kamu malı – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Sat, 23 Nov 2024 11:19:12 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.5 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png kamu malı – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 “Madencinin sesi ancak ölünce ya da eylem yapınca duyuluyor” https://yenidunya.org/emek-gundemi/31333/madencinin-sesi-ancak-olunce-ya-da-eylem-yapinca-duyuluyor/ Sat, 23 Nov 2024 11:11:06 +0000 https://yenidunya.org/?p=31333 Madenciler açlık grevine başlayacak: Tek davamız ekmek davası

Varlık satışı kararına karşı Ankara Nallıhan’da 500 işçinin yer altında yüzlerce işçinin ise yer üstünde başlattığı eyleme ilişkin Maden-İş Genel Başkanı Nurettein Akçul açıklama yaptı. Sürece destek veren herkese teşekkür eden Akçul, görüşmelerden olumlu sonuç alınamaması durumunda maden işçilerinin açlık grevine başlayacağını söyledi.
Türkiye Maden İşçileri Sendikası (Maden- İş) Genel Başkanı Nurettin Akçul, Çayırhan Termik Santralı ve maden sahalarının özelleştirilmesi sürecine ilişkin başlayan eylemin dördüncü gününde açıklama yaptı.
500 madencinin (25 Kasım) pazartesi gününe kadar  sonuç çıkmaması halinde eylemin seyrini değiştireceğini vurgulayan Akçul, “İlgili Bakanlıklarla görüşmelerimiz olacak. Bu görüşmelerden de olumlu bir karşılık alamazsak, salı günü yeraltındaki arkadaşlar yine kendi iradeleri ve kararlarıyla açlık grevine başlayacaklar” dedi.

“Haklılığımızı görüp buraya kadar gelen herkese müteşekkiriz”
Akçul konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Dört gündür gece gündüz demeden yanımızda olan, kamuoyuna sesimizi duyuran basın emekçisi arkadaşlara yoğun ilgilerinden ötürü teşekkür ediyoruz. Ayrıca dört gündür madenden çıkmayan emekçi arkadaşlarımızın eşlerine ve ailelerine, siyasi parti genel başkanlarına ve temsilcilerine, milletvekillerine, STK’lara, Beypazarı ve Nallıhan belediye başkanlarına, Türk-İş Konfederasyonumuz Genel Başkanına ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanına, haklılığımızı görüp buraya kadar gelen gelemeyen ve bize kulak veren herkese müteşekkiriz.”

"Madencinin sesi ancak ölünce ya da eylem yapınca duyuluyor"

“Tek davamız ekmek davası”
Özelleştirme süreci başladığından beri mücadelelerinin sürdüğünü dile getiren Genel Başkan Akçul, iki aydır bütün kapıları çaldıklarını ama bir noktada müzakere sürecinin tıkandığını vurguladığı açıklamasına şu cümlelerle devam etti.
“Bugün dördüncü gün ve yetkililer sadece, ara bir çözümü, kısmen telaffuz ettiler. Yani bunu bile net ve kesin bir dille ifade etmediler. Şimdilik beklemedeyiz ama pazartesi günü ilgili Bakanlıklarla görüşmelerimiz olacak. Bu görüşmelerden de olumlu bir karşılık alamazsak, salı günü yeraltındaki arkadaşlar, yine kendi iradeleri ve kararlarıyla açlık grevine başlayacaklar. Daha sonraki süreçte de, sonuç alıncaya kadar aşama aşama, yol haritamızı belirleyeceğiz. Bizleri bu durumlara kadar getirmeden önce keşke sesimizi duyup bu işi müzakere yoluyla halletseydik. Ama maalesef madencinin sesi ancak ölünce ya da eylem yapınca duyuluyor. Ekmek peşinde koşmak dışında hiçbir amacımız yok. Olamaz da. Madencinin hiç kimseyle ekmek kavgasından başka kavgası olmaz. Arkadaşlar çok nizami bir şekilde, taşkınlık yapmadan aslında sessizce ve umutla gelecek olan olumlu haberleri bekliyor. Onlar da yeraltında durmaya hevesli değil ama maalesef süreç onları bu duruma zorladı. Gündem çarpıtma derdinde değiliz. Tek davamız ekmek davası. Huzurla ve güvenle çalıştığımız işyerimize ve geleceğimize sahip çıkma adına mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Kamuoyunun da desteğinin devamını bekliyoruz.”

