kredi kartı – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Tue, 17 Feb 2026 07:14:42 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.5 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png kredi kartı – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 Kartlarda limit azaltımı çözüm olacak mı? https://yenidunya.org/yurt/33816/kartlarda-limit-azaltimi-cozum-olacak-mi/ Tue, 17 Feb 2026 07:14:40 +0000 https://yenidunya.org/?p=33816 Her 2 kişiden biri kart borçlusu

TBB Risk Merkezi’nin Aralık 2025 verilerine göre bireysel kredi borçlusu sayısı 43,6 milyona yükseldi. Tasfiye olunacak alacaklar bir yılda yüzde 99 artarken kişi başı borç 135 bin 500 TL’ye çıkarak 5 asgari ücrete dayandı.

Ekonomik kriz ülkede her iki kişiden birini borçlu hale getirdi. Rekor borçluluk ödeme krizini doğurdu. Krizle eriyen alım gücü, yurttaşları borç olmadan yaşayamaz hale getirdi. Artan borçları yeni borçlarla döndürme düzeni ödeme krizi yarattı. Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi’nin Aralık 2025 verilerine göre, temel ihtiyaçlarını kredi ve kredi kartıyla karşılamaya çalışan milyonlarca kişi borç sarmalına girdi.

Batık kredileri ifade eden tasfiye olunacak kredi miktarı bir yılda yüzde 99 arttı. Ülkede her 2 kişiden biri bankalara borçlu hale geldi. Rapora göre bireysel kredi borçlu sayısı 43,6 milyona ulaştı. Kişi başı ortalama borç, geçen yıl 95 bin 69 TL iken rapor döneminde yüzde 42,5’lik artışla 135 bin 500 TL’ye yükseldi. Kişi başı borç 5 asgari ücrete dayandı. Bireysel kredi ve kredi kartı toplam bakiyesi yıllık yüzde 49 artışla 5 trilyon 914 milyar TL seviyesine ulaştı. Borç stokunun neredeyse yarısını kredi kartları oluştururken 40,6 milyon kişinin kullandığı kredi kartlarında toplam bakiye 2 trilyon 918 milyar TL’ye ulaştı. Buna göre 13,9 trilyon TL’lik toplam kart limitinin yalnızca yüzde 21’i kullanılabildi. Limitin kullanılmamasında geri ödeme kriz etkili oldu.

Kartlarda limit azaltımı başladı
Borç krizini frenleme amacı taşıyan kredi kartlarında limit azaltım uygulaması dün başladı. BDDK’nin bankalara verdiği süre doldu. Limitlerin “gelirle uyumlu” hale getirilmesine yönelik yeni hesaplama sistemi devreye alındı. BDDK, bankalardan müşterilerle temasa geçilmesini, dijital kanallar üzerinden gelir belgelerinin temin ve teyit süreçlerinin oluşturulmasını ve özellikle eğitim ile sağlık harcamalarının toplam limit hesaplamasından düşülmemesi için gerekli sistemsel altyapının kurulmasını istemişti. Teknik ve operasyonel düzenlemelerin en geç üç ay içinde tamamlanması gerekiyor. Yeni uygulamada bir kişiye ait farklı bankalardaki tüm kredi kartlarının toplam limiti esas alınacak. 2025 yılı sonuna kadar yapılan harcamalar da yeni limit hesaplamasına dahil edilecek. İlk aşamada toplam kredi kartı limiti 400 bin liraya kadar olan müşteriler için indirim yapılmayacak. Ancak bu sınır, tek kart için değil tüm bankalardaki kartların toplamı için geçerli olacak. 2026 yılı itibarıyla ilk kez verilecek kredi kartlarında limit, kullanıcının net aylık gelirinin en fazla iki katı olabilecek.

Kaynak: BirGün

]]>
Geçim sıkıntısı kredi kartına yöneltiyor https://yenidunya.org/yurt/33683/gecim-sikintisi-kredi-kartina-yoneltiyor/ Thu, 22 Jan 2026 09:06:42 +0000 https://yenidunya.org/?p=33683 Ekstrede ağırlık temel ihtiyaç

Milyonlarca yurttaş, günü kurtarmak için borç bataklığına giriyor. Kredi kartı harcamalarının yaklaşık yüzde 19’u market ve AVM’lerde yapıldı. Market harcaması 358,6 milyar TL’ye çıkarken bir yıllık artış yüzde 45,5 oldu.

BirGün’den Havva Gümüşkaya’nın haberine göre, gelirleri ile geçinemeyen milyonlarca yurttaş kredi kartlarına bağımlı yaşıyor. Alım gücündeki erime, yurttaşları kredi kartlarına daha fazla yönelmeye zorluyor. Kasım ayında kredi kartlarıyla yapılan 1 trilyon 893 milyar liralık harcamanın yaklaşık yüzde 19’unu market ve alışveriş merkezlerinde yapılan harcamalar oluşturdu. En büyük kartlı harcama kalemini 358,6 milyar lirayla market ve alışveriş merkezleri oluşturuyor.

Özellikle bireysel kredi kartlarıyla yapılan harcamalarda, gündelik ihtiyaçlara yönelik taksitsiz harcamalar son dönemde dikkat çekici oranda arttı. BDDK’nin aylık verilerine göre kredi kartlarıyla yapılan taksitsiz harcamalar, taksitli harcamaların yaklaşık iki katını oluşturuyor.

Geçim sıkıntısı kredi kartına yöneltiyor
Kasım ayı verilerine göre 2 trilyon 704 milyar liralık bireysel kredi kartı harcamasının 1 trilyon 735 milyar lirasını taksitsiz harcamalar oluşturuyor. Taksitsiz harcamalardaki bu artış, geçim sıkıntısı çeken geniş toplum kesimlerinin temel ihtiyaçlarından faturalara kadar tüm harcamalarını kredi kartlarıyla karşıladığının göstergesi olarak kabul ediliyor.

