köylü – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Sat, 22 Feb 2025 09:28:26 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.5 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png köylü – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 Çiftçinin ektiğini banka biçiyor https://yenidunya.org/emek-gundemi/32135/ciftcinin-ektigini-banka-biciyor/ Sat, 22 Feb 2025 09:28:25 +0000 https://yenidunya.org/?p=32135 Çiftçinin borcu 8 kat arttı: 886 milyar 627 milyon lira banka kredi borcu

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçilerin artan kredi borçları ve yetersiz desteklerle boğuştuğunu vurgulayarak tarım sektöründe yaşanan sorunları dile getirdi. Çiftçilerin borç batağında olduğunu söyleyen Gürer, “2020 yılına göre çiftçilerimizin bankalara olan kredi borcu tam 8 kat arttı” dedi.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2020 yılına göre çiftçilerin bankalara olan borcunun 8 kat artarak 886 milyar 627 milyon liraya ulaştığını belirtti.
“2020 yılına göre çiftçilerimizin bankalara olan kredi borcu tam 8 kat arttı. 2020 yılında 111 milyar 216 milyon lira kredi borcu olan çiftçilerimiz, bugün 886 milyar 627 milyon lira bankalara kredi borcu var. Borcu olmayan çiftçi yok. Çiftçi, kredi alarak çiftçiliği sürdürülebiliyor” dedi.
Çiftçilerin tarımsal üretimi sürdürebilmek için krediye mahkûm hale geldiğine dikkati çeken Gürer, bu durumun tarımda sürdürülebilirliği tehlikeye attığını ifade etti.

“Çiftçilerimize verilen destekler yeterli değil”
Türkiye’de çiftçi sayısının Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) göre 2 milyon 300 bin civarında olduğunu belirten Gürer, “Çiftçiler üretimi sürdürmeye çalışıyorlar. Ancak çiftçilerimize verilen destekler yeterli değil. Tarım ve Orman Bakanı, geçen yılki desteklerin hesaplara yatırıldığını açıkladı. Tabii, o destekleri açıklarken ‘geçen yıl’ ifadesini kullanmadığından, sanki bu yılın desteği veriliyormuş gibi görülüyor. Oysa geçtiğimiz yıl milli gelirin 411 milyar lira tutan yüzde birlik kısmı çiftçiye verilmedi. 91 milyar liralık bir destek verildi. O destek de üretimin başında ya da sonunda değil, daha hububatın ki yeni veriliyor. Ağustos ayında hasat tamamlandı ama hububatla ilgili desteği çiftçi daha yeni alabildi” diye konuştu.

“Çiftçi borcunu ödeyemez duruma düştü”
Gürer, çiftçilere milli gelirin yüzde 1’i oranında destek verilmesi gerektiğini, ancak bunun yapılmadığını belirtterek, “Milli gelire göre bu yıl verilmesi gereken destek 615 milyar lira iken, verileceği vaat edilen 135 milyar lira. Kanuna uygun destek vermedikleri gibi mazotun, gübrenin, tohumun, ilacın, kiranın, işçiliğin, elektriğin artışını da engellemiyorlar. Böyle olduğu sürece çiftçilerin ürettiği ürünlerin maliyetlerinin artması devam edecek. Çiftçi borcunu ödeyemez duruma düştü. Kanun teklifi de verdim. En az banka borçları iki yıl borçlar ötelenip faizler silinmelidir” dedi.

