İSİG – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Wed, 06 May 2026 10:13:59 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.5 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png İSİG – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 Nisan ayında 189, yılın ilk dört ayında en az 622 işçi hayatını kaybetti https://yenidunya.org/emek-gundemi/34037/nisan-ayinda-189-yilin-ilk-dort-ayinda-en-az-622-isci-hayatini-kaybetti/ Wed, 06 May 2026 10:13:55 +0000 https://yenidunya.org/?p=34037 İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) Nisan 2026 iş cinayetleri raporunu açıkladı.
Rapora göre, Nisan ayında en az 189 işçi hayatını kaybetti. Böylece 2026 yılının ilk dört ayında iş cinayeti sayısı (Ocak 155, Şubat 129, Mart 149, Nisan 189) 622’ye ulaştı.

Nisan ayında iş cinayetlerinde öne çıkanlar
•En çok iş cinayeti 48 ölümle inşaat işkolunda meydana geldi. İkinci sırada 41 ölümle tarım/orman işkolu var. Üçüncü sırada ise 16 ölümle taşımacılık işkolu geliyor. İş cinayetlerine sektörel olarak baktığımızda ise sanayide 59 işçi, inşaatta 51 işçi, tarımda 41 işçi ve hizmette 38 işçi hayatını kaybetti.

•Mühendisler işçileşiyor ve çalışırken ölüyor. Nisan ayında 5 mühendis hayatını kaybetti… 38 yaşındaki inşaat mühendisi Görkem Selvitop’a, İstanbul Küçükçekmece’de çalıştığı işyerinin servisinden inip durakta otobüs beklerken rögar kapağına takılıp savrulan kamyonet çarptı… 32 yaşındaki inşaat mühendisi Murat Bektaş, Şırnak Balveren İlkokulu inşaatında 18.30 sularında istinat duvarının dış kısmında 2 metre derinliğindeki su gideri çukurunda kot ölçümü yaparken toprağın kayması sonucu göçük altında kaldı… 52 yaşındaki inşaat mühendisi Levent Acar, İstanbul Maltepe’de şantiye şefi olarak çalıştığı beş katlı inşaattaki çalışmaları görüntülemek için çatıda cep telefonuyla çekim yaparken düştü… 38 yaşındaki inşaat mühendisi DSİ Van Merkez Şube Müdürü Harun Yıldız, Bahçesaray’daki sel incelemesinden dönerken makam aracı tırla çarpıştı… 25 yaşındaki Piri Reis Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Gemi Makineleri İşletme Mühendisliği 4. sınıf öğrencisi Mehet Derda Işık, intihar ederek yaşamına son verdi. 3.sınıfta staj yaptığı gemide yaşadığı mobbing nedeniyle şirkete mail attığı ve psikolojisinin bozulduğu belirtiliyor…

•Havaların ısınmasıyla birlikte tarımsal üretim ve hareketlilik arttı. Mart ayında 21 olan tarım işkolundaki ölüm sayısı Nisan’da 41’e yükseldi. Bunun iki nedeni var. Birincisi, geçimlik üretim yapan çiftçilerin tarla yolunda ya da çift sürerken devrilen traktörlerin altında kalarak ölmesidir. Burada traktörlerin çok eski, bakımsız ve ROPS (Devrilmeye Karşı Koruyucu Çerçeve) sisteminin olmayışının altını çizmeliyiz. İkincisi, tarım işçilerinin tamamen güvencesiz çalıştırılmasıdır. Bu güvencesizlik sadece çalışma ortamında değil barınma ve ulaşım alanında da kendini göstermektedir. Bu ay Burdur Bucak’ta Antalya Aksu’dan dönen tarım işçilerini taşıyan servisin beton tankeri ile çarpışması sonucu 7 işçinin öldüğünü hatırlatalım.

•Yine hatırlatmamız gereken bir husus da güvencesizliğin yanında denetim ve yaptırım/ceza mekanizmalarının çalışmaması sonucu işyerlerinin işçiler için sürekli bir yaralanma ve ölüm mekanı halini almasıdır. Örneğin Kocaeli Dilovası’nda çelik ve sac üretimi yapan Çolakoğlu Metalurji fabrikasında ark ocağına yükleme yapan platformda bakım onarım yaparken bir parçanın kopması sonucu platform çöktü ve yaklaşık 20 metre yükseklikten düşen üç işçi hayatını kaybetti. Bu fabrikanın son yirmi yıllık geçmişine baktığımızda birçok işçi ölüm ve yaralanmasının olduğunu görebiliyoruz.

•Ölüm nedenlerinde ilk sırada ise çoğunluğunun taşımacılık ve tarım işkolunda meydana geldiği trafik, servis kazaları nedenli ölümler bulunuyor. İkinci sırada ise maden, tekstil, inşaat, tarım ve metalde görülen ezilme ve göçük nedenli ölümler var. Üçüncü sırada aşırı-fazla-yoğun çalışma ve yoksul hayat koşulları nedenli bütün işkollarını yatay kesen bir neden olan kalp krizi ve beyin kanamaları geliyor. Dördüncü sırada ise yüksekten düşmeler var. Bu ölümlerin yüzde 69’u inşaatlarda meydana geldi.

•En çok iş cinayeti İstanbul, Bursa, Ankara, Antalya, Burdur, Manisa, İzmir, Kahramanmaraş, Kocaeli, Diyarbakır, Malatya, Sakarya, Bitlis, Düzce, Muğla, Samsun, Aydın, Denizli, Gaziantep, Giresun, Kayseri, Kırklareli, Konya, Mersin, Şanlıurfa, Tekirdağ ve Uşak gibi sanayi merkezleri olan ya da tarımsal üretim veya inşa faaliyetlerinin yoğunlaştığı şehirlerde meydana geldi.

•İş cinayetlerinde ölenlerin 14’ü kadın işçiydi. Ölen kadınların sekizi tarım, ikisi büro, ikisi genel işler, biri eğitim ve biri sağlık işkolunda çalışıyordu. Bu noktada kadın işçilere yönelik özel bir işçi sağlığı ve iş güvenliği politikası oluşturmanın aciliyeti öne çıkmaktadır. Sırasıyla tarım, evde ve sokakta çalışma, sanayi, hizmet ve inşaat işkollarında…

•Nisan ayında en az 3 göçmen işçi (ikisi Suriyeli, biri Afganistanlı) hayatını kaybetti. Göçmen işçilerin biri tarım, biri metal ve biri inşaat işkollarında çalışıyordu.

•Ölen işçilerin en az 13’ü (yüzde 7) sendika üyesi, 176’sı (yüzde 93) sendikasız. Sendikalı işçilerin üçü kimya, ikisi maden, ikisi metal, ikisi belediye, biri tarım, biri iletişim, biri enerji ve biri sağlık işkollarında çalışıyordu. Eklememiz gereken bir husus daha var. Özellikle eğitim, sağlık, metal, enerji, tarım ve belediye işkollarında ölen işçiler içinde başka sendikalı işçiler de olabilir. Ancak herhangi bir açıklama olmadığı için işçilerin sendika üyesi olma bilgisini öğrenmekte zorlanıyoruz. Bu ay sendikalı işçi ölümlerindeki gözle görülür artışın sendikal hareketin işçi sağlığı ve iş güvenliği politikalarını gözden geçirmeleri için acil bir uyarı olduğunu düşünüyoruz…

Nisan ayında 189, yılın ilk dört ayında en az 622 işçi hayatını kaybetti

İş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı
İnşaat, Yol işkolunda 48 işçi; Tarım, Orman işkolunda 41 emekçi (15 işçi ve 26 çiftçi); Taşımacılık işkolunda 16 işçi; Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 12 işçi; Metal işkolunda 10 işçi; Belediye, Genel İşler işkolunda 10 işçi; Madencilik işkolunda 9 işçi; Enerji işkolunda 8 işçi; Konaklama, Eğlence işkolunda 8 işçi; Petro-Kimya, Lastik işkolunda 6 işçi; Gıda, Şeker işkolunda 3 işçi; Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 3 işçi; Savunma, Güvenlik işkolunda 3 işçi; Tekstil, Deri işkolunda 2 işçi; Ağaç, Kağıt işkolunda 2 işçi; İletişim işkolunda 2 işçi; Çimento, Toprak, Cam işkolunda 2 işçi; Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 1 işçi; Elimizdeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 3 işçi hayatını kaybetti…

İş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı
Trafik, Servis Kazası nedeniyle 41 işçi; Ezilme, Göçük nedeniyle 37 işçi; Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 32 işçi; Yüksekten Düşme nedeniyle 29 işçi; Elektrik Çarpması nedeniyle 11 işçi; Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 7 işçi; İntihar nedeniyle 7 işçi; Şiddet nedeniyle 7 işçi; Patlama, Yanma nedeniyle 5 işçi; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 4 işçi; Kesilme, Kopma nedeniyle 3 işçi; Diğer nedenlerden dolayı 6 işçi hayatını kaybetti…

İş cinayetlerinin yaş gruplarına göre dağılımı
0-14 yaş arası 3 işçi,
15-17 yaş arası 2 işçi,
18-29 yaş arası 26 işçi,
30-49 yaş arası 76 işçi,
50-64 yaş arası 61 işçi,
65 yaş ve üstü 18 işçi,
Yaş belirlenemeyen 3 işçi hayatını kaybetti…

İş cinayetlerinin illere göre dağılımı
Nisan ayında Türkiye’nin 59 şehrinde ve yurtdışında üç ülkede (kısa vadeli çalışmak için gidilen veya Türkiye menşeili şirketlerde çalışan) iş cinayeti gerçekleşti. İstanbul iş cinayetlerinde bu ayda açık ara önde.
20 ölüm İstanbul’da; 9 ölüm Bursa’da; 7’şer ölüm Ankara, Antalya, Burdur ve Manisa’da; 6’şar ölüm İzmir, Kahramanmaraş ve Kocaeli’nde; 5’er ölüm Diyarbakır, Malatya ve Sakarya’da; 4’er ölüm Bitlis, Düzce, Muğla ve Samsun’da; 3’er ölüm Aydın, Denizli, Gaziantep, Giresun, Kayseri, Kırklareli, Konya, Mersin, Şanlıurfa, Tekirdağ ve Uşak’ta; 2’şer ölüm Adana, Amasya, Batman, Bilecik, Çorum, Eskişehir, Hatay, Kars, Kastamonu, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Nevşehir, Siirt ve Zonguldak’ta; 1’er ölüm Adıyaman, Aksaray, Ardahan, Artvin, Balıkesir, Karabük, Karaman, Kütahya, Niğde, Ordu, Osmaniye, Rize, Sivas, Şırnak, Tokat, Tunceli, Yozgat, Bulgaristan, Pakistan ve Rusya’da meydana geldi…

]]>
2013’ten bugüne en az 852 çocuk işçi çalışırken hayatını kaybetti! https://yenidunya.org/emek-gundemi/33990/2013ten-bugune-en-az-852-cocuk-isci-calisirken-hayatini-kaybetti/ Wed, 22 Apr 2026 11:17:49 +0000 https://yenidunya.org/?p=33990 İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi İSİG, çocuk işçiliği raporunu açıkladı. İSİG raporuna böre 2013 yılından bugüne en az 852 çocuk işçi çalışırken hayatını kaybetti.

Raporda, “Çocuk işçiliği tercih değildir. Türkiye’de çocuklar, toplumu yoksullaştıran ekonomi politikaları (OVP), kamusal eğitimin tasfiyesi ve sermayenin ucuz işgücü ihtiyacı doğrultusunda kitlesel biçimde çalıştırılmaktadır. MESEM başta olmak üzere bu yazımızda da değindiğimiz farklı mekanizmalarla bu süreç “eğitim” adı altında meşrulaştırılmakta, çocukların yaşamı, sağlığı ve geleceği sermayenin ihtiyaçlarına göre şekillendirilmektedir.” denildi.

