı emeklilerin dul ve yetimlerinden oluşuyor.Emeklilerin dul ve yetimleri de sosyal devlet gereğince insan onuruna yaraşır bir geliri hak ediyorlar.

Emekli sefalette
2002 yılı Aralık ayında asgari ücret 184 TL iken, en düşük emekli aylığı bunun yüzde 40 fazlası olan 257 TL idi. Ne yazıkki yıllardır sahte TÜİK hesapları ve hükümetin ayak oyunları ile bu böyle devam etmedi.
2025 yılı Ocak Haziran dönemi için en düşük emekli aylığı 14469 TL olarak belirlendi.Oysa ki en düşük emekli aylığı  22104 TL’lik asgari ücretin yüzde 40 fazlası 30945  TL olmalı, daha yüksek prim ve gün sayısı olanlar orantılı olarak artışlardan yararlanmalıydı.  Memur emeklilerine iki yıldır hukuksuz biçimde verilmeyen seyyanen zamlar  hâlâ ödenmedi, memur emeklisi de en yoksullar topluluğuna dahil oldu.
Kabul etmiyoruz. Mücadelemizi yükseltiyoruz.

Ekonomi yangınını kim çıkardı?
İktidar, sözde ekonomi yangınını söndürmek için, iç ve dış dolar milyarderlerinin mutemeti Mehmet Şimşek’i tekrar iş başına getirdi.En  iyi bildikleri şeyi yaptılar. İşçinin memurun esnafın emeklinin tarımcının dul ve yetimin nefesini kestiler. Asgari ücreti açlık sınırının altında, Temmuz zammını iptal ederek yıllık olarak belirlediler.En düşük emekli aylığı sadece 14 bin 469 lirada kaldı.Yasal bir düzenleme yapılmazsa kök aylığı düşük olanlar Temmuz ayında artış alamayacaklar. Dul ve yetimler, en düşük aylıktan da daha az  aylık alıyorlar. Almaya devam edecekler, kabul etmiyoruz.

Paralar rantiyeye
Örneğin; bizde para  yok ama ülkenin kaymağını yiyenlerde çok.  Paradan para kazananlar 6.9 milyon lirayı, yalnızca hafta sonu için bankaya yatırdığında  bir asgari ücret kadar, 22 bin 104 lira faiz kazanıyor. Bu kadar rahat faiz öderken enflasyon  artar demeyen iktidar, sıra emekçinin emeklinin aylıklarına gelince enflasyon azar diyor.Borç faiz döviz özelleştirme şampiyonlarının emekçi halkın gırtlağına çökmekten başka bildikleri yol ve yöntem yok ne yazık ki.

Üstelik de bu iktidar, emekçi halkın gırtlağına çökerek yıllardır biriktirdiği MB rezervlerini siyasi rakibini elemek için başlattığı hukuksuz operasyonla birkaç hafta içinde havaya savurdu.Döviz milyarderlerine ödedikleri bizim soframızdan eksilttikleridir. Kabul etmiyoruz. İsyan ediyoruz.

Dur diyoruz
Cumhuriyetin eşit ve  onurlu yurttaşlarıyız.  Emekliler olarak ülkemizin çeşitli bölgelerinde güçlerimizi birleştirmenin, iktidarın yoksullaştırıcılığına karşı birlikte durabilmenin yol ve yöntemlerini arıyor ve buluyoruz.Onaltı milyon emeklinin umudu azmi ve iradesiyle bize reva görülen  yoksulluğa, evsizliğe, fakirliğe teslim olmayacağımızı ilan ediyoruz.
Sendikal örgütlülüğümüz önündeki Anayasaya ve uluslararası hukuka aykırı kapatma davalarının geri çekilmesini, sendika hakkımızın tanınmasını talep ediyoruz.

Yeniden devletleştirme
Emekçiyi emekliyi temsil etmeyen, özelleştirme şampiyonu iktidar, bugüne kadar ne yaptıysa bundan sonra da aynı yolda devam edecek. Emeklimizi sefalete, gencimizi işsizliğe, aşsızlığa  konutsuzluğa mahkum eden  bu iktidarı demokratik halk oyuyla göndermek boynumuzun borcudur.
Bunun ardından, özelleştirilen Sümerbank, Türk Telekom, Tüpraş, Tedaş, Tekel, Petkim, Seka, Tank Palet, Etibank Şeker fabrikaları, limanlar otoyollar tekrar devletleştirilmeli, çocuklarımıza ve torunlarımıza tam istihdam sağlanmalıdır. Ücret ve aylıklar insana yaraşır düzeye gelmeli; herkes, karnı tok sırtı pek, yarınından  güvenli olmalıdır. Bize dayatatılan sefalet içinde yaşamı kabul etmiyoruz. Bizim gibi emekli ve emekçiler ile birlikte sesimizi yükseltiyoruz.
Artık yeter; bütçeden payımızı verin, gelirde ve vergide adaleti sağlayın. Bizden alıp sermayedarlara vermekten vazgeçin. İnsanca yaşam koşullarımızı sağlamak için taleplerimizi karşılayın.

Taleplerimiz:
-En düşük emekli dul ve yetim maaşı, en düşük memur maaşına eşitlensin.
-Aylık bağlama oranı yeniden yüzde 70’e çıkarılsın. Güncelleme kat sayısında milli gelir artışından pay verilsin.
-Emekli aylıkları sahte TÜİK verilerine göre değil; bağımsız kurumlarca açıklanan gerçek enflasyon oranına göre otomatik olarak güncellensin.
-Emekli, dul ve yetimlere Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında olmak üzere yılda dört kez asgari ücret düzeyinde ikramiye ödensin.
-Derhal tüm emekli, dul ve yetimlerin kök maaşlarına acilen seyyanen zam yapılsın.
-TBMM’den emekli sendikaları statü yasası çıkarılsın. Toplu sözleşme yapma hakkımız anayasal güvence altına alınsın.
-Emekli maaşlarından kesilen muayene, ilaç vs. tüm sağlık kesintilerine son verilsin.
-Şehir içi tüm toplu taşıma araçlarından emeklilere ve eşlerine ücretsiz ulaşım hakkı sağlansın.
-Temel gıda maddeleri ile elektrik, su ve doğal gaz faturaları üzerinden alınan KDV kaldırılsın ve temel yaşama yetecek kadarı ücretsiz olsun.
-Enerjide özelleştirmeler iptal edilsin, elektriğe yapılan yüzde 25 zam geri alınsın.
-Banka promosyonu günün koşullarına göre değerlendirilsin, her yıl aylık artışına göre güncellensin.
-Konut sahibi olamayan emeklilere, TOKİ tarafından ucuz konut sağlansın. Emekliler konut sahibi olana kadar barınma yardımı yapılsın.

Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!
Türkiye’nin bütün işçileri, memurları ve emeklileri birleşin!
                                                                                                       

Konut sorununu iktidar çözmüyorsa biz çözeceğiz!