5 katı harcama
Bankalar Arası Kart Merkezi’nin (BKM) verilerine göre 2024 Kasım ayında 1 trilyon 287 milyar lira olan kredi kartı harcamaları 2025 Kasım’da 1 trilyon 893 milyar liraya ulaştı. Banka kartlarıyla yapılan harcama 247,1 milyar liradan 348,3 milyar liraya çıktı. Kredi kartı harcamaları banka kartı ile yapılan harcamalarının 5 katını aştı.

Kredi kartının şampiyonu market harcamaları
Kredi kartlarıyla yapılan en büyük harcama kalemini 358,6 milyar lirayla market ve alışveriş merkezleri oluşturuyor. Kredi kartlarıyla yapılan market harcamaları 2024 Kasım ayına göre yüzde 45,5 arttı. Yemek harcamaları da aynı dönemde 57,4 milyar liradan yüzde 52,1 artışla 81,4 milyar liraya çıktı. Çeşitli gıda harcamaları da 87,4 milyar liradan yüzde 43,7 artışla 125,6 milyar TL’ye ulaştı.

]]>
Halk yeni yıla icrayla giriyor https://yenidunya.org/yurt/33560/halk-yeni-yila-icrayla-giriyor/ Mon, 29 Dec 2025 09:42:57 +0000 https://yenidunya.org/?p=33560 Asgari ücretle açlık sınırının altında yaşamaya mahkum edilen milyonlarca yurttaş yeni yıla icra dosyaları ve milyarları bulan borç bakiyesiyle giriyor

2025 yılı boyunca 10,5 milyonu aşkın yeni dosya icra dairelerinde işleme alındı. Bankaların takibe aldığı borç bakiyesi 542 milyar liraya yükseldi. Milyonlar yeni yıla ağır bir borç yüküyle giriyor.
Ekonomik kriz ile nakde erişimdeki zorluklar yurttaşı borca, borç bakiyesinin artması iflasa sürükledi.
Borçluluk krizi, geri ödemeleri neredeyse imkânsız hale getirdi. UYAP verilerine göre mahkemelerdeki icra-iflas dosyası sayısı 25 milyona dayandı. 2025’te her gün ortalama 30 bin yeni dosya yurt genelinde icra dairelerinde işleme alındı. Milyonlar, yeni yıla milyonlarca icra dosyasıyla giriyor.
UYAP verilerine göre 28 Aralık itibarıyla icra dairelerindeki icra ve iflas dosya sayısı 24 milyon 205 bin 787 oldu. Bu sayı geçen yılın 27 Aralık tarihinde 22 milyon 420 bin 608’di. Yılın başından bu yana dairelere gelen dosya sayısı 10 milyon 605 bin 201 oldu.
Aralık ayında da dosya sayısı 909 bin 55 arttı. Her gün binlerce dosya dairelere geldi. Güncel 28 Aralık verilerine göre pazar günü dahi 15 bin 226 yeni icra ve iflas dosyası dairelere geldi. 26 Aralık Cuma günü gelen dosya sayısı 34 bin 398’di.

Borç her hafta büyüyor
Her gün giderek artan icra-iflas dosyalarının dairelerden çıkışı da uzun sürüyor. Ülke nüfusunun neredeyse 4’te birine denk gelecek sayıda dosya dairelerde kapanmayı bekliyor. Yıl başından bu yana kapanarak dairelerden çıkan dosya sayısı ise 26 bin 91’de kaldı.
Yurttaşın en büyük resmi borçlanma yolu olan banka kredileri ile kredi kartları da adeta patladı. Ödenemediği için bankaların takip listesine aldığı borçların tutarı yükselişini son haftada da sürdürdü. Güncel BDDK verilerine göre 19 Aralık ile biten haftada bankaların takipteki alacakları bir önceki haftaya göre 3 milyar 141 milyon lira arttı. Takipteki borç bakiyesi 572 milyar 147 milyon liraya çıktı. Takipteki alacakların 423 milyar 107 milyon lirasına özel karşılık ayrıldı. Takipteki borç bakiyesi, bu yılın ilk haftasında 293 milyar 695 milyon liraydı.

Halk kartlara sarıldı
Bankalararası Kart Merkezi verileri de ülkede yaşamın kartlarla devam ettiğini ortaya koydu. Güncel Kasım ayı verilerine göre, ülkede kredi kartı sayısı yıllık yüzde 10 artışla 142,3 milyon, banka kartı sayısı da yüzde 11 artışla 215,1 milyon oldu. Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlarla kasımda yapılan toplam ödeme tutarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 48 artarak 2 trilyon 266,3 milyar liraya yükseldi. Kartlı ödemelerin 1 trilyon 932,5 milyar lirası kredi kartları, 326,5 milyar lirası banka kartları, 7,3 milyar lirası ise ön ödemeli kartlarla yapıldı. Ödeme tutarı kredi kartlarında yüzde 48, banka kartlarında yüzde 64 arttı. Yılın başında kartlı harcamaların hacmi 1,32 trilyon lira seviyesindeydi.
Kredi kartı üzerinden nakit ihtiyacını karşılama eğilimi bu ay da devam etti. Kartları nakde çevirmek için başvurulan nakit avans kullanımı Kasım ayında 77,2 milyar liraya yükseldi. Ocak 2025’te nakit avans kullanım hacmi 68,4 milyar lira seviyesindeydi.

Poşet 1 Lira Oldu
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca, 25 kuruş alınmasına karar verilen plastik poşetler 1 Ocak 2026’dan itibaren artık 1 lira olacak. Bakanlık tarafından plastik poşetler, 1 Ocak 2019 itibarıyla ücretli hale getirilmişti. Poşetlerin fiyatları 2025’te 50 kuruşa çıkarılmıştı. Plastik poşetlerin taban ücretin adet başına vergiler dahil 1 lira olmasına karar verildi. Karar, 1 Ocak 2026’dan itibaren geçerli olacak.