İSİG raporundan başlıklar:

Her yıl onlarca çocuk işçi çalışırken ölüyor
Ülkemizde Çalışma Bakanlığı’nın sitesinde yer alan istatistikleri incelediğimizde resmi olarak her yıl 13-14 çocuk işçi ölümü kayıtlara geçiyor ve bu ölümler duyu(ru)lmuyordu. Ancak 2013 yılından beri İSİG Meclisi olarak kayıt altına aldığımız iş cinayetleri raporlarında da belirttiğimiz üzere her yıl 63-64 çocuk hayatını kaybetti ve bu tablo son iki yılda daha da derinleşti. 2024 yılında 71 çocuk işçi ölürken 2025 yılında ölen çocuk işçi sayısının 94 olması çocuk emeğinin durumunu özetliyor. Çocuk işçi ölümleri kolektif çabaların da gayretiyle gözler önüne serilince geçen yıldan beri büyük bir tepki oluştu. Bu tepkinin somutlaştığı ana uygulama ise Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) ve kısmen Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri (MTAL) oldu…

Türkiye’de üç milyon civarında çocuk çalışıyor
Tarım sektöründe; mevsimlik işçi, gezici mevsimlik işçi (tarımda en kötü çalışma biçimi), bulunduğu bölgede çalışan tarla işçisi, çoban, besi çiftliği işçisi, orman işçisi, balıkçı ve çiftçiler olmak üzere çocukların birçok farklı çalışma biçimi bulunuyor. Sadece Şanlıurfa’yı örnek vermemiz bile yeterli: Baronun pandemi süreci ile birlikte yaptığı araştırmanın da gösterdiği üzere şehirden 300 ila 500 bin civarında çocuk Mayıs ayı ile birlikte başka şehirlere aileleri ile birlikte giderek eğitimden kopuyor ve tarlalarda çalışıyor.
İnşaat sektöründe; sıvacı, duvarcı, ortacı gibi çırak ve kalfa adıyla çalışan ama iş yükü bakımından yetişkinlerle aynı şekilde çalışan genellikle ailenin diğer üyeleriyle ya da akrabalarıyla gelen çocuklar var. Ordulu, Samsunlu, Çorumlu, Vanlı, Ağrılı ve göçmen çocuklardan oluşan on binlerce çocuk işçi demek bu.
Hizmet sektöründe; son dönemde özellikle moto kurye olan, AVM’lerdeki her dükkânda, yemek satılan her yerde satışta veya mutfakta çalışan, ayrıca sokakta; ayakkabı boyacılığı, seyyar satıcılık, araba camı silme, atık toplama gibi işlerde çalışan; her şehirde her ana caddede çalışan on binlerce çocuk işçi var.
Sanayi sektöründe; merdiven altı işyerlerinde, atölyelerde, eskiden büyük kentlerde iken şimdi Anadolu kentlerinin tamamına yayılan organize sanayi bölgelerinde (OSB), metalde, deride, kimyada, ağaçta çalışan kayıtlı ya da kayıtdışı on binlerce çocuk işçi çalışıyor.

MESEM ve MTAL uygulamalarında kaç öğrenci / çocuk işçi var?
Yukarıdaki başlıkta belirttiğimiz üç milyon çocuk işçinin içinde son yıllarda kitleselleşerek artan stajyer/çırak olarak çalışan öğrenciler önemli bir yer tutuyor. Bu çocuklar sanayi-inşaat-hizmet sektörlerinde eğitim sistemine entegrasyon adı altında işçileştiriliyor. MESEM ve MTAL’lardaki öğrenci sayısı çok değişken, bu anlamda her açıklamada verilen sayı farklı ama bu noktada biz Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in açıklamalarını baz alıyoruz. Bakanın 1 Aralık 2025’te ‘Türkiye Yüzyılı Mesleki ve Teknik Eğitim Zirvesi’nde yaptığı konuşmadaki ifadeleri şöyle:
“2024-2025 eğitim öğretim yılı itibarıyla toplam 3 bin 954 meslek okulunda 1 milyon 536 bin 242 öğrencimiz, 408 MESEM’de 420 bin öğrencimiz var.” Yani işçileştirilme sürecinde olan yaklaşık 2 milyon öğrenci demek bu.
“2025-2026 eğitim öğretim yılında 509 bin 85 mesleki eğitim merkezi öğrencisi 224 bin 346 işletmede, 254 bin 60 MTAL öğrencisi ise 111 bin 578 işletmede mesleki eğitimi almaktadır.” Yani yaklaşık iki milyon öğrencinin (MESEM+MTAL) 765 bini işyerlerinde ‘bizzat işçi olarak çalışıyor’.
Özetle anlaşılması gereken husus şu: Türkiye’de sanayi, tarım, inşaat ve hizmet sektörlerinde 3 milyon civarında çocuk farklı biçimlerde çalıştırılıyor. Bunun en çıplak sonucu olan iş cinayetleri de (son 13 yılda 852 çocuk işçi ölümü) gerçekliğin gözler önüne serilmesini sağladı.

Çocuk işçiliği nasıl kitleselleştirildi?
Bu sürecin temelinde 24 Ocak kararları ve 12 Eylül darbesi ile hayata geçirilen neoliberal politikalar var ama ‘çocuk işçiliğinin kitleselleştirilmesi’ özellikle son 20 yılda uygulanan yoksullaştırma ve eğitim politikaları ile birlikte oldu.
Öncelikle eğitim sistemi üniversiteden başlayarak ilkokula kadar çökertildi. Her ile bir üniversite söylemi ile adını bilmediğimiz üniversiteler, bölümler açıldı, kitlesel mezunlar verildi. Bu süreç ücretlerin düşmesine, işsizliğe ve ataması yapılmayan mesleklerin oluşmasına yol açtı.
Eğitimin metalaştırılması ve sanayi-eğitim işbirliği politikaları hayata geçirildi. 2006 yılında MEB-Koç Holding işbirliği ile “Meslek Lisesi Memleket Meselesi” şiarıyla öğrencilerin sanayi için ara eleman olarak yetiştirilmeye başlanması hedefiyle meslek okullarının sayısı artırıldı ve liselerdeki oranı üçte biri geçti.
2012 yılında 4+4+4 ile ilk sekiz yıllık eğitim parçalandı, çocuklar 60 aylıktan itibaren okula başlatıldı, hayattan kopuk bir teorik müfredata boğuldu, okullara bina yapımı-öğretmen maaşı dışında hiçbir kaynak aktarılmadı. Özel okullara teşvikler verildi ve sayıları artırıldı. Bugün ilköğretimi bitiren ama temel matematik, dil, fen ve hayat bilgisi olmayan binlerce çocuk var.
Özetle eğitim sistemine büyük bir darbe vuruldu. Okumanın hem bir ‘gelecek sağlamadığı’ hem de ‘gereksiz bir faaliyet’ olduğu ‘herkes okuyacak diye bir şey yok’ denilerek empoze edildi ve eğitim politikaları bu noktada şekillendi.

2013’ten bugüne en az 852 çocuk işçi çalışırken hayatını kaybetti!

Kentlerdeki çocukların en kötü çalışma biçimi olarak MESEM
2008 krizi sonrası yoksullaştırma politikaları hızla devreye girdi. Alım gücü düştü ve ailenin her üyesi çalışmak zorunda kalmaya başladı. Kentsel yoksulluk yaygınlaşınca eğitim politikalarının da bu konudaki yönlendirmesiyle hızla ‘çocuk işçiliği kentleşti’. Pandemi süreci ile birlikte çocuklar kitlesel olarak örgün eğitimden açık liseye kaydını aldırdı. Özellikle MESEM’de gördüğümüz üzere bizzat devlet politikalarıyla kitleselleştirilen çocuk işçiliği ve tüm Anadolu kentlerinde yoğunlaşan OSB gerçekliği artık çocuk işçi ölümlerini kent merkezlerine ve çeperlerine taşıdı.
MÜSİAD’ın düzenlediği 2014 Meslek Lisesi Çalıştayı raporundaki görüşler doğrultusunda şekillenen MESEM, 2016 yılında örgün eğitim kapsamına alındı. 2020 yılında MESEM programı öğrencileri fark derslerini alarak meslek lisesi diploması almaya hak kazandılar ve meslek liseleri bünyesinde MESEM sınıfları açılarak yaygınlık kazandı. 2021 yılında stajyer ve çırak ücretlerinin patronların sorumluluğundan alınıp İşsizlik Sigortası Fonuna bağlamasının ardından özellikle

MESEM’li sayısında kitlesel bir artış yaşandı.
MESEM’lerde yoğunlaşan çocuk işçiliğinin nesnel zeminini yoksullaştırma ve eğitim sisteminin dışına itilme politikaları oluşturmaktadır. Yüzbinlerce çocuk eğitim adı altında bir gün okula dört gün işyerine gitmektedir. Pratikte ise işyerlerinde çalışma 5-6 gün ve 10-12 saate kadar çıkmakta ve Bakanın da izin verdiği üzere gece 23.00’a kadar ‘işi öğrenme bizzat işçi olarak çalışarak’ gerçekleştirilmektedir. Çocuklara verilen asgari ücretin üçte biri ila yarısı olan ücret ise (9-14 bin TL) işsizlik fonundan karşılanmakta, patronun cebinden en fazla (o da isterse) verdiği yemek ya da harçlık çıkmaktadır. Yani MESEM patronlar için ‘ücretsiz bir işgücü kaynağı’dır.
Bu nedenle MESEM yalnızca kötü bir eğitim modeli olarak kavranamaz. MESEM, kamusal kaynaklarla finanse edilen, sermayeye düşük maliyetli / bedava çocuk emeği sağlayan bir mekanizmadır. “Mesleki eğitim” söylemi, çocukların erken yaşta sömürü düzeni içine çekilmesini meşrulaştırmak için kullanılmaktadır.
Bu uygulamanın son iki yıldır ortaokul düzeyine indirilmesi için adımlar atılmaya başlandı. 17 Ocak 2025’te Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelikle 5. ve 6. sınıflarda eğitim yılı süresince, 7. sınıfta ise eylül ayının son iş gününe kadar ortaokullardaki çocukların meslek ortaokullarına nakli yapılabilecek. Yani mesleki eğitim adıyla işçileştirme yaşı 10-11’e düşürülüyor.
Sonuç olarak genelde maddi durumu kötü olan ailelerden çocuklar MESEM’e gitmektedir. Böylece bir yandan lise diploması alıp diğer yandan çalışıp diploma, kalfalık ve ustalık belgesi alarak (meslek sahibi olup koluna altın bilezik takarak) işyeri açma hayalleri olacak. Ancak gerçekte bu çocuklara sunulan gelecek OSB’lerde, gıda, metal, kimya gibi sektörlerde ara eleman olma ya da hizmet sektörü çalışanı olmaktır. Diğer yandan sağlıklarını, çocukluklarını ve gençliklerini işyerlerinde bırakacaklar.
İş cinayetleri en acı gerçektir ama orta-uzun vadeli sağlık sorunlarını da sorunun diğer yüzüdür. Uzun çalışma saatleri, ağır ve tehlikeli işlerde çalışma, kimyasal ve fiziksel risklere maruz kalma, gelişim çağında bedensel yıpranma, ruhsal örselenme ve eğitimden kopuş çocuk işçiliğinin pek de görünmeyen ama insan bedeninde kalıcı hasarlara neden olan sonuçlarıdır. Çocuk işçiliği, bu anlamda bir halk sağlığı sorunudur.

