işçi öğrenciler – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Sat, 11 Oct 2025 10:47:57 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.5 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png işçi öğrenciler – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 Esnek mesleki eğitim modeli: Kölelik yoluna bir yeni taş daha https://yenidunya.org/genclik/33187/esnek-mesleki-egitim-modeli-kolelik-yoluna-bir-yeni-tas-daha/ Sat, 11 Oct 2025 10:47:52 +0000 https://yenidunya.org/?p=33187 “Esneklik” adıyla kölelik düzeni kuruluyor. Bakanlık protokolüyle halk eğitimi merkezleri OSB’lere bağlanarak kursiyerler ucuz işgücü yapılacak. Ekonomi yönetiminin gündeminde de çocukları okuldan uzaklaştırmak var.

AKP iktidarının son yıllarda her alana yaydığı “esneklik” politikası, emeği güvencesizlikle eşitleyen yeni bir aşamaya taşındı. Milli Eğitim Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı arasında imzalanan protokolle, “Esnek Mesleki Eğitim Modeli” yürürlüğe girdi. Buna göre, MEB’e bağlı halk eğitimi merkezlerindeki kursiyerler, OSB’lerde çalıştırılacak. Model, hak gasplarıyla patronlara bedava işgücü yaratıyor.

AKP iktidarının favorisi
BirGün’den Melisa Ay’ın haberine göre, AKP iktidarının son yıllarda daha fazla kullandığı kelimelerden ‘esnek’, güvencesiz ve sömürüye açık biçimde çalıştırılmayı örten bir süs haline getirildi. İktidarın ‘fayda’larını anlatmakla bitiremediği esnek çalışma modeli, genç, kadın, çocuk, yaşlı her kesimin emeğine göz koyulduğunun bir diğer ispatı oldu.

Esnek mesleki eğitim modeli: Kölelik yoluna bir yeni taş daha

Zorunlu eğitimi hedefe koyan iktidarın “Aile Yılı” ile “Kadınlara ayrıcalık” olarak sunmaya çalıştığı esnek çalışma, emeğin değerinin harçlıklaştırılmasına ve kıdem tazminatından sigorta primine kadar her türlü hakkın saldırıya açık hale getirilmesine yol açıyor.
Son olarak “Esnek Mesleki Eğitim Modeli” adıyla açıklanan çalışma biçimi, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sanayi Bakanlığı arasındaki protokolle yürürlüğe kondu. Bu modelle MEB bünyesindeki Halk Eğitimi merkezleri bünyesindeki kursiyerler, Organize Sanayi bölgelerinde (OSB) çalıştırılacak. Sanayi, aradığı bedava emeği okullardan sonra MEB bünyesindeki kurslarda buldu.

Ülkedeki 282 OSB ile 246 halk eğitimi merkezi eşleştirildi. Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Başkanı Memiş Kütükcü protokolü “Halk eğitimi merkezlerinin esnek yapısı ve mesleki eğitim tecrübesi, sanayicinin ihtiyacı ile bir araya getirildi” diyerek anlattı. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan sanayi sektöründe üretim biçimlerinin hızlı değişim gösterdiğini, değişime cevap verebilmek için de esnek modellere ihtiyaç olduğunu söyledi. İnan, kurs süresinin de istenildiği gibi değiştirilebileceğini söyleyerek “Halk Eğitim merkezlerimizin müfredat modeli, süre modeli 3 ay istersek 3 ay, 6 ay istersek 6 ay, 9 ay istersek 9 ay. Müfredatı isteğe göre dizayn edebiliyoruz. Böylece hem sanayinin mevcut insan kaynağı ihtiyaçları hızlıca karşılanabilecek hem de yeni ihtiyaçlar çıkarsa ona çok esnek cevap oluşturulabilecek” dedi. Taraflar defalarca esneklik vurgusu yaparken sanayinin “yeni ihtiyaçları” arasında kolay, geçici, güvencesiz, tazminatsız, teşvikli, ucuz istihdam modeli olduğu anlatıldı. Bakanlıklar, işbirliği protokolünün detaylarını dahi açıklamadı.

