Kemal Türkler – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Sat, 07 Feb 2026 08:04:50 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.5 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png Kemal Türkler – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 KETEV: “DİSK İstanbul’dan, tarihsel köklerinden koparılamaz!” https://yenidunya.org/emek-gundemi/33767/ketev-disk-istanbuldan-tarihsel-koklerinden-koparilamaz/ Sat, 07 Feb 2026 08:04:35 +0000 https://yenidunya.org/?p=33767
KETEV: “DİSK İstanbul’dan, tarihsel köklerinden koparılamaz!”

Kemal Türkler Eğitim ve Kültür Vakfı (KETEV) Yönetim Kurulu, DİSK’in Ankara’ya taşınma kararına tepki ve uyarı açıklaması yaptı.

KETEV, “DİSK İstanbul’dan, tarihsel köklerinden koparılamaz” başlıklı açıklamasında, “DİSK’i taşımak, onu tarihsel yapısından ve işçi sınıfından uzaklaştırmaktır. DİSK’in sınıf ve kitle sendikacılığı anlayışı, siyasal çizgisi ve bu çerçevede gerçekleştirdiği tüm eylemleri gibi İstanbul’un merkez olarak seçilmesi de Türkiye işçi sınıfı mücadelesinin diyalektik bir sonucudur” denildi.

“DİSK yönetimi Ankara’ya taşıma kararını gözden geçirmelidir”
“DİSK Genel Merkezine açık mektup,
DİSK İSTANBUL’dan, TARİHSEL KÖKLERİNDEN KOPARILAMAZ!
Bizler Kemal Türkler’in yol arkadaşları ve DİSK’in geleneksel çizgisinin takipçileri olarak, DİSK’in Ankara’ya taşınma kararını ve süreci dikkatle ve endişeyle takip ediyoruz.
DİSK; Maden-İş Sendikası başta olmak üzere bütün kurucu sendikaların, 1961 Saraçhane mitingi, 1963 Kavel Grevi dâhil kuruluşundan önceki işçi sınıfının devrimci birikimini içine alarak 13 Şubat 1967 yılında kurulmuştur. 1970 yılına gelindiğinde, o günün koşullarında grev sayısını 72’ye, greve çıkan işçi sayısını 21.156’ya çıkarmayı başaran konfederasyonumuz, sermaye karşısındaki konumunu pekiştirdi. DİSK 1970’li yılların kapısını şanlı 15-16 Haziran direnişiyle açmış ve DİSK’in kapatılmasına yönelik saldırılara kararlılıkla karşı koymayı bilmiştir. 70’li yılların eylemleri, DGM direnişleri, MESS grevleri Türkiye işçi sınıfının devrimci karakterini oluştururken; DİSK’i işçi sınıfının öncü öznesi, merkezi haline getirmiştir.
Kurucu Genel Başkanımız Kemal Türkler ve arkadaşlarının aldığı hiçbir karar tesadüf olmamıştır.
DİSK’in kuruluş sürecinde İstanbul İşçi Sendikaları Birliği önemli bir rol oynamıştır. DİSK’in sınıf ve kitle sendikacılığı anlayışı, siyasal çizgisi ve bu çerçevede gerçekleştirdiği tüm eylemleri gibi İstanbul’un merkez olarak seçilmesi de Türkiye işçi sınıfı mücadelesinin diyalektik bir sonucudur.
DİSK yönetimi, genel merkezi Ankara’ya taşıma kararını gözden geçirmelidir. Konunun sadece sıradan bir şehir değişikliği olmadığı DİSK’in yararını düşünen sendikalar ve dost çevreler tarafından da vurgulanmaktadır. DİSK’i taşımak, onu tarihsel yapısından ve işçi sınıfından uzaklaştırmaktır.

•İstanbul; sanayinin, hizmet sektörünün, işçi sınıfımızın başkentidir.

•İstanbul, sermaye için örgütlenmiş bürokrasiye karşı, emeğin bağımsız tutum almasını sağlayan kenttir.

•İstanbul, 1977 1 Mayıs’ı dâhil sayısız eylem, grev, direnişle toplumun sınıfsal hafızasının başkentidir.