Çocuk işçiliği ile mücadeleye
Şu an çocukların kitlesel olarak işçileştirildiği bir sürecin sonuçlarını yakıcı bir şekilde yaşıyoruz. Bu noktada;
1-Çocuk işçiliği yasaklanmalıdır. Çocukları erken yaşta işgücüne iten tüm uygulamalara son verilmelidir.
2-Eğitim parasız ve bilimsel bir temelde yeniden yapılandırılmalıdır, özel okullar kamulaştırılmalıdır. Ailelerin çocuklarını çalışmaya mecbur bırakan koşullar ortadan kaldırılmalı, ücretsiz beslenme, ulaşım ve barınma gibi önlemler devlet tarafından sağlanmalıdır. Bu noktada eğitime bütçeden ayrılan pay artırılmalıdır.
3-Bizler, mesleki eğitime değil, çocukların ailelerinin maddi durumuna göre geleceklerinin belirlenmesine, çocuk yaşta işçileştirilmesine karşıyız. Çocuklarımızın hayatları yetenekleri ve eğilimlerine göre şekillenmelidir.
(Nasıl bir mesleki eğitim tartışması yapılmalıdır. Örneğin; mesleki eğitime başlama yaşı 16 olmalı, okulda ve işletmede geçen süre 40 saati aşmamalı, Cumartesi ve Pazar günleri tatil olmalı, 20.00-06.00 arasında çalışma yasak olmalı, sadece iş kazası ve meslek hastalıkları sigortası değil emeklilik sigortası da yapılmalı, ücret ve sigorta primlerini işveren ödemeli, ücret asgari düzeye çıkarılmalı, işçi sağlığı ve iş güvenliği denetimleri yapılmalı vb… Özetle ‘bizzat işçilik yaparak öğrenme’ değil ‘okul ve işyerinde birbirini tamamlayan bir eğitim-öğrenme’ temel alınmalıdır.)
Tabi sadece talep ederek bu sorunlar düzelmez. Emek ve gençlik örgütlenmelerinin öncülüğünde güncel sorunlar üzerinden oluşacak ortak yaklaşımların öne çıkarılacağı, toplumun bütün kesimlerini kapsayabilecek ‘çocuk işçiliği ile mücadele’ ekseninde ‘koordinatif bir ilişki ağı’ geliştirilmelidir.
Çocuk işçiliği ile mücadele diğer toplumsal sorunlardan ayrı düşünülemez. Esasen bugün gelinen süreçte zikzaklar çizilse de çocuk işçi ölümleri, MESEM’ler, bütçede çocuklar, parasız eğitim, uyuşturucu/kumar/şiddet/sanal bağımlılık ve çetelere karşı mücadele gibi güncel sorunlar üzerinden fiili bağlar kuruluyor ve adımlar atılıyor. Bu adımların kurumsal bir karaktere bürünmesi ise bizim ellerimizde…

]]>
İSİG: Mart ayında en az 148 işçi hayatını kaybetti https://yenidunya.org/emek-gundemi/33968/isig-mart-ayinda-en-az-148-isci-hayatini-kaybetti/ Fri, 10 Apr 2026 12:18:09 +0000 https://yenidunya.org/?p=33968 Mart ayında yüzde 61’i ulusal basından; yüzde 39’u işçilerin mesai arkadaşları, aileleri, iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri, sendikalar ve yerel basından öğrenilen bilgilere dayanarak tespit edilen en az 148 işçi hayatını kaybetti. Böylece 2026 yılının ilk üç ayında iş cinayeti sayısı (Ocak 155, Şubat 129, Mart 148) 432’ye ulaştı.

Neden iş kazası yerine iş cinayeti diyoruz?
Öncelikle şunu belirtelim. İSİG Meclisi olarak ‘iş cinayeti’ kavramını biz icat etmedik. Bu kavram 52 yıldan beridir kullanılmakta ve sınıf hareketinin durumunu, pozisyonunu da belirtmektedir.

•İş kazaları; patronların maliyet hesabı yapıp gerekli önlemleri (ortam, ekipman vd) almamaları, yani karlarını işçinin hayatının önüne koymaları yüzünden İş Cinayetidir.

•İş kazaları; patronların üç işçinin yapabileceği işi daha az ücret vermek için iki işçiye yaptırmaları yüzünden İş Cinayetidir.

•İş kazaları; işçilerin günde en fazla 8 saat çalışması gerekirken patronlar tarafından 12 saat çalıştırılması, bu çalışma sisteminin günlerce sürdürülmesi ve normalleştirilmesi yüzünden İş Cinayetidir.

•İş kazaları; patronların işçilere düşük ücret vermesi ve bu yüzden işçilerin gıda, ulaşım ve barınma gibi en temel ihtiyaçlarını karşılayamadığı için İş Cinayetidir.

•İş kazaları; patronlar ve devletin işçilerin temel yasal haklarını bile yok sayması, sendikal örgütlenmenin engellenmesi, grevlerin ertelenmesi, 1 Mayısların yasaklanması, işçilerin haklarını savundukları için işten atılması ve korunma mekanizmalarının olmaması nedeniyle İş Cinayetidir.
Bu noktada rejimin emekçiler içinde egemen kıldığı ‘iş kazası’ kavramı yerine ‘iş cinayeti’ kavramını kullanmak sınıf hareketi açısından önemli bir mücadele kazanımıdır.

İSİG: Mart ayında en az 148 işçi hayatını kaybetti

Mart ayında en az 148 iş cinayeti
•Mart ayında en çok iş cinayeti 26 ölümle inşaat işkolunda meydana geldi. İkinci sırada 23 ölümle taşımacılık işkolu var. Üçüncü sırada ise 21 ölümle tarım/orman işkolu geliyor. İş cinayetlerine sektörel olarak baktığımızda ise sanayide 56 işçi, hizmette 43 işçi, inşaatta 28 işçi ve tarımda 21 işçi hayatını kaybetti.

•Ölüm nedenlerinde ilk sırada ise çoğunluğunun taşımacılık ve tarım işkolunda meydana geldiği trafik, servis kazaları nedenli ölümler bulunuyor. İkinci sırada bütün işkollarını yatay kesen bir neden olan kalp krizi ve beyin kanamaları geliyor. Üçüncü sırada ise yüksekten düşmeler var. Bu ölümlerin yüzde 72’si inşaatlarda meydana geldi. Dördüncü sırada ise Maden, tekstil, inşaat, tarım ve metalde görülen ezilme ve göçük nedenli ölümler var.

•En çok iş cinayeti İstanbul, Antalya, İzmir, Gaziantep, Aydın, Bursa, Mersin, Trabzon, Adana, Kocaeli, Sakarya, Çankırı, Edirne, Hatay, Kütahya, Mardin ve Tekirdağ sanayi merkezleri olan ya da tarımsal üretim veya inşa faaliyetlerinin yoğunlaştığı şehirlerde meydana geldi.

•İş cinayetlerinde ölenlerin 16’sı kadın işçiydi. Ölen kadınların sekizi tarım, biri madencilik, biri ticaret, biri büro, biri eğitim, biri metal, biri taşımacılık, biri depo ve biri genel işler işkollarında çalışıyordu.

•Mart ayında en az 15 göçmen işçi (dokuzu Suriyeli, ikisi Afganistanlı, biri Gürcistanlı, biri İranlı, biri Kazakistanlı, biri Mısırlı) hayatını kaybetti: Yıllık iş cinayetlerine baktığımızda oran olarak iki katı göçmen işçi ölümü demek bu. Göçmen işçilerin altısı tarım, üçü inşaat, ikisi taşımacılık, ikisi genel işler, biri tekstil ve biri metal işkollarında çalışıyordu.

•Ölen işçilerin en az 3’ü (yüzde 2,02) sendika üyesi, 145’i (yüzde 97,98) sendikasız. Sendikalı işçiler enerji ve metal işkollarında çalışıyordu. Ancak özellikle eğitim, iletişim, sağlık ve belediye işkollarında ölen işçiler içinde de sendikalı işçiler olabilir. Ancak herhangi bir açıklama olmadığı için işçilerin sendika üyesi olma bilgisini öğrenmekte zorlanıyoruz.

İş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı
İnşaat, Yol işkolunda 26 işçi; Taşımacılık işkolunda 23 işçi; Tarım, Orman işkolunda 21 emekçi (10 işçi ve 11 çiftçi); Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 17 işçi; Madencilik işkolunda 7 işçi; Metal işkolunda 6 işçi; Savunma, Güvenlik işkolunda 6 işçi; Belediye, Genel İşler işkolunda 6 işçi; Gıda, Şeker işkolunda 5 işçi; Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 4 işçi; Konaklama, Eğlence işkolunda 4 işçi; Petro-Kimya, Lastik işkolunda 3 işçi; Tekstil, Deri işkolunda 3 işçi; Enerji işkolunda 3 işçi; Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 3 işçi; Ağaç, Kağıt işkolunda 2 işçi; Çimento, Toprak, Cam işkolunda 2 işçi; İletişim işkolunda 1 işçi; Basın, Gazetecilik işkolunda 1 işçi; Elimizdeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 5 işçi hayatını kaybetti…

İş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı
Trafik, Servis Kazası nedeniyle 36 işçi; Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 28 işçi; Yüksekten Düşme nedeniyle 25 işçi; Ezilme, Göçük nedeniyle 19 işçi; Patlama, Yanma nedeniyle 8 işçi; İntihar nedeniyle 8 işçi; Şiddet nedeniyle 7 işçi; Elektrik Çarpması nedeniyle 5 işçi; Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 5 işçi; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 2 işçi; Diğer nedenlerden dolayı 5 işçi hayatını kaybetti…

İş cinayetlerinin yaş gruplarına göre dağılımı
0-14 yaş arası 6 işçi,
15-17 yaş arası 2 işçi,
18-29 yaş arası 20 işçi,
30-49 yaş arası 65 işçi,
50-64 yaş arası 43 işçi,
65 yaş ve üstü 6 işçi,
Yaşı belirlenemeyen 6 işçi hayatını kaybetti…

İSİG: Mart ayında en az 148 işçi hayatını kaybetti

İş cinayetlerinin bölgelere göre dağılımı
Mart ayında Türkiye’nin 50 şehrinde ve yurtdışında üç ülkede (kısa vadeli çalışmak için gidilen veya Türkiye menşeili şirketlerde çalışan) iş cinayeti gerçekleştiğini tespit ettik:
22 ölüm İstanbul’da; 13 işçi Antalya’da; 8 ölüm İzmir’de; 7 ölüm Gaziantep’te; 5’er ölüm Aydın, Bursa, Mersin ve Trabzon’da; 4’er ölüm Adana, Kocaeli ve Sakarya’da; 3’er ölüm Çankırı, Edirne, Hatay, Kütahya, Mardin ve Tekirdağ’da; 2’şer ölüm Ankara, Balıkesir, Erzurum, Isparta, Karabük, Konya, Samsun, Uşak, Zonguldak, İran ve Katar’da; 1’er ölüm Adıyaman, Aksaray, Amasya, Bilecik, Bolu, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Giresun, Kahramanmaraş, Karaman, Kars, Kayseri, Kırıkkale, Kırklareli, Malatya, Muğla, Nevşehir, Niğde, Ordu, Osmaniye, Şanlıurfa, Tunceli, Yalova, Yozgat ve Mısır’da meydana geldi…

]]>
Ocak ayında en az 146 işçi hayatını kaybetti https://yenidunya.org/emek-gundemi/33781/ocak-ayinda-en-az-146-isci-hayatini-kaybetti/ Tue, 10 Feb 2026 11:25:51 +0000 https://yenidunya.org/?p=33781 İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) 2026 Ocak ayı iş cinayetleri raporunu açıkladı. Rapora göre, Ocak ayında en az 146 işçi hayatını kaybetti.