Emeklilerin sabrı ve bilgeliğiyle güçlerimizi birleştirelim
2021 Tüm Emekliler Sendikası Genel Basın Yayın Sekreteri Fatih Kaplan, Mersin’de yaşanana konut soruna değindiği konuşmasında, “Emekçi halk olarak kendi azim ve kararımızla kaderimizi elimize almanın tam vaktidir.
Emeklilerin sabrı ve bilgeliğiyle, Mersin’in her kuşaktan yurttaşa yuva olması için güçlerimizi birleştirelim” dedi.
Kaplan açıklamsına şu şekilde devam etti:
“Saygıdeğer emekçiler emekliler dostlar, siyasi partilerin ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri, gayretli basın emekçileri hepinizi yürekten selamlıyorum.
Bugün 3 Temmuz 2025,  TÜİK Haziran enflasyonunu 1.37 olarak açıkladı, bu hesaba göre 6 aylık  enflasyon farkı 16.67 oldu. Kök aylıkları düşük olan emeklilere artış olup olmayacağı belirsiz. Yoksullaştırma programı devam ediyor.

İktidar sahipleri, uyguladıkları özelleştirme faiz döviz rant ekonomisinin mantıksal sonucu olarak emekliye emekçiye refahtan  pay yerine derinden  sefaleti reva gördüler gene.

Ben, ülkemizin, ama en çok da Mersin’imizin büyük bir sorununa tekrar değinmek istiyorum. Mersin, 2011 yılından başlayarak Suriye’den Türkiye’ye yönlendirilen yüzbinlerce göçmene  ev sahipliği yapmak zorunda kaldı. 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremin ardından,  depremzede yurttaşlarımıza da kucak açmasıyla konut sıkıntısı dayanılmaz boyutlara ulaştı.
Eskiden olduğu gibi mütevazı da olsa düzenli bir geliri olanların kiracı olabilmesi artık olanaksız. Daha önce aylığının üçte biriyle kirada oturabilenlerin aylıklarının tamamı bile kiraya yetmez oldu.

İktidar, Anayasal güvence altında olması gereken barınma hakkını çözmek yerine istismar ediyor. Yazılı ve görsel basında, sosyal medya platformlarında hemen her gün aldatıcı TOKİ haberleri yayınlanıyor, konutsuz yurttaşların umudu sömürülüyor.
AKP, 28 Mayıs 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde de TOKİ üzerinden konut, iş yeri ve  arsa kampanyaları ilan etmiş, bu yolla kitle desteği sağlamaya çalışmıştı. Kampanyalarda vadedilenlerin gerçekleşme oranı o kadar düşük ki, aynı kampanyayı önümüzdeki yeni seçim dönemine kadar uzatma niyetleri açıkça görülüyor. Üstelik de, en  yoksullara göre olması gereken ödeme koşulları acımasız piyasa şartlarına uyduruluyor.

İktidar çözmüyorsa biz çözeceğiz
AKP, 23 yıllık iktidarında konut sorununda halkçı kamucu bir çözüm geliştirmediyse, o zaman görev bize düşer, halka düşer, yani büyük bir halk onayıyla seçilmiş yerel yönetime düşer.  İktidarın yerel yönetimlerin elini kolunu sözde tasarruf tedbirleriyle bağlamaya çalıştığının farkındayız. Bunlar yetmeyince, iki gün önce İzmir’de olduğu gibi, tutuklamalar gözaltılar şafak operasyonlarıyla parçalamak istediğini de görüyoruz.
Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’e samimi çağrımızdır. Belediye Kanununun 14. maddesi  gereğince görevlerinizden biri olan toplu konut yapma projenize çıkarılacak engellere birlikte karşı koyalım. Emeklilerin ve yakınlarının bilgi görgü ve dayanışmalarını bu projenin gerçekleşmesi için seferber edelim.

Emekçi halk olarak kendi azim ve kararımızla kaderimizi elimize almanın tam vaktidir.
Emeklilerin sabrı ve bilgeliğiyle, Mersin’in her kuşaktan yurttaşa yuva olması için güçlerimizi birleştirelim.”

Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz.

]]>
Mersin, Tarsus ve Erdemli’de 1 Mayıs coşkusu https://yenidunya.org/emek-gundemi/32577/mersin-tarsus-ve-erdemlide-1-mayis-coskusu/ Sat, 03 May 2025 05:49:58 +0000 https://yenidunya.org/?p=32577 Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs, Mersin, Tarsus ve Erdemli’de  coşkuyla kutlandı.

Mersin’den Taksim’e selam
Mersin’de sendikalar, partiler ve demokratik kitle örgütlerinin toplanma alanı  eski Tevfik Sırrı Gür Stadı yanıydı. Buradan  kortejler oluşturularak  Cumhuriyet meydanına yüründü. Emekçiler taleplerini sloganlarla seslendirdiler. Miting alanı rengarenk çiçek bahçesi gibiydi.
AKP iktidarının emekçiyi emekliyi yoksullaştıran uygulamaları; 19 Mart darbe girişimiyle istibdadı kalıcı hâle getirme inadı; sendikasız emekçi çoğunluğunun asgari ücrete mahkûm edilmesi, asgari ücretin insanca yaşamaya yetmemesi; emekli aylıklarının hak olmaktan çıkarılıp sosyal yardım düzeyine indirilmesi; aylıkların kiraya yetmemesi; İstanbul’da Taksim meydanının işçilere emekçilere kapatılması; bilimsel laik eğitimden sapma; Suriye’de yurttaş eşitliğinin çiğnenerek Alevilere, Hıristiyanlara, Dürzilere karşı işlenen cinayetlere, sürgünlere, insan kaçırmalara göz yuman HTŞ rejimiyle AKP iktidarının yaptığı işbirliği en fazla tepki çeken, protesto edilen konular oldu.
Kürsüden yapılan konuşmalardan sonra sanatçı Hüseyin Turan da konser verdi.