Kaynak: BirGün

]]>
Yaşamı borçla döndürme düzeni: Batık kredi kartı borçları 2,5 kat arttı https://yenidunya.org/yurt/33325/yasami-borcla-dondurme-duzeni-batik-kredi-karti-borclari-25-kat-artti/ Fri, 14 Nov 2025 08:43:00 +0000 https://yenidunya.org/?p=33325 Alım gücündeki erime, yurttaşları kredi kartlarına daha fazla yönelmeye zorluyor. Batık kredi kartı borçları ise geçen yıla göre 2,5 kat arttı. Eylül ayında kredi kartıyla yapılan harcama banka kartlarıyla yapılan ödemeyi beşe katladı.
BirGün’den Havva Gümüşkaya’nın haberine göre, yüksek faiz ve yüksek enflasyon döneminde kredi kartı kullanımı daha da arttı. Temel ihtiyaçlar artık sadece kredi kartları ile karşılanıyor. Borcunu ödeyebilmek için kredi kartlarını ‘döndüren’ dar gelirlilerin cebindeki kart sayısı arttıkça borç bakiyesi de kabarıyor.
Özellikle bireysel kredi kartlarıyla yapılan harcamalarda, gündelik ihtiyaçlara yönelik taksitsiz harcamalar dikkati çekici biçimde arttı. BDDK’nin 7 Kasım haftasına ilişkin verilerine göre, bireysel kredi kartı borçlarının 1 trilyon 610 milyar lirasını taksitsiz harcamalar, 939 milyar lirasını taksitli harcamalar oluşturdu. Taksitsiz harcamalarda, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 47’lik artış yaşandı.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in göreve geldiği Haziran 2023’te bireysel kredi kartı borçlarının 403,4 milyar lirasını taksitsiz harcamalar, 390,4 milyar lirasını ise taksitli harcamalar oluşturuyordu. Yaklaşık iki buçuk yıllık süreçte taksitsiz harcamalarda dört kat artış meydana geldi.

Yaşamı borçla döndürme düzeni: Batık kredi kartı borçları 2,5 kat arttı

Banka kartlarını 5’e katladı
Geçim sıkıntısı çeken geniş toplum kesimleri, artık temel ihtiyaçlardan faturalara kadar tüm harcamalarını kredi kartlarıyla karşılamaya çalışıyor. Eylül ayında banka kartlarıyla yapılan harcamanın 5 katı kredi kartlarıyla gerçekleştirildi. Bankalararası Kart Merkezi’nin verilerine göre 1 trilyon 848 milyar liralık kredi kartı harcamasına karşın banka kartlarıyla 359 milyar liralık ödeme yapıldı. Kredi kartlarıyla yapılan bu harcamaların yaklaşık yüzde 25’lik bölümünü market ve gıda harcamaları oluşturdu.
Borçları ödeyememe krizi ise bireysel kredi kartlarında takibe giren alacak oranını artıyor. Bireysel kredi kartlarında batık borç tutarı 115 milyar 236 milyon liraya ulaştı. Bu tutar geçen yılın aynı döneminde 46 milyar 855 milyon lira düzeyindeydi. Son bir yılda batık bireysel kredi kartı borçlarında 2 buçuk kat artış meydana geldi.

Yaşamı borçla döndürme düzeni: Batık kredi kartı borçları 2,5 kat arttı

Gıda fiyatlarına maaş yetişmiyor
Her ay yükselişini sürdüren gıda fiyatları, borçsuz market alışverişini imkânsız hale getiriyor. Farklı kurumların açıkladığı açlık ve yoksulluk sınırı verileri de yükselişi tekrar gözler önüne seriyor. Son olarak dün Birleşik Metal-İş Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM), ekim ayına ilişkin  açlık ve yoksulluk sınırını verilerini paylaştı. Dört kişilik bir ailenin sadece sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcamasını ifade eden açlık sınırı 26 bin 925 liraya çıkarak asgari ücreti neredeyse 5 bin lira aştı. Gıda harcamasının yanı sıra eğitim, sağlık, barınma, eğlence, ısınma ve ulaşım gibi yaşamsal harcamaları ifade eden yoksulluk sınırı da 93 bin 135 lira olarak gerçekleşti. Bu tutar, asgari ücretin 4 katından daha yüksek. BİSAM’a göre tek başına yaşamanın maliyeti de 43 bin lirayı buldu.
BİSAM verilerine göre, günlük gıda harcaması tutarı en az 898 lira olurken bunun 297 lirası süt ürünlerine, 227 lirasını et, yumurta ve baklagil grubuna harcandı. Ekmek ve makarna grubu için günlük harcama tutarı 123,74 lira oldu.

]]>
Yargıtay’dan finans oligarşisine müjde! Emekliye kara haber! https://yenidunya.org/basindan/sectiklerimiz/32919/yargitaydan-finans-oligarsisine-mujde-emekliye-kara-haber/ Mon, 21 Jul 2025 08:52:34 +0000 https://yenidunya.org/?p=32919 Emekliler geçen hafta Resmi Gazete’de yayımlanan iki ayrı kara haberle sarsıldı. 14 Temmuz 2025 tarihli Resmi Gazete’de içinde en düşük emekli aylığının 16 bin 881 TL’ye tamamlanmasını öngören hükmün de yer aldığı torba kanun yayımlandı. AKP hükümeti tamamlanan en düşük emekli aylığına resmi enflasyon dışında zırnık artış yapmadı. En düşük emekli aylığını 16 bin 900 veya 17 bin liraya bile yuvarlamadılar. Bu kadar acımasız ve katı davrandılar.

Bu gaddar düzenlemeden üç gün sonra, 17 Temmuz 2025 tarihli Resmi Gazete’de emeklileri çok daha yakından ilgilendiren bir başka kara haber, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun bir İçtihadı Birleştirme Kararı (İBK) yayımlandı. Karar ile tüketici kredisi borcu nedeniyle bankanın emekli aylığına doğrudan el koyması (blokaj) mümkün hale geldi. Bir diğer ifadeyle emekli aylıklarının haczedilmezliği kuralının arkasından dolanıldı ve haciz yasağı etkisiz hale getirildi.

İÇTİHADI BİRLEŞTİRME ÇOK ÖNEMLİ

Bu vahim karar sıradan bir yargı kararı değil. Bilindiği gibi içtihat, mahkemelerin benzer olaylarda verdikleri kararlardan oluşan yargı görüşüdür. Ancak uygulamada zaman zaman Yargıtay’ın farklı daireleri, benzer konularda farklı kararlar verebiliyor. Bu tür çelişkileri gidermek ve uygulamada birlik sağlamak amacıyla içtihatların birleştirilmesi yoluna gidiliyor.