Raporda şu bilgilere yer verildi:
•Ocak ayında en çok iş cinayeti 29 ölümle inşaat işkolunda meydana geldi. İkinci sırada 23 ölümle taşımacılık işkolu var. Üçüncü sırada ise 16 ölümle metal işkolu geliyor. İş cinayetlerine sektörel olarak baktığımızda ise sanayide 67 işçi, hizmette 36 işçi, inşaatta 31 işçi, ve tarımda 12 işçi hayatını kaybetti.

•Ölüm nedenlerinde ilk sırada tarım, inşaat ve metalde görülen ezilme ve göçük nedenli ölümler var. ikinci sırada yüksekten düşmeler var. Bu ölümlerin yüzde 61’i inşaatlarda meydana geldi. Üçüncü sırada ise yarıdan fazlasının taşımacılık işkolunda meydana geldiği trafik, servis kazaları nedenli ölümler bulunuyor.

•En çok iş cinayeti İstanbul, Kocaeli, Denizli, Antalya, Aydın, Bursa, Diyarbakır, Gaziantep, İzmir, Ankara, Erzurum ve Sakarya gibi sanayi merkezleri olan, tarımsal üretim veya inşa faaliyetlerinin yoğunlaştığı şehirlerde meydana geldi.

•Ocak ayında en az 4 çocuk iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Ölen çocukların ikisi inşaat işçisi, biri moto kurye ve biri çiftçiydi.

•İş cinayetlerinde ölenlerin 6’sı kadın işçiydi. Ölen kadınlar gıda, eğitim, sağlık, genel işler işkollarında çalışıyordu. İki kadının çalıştığı işkolu belirlenemedi, ama sektörel olarak sanayide çalıştıkları belirtildi.

•Ocak ayında en az 4 göçmen işçi (biri Cezayirli, biri Iraklı, biri Mısırlı, biri Suriyeli ) hayatını kaybetti. Son on üç yıldır Türkiye’de ölen göçmen işçilerin en az yarısı Suriyeli ve Afganistanlıdır. Ancak son dönemde özellikle deprem şehirlerinde inşaatlarda ve Marmara’da inşaatta/sanayide Cezayirli, İranlı ve Mısırlı işçilerin varlığı bu ülkelerden gelen işçi göçünü de göstermektedir. Göçmen işçilerin ikisi inşaat, biri gemi ve biri konaklama işkollarında çalışıyordu.

•Ölen işçilerin en az 2’si (yüzde 1,36) sendika üyesi, 144’ü (yüzde 98,64) sendikasız. Sendikalı işçilerin biri sağlık ve biri belediye işkollarında çalışıyordu. Tespit edilenin ötesinde ölen sendikalı işçilerin olduğu belirtildi…

Ocak ayında en az 146 işçi hayatını kaybetti

İş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı:
İnşaat, Yol işkolunda 29 işçi; Taşımacılık işkolunda 23 işçi; Metal işkolunda 16 işçi; Tarım, Orman işkolunda 12 emekçi (6 işçi ve 6 çiftçi); Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 9 işçi; Belediye, Genel İşler işkolunda 7 işçi; Madencilik işkolunda 6 işçi; Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 6 işçi; Konaklama, Eğlence işkolunda 6 işçi; Gıda, Şeker işkolunda 5 işçi; Ağaç, Kağıt işkolunda 4 işçi; Tekstil, Deri işkolunda 3 işçi; Çimento, Toprak, Cam işkolunda 3 işçi; Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 2 işçi; Petro-Kimya, Lastik işkolunda 1 işçi; Enerji işkolunda 1 işçi; Savunma, Güvenlik işkolunda 1 işçi; Elimizdeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 12 işçi hayatını kaybetti…

İş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı:
Ezilme, Göçük nedeniyle 34 işçi; Yüksekten Düşme nedeniyle 28 işçi; Trafik, Servis Kazası nedeniyle 28 işçi; Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 25 işçi; İntihar nedeniyle 7 işçi; Patlama, Yanma nedeniyle 6 işçi; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 5 işçi; Şiddet nedeniyle 3 işçi; Elektrik Çarpması nedeniyle 2 işçi; Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 2 işçi; Diğer nedenlerden dolayı 6 işçi hayatını kaybetti…

İş cinayetlerinin yaş gruplarına göre dağılımı:
15-17 yaş arası 4 çocuk/genç işçi,
18-29 yaş arası 25 işçi,
30-49 yaş arası 78 işçi,
50-64 yaş arası 30 işçi,
65 yaş ve üstü 6 işçi,
Yaşı bilinmeyen 3 işçi hayatını kaybetti…

İş cinayetlerinin illere göre dağılımı:
Ocak ayında Türkiye’nin 49 şehrinde ve yurtdışında üç ülkede (kısa vadeli çalışmak için gidilen veya Türkiye menşeili şirketlerde çalışan) iş cinayeti gerçekleştiği tespit edildi.
22 ölüm İstanbul’da; 8 ölüm Kocaeli’nde; 7 ölüm Denizli’de; 6’şar ölüm Antalya, Aydın, Bursa ve Diyarbakır’da; 5’er ölüm Gaziantep ve İzmir’de; 4’er ölüm Ankara, Erzurum ve Sakarya’da; 3’er ölüm Düzce, Hatay, Mersin, Muğla ve Ordu’da; 2’şer ölüm Adana, Adıyaman, Balıkesir, Bartın, Çanakkale, Çorum, Giresun, Kahramanmaraş, Karaman, Kayseri, Tekirdağ, Uşak ve Bulgaristan’da; 1’er ölüm Afyon, Ağrı, Aksaray, Artvin, Batman, Burdur, Çankırı, Edirne, Eskişehir, Konya, Kütahya, Malatya, Mardin, Osmaniye, Samsun, Sinop, Şanlıurfa, Trabzon, Yalova, Zonguldak, Rusya ve Ukrayna’da meydana geldi…

]]>
İş cinayetleri ilk onbir ayda 85 çocuk işçiyi ailelerinden kopardı! https://yenidunya.org/emek-gundemi/33446/is-cinayetleri-ilk-onbir-ayda-85-cocuk-isciyi-ailelerinden-kopardi/ Thu, 04 Dec 2025 11:57:30 +0000 https://yenidunya.org/?p=33446 “İş Cinayetlerine ve Çocuk İşçiliğine Karşı Mücadeleye…”

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) , 2025 Kasım ayı iş cinayetleri raporunu açıkladı.
Rapora göre, kasım ayında 216, yılın ilk on bir ayında en az 1956 işçi hayatını kaybetti.

İSİG raporunda önümüzde duran acil iki başlık olarak şunlar sıralandı
1-İlk iş cinayetleri raporunu yayınlamaya başladığımız 2011 yılının Eylül ayından bugüne 2025 yılı Kasım ayında iş cinayetleri en yüksek seviyeye ulaştı. (Koronavirüs pandemisi dönemindeki 7 ay, Maraş depremlerinin meydana geldiği 2023 Şubat ve Soma katliamının gerçekleştiği 2014 Mayıs hariç). Diğer yandan mevsimlik tarım işçiliğinin yoğunlaştığı yaz aylarında da 200 işçi ölümünün üzerinde aylar oldu ama 216 işçi ölümünün Kasım ayında meydana geldiği de ayrıca not edilmeli.
Yine ölen inşaat işçilerinin sayısını hiç bu kadar yüksek kayıt altına almamıştık. 71 inşaat işçisinin ölümü, güvencesiz çalıştırmanın geldiği noktayı özetliyor. Ayrıca her ay onlarca benzeri yaşansa da görülmeyen katliamlar Dilovası’nda en çıplak biçimde gözler önünde serildi: Kadınların ve çocukların sigortasız ve günde 12 saat çalıştırıldıkları en fazla asgari ücret alabildikleri bir düzen.
O zaman hemen şimdi ‘İş Cinayetlerine Karşı Mücadeleye’…

2-Türkiye’de çocuk işçiliği özellikle tarım sektörü merkezli olarak her zaman vardı. Ancak son on beş yıldaki politikalar (eğitim, yoksullaştırma vb.) çocuk işçiliğini kitleselleştirdiği gibi eksenini kırsaldan kentlere taşıdı. Artık kentlerin fabrikaları, atölyeleri, inşaatları, dükkanları ve AVM’lerinde yüzbinlerce çocuk işçi çırak ya da stajyer adıyla çalıştırılıyor. Sonuç ortada: 2024 yılında kayıt altına aldığımız 71 çocuk işçi ölümü en çok çocuk iş cinayetinin gerçekleştiği yıldı. Bu yıl Kasım ayı sonunda ise ölen çocuk işçi sayısı 85. Yaralanmalar, hastalıklar, fiziksel ve ruhsal şiddet sayılara dökülemeyecek düzeyde.

Kasım ayında en az 216 iş cinayeti
Yüzde 66’sını ulusal basından; yüzde 34’ünü ise işçilerin mesai arkadaşları, aileleri, iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri, sendikalar ve yerel basından öğrendiğimiz bilgilere dayanarak tespit ettiğimiz kadarıyla Kasım ayında en az 216 işçi hayatını kaybetti. Böylece 2025 yılının ilk on bir ayında iş cinayeti sayısı (Ocak 180, Şubat 129, Mart 158, Nisan 156, Mayıs 178, Haziran 161, Temmuz 207, Ağustos 192, Eylül 208, Ekim 171, Kasım 216) 1956’ya ulaştı. Hatırlatalım, geçmiş ayların iş cinayetleri bilgileri her ay güncellenmektedir.

•Kasım ayında en çok iş cinayeti 71 ölümle inşaat işkolunda meydana geldi. İkinci sırada 34 ölümle tarım işkolu var. Ölenlerin 18’i işçi ve 16’sı çiftçi. Üçüncü sırada ise 31 ölümle taşımacılık işkolu geliyor. İş cinayetlerine sektörel olarak baktığımızda ise inşaatta 73 işçi, sanayide 68 işçi, hizmette 41 işçi ve tarımda 34 işçi hayatını kaybetti.

•Ölüm nedenlerinde ilk sırada yüksekten düşmeler var. Bu ölümlerin yüzde 85’i inşaatlarda meydana geldi. İkinci sırada özellikle tarım, inşaat ve sanayide görülen ezilme ve göçük nedenli ölümler var. Üçüncü sırada ise yarısının taşımacılık işkolunda meydana geldiği trafik kazaları nedenli ölümler bulunuyor.

•En çok iş cinayeti İstanbul başta olmak üzere Kocaeli, Şanlıurfa, Manisa, Ankara, İzmir, Ordu, Diyarbakır, Muğla, Adana, Bursa, Mersin, Sakarya, Çanakkale, Elazığ, Hatay, Konya ve Malatya’da meydana geldi. Bu bölgeler sanayi merkezleri olmaları, tarımsal üretim veya inşa faaliyetlerinin yoğunlaşmasıyla öne çıkıyor.

•Kasım ayında en az 13 çocuk iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Ölen çocukların biri çiftçi, on ikisi (tarım, gıda, kimya, ağaç, büro ve inşaat işkollarında çalışan) işçiydi.

•İş cinayetlerinde ölenlerin 19’u kadın işçiydi. Ölen kadınların dokuzu tarım, altısı kimya, ikisi ticaret, biri sağlık ve biri güvenlik işkollarında çalışıyordu.

