halkın enflasyonu – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Wed, 22 Apr 2026 11:42:40 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.5 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png halkın enflasyonu – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 KAMU-AR: Enflasyon durmuyor, ekonomi çöktü https://yenidunya.org/emek-gundemi/33993/kamu-ar-enflasyon-durmuyor-ekonomi-coktu/ Wed, 22 Apr 2026 11:42:39 +0000 https://yenidunya.org/?p=33993 Birleşik Kamu-İş araştırma birimi KAMU-AR “Halkın enflasyonu” araştırması-Nisan 2026 sonuçlarını açıkladı.
Rapora göre:
-Gıda fiyatları nisanda yüzde 2,7 arttı
-En çok tüketilen gıda maddelerinden oluşan bir sepet esas alınarak yapılan hesaplamaya göre, gıdada enflasyon daha yılın ilk dört ayında yüzde 26,5’e ulaştı
-Gıda fiyatları nisan 2026 itibariyle son bir yılda yüzde 58,2 oranında artış kaydetti.
-Gıda fiyatlarındaki yüksek artış trendinin, tarımdaki yapısal sorunların yanı sıra savaşın tarımsal girdi fiyatlarında yol açtığı artışların da etkisiyle yaz aylarında da devam edeceği gözleniyor.

KAMU-AR: Enflasyon durmuyor, ekonomi çöktü

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Ar-Ge birimi KAMUAR’ın fiyatlarını Türkiye’nin büyük bir bölümünde yaygın şubeleri bulunan zincir marketlerden derlediği ve halkın en fazla tükettiği 64 temel gıda maddesinden oluşan bir sepeti esas alarak hesapladığı gıda fiyatları endeksinin Nisan 2026 sonuçları açıklandı.
Gıda fiyatlarında bu yılın ilk üç aylık dönemine damgasını vuran artış trendi, hızı yavaşlasa da nisan ayında da devam etti. Nisanda önceki aya göre yüzde 2,7 oranında artan gıda fiyatlarında yılın ilk dört aylık döneminde yüzde 26,5 ve son bir yıllık dönemde ise yüzde 58,2 oranında artış yaşandı. Tarım sektörünün yapısal sorunlarının yanı sıra savaşın, başta gübre ve enerji olmak üzere tarımsal girdi fiyatlarında yol açtığı artışlar yüzünden gıda fiyatlarındaki artış eğiliminin yaz aylarında da devam edeceği gözleniyor. Birleşik Kamu – İş Gıda Fiyatları Endeksindeki aralıksız artış serisi de nisan ayıyla birlikte 71 aya uzadı.

Açlık riski büyüyor
İktidarın yanlış politikaları yüzünden Türkiye’nin içerisine sürüklendiği yüksek enflasyon sürecinin gıda fiyatları aracılığıyla ücretliler, dar gelirliler ve yoksullara çıkardığı fatura hızla ağırlaşmaya devam ediyor.

KAMU-AR: Enflasyon durmuyor, ekonomi çöktü

Genel enflasyon ortamının yanı sıra özel olarak da tarım sektöründe yaşanan maliyet artışları ve benzeri sorunların da etkisiyle hızla artan gıda fiyatları ülkedeki açlık ve yoksulluk riskini giderek büyütüyor. Savaşın henüz başlamadığı şubat ayında tarımsal girdi fiyatlarında yüzde 3,1 oranında artış yaşanmıştı. Savaş nedeniyle mart ve nisan aylarında arım sektörünün en önemli girdileri olan enerji ve gübre de oldukça yüksek fiyat artışları yaşandı. Nitekim, gıda fiyatları açısından önemli bir ön gösterge olan tarım ürünü üretici fiyatları (tarla fiyatları) da mart ayında bir önceki aya göre yüzde 3,9 oranında artış kaydetmişti.
Gıda fiyatları, Türkiye’nin, bugünkü enflasyon sarmalına sürüklendiği Eylül 2021’den başlayarak Nisan 2026’ya kadar yüzde 1.989 oranında arttı. Eylül 2021’de 100 liraya satın alınan bir gıda sepeti için vatandaşlar bu yıl nisanda ayında 2.089 lira ödemek zorunda kaldılar.
Eylül 2021’den bu yana kamu çalışanlarının maaş ve ücretlerinde yüzde 1.126 oranında artış yapıldı. Diğer bir ifadeyle Eylül 2021’de 100 lira olan ortalama kamu çalışanı ücreti Ocak 2026 itibariyle 1.226 liraya çıktı ve temmuz ayına kadar da öyle devam edecek. Ücretlerindeki artış gıda fiyatlarındaki artışı bile karşılamaya yetmeyen ücretlilerin alım gücü gıda fiyatlarına karşı karşısında reel olarak yüzde 41,3 oranında eridi.
Birleşik Kamu-İş’in gıda fiyatları endeksi Haziran 2020’den bu yana, yani 71 aydır aralıksız olarak bir önceki aya göre artıyor.

Aylık fiyat artışı
Nisanda sebze ve süt ve süt ürünleri dışındaki tüm gıda harcama gruplarında fiyatlar bir önceki aya göre artış gösterdi.

KAMU-AR: Enflasyon durmuyor, ekonomi çöktü

Ekmek-pirinç-un-bulgur harcamaları nisanda önceki aya göre yüzde 6,1 oranında artarken, et ve balık grubu harcamalarında yüzde 4,8 oranında artış kaydedildi. Süt, süt ürünleri ile yumurta grubunda fiyatlar yüzde 0,3 oranında azaldı. Margarin ve sıvıyağ harcamaları ise yüzde 4,2 arttı.
Meyve fiyatlarının yüzde 7,1 oranında arttığı nisanda sebze fiyatlarında ise ortalama yüzde 4,7 oranında gerileme yaşandı.
Bakliyat fiyatlarının önceki yüzde 1,3 oranında arttığı nisanda salça, zeytin, bal, çay, tuz ve benzeri işlenmiş gıda maddelerinden oluşan diğer gıdada fiyatlar yüzde 0,8 oranında yükseldi.
Vatandaşlar mevcut gıda tüketim alışkanlıklarına göre seçilen 64 temel gıda maddesinden oluşturulan gıda sepetini satın alabilmek için nisanda bir önceki aya göre yüzde 2,7 oranında daha fazla para ödemek zorunda kaldı.

Dört aylık artış yüzde 26,6
Ekmek, un, bulgur, makarna fiyatları yılın ilk dört aylık döneminde toplam 22,2, et-balık fiyatları yüzde 20,9, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatları yüzde 21,2 oranlarında artış kaydetti. Bu dönemde yağ fiyatları yüzde 5 oranında, meyve fiyatları yüzde 59,4, sebze fiyatları ise yüzde 62,1 oranında yükseldi. Bakliyat fiyatları dört ayda yüzde 18,5, diğer gıda fiyatları ise yüzde 2,6 oranında arttı.

Yıllık artış yüzde 58
Ekmek, un, bulgur, makarna fiyatları bu yıl nisan ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 38,5, et-balık fiyatları yüzde 63,9, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatları yüzde 34,1 oranlarında artış kaydetti. Bir yıl öncesine göre yağ fiyatları yüzde 42,5 oranında zamlandı. Meyve fiyatları yüzde 129,4, sebze fiyatları ise yüzde 77,3 oranında arttı. Bakliyat fiyatları son bir yılda yüzde 39,2, diğer gıda fiyatları ise yüzde 29,5 oranında artış gösterdi.

12 aylık ortalamalara göre artış yüzde 53,9
Mayıs 2025 – Nisan 2026 aylarına kapsayan son 12 aylık dönemin ortalama fiyatları, Mayıs 2024 – Nisan 2025 dönemindeki ortalama gıda fiyatlarına göre yüzde 53,9 oranında arttı.
On iki aylık ortalama fiyat artışı ekmek, un, bulgur, makarna fiyatlarında yüzde 31,4, et-balık fiyatlarında 61,7, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatlarında yüzde 33,4 oldu. 12 aylık ortalamalara göre yağ fiyatları yüzde 30,4, meyve fiyatları yüzde 129,4, sebze fiyatları ise yüzde 77,3 oranında arttı. Bakliyatta ortalama fiyatlar bir önceki 12 aylık ortalamaya göre yüzde 27,8, diğer gıda fiyatları ise yüzde 29,5 oranında yükseldi.

]]>
KAMU-AR: Gıda fiyatları 1 yılda yüzde 54 arttı https://yenidunya.org/emek-gundemi/33520/kamu-ar-gida-fiyatlari-1-yilda-yuzde-54-artti/ Wed, 24 Dec 2025 09:58:35 +0000 https://yenidunya.org/?p=33520 Birleşik Kamu-İş “Halkın enflasyonu” araştırması Aralık 2025 sonuçlarını açıkladı.
Araştırma sonuçlarına göre:
-Halkın enflasyonu: “gıda fiyatları aralıkta yüzde 2,6 arttı”
-En çok tüketilen gıda maddelerinden oluşan bir sepet esas alınarak yapılan hesaplamaya göre gıda fiyatları aralıkta geçen yılın aralık ayına göre ise yüzde 44,5 oranında artış kaydetti.
-2025 yılındaki ortalama gıda fiyatları bir önceki yılın ortalama fiyatlarına göre yüzde 54 oranında arttı.
-Yıllık ortalama fiyatlara göre 2024 yılında 1000 liraya alınan bir gıda sepeti için 2025 yılında vatandaşlar 1.540 lira ödemek zorunda kaldılar.

KAMU-AR: Gıda fiyatları 1 yılda yüzde 54 arttı

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Ar-Ge birimi KAMUAR’ın fiyatlarını Türkiye’nin büyük bir bölümünde yaygın şubeleri bulunan zincir marketlerden derlediği ve halkın en fazla tükettiği 64 temel gıda maddesinden oluşan bir sepeti esas alarak hesapladığı gıda fiyatları endeksinin Aralık 2025 sonuçları açıklandı.
Gıda fiyatlarında yaşanan aralıksız artış eğilimi aralık ayında da devam etti. Aralıkta bir önceki aya göre yüzde 2,6 oranında artan gıda fiyatlarında, geçen yılın aralık ayına göre artış ise yüzde 44,5 olarak gerçekleşti. Gıda fiyatlarındaki aralıksız artış süresi de aralık ayıyla birlikte 67 aya çıktı. 2025 yılındaki ortalama gıda fiyatları 2024 yılındaki yıllık ortalama fiyatlara göre ise yüzde 54 oranında arttı. Yıllık ortalama fiyatlar üzerinden hesaplandığında 2024 yılında 1.000 liraya satın alınabilen bir gıda sepeti için vatandaşlar 2025 yılında ortalama 1.540 lira ödediler.