İçtihatları birleştirme işini Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu yapıyor. İçtihadı Birleştirme Kararı (İBK) çok önemlidir. İBK içtihat farklılıklarını ortadan kaldırır, uygulamada birlik sağlar. İBK kanun olmasa da tüm ilk derece mahkemeleri, istinaf mahkemeleri, Yargıtay daireleri ve hatta Yargıtay Genel Kurulu için bağlayıcı olan en yüksek yargı kararıdır.

Emekli aylıkları ile ilgili son içtihadı birleştirme kararı hem hukuki açıdan hem de sosyal politika açısından vahim nitelikte bir karar. Emeklileri bankaları ve finansa kapitalin pençesine terk eden insafsız bir karar.  Öte yandan karar hukuk tekniği açısından da son derece tartışmalı. Kanunlarda açık haciz yasağı varken, bu karar yasanın arkasından dolanıyor ve daha ağır bir uygulamaya (blokaja) izin veriyor.

Eğer bir konuda kanunda açık, uygulanabilir bir hüküm varsa, o zaman hâkim zaten kanunu doğrudan uygulamak zorundadır.  Hakim açık kural varken kendi kafasına göre kural koyamaz. İçtihat birleştirmenin, sadece kanunda boşluk ya da yorum farklılığı varsa veya aynı kural farklı uygulanıyorsa gündeme gelmesi gerekir.

Bu yazıda kararın hukuk tekniği açısından tartışmasını yapmayacağım. Bu benim işim değil. Oy çokluğu ile alınan bu karara Kurul üyesi bazı hukukçular detaylı karşıoy yazıları yazdılar ve kararın hukuksuzluğunu ortaya koydular. Sevindirici olan bu karşıoy yazılarının ciddi bir sosyal devlet ve sosyal hukuk perspektifi ile yazılmış olmasıdır. Liberal virüsün yüksek yargı kararlarına bu derece nüfuz ettiği bir dönemde karara yazılan karşıoyları çok kıymetli bulduğumu belirtmeliyim.

BORÇ BATAĞI VE HACİZ YASAĞI

Bilindiği gibi gerek İcra ve İflas Kanunu (İİK) ve gerekse 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu emekli aylıklarının haczedilmesini yasaklar. İİK’de kısmen yer alan emekli aylığı haciz yasağı 5510 sayılı Kanunda oldukça net bir yasak olarak yer almıştır.

5510 sayılı Kanun’un 93. maddesine göre sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri devir ve temlik edilemez. Emekli gelir, aylık ve ödenekleri SGK prim alacakları ile nafaka borçları dışında haczedilemez. Aynı maddeye göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakatının bulunmaması hâlinde, icra müdürü tarafından reddedilir. Dahası bu haczedilemezlik ilkesini ortadan kaldıran önceden yapılan sözleşmeler de geçersizdir. Yani emeklilerin borçları karşılığında ileride doğacak emekli aylıklarına el konulması öngören ve zaruret nedeniyle yapılan sözleşmeler de geçersizdir.

Görüldüğü gibi emeklilere ilişkin çok sayıda olumsuzluk içeren 5510 sayılı Kanun’un bu maddesiyle emekli aylıklarına haciz yasağı getirilerek emeklilerin temel gelirlerinden yoksun kalması önlenmek istemiştir.  Bu madde emekli aylıklarının bankalar, finans şirketleri veya diğer ekonomik olarak güçlü kurumlar veya alacaklılar tarafından el konulmasını engellemektedir. Bu düzenleme doğrudur ve sosyal güvenlik hakkı ile sosyal devlet ilkesinin gereğidir. Bu haciz yasağı ile emeklilerin sınırlı bir düzenli geliri güvence altına alınmaktadır.

Emeklilerin maddi zorluklar ve geçim sıkıntıları nedeniyle sık sık banka kredisi kullandıkları veya borçlandıkları biliniyor. Aylıkları yaşamaya yetmeyen emekliler kredi kartlarını kredi kartı ile kapatıyor, kredi kartından nakit avans çekiyor veya bankaların mobil uygumalar ile sundukları hızlı kredi çekme yöntemiyle bankalar tarafından hızla ve sık sık borç batağına çekiliyor. Konunun esası yetersiz emekli aylığı nedeniyle emeklilerin kredi tuzağına ve borç batağına düşmesidir.

BANKALARIN BLOKAJ UYANIKLIĞI!

Bankalar emeklilere kolay, cazip kredi imkânları sunuyor. Bu krediler banka için büyük paralar değilken emekliler için hayati miktarlardır.  Bu yolla bankalar adeta yasal tefeciler gibi emeklileri borç girdabına çekiyor. Borcu borçla veya kredini kartını kredi kartıyla kapatmaya çalışan emekli günün sonunda boğazına kadar borca batıyor ve kısır döngüye giriyor.

Bankalar tahsil edemedikleri kredilerin bir bölümünü sigorta şirketlerinden tahsil ederken bir bölümünü emeklilerin emekli aylıkları dışındaki malvarlıklarından tahsil etmeye çalışıyor. Acil nakde ihtiyaç duyan geçim sıkıntısı içindeki emekliler bankalar tarafından matbu olarak hazırlanan ve değiştirme imkânlarının olmadığı karmaşık sözleşmeleri onaylıyor. Bu sözleşmelerle bankalar daha sonra kredi kullanan emeklilerin başını ciddi biçimde ağrıtıyor. Bu sistemin yasal bir tefecilik ve soygun düzeni olduğuna zerre kadar kuşkum yok.

Hükümet emeklileri sefalet aylıklarına mahkûm ediyor, emekliler de çareyi bankalara borçlanmakta buluyor. Bankalar bu devasa borçlandırma mekanizmasından büyük paralar kazanırken küçük bir sorun canlarını sıkıyor! Emekli aylıklarına ilişkin haciz yasağı! Bu haciz yasağı olmasa bankalar nakit paraya hızla el koyabilecekken emeklinin diğer mal varlığı ile uğraşmak zorunda kalabiliyor. Tabii emeklilerin her zaman da haczedilecek başka malvarlığı da olmuyor!