Mersin, Tarsus ve Erdemli'de 1 Mayıs coşkusu
Mersin, 1 Mayıs 2025

Tarsus’ta işçiler kamulaştırma talebini yükseltti
Tarsus’ta toplanma alanı Kleopatra meydanıydı. Sendikalar, partiler ve demokratik kitle örgütlerinin oluşturduğu canlı bir kalabalık kortej oluşturarak Cumhuriyet meydanına yürüdü.
Çalışmak zorunda olduğu için yürüyüşe katılamayan hizmet sektörü emekçileri yol boyunca alkışlarla desteklerini sundular. İşçi sınıfı büyük mücadeleler sonucunda, yıllar önce 1Mayıs’ı bayram olarak tescil ettirdi ve ücretli tatil günü olmasını sağladı. Buna rağmen çok sayıda emekçinin bu günde çalışıyor olması, işçilerin bilincinde ve sendikal örgütlülüğünde daha çok yol almamız gerektiğini gösteriyor.
Emekçiler  ABD emperyalizmi destekli İsrail saldırganlığının Filistin’de uyguladığı soykırımı; Lübnan ve Suriye topraklarına yaptığı saldırıları lanetlediler. Eşitlik ve özgürlük idealine bağlılıklarını yinelediler; bağımsız bütün Vatan, laik demokratik Cumhuriyet, sömürüsüz Emek özlemlerini dile getirdiler; özelleştirilen fabrikaların, limanların, madenlerin yeniden kamulaştırılmasını istediler; planlı kalkınma yoluna girmiş mutlu bir ülke kuracağız dediler; emperyalizme, sömürgeciliğe, siyonizme, NATO’ya karşı mücadele edeceklerini haykırdılar; kadına, çocuğa, gence, emekliye onurlu bir yaşam için örgütlenmeye devam edeceklerine söz verdiler.
Cumhuriyet meydanına girişlerin tamamlanmasının ardından Eğitim İş Tarsus Şube Başkanı Yunus Karamık ve Eğitim Sen Tarsus Şube Başkanı Bülent Keser ortaklaşa hazırlanan 1 Mayıs bildirisini okudular.
Tiyatrocu Merve İleri’nin sunduğu tek kişilik ”Deli veya Veli” gösterisi büyük beğeni topladı.
1 Mayıs etkinliği, Musalla Müzik Topluluğunun coşkulu konseriyle halaylar çekilerek, türküler söylenerek tamamlandı.

Mersin, Tarsus ve Erdemli'de 1 Mayıs coşkusu
Erdemli, 1 Mayıs 2025

Erdemli’de 1 Mayıs çoşkusu
Erdemlili emekçiler bu yıl 1 Mayıs’ı kendi ilçelerinde bağımsız olarak kutladılar.
Atatürkçü Düşünce Derneği, Eğitim İş Sendikası,CHP, Mersin Barosu,Eğitim Sen ve 2021 Tüm Emekliler Sendikasının oluşturduğu Erdemli Emek ve Demokrasi Platformu hazırlıklar için yoğun emek ve çaba gösterdi.
Erdemli halkı seçimden seçime siyasi partilerin seçim kampanyaları dışında bir emekçi etkinliğinin başarılmasından sevinç ve mutluluk duydular.

Mersin, Tarsus ve Erdemli'de 1 Mayıs coşkusu

1 Mayıs bildirisini Erdemli Emek ve Demokrasi Platformu adına sözcü Hakan Demirel okudu:
“Emeğin sesine her zamankinden daha fazla ihtiyaç var”
Haydi, 1 Mayıs’a!
Onuru ve gururu Toroslar kadar dik ve yüce; yüreği Akdeniz kadar sıcak ve temiz ERDEMLİ, hoş geldiniz. Sefalar getirdiniz. Bugün çok daha güzelsiniz.
Merhabalar, merhabalar dostlar, merhabalar yoldaşlarım!
1 Mayıs, işçi sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’dür.
Ülkemizde tüm baskılara rağmen milyonlarca emekçi, başta Taksim olmak üzere meydanlarda buluşmuş, taleplerini ve umutlarını, omuz omuza paylaşmıştır. 1 Mayıs, üretenlerin itiraz ve hedeflerini haykırdığı, dünyanın dört bir yanından işçilerin seslerini birleştirdiği gündür. İnsanız ve insanca bir yaşam istiyoruz.
Bugün hem dünyada hem de ülkemizde emeğin sesine her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır. Tüm dünyada işçi sınıfı büyürken, emeğin payı azalıyor; sermaye, doğayı ve insanı yok sayarak büyümeye çalışıyor. Kapitalizm ve neoliberalizm, daha fazla sömürü, eşitsizlik, yıkım ve baskıcı rejimler vaadediyor. Ne yazık ki, 23 yıllık AKP iktidarının yarattığı bu ağır yıkım tablosu, ülkemizde yoksulluğun daha da derinden yaşanmasına yol açıyor. Tek adam rejimi; anayasal ve imzacısı olduğumuz uluslararası sözleşmelerden kaynaklı haklarımızı, nalıncı keseri gibi kendine yontuyor. İşçiler, memurlar, emekliler,ücretliler ve üreticiler bu sömürü çarkının bir parçası yapılmak isteniyor, buna izin verecek miyiz?
Başkanlık rejimi sonrası büyüyen krizlerle, milyonlarca yeni işsiz yaratıldı. Emeğin milli gelirden aldığı pay azalırken, patronlar daha da zenginleşti. İşçiden, yoksuldan alıp; bir avuç elitist zengine verdiler. Doğayı: RES-HES-JES’ler ile katlettiler. Kentleri toplanma ve yeşil alanı olmayan dikey mimari ile insan hayatını yok sayarak betonlaştırdılar. Hak arayanları susturdular, sendikal hakları gasp ettiler, yargıyı etkisiz hale getirdiler.
Baskı, tehdit ve gözaltılar ile muhalefet hedef haline getirilmekte, yatarı olmayan tutuklamalar ile herkese gözdağı verilmekte, ne yazık ki geç gelen adaletle sevinmekte olan bir ülke ve yurttaş haline getirildik. Bunu normalleştiremeyiz ve alışmayacağız!
Depremler, ekonomik krizler ve salgınlarda en ağır bedelleri biz ödedik, emperyal güçler servetlerine servet kattı. Nükleer santrallerle doğamızı tehdit ettiler, ayrımcılığı ve eşitsizliği körüklediler, kadın cinayetlerine sessiz kaldılar, millet iradesini kayyımlarla yok saydılar.
Ama yılmadık ve yıkılmadık, bir milim geri adım atmadan herkes için; hak, hukuk ve adaleti savunmaya devam edeceğiz.
İşçiler işine, gençler geleceğine, kadınlar eşitliğe, kamu emekçileri haklarına sahip çıkmaya devam edecek.
Bilimi, doğayı, insanca yaşamı ve özgürlüğü savunanlar direniyor. Şimdi yeni başlangıçlar için 1 Mayıs alanlarındayız!
Çünkü 1 Mayıs birliktir, dayanışmadır,yaşama olan inanç ve mücadeledir. 1 Mayıs gelecektir.

