kurye hakları – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Sat, 31 Jan 2026 09:25:31 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.5 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png kurye hakları – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 Şirketlerin kölelik sistemi kuryelerin canını hiçe sayıyor https://yenidunya.org/emek-gundemi/33738/sirketlerin-kolelik-sistemi-kuryelerin-canini-hice-sayiyor/ Sat, 31 Jan 2026 09:25:29 +0000 https://yenidunya.org/?p=33738 Yemeksepeti kuryeleri, sefalet zammına karşı başlattıkları direnişi sürdürüyor. Derneklerinde görüştüğümüz emekçiler, geçinebilmek için algoritmanın insanüstü bir hız dayattığını belirterek, “Gün sonunda yaşanan ölümlerin ve kazaların suçlusu yine biz oluyoruz” diyerek yaşadıkları stresi özetliyor.

Yemeksepeti kuryelerinin ülke genelinde sürdürdüğü iş bırakma eylemleri, sahadaki çalışma koşullarını bir kez daha görünür kıldı. Günlerdir kontak kapatan kuryeler; düşük ücretler, artan masraflar ve algoritma baskısına karşı ses yükseltirken, sahada yapılan görüşmeler sistemin nasıl işlediğine dair çarpıcı bir tablo ortaya koydu.
BirGün’den Ebru Çelik’in haberine göre, 121 binden fazla kişiye istihdam sağlayan Yemeksepeti kuryelerine yalnızca sefalet ücreti değil, aynı zamanda psikolojik baskı, ölüm riski ve bitmek bilmeyen bir rekabet dayatıyor. Günün sonunda yaşanan kazalar, ölümler ve geciken siparişler gibi tüm sorunların faturası motokuryelerin “dikkatsizliğine” kesiliyor.
Bağcılar’da bulunan Motokurye İşçileri Derneği’nde görüştüğümüz kuryelerden Arap Musa ve Yiğit A., kuryeliğin dışarıdan “esnek” gibi görünen yapısının gerçekte sert bir denetim ve yarış düzenine dayandığını anlattı. Çalışabilmek için “slot” (çalışma saati) almak zorunda bırakıldıklarını belirten kuryeler, bu slotların artık bir “seviye sistemine” bağlandığını söyledi.

Seviye için hız şartı
23 yaşındaki Arap Musa, Sivas’ta yaşayan ailesi için İstanbul’da yaşam mücadelesi veriyor. İnsanüstü çalışma saatlerine rağmen ay sonunda cebine yaklaşık 40 bin lira girdiğini kaydeden genç kurye, Yemeksepeti’nin yeni uygulamasıyla düşük seviyedeki kuryelerin haftalık çalışma saatlerini seçemediklerini, bunun da fiilen çalışamamak anlamına geldiğini ifade etti.
1’den 7’ye kadar olan baremde seviyeyi yükseltmenin daha fazla paket atmak, daha uzun saatler çalışmak ve motoru daha hızlı sürerek daha çok risk almak demek olduğunu belirtti. Musa, “Sisteme kaza yaptığımızı bildirdiğimizde dahi ‘Paketi teslim edebilecek misin?’ diye soruyorlar. Trendyol Go ise hemen olay yerine sağlık ekiplerini ve polisi yönlendiriyor. Makas atmayı, kaldırıma çıkmayı, hatta korkumuzu yok sayıp hız yapma cesaretini Yemeksepeti’nin sistemi bize dayatıyor” dedi.
Seviye düşük olduğunda günün yalnızca iki-üç saatinde çalışılabildiğini belirten emekçi, “Ucuz bir ürün alıp götürdüğümüzde sistem bizi kaydediyor. Sonrasında devamlı ucuz ürünlü paketler geliyor. Bu da demek oluyor ki sistem, bir paketten kazanacağımız parayı bizi daha fazla çalıştırarak kazanmamızı sağlıyor” diye ekledi.

‘Hızlı ol’ diyen de ‘yavaş’ diyen de müşteri
“Trafikte sürekli baskı var. Hakaret işitiyorsun, canını tehlikeye atıyorsun. İki teker üzerindesin; düşüyorsun, kalkıyorsun. Kaza kaçınılmaz hale geliyor” diyen Arap Musa, yaşadığı bir olayı şu sözlerle anlattı:
“İşletmeden iki paket aldım. Biri işletmeye 800 metre, diğeri 3-4 kilometre uzaklıktaydı. Sistem önce yakını değil, uzağı verdi. Uzağa giderken sokak arasında bir arabayla burun buruna geldik. Adam ‘Öleceksin, dikkat etsene!’ diye laf edip geçti. Cevap vermedim, devam ettim, siparişi verdim. Sonra ikinci siparişe giderken chat’ten mesaj geldi: ‘Kardeşim iki arka sokaktan gelemiyor musun, saat kaç oldu, trafik yok.’ Daha trajikomik olanı ise gittiğimde aynı arabayla tekrar karşılaştım. Meğer o mesajı atan ve trafikte bana laf eden kişi, siparişi veren kişiymiş. Yani trafikte ‘yavaş git’ diyor, beş dakika gecikince ‘paket nerede, trafik yok, hızlı olsana’ diye yazıyor. Bizim temel sorunumuz biraz da bu. Kuryeyi ikinci sınıf gören bir yaklaşım var. Evet, bazen hızlı gidiyoruz ama bizi buna sistem zorluyor.”