Çocukları devlet eliyle işçileştiren MESEM’ler ve harçlıkla çalışmayı meşrulaştıran İşgücü Uyum Programı (İUP) gibi modeller ileriye taşınacak, kölelik yolunda bir adım daha atılacak. Meslek edinmek ya da mesleki bilgilerini artırmak için bu kurslara giden yetişkinler, ucuz işçiliğe yönlendirilecek. Dönemlik, sözleşme bazlı işlerde kıdem ve ihbar tazminatı gibi en temek hakları gasp edilerek asgarinin de altındaki ücretlere çalıştırılacaklar.

Esnek mesleki eğitim modeli: Kölelik yoluna bir yeni taş daha

Ekonomi yönetimi çocukların yakasında
Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) dün toplandı. Toplantıya, ekonomi yönetiminin yanı sıra Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile AKP’liler de katıldı. EKK, toplantının ardından yazılı açıklama yayımladı. Açıklamada, eğitim süresinin kısaltılarak çocukların işçileştirilmesi ve güvencesiz çalışmanın yaygınlaştırılması planı için “Potansiyel işgücünün ekonomiye aktif katılımını teşvik” bahanesi bulundu. Toplantının bir diğer gündemi, “Yeni nesil çalışma modellerine ilişkin sosyal taraflarla diyalog çerçevesinde yürütülen mevzuat hazırlıklarında gelinen aşama ele alınmıştır” diyerek açıklandı.

Patronlara kıyağı neredeyse her şeyin üstünde tutan iktidar çocuk emeğine göz diktiğini de gizlemiyor. AKP iktidarının sermayeyle el ele hedefi işçilik yaşını erkene, emeklilik yaşını geçe çekmek. Yaşlılara ölene dek çalışmayı, güvencesiz koşullarda çalışırken ölmeyi dayatan ücret politikası; çocuklara da okul sıraları yerine üretim bantlarını, atölyeleri işaret eden eğitim politikasıyla işbirliği içinde.

Mevcut eğitim sistemini hedef alan sermayedarlar, her fırsatta eğitim süresinin kısaltılmasını talep ederken Milli Eğitim Bakanlığı, mevcut kabinenin tümü gibi talepleri yerine getirmeye istekli. Zorunlu eğitimi tırpanlamak için tam gaz hareket eden Bakanlık, patronların takdirini kazanıyor. Kentlerde ticaret oda ve borsaları, yurt çapında patron örgütleri her gün “ucuz emek ve işgücü piyasasına erkenden katılım” arzularını yineliyor.

]]>
Yılın ilk dokuz ayında en az 1566 işçi hayatını kaybetti https://yenidunya.org/emek-gundemi/33181/yilin-ilk-dokuz-ayinda-en-az-1566-isci-hayatini-kaybetti/ Wed, 08 Oct 2025 11:25:38 +0000 https://yenidunya.org/?p=33181 İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi İSİG, 2025 Eylül ayı iş cinayetleri raporunu açıkladı.
Rapora göre; Eylül ayında en az 206 işçi hayatını kaybetti. Böylece 2025 yılının ilk dokuz ayında iş cinayeti sayısı (Ocak 180, Şubat 124, Mart 159, Nisan 156, Mayıs 178, Haziran 164, Temmuz 207, Ağustos 192, Eylül 206) 1566’ya ulaştı.

Yine MESEM, yine öğrenci işçi cinayeti
İSİG raporunda şu değerlendirmelere yer verildi;
•Eylül ayında en çok iş cinayeti tarım işkolunda meydana geldi. Ölenlerin 27’si çiftçi ve 22’si tarım işçisi. İkinci sırada 43 ölüm ile inşaat işkolu var. Dikkat çeken husus ise bu ölümlerin yüzde 35’inin deprem şehirlerinde olmasıdır. Üçüncü sırada ise tanker, tır, kamyon, kargo aracı, minibüs ve taksi şoförlerinin ölümleriyle taşımacılık işkolu geliyor. Bu işkollarının ortak özelliği güvencesiz çalıştırmanın hakim olması ve kısmen taşımacılık dışında sendikal örgütlenmenin zayıflığıdır.