Neden gıda fiyatları: Çünkü yoksullar gelirini gıdaya harcıyor
TÜİK’in en son açıkladığı tüketim harcamalarıyla ilgili istatistiklere göre en zengin yüzde 20’lik kesim tüketim harcamalarının yüzde 12,8’ini, en yoksul yüzde 20’lik kesim ise yüzde 30’unu gıda için yapıyor. 2023 yılı için bu oranlar sırasıyla yüzde 36,6 ve yüzde 14,5 olarak ölçülmüştü. Gıda harcamalarının payında yaşanan düşüş, vatandaşların son yıllarda başta konut kirası ve ulaşım olmak üzere zorunlu harcamaların fiyatlarında yaşanan yüksek artışları finanse edebilmek için gıdadan vazgeçtiklerini gösteriyor. Sadece gıda fiyatları değil özellikle konut gibi zorunlu harcama alanlarındaki yüksek fiyat artışlarının da dar gelirlilerin masasındaki ekmeği küçülttüğü gösteriyor. 2024 yılında payı azalarak yüzde 30,4’e gerilese de yoksullar konuttan sonra en fazla parayı gıdaya ayırıyorlar.
TÜİK enflasyonu hesaplarken gıda harcamalarının ağırlığını yaklaşık yüzde 25 olarak esas alıyor ve büyük bir kesimin gıda sepetine girmeyen gıda maddelerinin de fiyat değişimlerini endeksine dahil ediyor. Oysa Türkiye’de asgari ücretle, en düşük emekli aylığıyla geçinmeye çalışan milyonlar, gelirlerinin neredeyse tamamını temel gıdaya ve barınma için ayırmak zorunda kalıyor.  Bu nedenle de gıda fiyatları ücretliler ve dar gelirliler için temel enflasyon haline geliyor.

Açlık riski büyüyor
İktidarın yanlış faiz ve kur politikaları yüzünden Türkiye’nin içerisine sürüklendiği yüksek enflasyon sürecinin gıda fiyatları aracılığıyla ücretliler, dar gelirliler ve yoksullara çıkardığı fatura büyümeye devam ediyor.
Gıda fiyatları, Türkiye’nin, bugünkü enflasyon sarmalına sürüklendiği Eylül 2021’den başlayarak Aralık 2025’e kadar yüzde 1.508 oranında arttı. Eylül 2021’de 100 liraya satın alınan bir gıda sepeti için vatandaşlar bu yıl ocak ayında 1.159, şubat ayında 1.185, martta 1.265, nisanda 1.287, mayısta 1.301, haziranda 1.360, temmuzda 1.369, ağustosta 1.413, eylülde 1.494, ekimde 1.549, kasımda 1.568 lira aralıkta ise 1.608 lira ödediler.
Eylül 2021’den bu yana kamu çalışanlarının maaş ve ücretlerinde yüzde 1.034 oranında artış yapıldı. Diğer bir ifadeyle Eylül 2021’de 100 lira olan ortalama kamu çalışanı ücreti Ağustos 2025 itibariyle 1.134 lira düzeyine çıktı. Bu düzey yıl sonuna kadar devam etti. Ücretlerindeki artış gıda fiyatlarındaki artışı bile karşılamaya yetmeyen ücretlilerin alım gücü gıda fiyatlarına karşı karşısında yüzde 29,5 oranında eridi.
Birleşik Kamu-İş’in gıda fiyatları endeksi Haziran 2020’den bu yana, yani 67 aydır aralıksız olarak bir önceki aya göre artıyor. Tarım sektörünün yaşadığı sorunların da bir yansıması olan gıda fiyatlarındaki artış trendinin gelecek aylarda devam edeceği tahmin ediliyor.

KAMU-AR: Gıda fiyatları 1 yılda yüzde 54 arttı

Aylık fiyat artışı
Aralıkta ekmek, pirinç ve un ile süt ve süt ürünleri dışındaki tüm gıda harcama gruplarında fiyatlar önceki aya göre arttı.
Ekmek-pirinç-un-bulgur harcamaları aralıkta, önceki aya göre değişmezken, et ve balık grubu harcamalarında yüzde 4,7 oranında artış oldu. Süt, süt ürünleri ile yumurta grubunda fiyatlar yüzde 3,5 oranında azaldı. Tereyağı dışındaki yağ harcamaları ise önceki aya göre yüzde 1,4 oranında yükseldi.
Meyve fiyatlarının yüzde 10,2 oranında arttığı aralık ayında sebze fiyatlarında ise ortalama yüzde 6,1 oranında artış yaşandı.
Bakliyat fiyatlarının önceki aya göre yüzde 10,4 oranında arttığı aralıkta  salça, zeytin, bal, çay, tuz ve benzeri işlenmiş gıda maddelerinden oluşan diğer gıda fiyatları yüzde 3,2 oranında yükseldi.
Vatandaşlar mevcut gıda tüketim alışkanlıklarına göre seçilen 64 temel gıda maddesinden oluşturulan gıda sepetini satın alabilmek için aralıkta bir önceki aya göre yüzde 2,6 oranında daha fazla para ödemek zorunda kaldı.

KAMU-AR: Gıda fiyatları 1 yılda yüzde 54 arttı

Yıllık artış yüzde 44,5
Ekmek, un, bulgur, makarna fiyatları bu yıl aralık ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21,5, et-balık fiyatları 66,7, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatları yüzde 29,1 oranlarında artış kaydetti. Bir yıl öncesine göre yağ fiyatları yüzde 31,3 oranında zamlandı. Meyve fiyatları yüzde 73,4, sebze fiyatları ise yüzde 46,6 oranında yükseldi. Bakliyat fiyatları son bir yılda yüzde 27,3, diğer gıda fiyatları ise yüzde 31,1 oranında arttı.

12 aylık ortalamalara göre artış yüzde 54
2025 yılındaki ortalama fiyatlar 2024 yılındaki ortalama gıda fiyatlarına göre yüzde 54,0 oranında arttı.
On iki aylık ortalama fiyat artışı ekmek, un, bulgur, makarna fiyatlarında yüzde 35,2, et-balık fiyatlarında 49,9, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatlarında yüzde 33,4 oldu. Yıllık ortalamalara göre yağ fiyatları yüzde 29,6, meyve fiyatları yüzde 148,2, sebze fiyatları ise yüzde 89,9 oranında arttı. Bakliyatta yıllık ortalama fiyatlar bir önceki yıla göre yüzde 20,5, diğer gıda fiyatları ise yüzde 32,4 oranında zamlandı.

]]>
KAMU-AR: Halkın enflasyonu artmaya devam ediyor https://yenidunya.org/emek-gundemi/33049/kamu-ar-halkin-enflasyonu-artmaya-devam-ediyor/ Sun, 24 Aug 2025 09:41:09 +0000 https://yenidunya.org/?p=33049 -Gıda fiyatları ağustosta yüzde 3,2 arttı
-Halkın en fazla tükettiği 64 temel gıda maddesinden oluşan bir sepet esas alınarak yapılan hesaplamaya göre ocak-ağustos döneminde gıda fiyatlarında toplam yüzde 27 oranında artış yaşandı.
-Gıda fiyatlarında son bir yılda ise yüzde 54,5 oranında artış oldu.
-Son 12 ayın ortalama gıda fiyatları bir önceki 12 aylık ortalama fiyatlara göre yüzde 57,2 oranında artış gösterdi.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Ar-Ge birimi KAMUAR’ın fiyatlarını Türkiye’nin büyük bir bölümünde yaygın şubeleri bulunan zincir marketlerden derlediği ve halkın en fazla tükettiği 64 temel gıda maddesinden oluşan bir sepeti esas alarak hazırladığı gıda fiyatları endeksinin Ağustos 2025 sonuçları açıklandı.

Gıda fiyatları ağustosta bir önceki aya göre yüzde 3,2 oranında artarken, yılın ilk sekiz aylık dönemindeki fiyat artışı ise yüzde 27’ye kadar yükseldi. Aralıksız olarak 63 aydır artan gıda fiyatlarındaki son bir yıllık artış ise yüzde 54,5’e çıktı. Son 12 aylık ortalama fiyatlar ise bir önceki 12 ayın ortalamasına göre yüzde 57,2 oranında arttı.

Açlık riski büyüyor
Türkiye’nin tümüyle iktidarın tümüyle yanlış politikaları yüzünden içerisine sokulduğu yüksek enflasyon sürecinin en ağır faturasını gıda fiyatları yüzünden ücretliler, dar gelirliler ve yoksullar ödemeye devam ediyor.

KAMU-AR: Halkın enflasyonu artmaya devam ediyor

Gıda fiyatları, Türkiye’nin, içinde bulunduğu enflasyon sarmalına sürüklendiği Eylül 2021’den başlayarak Ağustos 2025’e kadar yüzde 1.313 oranında arttı. Eylül 2021’de 100 liraya satın alınan bir gıda sepeti için vatandaşlar bu yıl ocak ayında 1.159 lira, şubat ayında 1.185 lira, martta 1.265 lira, nisanda 1.287 lira, mayısta 1.301 lira, haziranda da 1.360 lira, temmuzda 1.369 lira, ağustosta ise 1.413 ödemek zorunda kaldılar.
Gerek gıda fiyatlarında gerekse de genel enflasyon oranlarında yıllık olarak baz etkisiyle yaşanan düşüşler, fiyatların, dolayısıyla hayat pahalılığının azaldığı anlamına gelmiyor. Aksine fiyatlar, oranı önceki aylara göre azalsa da artmaya devam ediyor. Diğer bir ifadeyle artış hızı düşse bile sabit gelirlilerin, kazandığı aylık ve ücretlerin satın alma gücü her ay biraz daha azalıyor ve yoksullaşma artıyor.
Eylül 2021’den bu yana kamu çalışanlarının ücretlerinde yüzde 1.034 oranında artış yapıldı. Diğer bir ifadeyle Eylül 2021’de 100 lira olan ortalama kamu çalışanı ücreti Ağustos 2025 itibariyle 1.134 lira düzeyinde bulunuyor. Ücretlerindeki artış gıda fiyatlarındaki artışı bile karşılamaya yetmeyen kamu çalışanlarının alım gücü gıda fiyatlarına karşı erimeye devam ediyor.
Birleşik Kamu-İş’in gıda fiyatları endeksi Haziran 2020’den bu yana, yani 63 aydır aralıksız olarak bir önceki aya göre artıyor.

Aylık fiyat artışı
Ağustosta sadece meyve ve bakliyat fiyatı gerilerken, başta et ve sebze olmak üzere diğer gıda gruplarında yüksek oranlarda fiyat artışı oldu.

KAMU-AR: Halkın enflasyonu artmaya devam ediyor

Ekmek-pirinç-un-bulgur harcamaları ağustosta, önceki aya göre yüzde 1,1 oranında artarken, et ve balık grubu harcamalarında yüzde 7,2, süt, süt ürünleri ile yumurta grubunda fiyatlar bir önceki aya göre yüzde 3,9 oranında yükseldi. Tereyağı dışındaki yağ harcamaları ise önceki aya göre yüzde 10,7 oranında yükseldi.
Meyve fiyatlarının yüzde 10 oranında azaldığı temmuz ayında sebze fiyatlarında ise ortalama yüzde 2,7 artış yaşandı.
Bakliyat fiyatlarının önceki aya göre yüzde 2,7 oranında gerilediği temmuzda salça, zeytin, bal, çay, tuz ve benzeri işlenmiş gıda maddelerinden oluşan diğer gıda fiyatları yüzde 3,2 oranında yükseldi.
Vatandaşlar mevcut gıda tüketim alışkanlıklarına göre seçilen 64 temel gıda maddesinden oluşturulan gıda sepetini satın alabilmek için ağustosta bir önceki aya göre yüzde 3,2 oranında daha fazla para ödemek zorunda kaldı.