•DİSK’i İstanbul’dan koparmak; sendikal, siyasal çizgisinden, işçi sınıfından uzaklaştırmaktır.

•İstanbul, Türkiye kapitalizminin de başkentidir. DİSK’in buradan uzaklaştırılması en çok sermaye sınıfının yararına olacaktır.

•DİSK’in emek-sermayenin uzlaşmaz çelişkisi anlayışıyla biçimlendirdiği sendikal çizginin, TÜRK-İŞ’in uzlaşmacı çizgisine karşı İstanbul’da doğup gelişmesi bir tesadüf değildir. Konfederasyonumuzu Ankara’ya taşımak, 1980 sonrası kurulmak istenen sermayeyle uzlaşan, “çağdaş, yeni sendikal düzene” atılmış bir adım olacaktır.

•Ayrıca zaten DİSK’e bağlı 21 sendikanın 18’i Ankara’nın dışındadır ve 14 sendikanın genel
merkezi ise İstanbul’dadır. Yine DİSK’e bağlı 11 sendika, ortak kaleme aldığı açıklamayla DİSK’in İstanbul’dan Ankara’ya taşınmasının tarihi bir hata olacağını vurgulayan irade beyanında bulunmuştur.

Bizler KETEV (Kemal Türkler Eğitim ve Kültür Vakfı) yöneticileri, üyeleri, kurucu genel başkanımız Kemal Türkler’in yol arkadaşları olarak bir kez daha dile getiriyoruz:
DİSK, yönetim kurulunun taşınma kararını hızla gözden geçirmeli ve işçi sınıfı bilimi öğretisinin işaret ettiği gibi DİSK’in tarihsel yapısına uygun olarak İstanbul’da kökleşmeyi sürdürme kararı almalıdır.
DİSK Genel Merkezine ve kamuoyuna saygıyla…”

]]>
‘Metal fırtına’ https://yenidunya.org/basindan/sectiklerimiz/33223/metal-firtina/ Tue, 14 Oct 2025 15:15:38 +0000 https://yenidunya.org/?p=33223 Türkiye’nin emek tarihinde metal emekçilerinin çok ayrı bir yeri vardır. İşçi sınıfının mücadele tarihinin en önemli sayfalarını, metal emekçilerinin başını çektiği mücadeleler oluşturur. Birçok önemli grevin ve direnişin altında, onların emeği, alın teri, sınıf bilinci ve mücadele azmi vardır.

Bunun elbette çok değişik nedenleri var. Ama bizce en önemli neden metal işkolunun taşıdığı özelliklerdir. Bu işkolu görece en nitelikli ve eğitimli emekçileri barındırır. Çünkü yapılan üretimin nitelikleri de bunu gerektirir. Bu bağlamda, metal-maden işkolu da doğrusu “metal fırtına” kavramını sonuna kadar hak eder.

KAVEL’DEN GÜNÜMÜZE

Metal işçilerinin mücadeleleri nice romanlara, öykülere ve şiirlere konu olmuştur. Bunlardan en çok bilineni ve unutulmayanı da ünlü Kavel direnişidir. Ne zaman emek mücadelesinden söz açılsa, bizim de belleğimizde o anlamlı dizeler ses bulur. Şiirin coşkusu adeta bir çağlayan olup bilincimizden yüreğimize akar…

Emeğin ölümsüz şairi Hasan Hüseyin Korkmazgil, ne de güzel anlatır dizelerinde Kavel direnişini: “İşime karım dedim, karıma Kavel diyeceğim./Ve soluğum tükenmedikçe bu doyumsuz dünyada,

Güneşe karışmadıkça etim/Kavel Grevcilerinin türküsünü söyleyeceğim…”

KEMAL TÜRKLER VE MADEN-İŞ

Metal işçilerinin mücadele tarihinde, DİSK’in kurucu genel başkanı Kemal Türkler’in ve yine DİSK’i oluşturan sendikaların en önde geleni Maden-İş’in önemli payı vardır. Bilindiği gibi 12 Eylül öncesi dönemde Türkler, faşist katiller tarafından vurularak öldürülmüştü.