•Kasım ayında en az 12 göçmen işçi (dördü İranlı, üçü Mısırlı, ikisi Suriyeli, biri Afganistanlı, biri Rusyalı, biri Türkmenistanlı ) hayatını kaybetti. Türkiye’de ölen göçmen işçilerin çoğu Suriyeli ve Afganistanlıdır. Ancak son dönemde özellikle deprem şehirlerinde ölen İranlı ve Mısırlı işçilerin varlığı bu ülkelerden gelen işçi göçünü de göstermektedir. Göçmen işçilerin sekizi inşaat, ikisi tarım, biri ticaret ve biri gemi işkollarında çalışıyordu.

•Ölen işçilerin en az 4’ü (yüzde 1,85) sendika üyesi, 212’si (yüzde 98,15) sendikasız. Sendikalı işçilerin biri enerji, biri liman, biri sağlık ve biri belediye işkollarında çalışıyordu. Tespit ettiğimizin ötesinde ölen sendikalı işçilerin olduğunu belirtmeliyiz…

İş cinayetleri ilk onbir ayda 85 çocuk işçiyi ailelerinden kopardı!

2025 yılının ilk on bir ayında iş cinayetlerinin aylara göre dağılımı şöyle:
Ocak ayında en az 180 işçi, Şubat ayında en az 129 işçi, Mart ayında en az 158 işçi, Nisan ayında en az 156 işçi, Mayıs ayında en az 178 işçi, Haziran ayında en az 161 işçi, Temmuz ayında en az 207 işçi, Ağustos ayında en az 192 işçi, Eylül ayında en az 208 işçi, Ekim ayında en az 171 işçi ve Kasım ayında en az 216 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti…

Kasım ayında iş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı şöyle:
İnşaat, Yol işkolunda 71 işçi; Tarım, Orman işkolunda 34 emekçi (18 işçi ve 16 çiftçi); Taşımacılık işkolunda 31 işçi; Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 14 işçi; Madencilik işkolunda 12 işçi; Belediye, Genel İşler işkolunda 8 işçi; Petro-Kimya, Lastik işkolunda 7 işçi; Metal işkolunda 7 işçi; Konaklama, Eğlence işkolunda 6 işçi; Enerji işkolunda 5 işçi; Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 4 işçi; Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 3 işçi; Savunma, Güvenlik işkolunda 3 işçi; Tekstil, Deri işkolunda 2 işçi; Gıda, Şeker işkolunda 1 işçi; Ağaç, Kağıt işkolunda 1 işçi; Çimento, Toprak, Cam işkolunda 1 işçi; Elimizdeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 6 işçi hayatını kaybetti…

Kasım ayında iş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı şöyle:
Yüksekten Düşme nedeniyle 52 işçi; Ezilme, Göçük nedeniyle 44 işçi; Trafik, Servis Kazası nedeniyle 39 işçi; Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 26 işçi; Elektrik Çarpması nedeniyle 10 işçi; Patlama, Yanma nedeniyle 9 işçi; İntihar nedeniyle 9 işçi; Şiddet nedeniyle 9 işçi; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 7 işçi; Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 4 işçi; Diğer nedenlerden dolayı 7 işçi hayatını kaybetti…

Kasım ayında iş cinayetlerinin yaş gruplarına göre dağılımı şöyle:
14 yaş ve altı 4 çocuk işçi,
15-17 yaş arası 9 çocuk/genç işçi,
18-29 yaş arası 33 işçi,
30-49 yaş arası 97 işçi,
50-64 yaş arası 56 işçi,
65 yaş ve üstü 11 işçi,
Yaşını bilmediğimiz 6 işçi hayatını kaybetti…

Kasım ayında iş cinayetlerinin bölgelere göre dağılımı şöyle:
Kasım ayında Türkiye’nin 60 şehrinde ve yurtdışında altı ülkede (kısa vadeli çalışmak için gidilen veya Türkiye menşeili şirketlerde çalışan) iş cinayeti gerçekleştiğini tespit ettik:
24 ölüm İstanbul’da; 12’şer ölüm Kocaeli ve Şanlıurfa’da; 9 ölüm Manisa’da; 8’er ölüm Ankara, İzmir ve Ordu’da; 7 ölüm Diyarbakır’da; 6’şar ölüm Muğla’da; 5’er ölüm Adana, Bursa, Mersin ve Sakarya’da; 4’er ölüm Çanakkale, Elazığ, Hatay, Konya ve Malatya’da; 3’er ölüm Ağrı, Antalya, Batman, Bolu, Denizli, Hakkari, Kahramanmaraş, Mardin, Niğde, Tekirdağ, Trabzon ve Uşak’ta; 2’şer ölüm Gaziantep, Giresun, Isparta, Karaman, Kırıkkale, Osmaniye, Samsun, Sinop, Sivas ve Van’da; 1’er ölüm Afyon, Aksaray, Ardahan, Artvin, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Çankırı, Çorum, Düzce, Erzincan, Erzurum, Karabük, Kastamonu, Kayseri, Kırşehir, Nevşehir, Rize, Şırnak, Yozgat, Gürcistan, Hırvatistan, Kuzey Kıbrıs, Malta, Rusya ve Suudi Arabistan’da meydana geldi…

]]>
Ekim ayında 169, yılın ilk on ayında en az 1737 işçi hayatını kaybetti https://yenidunya.org/emek-gundemi/33296/ekim-ayinda-169-yilin-ilk-on-ayinda-en-az-1737-isci-hayatini-kaybetti/ Thu, 06 Nov 2025 14:39:38 +0000 https://yenidunya.org/?p=33296 İş Cinayetlerine ve Çocuk İşçiliğine Karşı Mücadeleye…

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi İSİG “Ekim 2025 İş Cinayetleri Raporunu” açıkladı.
Rapora göre, Ekim ayında en az 169 işçi hayatını kaybetti. Böylece 2025 yılının ilk on ayında iş cinayeti sayısı (Ocak 180, Şubat 128, Mart 158, Nisan 156, Mayıs 178, Haziran 161, Temmuz 207, Ağustos 192, Eylül 208, Ekim 169) 1737’ye ulaştı.

Fabrikada, yolda, tarlada iş cinayetleri durmuyor
Raporda iş cinayetleri nedenleri ve işkollarına göre şöyle sıralandı:
•Ekim ayında en çok iş cinayeti tarım işkolunda meydana geldi. Ölenlerin 24’ü çiftçi ve 22’si tarım işçisi. İkinci sırada 43 ölüm ile inşaat işkolu var. Üçüncü sırada ise 25 ölümle taşımacılık işkolu geliyor. İş cinayetlerine sektörel olarak baktığımızda ise sanayide 58 işçi, tarımda 46 işçi, inşaatta 44 işçi ve hizmette 21 işçi hayatını kaybetti.

•Ölüm nedenlerinde ilk sırada ezilme/göçükler var. Bu nedenli ölümler tarlada ve inşaatta çalışırken devrilen traktörün/hareket eden iş makinesinin altında kalma ile sanayi işkollarında makineye kapılma olarak görülmektedir. İkinci sırada trafik/servis kazaları var. Bu nedenli ölümlerin yüzde 76’sını (traktör kasası, uygun olmayan servis minibüsleri vb. gerçekleşen işçi taşınması ve uygun olmayan traktörler yüzünden) tarım ve (uzun çalışma saatleri, tek şoför çalışma, uygun olmayan yollar, iş yetiştirme baskısı vb. yüzünden) taşımacılık işkollarında görüyoruz. Üçüncü sırada yüksekten düşmeler var. Bu nedenli ölümlerin yüzde 79’u uygun olmayan iskeleler, olmayan korkuluklar, boşlukların kapatılmaması, yani yüksekte çalışmaya uygun olmayan koşullar yüzünden inşaatlarda meydana geldi. Dördüncü sırada ise kalp krizi/beyin kanaması nedenli ölümler var. Bu ölümlerin temelinde her işkolunu yatay bir kesen olan aşırı-yoğun-fazla çalışma koşulları yatıyor.

•En çok iş cinayeti İstanbul başta olmak üzere Mersin, Ankara, Bursa, Hatay, İzmir, Ordu, Çanakkale, Sakarya, Aydın, Denizli, Gaziantep, Kocaeli, Konya, Malatya ve Muğla’da meydana geldi. Bu bölgeler sanayi merkezleri olmaları, tarımsal üretim veya inşa faaliyetlerinin yoğunlaşmasıyla öne çıkıyor.

•Ekim ayında en az 8 çocuk iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Ölen çocukların altısı işçi ve ikisi çiftçiydi.

•İş cinayetlerinde ölenlerin 12’si kadın işçiydi. Ölen kadınların beşi tarım, biri gıda, biri tekstil, biri büro, biri ticaret, biri metal, biri sağlık ve biri genel işler işkollarında çalışıyordu.
•Ekim ayında en az 7 göçmen işçi (üçü Suriyeli, biri Azerbaycanlı, biri Mısırlı, biri Türkmenistanlı, biri Ukraynalı) hayatını kaybetti. Göçmen işçilerin ikisi tarım, ikisi inşaat, ikisi tersane ve biri metal işkollarında çalışıyordu.

•Ölen işçilerin en az 3’ü (yüzde 1,77) sendika üyesi, 166’sı (yüzde 98,23) sendikasız. Sendikalı işçilerin ikisi sağlık ve biri enerji işkollarında çalışıyordu. Tespit ettiğimizin ötesinde ölen sendikalı işçilerin olduğunu belirtmeliyiz.

Ekim ayında 169, yılın ilk on ayında en az 1737 işçi hayatını kaybetti

İş cinayetlerinin aylara göre dağılımı
Ocak ayında en az 180 işçi, Şubat ayında en az 128 işçi, Mart ayında en az 158 işçi, Nisan ayında en az 156 işçi, Mayıs ayında en az 178 işçi, Haziran ayında en az 161 işçi, Temmuz ayında en az 207 işçi, Ağustos ayında en az 192 işçi, Eylül ayında en az 208 işçi ve Ekim ayında en az 169 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti…

İş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı
Tarım, Orman işkolunda 46 emekçi (22 işçi ve 24 çiftçi); İnşaat, Yol işkolunda 43 işçi; Taşımacılık işkolunda 25 işçi; Metal işkolunda 10 işçi; Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 8 işçi; Belediye, Genel İşler işkolunda 7 işçi; Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 5 işçi; Konaklama, Eğlence işkolunda 4 işçi; Çimento, Toprak, Cam işkolunda 3 işçi; Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 3 işçi; Gıda, Şeker işkolunda 2 işçi; Madencilik işkolunda 2 işçi; Petro-Kimya, Lastik işkolunda 2 işçi; Ağaç, Kağıt işkolunda 2 işçi; Enerji işkolunda 2 işçi; Tekstil, Deri işkolunda 1 işçi; Elimizdeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 4 işçi hayatını kaybetti…

İş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı
Ezilme, Göçük nedeniyle 39 işçi; Trafik, Servis Kazası nedeniyle 34 işçi; Yüksekten Düşme nedeniyle 29 işçi; Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 28 işçi; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 7 işçi; Patlama, Yanma nedeniyle 5 işçi; Şiddet nedeniyle 5 işçi; Elektrik Çarpması nedeniyle 4 işçi; Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 4 işçi; İntihar nedeniyle 4 işçi; Kesilme, Kopma nedeniyle 1 işçi; Diğer nedenlerden dolayı 9 işçi hayatını kaybetti…

İş cinayetlerinin yaş gruplarına göre dağılımı
14 yaş ve altı 1 çocuk işçi,
15-17 yaş arası 7 çocuk/genç işçi,
18-29 yaş arası 32 işçi,
30-49 yaş arası 61 işçi,
50-64 yaş arası 46 işçi,
65 yaş ve üstü 14 işçi,
Yaşı belirlenemeyen 8 işçi hayatını kaybetti…