Sekiz aylık artış yüzde 27
Gıda fiyatları bu yıl ocak ayında yüzde 4, şubatta yüzde 2,2, martta yüzde 6,8 nisanda yüzde 1,7, mayısta yüzde 1,1, haziranda yüzde 4,5, temmuzda yüzde 0,7 oranında arttı. Ağustostaki yüzde 3,2 oranındaki artışla birlikte yılın ilk sekiz aylık dönemindeki toplam artış yüzde 27 olarak gerçekleşti.
Bu dönemde ekmek, pirinç, un, bulgur, makarna fiyatlarında yüzde 11,1, beyaz ve kırmızı et fiyatlarında yüzde 43,9, süt, süt ürünleri ve yumurta fiyatlarında yüzde 23,1 artış oldu. Yağ fiyatlarında yüzde 13,4 oranında yükseliş yaşanırken, meyve fiyatları yüzde 52,6 arttı. Sekiz ayda sebze fiyatları yüzde 10,2 oranında artarken, bakliyat yüzde 7,6 ve diğer işlenmiş gıda fiyatları da yüzde 10,7 oranında yükseldi.

Yıllık artış yüzde 54,5
Ekmek, un, bulgur, makarna fiyatları bu yıl ağustos ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 28,7, et-balık fiyatları 62, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatları yüzde 32,1 oranlarında artış gösterdi. Bir yıl öncesine göre yağ fiyatları yüzde 33,1 oranında zamlandı. Meyve fiyatları yüzde 171,5, sebze fiyatları ise yüzde 78,3 oranında yükseldi. Bakliyat fiyatları son bir yılda yüzde 15, diğer gıda fiyatları ise yüzde 21,7 oranında arttı.
Gıda fiyatlarında temmuzda yüzde 52,3 olan yıllık artış ağustosta yüzde 54,5’e çıktı. Gıda harcamalarını 127 maddelik bir sepetle izleyen TÜİK, gıda fiyatlarındaki yıllık artışı yüzde 27,95 olarak hesaplıyor.

12 aylık ortalamalara göre artış yüzde 60
Ağustos 2025 sonu itibariyle son 12 aydaki ortalama gıda fiyatları, Ağustos 2024 sonu itibariyle son 12 aylık ortalama fiyatlara göre yüzde 57,2 oranında arttı.
On iki aylık ortalama fiyat artışı ekmek, un, bulgur, makarna fiyatlarında yüzde 39,9, et-balık fiyatlarında 41,1, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatlarında yüzde 32,4 oldu. Yıllık ortalamalara göre yağ fiyatları yüzde 36,5, meyve fiyatları yüzde 158,5, sebze fiyatları ise yüzde 135,6 oranında arttı. Bakliyatta son 12 aylık ortalama fiyatlar bir önceki 12 aylık döneme göre yüzde 23,2, diğer gıda fiyatları ise yüzde 35,5 oranında zamlandı.

]]>
KAMU-AR: Gıda fiyatlarındaki bir yıllık artış yüzde 53,5 https://yenidunya.org/emek-gundemi/32531/kamu-ar-gida-fiyatlarindaki-bir-yillik-artis-yuzde-535/ Mon, 28 Apr 2025 08:22:18 +0000 https://yenidunya.org/?p=32531 KAMU-AR “Halkın Enflasyonu Nisan 2025” raporunun sonuçlarını açıkladı.
Rapora göre;
-Gıda fiyatları nisanda yüzde 1,7 arttı.
-Halkın en fazla tükettiği 64 temel gıda maddesinin fiyatı esas alınarak yapılan hesaplamaya göre yılın ilk dört aylık dönemindeki toplam fiyat artışı yüzde 15,6’ya yükseldi.
-Gıda fiyatlarındaki yıllık artış ise yüzde 53,5 olarak gerçekleşti.
-Son 12 ayda ortalama gıda fiyatları bir önceki 12 aylık ortalamalara göre yüzde 65,1 oranında arttı.

KAMU-AR: Gıda fiyatlarındaki bir yıllık artış yüzde 53,5

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Ar-Ge birimi KAMUAR’ın fiyatlarını Türkiye’nin büyük bir bölümünde yaygın şubeleri bulunan zincir marketlerden derlediği ve halkın en fazla tükettiği 64 temel gıda maddesinden oluşan bir sepeti esas alarak hazırladığı gıda fiyatları endeksinin Nisan 2025 sonuçları açıklandı.
Gıda fiyatlarında yaşanan artış nisan ayında da ara vermeden devam etti. Gıda fiyatları nisanda bir önceki aya göre yüzde 1,7 oranında arttı. Son 59 aydır aralıksız olarak artan gıda fiyatlarında, yılın ilk dört ayında toplam yüzde 15,6 oranında artış oldu, yıllık artış ise yüzde 53,5 oldu.  Nisan 2025 itibariyle son 12 aylık ortalama fiyatlar ise bir önceki 12 ayın ortalamasına göre yüzde 65,1 oranında arttı.

Açlık riski büyüyor
Yüksek enflasyon sürecinin en ağır faturasını gıda fiyatları yüzünden ücretliler, dar gelirliler ve yoksullar ödemeye devam ediyor. Sabit gelirli vatandaşlar bu faturayı, gıdaya daha fazla para ayırabilmek için, eğitim, sağlık, giyim, barınma ve benzeri diğer temel ihtiyaçlarına yönelik harcamalarını kısarak ödüyorlar.

KAMU-AR: Gıda fiyatlarındaki bir yıllık artış yüzde 53,5

Türkiye’nin, içinde bulunduğu ve ne zaman sona ereceği tahmin edilemeyen enflasyon sarmalına sürüklendiği Eylül 2021’den bu yana gıda fiyatları yüzde 1.187 oranında arttı. Eylül 2021’de 100 liraya satın alınan bir gıda sepeti için vatandaşlar bu yıl ocak ayında 1.159 lira, şubat ayında 1.185 lira, martta 1.265 lira ve nisanda ise1.287 lira ödemek zorunda kaldılar.
Gerek gıda fiyatlarında gerekse de genel enflasyon oranlarında yıllık olarak baz etkisiyle yaşanan düşüşler, fiyatların, dolayısıyla hayat pahalılığının azaldığı anlamına gelmiyor. Aksine fiyatlar, artış oranı önceki aylara göre azalsa da artmaya devam ediyor. Diğer bir ifadeyle hızı düşse bile sabit gelirlilerin, kazandığı aylık ve ücretlerin satın alma gücü azalıyor ve yoksullaşma süreci devam ediyor.
Eylül 2021’den bu yana kamu çalışanlarının ücretlerinde yüzde 881,5 oranında artış yapıldı. Diğer bir ifadeyle söz gelimi Eylül 2021’de 100 lira olan ortalama kamu çalışanı ücreti Nisan 2025 itibariyle 982 lira düzeyine çıktı. Ücretlerindeki artış gıda fiyatlarındaki artışı bile karşılamaya yetmeyen kamu çalışanlarının alım gücü gıda fiyatlarına karşı erimeye devam ediyor.  Nitekim bu yıl ocak ayında kamu çalışanlarına geçmiş enflasyon farkı hariç yapılan yüzde 6 oranındaki toplu sözleşme zammının tamamı daha ilk iki aydında eridi. Çalışanlar mart ayından itibaren devletten alacaklı konumuna geldi.
Birleşik Kamu-İş’in gıda fiyatları endeksi Haziran 2020’den bu yana, yani 59 aydır aralıksız olarak bir önceki aya göre artıyor. Bu 59 aylık dönemde gıda fiyatları 17 katı arttı. Gıda fiyatlarındaki bu aralıksız artış Haziran 2020’de 100 liraya alınan bir sepet gıda maddesinin bugün1.882 liraya alınabilir hale getirdi.

Aylık fiyat artışı
Nisan ayında yağ ve sebze grupları dışındaki tüm harcama gruplarında fiyatlar değişik oranlarda arttı.

KAMU-AR: Gıda fiyatlarındaki bir yıllık artış yüzde 53,5

Ekmek-pirinç-un-bulgur harcamaları nisanda, bir önceki aya göre yüzde 0,9 oranında artarken, et ve balık grubu harcamalarında yüzde 4,4 oranında yükseliş oldu. Süt, süt ürünleri ile yumurta grubunda fiyatlar bir önceki aya göre yüzde 0,6 oranında zamlandı. Tereyağı dışındaki yağ harcamaları ise ay çiçeği yağı fiyatlarındaki düşüşe bağlı olarak önceki aya göre yüzde 1,8 oranında azaldı.
Meyve fiyatlarının yüzde 7,7 oranında yükseldiği nisanda sebze fiyatlarında ise bir önceki aya göre yüzde 2,4 oranında düşüş kaydedildi.
Bakliyat fiyatlarının önceki aya göre yüzde 2,6 oranında arttığı nisan ayında salça, zeytin, bal, çay, tuz ve benzeri işlenmiş gıda maddelerinden oluşan diğer gıda fiyatları ise yüzde 0,3 oranında yükseldi.
Vatandaşlar mevcut gıda tüketim alışkanlıklarına göre seçilen 64 gıda maddesinden oluşturulan gıda sepetini satın alabilmek için nisanda bir önceki aya göre yüzde 1,7 oranında daha fazla para ödemek zorunda kaldı.

Dört aylık değişim
Gıda fiyatları bu yıl ocak ayında yüzde 4, şubatta yüzde 2,2, martta ise yüzde 6,8 oranında artmıştı. Nisandaki yüzde 1,7 artışla birlikte ocak-nisan dönemindeki toplam artış ise yüzde 15,6 olarak gerçekleşti.
İlk dört ayda ekmek, pirinç, un, bulgur, makarna fiyatlarında ortalama yüzde 7,2, beyaz ve kırmızı et fiyatlarında yüzde 23, süt, süt ürünleri ve yumurta fiyatlarında yüzde 16,7 artış oldu. Yağ fiyatlarında yüzde 3,3 oranında düşüş oldu. Meyve fiyatları yüzde 27, sebze fiyatları yüzde 21,8, bakliyat yüzde 8,4 ve diğer işlenmiş gıda fiyatları da yüzde 3,8 oranında yükseldi.

Yıllık değişim
Ekmek, un, bulgur, makarna fiyatları bu yıl nisan ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 42,5, et-balık fiyatları 31,1, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatları yüzde 32,9 oranlarında artış gösterdi. Bir yıl öncesine göre yağ fiyatları yüzde 23,1 oranında zamlandı. Meyve fiyatları yüzde 145,7, sebze fiyatları ise yüzde 149,5 oranında yükseldi. Bakliyat fiyatları son bir yılda yüzde 18,7, diğer gıda fiyatları ise yüzde 32,2 oranında arttı.
Gıda fiyatlarında yıllık olarak yüzde 53,5 oranında artış oldu.

