laiklik – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Fri, 28 Feb 2025 10:30:58 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.5 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png laiklik – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 Şaşı bak şaşır https://yenidunya.org/yazarlar/fatih-kaplan/32195/sasi-bak-sasir/ Fri, 28 Feb 2025 10:30:57 +0000 https://yenidunya.org/?p=32195 Miyase İlknur, Cumhuriyet Gazetesi yazarı, hiç kuşku yok ki, ilerici çağdaş bir insan ve cumhuriyetçi değerleri savunuyor.
22 Şubat 2025 tarihli ‘’TÜSİAD’a minnet borçlusunuz’’ başlıklı köşe yazısının ilk paragrafı, “Yaptıkları konuşmalarla iktidarın politikalarını eleştirdikleri için topun ağzına konan ve polis nezaretinde savcılığa getirilen TÜSİAD başkanı ve GİK başkanına sözüm ona had bildirildi.
Demokratik ülkelerde sivil toplum örgütleri konuşmalarında iktidara had bildirirken Kuzey Kore, Rusya, Çin ve bizim gibi ülkelerde durum tam tersi oluyor. Anımsayın; Çin’de Alibaba’nın kurucusu Jack Ma da hükümeti eleştirince başına aynı şeyler gelmişti’’
şeklinde.

Kafalar karışık
Bu tek paragraf, birçok aydında görülen kafa karışıklığının tipik örneğidir.
TÜSİAD yöneticilerinin polis nezaretinde ifadeye götürülmesinin antidemokratik olduğunu söylüyor. Demokratik ülkelerde bu tür uygulamalar olmaz, Kuzey Kore, Rusya, Çin ve bizim gibi ülkelerde olur demiş. Açıkça adlarını yazmadığı için, demokratik ülkelerin Avrupa, İskandinav ülkeleri ve belki de Amerika olduğunu tahmin edebiliyoruz. Kuzey Kore, Rusya, Çin ve bizim gibi ülkelere de antidemokratik olmak kalıyor doğal olarak.
Kolektif sömürgeci emperyalist batı kampı, bütün vahşetine rağmen kendi sistemini demokrasi diye pazarlayabiliyor. Bu, onların büyük başarısı, bizimse zayıflığımızdır. Aslında tarih gözümüzün önünde bütün çıplaklığıyla her gün tekrar tekrar yaşanıyor, sadece günlük hay huyun biraz üzerine çıkıp olayları serinkanlıca değerlendirmek yeterli.

Yıkıcılar kampı
Çok gerilere gitmeye gerek yok, yakın tarihe bile baktığımızda emperyalist batı kampı Avrupa’nın göbeğindeki Yugoslavya’yı parçalayıp dağıttı; Afganistan’ı ve Irak’ı işgal etti; Afrika halklarının dostu, ülkesinde en ileri kamuculuğu uygulayan,zenginliğini halkıyla bölüşen Libya’yı NATO eliyle yakıp yıkarak yeniden sömürgeleştirdi; Suriye’yi 14 yıl süren boğma harekâtıyla nefessiz bırakıp tekfirci Ortaçağcı HTŞ çetelerine teslim etti. Filistin’de İsrail sömürgecilerinin devasa soykırım ve işgal faaliyeti, Avrupa ve ABD egemenlerinin tam onayı ve silah desteğiyle devam ediyor. Lübnan direnişini boğmak, orayı da İsrail işgaline direnemez duruma getirmek için her gün yeni oyunlar kuruyor.