Biz Kemal Türkler’i ilk kez İbrahim Güzelce ile birlikte, 1975 yılı eylülünde, DİSK tarafından İzmir Cumhuriyet Alanı’nda düzenlenen “Demokratik Hak ve Özgürlükler Mitingi”nde görmüş ve dinlemiştik. Sonra da hemen her yıl kitlesel 1 Mayıs kutlamalarında can kulağıyla dinledik. Onun emek ve emekçi açısından ne denli önemli bir sendikal önder olduğuna, eski bir DİSK üyesi olarak hep tanık olduk. Bizce, 15-16 Haziran ve DGM direnişleri başta olmak üzere geçmişteki birçok emek hareketinin öncüleri metal işçileri, Maden-İş ve Kemal Türkler’di.

‘…SIRA MESS’TE’

DİSK’in öncülüğünde, 1976 yılında, Devlet Güvenlik Mahkemeleri’ne (DGM) karşı yapılan direnişin başarıya ulaşmasında metal işçileri ve onların örgütleri önemli rol oynamıştı. Ülkemizde siyasal bir konuda işçi sınıfı ön almış, ağırlığını koymuş ve sonuca ulaşmıştı. Emek ve demokrasi güçleri için tehlike olarak görülen DGM’ler engellenmişti.

Emek hareketinin ve metal işçilerinin o yıllardaki bir başka büyük mücadelesi de işkolu düzeyinde MESS’e karşı verilen hak mücadelesiydi. O yılların unutulmaz “DGM’yi ezdik, sıra MESS’te” belgisi, hâlâ belleklerdedir. Hiç unutmam, o dönem, yaşadığımız kent İzmir’in birçok emekçi semtinde ve ülkenin daha pek çok yerinde, grevci işçilerle dayanışma etkinlikleri yapılmıştı.

GÜNÜMÜZDE METAL İŞKOLU

Bütün bunları yeniden anımsamamıza ve ülkemizin emek tarihinde neredeyse yarım asra uzanan bir zaman yolculuğu yapmamıza, bugünlerde metal işkolunda yaşanan gelişmeler neden oldu. Metal işçileri yine zorlu bir sözleşme dönemine hazırlanıyor. MESS ile işkolunda örgütlü sendikalar arasında başlayan görüşmeler 155 bin işçiyi kapsıyor. İşçileri aileleri birlikte düşündüğünüzde konunun önemi ve büyüklüğü daha iyi anlaşılıyor.

Günümüzde artık Maden-İş yok. Onun mücadele geleneğini DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası sürdürüyor. Önceleri bu gelenek Otomobil-İş’te temsil ediliyordu. Ancak günümüzde metal işkolundaki işçilerin büyük bölümü TÜRKİŞ’e bağlı Türk Metal Sendikası’nda örgütlü bulunuyor. Türk Metal Genel Başkanı Uysal Altundağ ile Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar, sendikal ortaklaşmaya ve dayanışmaya dikkat çekiyorlar.

METAL İŞÇİSİNİN TALEPLERİ

Daha önce yapılan kamu sözleşmelerinde zam oranları çok düşük kalmıştı. Ayrıca memur ve emekli maaşlarında yapılan artışlar da beklentilerin çok altındaydı. Bu nedenle metal işkolundaki sendikalar ve işçiler, çıtayı mümkün olduğunca yükseğe koymaya çalışıyorlar. Emeklerinin ve alın terlerinin karşılığını almak istiyorlar. Taleplerinin makul olduğunu vurguluyorlar.

Türkiye sanayisinin kalbi sayılabilecek fabrikaları içeren metal işkolu sözleşmesi görüşmelerinde, işkolunun ve üretimin özelliklerinin mutlaka dikkate alınması gerektiğini düşünüyoruz. Metal işçilerinin günümüzde gerçekten “metal fırtına” olup olmadığını ya da bu tanımı hak edip etmediklerini; sözleşme sürecinde hep birlikte göreceğiz.

Kaynak: Mehmet Şakir Örs / Cumhuriyet

]]>