Yıllık ortalama artış
Nisan 2025 sonu itibariyle son 12 aydaki ortalama gıda fiyatları, Nisan 2024 sonu itibariyle son 12 aylık ortalama fiyatlara göre ise yüzde 65,1 oranında arttı.
12 aylık ortalama fiyat artışı ekmek, un, bulgur, makarna fiyatlarında yüzde 46,2, et-balık fiyatlarında 45,3, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatlarında yüzde 40,3 oldu. Yıllık ortalamalara göre yağ fiyatları yüzde 52,1, meyve fiyatları yüzde 124,3, sebze fiyatları ise yüzde 174,5 oranında arttı. Bakliyatta son 12 aylık ortalama fiyatlar bir önceki 12 aylık döneme göre yüzde 35,9, diğer gıda fiyatları ise yüzde 49,1 oranında zamlandı.

]]>
KAMUAR: Enflasyonun ağır faturasını ücretliler, dar gelirliler ve yoksullar ödüyor https://yenidunya.org/emek-gundemi/32156/kamuar-enflasyonun-agir-faturasini-ucretliler-dar-gelirliler-ve-yoksullar-oduyor/ Tue, 25 Feb 2025 12:34:22 +0000 https://yenidunya.org/?p=32156 -Gıda fiyatları bu yıl ocakta önceki aya göre yüzde 4, şubatta ise yüzde 2,2 oranında arttı.
-Halkın en fazla tükettiği 64 temel gıda maddesinin fiyatı esas alınarak yapılan hesaplamaya göre yılın ilk iki aylık dönemindeki toplam artış yüzde 6,4’ü buldu.
-Gıda fiyatlarındaki yıllık artış ise yüzde 52,8 oldu.
-Son 12 ayda ortalama gıda fiyatları bir önceki 12 aylık ortalamalara göre yüzde 72,2 oranında artış gösterdi.

Birleşik Kamu-İş Ar-Ge birimi KAMU-AR’ın “Halkın enflasyonu” araştırması Şubat 2025 yayımlandı.
KAMU-AR’ın araştırmasına göre, gıda fiyatlarında son dört yıla damgasını vuran hızlı artış süreci 2025 yılında da ara vermeden devam ediyor. Dünyadaki eğilimin aksine Türkiye’de son 57 aydır aralıksız olarak artan gıda fiyatlarında bu yıl ocak ayında yüzde 4, şubatta ise yüzde 2,2 oranında artış kaydedildi. Yılın ilk iki ayında toplam yüzde 6,4 oranında artan gıda fiyatlarında yıllık artış ise yüzde 52,8 oldu.  Şubat 2025 itibariyle son 12 aylık ortalama fiyatlar ise bir önceki 12 ayın ortalamasına göre yüzde 72,2 oranında yükseldi.

Fiyatların artış hızı düşse de açlık riski büyüyor
İçinde bulunulan yüksek enflasyon sürecinin en ağır faturasını gıda fiyatları yüzünden ücretliler, dar gelirliler ve yoksullar ödüyor. Vatandaşlar bu faturayı, gıdaya daha fazla para ayırabilmek için, eğitim, sağlık, giyim, barınma ve benzeri diğer temel ihtiyaçlarına yönelik harcamalarını kısarak ödüyorlar.

KAMUAR: Enflasyonun ağır faturasını ücretliler, dar gelirliler ve yoksullar ödüyor

Türkiye’nin, daha uzun süre devam edeceği tahmin edilen enflasyon sarmalına sürüklendiği Eylül 2021’den bu yana gıda fiyatları yüzde 1.085 oranında arttı. Eylül
2021’de 100 liraya satın alınan bir gıda sepeti için vatandaşlar bu yıl ocak ayında 1.159 lira, şubat ayında ise 1.185 ödemek zorunda kaldılar.
Gerek gıda fiyatlarında gerekse de genel enflasyon oranlarında yıllık olarak yaşanan düşüşler, fiyatların, dolayısıyla hayat pahalılığının azaldığı anlamına gelmiyor. Aksine fiyatlar, artış oranı önceki aylara göre azalsa da artmaya devam ediyor.  Diğer bir ifadeyle hızı düşse bile sabit gelirlilerin yoksullaşma süreci devam ediyor.
Eylül 2021’den bu yana kamu çalışanlarının ücretlerinde yüzde 881,5 oranında artış yaşandı. Diğer bir ifadeyle söz gelimi Eylül 2021’de 100 lira olan ortalama kamu çalışanı ücreti Ocak 2025 zammıyla birlikte 982 lira düzeyine çıktı. Ücretlerindeki artış gıda fiyatlarındaki artışı bile karşılamaya yetmeyen kamu çalışanlarının alım gücü gıda fiyatlarına karşı erimeye devam ediyor.  Nitekim bu yıl ocak ayında kamu çalışanlarına geçmiş enflasyon farkı hariç yapılan yüzde 6 oranındaki toplu sözleşme zammının tamamı daha ilk iki ayda eridi. Çalışanlar şubat ayından itibaren alacaklı konumuna geldi.
Birleşik Kamu-İş’in gıda fiyatları endeksi Haziran 2020’den bu yana her ay, yani aralıksız olarak 57 aydır bir önceki aya göre artıyor. Bu 57 aylık dönemde gıda fiyatları 16 katı arttı. Gıda fiyatlarındaki bu aralıksız artış Haziran 2020’de 100 liraya alınan bir sepet gıda maddesinin bugün1.732 liraya alınabilir hale getirdi.

Aylık fiyat artışı
Şubatta sebze ve işlenmiş gıda dışındaki tüm harcama gruplarında fiyatlar değişik oranlarda arttı.

KAMUAR: Enflasyonun ağır faturasını ücretliler, dar gelirliler ve yoksullar ödüyor

Ekmek-pirinç-un-bulgur harcamaları şubatta bir önceki aya göre yüzde 5,6 oranında artarken, et ve balık grubu harcamalarında yüzde 3,6 oranında yükseliş oldu. Süt, süt ürünleri ile yumurta grubunda fiyatlar bir önceki aya göre yüzde 4,4 oranında zamlandı. Tereyağı dışındaki yağ harcamaları ise önceki aya göre yüzde 1,1 arttı.
Meyve fiyatlarının yüzde 1,9 oranında yükseldiği şubatta sebze fiyatlarında da bir önceki aya göre yüzde 5,6 oranında düşüş yaşandı.
Bakliyat fiyatlarının önceki aya göre yüzde 3,4 oranında arttığı şubatta salça, zeytin, bal, çay, tuz ve benzeri işlenmiş gıda maddelerinden oluşan diğer gıda fiyatları ise yüzde 1,2 oranında geriledi.
Vatandaşlar mevcut gıda tüketim alışkanlıklarına göre seçilen 64 gıda maddesinden oluşturulan gıda sepetini satın alabilmek için şubatta bir önceki aya göre yüzde 2,2 oranında daha fazla para ödemek zorunda kaldı.
 
İki aylık değişim
Gıda fiyatları bu yıl ocak ayında ise bir önceki aya göre yüzde 4 oranında artmıştı. Ocak-şubat dönemindeki toplam artış ise yüzde 6,4 olarak gerçekleşti.
İlk iki ayda ekmek, pirinç, un, bulgur, makarna fiyatlarında ortalama yüzde 6,8, beyaz ve kırmızı et fiyatlarında yüzde 5,9, süt, süt ürünleri ve yumurta fiyatlarında yüzde 11,7, yağ fiyatlarında yüzde 1,1, meyve fiyatları yüzde 4,7, sebze fiyatları yüzde 4,2, bakliyat yüzde 5,7 ve diğer işlenmiş gıda fiyatları da yüzde 3,3 oranında yükseldi.
 
Yıllık değişim
Ekmek, un, bulgur, makarna fiyatları bu yıl şubat ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 45,4, et-balık fiyatları 29,7, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatları yüzde 31,5 oranlarında artış gösterdi. Bir yıl öncesine göre yağ fiyatları yüzde 38,4 oranında zamlandı. Meyve fiyatları yüzde 154,5, sebze fiyatları ise yüzde 116,5 oranında yükseldi. Bakliyat fiyatları son bir yılda yüzde 19,3, diğer gıda fiyatları ise yüzde 35,9 oranında zamlandı.
Gıda fiyatlarında yıllık olarak yüzde 52,8 oranında artış oldu.

Yıllık ortalama artış
Şubat 2025 sonu itibariyle son 12 aydaki ortalama gıda fiyatları, Şubat 2024 sonu itibariyle son 12 aylık ortalama fiyatlara göre ise yüzde 72,2 oranında arttı.
12 aylık ortalama fiyat artışı ekmek, un, bulgur, makarna fiyatlarında yüzde 47,3, et-balık fiyatlarında 55,7 süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatlarında yüzde 43,9 oldu. Yıllık ortalamalara göre yağ fiyatları yüzde 62,9, meyve fiyatları yüzde 124,2, sebze fiyatları ise yüzde 189,1 oranında arttı. Bakliyatta son 12 aylık ortalama fiyatlar bir önceki 12 aylık döneme göre yüzde 44,5, diğer gıda fiyatları ise yüzde 56,5 oranında zamlandı.

KAMUAR: Enflasyonun ağır faturasını ücretliler, dar gelirliler ve yoksullar ödüyor
]]>
DİSK-AR: Enflasyon çok yüksek, yoksulun enflasyonu daha da yüksek! https://yenidunya.org/emek-gundemi/31462/disk-ar-enflasyon-cok-yuksek-yoksulun-enflasyonu-daha-da-yuksek/ Tue, 03 Dec 2024 10:05:19 +0000 https://yenidunya.org/?p=31462
  • TÜİK’e göre yıllık resmi enflasyon yüzde 47,09 oldu.
    • Kasım 2024’te gıda fiyatları artışı yüzde 5,10 oldu!
    • 11 aylık resmi enflasyon yüzde 42,91 olarak açıklandı.
    • Resmi yıl sonu enflasyon hedefinin (%44) tutması imkansız.
    • Resmi gıda enflasyonu yüzde 48,57 iken dar gelirlinin gıda enflasyonu 86,2!
    • Toplumsal sınıf ve kesimlerin arasındaki enflasyon farkı çok büyük
    • Resmi verilere göre 2003’ten bu yana ortalama fiyatlar 21 kat, gıda fiyatları ise 32 kat arttı!
    • TÜİK verileri üzerindeki şaibe sürüyor. TÜİK yargı kararına rağmen yine madde fiyat listesini yine açıklamadı.
  • DİSK-AR, TÜİK tarafından açıklanan 2024 Kasım ayı resmi enflasyonunu değerlendiren yazılı bir açıklama yaptı.
    Açıklamada, dar gelirlinin enflasyonu yüzde 68-68 denildi.

    Resmi enflasyon halkın enflasyonuna yanaşmıyor
    2024 Kasım dönemine ait TÜİK Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) 3 Aralık 2024’te yayımlandı. TÜİK verilerine göre TÜFE’deki (2003:100) değişim 2024 Kasım’da bir önceki aya göre yüzde 2,24 ve bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 47,09 oldu. 2024 yılının ilk on bir ayında ortalama fiyat artış oranı ise yüzde 42,91 olarak gerçekleşti.
    2024 Kasım döneminde en yüksek fiyat artışı yıllık yüzde 92,5 ile eğitim oldu. İkinci en yüksek fiyat artışının görüldüğü harcama grubu yıllık yüzde 74,45 artışla konut olurken üçüncü harcama grubu ise yüzde 60 ile lokanta ve oteller oldu. Gıda enflasyonu da ortalama enflasyonun üzerinde gerçekleşti ve yüzde 48,57 oldu.