Necip Türk bankacılık sistemi haciz yasağının arkasından dolanmak ve tahsilat riskini azaltmak için pek mahir yöntemler buluyor! Kredi sözleşmelerine konulan onay ve rıza talimatları nedeniyle bankalar emekli maaşını haczedemiyor ancak doğrudan blokaj koyuyor. Aslında blokaj hacizden daha ağır sonuçlar yaratabiliyor.

Haciz alacaklının alacağının tahsilinin sağlanması amacıyla borçlunun malvarlığının borca yeter miktardaki kısmı üzerindeki tasarruf yetkisinin devlet organları vasıtasıyla kısıtlanması anlamına geliyor. Buna karşılık, blokaj yasal bir kavram olmayıp, kullanılması önlenmiş, el konulmuş anlamına gelen bir sözcük. Blokaj bankalara sadece bir hakkı durdurmak, dondurmak, bekletmek değil doğrudan el koyma imkanı veriyor.

Uygulamada aylık üzerine blokaj konulması, haciz konulmasından çok daha ağır hüküm ve sonuçlar doğuruyor. Örneğin haciz resmi bir prosedür ve şekil gerektirirken blokaj gerektirmiyor. Hacze itiraz mümkünken ve itirazla takip durdurulabilirken blokaja itiraz edilemiyor. Haciz borçluya süre tanırken blokaj tanımıyor. Hacizde belirli bir süreç sonunda alacağın tahsili mümkünken blokajda çok hızlı tahsilat mümkün. Karşıoy yazılarında vurgulandığı gibi, haciz borçlu için bir darbe ise, blokaj bir yok etmedir. Haciz vurmak ise blokaj öldürmektir. Dolayısıyla, “çoğun içinde azı vardır” kuralı uyarınca, haciz yasaksa, blokaj (elkoyma) haydi haydi yasak olmalı.

Bankaların bu hileli haciz yasağını aşma ve emeklilerin aylıklarına el koyma yöntemi (blokaj) zaman zaman yargı uygulamasına takılabiliyor. Nitekim bazı Yargıtay daireleri blokajın mümkün olduğuna karar verirken bazıları ise blokajın yasaya aykırı olduğuna karar verebiliyor. Tabii bu da Necip Türk finans oligarşisinin canını sıkıyor!

İşte söz konusu İçtihadı Birleştirme Kararı yargıdaki bu farklı uygulamalar üzerine gündeme geldi ve maalesef Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu tüketici kredileri nedeniyle emeklilerin önceden verdikleri onaya ve rızaya dayanarak emekli aylıklarının bloke edilmesine (el konulmasına) onay verdi.

LİBERAL VİRÜS SOSYAL DEVLETİ YOK EDİYOR!

Yargıtay’ın bu içtihadı birleştirme kararı emekli aylıklarının haczedilmesine yönelik yasağın ortadan kaldırılması anlamına geliyor. Kanunda açık bir yasak olmasına rağmen bankalar artık emekli aylıklarına bloke koyabilecekler böylece haciz yasağını aşmış olacaklar. Üstelik bu karar İçtihadı Birleştirme Kararı olduğu için hiçbir mahkeme bu karara aykırı karar veremeyecek. Böylece 5510 sayılı yasada yer alan haciz yasağı işlevsiz kalacak.

Yargıtay’ın bu İBK kararıyla emekliler bankaların insafına bırakılmış oldu. Dahası bu kararın emeklilerin diğer borçları için de uygulanması riski var. Yargıtay’ın İBK kararı “sözleşme özgürlüğü” ile gerekçelendirildi. Yargıtay İBK kararında şu ibret verici gerekçe yer alabildi: “Sözleşme Özgürlüğünün herhangi bir sınırlamaya tâbi olmaksızın uygulanmasının doğuracağı sorunlara rağmen modern hukuk sistemlerinde özgürlük kural, sınırlandırılması istisnadır.” Yargıtay İBK’ye göre “taşıyıcı sütun” sözleşme özgürlüğüdür.

Böylece Yargıtay liberalizmin en pespaye ilkesine teslim oldu ve cehennemin kapılarını ardına kadar açmış oldu. Soyut “sözleşme özgürlüğü” ilkesini somut kamu yararından, toplum yararından, hukuk devleti ilkesinden ve Anayasa ile güvence altına alınan sosyal güvenlik hakkından üstün tutmuş oldu ve sosyal devlet ilkesi karşısında piyasacılığı kutsadı. Oysa sosyal devlet ve sosyal güvenlik eşit olmayan taraflar arasındaki ilişkilerde iktisadi olarak güçsüz olan tarafı korumak için ortaya çıkmış evrensel ilkelerdir.

Yargıtay devasa finans kapital şirketleri ve bankalar ile ayda 16 bin 881 liraya geçinmek zorunda olan emeklileri sözleşme imzalayan ve sözleşmenin gereğini yerine getirmesi gereken “özgür ve eşit taraflar” olarak gördü. Yargıtay’ın bu kararı sosyal devletin tabutuna çakılan son çivilerden biri oldu. Yargıtay’ın bu İBK’sinde ne hukuk ne de sosyal politika var. Olsa olsa finans kapitalin çıkarlarının korunması var.

Koca koca yargıçların köhne 19’uncu yüzyıl fikriyatını anayasal ve yasal kurallardan üstün görmesi olacak iş değil ama maalesef yeni yargı gerçeğimiz bu. Emekliler artık bankalar karşısında tamamiyle korumasız!  Bir yandan sefalet aylıkları öte yandan bu aylıktan olma riski! Bankalar ve finans oligarşisi bayram edebilir!

Bu karar dramatik sonuçlar doğuracak niteliktedir. Emekli sendikaları ve diğer emekli örgütleri Yargıtay’ın bu hukuksuz ve insafsız emekli aylığına blokaj kararı karşısında harekete geçmelidir. Bir yandan emekli aylıklarının emeklileri borç girdabına ve kredi tuzağına düşürmeyecek insanca bir düzeye çekilmesi için mücadele etmeli ve yasaya açıkça blokajı da yasaklayan hükümler konulması için çaba harcamalı, öte yandan konu bireysel başvuru yoluyla AYM’ye götürülmelidir.