Direnenler kazanacak
1989’dan sonra Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından kurulan Rusya Federasyonu kapitalist kampın eşit bir üyesi olamayacağını trajik bir şekilde anladı. ABD-NATO’ya göre Rusya hâlâ çok büyük ve tekrar tekrar parçalanması gerekiyor. Başlangıçta verdikleri sözlere rağmen Nato, Rusya Federasyonunu çevrelemeye devam etti. 2022 Ocak ayında Rusya yönetimi NATO’nun genişlemesinin Rusya’nın ulusal güvenliğini tehdit ettiğini belirterek bu temel sorunu artık erteleyemeyeceklerini belirtti. ABD ile NATO’ya çeşitli güvenlik garantileriyle ilgili teklifler iletti ve bu belgeleri dünya kamuoyuna da açıkladı. Teklifin özü Ukrayna’nın NATO’ya alınmasının Rusya için varoluşsal tehlike olduğu, asla kabul edilemeyeceğiydi.
ABD ve NATO bu teklifleri müzakere etmek yerine Rusya’nın Ukrayna’ya müdahalesini tercih etti. Ukrayna’yı Rusya’ya karşı kışkırttı, silahlı bir çatışmada Rusya’nın zayıflayabileceğini umarak Ukrayna’yı kurban etti.
Hedefteki Rusya Federasyonu, emperyalist savaş blokuna karşı mücadelenin siyasi ve askeri öncülüğünü yapıyor ve Ukrayna’nın NATO’ya alınmasını engelleyebilecek gibi görünüyor. İşçi sınıfı ile kapitalist oligarşi arasında denge politikası güden bonapartist yönetim emperyalizmle tam boy mücadeleyi göze alamıyor. NATO’nun Rusya topraklarını Ukrayna’dan uzun menzilli füzelerle vurmasıyla bunalan Rusya yönetimi, müttefiki Suriye’yle sonuna kadar dayanışma gösteremedi, Suriye’nin HTŞ eline geçmesine engel olamadı.
Çin ise emperyalist savaş blokuna karşı mücadelenin ekonomik öncüsü durumunda. O da, emperyalizmin planlarında kesinlikle parçalanması gereken büyük bir ülke. Çin Komünist Partisi yönetimi de Rusya’dakine benzer biçimde işçi sınıfı ve kapitalist dolar milyarderleri arasında denge kurmaya çalışıyor. Bir yandan emperyalizme yem olmamak için mücadele ederken, diğer yandan Çinli ve batılı kapitalistlerden tam kopmayı göze alamıyor,ikili karakterini sürdürüyor.
Kuzey Kore’de ise dolar milyarderleri yok, dolayısıyla evsiz ve işsiz insan da yok. O da emperyalizmin hedefindeki ülkelerden biri. Aynı zamanda emperyalist kapitalist sistemin hakkında en fazla yalan haber yaptığı ülkelerin başında geliyor. Ne yazık ki kendini anti emperyalist sayan birçok insan bile bu karalama ve gözden düşürme kampanyalarına inanıyor, ülkenin kendini savunmak için canını dişine takarak nükleer silah edinmesini bile kınıyor. Saldırganın silahıyla öz savunma yapanın silahını aynı kefeye koyuyor.

AKP tehlikeli yolda
23 yıllık AKP yönetimiyse neoliberal kapitalizmi kendisine rehber edinmiş; özelleştirmeci, faizci dövizci bir talan ekonomisini uygulamaya devam ediyor. TÜSİAD büyükleri de özelleştirme yağmasından çok büyük paylar aldılar. AKP’nin iktidara gelişinde emperyalist kapitalist sistemin kolaylaştırıcılığı ve desteği tamdı. AKP, ABD/NATO planlarına uygun olarak Suriye’yi yıkım planında 2011 yılından itibaren aktif görev aldı. Ülke kaynaklarını bu yıkım planında hovardaca harcadı, harcamaya da devam ediyor. AKP yönetimi Suriye Cumhuriyetinin yıkılışında en büyük paya sahiptir. Böylelikle Filistin ve Lübnan direnişi en büyük destekçilerini kaybetti. Türkiye de istikrarsızlaşan bölgede büyük tehlikelere açık hâle geldi. Suriye’nin yıkılmasıyla bölgenin en büyük kazananı İsrail oldu.
Yani, emperyalizmin hedefinde olup farklı boyutlarda direnenlerle, emperyalistlerin ayartmasına uyanları aynı düzlemde görmek ve değerlendirmek bizi yanılgıya götürür.