    Resmi gıda enflasyonu yüzde 48,57 iken dar gelirlinin gıda enflasyonu yüzde 67-86 bandında!

    DİSK-AR: Enflasyon çok yüksek, yoksulun enflasyonu daha da yüksek!

    Zenginin ve yoksulun enflasyon farkı büyük!
    TÜİK, Kasım 2024 döneminde gıda enflasyonunu yüzde 48,57 olarak açıkladı. Ancak bu enflasyon halkın hissettiği gerçek enflasyonu yansıtmaktan oldukça uzak bir oran. DİSK-AR’ın  TÜİK verilerinden yararlanarak yaptığı hesaplamaya göre emeklilerde gıda enflasyonu yüzde 67 oldu. Üçüncü yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 54,2 olurken, düşük gelirli ikinci yüzde 20’lik grubun gıda enflasyonu yüzde 67,8 ve en yoksul yüzde 20’lik gelir grubun gıda enflasyonu ise yüzde 86,2 olarak gerçekleşti.
    Son bir yıllık seriye baktığımızda ortalama resmi enflasyon ile en yoksul kesimin enflasyonu arasında ciddi bir fark olduğu ortaya çıkıyor.

    DİSK-AR: Enflasyon çok yüksek, yoksulun enflasyonu daha da yüksek!

    Düşük gelirli emekçinin enflasyonu daha yüksek
    Yüksek gelir gruplarının daha düşük gıda enflasyonu hissettiği görülüyor. Dördüncü (yüksek) yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 47,3 olurken, en yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu ise yüzde 34,1 oldu. Böylece en yoksul gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 86,2 olurken, en yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 34 düzeyinde kaldı. Bu durum enflasyonun gelir gruplarına, farklı toplumsal kesim ve sınıflara göre önemli ölçüde farklı hissedildiğini ortaya koyuyor.
    Gıda enflasyonunda olduğu gibi resmi ortalama enflasyon oranları da düşük gelirlilerin, emekçilerin günlük yaşamda karşılaştığı ve hissettiği oranlar değildir. Uluslararası alanda Avrupa, ABD, Almanya ve Japonya Merkez Bankaları gibi çeşitli kuruluşlar tarafından hissedilen/algılanan ve beklenen tüketici enflasyonu düzenli olarak yayımlanıyor. Ancak TÜİK, aylık Tüketici Eğilim Anketi gerçekleştirmesine rağmen, bunun çıktısı olan “hissedilen/algılanan enflasyon”u açıklamıyor. TÜİK, uluslararası kuruluşların yaptığı gibi halkın hissettiği/algıladığı enflasyon oranı ve beklenen enflasyonu da elinde hazır bulunan verileri işleyerek yeni bir veri olarak yayımlamalıdır.  TÜİK ayrıca gelir gruplarına göre enflasyon farklılaşmasını da açıklamalıdır.

    DİSK-AR: Enflasyon çok yüksek, yoksulun enflasyonu daha da yüksek!

    gıda enflasyonu ile genel enflasyon arasındaki fark açılıyor
    TÜFE ve gıda fiyatları endeksi artmaya devam ediyor. 2005 Kasım’da 122 olan TÜFE endeksi, Kasım 2024’te 2657’ye yükseldi. 2005 Kasım’da 116 olan gıda fiyatları endeksi ise 2024 Kasım’da 3792’ye yükseldi. Kasım 2005’te yüzde 7,6 olan yıllık enflasyon oranı Kasım 2024’te yüzde 47,09 oldu. Kasım 2005’te yüzde 5,7 olan yıllık gıda enflasyonu ise Kasım 2024’te yüzde 48,5’e yükseldi.
    Öte yandan son yıllarda gıda enflasyonu ile genel enflasyon arasındaki fark açılmaya başladı. Kasım 2005’te TÜFE’yle benzer seyreden gıda fiyatları endeksi Kasım 2024’te TÜFE’nin 1135 puan üstüne çıktı.

    DİSK-AR: Enflasyon çok yüksek, yoksulun enflasyonu daha da yüksek!

    TÜİK veri saklamaya devam ediyor
    TÜİK madde fiyat listesini Haziran 2022’den bu yana açıklamadığı için ürün ve hizmet bazında ortalama fiyatlar tam olarak bilinmiyor. TÜİK, DİSK tarafından açılan ve kazanılan davaya rağmen yargı kararını uygulamayı reddetti. Bu nedenle enflasyon oranını hesaplanmasına kaynak teşkil eden madde fiyat listesi görülemiyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığın hukuksuz işleme koymama kararı, TÜİK’in madde sepeti ve ortalama madde fiyatlarına ilişkin veri setini açıklama yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurumları keyfi olarak hareket edemez. TÜİK’in yöneticileri Anayasa ve yasalar gereği mahkeme kararlarını gecikmesizin yerine getirmek zorundadırlar.

    ]]>
    Metalde grev süreci başlıyor, mücadele yükseliyor! https://yenidunya.org/emek-gundemi/31360/metalde-grev-sureci-basliyor-mucadele-yukseliyor/ Tue, 26 Nov 2024 10:55:36 +0000 https://yenidunya.org/?p=31360 Birleşik Metal-İş, 5 işletmeye bağlı 11 fabrikanın toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin tıkanması üzerine grev kararı almaya hazırlanıyor.
    Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar, metal işkolun abağlı işyerlerinde toplu sözleşme sürecinde yaşananları bir basın açıklaması ile kamuoyu ile paylaştı.
    Atar, açıklamasında Türkiye ve metal işkolunun genel tablosunu vurguladıktan sonra “4 fabrikada 500 üyemizle birlikte 4 Aralık günü grevimizi başlatıyoruz.” dedi.

    Metalde grev süreci başlıyor, mücadele yükseliyor!

    Basın açıklamasının tam metni
    Orta Vadeli Program sermayenin programıdır
    Bir yandan iktidarın diğer yandan sermayenin işçi sınıfının hak ve çıkarlarına yönelik saldırıları, hak gaspları bitmek bilmiyor. İktidar, Orta Vadeli Program’da somutlanan hedefleri gerçekleştirmek için bir yandan ücretleri baskılandırıyor öte yandan kıdem tazminatımıza göz dikiyor ve esneklik içeren yeni hukuki düzenlemeleri hedeflediğini açıklıyor. Bu programın sermaye programı olduğunu biliyoruz.
    OVP kapsamındaki güncel ve önemli tehlike, ücretlerin hedeflenen enflasyona göre artırılmasıdır. Çünkü, bilindiği üzere, önümüzdeki günlerde asgari ücret belirlenecektir; diğer yandan 2025 yılı, kamu işçilerinin de toplu sözleşme yılıdır ve yaklaşık 750 bin kamu işçisi toplu sözleşme sürecine girecektir.
    Dolayısıyla, ücretlerin hedeflenen enflasyona göre belirlenmesi güncel ve yakın bir tehlikedir. Hedeflenen ile gerçekleşen enflasyona bakıldığında bu oranların hiçbir dönem birbirini tutmadığını, hedeflenin çok büyük sapmalar gösterdiğini, belirlenen hedefin ilgili yıl içerisinde sürekli revize edildiğini görüyoruz. Nitekim bu yıl Merkez Bankası, yılsonu enflasyon hedefini defalarca revize etmiştir.

    Halkın enflasyonu başka
    Öte yandan, gerçekleşen enflasyonun resmi enflasyon olduğu ve halkın hissettiği gerçek enflasyon oranıyla hiçbir ilgisinin olmadığı da bilinmektedir.
    Asgari ücretin hedeflenen enflasyona göre ya da bunun biraz üzerinde belirlenmesi için ortam hazırlanıyor. Gerçekleşen enflasyonun bile gerçeğin çok altında olduğunun herkes tarafından bilindiği ve kabul edildiği bir dönemde, hedeflenen enflasyon oranında bir asgari ücret artışı bile tartışma konusu edilmeye çalışılıyor.
    Adaletsiz ve ağır vergi yükü altında işçiler, ücretle geçinenler inliyor, aylar ilerledikçe aldığımız ücret artacağına azalıyor. İşçilerin ücret zammı alıp ücretinin düştüğü tek ülke olma özelliğimiz korunuyor.
    İşçiler düşük ücretlerle, yoksullukla baş etmek için, insanca yaşayacak bir ücret için mücadele ediyor. Metal işçileri, ağır çalışma koşullarında yoksulluk sınırının altında çalışmaya isyan ediyor, ekmeklerini büyütme mücadelesi veriyor. Toplu sözleşmeler ile sömürüyü biraz olsun sınırlandırmaya çalışıyor ve ağır yaşam koşularını iyileştirmek için mücadele ediyor. Giderek yoksullaşan, reel ücret kaybına uğrayan metal işçileri, kendilerine giydirilmek istenilen bu politikaları toplu sözleşmeleri aracılığı ile yırtıp atıyor.

    Arabulucu bitti, grev kapıda
    Sendikamızın örgütlü olduğu, trafo üreticisi ve MESS üyesi 3 işletme (GE Grid Solutions, Hitachi Energy, Schneider Electric) ve kriyojenik depolama tank işleri yapan 1 işletme (Arıtaş Kriyojenik) ile ilgili olarak MESS ile toplu pazarlık sürecindeyiz. Yine trafo üreten ve kısa bir süre önce MESS üyeliğinden ayrılan Green Transfo da dahil olmak üzere toplam 5 işletmeden yaklaşık 2 bin üyemiz toplu pazarlık sürecindedir. Bu 5 işletmeye bağlı 11 fabrikanın toplu iş sözleşmesi, 1 Eylül 2024-31 Ağustos 2026 dönemini kapsamaktadır.
    MESS ile sendikamız arasındaki toplu sözleşme görüşmeleri 9 Ağustos günü başladı ve 4 Ekim Cuma günü sona erdi. Bu süre içinde 5 toplantı yapıldı. Daha sonra da bazı toplantılar yapıldı.
    4 Ekim’de yapılan son toplantıda 38 madde için uyuşmazlık tutanağı düzenlendi ve arabulucu aşamasına geçildi.  Arabulucu ile yapılan toplantılardan da sonuç alınamadı ve arabulucu raporları sendikamıza geldi. Arabulucu raporlarının sendikamıza ulaşması, grev aşamasına gelindiği anlamına gelmektedir. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu gereği, arabulucu raporunun sendikamıza gelmesi ile grev aşamasına geçilmektedir ve bu tarihten sonraki 60 gün içinde greve çıkılması gerekmektedir.
    Bugün sizlere, bu süreçle ilgili bilgi vermek ve sendikamızın yeni dönem eylem ve mücadele kararlarını sizlerle paylaşmak istiyorum.