Mersin, Tarsus ve Erdemli'de 1 Mayıs coşkusu

Neden Alanlardayız?
Yoksulluğa, sömürüye, güvencesizliğe, işsizliğe hayır demek için,
Kadın cinayetlerine dur demek ve toplumsal cinsiyet eşitliği için,
Demokratik, laik, bilimsel, kamucu ve parasız eğitim için,
Doğamıza,suyumuza, toprağımıza, Toroslardaki ardıç ağaçlarımıza ve geleceğimize sahip çıkmak için,
Depremler öldürmez; rant ve denetimsizlik öldürür demek için,
KHK’lerle gasp edilen haklarımızı geri almak için,
Emeğimizin özgürleşmesi, emeklilerinde sendikalaşma hakkı için,
Tek Başkomutan, kurucu kurtarıcı liderimiz: Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği gibi ”Yurtta barış, dünyada barış” sözde değil özde, barış ve kardeşlik için,
Vergide adalet, gelirde adil paylaşım için,
Kamu atamalarında eşitlik, liyakatın önemi ve mülakatın kaldırılması için,
Hukukun üstünlüğü, basın ve iletişim özgürlüğü için,
Üniversite öğrencilerinin barınma, beslenme ve güvenceli gelecek hakları için,
Kent yoksullarının, dar gelirlilerin, emeklilerin beslenme ve barınma hakkı için,
Çocuk işçiliğine, sigortasız çalıştırılmaya ve emek sömürüsüne son vermek için,
Irkçılığa, ayrımcılığa ve kayırmacılığa karşı durmak için,
Hasta garantili sağlık sistemine, araç garantili köprü ve yolcu garantili havalimanı sömürü sistemine dur demek için,
Erdemlili üreticinin limonuna uygulanan ihracat yasağına hayır demek için,
Rant temelli, insanı odağına almayan ve yıllardır kullandığı toprakları; istenmeyen, üç defa değiştirilen bağlantı yolu bahanesi ile elinden zorla alınıp, evleri başlarına yıkılan TIRTARLI Yörükler için alanlardayız.
2025 1 Mayıs’ı; dünyada, Türkiye’de, Erdemli’de de değişimin ve yeni bir başlangıcın adımı olacaktır.
Erdemli, o zaman hep birlikte haykıralım mı?
Emek bizim, gelecek bizim! Yaşasın 1 mayıs!

]]>
Emekliler, Mersin’de ‘Çetelere değil, emekliye bütçe’ talep etti! https://yenidunya.org/emek-gundemi/32508/emekliler-mersinde-cetelere-degil-emekliye-butce-talep-etti/ Fri, 18 Apr 2025 15:18:36 +0000 https://yenidunya.org/?p=32508 Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) ve 2021 Tüm Emekliler Sendikası üyeleri Mersin’de insanca yaşam talebiyle sokağa çıktı.
‘Geçinemiyoruz, beslenemiyoruz, barınamıyoruz. İnsanca yaşamak istiyoruz’ yazılı pankart açan emekliler, ‘Çetelere değil, emekliye bütçe’ sloganını sık sık attılar.
Emekli kurumları adına basın açıklamasını yapan 2021 Tüm Emekli-Sen Mersin Şube Başkanı Hüseyin Kurt, açıklamaya, “Saygıdeğer emekçiler, emekliler ve dostlar; siyasi partilerin ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri; çalışkan basın emekçileri hoş geldiniz. Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) ve 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubeleri adına sizleri en içten duygularımızla selamlıyoruz.” sözleriyle başladı.

19 Mart Darbe Girişimi
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, belediye yöneticileri ve gazetecilerin de içinde olduğu 100’den fazla kişi 19 Mart 2025 sabahında üç ayrı soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Aynı gün, İstanbul’da basın açıklaması, miting ve gösteriler dört günlüğüne yasaklandı. Gözaltına alınanların götürüldüğü İstanbul Emniyet Müdürlüğüne giden yollar kapatıldı.
Yapılanların olağan bir hukuki soruşturmanın gereği olmadığı, AKP iktidarının, hukuku, anayasayı ve kanunları çiğneyerek halkın iradesine karşı darbe düzenlemeye çalıştığı çok açıktı.

Demokratik direniş haktır
Türkiye’nin her kuşaktan emekçi halkı, emekli, genç, kadın, erkek, öğrenci işçi işsiz bir arada bu darbe girişimini püskürtmek için meydanlara aktı.CHP’nin elinde bulunan İstanbul büyükşehir ve ilçe belediyelerine çökme, CHP’yi dağıtma ve muhalefeti ortadan kaldırmayı amaçlayan bu darbeyi kabul etmeyeceğini gösterdi.
İktidarın Anayasaya aykırı olarak ilan ettiği gösteri yasaklarına karşı on binlerle başlayan tepki yüz binlere milyonlara ulaştı. Ülkemizin her iline ve ilçesine yayıldı.
İktidarın demokratik haklarını kullanan göstericileri şiddet uygulayarak gözaltına almasını, tutuklayarak hürriyetlerini, eğitim öğretim ve çalışma haklarını gasbetmesini protesto ediyor, tamamının derhâl serbest bırakılması gerektiğini ilan ediyoruz.

Başkanları bırak, kayyımı geri çek
Tutuklu başkanlar ve belediye görevlileri serbest bırakılana, gasbedilen belediyelerden kayyımlar gidene kadar mücadelemize yorulmadan devam edeceğiz.

Öğretmenime dokunma
Laik eğitimi aşındıran müfredat uygulamaları, tarikatları protokol yoluyla okul sistemine entegre etme çabaları yetmedi. Şimdi de proje okullarında keyfi atamalarla iktidar uygulamalarına karşı çıkacak öğretmenler tasfiye edilmeye çalışılıyor. Öğrencilerimiz ve velilerimiz bu uygulamayı püskürtmek için günlerdir ayaktalar. Biz emekliler, çocuklarımız torunlarımız öğretmenlerimiz ve velilerimizle birlikte bu haksızlığa karşı aynı safta olmaya devam edeceğiz. İktidara sesleniyoruz. Vazgeçin bu haksız ve hukuksuz uygulamalarınızdan.

Emekliler, Mersin’de ‘Çetelere değil, emekliye bütçe’ talep etti!

2002’den bugüne sefalet
Emekliler ve dar gelirliler olarak, AKP’nin iktidara geldiği yıllarda, çalışanlar kıdem tazminatlarıyla ev alabilir, aylıklarıyla kira ödeyebilir, bir tas çorbaya, ucuz ekmek kuyruklarına, pazara akşam saatlerinde gitmeye muhtaç olmazlardı. Bugün ise kiralarını ödeyemeyen çok sayıda emeklinin emekçinin sokakta kaldığını, belediye önlerinde sosyal yardım aradığı koşullardayız.
Uzun uzun sayılara, istatistiklere, altın döviz karşılaştırmalarına gerek yok.Her emekli kendi yaşamında, ekonomik ve insani krizin, içine itildikleri derin sefaletin farkında.
İktidarın uyguladığı özelleştirme, borç faiz döviz ekonomisinin, neo-liberal yağma düzeninin; dolar milyarderleri ve milyonerlerini, holdingleri ve tarikatları semirtirken emekçileri geçinemez barınamaz beslenemez duruma getirdiğini yaşayarak görüyoruz. Bu durumu asla kabul etmiyoruz. İnsanca yaşamak istiyoruz. Vergi adaletsizliğine, yoksullar ile zenginler arasındaki gelir uçurumuna itiraz ediyoruz.