Kaynak: ANKA

]]>
Yeraltında direniş sürüyor: “Sesimizi duyan yok mu” https://yenidunya.org/emek-gundemi/31322/yeraltinda-direnis-suruyor-sesimizi-duyan-yok-mu/ Sat, 23 Nov 2024 10:56:54 +0000 https://yenidunya.org/?p=31322 500 madencinin grevinde 72 saat geride kaldı

Ankara’nın Nallıhan ilçesinde bulunan Çayırhan Maden Ocağı’nda varlık satışı kararına karşı başlatılan madenci eylemi, 72. saatini geride bıraktı. 20 Kasım Çarşamba sabah vardiyasının başlamasıyla yer altına inen yaklaşık 500 işçi, direnişlerini sürdürüyor. 
Gece saatlerinde hava sıcaklığının 10 derecenin altına düştüğü bölgede, zaman zaman yağan yağmur da eylemcileri zor durumda bıraksa da, işçiler direnmeye devam ediyor. Yer üstünde süren eylemler sırasında işçiler ateş yakarak ısınmaya çalıştı. Bazı işçiler ise çadırlarda dinlenerek yeni günün direnişine hazırlandı. Eyleme sadece madenciler değil, aileleri de katıldı. Çocuklar, gece saatlerine kadar maden sahasında babaları, abileri ve yakınlarıyla birlikte direniş alanında vakit geçirdi.
Sabah saat 08.00 itibarıyla eylemin 72. saati geride kaldı ve madenciler, yağmurun altında, direnişin dördüncü gününe başlamış oldu. İşçilerin seslerini duyurabilmek için kullandıkları, “Sesimizi duyan yok mu?” sloganı, yalnızca kendi mücadelelerini değil, Türkiye kamuoyuna yönelik güçlü bir çağrıyı da içeriyor. Eylemdeki madencilere, 6 Şubat’ta yaşanan depremlerden sağ kurtarılan depremzedelerden de dayanışma mesajları geldi. Depremzedeler, maden işçilerinin haklarının korunması için desteklerini ifade ettiler. Depremzedelerin gönderdiği bu dayanışma mesajları, madencilerin moralini yükseltti ve mücadelelerine olan kararlılıklarını pekiştirdi.
Ankara Büyükşehir Belediyesi de direnişin sürdüğü maden sahasında işçilere destek sağladı. Belediye, eylemdeki işçilere çadır ve sıcak yemek temin ederken, sağlık koşullarını iyileştirmek için de mobil tuvalet aracı gönderdi. Belediye bu yardımları, işçilerin direniş koşullarının daha sağlıklı ve dayanışma içinde sürdürülmesi amacıyla sağladı.

Yeraltında direniş sürüyor: "Sesimizi duyan yok mu"

Bozkırda geçim mücadelesi
Ankara’nın Nallıhan ilçesinde bulunan Çayırhan Termik Santralı’nın özelleştirilmesine karşı Türkiye Maden İşçileri Sendikası’nda örgütlü işçilerin öncülüğünde başlayan eylem dün 3’üncü gününü geride bıraktı. İşçilerin yeraltında verdiği mücadele sürüyor.
Maden sahasında nöbetleşe bekleyen işçiler, ANKA’ya konuştu. Özelleştirmelere karşı duracaklarını söyleyen ve 9 yıldır maden işçisi olacak çalışan Kaan Öztürk “Bu zorlu süreçte gerçekten hepimiz yağmur yağış demeden şu soğuklarda mücadelemize devam etmek istiyoruz. Herkes evine ekmek, çocuklarına kıyafet götürmek istiyor. Evlerden çıkartılacağız, 4 ay süre veriliyor” dedi.
Madenci Murat Gençel, özelleştirme ile mağdur olan madencilerin yaşadıkları sorunları yaşamak istemediğini belirterek, “Biz sahipsiz kalmak istemiyoruz. Özelleştirmede hep sıkıntılar yaşanıyor. Özelleşen şirketler var görüyoruz arkadaşlarımızın canları da yanıyor mağdur olan arkadaşlarımız da var. Aynı şeylerin bizim başımıza gelmesini istemiyoruz. Mağdur kalmak istemiyoruz” ifadelerini kullandı.
22 yıllık madenci Ramazan Akan ise madenin varlık satışını “İnsanın kendi ayağına sıkması gibi bir şey” sözleriyle özetleyerek şöyle konuştu: “Bir devletin milletine yapabileceği en büyük zulümlerden bir tanesi diyebilirim. İşte öyle bir olay bu. Nallıhan, Çayırhan, Beypazarı benim çocukluğundan beri burada ekmek yiyen insanlar. Burada bozkırın ortasında bir geçim mücadelesi yapılıyor. Araştırılıp bakılsın devletin dönemdeki iş kazası sayısıyla bir de özel şirketin sayısına bir bakılsa arada uçurumlar var.”