Açık zihin
Son söz olarak, emperyalist-kapitalist düzen: aklın, bilimin, demokrasinin, laikliğin düşmanıdır.
Dolar milyarderlerinden oluşan bir avuç azınlığın lüksünü ve egemenliğini sürdürmek için en bağnaz gericilikle işbirliği yapar ve dünyayı karanlığa teslim eder; kana, ateşe ve gözyaşına boğar. Sonra da devasa propaganda aygıtıyla uyuşturduğu zihinlere demokrasi havarisi gibi yerleşmenin yolunu arar.

]]>
Yurttaş Birlikteliği Platformu, demokratik, laik cumhuriyete sahip çıkmak için yurttaşları birlikte mücadeleye çağırdı https://yenidunya.org/yurt/31519/yurttas-birlikteligi-platformu-demokratik-laik-cumhuriyete-sahip-cikmak-icin-yurttaslari-birlikte-mucadeleye-cagirdi/ Sat, 07 Dec 2024 09:56:32 +0000 https://yenidunya.org/?p=31519 Yurttaş Birlikteliği Platformu adına açıklama yapan Avukat Şenal Saruhan, “Yurttaşlar olarak haklarımızı savunmak için harekete geçiyoruz. Kitle örgütleri, sendikalar ve meslek kuruluşlarından oluşan ekte sunduğumuz 54 örgüt bir araya geldik, haklarımız için birlikte haykıracağız. 28 Aralık tarihinde meydanlara çıkacağız. Demokratik, laik cumhuriyete sahip çıkmak, birlikte daha güçlü olabilmek ve haklarımızı alabilmek için bütün yurttaşları aramıza katılmaya ve dayanışmaya davet ediyoruz” dedi.
Ankara Mükiyeliler Birliği’nde, 29 Ekim Kadınları Derneği’nin çağrısıyla bir araya gelen demokratik kitle örgütlerinin oluşturduğu “Yurttaş Birlikteliği Platformu” üyeleri, 28 Aralık’ta Ankara’da Tandoğan Meydanı ve İstanbul’da ise Atatürk Kültür Merkezi önünde gerçekleştirecekleri eyleme tüm yurttaşları davet etti.

“Demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti, demokrasi, özgürlük, adalet, eşitlik ve barış”
Platform sözcüsü Avukat Şenal Saruhan, açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Kamuoyunu derinden sarsan; Narin ve Sıla Bebek cinayeti, özel hastanelerdeki yenidoğan bebeklerin katledilmesi, beş çocuğun yanarak ölümü, en son engelli çocukların devlet yurdunda işkence ile öldürülmesi, ülkemizde şiddetin vahşete dönüştüğünün yeni örnekleri oldu. Sokak ortasında her gün kadınlar öldürülüyor. Çocuklar, hayvanlar katlediliyor. Çocuklarının geleceğinden umudunu kesmiş ana-babalar, engelli evlatlarını öldürdükten sonra intihar ediyorlar. Sermayenin doymak bilmeyen hırsı yüzünden doğa talan ediliyor, işçiler, emekçiler ve engelliler açlık sınırının altında maaşla adeta ölüme terk ediliyor. Köylü emeğinin karşılığını alamıyor, küçük esnaf yok oluşa gidiyor, halk,  ırk, din, dil ve etnik kökenlerine göre ayrıştırılıyor, eğitim, sağlık, beslenme, barınma gibi temel haklara dahi erişemiyor. Ekonomik çöküş ve yoksulluk derinleşiyor. Ekonomik çöküş ve yoksulluk devam ederken, kazanılmış haklarımız birbir elimizden alınıyor. Tüm kurumlar hızla çürüyor, eğitim dinselleştiriliyor, halk iradesi ile seçilen belediye başkanlarının yerine hukuk dışı ve keyfi kararlarla tepeden kayyum atanıyor. Erkler ayrılığı kaldırılıyor, yasama organı etkisizleştiriliyor, adalete ulaşmak imkansızlaşıyor, bu olumsuz gidişe tepki gösteren aydınlar, siyasetçiler, gazeteciler etki ajanlığı suçlamasıyla susturulmak ve halkımız korkutulmak isteniyor. Yurttaş sesleniyor; Artık yeter, birlikte güçlü bir ses olma zamanı! Anayasamızda tanımlanan ancak kırıntısı bile kalmamış olan demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti, demokrasi, özgürlük, adalet, eşitlik ve barış en acil ihtiyaçlarımız.”