•İş cinayetlerine sektörel olarak baktığımızda ise sanayide 64 işçi, tarımda 49 işçi, hizmette 49 işçi ve inşaatta 44 işçi hayatını kaybetti.

•Ölüm nedenlerinde ilk sırada trafik/servis kazaları var. Bu nedenli ölümlerin yüzde 66’sını (traktör kasası, uygun olmayan servis minibüsleri vb. gerçekleşen işçi taşınması ve uygun olmayan traktörler yüzünden) tarım ve (uzun çalışma saatleri, tek şoför çalışma, uygun olmayan yollar, iş yetiştirme baskısı vb. yüzünden) taşımacılık işkollarında görüyoruz. İkinci sırada ezilme/göçükler var. Bu nedenli ölümler tarlada ve inşaatta çalışırken devrilen traktörün/hareket eden iş makinesinin altında kalma ile sanayi işkollarında makineye kapılma olarak görülmektedir.

•En çok iş cinayeti İstanbul başta olmak üzere Antalya, Diyarbakır, Tekirdağ, İzmir, Hatay, Trabzon, Aksaray, Denizli, Mersin, Şanlıurfa, Ankara, Manisa ve Sakarya’da meydana geldi. Bu bölgeler sanayi merkezleri olmaları, tarımsal üretim veya inşa faaliyetlerinin yoğunlaşmasıyla öne çıkıyor.

•Eylül ayında en az 9 çocuk işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Ölen çocukların beşi tarım, ikisi ticaret, biri gıda ve biri metal işkollarında çalışıyordu. Bu ay yine bir MESEM’li öğrenci/işçi çocuğumuzu kaybettik. Yağız Yıldız 17 yaşındaydı, MESEM İzabe ve Haddecilik Alanı 11.sınıf öğrencisiydi, staj yaptığı Karabük Demir ve Çelik İşletmeleri (Kardemir) Kontinü Kütük Haddehanesi bölümünde hurda sarma makinesi üzerine devrildi.

•İş cinayetlerinde ölenlerin 14’ü kadın işçiydi. Ölen kadınların altısı tarım, üçü ticaret, ikisi genel işler, biri kimya, biri taşımacılık ve biri konaklama işkollarında çalışıyordu.

•Eylül ayında en az 9 göçmen işçi (dördü Suriyeli, ikisi Mısırlı, biri Moldovalı, biri Türkmenistanlı, biri Ukraynalı) hayatını kaybetti. Göçmen işçilerin üçü inşaat, ikisi metal, ikisi genel işler, biri tekstil ve biri gemi işkollarında çalışıyordu.

•Ölen işçilerin en az 1’i (yüzde 0,48) sendika üyesi, 205’i (yüzde 99,52) sendikasız. Sendikalı işçi metal işkolunda çalışıyordu. Tespit ettiğimizin ötesinde ölen sendikalı işçilerin olduğunu belirtmeliyiz. Ancak kağıt üzerinde olan sendikal üyeliklerinin gerçek bir örgütlülük olmaması ve birçok sendikanın ölen üyelerini sahiplenmemesi (en azından bir taziye bile yayınlamaması) sonucu özellikle bu ay net bir bilgi verme şansımız olmadığını da belirtelim. Bu durum özellikle kamu çalışanı/memur sendikaları açısından daha da tespit edemediğimiz bir husus…

Yılın ilk dokuz ayında en az 1566 işçi hayatını kaybetti

İş cinayetlerinin aylara göre dağılımı
Ocak ayında en az 180 işçi, Şubat ayında en az 124 işçi, Mart ayında en az 159 işçi, Nisan ayında en az 156 işçi, Mayıs ayında en az 178 işçi, Haziran ayında en az 164 işçi, Temmuz ayında en az 207 işçi, Ağustos ayında en az 192 işçi ve Eylül ayında en az 206 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti…