Kaynak: Aziz Çelik / BirGün

]]>
Tüketici artık geliriyle değil, borçla hayatını sürdürüyor: Borçsuz hayat lüks haline geldi https://yenidunya.org/yurt/32674/tuketici-artik-geliriyle-degil-borcla-hayatini-surduruyor-borcsuz-hayat-luks-haline-geldi/ Sun, 18 May 2025 10:58:32 +0000 https://yenidunya.org/?p=32674 Yüksek faizli borçlara sığınan milyonlar, krizin tablosunu çiziyor. Bireysel kredi kullanan kişi sayısı
42 milyonu geçti. Ortalama borç ilk kez 100 bin TL’yi aştı. Bireysel kredi kullanıcısı sayısı hızla artıyor. Mart ayı itibarıyla 42 milyon 159 bin kişinin bir veya birden fazla bireysel kredi borcu bulunuyor.

BirGün’den Havva Gümüşkaya’nın haberine göre, kredi kartları, kredili mevduat hesapları, konut, taşıt ve ihtiyaç kredilerinden oluşan bireysel kredilerde kişi başına düşen ortalama borç ise ilk kez 100 bin liranın üzerine çıktı.
Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi’nin verilerine göre, Mart ayında bireysel kredi kartı borçları 2 trilyon 36 milyar lira oldu. 2024 yılı Mart ayında 37,2 milyon olan kredi kartı kullanıcısı sayısı Mart 2025 itibarıyla 39,1 milyona ulaştı.

Borçlar ödenemiyor
Kart borçları içerisinde tasfiye olunacak borçların oranında ise dikkati çeken artış yaşandı. Geçen yıl yüzde 1,6 olan tasfiye oranı, bu yıl yüzde 3,9’a yükseldi.

KMH’ler tükendi
Kısa vadeli borçlanma yöntemlerinden biri olan Kredili Mevduat Hesabı (KMH) kullanımı da büyüyor. Yüksek faiz oranına rağmen kolay erişilebilir olması ve anlık nakit ihtiyaçlarını karşılaması nedeniyle artan kullanım KMH bakiyesini yükseltiyor. Geçen yıl 220 milyar olan KMH bakiyesi bu yıl 518 milyar liraya ulaştı.
KMH kullanıcısı sayısı 30,5 milyonu, kişi başına düşen ortalama borç tutarı da 16 bin 975 lirayı buldu. KMH’larda tasfiye oranı ise yüzde 2’den yüzde 3,6’ya yükseldi. KMH kullanımı, ani nakit ihtiyacına çözüm gibi görünse de aslında borcun borçla çevrildiği kısır döngüyü derinleştiriyor.

İhtiyaca erişim kısıldı
Uygulanan sıkı para politikaları nedeniyle ihtiyaç kredisine erişim zorlaştı. İhtiyaç kredisi borçluları bir yılda 13,4 milyondan 11,1 milyona geriledi. Ancak kişi başına düşen ortalama borç tutarı, 66 bin 318 TL’den 97 bin 575 liraya çıktı.
İhtiyaç kredilerinde tasfiye olunacak kredilerin oranı ise yüzde 5’i buldu.

Tüketici artık geliriyle değil, borçla hayatını sürdürüyor: Borçsuz hayat lüks haline geldi

10 kişiden 7’sine göre ekonomi kötüye gidiyor
İstanbul Ekonomi Araştırma ve Danışmanlık tarafından hazırlanan aylık Türkiye Raporu Mayıs verileri açıklandı. Ekonominin iyi olduğunu düşünenler önceki aya göre daha fazla azalırken, kötü olduğunu düşünenlerin arttığı görüldü.
Geçen aya göre ekonomiye yönelik olumsuz değerlendirmelerde 2 puanlık bir artış yaşanırken, katılımcıların yüzde 71’i mayıs ayında ekonominin güncel gidişatının “çok kötü/ kötü” olduğu yorumunu yaptı. “Ne iyi ne kötü” diyenler yüzde 16’da sabit kalırken, katılımcıların yüzde 13’ü ekonominin iyi/çok iyi olduğunu düşünüyor.
Katılımcıların yarısından fazlası ise ekonominin geleceği konusunda karamsar göründü. Ekonominin geleceğine karamsar yaklaşanların oranı mart ayından bu yana 4 puan arttı. Katılımcıların yüzde 53’ü ekonominin 1 yıl sonra daha kötü veya çok daha kötü olacağını düşünüyor. Katılımcıların yüzde 26’sı ekonomik gidişatın değişmeyeceğini düşünürken yüzde 21’i ise iyileşme yaşanacağını ifade ediyor.

Geçinemiyoruz
Katılımcıların geçinme durumlarında “gelirim giderimi karşılamadı” diyenler çoğunlukta olurken, kadın katılımcılar erkeklerden daha çok bu yanıta yöneldi. 25-34 yaş grubu haricindeki tüm yaş gruplarında katılımcıların yarısından fazlası gelirinin giderlerini karşılamadığı yanıtını verdi. Bu yanıtı verenlerin en yüksek olduğu grup ise yüzde 54 ile 45-54 yaş aralığındakiler oldu.
“Gelirim giderimi karşılamadı” yanıtını verenlerin oranının en yüksek olduğu grup yüzde 66 ile işsizler olurken, bu oranı yüzde 64 ile yevmiyeli çalışanlar takip etti. Yaklaşık her 3 emekli, çalışmayıp iş aramayan ve devlet memuru katılımcıdan 1’i “Geçtiğimiz ay gelirim giderimi ucu ucuna karşıladı” yanıtını verdi. “Geçtiğimiz ay gelirim giderlerimi fazlasıyla karşıladı” yanıtını verenlerin en yüksek olduğu istihdam grubu ise yüzde 17 ile devlet memurları oldu.