Azim ve karar
Emekçi halk olarak kendi azim ve kararımızla kaderimizi elimize almanın vaktidir. Ekonomik ve insani krizden çıkmanın ilk aşaması mevcut iktidarı demokratik yoldan iş başından uzaklaştırmaktır. Bütün emekçilerin temsiliyetinin sağlandığı yeni iktidar, Cumhuriyetin kuruluş yıllarında olduğu gibi devlet öncülüğünde planlı, üreten, kamucu ekonomik modele geçmelidir. Özelleştirmeler geriye döndürülmeli, tarımda ve sanayide yeni işletmeler kurularak çocuklarımıza ve torunlarımıza tam istihdam sağlanmalıdır. Küçük ve orta işletmeler desteklenerek iflaslar önlenmeli, tarımsal üretime teşvikler verilerek köylerden kaçış durdurulmalıdır.
Bu girişimler için gerekli olan kaynak dolar milyarderleri ve milyonerlerinin hesaplarında yatıyor. Onlardan bir defalığına alınacak servet vergisiyle ülkemizin tüm sorunları çözülür.

Taleplerimiz:
-En düşük emekli dul ve yetim maaşı, en düşük memur maaşına eşitlensin.
-Aylık bağlama oranı yeniden yüzde 70’e çıkarılsın. Güncelleme kat sayısında milli gelir artışından pay verilsin.
-Emekli aylıkları sahte TÜİK verilerine göre değil; bağımsız kurumlarca açıklanan gerçek enflasyon oranına göre otomatik olarak güncellensin. 
-Emekli, dul ve yetimlere Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında olmak üzere yılda dört kez asgari ücret düzeyinde ikramiye ödensin.
-Derhal tüm emekli, dul ve yetimlerin kök maaşlarına acilen seyyanen zam yapılsın.
-TBMM’den emekli sendikaları statü yasası çıkarılsın. Toplu sözleşme yapma hakkımız anayasal güvence altına alınsın.
-Emekli maaşlarından kesilen muayene, ilaç vs. tüm sağlık kesintilerine son verilsin.
-Şehir içi tüm toplu taşıma araçlarından emeklilere ve eşlerine ücretsiz ulaşım hakkı sağlansın.
-Temel gıda maddeleri ile elektrik, su ve doğal gaz faturaları üzerinden alınan KDV kaldırılsın ve temel yaşama yetecek kadarı ücretsiz olsun.
-Enerjide özelleştirmeler iptal edilsin, elektriğe yapılan yüzde 25 zam geri alınsın.
-Banka promosyonu günün koşullarına göre değerlendirilsin, her yıl aylık artışına göre güncellensin.
-Konut sahibi olamayan emeklilere, TOKİ tarafından ucuz konut sağlansın. Emekliler konut sahibi olana kadar barınma yardımı yapılsın.
Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz

]]>
TÜİK’in mumu çabuk söndü https://yenidunya.org/emek-gundemi/32002/tuikin-mumu-cabuk-sondu/ Sat, 08 Feb 2025 07:54:44 +0000 https://yenidunya.org/?p=32002 2021 Tüm Emekli Sen ve Türkiye Emekliler Derneği TÜED Mersin Şubeleri 7 Şubat 2025 tarihinde saat 12.30’da SGK İl Müdürlüğü önünde ortak basın açıklaması yaptı. Basın açıklaması öncesinde sendika üyeleri, kendilerinin  yazıp oynadığı ‘SEFALET’ adlı oyunla iktidarı hicvettiler.

6 Şubat 2023 depreminde kaybedilen canlarımızın anısına  yapılan saygı duruşunun ardından, Hüseyin Kurt, “Kurtuluş yok tek başına, kaderimiz ellerimizdedir” diyerek söze başladı.

Kurtuluş yok tek başına, kaderimiz ellerimizdedir
6 Şubat 2023’te,  Kahramanmaraş, Hatay, Gaziantep, Adıyaman, Malatya, Kilis, Şanlıurfa, Adana, Osmaniye, Diyarbakır, Elazığ illerini derinden etkileyen depremin üzerinden iki yıl geçti. Depremde yaşamını kaybedenlerin acısını yüreğimizde duyuyor, geride kalanların yaşama tutunma çabalarına dayanışmamızı belirtiyoruz.
Deprem uzmanlarının ve bizzat devlet kurumlarının resmî uyarılarına rağmen deprem öncesi hazırlıkları yapmayan AKP iktidarı, depremde  kurtarma ve yardım çalışmalarını da vaktinde başlatmadı, devletin gücünü harekete geçirmekte geç kaldı. Kaybedilen çok değerli ilk 48 saat, can kayıplarının olağanüstü artmasına yol açtı. Deprem bölgesinde yeniden inşa çalışmaları da çok yavaş ilerliyor. Tüm sorumluları görevlerini yapmaya, yaraları derhal sarmaya ve  insanca yaşanabilecek konutları acil teslim etmeye; ülkemizin bir daha benzer felaketleri yaşamaması için,  bilimin rehberliğinde deprem dirençli kentler oluşturmaya çağırıyoruz.

TÜİK'in mumu çabuk söndü

Yolun sonu görünüyor
Hep söylüyoruz söylemeye de devam edeceğiz. AKP iktidarı,  ilk dönemlerinde Cumhuriyetin biriktirdiği büyük serveti, kamu işletmelerini, fabrikaları, limanları, madenleri, ormanları özelleştirip satarak; uluslararası ve yerli tefecilerden gelen sıcak parayı kullanarak; ülkemizde üretimden kopuk bir yalancı bahar yaşattı. Şimdi ise  yolun sonuna geldiğinin farkında, yalancı baharın yerini mutlak yoksulluk, evsizlik, işsizlik, geleceksizlik aldı.  Bu yüzden zulmünü artırıyor, iktidarını rıza yerine zor  ve hile yoluyla uzatmaya çalışıyor.

Kayyımlara alışmayacağız
Daha bir kaç gün önce  04.02.2025 tarihinde yayınlanan resmi gazete ile 7539 sayılı torba kanunun; “Görevden uzaklaştırma” başlığında yeni bir hüküm getirildi. Bu hükme göre başkan ve üyeleri Cumhurbaşkanınca atanan Devlet Denetleme Kurulu (DDK) üyelerine denetimleri sırasında, denetleyici, diğer bazı nedenlerle birlikte,
a) Görevde kalması halinde kamu zararını arttıracağı anlaşılan,
b) Kamu hizmetinin gerekleri yönünden görevde kalmasında sakınca görülen, her kademede ve rütbedeki görevliler ile tüm kamu görevlilerinin ve memurların görevden alınmalarını, atamaya yetkili amirlere, kurula ve diğer yetkililere önerebilir. DDK, Cumhurbaşkanının görevlendirmesiyle, yargı organı hariç belediyeler ve iştirakları dahil devletin tüm birimlerinin denetimini yapmaya yetkilidir. Bu hükme göre; Cumhurbaşkanı her kişi ve kurum hakkında bir DDK denetmeni görevlendirerek denetler ve  görevden uzaklaştırabilir.