İş cinayetlerinin bölgelere göre dağılımı
Ekim ayında Türkiye’nin 54 şehrinde ve yurtdışında altı ülkede (kısa vadeli çalışmak için gidilen veya Türkiye menşeili şirketlerde çalışan) iş cinayeti gerçekleştiğini tespit ettik:
19 ölüm İstanbul’da; 10 ölüm Mersin’de; 9 ölüm Ankara’da; 7 ölüm Bursa’da; 6’şar ölüm Hatay, İzmir ve Ordu’da; 5’er ölüm Çanakkale ve Sakarya’da; 4’er ölüm Aydın, Denizli, Gaziantep, Kocaeli, Konya, Malatya ve Muğla’da; 3’er ölüm Aksaray, Antalya, Çorum, Kastamonu ve Tekirdağ’da; 2’şer ölüm Adana, Balıkesir, Bartın, Bilecik, Burdur, Edirne, Kahramanmaraş, Kayseri, Mardin, Nevşehir, Samsun, Sivas, Şanlıurfa ve Kazakistan’da; 1’er ölüm Adıyaman, Batman, Bitlis, Çankırı, Diyarbakır, Düzce, Giresun, Iğdır, Isparta, Kars, Kırklareli, Kütahya, Manisa, Muş, Niğde, Osmaniye, Rize, Şırnak, Uşak, Yozgat, Bulgaristan, Cezayir, Gürcistan, Karadağ ve Mısır’da meydana geldi…

]]>
Yılın ilk dokuz ayında en az 1566 işçi hayatını kaybetti https://yenidunya.org/emek-gundemi/33181/yilin-ilk-dokuz-ayinda-en-az-1566-isci-hayatini-kaybetti/ Wed, 08 Oct 2025 11:25:38 +0000 https://yenidunya.org/?p=33181 İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi İSİG, 2025 Eylül ayı iş cinayetleri raporunu açıkladı.
Rapora göre; Eylül ayında en az 206 işçi hayatını kaybetti. Böylece 2025 yılının ilk dokuz ayında iş cinayeti sayısı (Ocak 180, Şubat 124, Mart 159, Nisan 156, Mayıs 178, Haziran 164, Temmuz 207, Ağustos 192, Eylül 206) 1566’ya ulaştı.

Yine MESEM, yine öğrenci işçi cinayeti
İSİG raporunda şu değerlendirmelere yer verildi;
•Eylül ayında en çok iş cinayeti tarım işkolunda meydana geldi. Ölenlerin 27’si çiftçi ve 22’si tarım işçisi. İkinci sırada 43 ölüm ile inşaat işkolu var. Dikkat çeken husus ise bu ölümlerin yüzde 35’inin deprem şehirlerinde olmasıdır. Üçüncü sırada ise tanker, tır, kamyon, kargo aracı, minibüs ve taksi şoförlerinin ölümleriyle taşımacılık işkolu geliyor. Bu işkollarının ortak özelliği güvencesiz çalıştırmanın hakim olması ve kısmen taşımacılık dışında sendikal örgütlenmenin zayıflığıdır.

•İş cinayetlerine sektörel olarak baktığımızda ise sanayide 64 işçi, tarımda 49 işçi, hizmette 49 işçi ve inşaatta 44 işçi hayatını kaybetti.

•Ölüm nedenlerinde ilk sırada trafik/servis kazaları var. Bu nedenli ölümlerin yüzde 66’sını (traktör kasası, uygun olmayan servis minibüsleri vb. gerçekleşen işçi taşınması ve uygun olmayan traktörler yüzünden) tarım ve (uzun çalışma saatleri, tek şoför çalışma, uygun olmayan yollar, iş yetiştirme baskısı vb. yüzünden) taşımacılık işkollarında görüyoruz. İkinci sırada ezilme/göçükler var. Bu nedenli ölümler tarlada ve inşaatta çalışırken devrilen traktörün/hareket eden iş makinesinin altında kalma ile sanayi işkollarında makineye kapılma olarak görülmektedir.

•En çok iş cinayeti İstanbul başta olmak üzere Antalya, Diyarbakır, Tekirdağ, İzmir, Hatay, Trabzon, Aksaray, Denizli, Mersin, Şanlıurfa, Ankara, Manisa ve Sakarya’da meydana geldi. Bu bölgeler sanayi merkezleri olmaları, tarımsal üretim veya inşa faaliyetlerinin yoğunlaşmasıyla öne çıkıyor.

•Eylül ayında en az 9 çocuk işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Ölen çocukların beşi tarım, ikisi ticaret, biri gıda ve biri metal işkollarında çalışıyordu. Bu ay yine bir MESEM’li öğrenci/işçi çocuğumuzu kaybettik. Yağız Yıldız 17 yaşındaydı, MESEM İzabe ve Haddecilik Alanı 11.sınıf öğrencisiydi, staj yaptığı Karabük Demir ve Çelik İşletmeleri (Kardemir) Kontinü Kütük Haddehanesi bölümünde hurda sarma makinesi üzerine devrildi.

•İş cinayetlerinde ölenlerin 14’ü kadın işçiydi. Ölen kadınların altısı tarım, üçü ticaret, ikisi genel işler, biri kimya, biri taşımacılık ve biri konaklama işkollarında çalışıyordu.

•Eylül ayında en az 9 göçmen işçi (dördü Suriyeli, ikisi Mısırlı, biri Moldovalı, biri Türkmenistanlı, biri Ukraynalı) hayatını kaybetti. Göçmen işçilerin üçü inşaat, ikisi metal, ikisi genel işler, biri tekstil ve biri gemi işkollarında çalışıyordu.

•Ölen işçilerin en az 1’i (yüzde 0,48) sendika üyesi, 205’i (yüzde 99,52) sendikasız. Sendikalı işçi metal işkolunda çalışıyordu. Tespit ettiğimizin ötesinde ölen sendikalı işçilerin olduğunu belirtmeliyiz. Ancak kağıt üzerinde olan sendikal üyeliklerinin gerçek bir örgütlülük olmaması ve birçok sendikanın ölen üyelerini sahiplenmemesi (en azından bir taziye bile yayınlamaması) sonucu özellikle bu ay net bir bilgi verme şansımız olmadığını da belirtelim. Bu durum özellikle kamu çalışanı/memur sendikaları açısından daha da tespit edemediğimiz bir husus…

Yılın ilk dokuz ayında en az 1566 işçi hayatını kaybetti

İş cinayetlerinin aylara göre dağılımı
Ocak ayında en az 180 işçi, Şubat ayında en az 124 işçi, Mart ayında en az 159 işçi, Nisan ayında en az 156 işçi, Mayıs ayında en az 178 işçi, Haziran ayında en az 164 işçi, Temmuz ayında en az 207 işçi, Ağustos ayında en az 192 işçi ve Eylül ayında en az 206 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti…

İş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı
Trafik, Servis Kazası nedeniyle 53 işçi; Ezilme, Göçük nedeniyle 38 işçi; Yüksekten Düşme nedeniyle 32 işçi; Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 29 işçi; Şiddet nedeniyle 14 işçi; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 10 işçi; Elektrik Çarpması nedeniyle 8 işçi; İntihar nedeniyle 5 işçi; Patlama, Yanma nedeniyle 3 işçi; Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 3 işçi; Diğer nedenlerden dolayı 11 işçi hayatını kaybetti…

İş cinayetlerinin yaş gruplarına göre dağılımı
14 yaş ve altı 3 çocuk işçi,
15-17 yaş arası 6 çocuk/genç işçi,
18-29 yaş arası 36 işçi,
30-49 yaş arası 90 işçi,
50-64 yaş arası 53 işçi,
65 yaş ve üstü 9 işçi,
Yaşı belirlenemeyen 9 işçi hayatını kaybetti…

Bölgelere göre iş cinayetleri
Eylül ayında Türkiye’nin 59 şehrinde ve yurtdışında beş ülkede (kısa vadeli çalışmak için gidilen veya Türkiye menşeili şirketlerde çalışan) iş cinayeti gerçekleştiğini tespit ettik:
20 ölüm İstanbul’da; 10 ölüm Antalya’da; 9’ar ölüm Diyarbakır ve Tekirdağ’da; 8 ölüm İzmir’de; 7’şer ölüm Hatay ve Trabzon’da; 6’şar ölüm Aksaray, Denizli, Mersin ve Şanlıurfa’da; 5’er ölüm Ankara, Manisa ve Sakarya’da; 4’er ölüm Çorum, Malatya ve Osmaniye’de; 3’er ölüm Afyon, Edirne, Erzurum, Gaziantep, Isparta, Kahramanmaraş, Kastamonu, Niğde, Rize ve Zonguldak’ta; 2’şer ölüm Adıyaman, Ağrı, Artvin, Balıkesir, Bolu, Bursa, Çanakkale, Giresun, Iğdır, Kocaeli, Konya, Muğla, Nevşehir, Ordu, Samsun, Tokat, Yalova ve Irak’ta; 1’er ölüm Adana, Amasya, Bartın, Çankırı, Düzce, Hakkari, Karabük, Kayseri, Kırklareli, Mardin, Siirt, Sinop, Şırnak, Uşak, Yozgat, Almanya, İspanya, Liberya ve Ukrayna’da meydana geldi…

]]>
Temmuz ayında en az 204, yılın ilk yedi ayında en az 1165 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti https://yenidunya.org/emek-gundemi/33026/temmuz-ayinda-en-az-204-yilin-ilk-yedi-ayinda-en-az-1165-isci-isci-is-cinayetlerinde-hayatini-kaybetti/ Fri, 08 Aug 2025 08:25:26 +0000 https://yenidunya.org/?p=33026 İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) Temmuz 2025 İş Cinayetleri Raporunu açıkladı.
Rapora göre:
Temmuz ayında 7’si orman işçisi, 5’i AKUT gönüllüsü, 3’ü gönüllü işçi ve 2’si itfaiye eri olmak üzere 17 işçi orman yangınlarına müdahale ederken hayatını kaybetti, onlarca işçi yaralandı. Yangınlar önlenebilir ve işçiler ölmeyebilirdi. Ancak yangınla mücadele için gerekli bütçe ayrılmıyor, gerekli ekipmanlar temin edilmiyor, orman yolları düzenlenmiyor, erken uyarı sistemleri sağlanmıyor, yetersiz personelle (buna yaygın taşeron çalıştırmayı ekleyelim) müdahale ediliyor, işçilere İSİG eğitimleri tam anlamıyla verilmiyor ve işçilerin kıyafetleri, kişisel koruyucu donanımları bile yetersiz…

En az 9 çocuk işçi
Raporda şu bilgilere yer verildi:
•Temmuz ayında en az 204 işçi hayatını kaybetti. Böylece 2025 yılının ilk yedi ayında iş cinayeti sayısı (Ocak 180, Şubat 124, Mart 159, Nisan 156, Mayıs 178, Haziran 164, Temmuz 204) 1165’e ulaştı.
•Temmuz ayında en çok iş cinayeti güvencesiz çalıştırmanın en yaygın olduğu işkollarından olan tarımda meydana geldi. Burada dikkat çekmemiz gereken husus, ölen 54 işçinin 12’si yangınla mücadele eden işçilerdi (yangınla mücadelede hayatını kaybeden diğer işkollarına kaydettiğimiz 5 işçi daha var). Yine inşaatlar ve yollar ölüm mahalli oldu. İş cinayetlerine sektörel olarak baktığımızda ise sanayide 59 işçi, tarımda 54 işçi, inşaatta 48 işçi ve hizmette 43 işçi hayatını kaybetti.
•Ölüm nedenlerinde yüzde 75’i inşaatlarda olmak üzere yüksekten düşmeler; tır, kamyon, otobüs, taksi şoförleri, moto kuryeler ve tarım işçileri için trafik/servis kazaları; tarım/orman işçisi, çiftçi, inşaat ve sanayi işçileri için ezilmeler; her sektörü yatay bir kesen olarak kalp krizi, beyin kanamaları ölüm nedenleri olarak öne çıkıyor.
•En çok iş cinayeti İstanbul başta olmak üzere Eskişehir, Bursa, İzmir, Antalya, Denizli, Hatay, Manisa, Gaziantep, Kahramanmaraş, Konya, Aksaray, Ankara, Çorum, Düzce, Kütahya, Malatya, Mersin, Muğla, Rize, Samsun ve Uşak’ta meydana geldi.
•Temmuz ayında en az 9 çocuk işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Ölen çocukların üçü tarım, ikisi inşaat, ikisi konaklama, biri ticaret ve biri taşımacılık işkollarında çalışıyordu.
•İş cinayetlerinde ölenlerin 9’u kadın işçiydi. Kadınlar tarım, gıda, taşımacılık, sağlık ve genel işler işkollarında çalışıyordu.
•Temmuz ayında 7 göçmen işçi (dördü Suriyeli, ikisi Afganistanlı, biri Türkmenistanlı) hayatını kaybetti. Göçmen işçiler tarım, gıda, maden, ağaç, inşaat ve taşımacılık işkollarında çalışıyordu.
•Ölen işçilerin en az 8’i (yüzde 3,92) sendika üyesi, 196’sı (yüzde 96,08) sendikasız. Sendikalı işçiler tarım, kimya, metal ve belediye işkollarında çalışıyordu.