“Üretim düşüşü olmaması için çiftçi refahının sağlanması gerekiyor”
Artan mazot, gübre, tohum, ilaç, kira, işçilik ve elektrik maliyetlerinin çiftçileri zorladığını vurgulayan Ömer Fethi Gürer, düşük alım fiyatlarının da üretimi baltaladığına dikkati çekerek, “Bir başka bir şey yapıyorlar; çiftçinin ürününün alım fiyatını düşük tutuyorlar. Geçtiğimiz yıl bir önceki yıla göre buğday için yüzde 12, arpa için yüzde 3 artış verdiler. Bu artışlar, enflasyon karşısında çiftçiyi korumadığı gibi, girdi maliyetlerindeki artışın da çok altında kaldı. Bu yıl da hububatta mayıs ayında Çukurova’da hasat başlayacak. Buğdayın fiyatları yine düşük olursa, çiftçi burada sorun yaşayacak. Geçtiğimiz yıl, yani 2024 yılında TÜİK verilerine göre hububatta 3 milyon 300 bin ton, buğdayda 1 milyon 200 bin ton üretim düşüşü yaşandı. Üretim düşüşü olmaması için çiftçi refahının sağlanması gerekiyor. Aksi takdirde ithalat daha çok artacak. Türkiye, ortalama 20-22 milyon ton yıllık buğday üretirken yurt dışından da 10 milyona yakın buğday ithal ediyor. Bu ithal ettiği buğdayın bir kısmını da Dahilde İşlem Rejimi (DİR) kapsamında un ve makarna yaparak yurt dışına gönderse de Türkiye’nin buğdayda yeterliliği yüzde 97 olduğu için bir kısmı yurt içinde de tüketiliyor. Yani biz buğdayda da kendi kendimize yeterli değiliz, ithalatçı bir ülke olduk” ifadesini kullandı.

“Buğday çiftçisi geçen yıl kaybetti”
Türkiye’nin buğdayda dahi kendine yeterli olamadığını ve ithalatçı bir ülke haline geldiğini dile getiren Gürer, tarım politikalarının doğru bir şekilde planlanması gerektiğini söyleyerek, “Askıda buğday uygulaması ile Türkiye gündeminde buğday konuşulur hale geldi ama bu da açıkçası geçen yıl çiftçi gerçekten kaybetti. Çiftçinin hali perişan, çiftçi de verecek hal kalmadı. Buğday bağışı yapılsa miktar tohum olmaya yeterli değil doğrudan tüketilse buğdayı kavurga olarak tüketmenin dışında, un olmadan tüketmek olası değil. Ürün de çiftçiden tüccara geçmişken, özellikle de küçük çiftçide ürün kalmadığı noktada yapılması gereken, tarım kesiminin sorunlarına gerçekçi politikalarla çözüm üretmek olmalıdır” dedi.

Kaynak: ANKA

]]>
Çiftçinin şimdi de tarlasına el koyacaklar https://yenidunya.org/yurt/30807/ciftcinin-simdi-de-tarlasina-el-koyacaklar/ Fri, 23 Aug 2024 07:28:48 +0000 https://yenidunya.org/?p=30807 Üretim maliyetlerinin yüksekliğinden bunalan, ürününü zamanında pazara süremeyen, yeterli devlet desteği alamayan çiftçi şimdi de toprağını kaybetme tehdidi altında.
AKP iktidarı, tarımda uyguladığı politikalarla çiftçinin üretemez hale gelmesinin baş sorumlusu olmasına rağmen, çiftçinin bu halinde hiçbir suçu yokmuş gibi tarlalara el koyma hazırlığında…
Çiftçinin, son günlerde, “Zor durumdayız, üretemiyoruz” eylemleri yayılırken, AKP iktidarının tarıma yönelik yaptığı bu hamle, gıdada her geçen gün yerleşen tekelleşmenin kalıcılaşmasına neden olacak. Uygulama hayata geçerse, çitçi kendi toprağında gıda tekellerinin işçisi olacak.

Çiftçi düşmanı yasa
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan “İşlenmeyen Tarım Arazilerinin Tarımsal Amaçlı Kiraya Verilmesine İlişkin Yönetmelik” dün Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, mülkiyeti gerçek/tüzel kişilere ait olan ve 2 yıl işlenmeyen tarım arazileri bakanlık tarafından tarımsal amaçla kiralanabilecek.
Bu karara göre, önceki sezon ürünleri elinde kalan ya da sattığı üründen kâr edemeyen çiftçi, geçimini sağlayamadığı için sonraki sezon tarlasına ürün ekmezse, Bakanlık çiftçinin boş tarlasını üretim yapmak üzere başkalarına kiralayacak.
Tarım arazilerinin tarımsal amaçlı kiraya verilmesine ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığı yönetmeliği, Hazine’nin özel mülkiyetinde veya devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan tarım arazilerini kapsamıyor. 