TÜİK’in mumu yatsıya kadar yanamadı
TÜİK Aralık 2024’te enflasyonu yüzde 1,03 ölçmüştü. Ocak 2025’te ise enflasyon bir ay öncesine göre 5 kat yükselerek yüzde 5,03 oldu. Demek ki  Aralık 2024’te enflasyonun düşük ölçülmesinin nedeni, 2025 yılı için emeklilerin ve memurların aylıklarının artışını azaltmakmış. Aralık 2024’te enflasyonun çok düşük açıklanmasıyla enflasyonun faturası işçiye, memura, emekliye, dula ve yetime kesilmiş oldu!
İktidarın diliyle söylersek o kendi fıtratına göre davranıyor. Anayasayı, yasayı, hukuku çiğniyor. Emeklilere,  işçilere, çiftçilere, memurlara, işsizlere, evsizlere, çocuklara, gençlere, kadınlara, dullara ve yetimlere sabır tavsiye ediyor. Dolar milyarderlerine ve milyonerlerine ise rant, faiz, vergi iadesi ve ballı teşvikler sunuyor.
Geçinemeyen beslenemeyen barınamayan milyonlarca emekçiyi  fetihçilik masallarıyla oyalamaya çalışıyor. Bir elinde havuç, bir elinde sopa, emperyalist projelere kurban edilecek sahte çözüm süreçleri dayatıyor. Kendi bencil iktidar hesapları için, ulusu halkı vatanı etnik, dinsel ve mezhepsel olarak bölecek planlara alet oluyor.

TÜİK'in mumu çabuk söndü

Çare  birleşmemizde
Biz emekliler büyük emekçi ailesinin kopmaz bir parçasıyız. Emekli bilgeliğiyle davranmak zorundayız. Sorumluluğumuz büyük, görevimiz savsaklanamaz. Yurttaşlar olarak kendi kaderimizi elimize almanın vaktidir. Bunun için, işçi memur köylü esnaf emekli, her sendikamıza, derneğimize, demokratik kitle örgütümüze görev düşüyor. Önümüzde tek bir yol var. Birlikte mücadele edersek, gücümüzü birleştirirsek  yoksulluk ve hukuksuzluktan kurtulup insanca yaşayacağız. Bunun için de daima attığımız “Birleşe Birleşe Kazanacağız “ sloganını hayata geçirmeye,  tüm sorumluları görev başına çağırıyoruz.
Bizlere sosyal, siyasal ve ekonomik  olarak insanca yaşayacağımız olanakları sağlayın. TÜİK’in ısmarlama oranlarına göre yaptığınız artışlarla adeta bizimle alay ettiniz. Gerçek hayatın öyle olmadığını siz de biliyorsunuz. Kenar mahallelerde dahi kiraların 20.000 TL’ye ulaştığı, açlık sınırının 23.000 TL olduğu bir dönemde bizlere 14.469 TL ile yaşamınızı sürdürün diyorsunuz.  Kabul etmiyoruz. Susmayacağız, kanaat etmeyeceğiz, biat etmeyeceğiz. İnsanca yaşama koşullarına kavuşana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.

Emeklilerin nefes alabilmeleri için:
-En düşük emekli dul ve yetim maaşı, en düşük memur maaşına eşitlensin.
-Aylık bağlama oranı yeniden yüzde 70’e çıkarılsın. Güncelleme kat sayısında milli gelir artışından pay verilsin.
-Emekli aylıkları bağımsız kurumlarca açıklanan gerçek enflasyon oranına göre otomatik olarak güncellensin. -Emekli, dul ve yetimlere Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında olmak üzere yılda dört kez asgari ücret düzeyinde ikramiye ödensin.
-Derhal tüm emekli, dul ve yetimlerin kök maaşlarına acilen 16,000 bin TL seyyanen zam yapılsın.
-TBMM’den emekli sendikaları statü yasası çıkarılsın. Toplu sözleşme yapma hakkımız anayasal güvence altına alınsın.
-Emekli maaşlarından kesilen muayene, ilaç vs. tüm sağlık kesintilerine son verilsin.
-Şehir içi tüm toplu taşıma araçlarından emeklilere ve eşlerine ücretsiz ulaşım hakkı sağlansın.
-Temel gıda maddeleri ile elektrik, su ve doğal gaz faturaları üzerinden alınan KDV kaldırılsın ve temel yaşama yetecek kadarı ücretsiz olsun.
-Banka promosyonu günün koşullarına göre değerlendirilsin, her yıl aylık artışına göre güncellensin.
-Konut sahibi olamayan emeklilere, TOKİ tarafından ucuz konut sağlansın. Emekliler konut sahibi olana kadar barınma yardımı yapılsın.

SEFALETTE TESLİM OLMAYACAĞIZ!
KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA, YA HEP BERABER YA HİÇBİRİMİZ!

]]>
Baskı zulüm kaybedecek halk kazanacak https://yenidunya.org/yurt/31965/baski-zulum-kaybedecek-halk-kazanacak/ Tue, 04 Feb 2025 05:58:24 +0000 https://yenidunya.org/?p=31965 Mersin halkı, köy emekçilerinin anlamlı dayanışma etkinliği imeceyi halkın sorunlarını dile getirmek için yaşama geçirdi.
Mersin’de 8  demokratik kitle örgütünün bir araya gelmesiyle oluşturulan İMECE grubu, iktidarın artan ekonomik ve siyasi baskılarına karşı ses yükseltti. Coşkulu yurttaşlar artan yoksulluğa, hukukun seçilmiş yöneticilere karşı baskı aracına  dönüştürülmesine, yurtsever teğmenlerin ve sıralı komutanlarının ihraç edilmesine karşı tepkilerini sloganlarla, marşlarla, şiirlerle dile getirdiler.

Atatürkçü Düşünce Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Eğitim İş Sendikası, Genel Sağlık İş Sendikası, 29 Ekim Kadınları Derneği, Sosyal Demokrasi Derneği, 2021 Tüm Emekliler Sendikası ve Yeni Nesil Köy Enstitülüler Derneğinin oluşturduğu İMECE grubu “Zulmün Artsın ki Gidişin Tez Ola” başlıklı bir basın açıklaması düzenledi.
Kurumlar adına basın açıklamasını  2021 Tüm Emekli Sen Başkanı Hüseyin Kurt okudu.