Aylara göre iş cinayetleri
Ocak ayında en az 180 işçi, Şubat ayında en az 124 işçi, Mart ayında en az 159 işçi, Nisan ayında en az 156 işçi, Mayıs ayında en az 178 işçi, Haziran ayında en az 164 işçi ve Temmuz ayında en az 204 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti…

İşkollarına göre iş cinayetleri
Tarım, Orman işkolunda 54 emekçi (32 işçi ve 22 çiftçi); İnşaat, Yol işkolunda 47 işçi; Taşımacılık işkolunda 26 işçi; Belediye, Genel İşler işkolunda 15 işçi; Konaklama, Eğlence işkolunda 10 işçi; Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 9 işçi; Metal işkolunda 8 işçi; Madencilik işkolunda 5 işçi; Gıda, Şeker işkolunda 4 işçi; Çimento, Toprak, Cam işkolunda 4 işçi; Ağaç, Kâğıt işkolunda 3 işçi; Enerji işkolunda 3 işçi; Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 3 işçi; Savunma, Güvenlik işkolunda 3 işçi; Petro-Kimya, Lastik işkolunda 2 işçi; Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 1 işçi; Elimizdeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirlenemeyen 7 işçi hayatını kaybetti…

Nedenlerine göre iş cinayetleri
Trafik, Servis Kazası nedeniyle 40 işçi; Yüksekten Düşme nedeniyle 35 işçi; Ezilme, Göçük nedeniyle 33 işçi; Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 29 işçi; Patlama, Yanma nedeniyle 18 işçi; Elektrik Çarpması nedeniyle 12 işçi; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 8 işçi; Şiddet nedeniyle 8 işçi; İntihar nedeniyle 5 işçi; Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 4 işçi; Diğer nedenlerden dolayı 12 işçi hayatını kaybetti…

Yaş gruplarına göre iş cinayetleri
14 yaş ve altı 3 çocuk işçi,
15-17 yaş arası 6 çocuk/genç işçi,
18-29 yaş arası 47 işçi,
30-49 yaş arası 80 işçi,
50-64 yaş arası 52 işçi,
65 yaş ve üstü 10 işçi,
Yaşı belirlenemeyen 6 işçi hayatını kaybetti…

Bölgelere göre iş cinayetleri
Temmuz ayında Türkiye’nin 55 şehrinde ve yurtdışında bir ülkede (kısa vadeli çalışmak için gidilen veya Türkiye menşeili şirketlerde çalışan) iş cinayeti gerçekleştiğini tespit ettik:
32 ölüm İstanbul, 13 ölüm Eskişehir’de; 10 ölüm Bursa’da; 9 ölüm İzmir’de; 7 ölüm Antalya’da; 6’şar ölüm Denizli, Hatay ve Manisa’da; 5’er ölüm Gaziantep, Kahramanmaraş ve Konya’da; 4’er ölüm Aksaray, Ankara, Çorum, Düzce, Kütahya, Malatya, Mersin, Muğla, Rize, Samsun ve Uşak’ta; 3’er ölüm Adıyaman, Aydın, Diyarbakır, Giresun, Kırıkkale, Kocaeli ve Sakarya’da; 2’şer ölüm Bolu, Edirne, Erzurum, Mardin, Sivas, Şanlıurfa, Tekirdağ ve Zonguldak’ta; 1’er ölüm Adana, Ağrı, Balıkesir, Bartın, Batman, Bitlis, Çanakkale, Elazığ, Hakkari, Karabük, Karaman, Kırşehir, Nevşehir, Niğde, Siirt, Tokat, Trabzon, Yalova ve Gine’de meydana geldi…

]]>
İş cinayetleri normalimiz olmasın: Yüksekten düşmeler, aşırı-yoğun-fazla çalışmaya bağlı ölümler, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi… https://yenidunya.org/emek-gundemi/32889/is-cinayetleri-normalimiz-olmasin-yuksekten-dusmeler-asiri-yogun-fazla-calismaya-bagli-olumler-kirim-kongo-kanamali-atesi/ Tue, 08 Jul 2025 11:36:53 +0000 https://yenidunya.org/?p=32889 -Haziran ayında en az 164 işçi hayatını kaybetti
-Güvencesiz çalıştırmanın en vahşi yüzü, çocuk işçiler
-Emekli olduğu halde maaşı yetmediği için çalışan ve güvencesiz çalıştığı için sigortasını dolduramayıp emekli olamayan yaşlı işçi ölümleri
-Görünmeyen emek, gizlenen kadın iş cinayetleri

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi İSİG, 2025 Haziran ayı iş cinayetleri raporunu açıkladı.
Rapora göre; Haziran ayında en az 164 işçi hayatını kaybetti. Böylece 2025 yılının ilk altı ayında iş cinayeti sayısı (Ocak 180, Şubat 124, Mart 159, Nisan 156, Mayıs 178 ve Haziran 164) 961’e ulaştı.
•Haziran ayında en çok iş cinayeti güvencesiz çalıştırmanın en yaygın olduğu işkolları olan inşaat, tarım, taşımacılık ve belediye/genel işlerde meydana geldi. İş cinayetlerine sektörel olarak baktığımızda ise sanayide 47 işçi, inşaatta 40 işçi, hizmette 39 işçi ve tarımda 38 işçi hayatını kaybetti.
•Ölüm nedenlerinde inşaatlarda yüksekten düşmeler; tır, kamyon, otobüs, taksi şoförleri ve moto kuryeler için trafik kazaları; tarım işçisi, çiftçi ve besiciler için Kırım Kongo Kanamalı Ateşi; metalde ezilmeler; madenlerde göçükler önde gelen ölüm nedenleri olarak öne çıkıyor.
•En çok iş cinayeti İstanbul başta olmak üzere Antalya, Manisa, Sakarya, Erzurum, Balıkesir, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Isparta, İzmir, Sivas ve Ankara’da meydana geldi.
•Haziran ayında en az 4 çocuk işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Ölen çocukların üçü tarım, biri metal işkollarında çalışıyordu.
•İş cinayetlerinde ölenlerin 15’i kadın işçiydi. Kadınlar tarım, gıda, eğitim, sağlık, konaklama ve genel işler işkollarında çalışıyordu.
•Haziran ayında 5 göçmen işçi (dördü Suriyeli, biri Afganistanlı) hayatını kaybetti. Göçmen işçiler tarım, gıda, maden ve inşaat işkollarında çalışıyordu.
•Ölen işçilerin en az 3’ü (yüzde 1,82) sendika üyesi, 161’i (yüzde 98,18) sendikasız. Sendikalı işçiler kimya ve belediye işkollarında çalışıyordu.

İş cinayetleri normalimiz olmasın: Yüksekten düşmeler, aşırı-yoğun-fazla çalışmaya bağlı ölümler, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi…

İş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı şöyle:
İnşaat, Yol işkolunda 40 işçi; Tarım, Orman işkolunda 38 emekçi (12 işçi ve 26 çiftçi); Taşımacılık işkolunda 17 işçi; Belediye, Genel İşler işkolunda 15 işçi; Madencilik işkolunda 8 işçi; Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 8 işçi; Metal işkolunda 7 işçi; Konaklama, Eğlence işkolunda 7 işçi; Petro-Kimya, Lastik işkolunda 6 işçi; Gıda, Şeker işkolunda 5 işçi; Tekstil, Deri işkolunda 5 işçi; Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 2 işçi; Ağaç, Kâğıt işkolunda 1 işçi; Basın, Gazetecilik işkolunda 1 işçi; Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 1 işçi; Savunma, Güvenlik işkolunda 1 işçi; Elimizdeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 2 işçi hayatını kaybetti…

İş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı şöyle:
Trafik, Servis Kazası nedeniyle 33 işçi; Ezilme, Göçük nedeniyle 31 işçi; Yüksekten Düşme nedeniyle 28 işçi; Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 18 işçi; Elektrik Çarpması nedeniyle 10 işçi; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 7 işçi; İntihar nedeniyle 6 işçi; Şiddet nedeniyle 5 işçi; Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 5 işçi; Patlama, Yanma nedeniyle 4 işçi; Diğer nedenlerden dolayı 17 işçi hayatını kaybetti

İş cinayetlerinin yaş gruplarına göre dağılımı şöyle:
14 yaş ve altı 1 çocuk işçi,
15-17 yaş arası 3 çocuk/genç işçi,
18-29 yaş arası 35 işçi,
30-49 yaş arası 75 işçi,
50-64 yaş arası 33 işçi,
65 yaş ve üstü 15 işçi,
Yaşı bilirlenemeyen 2 işçi hayatını kaybetti

İş cinayetlerinin yerlerine göre dağılımı şöyle:
Haziran ayında Türkiye’nin 55 şehrinde ve yurtdışında üç ülkede (kısa vadeli çalışmak için gidilen veya Türkiye menşeili şirketlerde çalışan) iş cinayeti gerçekleştiği tespit edildi. İstanbul iş cinayetlerinde açık ara önde:
12 ölüm İstanbul’da; 7’şer ölüm Antalya, Manisa ve Sakarya’da; 6 ölüm Erzurum’da; 5’er ölüm Balıkesir, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Isparta, İzmir ve Sivas’ta; 4’er ölüm Ankara, Çanakkale, Kahramanmaraş, Kocaeli ve Kütahya’da; 3’er ölüm Adana, Bursa, Gümüşhane, Konya, Muğla, Şırnak ve Yozgat’ta; 2’şer ölüm Adıyaman, Aydın, Çorum, Denizli, Düzce, Kayseri, Mersin, Osmaniye, Samsun, Tekirdağ ve Trabzon’da; 1’er ölüm Aksaray, Amasya, Ardahan, Bartın, Bingöl, Burdur, Çankırı, Edirne, Eskişehir, Karaman, Kırıkkale, Kırklareli, Malatya, Mardin, Muş, Ordu, Siirt, Şanlıurfa, Tokat, Irak, İtalya ve Suudi Arabistan’da meydana geldi…