Şirketlerin kölelik sistemi kuryelerin canını hiçe sayıyor

Sağlık sigortası iptal edildi
Çalışmaktan ne sosyal hayatının ne de kişisel ihtiyaçlarının kaldığını belirten emekçi, “Vergi borçları yüzünden hacizliyim. 28 bin lira borcum var. Ödüyordum ama kaza yapınca iki ay aksattım. Bu yüzden banka hesaplarım haczedildi” diyerek kaza yaptıklarında hayatın durduğunu ancak borçların durmadığını söyledi.
Yemeksepeti’nde çalıştığı sırada kaza yapıp hastaneye kaldırıldığını anlatan kurye, “Kuryeler için tamamlayıcı sigorta var. Her ay fatura üzerinden para kesiliyor. Hastaneye gidince ‘sigortan iptal olmuş’ dediler. Eve gelip mailime baktım ‘sigortanız şu saatte iptal edilmiştir’ yazıyor. Kaza yaptıktan tam yarım saat sonra iptal edilmiş. İnsan kendini değersiz hissediyor” diyerek sağlık güvencelerinin bile ellerinden alındığını vurguladı.

Reddettiğinde hesabın kapatılıyor
21 yaşındaki motokurye Yiğit A., okulunu sağlık sorunları nedeniyle bırakmasının ardından annesine destek olabilmek için kuryeliğe başladığını, ay sonunda elinde para kalabilmesi için günde en az 14-15 saat çalıştığını söyledi.
“Esnaf kuryelik modelini bilmiyordum. Vergi yükü, motor masrafı, yıpranma payı… Motorumu yüksek kilometresi nedeniyle satamıyorum bile” diyen Yiğit A., “15 kilometrelik siparişe maksimum 120 liraya gidiyorum. Taksi olsa 500 TL yazar. Bir de algoritma var; düşük ücrete gittiğini görürse sana sürekli düşük ücretli paket atıyor. ‘Zaten kabul ediyorsun’ diyor sistem. Reddedersen hesabını geçici olarak kapatıyor” dedi.

Restoran kuryeliği daha insancıl
Adını vermek istemeyen bir diğer genç kurye ise üniversite okuduğunu ve ev ekonomisine katkı sağlamak için özel bir restoranda çalıştığını belirtti. Yemeksepeti kuryelerine göre daha iyi şartlarda olduğunu ifade eden genç, “Bize yağmurluk veriliyor; Yemeksepeti ise kuryelerine iş güvenliği kıyafetlerini satıyor. Bize bu kadar baskı ve hakaret gelmiyor. Arkadaşların durumunu görünce kendi halime şükrediyorum” dedi.

Her zaman suçlu kuryeler oluyor
Motokurye İşçileri Derneği Başkanı Yasin Oğuz, kuryelerin psikolojisinin önce sistem, sonra müşteri ve trafik stresi nedeniyle bozulduğunu belirtti. Oğuz durumu şu sözlerle özetledi:
“Kurye evden çıkarken ekonomik ve kişisel sorunlarını da yanına alıyor. Ardından sistem baskı kuruyor, trafikte hakaret işitiyor, müşteri yemeği soğuk gelince kapıyı yüzüne kapatıyor. AVM’lere kaskla alınmıyorlar, çöp asansörlerine mahkûm ediliyorlar. Önce sistem, sonra toplum bu işçileri insan yerine koymuyor. Günün sonunda yaşanan ölümler ve kazalarda tek suçlusu motokuryeler ilan ediliyor.”