    Teklifleri işyeri komiteleri belirledi
    Toplu sözleşme teklifimizde yer alan talepleri 5 işletmedeki İşyeri TİS Komiteleri ile yaptığımız toplantılarla belirledik. Bu toplantılar dışında, Başkanlar Kurulumuz ve Genel Yönetim Kurulumuz çeşitli toplantılar yaparak toplu sözleşme teklifine son halini verdi.
    Toplu sözleşme teklifimiz ana başlıkları ile şöyledir:
    Ücret zammı olarak ilk 6 aylık dönem için ortalamada yüzde 125 ücret artışı talep ettik.
    Sosyal haklarımızın çok düşük kalması nedeniyle çeşitli kalemlerde sosyal haklar belirledik. Örneğin, 2560 TL olan Ramazan Bayramı ödemesi için net 15.000 TL, 2815 TL olan Kurban Bayramı ödeneği için net 20.000 TL, 2.788 TL olan izin ödeneği için net 15.000 TL, ve aylık net 77 TL olan çocuk parası olarak aylık net 400 TL gibi çeşitli sosyal hak taleplerinde bulunduk.
    Ayrıca, idari maddeler olarak tanımladığımız, çalışma koşullarını düzenleyen çeşitli maddelerle ilgili taleplerimiz oldu.

    Sürekli yoksullaşıyoruz
    MESS ile yapılan bir dizi görüşme sonrası gelinen aşamada hiçbir teklifimiz kabul edilmiş değildir. Aksine kazanılmış haklarımızı geriye götüren ve esneklik içeren karşı maddeler teklif edildi.
    MESS, 22 Kasım 2024 günü sendikamızı toplantıya davet etmiş ve yeni bir ücret zammı teklifi vermiştir. MESS’in ücret zammı teklifi, ücretlere önce yüzde 22 oranında zam yapılması ve ardından da seyyanen/maktu olarak saat ücretlerine 23 TL eklenmesidir. Bu teklif, ortalamada yüzde 36,5 oranına denk gelmektedir. Bir başka deyişle, MESS ortalamada yüzde 36,5 oranında ücret artışı teklif etmiştir. Sosyal haklarda ise birinci yıl için yüzde 60 oranında artış teklif edilmiştir.
    Gerek ücret zammı gerekse de sosyal haklara yönelik MESS tekliflerinin kabul edilmesi mümkün değildir. Bu teklif, işçilerin talep ve beklentilerinden oldukça uzaktır.
    MESS, bu teklifiyle metal işçilerine açlık ve sefaleti reva görmektedir. Sürekli yoksullaşıyoruz. Ardı ardına yapılan zamlar alım gücümüzü alabildiğine düşürdü ve ücretlerimiz eridi. Yoksulluk sınırının altında bir ücretle yaşamaya başladık. İşçilerin bu ücretlerle yaşaması, asgari ihtiyaçlarını karşılaması mümkün değildir.
    Ücretlerimiz erir, alım gücümüz düşerken bize resmi enflasyon dikkate alınarak ücret zamları öneriliyor. Defalarca belirttik, bize resmi enflasyonla gelmeyin. Resmi enflasyonun bir miktar üzerinde zam teklifleriyle gelmeyin. Bize işçinin kabul edebileceği, konuşup tartışabileceğimiz bir zam teklifiyle gelin, dedik. Ancak, maalesef bu düzeyde bir zam teklifi verilmedi.
    Memlekette TÜİK tarafından açıklanan enflasyona inanan hiç ama hiç kimse yoktur. İnanılmasını beklemek de zaten mümkün değil. MESS, bize gerçekle ilgisi olmayan bu rakamlarla gelmekten vazgeçmelidir.
    MESS’in tekliflerinin ve dayatmalarının kabul edilmesi hiçbir biçimde mümkün değildir.

    “İşyerlerinde üretim ve ihracat oldukça iyi durumdadır”
    Toplu pazarlık sürecinde bulunduğumuz işyerlerinin önemli kısmı trafo sektöründedir. Gerek sektörde gerekse de görüşmelerin sürdüğü işyerlerinde üretim ve ihracat oldukça iyi durumdadır. Halen çeşitli sektörlerde kimi sorunlar yaşanmakta ise de bu sektör giderek gelişmektedir. Trafo sektörü ağırlıklı olarak ihracatçı bir sektördür. Bu nedenle sektörün ihracatına bakmakta yarar vardır.
    Pandemi ve sonrasında hammadde fiyatlarında yaşanan yükseliş, tedarik zincirinin yön değiştirmesi, bölgemizdeki jeopolitik riskler ve bunların sonucu olarak ortaya çıkan enerji ihtiyacına yönelik talep artışının da etkisiyle, 2023 yılında temsil ettiği alt sektörler bazında en fazla ihracat “Elektrik, Elektrik Üretim ve Dağıtım Ekipmanları” ürün grubunda gerçekleşmiştir.
    Sektör, Türkiye ihracatından aldığı yüzde 6,8’lük pay ile sanayi sektörleri arasında ilk 4 ihracatçı sektör içerisinde yer almıştır.
    “Birkaç yıldır elektromekanik sektöründeki ihracat artışı ülke genelinin oldukça üzerinde gerçekleşmektedir. 2022-2023 yılları arasındaki Türkiye geneli ihracat artış oranı yüzde 0,4 iken, elektromekanik sektöründe bu artış yüzde 15 olarak gerçekleşmiştir.” Bu açıklama, Elektromekanik Sanayiciler Derneği (EMSAD) Başkanı tarafından yapılmıştır.
    Elektrik talebi dünya genelinde her yıl artmaya devam ediyor. Bu da ek enerji ekipmanı ihtiyacına bağlı olarak transformatörlere olan talebi artırıyor.
    Türkiye’de bu sektörün pazarının yaklaşık 2 milyar dolar seviyesinde olduğu tahmin ediliyor. Geçen yıl 1 milyar dolar civarında ihracat gerçekleştiren sektörün, bu yıl da aynı seviyelerde ihracat yapması bekleniyor.

    Emeğin payı geriliyor
    Bu sektörde emeğin üretimden aldığı pay ise sürekli azalmaktadır. İşçiler ürettiklerinden gerekli payı, karşılığı alamamaktadır.
    Sektörde 2016 yılında emeğin toplam üretimden aldığı pay yüzde 14,7, 2019 yılında yüzde 14,4 seviyesindeyken, bu değer 2021 yılında yüzde 7,2 ile son 15 yılın en düşük seviyesine gerilemiştir. 2022-2023 yıllarında yaşanan toparlanmaya rağmen emeğin üretimden aldığı pay, 2009-2021 yıllarındaki değerlerin altında kalmıştır.
    Bu sektörde emeğin katma değerden aldığı pay da aynı şekilde sürekli azalmaktadır.
    Katma değer ile emek maliyetleri arasındaki ilişkiye baktığımızda emek maliyetlerinin miktarının, katma değerdeki artışın çok altında kaldığını görüyoruz. Oransal olarak 2009 yılında yüzde 41,3 olan emeğin katma değeri içindeki payı, 2016 ve 2019 yıllarında yaklaşık yüzde 58’i bulurken, söz konusu değer 2021 yılında 2009 yılının bile altına düşmüştür. Dip noktasını ise 2022 yılında yüzde 31,1 ile görmüştür. 2023 yılında yaşanan toparlanma ise yüzde 37,6’da kalmış ve 2009-2020 yıllarının oldukça altında gerçekleşmiştir.
    Sektörde genel olarak üretimde artış eğilimi görülmektedir. Bu eğilim alt sektörlerde farklılık gösterebilmektedir. TÜİK Sanayi Üretim İstatistikleri üzerinden yaptığımız hesaplamalara göre, genelde sektörde 2019 yılı ortalamasına göre yüzde 44’lük bir artış söz konusu olmuştur.
    Dünya genelinde enerji ihtiyacına bağlı olarak büyüme potansiyeli yüksek olan elektrik motoru, jenaratör, transformatör ile elektrik kontrol ve dağıtım cihazları imalatında 2019 yılından bu yana üretim artışı yüzde 80’i bulmaktadır. 2021’den bu yana artış oranı yüzde 38 olmuştur.
    Üretimdeki ve ihracattaki bu artışa rağmen işçilerin ücretleri reel olarak gerilemektedir.

    MESS’in teklif ettiği ücretlerle yaşanamaz
    İstanbul’da ev kiraları 2 yılda yüzde 180 oranında artmıştır. 100 metrekarelik ev kirası semtlere göre değişmekle birlikte ortalamada 24.700 TL’dir.
    Gebze’de ev kiraları 2 yılda yüzde 162 oranında artmıştır. 100 metrekarelik ev kirası semtlere göre değişmekle birlikte ortalamada 27.368 TL’dir.
    İzmir’de ev kiraları 2 yılda yüzde 251 oranında artmıştır. 100 metrekarelik ev kirası semtlere göre değişmekle birlikte ortalamada 21.800 TL’dir.
    Bandırma’da ev kiraları 2 yılda yüzde 351 oranında artmıştır. 100 metrekarelik ev kirası semtlere göre değişmekle birlikte ortalamada 18.000 TL’dir.
    Bu il ve ilçeler, toplu sözleşme görüşmelerinin sürdüğü fabrikaların bulunduğu il ve ilçelerdir.
    MESS üyesi 4 işlemedeki ortalama ücret, ikramiye dahil, yüzde 27’lik vergi dilimi esas alındığında 29.220 TL’dir. Dolayısıyla, işçilerin aldıkları ücret neredeyse sadece kirayı karşılamaya yetmektedir.
    MESS’in teklifi ile ortalama bir metal işçisinin ikramiye dahil ücreti (%27’lik vergi dilimine göre) 37.897 TL olmaktadır.
    Yoksulluk sınırı dört kişilik bir aile için 72.156 TL ve açlık sınırı dört kişilik bir aile için 20.680 TL olmuştur.
    MESS’in teklif ettiği ücretlerle yaşamak, en temel ihtiyaçlarımızı karşılamak mümkün değildir.

    “Şimdi grev zamanıdır!”
    Siyasal iktidarın ve uluslararası sermayenin dayatmaya çalıştığı hedeflenen enflasyon üzerinden ücret zammı yapılması tartışmasında, sefalet ücretini kabul etmeme mücadelemiz, yalnızca birkaç bin metal işçisinin mücadelesi olarak değerlendirilemez. Bugün, insanca yaşayacak ücret mücadelesi, metal işçilerinin mücadelesini aşan sonuçlar yaratma potansiyeli taşımaktadır ve gerek asgari ücret gerekse de kamu sözleşmelerinin gündemde olduğu bu dönemde aynı zamanda politik bir mücadeledir.
    İnsanca yaşayacak bir ücret ve çalışma koşulları, tüm işçilerin ve bütün metal işçilerinin en temel hakkıdır ve bunun için mücadele etmekten geri durmayacağız.
    Bu temelde, mücadelemiz bugünden itibaren yeni bir evreye taşınacaktır. Genel Yönetim Kurulumuz, fabrikaların bağlı bulunduğu şubelerimizin başkanları ile gelinen aşamayı değerlendirmiş ve önümüzdeki döneme yönelik yeni mücadele kararları almıştır.
    Bu kapsamda, bir taraftan üretimden gelen gücün kullanılması kararı diğer taraftan da grev uygulama kararı alınmıştır. Artık bekleyecek zaman kalmamıştır. Şimdi grev zamanıdır!