İş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı
Trafik, Servis Kazası nedeniyle 53 işçi; Ezilme, Göçük nedeniyle 38 işçi; Yüksekten Düşme nedeniyle 32 işçi; Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 29 işçi; Şiddet nedeniyle 14 işçi; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 10 işçi; Elektrik Çarpması nedeniyle 8 işçi; İntihar nedeniyle 5 işçi; Patlama, Yanma nedeniyle 3 işçi; Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 3 işçi; Diğer nedenlerden dolayı 11 işçi hayatını kaybetti…

İş cinayetlerinin yaş gruplarına göre dağılımı
14 yaş ve altı 3 çocuk işçi,
15-17 yaş arası 6 çocuk/genç işçi,
18-29 yaş arası 36 işçi,
30-49 yaş arası 90 işçi,
50-64 yaş arası 53 işçi,
65 yaş ve üstü 9 işçi,
Yaşı belirlenemeyen 9 işçi hayatını kaybetti…

Bölgelere göre iş cinayetleri
Eylül ayında Türkiye’nin 59 şehrinde ve yurtdışında beş ülkede (kısa vadeli çalışmak için gidilen veya Türkiye menşeili şirketlerde çalışan) iş cinayeti gerçekleştiğini tespit ettik:
20 ölüm İstanbul’da; 10 ölüm Antalya’da; 9’ar ölüm Diyarbakır ve Tekirdağ’da; 8 ölüm İzmir’de; 7’şer ölüm Hatay ve Trabzon’da; 6’şar ölüm Aksaray, Denizli, Mersin ve Şanlıurfa’da; 5’er ölüm Ankara, Manisa ve Sakarya’da; 4’er ölüm Çorum, Malatya ve Osmaniye’de; 3’er ölüm Afyon, Edirne, Erzurum, Gaziantep, Isparta, Kahramanmaraş, Kastamonu, Niğde, Rize ve Zonguldak’ta; 2’şer ölüm Adıyaman, Ağrı, Artvin, Balıkesir, Bolu, Bursa, Çanakkale, Giresun, Iğdır, Kocaeli, Konya, Muğla, Nevşehir, Ordu, Samsun, Tokat, Yalova ve Irak’ta; 1’er ölüm Adana, Amasya, Bartın, Çankırı, Düzce, Hakkari, Karabük, Kayseri, Kırklareli, Mardin, Siirt, Sinop, Şırnak, Uşak, Yozgat, Almanya, İspanya, Liberya ve Ukrayna’da meydana geldi…

]]>
MESEM anlaşmalı işyerlerinde 336 öğrenci iş kazası geçirdi https://yenidunya.org/emek-gundemi/29900/mesem-anlasmali-isyerlerinde-336-ogrenci-is-kazasi-gecirdi/ Wed, 24 Apr 2024 08:06:33 +0000 https://yenidunya.org/?p=29900 İktidar eliyle çocuk işçiliğinin meşrulaştırıldığı MESEM’lerde 336 öğrenci çıraklık yaptırılırken iş kazası geçirdi. Çocukların maruz kaldığı iş kazaları en çok inşaat, metal ve ağaç işleri sektörlerinde yaşandı.
Kayıtlı öğrenci sayısının 500 bine dayandığı Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) bağlı Mesleki Eğitim Merkezleri’nde (MESEM), ucuz ve çocuk işçiliğin yasal kılıfı haline getirildiği gerekçesiyle tartışma yarattı.
BirGün’den Mustafa Bildircin’in haberine göre, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in CHP Milletvekili Turan Taşkın Özer’in soru önergesine verdiği yanıtta yüzlerce çocuğun iş kazası geçirdiği ortaya çıktı.
Kaza geçiren öğrenci 336 olduğunu ifade eden Tekin, iş cinayetlerinde yaşamını yitiren öğrenci sayısını ise açıklamadı.