“Demokratik, laik cumhuriyete sahip çıkmak için”
Sarıhan sözlerini şöyle tamamladı: 
“Yurttaşlar olarak haklarımızı savunmak için harekete geçiyoruz. Kitle örgütleri, sendikalar ve meslek kuruluşlarından oluşan ekte sunduğumuz 54 örgüt bir araya geldik, haklarımız için birlikte haykıracağız. 28 Aralık tarihinde meydanlara çıkacağız. Demokratik, laik cumhuriyete sahip çıkmak, birlikte daha güçlü olabilmek ve haklarımızı alabilmek için bütün yurttaşları aramıza katılmaya ve dayanışmaya davet ediyoruz. ”

Yurttaş Birlikteliği Platformu bileşenleri
29 Ekim Kadınları Derneği
2017 Tüm Emeklilerin Sendikası
2021 Tüm Emekliler Sendikası
Alevî-Bektaşî Federasyonu
Anadolu Halk Ozanları Kültür ve Dayanışma Derneği
Anadolu Güç Birliği
Ankara Cumhuriyet Okurları –CUMOK
Ankara Dayanışma Derneği
Ankara Divriği Kültür Derneği
Ankara Kadın Ressamlar Derneği
Artvin Kültür Yardımlaşma Derneği
Aydos Dernekler Federasyonu
Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Derneği
Birinci Vazifem Derneği
Birleşik Kamu-İş
Cumhuriyet İçin Mücadele Birliği
Çayyolu Güç Birliği
Çiğdemim Derneği
Çorum Hitit Federasyonu
DİSK Emekli-Sen
Eğit-Der
Eğitim-Sen
Emekli Meclisleri Sendikası
Erzurum Dernekleri Federasyonu
Hacı Bektaş Eğitim ve Kültür Derneği
Halkevleri
İnsan Hakları Derneği
İstanbul Yüksek Ticaret ve Marmara Ünv. İ.İ.B.F. Mezunları Derneği Ankara Şube
Kahramanmaraş Dernekleri Federasyonu
Kars Demokrat Dernekler Federasyonu
Kızılırmak Yerel Dernekler Federasyonu
Köy Enstitüleri Çağdaş Eğitim Vakfı
Laiklik Meclisi
Mali Müşavirler Muhasebeciler Birliği Derneği
Mobbingle Mücadele Derneği
Müdafaa-i Hukuk Vakfı
Mülkiyeliler Birliği
ODTÜ Mezunları Derneği
Ovacık Kendin Yap Dayanışma ve Kültür Derneği
Ozan-Der
Öğret-Der
Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Vakfı
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği
Sosyal Demokrat Avukatlar Derneği
Sosyal Demokrasi Derneği
Şiddetsiz Toplum Derneği
Tarım Orman-İş Sendikası
Tunceli Dayanışma ve Kültür Vakfı
Türk Kadınlar Birliği
Tüketici Hakları Derneği
Türkiye Emekliler Derneği
Türkiye Ormancılar Derneği
Veli-Der
Yozgat Demokrat Dernekleri Federasyonu

]]>
“Laiklik, kadın haklarının güvencesidir” https://yenidunya.org/kadinin-sesi/29003/laiklik-kadin-haklarinin-guvencesidir/ Sun, 04 Feb 2024 16:06:40 +0000 https://yenidunya.org/?p=29003 İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği (İKKB), laiklik ilkesinin Anayasa’ya girdiği 5 Şubat 1937’ye dair açıklama yaptı.
Açıklamada, “Hukuk birliğinin ve demokrasinin olmazsa olmaz koşulu olan laiklik ilkesi, aynı zamanda kadın haklarının güvencesidir” ifadelerine yer verildi.

İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği (İKKB) Başkanı Avukat Nazan Moroğlu, laiklik ilkesinin 5 Şubat 1937 tarihinde Anayasa’ya eklenmesiyle ilgili açıklama yayımladı. Moroğlu’nun açıklamasında “Hukuk birliğinin ve demokrasinin olmazsa olmaz koşulu olan laiklik ilkesi, aynı zamanda kadın haklarının güvencesidir” ifadelerine yer verildi. Açıklamada, hukuk birliğinin, eğitim birliğinin, demokrasinin, akla bilime dayalı eğitimin ve kadın erkek eşitliğinin temeli olan laiklik ilkesini korumak için mücadeleye devam edileceği vurgulandı. İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği (İKKB) Başkanı Avukat Nazan Moroğlu imzalı açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“5 Şubat 1937 tarihinde Anayasa’da yer verilen laiklik ilkesi, 1961 ve 1982 Anayasalarının da “devletin değiştirilemez, değiştirilmesi teklif edilemez temel nitelikleri” arasında yer almıştır.
Laiklik, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasını öngören bir ilke olmasının yanında, aynı zamanda her alanda aklın, bilimin ve ulusal egemenliğe dayanan hukuk kurallarının temel alındığı bir yaşam biçimidir.
Eğitimde, yönetimde, hukukta laiklik ilkesinin tam anlamıyla uygulanması, barış içinde birlikte yaşamamızın, din ve vicdan özgürlüğünün, özgür düşüncenin temelidir.
Ancak laik ülkemizde son yıllarda eğitimden siyasete yaşamın her alanı dine referanslı hale getirilmektedir.
Hukuk birliğinin ve demokrasinin olmazsa olmaz koşulu olan laiklik ilkesi, aynı zamanda kadın haklarının güvencesidir.
Laiklik ilkesinin korunması amacıyla Anayasamızın 24. maddesinde, kimsenin, Devletin sosyal, ekonomik, siyasi veya hukuki temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırmaması gerektiği önemle vurgulanmış ve “her ne suretle olursa olsun dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz” hükmüne yer verilmiştir.
İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği olarak, iktidarın, Anayasanın laiklik ilkesini fiilen kaldırmaya yönelik söylemleri ve uygulamalarının Türkiye’de eğitim birliğinin ve hukuk birliğinin yok sayılmasına yol açtığını kamuoyunun bir kez daha dikkatine sunuyoruz.
Ülkemizde hukuk birliğinin, eğitim birliğinin, demokrasinin, akla bilime dayalı eğitimin ve kadın erkek eşitliğinin temeli olan laiklik ilkesini korumak için mücadeleye devam…”

5 Şubat 1937’de Anayasa’ya giren laiklik ilkesi
Madde 2.- (Son Değişiklik : 5/2/1937 – 3115 S. Kanun/md. 1)
Türkiye Devleti, Cümhuriyetçi, milliyetçi, halkçı, devletçi, lâik ve inkılâpçıdır. Resmî dili Türkçedir. Makarrı Ankara şehridir.

Kaynak: BirGün

]]>
Kahrolsun Amerikan emperyalizmi, yaşasın tam bağımsız Türkiye https://yenidunya.org/yazarlar/selim-dikel/28629/kahrolsun-amerikan-emperyalizmi-yasasin-tam-bagimsiz-turkiye/ Mon, 25 Dec 2023 21:49:28 +0000 https://yenidunya.org/?p=28629 Amerikan emperyalizmi dünya çapında mutlak egemenlik kurma planının parçası olarak Büyük Ortadoğu Projesini hayata geçirmeye çalışıyor. Ortadoğu’da İsrail’den daha güçlü bir tek devlet bile bırakmamak üzere bütün bölge ülkelerini bölüp parçalamak istiyor.

ABD-NATO, halkları birbirine kırdırmayı, ulusal devletler yerine bölgeler, kantonlar ve ceplerden oluşan zayıf birimler kurmayı amaçlıyor. Bu birimlerde yaşamaya mahkûm edilecek halkları emperyalizmin ve işbirlikçi kapitalistlerin sınırsız sömürü ve baskısı altında sessiz kalan sömürge kölelerine çevirmek istiyor.

ABD emperyalizmi ve onun kanlı saldırganlık örgütü NATO, yeryüzündeki sömürü ve gericilik sisteminin baş dayanağıdır.