Zulmün artsın ki gidişin tez ola
”Yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü hak ve özgürlüklerin güvencesidir. Demokrasiler, siyasal iktidarla aynı doğrultuda düşünmeyen, iktidara muhalefet edenlerin hak ve özgürlüklerinin hukuk devletinin güvencesinde olduğu yönetim şekilleridir.” diyerek açıklamasına başlayan Hüseyin Kurt şunları dile getirdi:
“Tarih hızlandı, bir kez daha emekçi halka pranga vurulamayacağını göreceğiz. Emekçi halk olarak bu tarihin seyircisi değil yapıcısıyız. Her yeni gün, iktidarın yeni bir zulmüne uyanıyoruz. Seçilmiş yöneticilerimizin görevlerine son veriliyor, yerlerine kayyım atanıyor, haklarında iddianame bile düzenlenmeden tutuklu olarak hapiste tutuluyorlar. Hukukun en temel ilkesi olan tutuksuz yargılanma göz ardı ediliyor, muhalefetteki siyasi parti başkanı tutuklanıyor. Düşünceyi ifade eden basın emekçileri gözaltı ve tutuklamalarla cezalandırılıyor.

Daha dün, (31 Ocak 2025) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, hakkında açılan iki soruşturma için Çağlayan Adliyesindeydi. İktidar, Anayasaya, yasalara ve hukuka aykırı olarak kendisine rakip olabilecekleri yasaklı hâle getirmeye çalışıyor. İktidarın bu girişimi halkın kitlelesel  protestosu ve dayanışmasıyla şimdilik püskürtüldü.

Baskı zulüm kaybedecek halk kazanacak

Gene dün, (31 Ocak 2025) 30 Ağustos 2024’te düzenlenen Harp Okulu mezuniyet töreni sonrasında “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganı atarak yemin töreni düzenleyen teğmenlere ve onlardan sorumlu bölük, tabur ve alay komutanlarına yönelik disiplin soruşturmasına ilişkin karar açıklandı.
Kurtuluş Savaşının lideri ve Cumhuriyetin kurucusu olan Mustafa Kemal Atatürk’e bağlılık ifade eden geleneksel bir törenin ordudan ihraç nedeni sayılacak derecede en ağır disiplinsizlik suçu sayılması, olsa olsa iktidarın  siyasal-ideolojik tercihini ortaya koyar. Kurucu lider Mustafa Kemal Atatürk’e ve Cumhuriyete bağlılık suç sayılamaz.

İktidarının ilk dönemlerinde Cumhuriyetin biriktirdiği kamu işletmelerini, fabrikaları, limanları, madenleri, ormanları özelleştirip satarak; uluslararası ve yerli tefecilerden gelen sıcak parayı kullanarak; ülkemizde üretimden kopuk bir yalancı bahar yaşatan iktidar da yolun sonuna geldiğinin farkında. Bu yüzden zulmünü artırıyor.

Buna bağlı olarak: Borç faiz döviz özelleştirme dışında bir ekonomik programı olmayan, kapitalizm ve yarı feodal ortaçağ gericiliğinin temsilcisi iktidar, emekçilere karşı uyguladığı adeta ekonomik soykırımı unutturmak için fetihçilik satmaya çalışıyor. Bir elinde havuç, bir elinde sopa, emperyalist projelere kurban edilecek sahte çözüm süreçleri dayatıyor. Kendi bencil iktidar hesapları için, ulusu, halkı, vatanı etnik, dinsel ve mezhepsel olarak bölecek planlara alet oluyor.

İktidarın diliyle söylersek o kendi fıtratına göre davranıyor. Anayasayı, yasayı, hukuku çiğniyor. Emeklilere,  işçilere, çiftçilere, memurlara, işsizlere, evsizlere, çocuklara, gençlere, kadınlara, dullara ve yetimlere sabır tavsiye ediyor. Dolar milyarderlerine ve milyonerlerine ise rant, faiz, vergi iadesi ve ballı teşvikler sunuyor.

Hak Hukuk Adalet
Anayasayı ve hukuku çiğneyenler eninde sonunda hesap verir, Cumhuriyete meydan okuyanlar iflah olmaz. Cumhuriyetin kurucu kadrolarının torunları olarak özgürlük eşitlik kardeşlik idealinden vazgeçmeyiz. Laiklikten geri gidişe izin vermeyiz. Halkçılığın gereği olarak  devlet öncülüğünde planlı kalkınmanın, işsizliği yoksulluğu bitirecek üreten kamucu ekonominin ön koşul olduğunu bilir ve bunda ısrar ederiz.

Susma sustukça sıra sana gelecek
Baskı zulüm kaybedecek, Halk Kazanacak
Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz” diyerek sonlandırdı.

]]>
1 Mayıs Mersin ve Tarsus’ta coşkuyla kutlandı. https://yenidunya.org/emek-gundemi/29952/1-mayis-mersin-ve-tarsusta-coskuyla-kutlandi/ Thu, 02 May 2024 12:39:44 +0000 https://yenidunya.org/?p=29952 Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs, Mersin ve Tarsus’ta coşkuyla kutlandı.
Mersin’de sendikalar, partiler ve demokratik kitle örgütleri eski Tevfik Sırrı Gür stadı yanında toplanarak kortejler oluşturdular; pankartları, bayrakları ve dövizleriyle İnönü caddesi üzerinden Cumhuriyet meydanına davullu halaylı müzikli bir yürüyüş yaptılar. Emekçiler taleplerini çeşitli sloganlarla seslendirdiler.
Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız ve Akdeniz Belediye Başkanı Hoşyar Sarıyıldız kortejdeki kurumları selamladılar.

1 Mayıs Mersin ve Tarsus'ta coşkuyla kutlandı.

Mersin, Taksim’i unutmadı
Miting alanı, coşku içinde ve rengarenk bir çiçek bahçesi gibiydi.
AKP iktidarının emekçi düşmanı kemer sıkma programı; asgari ücretin bir kaç ay içinde açlık sınırının altına gerilemesi; emekli aylıklarının hak olmaktan çıkarılıp sosyal yardım düzeyine indirilmesi; aylıkların kiraya yetmemesi; Filistin’de soykırıma rağmen İsrail’le devam eden ticaret; İstanbul’da Taksim Meydanı’nın işçilere emekçilere kapatılması; bilimsel laik eğitimden sapma en fazla tepki çeken, protesto edilen konular oldu.
Kürsüden yapılan konuşmalardan sonra sanatçı İlkay Akkaya konser verdi.

1 Mayıs Mersin ve Tarsus'ta coşkuyla kutlandı.

Tarsus’ta çoşkulu kutlama
Tarsus’ta toplanma alanı Kleopatra Meydanı’ydı. Sendikalar, partiler ve demokratik kitle örgütlerinin oluşturduğu canlı bir kalabalık kortej oluşturarak Cumhuriyet meydanına yürüdü.
Çalışmak zorunda kaldıkları için yürüyüşe katılamayan hizmet sektörü emekçileri yol boyunca alkışlarla sempatilerini belirttiler. İşçi sınıfı büyük mücadeleler sonucunda, yıllar önce 1Mayıs’ı bayram olarak tescil ettirdi ve ücretli tatil günü olmasını sağladı. Buna rağmen çok sayıda emekçinin böyle bir bayramda çalışmak zorunda kalması, işçilerin bilincinde ve sendikal örgütlülüğünde daha çok yol almamız gerektiğini gösteriyor.