Yüzlerce öğrenci kaza geçirdi
Çalıştırılan öğrencilerin ücret ve sigorta primlerinin devlet tarafından ödenmesi nedeniyle “kamu kaynaklarının talan edilmesine” yol açtığı belirtilen MESEM’lerde yaşanan iş cinayetleri ve iş kazaları tartışmaları daha da alevlendirdi. Antalya’nın Kepez ilçesinde o dönem 17 yaşında olan Beyzanur Hatmorioğlu’nun MESEM kapsamında çalıştırıldığı Akmer Mercedes servisinde yaşanan iş kazasında vücudunun yüzde 80’i yandı. İstanbul’da MESEM kapsamında çalıştırılan 14 yaşındaki Arda Tonbul iş cinayeti sonucu yaşamını yitirdi. Kilis’te 17 yaşındaki Murat Can Eryılmaz ise çalıştırıldığı inşaatının sekizinci katından düşerek hayatını kaybederken 17 yaşındaki lise öğrencisi Ömer Çakar ise Diyarbakır’da staj yaptığı fabrikada geçirdiği kaza sonucu 4 Ocak’ta yaşamını yitirdi. Çocuk hakları alanında çalışan uzmanların yanı sıra eğitimcilerin de “Çocuk hakları ihlal ediliyor, çocuk işçiliği meşrulaştırılıyor” diyerek eleştirdiği MESEM’lerde yaşanan iş kazaları TBMM gündemine taşındı.

MEB Bakanı Tekin soruları görmezden geldi
CHP Milletvekili Turan Taşkın Özer, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na sekiz sorulu bir önerge sundu. Bakan Tekin, soruların büyük bölümünü görmezden geldi ancak MESEM’lerde kayıtlı öğrenci sayısını ve iş kazası geçiren öğrenci sayısını açıkladı. Tekin’in CHP’li Özer’in sorularına verdiği yanıtlar, yüzlerce öğrencinin MESEM’lerde iş kazası geçirdiğini ortaya koydu.
Bakan Tekin, şubat ayı itibarıyla 82 bin 618’inin kadın, 339 bin 15’inin ise erkek olmak üzere MESEM’e kayıtlı toplam öğrenci sayısının 421 bin 633 olduğunu kaydetti. MESEM programına alınan ve en çok kaza ile can kaybının yaşandığı işyerlerinin inşaat, metal, ağaç işleri, motor ve makine sektörleri olduğu bildirildi. Kaza geçiren öğrenci sayısının 316 erkek, 20 kadın olmak üzere toplam 336 olduğunu ifade eden Tekin, iş cinayetlerinde yaşamını yitiren öğrenci sayısını ise açıklamadı.

İstihdam sorusu geçiştirildi
CHP’li Özer’in, “MESEM mezunlarının kaçı eğitim aldığı alan ve dalda, kendi mesleğiyle ilgili SGK kayıtlı iş bulmuştur?” sorusunun yanıtsız kalması ise dikkat çekti. Bakan Tekin soruyu, “Mezunların alanında istihdam durumunun tespitine yönelik SGK ve ilgili diğer kurumlarla çalışmalar devam etmektedir” yanıtıyla geçiştirdi.

Ücretsiz ara eleman kurumu
CHP’li Turan Taşkın Özer, MESEM’lerin vaat edildiği gibi öğrencilerin meslek öğrenmelerini değil, ağır koşullarda, hak ihlallerine maruz kalarak, uzun saatlerce çalıştırılmalarına ortam hazırladığını söyledi.
Türkiye’de genç işsizliğin bitmediğinin altını çizen Özer, şunları kaydetti: “Proje, işverene ücretsiz ara eleman bulma kurumu haline geldi. Bunun itirafını Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Çocuk İşçiliği ile Mücadele Ulusal Programı kapsamında 18 strateji ve 106 faaliyete yer verirken çocuk işçiliğinin nedenleri arasında, ‘Çocuk işgücüne yönelik işveren talebi’ olduğunu belirterek yaptı. MESEM’ler çırak ya da stajyer eğitimi değil ucuz iş gücü, bir sömürü düzeni oluşturdu ve bunu da en savunmasız haliyle çocuklar üzerinden kurdu. Bakanlığın MESEM’lerden mezun çocukların iş bulmasıyla ilgili soruyu geçiştirmesi de tam da bu sistemle ilgili. Bir takip sistemi olmadığı gibi aslında gençlerin iş sahibi olup olmadıklarıyla ilgilenmiyorlar. Meclis üstüne düşeni yapmalı, gerekli yasal düzenlemeler ivedilikle yapılmalıdır.”

]]>