Kaynak: ANKA

]]>
Özelleştirme: Kamu varlıklarının yağmasıdır https://yenidunya.org/emek-gundemi/31315/ozellestirme-kamu-varliklarinin-yagmasidir/ Sat, 23 Nov 2024 08:52:46 +0000 https://yenidunya.org/?p=31315
Özelleştirme: Kamu varlıklarının yağmasıdır

2021 Tüm Emekli-Sen, özellşetirmeler karşı bir açıklama yaptı.
Ankara Çayırhan’da madenlerin özelleştirilmesine karşı direnişe geçerek kendilerini yeraltında madene kapatan 500 madenci ile gündeme gelen özelleştirmeye kamuoyunda tepkiler yoğunlaşıyor.
2021 Tüm Emekliler Sendikası Merkez Yürütme Kurulu’da, AKP iktidarının kamu mallarını özelleştirme politikalarına karşı yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada “Özelleştirme kamu mallarını yağmasıdır” denildi.

“Zaman, emekçi halkın kendi azim ve kararıyla kaderini eline alma zamanıdır”
Çayırhan Termik Santralı, bugüne kadar özelleştirilen Sümerbank, Türk Telekom, Tüpraş, Tedaş, Tekel, Petkim, Seka, Şeker fabrikaları, limanlar, otoyollar vb. düşünüldüğünde denizde damla gibidir.
AKP iktidarı özelleştirme yağmasında öncellerinin tamamını aşarak rekor kırdı. İktidar geçmiş yıllarda, Cumhuriyetin göz bebeği kamu varlıklarını satarken, özelleştirmeden elde ettiği gelirlerin bir kısmı ve borç faiz ekonomisiyle ülkeye yalancı bahar yaşatıyor, tepkileri kısmen yumuşatabiliyordu. Yoksulluğun, adaletsizliğin bu kadar derinleştiği, emekçilerin sağlıklı beslenemez, ısınamaz ve barınamaz hâle geldiği bugünkü ortamda bile bu kadar pervasız davranabiliyorsa, özelleştirmeye devam etme cüretini gösteriyorsa emek güçlerinin birlikte davranabilme yeteneğini gösterebilmesi şarttır.
Zaman, emekçi halkın kendi azim ve kararıyla kaderini eline alma zamanıdır.
Özelleştirilen kamu varlıkları yeniden devletleştirilmelidir.

]]>
Yüz karası değil kömür karası https://yenidunya.org/yazarlar/fatih-kaplan/31299/yuz-karasi-degil-komur-karasi/ Thu, 21 Nov 2024 09:03:02 +0000 https://yenidunya.org/?p=31299 Çayırhan Termik Santrali maden sahalarının özelleştirme kararını protesto etmek için, yaklaşık 500 maden işçisi, dün (20 Kasım 2024) sabah 08.00 vardiyasında kendilerini madene kapatarak eylem başlattı.
Ankara’nın Nallıhan ilçesinde bulunan Çayırhan Termik Santrali maden sahalarının özelleştirme kararı alınmasına karşı çıkan 500 madenci, sabah 08.00 vardiyasında madene indiler ve kendilerini yer altına kapattılar.
Bütün sendikalar, siyasi partiler, demokratik kitle örgütleri ve emekçi halkımız bu özelleştirmenin durdurulması için bütün güçlerini seferber etmelidir. Bu saldırı durdurulmalı, yeniden devletleştirmelerin önü açılmalıdır.