]]>
İstanbullu kredi kartına battı, ekonominin düzeleceğinden ise umutsuz! https://yenidunya.org/emek-gundemi/32166/istanbullu-kredi-kartina-batti-ekonominin-duzeleceginden-ise-umutsuz/ Tue, 25 Feb 2025 13:31:39 +0000 https://yenidunya.org/?p=32166 İstanbul Planlama Ajansı (İPA), İstanbul Barometresi Ocak 2025 Raporu’nu yayımladı.
Rapora göre, İstanbulluların ocak ayındaki gündemi, ekonomik sıkıntılar ve Bolu Kartalkaya’daki otelde gerçekleşen yangın faciasıydı.

İstanbullunun ev içi gündemi ekonomi
Ocak ayının ev içi gündemi ekonomik sorunlar ve Bolu’da Kartalkaya’da bulunan otelde gerçekleşen yangın faciası oldu.
Katılımcıların %53,9’u ekonomik sorunların, %13,5’i Bolu’da Kartalkaya’da bulunan otelde gerçekleşen yangın faciasının konuşulduğunu belirtti. Üçüncü sırada %4,5 ile sağlık sorunları aldı.

İstanbullunun Türkiye gündemi de ekonomi
Ocak ayının Türkiye gündemi Bolu’da Kartalkaya’da bulunan otelde gerçekleşen yangın faciası ve ekonomik sorunlar oldu.
Katılımcıların %59,2’si Bolu’da Kartalkaya’da bulunan otelde gerçekleşen yangın faciasının konuşulduğundan bahsetti. İkinci sırada, %10,9 ile ekonomik sorunların, üçüncü sırada ise %7,9 ile Gazze’de ateşkesin sağlanması yer aldı.

İstanbullunun derdi geçim sıkıntısı
Ocak ayında katılımcıların %49,7’si geçinmekte zorlandığını belirtti.
Katılımcıların %11,5’i rahatlıkla geçinip birikim yapabildiğini, %38,8’i geçinebildiğini fakat kenara para ayırmadığını, %26,7’si bazı ek harcamalardan kısarak ay sonunu zor getirdiğini, %23’ü ise geçinemediğini ve bazı ödeme ve temel ihtiyaçlarını karşılayamadığını belirtti.

İstanbullunun 3’te 1’i borçla yaşıyor
Katılımcıların %31,5’i kurumdan veya bir tanıdığından borç aldığını belirtti.
Katılımcıların %31,5’i Ocak ayında birinden veya bir kurumdan borç, avans, veresiye alışveriş, yeni ihtiyaç kredisi veya banka ek hesabından ödünç para aldığını belirtti. Borç aldığını belirten katılımcıların %50,2’si bankadan ihtiyaç kredisinden, %27,3’ü bankaların esnek hesap hizmetinden, %16,5’i ise yakın arkadaşından borç aldığını belirtti.

İstanbullu yakın arkadaştan bor alıyor
Katılımcıların 11,9’u borç verdiğini belirtti.
Katılımcıların %11,9’u ocak ayında borç verdiğini belirtirken %88,1’i borç vermediğini belirtti. Borç verenlerin %53,8’i yakın arkadaşına, %21’i ailesine, %11,8’i iş arkadaşına borç verdiğini belirtti.

İstanbullu kredi kart borçlusu
Katılımcıların %32,5’i kredi kartı borcunun asgari tutarını ödeyebildiğini belirtti.
Kredi kartı kullananların %44,1’i aylık kredi kartı borcunun tamamını, %32,5’i ise borcun asgari tutarını ödeyebildiğini belirtti. %8,7’si asgari tutar ile borcun tamamı arasında bir miktarda, %4,9’u asgariden az miktarda ödeme yapabildiğini belirtirken, %9,8’i ise kredi kartı borcunu hiç ödeyemediğini ifade etti.

İstanbullu indirim marketlerini kovalıyor
Ocak ayında en sık kullanılan alışveriş alanları indirim marketler ve semt pazarları oldu.
Katılımcılara hanelerinin gıda ve temel ihtiyaçlarını karşıladıkları alışveriş alanları soruldu. Katılımcıların %26,1’i indirim marketlerini, %23,6’sı semt pazarlarını her zaman tercih ettiğini belirtti. Katılımcıların %75,5’i organik pazardan, %62,6’sı ise online marketlerden hiç alışveriş yapmadığını belirtti.

İstanbullunun çoğunluğu ekonominin düzeleceğine inanmıyor
Katılımcıların %17,5’i Türkiye ekonomisinin, %27,1’i ise kendi ekonomisinin iyileşeceğini düşündüğünü belirtti.
Ocak ayında katılımcıların %17,5’i Türkiye ekonomisinin iyileşeceğini belirtirken %47,4’ü değişmeyeceğini, %35,1’i kötüleşeceğini belirtti. Kendi ekonomik durumunu değerlendiren katılımcıların %27,1’si iyileşeceği, %47,9’u değişmeyeceği, %25’i kötüleşeceği görüşünde.

]]>
Borçlu yurttaş milyon milyon artıyor https://yenidunya.org/yurt/31952/borclu-yurttas-milyon-milyon-artiyor/ Sun, 19 Jan 2025 07:37:34 +0000 https://yenidunya.org/?p=31952 Kredi kartı borçlarında takibe düşenlerin sayısında yüzde 61 artış gerçekleşti

TBB verilerine göre, 2024 yılı Kasım ayında bireysel kredi kartı borcu nedeniyle yasal takibe düşenlerin sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 61 oranında arttı.
AKP iktidarının ekonomik programı sonucu yaşam maliyetlerindeki artışlar nedeniyle kısıtlı gelirle yaşayan milyonları kredi/kredi kartı girdabına mahkum etti.
Ekonomik çıkmazlarını çözmeye çalışan yurttaşlar, yüksek faiz oranlarına katlanarak yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor.
Son açıklanan TBB verileri, yurttaşların geçim sorununu, iktidarın pembe yalanlarına rağmen gözler önüne seriyor.