]]>
Çocuklarımızı kaybediyoruz: MESEM, asansör, motokuryelik https://yenidunya.org/emek-gundemi/30894/cocuklarimizi-kaybediyoruz-mesem-asansor-motokuryelik/ Fri, 30 Aug 2024 05:16:22 +0000 https://yenidunya.org/?p=30894 2’si MESEM’de çocuk işçi, üç ayda yedi işçi asansör boşluğuna düşerek yaşamını yitirdi…
2024’ün ilk sekiz ayında en az 3’ü çocuk işçi 35 motokurye çalışırken öldü…

İnşaatın her safhasında güvenlik önlemlerinin güncellenmesinin gerektiğini belirten İş Güvenliği Uzmanı Makine Mühendisi Güzey, “Ancak bu konunun dikkate alınmıyor” dedi.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) verilerine göre 2024 yılının ilk altı ayında en az 878 işçi yaşamını yitirdi. Bu yıl yaşanan işçi ölümlerinde MESEM kapsamında öldürülen çocuk işçiler dikkat çekerken bir başka çarpıcı konu ise asansör boşlukları. Önceki gün çalıştığı inşaatta asansör boşluğuna düşerek yaşamını yitiren Mustafa Aydın’la (53) birlikte geçtiğimiz son üç ayda ikisi çocuk yedi işçi asansör boşluklarından düşerek yaşamını yitirmiş oldu. Söz konusu iş cinayetlerinde ölen işçilerin en az 2’si MESEM kapsamında çalışan çocuk işçiler.

Sahanın güvenliğinden işveren sorumlu
Asansör boşluklarından kaynaklanan iş cinayetlerine dair Cumhuriyet’ten Mert Öner’e açıklamalarda bulunan İSİG Meclisi’nden İş Güvenliği Uzmanı Makine Mühendisi Zafer Güzey işverenler tarafından gerekli kontrollerin yapılmadığını belirterek konuya ilişkin “Aslında bu konunun bileşenleri ikiye ayrılıyor. En önemli konu inşaatı üstlenen kişinin gerekli önlemleri netleştirmemesi. Bunun sebebi şu, sorumlu kendine göre bir kontrol yapıyor ancak, inşaata giren bakımcı ve diğer çalışanların kontrolleri, güvenlik önlemleri düzgün yapılmıyor. Burada sahaya girecek herkesin güvenliğini ve kontrolünü sağlamak işverenin sorumluluğu. Ama ne yazık ki işlemler hızlı olsun diye gerekli bilgilendirmeler yapılmadan, güvenlik önlemleri alınmadan ve o kişinin uygunluğu denetlenmeden direkt inşaat alanına alıyorlar” ifadelerini kullandı. 

Önlemler güncellenmeli
Sözlerini sürdüren Güzey, inşaatın her safhasında güvenlik önlemlerinin güncellenmesinin gerektiğini ancak bu konunun dikkate alınmadığını söyledi. Güzey “İkinci konu, risk analizinin gerekli gördüğü güvenlik önlemlerinin inşaatın her safhasında güncellenmesi gerekiyor. Bu sağlanamıyor. Örneğin, inşaat beşinci kattan yedinci kata çıktığı zaman beşinci kata göre alınan güvenlik önlemlerinin yedinci kata göre değiştirilmesi gerekiyor. Bu sağlanamadığı için yüksekte çalışanlar düşebiliyor. Bu seviyeden düşmeler de her zaman ölümle sonuçlanıyor” dedi.

Çocuklarımızı kaybediyoruz: MESEM, asansör, motokuryelik

Motokuryelik tehlikeli meslek olsun
Yaşanan ölümlerin her yıl artış göstermesine karşın yetkililer emekçilerin motokuryelik “çok tehlikeli meslekler” statüsüne alınsın çağrılarına kulak vermiyor.
Motokuryelik iş cinayetlerinin en fazla gerçekleştiği iş kolları arasında. Bu iş kolunda yaşanan ölümlerin her yıl artış göstermesine karşın yetkililer emekçilerin motokuryelik “çok tehlikeli meslekler” statüsüne alınsın çağrılarına kulak vermiyor. Kurye Hakları Derneği’nin yıllık yayımladığı raporlara göre 2021’de en az 30, 2022’de 7’si çocuk en az 58, 2023’te 3’ü çocuk en az 68 motokurye çalışırken yaşamını yitirdi. 2024 yılında ise yılın ilk sekiz ayında en az üçü çocuk işçi 35 motokurye çalışırken öldü. 

Biz sayı değil insanız
Motokurye işkolunda yaşanan iş cinayetlerine ilişkin Cumhuriyet’ten Mert Öner’e açıklamalarda bulunan Emekçi Kuryeler Derneği Başkanı Mehmet Timurtaş konu hakkında “Biz öncelikle yaptığımız şeyin iş olarak görülmesini istiyoruz. Halen meslek tanımımız bile yok. Kurye ölümleri yıldan yıla kırk, elli, altmış derken artıyor. Biz sayı değil insanız. Yetkililerin artık insan olduğumuzu anlamalarını istiyoruz. Motokuryeliğin yüksek tehlikeli işler statüsüne girmesi gerekiyor” dedi.

]]>