]]>
Mersinli Emekliler haklarını alana kadar alanları bırakmıyor https://yenidunya.org/emek-gundemi/29722/mersinli-emekliler-haklarini-alan-kadar-alanlari-birakmiyor/ Sat, 30 Mar 2024 13:12:44 +0000 https://yenidunya.org/?p=29722 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi 17 Mart 2024 tarihinde gerçekleştirdiği 2. Olağan Genel Kurul’un ardından tekrar alanlara çıktı.
26 Mart 2024 tarihinde Akdeniz ilçesi/Özgür Çocuk Parkı’nda TÜED ve EYT ile ortak düzenledikleri basın açıklamasında, emeklileri yoksullaştıran politikaların sahibi iktidara ve destekçilerine oy vermeyeceklerini haykırdılar.
Aynı gün, Akdeniz ilçesi/Yoğurt Pazarı’nda üye ve imza kampanyası düzenlediler. Kampanyaya emeklilerin ilgisi yoğundu, çok sayıda imza toplandı, yeni  üye yapıldı.

İmza kampanyasında ikinci gün: Üç kuşak köyü/mahallesi belediye adaylarına tanıtıldı
27 Mart 2024 tarihinde,  hâlen belediye başkanlığı görevini yürüten CHP Yenişehir Belediye Başkan adayı Abdullah Özyiğit, 2021 Tüm Emekli Sen Mersin Şubesini ziyaret etti. Sendika üyeleri  taleplerini anlattılar. Sendika Şube Başkanı Hüseyin Kurt, Özyiğit’e, üyeleriyle ortaklaşa hazırladıkları,  ”Üç Kuşak Köyü/Mahallesi”  projesini dosya olarak teslim etti.
Atila Bal projenin çok değerli olduğunu, belediyenin uzman ekiplerince titizlikle incelenip geliştirilmesi ve yaşama geçirilmesi durumunda sosyal belediyeciliğin parlak bir örneği olacağını belirtti.
Özyiğit, projeyi hızlıca inceletip mutlaka değerlendireceğini, 2021 Tüm Emekliler Sendikası ile birlikte çalışma olanaklarını yaratacakları sözünü verdi.

Mersinli Emekliler haklarını alana kadar alanları bırakmıyor

Mersin’în her yeri mücadele yeri
İmza ve üye kampanyasının ikincisi  28 Mart 2024 tarihinde Toroslar ilçesinde yapıldı. Burada da kampanyaya büyük bir ilgi vardı. CHP Toroslar Belediye Başkan adayı Abdurrahman Yıldız, standı ziyaret ederek emeklileri dinledi, toplanan yurttaşlara kazandıklarında Toroslar’da yapacakları hizmetleri anlattı.

Mersinli Emekliler haklarını alana kadar alanları bırakmıyor

“İnsan onuruna uygun koşullarda yaşatmak”
2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şube Başkanı Hüseyin Kurt ile Toroslar Belediye Başkan adayı Abdurrahman Yıldız, halkın önünde ”İYİ NİYET SÖZLEŞMESİ” imzaladılar.
Sözleşme metni, ”Cumhuriyet’te egemenlik: Kişi, aile, hanedan, zümre veya sınıfa değil, halka/ulusa aittir. Yönetenler meşruiyetlerini, halktan/ulustan alırlar. Demokratik laik ve sosyal bir hukuk Devleti, yurttaşlarının tamamını insan onuruna uygun koşullarda yaşatmakla yükümlüdür.”ilkesini anımsatarak başlıyor.

Mersinli Emekliler haklarını alana kadar alanları bırakmıyor

İyi niyet sözleşmesi
Madde 2: TARAFLARIN SÖZLEŞMEYE İLİŞKİN NİYETLERİ
2.1 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi, Toroslar Belediyesi sınırları içerisinde yaşayan üyelerinin bilgi, deneyim ve yetenekleri ölçüsünde, gönüllü olarak Belediyenin kamusal hizmetlerine katılmasını üstlenir. Her kuşaktan yurttaşlar arasında dayanışmanın arttırılması için çaba gösterir.
2.2 Toroslar Belediyesi, yalnız yaşayan, hasta ve bakıma ihtiyacı olan emekli ve yaşlı yurttaşlar için Belediye’ye  ait huzurevleri,  emekli evleri açmayı , sosyal yaşam merkezleri oluşturmayı, evde bakım hizmetlerini yaygınlaştırmayı üstlenir.
2.3 Emeklilerin ve eşlerinin toplu taşıma hizmetlerinin ücretsiz olması için Büyükşehir Belediyesi nezdinde girişimde bulunur.
2.4 Toroslar Belediyesi, 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesinin taslak öneri olarak sunduğu, ”Üç Kuşak Köyü/Mahallesi” projesinin uzmanlarca geliştirilip yaşama geçmesi için girişimde bulunmayı üstlenir.
2.5 Toroslar Belediyesi, ilçemizdeki  Demokratik Kitle Örgütlerinin, uygun kira karşılığında bağımsız  birimlerinin yanı sıra, ortak  kullanabilecekleri ( konferans salonu, lokal, çalışma atölyeleri vb.) hizmet binaları kurmayı üstlenir.
Bu iyi niyet sözleşmesi 31 Mart 2024 yerel seçimlerinden, bir sonraki yerel seçime kadar geçerlidir. Sözleşme (2) iki maddedir, tarafların karşılıklı onayı ve iradesiyle Toroslar/Mersin’de imzalanmıştır.
Sözleşme metni alkışlar arasında imzalandı, Abdurrahman Yıldız, emekçilerin, kadınların, çocukların, yaşlıların, gençlerin, Toroslarda yaşayan her canlının mutlu olacağı Toroslar’ı birlikte kurma ve geliştirme sözü verdi.

Kampanyada üçüncü gün
İmza ve üye kampanyasının üçüncüsü  29 Mart 2024 tarihinde Akdeniz/Kuruçeşme’de yapıldı. Burada da emekliler ve her kuşak yurttaş kampanyaya büyük ilgi gösterdi. Mersin milletvekili Perihan Koca ve DEM Parti Akdeniz Belediye Başkan adayı Hoşyar Sarıyıldız standı ziyaret etti. Koca, mecliste emeklilerin ve emekçilerin sesi olmaya devam edeceğini belirtti.31 Mart seçimlerinde emeklilerin AKP ve iktidar destekçilerine oy vermemesini diledi.

Mersinli Emekliler haklarını alana kadar alanları bırakmıyor
]]>