Özelleştirme: Kamu Varlıklarının yağmasıdır
Emperyalist merkezlerin dayatması doğrultusunda neoliberal saldırıyı başlatan 24 Ocak 1980 kararları, 12 Eylül rejimiyle kalıcılaştırıldı. İMF ve Dünya Bankası ekonominin bütün komuta kademelerini ele geçirdi. Özelleştirmelerin altyapısı oluşturuldu, sendikasızlaştırmanın ve taşeronlaştırmanın yolu açıldı. İşçi sınıfının, şehir ve köy emekçilerinin kazanılmış sosyal ve ekonomik hakları budandı.

Kamucu planlı ekonomi
Kendilerini nasıl nitelendirdiklerinden bağımsız olarak bütün özelleştirmeci kadrolar aynı emperyalist merkezlerin sadık kullarıdır. Özelleştirmecinin kendini dindar, milliyetçi, sosyal demokrat, sağcı veya solcu olarak adlandırması biz emekçileri ilgilendirmiyor. Biz biliyoruz ki ekonomik yangından kurtuluşun çaresi, devlet öncülüğünde planlı, üreten, kamucu ekonomik modele geçmektir. Özelleştirmeler geriye döndürülmeli, tarımda ve sanayide yeni işletmeler kurularak çocuklarımıza ve torunlarımız tam istihdam sağlanmalıdır. Küçük ve orta işletmeler desteklenerek iflaslar önlenmeli, teşvikler verilerek tarımsal üretimden kaçış durdurulmalıdır.

Çayırhan Termik Santralinin sembolik önemi
Çayırhan Termik Santrali, bugüne kadar özelleştirilen Sümerbank, Türk Telekom, Tüpraş, Tedaş, Tekel, Petkim, Şeker fabrikaları vb. düşünüldüğünde denizde damla gibidir.
AKP iktidarı özelleştirme yağmasında öncellerinin tamamını aşarak rekor kırdı. İktidar geçmiş yıllarda, Cumhuriyetin göz bebeği kamu varlıklarını satarken, özelleştirmeden elde ettiği gelirlerin bir kısmı ve borç faiz ekonomisiyle ülkeye yalancı bahar yaşatıyor, tepkileri kısmen yumuşatabiliyordu. Yoksulluğun, adaletsizliğin bu kadar derinleştiği, emekçilerin sağlıklı beslenemez, ısınamaz ve barınamaz hâle geldiği bugünkü ortamda bile bu kadar pervasız davranabiliyorsa, özelleştirmeye devam etme cüretini gösteriyorsa emek güçlerinin birlikte davranabilme yeteneğini gösterebilmesi şarttır.
Zaman, emekçi halkın kendi azim ve kararıyla kaderini eline alma zamanıdır.

]]>
Şeker fabrikalarından sonra arazileri de satılıyor https://yenidunya.org/yurt/27886/seker-fabrikalarindan-sonra-arazileri-de-satiliyor/ Fri, 17 Nov 2023 10:17:20 +0000 https://yenidunya.org/?p=27886 Cumhuriyetin kamu birikimleri satılıyor

ÖİB, daha önce özelleştirilen şeker fabrikalarının arazilerini satışa çıkardı
AKP iktidarının özelleştirme sevdası bitmiyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ÖİB tarafından daha önce özelleştirilen Türkiye Şeker Fabrikaları’na ait Bursa ve Muş şeker fabrikalarına ait arazi ve depolarını da satışa çıkardı.

Sırada hangileri var?
Türkşeker Genel Müdürlüğü’nün Bursa’nın Karacabey ilçesindeki yaklaşık 8 bin 500 metrekare büyüklüğündeki arazisi, üzerindeki bina ve depolarıyla birlikte satışa çıkarıldı. Üzerinde iki depo ve lojman binalarının yer aldığı arazi için 29 Kasım’da ihale düzenlenecek. Arazi, imar planlarında “Ticaret-konut alanı” olarak yer alıyor.
Muş’ta da daha önce özelleştirilen Muş Şeker Fabrikası’nın arazileri satışa çıkarıldı. Yaklaşık 61 bin metrekarelik arazi, üzerindeki lojman ve idari binalar ile birlikte satılacak.
Özelleştirme Yüksek Kurulu, 2018 yılında Muş Şeker Fabrikası’nın 230 milyon 200 bin lira bedelle satışına onay vermişti.

]]>