Kredi kartı krizi derinleşiyor
Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi, 2024 yılı Kasım ayına dair ‘negatif nitelikli bireysel kredi ve kredi kartı’ verilerini açıkladı. Buna göre, Kasım ayında 151 bin 369 kişi bireysel kredi borcu nedeniyle, 162 bin 108 kişi ise kredi kartı borcu nedeniyle yasal takibe alındı.
Bireysel kredi kartı borcu nedeniyle yasal takibe düşenlerin sayısı 2024 yılı Ocak-Kasım döneminde geçen yıla göre yüzde 61 artarak 1 milyon 236 bin 714 kişiye ulaştı. Aynı dönemde, bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe düşen kişi sayısı ise yüzde 33 artışla 1 milyon 39 bin 54 kişi oldu.
Toplamda, bireysel kredi ve kredi kartı borçlarından dolayı yasal takibe düşen kişi sayısı 2024’ün ilk 11 ayında yüzde 39 oranında artarak 1 milyon 663 bin 669 kişiye çıktı.

]]>
Bankaların kasası faizle doldu https://yenidunya.org/yurt/30899/bankalarin-kasasi-faizle-doldu/ Fri, 30 Aug 2024 05:24:18 +0000 https://yenidunya.org/?p=30899 Yurttaş bankaya 717,6 milyar lira faiz ödedi

Bankaların yurttaşın kredilerinden sağladığı faiz geliri arttı. Temmuz itibarıyla bireysel kredi ve kredi kartı borcundan gelen faiz geliri 717,6 milyar lira oldu.
Hem faiz oranlarında hem de borç miktarında yaşanan artış vatandaşın faiz yükünü de rekor oranda artırdı.
BirGün’den Havva Gümüşkaya’nın haberine göre, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) açıkladığı verilere göre bankaların kredilerden sağladığı toplam faiz geliri 2 trilyon 31 milyar 982 milyon TL oldu. Faiz gelirindeki artış geçen yılın aynı ayına göre yüzde 193,9 oranında arttı. Faiz gelirinin 717 milyar 621 milyon TL’lik bölümünü yurttaştan alınan faizler oluşturdu.

Faiz gelirleri bir yılda yüzde 97,31 arttı
Bireysel kredilerden sağlanan faiz geliri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 97,31 oranında artarak 272 milyar 441 milyon TL’ye ulaştı. Kredi kartlarından sağlanan faiz geliri ise yüzde 445 artarak 180 milyar 680 milyon TL oldu.
Bu dönemde kredilerin takibe dönüşüm oranı da arttı. Geçen yılın aynı döneminde yüzde 1,60 olan oran temmuz ayında 1,68’e çıktı. Takipteki alacaklardan alınan faiz ise 9 milyar 142 milyon liradan yüzde 147,5 oranında artarak 22 milyar 630 milyon TL’ye ulaştı.
BDDK verilerine göre geçen yılın temmuz ayında 1 trilyon 415 milyar 407 milyon TL düzeyinde olan bireysel kredi borçlarının tutarı ise bir yılda yüzde 24,4 oranında artarak 1 trilyon 760 milyon 278 milyon TL oldu.

Kredi kartı borcu tüm borçları geçti
Kredi kartı borçlarında artış ise bireysel kredi borçlarındaki artışın da üzerine çıktı. Kredi kartından kaynaklanan borçların tutarı 856 milyar 990 milyon TL seviyesinden yüzde 80,3 artarak 1 trilyon 545 milyar 480 milyon TL oldu. Bu tutarın 1 trilyon 16 milyar lirasını taksitsiz kredi kartı borçları oluşturdu. Daha çok market, sağlık ve temel ihtiyaç harcamaları için kullanılan taksitsiz kredi kartı borçları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 124,5 oranında arttı.

]]>
Vatandaş krediyle de, kredisiz de yaşayamıyor https://yenidunya.org/yurt/30884/vatandas-krediyle-de-kredisiz-de-yasayamiyor/ Thu, 29 Aug 2024 12:48:20 +0000 https://yenidunya.org/?p=30884 Bankacılık sektörünün kredi hacmi, 23 Ağustos haftasında 201 milyar 157 milyon lira artarak 14 trilyon 490 milyar 731 milyon liraya çıktı.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) haftalık bültenine göre, sektörün kredi hacmi 23 Ağustos itibarıyla 201 milyar 157 milyon lira arttı.
Söz konusu dönemde kredi hacmi 14 trilyon 289 milyar 574 milyon liradan 14 trilyon 490 milyar 731 milyon liraya çıktı.
Bankacılık sektöründe toplam mevduat ise bankalar arası dahil, geçen hafta 208 milyar 819 milyon lira artarak 17 trilyon 503 milyar 663 milyon liraya yükseldi.

Tüketici kredilerinde yüksek artış
Tüketici kredilerinin tutarı, 23 Ağustos itibarıyla 19 milyar 402 milyon lira artışla 1 trilyon 781 milyar 951 milyon liraya çıktı. Söz konusu tutarın 455 milyar 449 milyon lirası konut, 82 milyar 637 milyon lirası taşıt ve 1 trilyon 243 milyar 866 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu.
Bu dönemde taksitli ticari kredilerin tutarı 30 milyar 628,2 milyon lira artarak 1 trilyon 822 milyar 788 milyon liraya çıktı.
Bankaların bireysel kredi kartı alacakları ise yüzde 2,3 artışla 1 trilyon 538 milyar 569 milyon lira oldu. Bireysel kredi kartı alacaklarının 544 milyar 91 milyon lirasını taksitli, 994 milyar 478 milyon lirasını taksitsiz borçlar oluşturdu.

Bankalar büyümeyi sürdürüyor
Bankacılık sektöründe takipteki alacaklar, 23 Ağustos itibarıyla önceki haftaya göre 413,5 milyon lira artışla 249 milyar 722 milyon liraya çıktı. Takipteki alacakların 187 milyar 205 milyon lirasına özel karşılık ayrıldı.
Aynı dönemde bankacılık sisteminin yasal öz kaynakları, 44 milyar 614 milyon lira yükselerek 3 trilyon 125 milyar 273 milyon lira oldu.

KKM geriliyor
KKM bakiyesi ise geçen hafta yüzde 2,4 ve 40 milyar 511 milyon liralık azalışla 1 trilyon 619 milyar 233 milyon liraya düştü.
Böylece KKM büyüklüğü, toplam mevduatın yüzde 9,25’ine geriledi.

]]>