]]>
Son on iki buçuk yılda en az 770 çocuk çalışırken hayatını kaybetti https://yenidunya.org/emek-gundemi/32757/son-on-iki-bucuk-yilda-en-az-770-cocuk-calisirken-hayatini-kaybetti/ Thu, 12 Jun 2025 09:52:53 +0000 https://yenidunya.org/?p=32757 Bugün 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü… Çocuklarımızın okuması, oynaması, gezmesi, ruhsal ve fiziksel gelişimlerini tamamlaması, sağlıklı ve güvenli yaşaması gerekirken son dönemde derinleşen yoksulluk temelinde (özellikle devlet eliyle de) hızla ve öğrenci, çırak, stajyer adlarıyla işçileştiriliyorlar. Bunun sonucu olarak her yıl en az 60-70 çocuk işçiyi iş cinayetlerinde kaybediyoruz; binlerce yaralanma, uzuv kaybı, ruhsal ve fiziksel gelişime vurulan darbeler gözükmüyor bile…

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi İSİG, “12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü” nedeniyle Türkiye’de çocuk işçi cinayetleri gerçeğini gözler önüne seren bir rapor yayımladı.
Rapora göre;
“2013 yılında en az 59 çocuk işçi, 2014 yılında en az 54 çocuk işçi, 2015 yılında en az 63 çocuk işçi, 2016 yılında en az 56 çocuk işçi, 2017 yılında en az 60 çocuk işçi, 2018 yılında en az 67 çocuk işçi, 2019 yılında en az 67 çocuk işçi, 2020 yılında en az 67 çocuk işçi, 2021 yılında en az 62 çocuk işçi, 2022 yılında en az 62 çocuk işçi, 2023 yılında en az 54 çocuk işçi, 2024 yılında en az 71 çocuk işçi ve 2025 yılının ilk beş ayında en az 28 çocuk işçi olmak üzere, 2013-2025 yılları döneminde en az 770 çocuk işçi hayatını kaybetti…”

Son on iki buçuk yılda en az 770 çocuk çalışırken hayatını kaybetti

“MESEM devlet eliyle işçileştirmedir!”
•Ölen çocuk işçilerin 261’i (yüzde 34) 5-14 yaş arasında, 509’u (yüzde 66) 15-17 yaş aralığında. Yani Türkiye’de çalışması yasak olan yaşlarda çalıştırma, tehlikeli işkollarında çalıştırma ve denetimsizlik had safhada.

•5-14 yaş arasındaki çocuk işçilerin hemen hemen tamamı kayıt dışı, sayıları yüzbinlerce ve büyük çoğunluğu mevsimlik tarım olmak üzere, sokakta, tekstil-gıda-metal atölyelerinde ve inşaatlarda çalışıyorlar. 15-17 yaş grubunda ise yine başat çalışma alanı mevsimlik tarım olsa da son yıllarda bu yaş grubunda çalışma şehirlere (sanayi-inşaat-hizmetler) akıyor. Bunun temel nedeni devlet eliyle (örneğin MESEM) işçileştirmedir. Diğer bir önemli neden de başta büyükşehirler olmak üzere Türkiye’nin 81 şehrindeki OSB’lerin açılması, yaygınlaştırılmasıdır. Yani ucuz işçilik ihtiyacıdır; asgari ücretin altında alan, çoğunlukla sigortasız, uzun-yoğun-aşırı çalışan, sendikasız ve hakkını aramayı bilmeyen bir işçi kitlesi…

•Genel işçi kitlesi ve iş cinayetlerine göre çocuk işçilerde kızçocuk-genç kadın ve göçmen ölümleri çok daha fazladır. İş cinayetlerinde tespit edebildiğimiz kadın işçi ölüm oranı yüzde 7, göçmen işçi ölüm oranı yüzde 5’tir. Ancak 5-14 yaş grubunda ölen çocuk işçilerin yüzde 20’si kız çocuğu ve yüzde 12’si göçmen çocuktur. 15-17 yaş grubunda ise ölen çocuk işçilerin yüzde 11’i genç kadın ve yine yüzde 11’i göçmendir (ve büyük çoğunluğunun Suriyeli olduğunu belirtelim).

•Yine yaş gruplarına dair altını çizmemiz gereken bir husus var. Özellikle daha evvel paylaştığımız raporlar sonrası “5-6 yaşında işçi olur mu” diye itirazlar geldi. Ancak TÜİK’in çocuk işçi raporunun da 5-17 yaşı kapsadığı unutuluyor? Yani devletin kurumu bile bu yaşta çocuğun çalıştığını açıklarken itiraz edilen nedir? Daha iyi anlaşılması için açıklayalım. Son on iki buçuk yılda 5-9 yaş aralığında en az 53 çocuğun çalışırken hayatını kaybettiğini tespit etmişiz. Bu çocuklar elbette fabrikalarda ya da inşaatlarda çalışmıyor ama tüm toplum tarafından da görülmüyor ve bazen “dilenci” ya da “mevsimlik tarım işçisi ailenin çocuğu” diye geçiştiriliyor. Oysa bu yaş grubundaki çocuklarda çobanlık yapan var; ailesiyle beraber mevsimlik tarım işçisi olan (yardımcı, toplayıcı) var, buna özellikle kız çocuklarının çadırda bebek bakımı ve yemek işleri yapmasını da ekleyelim; sokakta mendil satan, atık kağıt toplayan, araba camı silen var…

•10-14 yaşlarında ise yoğun bir mevsimlik tarım işçiliği ve sokakta çalışma devam etse de 10-12 yaşlarından itibaren tekstil ve metal atölyelerinde çalışan çocukları görüyoruz. 13-14 yaşlarından itibaren tarım, inşaat, sanayi ve hizmetlerde çalışan sayıları yüzbinlere ulaşan bir çocuk işçi kitlesi oluşuyor. 15-17 yaş grubunda ise bu sayı daha da kitleselleşiyor ve tarım başta olmak üzere konaklama, ticaret, inşaat, metal, tekstil, gıda ve konaklama gibi işkollarında çalışan milyonu aşkın çocuk işçi gerçeğiyle karşı karşıya kalıyoruz.

•Çocuk işçi ölüm nedenleri de yukarıdaki tabloya bağlı olarak şekilleniyor. 5-14 yaş ve 15-17 yaş grubunda trafik ve servis kazaları birinci sırada geliyor. Çünkü mevsimlik tarım işçisi olan çocuklar tıka basa dolu minibüslerde, traktör kasalarında veya açık kasa kamyonetlerin yaptıkları kazalarda yollara savrulmaktalar. Buna bir de son dönemde artan moto kurye çocukların ölümlerini de eklememiz gerekir.

•Özellikle 5-14 yaş çocuk işçi ölümlerinde önemli bir neden boğulmalardır. Mevsimlik tarım işçisi çocuklar içme suyu veya genel kullanım için ihtiyaç olan suları derelerden ve su kanallarından sağlamaktadır. Ayrıca yazın 40 dereceyi aşan sıcaktan korunmak ve yine yıkanma ihtiyacı için girilen bu derelerde ve su kanallarında çocuklar boğulmaktadır.

•15-17 yaş grubunda ezilmeler metal, gıda, tekstil, inşaat ve kimya işçisi; yüksekten düşmeler inşaat işçisi çocukların sıkça karşılaştığı bir ölüm nedenidir. Ölmediklerinde de uzuv kaybı, kırılma gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olmaktadır.

•Şiddet ise korunmasız olan çocukların (özellikle 5-14 yaş) tarımda, işyerlerinde ve sokakta karşılaştıkları bir ölüm nedenidir. Çocuk işçiler için maruz kalınan fiziksel ve psikolojik şiddet çoğu zaman gündelik yaşamın bir parçası haline gelmiştir.

•Çocuk işçi ölümlerinin en çok meydana geldiği şehirler ise sırasıyla 5-14 yaş grubunda Gaziantep, Şanlıurfa, Konya, İstanbul, Samsun ve Adana; 15-17 yaş grubunda ise İstanbul, Şanlıurfa, Adana, Gaziantep, Antalya ve Konya’dır. İki yaş grubunda da beş şehrin kesişmesi tesadüfi değildir. Şanlıurfa tarımın merkezidir ve eklemek gerekirse birçok şehirde de ölen mevsimlik çocuk işçilerin memleketlerinde ilk sırada Şanlıurfalılar vardır. Şanlıurfa’nın 2 milyon 200 bini aşan nüfusunun yaklaşık 1 milyonu çocuktur ve mevsimlik tarım işgücünün ana kaynağıdır. İstanbul ise sanayi, inşaat ve hizmetlerin beşiğidir. Gaziantep, Adana ve Konya’da ise hem tarım hem sanayide çalışan çocuk sayısı çok fazladır.

Son on iki buçuk yılda en az 770 çocuk çalışırken hayatını kaybetti

Çocuk işçiliği ile mücadeleye!
Çocuk işçiler tarım sektöründe ailesiyle birlikte mevsimlik olarak ücretli veya tarlasında çalışanlardır, çocuk işçiler haftanın bir günü okulda dört günü işyerinde olan MESEM adı altında çalışanlardır, çocuk işçiler kentlerin varoşlarında aile içi emek kapsamında ücretsiz çalışanlardır, çocuk işçiler iş öğrensin diye yaz tatilinde çalışanlardır, çocuk işçiler harçlığını kazansın diye tanıdığın yanına verilenlerdir, çocuk işçiler sokakta mendil satan veya kağıt toplayanlardır, çocuk işçiler okulu bırakıp sanayide çalışanlardır, çocuk işçiler paket servisi yapan moto kuryelerdir …
Ama çocuk işçiler sistematik olarak Türkiye kapitalizminin daha ilköğretim çağındayken bile acımasız üretim çarklarına soktuğu oyun alanlarından koparılan çocukluğunu, gençliğini ve sağlığını işyerlerinde bırakan bu ülkenin geleceğidir. Kesinlikle geçici bir olgu değil bilinçli sistematik bir ucuz emek sömürüsüdür.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Uluslararası Aile Forumu’nda 2025 yılının Aile Yılı ilan edilmesi ile yetinmeyip tekrar Türkiye’deki doğum hızı düşüşüne dikkat çekmesi, bu durumun savaştan bile tehlikeli olduğunu söylemesi ve “2026-2035’i aile ve nüfus 10 yılı ilan ediyoruz” demesi işte bu yüzdendir. Bu politika 2012 yılında Koç’un “Meslek lisesi memleket meselesidir” projesinin devamıdır.
Yani Türkiye sanayisinin dünya pazarlarında, özellikle AB pazarında, var olmasının yegâne yolu ucuz işgücü ihracıdır. Sermaye için çocuk işçilik elzem olarak görülmektedir. Tam da bu noktada (ilerleyen günlerde alt başlıklarını açacağımız) üç temel talebimiz var:
1-Çocuk işçilik yasaklanmalı, mesleki öğrenim çocuk gelişimine uygun bir biçimde planlanmalı ve kamusal kurallar çerçevesi içinde olmalıdır.

2-Eğitim her kademede parasız olmalı, müfredat bilimin ışığında ve yaşam ile bağı kuran bir şekilde yeniden yapılandırılmalıdır.

3-Yaşam alanlarımız uyuşturucu ve çeteleşmeden temizlenmeli, çocukların gelişimine uygun bir hale getirilmelidir.
Ancak bunları sistem içinde ifade etmek tek başına bir anlam ifade etmiyor. Örgütlenmek, mücadele etmek ve direnmek gerekiyor. Bu noktada “Çocuk İşçiliği İle Mücadele” ekseninde örgütlenen, orta-uzun vadeye dayalı, her kesimin kendi özgünlüğü ile katıldığı bir “Koordinasyon” çalışmasının başlatılması acil bir görev olarak önümüzde durmaktadır. İSİG Meclisi olarak bizler de gereken sorumluluğu alacağız…

]]>