ABD emperyalizmi Ortadoğu’yu yakıp yıkmakla yetinmiyor. Rusya’yı ve Çin’i kuşatıp çökertmek için elinden geleni yapıyor.

Komşumuz Irak ve Suriye’yi bölüp parçalamaya çalışan, topraklarında işgal üsleri kuran ABD, ülkemize karşı da aynı planı uyguluyor.

Türk-Amerikan dostluk ilişkileri yalanıyla, yetmiş yıldan beri ülkemizde siyasi cinayetler, kitle katliamları ve askerî darbeler yoluyla halkımıza kan kusturan; 15 Temmuz 2016’daki Amerikancı-Fethullahçı darbe girişimi sırasında TBMM’yi bombalayan Türk jetlerine İncirlik üssünden yakıt ikmali yapılmasına izin veren Amerikan yönetimi; bir yandan Yunanistan’da yeni askeri üsler açarak, diğer yandan PKK/PYD/YPG’yi silahlandırarak, Türkiye’yi kuşatmaya devam ediyor.

Ulusal Demokratik Cephe’de birleşelim

Ülkemiz Amerikan emperyalizminin topyekûn saldırısı ve tehdidi altındadır. Tehlike büyüktür.
Tek bir kişi, tek bir parti bu tehlikenin üstesinden gelemez.

Türkiye üzerindeki Amerikan hegemonyasına son vermek için; bütün halkın, bütün ulusal demokratik güçlerin bir araya gelmesi gerekiyor.

Emperyalist saldırıyı püskürtmek, bağımsızlığımızı ve bütünlüğümüzü korumak için hangi partiden, hangi görüşten, hangi kökenden olursak olalım birleşmemiz gerekiyor.

Fakat emperyalizme karşı birleşmek boş laflarla olmaz.

Emperyalizme karşı birleşmek demek, Türkiye’nin bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü için NATO’dan çıkmak, İncirlik üssü başta olmak üzere tüm emperyalist üsleri kapatmak ve ABD/NATO müfrezelerini ülkemizden kovmak demektir.

Emperyalizme karşı birleşmek demek, “Ilımlı İslam” adıyla ABD tarafından Türkiye’ye dayatılan gericiliğe ve despotizme karşı, demokratik, laik, sosyal hukuk cumhuriyetine sahip çıkmak demektir.

Emperyalizme karşı birleşmek, ekonomiyi emek düşmanı İMF’ye teslim etmek ve neoliberal borç-faiz ekonomisini savunmakla olmaz.

Emperyalizme karşı birleşmek demek, bir avuç vurguncunun yararına, milyonlarca emekçinin zararına yaratılan ekonomik yıkım sürecini tersine çevirerek, planlı, kamucu ve toplumcu ekonomiyi savunmak ve uygulamak demektir.

Emperyalizme karşı birleşmek demek, işçilerin, memurların, çiftçilerin, esnaf ve sanatkârların, emeklilerin, şehir ve köy emekçilerinin insanca, onurlu ve mutlu yaşadığı gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan bir ülke için mücadele etmek demektir.

Örgütlü birleşik halkı hiçbir kuvvet yenemez. Biz birleştiğimizde emperyalizm kesinlikle yenilir; özgürlük, eşitlik, laiklik, adalet, barış, bağımsızlık, demokrasi, cumhuriyet mutlaka kazanır.

Emperyalizme karşı Türkiye’nin tam bağımsızlığı için; gericiliğe ve tarikat düzenine karşı laik demokratik cumhuriyet için; işsizliğe yoksulluğa hayat pahalılığına ve sömürüye karşı emekten yana toplumcu kamucu ve planlı ekonomi için; tüm ulusal demokratik güçler, ilericiler, devrimciler, yurtseverler, sosyal demokratlar, kemalistler, sosyalistler ve komünistler; Ulusal Demokratik Cephe’de birleşmelidir.

-Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz!
-Kahrolsun Amerikan emperyalizmi, yaşasın tam bağımsız Türkiye!
-Emperyalizm yenilecek halk kazanacak, vatan cumhuriyet emek kazanacak!




]]>