Çiftçi dostları tepkili
Türkiye Ziraatçılar Derneği (TZD) Genel Başkanı Hüseyin Demirtaş, “Meşru olarak uygulanabilirlik yönü yok” dedi. Demirtaş, devletin tarım alanında planlamasının olmamasına dikkat çekerek şunları söyledi: “Çiftçi maliyetlerden dolayı alanları terk ediyor. Çiftçi zarar ederken neden eksin? Çiftçiye refah payı vermeden bunun bir anlamı olmaz.” 

Çiftçinin şimdi de tarlasına el koyacaklar

Bu yönetmelik çözüm değil
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Baki Remzi Suiçmez de “Bu yüksek girdi maliyetleriyle bu işçilik fiyatlarıyla, geç ödenen yetersiz desteklerle üretim maliyetinin altında açıklanan alım fiyatlarıyla çiftçi zarar edip üretimden çekiliyor” şeklinde konuştu. Üreticinin üretimi devam edebilme koşullarının yaratılması gerektiğini de söyleyen Suiçmez şöyle konuştu: “Yeni yönetmelikteki ekilmeyen arazilerin kiralanmasına yönelik uygulamanın hayata geçirilmesinin mümkün olmadığını kaydetti. Yönetmeliğin bir tesadüf değil, yıllardır uygulanan tarım politikalarının bir parçası olduğunu belirten Suiçmez, “Çiftçinin kâr etmediği için alandan çekilmesinin çözümü arazileri kiralamakta değil. Girdi maliyetleri düşürülmezse, çiftçiye yeterli destek zamanında verilmezse üretici elbette kâr etmeyecek ve alandan çekilmek zorunda kalacaktır. Nitekim bu uygulamanın sonu arazi bankacılığına kadar varacaktır” dedi.
İlgili yönetmeliğin 4’üncü maddesinin P bendinde tarlalarda “enerji üretimi” tanımının yer aldığına değinen Suiçmez, “Üretim temel ürünlerde yeterli değilken bunca yıldır tarımda hiç duymadığımız bir terimdir enerji üretimi. Tarımsal üretimde şirketler için biyoyakıt üretilmesi mi hedefleniyor, bu soru cevaplanmalı” diye konuştu.

Çiftçi ithalat lobilerine ezdirilecek
CHP Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı ise sosyal medya hesabından şu yorumda bulundu:
“Çiftçiye destek vermeyip ithalat lobilerine ezdiren, ekemez, biçemez duruma getiren bu hükümet, iki yıl ekilmeyen tarım arazilerini cumhurbaşkanı keyfine göre başkalarına kiralayabilsin diye Resmi Gazete’de karar yayımladı! Bu, mülkiyet hakkının açıkça ihlalidir, borca batan, ürünü para etmeyen çiftçinin arazisine çökme planıdır. Yapılması gereken; çiftçiye destek verip, ülkemizi yeniden kendine yeter duruma getirmektir.”
Arazi işgali ve araziye el koyma
CHP’nin fıstık mitingi için Antep’te bulunan Orhan Sarıbal ise “Tarıma yapılan doğru bir destekleme modeli ortada yokken hangi ürünün kim tarafından, nasıl, hangi fiyatla alınacağı belli değilken çiftçi adeta niçin, nasıl ekeceğini bilmezken bugün neden bu araziyi ekmediğinin tanımını yapmadan, sorununu ortaya koymadan, çözümünü ortaya koymadan böyle bir yönetmeliğin ancak arazi işgali ve araziye el koyma anlamı taşıyacağını hepimiz net bir şekilde görmüş bulunuyoruz” diyerek tepki gösterdi.

]]>