    “Üretimden gelen gücümüzü kullanmaya başlayacağız”
    İlk olarak Hitachi Energy işletmesine bağlı 4 fabrikada 500 üyemizle birlikte 4 Aralık günü grevimizi başlatıyoruz.
    Diğer işletmelerde de kademeli olarak greve çıkacağız. Toplu sözleşme kapsamındaki diğer 4 işletmenin grev tarihlerini önümüzdeki günlerde açıklayacağız.
    Ayrıca, tüm fabrikalarda cuma günleri yaptığımız yürüyüşleri etkili biçimde sürdüreceğiz.
    Bunun yanında, bu kapsamdaki 5 işletme için, greve çıkacak fabrikaların dışındaki fabrikalarda da çarşamba günleri üretimden gelen gücümüzü kullanmaya başlayacağız. Grev hakkımıza ve meşru mücadelemize karşı bir saldırıyla karşı karşıya kalırsak, MESS üyesi diğer işyerlerinde de dayanışma eylemlerimizi sergileyeceğimizin bilinmesini isteriz.
    Haklı taleplerimizi her koşulda sonuna kadar savunacağız.
    Haklarımızı almak için elimizden gelen bütün çabayı göstereceğiz.
    Metal işçilerinin yolu açık olsun!
    Metal işçisi kazanırsa herkes kazanır. Metal işçisinin kazanımı tüm işçi sınıfının kazanımı olacaktır.
    Metal işçisi kazanacak, biz kazanacağız!

    ]]>
    KAMU-AR: Halkın enflasyonu yeniden tırmanıyor https://yenidunya.org/emek-gundemi/31353/kamu-ar-halkin-enflasyonu-yeniden-tirmaniyor/ Tue, 26 Nov 2024 09:39:23 +0000 https://yenidunya.org/?p=31353 -Gıda fiyatları kasım’da aylık olarak yüzde 6,9 oranında arttı. yılın ilk onbir aylık dönemindeki artış ise yüzde 57,3’e yükseldi.
    -Halkın en fazla tükettiği 64 temel gıda maddesinin fiyatı esas alınarak yapılan hesaplamaya göre gıdada yıllık enflasyon yüzde 67,1’e çıktı.
    -Vatandaşlar geçen yıl kasım’da 631 liraya ödedikleri bir gıda sepetine bu yıl 1.055 lira ödemek zorunda kaldılar.

    KAMU-AR: Halkın enflasyonu yeniden tırmanıyor

    Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Ar-Ge birimi KAMUAR’ın fiyatlarını Ankara’daki marketlerden derlediği ve halkın en fazla tükettiği 64 temel gıda maddesinden oluşan bir gıda sepetini esas alarak hazırladığı gıda fiyatları endeksinin Kasım 2024 sonuçları açıklandı.
    Gıda fiyatlarında ekim ayında yeniden başlayan yükseliş trendi kasım ayında hızlanarak devam etti. Son 54 aydır aralıksız olarak artan gıda fiyatlarında kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 6,9 oranında artış yaşandı. Yılın geride kalan on bir aylık döneminde yüzde 57,3 oranında artan gıda fiyatlarında son bir yıllık dönemde ise yüzde 67,1 oranında artış yaşandı. Ücretle geçinenlerin, dar ve sabit gelirlilerin gelirlerinin büyük bölümünü harcamak zorunda kaldıkları için “halkın enflasyonu” olarak da nitelendirilen gıda fiyatlarında bir önceki 12 aylık ortalamalara göre son 12 aylık dönemdeki artış ise yüzde 82 olarak gerçekleşti.

    Yoksuların harcamasının yüzde 36,6’sı gıda
    TÜİK’in en son açıkladığı tüketim harcamalarıyla ilgili istatistiklere göre en zengin yüzde 20’lik kesim tüketim harcamalarının yüzde 14,5’ini, en yoksul yüzde 20’lik kesim ise yüzde 36,6’sını gıda için yapıyor. Yoksullar her geçen yıl gelirinin daha büyük bir kısmını gıdaya ayırmak zorunda kalıyor. Dolayısıyla gıda fiyatlarında Türkiye’de son 49 aydır yaşanan kesintisiz artış en fazla sabit gelirli ve yoksul kesimleri etkiliyor. Açıklanan enflasyon bu nedenle bu kesimin gerçek hayatta yaşadığı enflasyonu tam olarak yansıtmıyor. Zira TÜİK enflasyonu hesaplarken gıda harcamalarının ağırlığını yaklaşık yüzde 25 olarak esas alıyor. Oysa Türkiye’de asgari ücretle, en düşük emekli aylığıyla geçinmeye çalışan milyonlar, gelirlerinin neredeyse tamamını gıda için ayırmak zorunda kalıyor.

    Açlık riski artıyor
    İktidarın yanlış ekonomi politikalarıyla tetiklediği yüksek enflasyon sürecinin en ağır faturasını gıda fiyatları yüzünden ücretliler, dar gelirliler, yani yoksullar ödüyor. Vatandaşlar bu faturayı, gıdaya daha fazla para ayırabilmek için, eğitim, sağlık, giyinme, barınma ve benzeri diğer temel gereksinimlerine yönelik harcamalarını kısarak ödüyorlar.

    KAMU-AR: Halkın enflasyonu yeniden tırmanıyor

    Türkiye’nin, bu iktidar eliyle yıllarca sürecek bugünkü enflasyon sarmalına sürüklendiği Eylül 2021’den bu yana gıda fiyatları yüzde 955 oranında arttı. Eylül 2021’de 100 liraya satın alınan bir gıda sepeti için vatandaşlar bu yıl kasım ayında 1.055 lira ödemek zorunda kaldılar.
    Aynı dönemde, kamu çalışanlarının ücretlerinde ise yüzde 780 oranında artış yaşandı. Diğer bir ifadeyle Eylül 2021’de 100 lira olan ortalama kamu çalışanının ücreti şu anda 880 lira düzeyinde seyrediyor. Ücretlerindeki artış gıda fiyatlarındaki artışı bile karşılamaya yetmeyen kamu çalışanlarının alım gücü gıda fiyatlarına karşı erimeye devam ediyor. Ücretler altı ayda bir artırıldığı için bu reel azalma önümüzdeki aylarda artarak devam edecek.
    Birleşik Kamu-İş’in gıda fiyatları endeksi Haziran 2020’den bu yana her ay, yani aralıksız olarak 54 aydır bir önceki aya göre artıyor. Bu 54 aylık dönemde gıda fiyatları 14 katı arttı.

    Aylık fiyat artışı
    Kasım ayında süt ürünleri dışındaki tüm gıda harcama gruplarında fiyatlar bir önceki aya göre çeşitli oranlarda artış gösterdi.

    KAMU-AR: Halkın enflasyonu yeniden tırmanıyor

    Kasım’da, ekmek-pirinç-un-bulgur fiyatları önceki aya göre ortalama yüzde 4,9 oranında artarken, et ve balık grubu fiyatlarında yüzde 4 oranında yükseliş oldu. Süt, süt ürünleri ile yumurta grubunda fiyatlar bir önceki aya göre yüzde 0,8 oranında azaldı. Yağ harcamaları ise yüzde 5,2 oranında arttı.
    Meyve fiyatlarının yüzde 30,2 oranında yükseldiği kasım ayında sebze fiyatlarında da bir önceki aya göre yüzde 14,3 oranında artış oldu.
    Bakliyat fiyatlarının önceki aya göre yüzde 6 oranında arttığı kasım ayında salça, zeytin, bal, çay, tuz ve benzeri işlenmiş gıda maddelerinden oluşan diğer gıda fiyatları ise yüzde 3,7 oranında yükseldi.
    Vatandaşlar mevcut gıda tüketim alışkanlıklarına göre seçilen 64 gıda maddesinden oluşturulan gıda sepetini satın alabilmek için Kasım’da, bir önceki aya göre yüzde 6,9 oranında daha fazla para ödemek zorunda kaldı.
     
    Onbir aylık değişim
    Gıda fiyatlarında bu yılın ilk on bir aylık döneminde ise toplam yüzde 57,3 oranında artış yaşandı. Geçen yılın aralık ayındaki fiyatlara göre ekmek-pirinç-un-bulgur-makarna fiyatları Kasım’da yüzde 38,6, et-balık harcamaları yüzde 35,7, süt, süt ürünleri ve yumurta fiyatları yüzde 24,4, yağ fiyatları yüzde 57,4, meyve fiyatları yüzde 145,2, sebze fiyatları yüzde 172,1, bakliyat fiyatları yüzde 27,8, diğer ürünlerin fiyatları yüzde 36,3 oranında yükseldi.
     
    Yıllık değişim
    Bu yıl kasım ayında geçen yılın aynı ayına göre ekmek, un, bulgur, makarna fiyatlarında yüzde 44,7, et-balık fiyatlarında 40,8, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatlarında yüzde 28,4 oranlarında artış oldu. Bir yıl öncesine göre yağ fiyatları yüzde 61,9 oranında arttı. Meyve fiyatları yüzde 142,4, sebze fiyatları ise yüzde 253,4 oranında artış gösterdi. Bakliyat fiyatları son bir yılda yüzde 32,1, diğer gıda fiyatları ise yüzde 39,6 oranında zamlandı.
    Gıda fiyatlarında yıllık olarak ise yüzde 67,1 oranında artış gözlendi.
     
    Yıllık ortalama artış
    Ekim 2023 – Kasım 2024 aylarını kapsayan 12 aylık dönemdeki ortalama gıda fiyatları, bir önceki 12 aylık dönem olan Ekim 2022 – Kasım 2023 arasındaki ortalama fiyatlara göre ise yüzde 82 oranında arttı. Yıllık ortalama fiyat artışı ekmek, un, bulgur, makarna fiyatlarında yüzde 50,8, et-balık fiyatlarında 72,7, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatlarında yüzde 49,5 oldu. Ortalama fiyatlara göre yağ fiyatları yüzde 75,6, meyve fiyatları yüzde 111,3, sebze fiyatları ise yüzde 210,2 oranında arttı. Bakliyatta yıllık ortalama fiyatlar bir önceki 12 aylık ortalamalara göre yüzde 55,8, diğer gıda fiyatları ise yüzde 66,1 oranında zamlandı.

    ]]>
    KAMU-AR: Gıdada fiyat artışı durdurulamıyor https://yenidunya.org/emek-gundemi/31005/kamu-ar-gidada-fiyat-artisi-durdurulamiyor/ Sun, 29 Sep 2024 11:13:35 +0000 https://yenidunya.org/?p=31005 KAMU-AR, “Halkın enflasyonu Eylül 2024” araştırmasını sonuçlarını açıkladı.
    Araştırmaya göre:
    -Tarımda üretici fiyatlarında TÜİK’in ölçtüğü azalış gıda fiyatlarına yansımıyor.
    -Gıda fiyatları eylülde aylık olarak yüzde 1,1 oranında artarken, yılın ilk dokuz aylık dönemindeki artış ise yüzde 38,1 olarak gerçekleşti.
    -Fiyat artış hızının geçen yıla göre daha düşük oranlarda gerçekleşmesi yüzünden gıdada yıllık enflasyon yüzde 59,9 olarak gerçekleşti.
    -Yıllık enflasyondaki gerileme gıda fiyatlarının düştüğü anlamına gelmiyor.
    -Geçen yıl eylülde 579 liraya satın alınabilen bir gıda sepeti için bu yıl 926 lira ödendi.

    Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Ar-Ge birimi KAMUAR’ın fiyatlarını Ankara’daki marketlerden derlediği ve halkın en fazla tükettiği 64 temel gıda maddesinden oluşan bir gıda sepetini esas alarak hazırladığı gıda fiyatları endeksinin Eylül 2024 sonuçları açıklandı.
    TÜİK’e göre tarım ürünü üretici fiyatları, diğer bir ifadesiyle tarla fiyatları temmuz ve ağustos aylarında düştü, ancak bu düşüş halkın enflasyonu olarak nitelendirilen gıda fiyatlarına yansımadı. Gıda fiyatlarındaki artış kesintisiz olarak devam ediyor. Son 52 aralıksız olarak artan gıda fiyatlarında eylülde bir önceki aya göre yüzde 1,1 oranında artış yaşandı. Yılın ilk dokuz aylık döneminde yüzde 38,1’e olan gıda fiyatlarındaki son bir yıllık artış ise yüzde 59,9 olarak gerçekleşti.
    Yıllık fiyat artışında önceki aylara göre yaşanan gerileme, fiyatların ucuzladığı anlamına gelmiyor, bu fiyat artış hızının geçen yılın aynı ayına göre yavaşlamış olmasından kaynaklanıyor. Geçen yıl eylül ayında 579 liraya alınabilen bir gıda sepeti için bu yıl 926 lira ödemek gerekiyor.

    Yoksuların harcamasının yüzde 36,6’sı gıda
    TÜİK’in en son açıkladığı tüketim harcamalarıyla ilgili istatistiklere göre en zengin yüzde 20’lik kesim tüketim harcamalarının yüzde 14,5’ini, en yoksul yüzde 20’lik kesim ise yüzde 36,6’sını gıda için yapıyor. Yoksullar her geçen yıl gelirinin daha büyük bir kısmını gıdaya ayırmak zorunda kalıyor. Dolayısıyla gıda fiyatlarında Türkiye’de son 49 aydır yaşanan kesintisiz artış en fazla sabit gelirli ve yoksul kesimleri etkiliyor. Açıklanan enflasyon bu nedenle bu kesimin gerçek hayatta yaşadığı enflasyonu tam olarak yansıtmıyor. Zira TÜİK enflasyonu hesaplarken gıda harcamalarının ağırlığını yaklaşık yüzde 25 olarak esas alıyor.

    Açlık riski artıyor
    İktidarın daha sonra “akıl dışı ilan ettiği” yanlış ekonomik politikaların tetiklediği yüksek enflasyon sürecinin en ağır faturasını gıda fiyatları yüzünden yoksullar ödemeye devam ediyor.  Yoksullar bu faturayı sadece gıdaya daha fazla para ayırarak değil, gıdaya daha fazla para ayırabilmek için, eğitim, sağlık ve benzeri diğer temel gereksinimleri için harcamalarını kısarak ödüyorlar.
    Türkiye’nin, iktidar eliyle yıllarca sürecek bugünkü enflasyon sarmalına sürüklendiği Eylül 2021’den bu yana gıda fiyatları yüzde 826 oranında arttı. Diğer bir ifadeyle Eylül 2021’de 100 liraya satın alınan bir gıda sepeti için vatandaşlar bu yıl eylül ayında 926 lira ödemek zorunda kaldılar.
    Aynı dönemde, kamu çalışanlarının ücretlerinde ise yüzde 780 oranında artış yaşandı. Diğer bir ifadeyle Eylül 2021’de 100 lira olan ortalama kamu çalışanının ücreti şu anda 880 lira düzeyinde. Ücretlerindeki artış gıda fiyatlarındaki artışı bile karşılamaya yetmeyen kamu çalışanlarının ücretlerinin alım gücü gıda fiyatlarına karşı reel olarak azaldı. Ücretler altı ayda bir artırıldığı için bu reel azalma önümüzdeki aylarda artarak devam edecek.
    Birleşik Kamu-İş’in gıda fiyatları endeksi Haziran 2020’den bu yana her ay, yani aralıksız olarak 52 aydır bir önceki aya göre artıyor. Bu 52 aylık dönemde gıda fiyatları 13 katına çıktı.

    Aylık fiyat artışı
    Eylülde et ve balık, bakliyat ve işlenmiş gıda fiyatları önceki aya göre azalırken,   diğer harcama gruplarında fiyatlar bir önceki aya göre çeşitli oranlarda artış gösterdi.

    GIDA FİYATLARINDAKİ DEĞİŞİM (Eylül 2024; %)

    KAMU-AR: Gıdada fiyat artışı durdurulamıyor

    Eylülde, ekmek-pirinç-un-bulgur fiyatları önceki aya göre ortalama yüzde 0,1 oranında artarken, et ve balık grubu fiyatlarında yüzde 1,8 oranında düşüş yaşandı.  Süt, süt ürünleri ile yumurta grubunda fiyatlar bir önceki aya göre yüzde 1,8 oranında, yağ harcamaları ise yüzde 5,7 oranında arttı.
    Meyve fiyatlarının yüzde 5,1 oranında arttığı eylülde sebze fiyatlarında da bir önceki aya göre ortalama yüzde 3,8 oranında artış oldu.
    Eylülde bakliyat fiyatları önceki aya göre yüzde 0,9 oranında azaldı. Salça, zeytin, bal, çay, tuz ve benzeri işlenmiş gıda maddelerinden oluşan diğer işlenmiş gıda fiyatları ise yüzde 0,6 oranında geriledi.
    Vatandaşlar mevcut gıda tüketim alışkanlıklarına göre seçilen 64 gıda maddesinden oluşturulan gıda sepetini satın alabilmek için eylülde, bir önceki aya göre yüzde 1,1 oranında daha fazla para ödemek zorunda kaldı.
     
    Dokuz aylık değişim
    Gıda fiyatlarında bu yılın ilk dokuz aylık döneminde ise toplam yüzde 38,1 oranında artış yaşandı. Bu dönemde ekmek-pirinç-un-bulgur-makarna fiyatları yüzde 29,9, et-balık harcamaları yüzde 29,3, süt, süt ürünleri ve yumurta fiyatları yüzde 23,1, yağ fiyatları yüzde 35,8, meyve fiyatları yüzde 73,1, sebze fiyatları yüzde 78,2, bakliyat fiyatları yüzde 20,6, diğer ürünlerin fiyatları yüzde 27,8 oranında yükseldi.

    Yıllık değişim
    Bu yıl eylül ayında geçen yılın aynı ayına göre ekmek, un, bulgur, makarna fiyatlarında yüzde 40,6, et-balık fiyatlarında 42,7, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatlarında yüzde 41,5 oranlarında artış oldu. Bir yıl öncesine göre yağ fiyatları yüzde 48,6 oranında arttı. Meyve fiyatları yüzde 68,9, sebze fiyatları ise yüzde 176,1 oranında artış gösterdi. Bakliyat fiyatları son bir yılda yüzde 42,2, diğer gıda fiyatları ise yüzde 53 oranında zamlandı.
    Gıda fiyatlarında yıllık olarak ise yüzde 59,9 oranında artış gözlendi.

    Yıllık ortalama artış
    Eylül 2024 sonu itibariyle son 12 aylık ortalama gıda fiyatları ise bir önceki 12 aylık ortalama fiyatlara göre yüzde 89,6 oranında arttı.

    ]]>
    KAMU-AR: Halkın enflasyonu yükseliyor https://yenidunya.org/emek-gundemi/30814/kamu-ar-halkin-enflasyonu-yukseliyor/ Sat, 24 Aug 2024 09:34:19 +0000 https://yenidunya.org/?p=30814 -Gıda fiyatları ağustosta aylık olarak yüzde 1,8 oranında artarken, yılın ilk sekiz aylık dönemindeki artış ise yüzde 36,6 olarak gerçekleşti.
    -Fiyat artış hızının geçen yıla göre daha düşük oranlarda gerçekleşmesi yüzünden gıdada yıllık enflasyon yüzde 67,5’e indi.
    -Yıllık enflasyondaki gerileme gıda fiyatlarının düştüğü anlamına gelmiyor. geçen yıl ağustosta 547 liraya satın alınabilen bir gıda sepeti için bu yıl ağustosta 916 lira ödemek gerekti.
    -Gıda fiyatlarının yüzde 816 oranında arttığı Eylül 2021’den bu yana kamu çalışanlarının ücretlerinde ise yüzde 780 oranında artış yaşandı.

    KAMU-AR: Halkın enflasyonu yükseliyor

    Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Ar-Ge birimi KAMUAR’ın fiyatlarını Ankara’daki marketlerden derlediği ve halkın en fazla tükettiği 64 temel gıda maddesinden oluşan bir gıda sepetini esas alarak hazırladığı gıda fiyatları endeksinin Ağustos 2024 sonuçları açıklandı.
    Halkın enflasyonu olarak da nitelendirilen gıda fiyatları kesintisiz olarak artmaya devam ediyor. Son 51 aralıksız olarak artan gıda fiyatlarında Ağustos’ta bir önceki aya göre yüzde 1,8 oranında artış yaşandı. Yılın ilk sekiz aylık döneminde yüzde 36,6’ya kadar çıkan gıda fiyatlarındaki yıllık artış ise yüzde 67,5 olarak gerçekleşti.
    Yıllık fiyat artışında önceki aylara göre yaşanan gerileme, fiyatların ucuzladığı anlamına gelmiyor, bu fiyat artış hızının geçen yılın aynı göre yavaşlamış olmasından kaynaklanıyor. Geçen yıl ağustos ayında 547 liraya alınabilen bir gıda sepeti için bu yıl 916 lira ödemek gerekti.

    Yoksuların harcamasının yüzde 36,6’sı gıda
    TÜİK’in en son açıkladığı tüketim harcamalarıyla ilgili istatistiklere göre en zengin yüzde 20’lik kesim tüketim harcamalarının yüzde 14,5’ini, en yoksul yüzde 20’lik kesim ise yüzde 36,6’sını gıda için yapıyor. Yoksullar her geçen yıl gelirinin daha büyük bir kısmını gıdaya ayırmak zorunda kalıyor. Dolayısıyla gıda fiyatlarında Türkiye’de son 49 aydır yaşanan kesintisiz artış en fazla sabit gelirli ve yoksul kesimleri etkiliyor. Açıklanan enflasyon bu nedenle bu kesimin gerçek hayatta yaşadığı enflasyonu tam olarak yansıtmıyor. Zira TÜİK enflasyonu hesaplarken gıda harcamalarının ağırlığını yaklaşık yüzde 25 olarak esas alıyor.

    Açlık riski artıyor
    İktidarın daha sonra “akıl dışı ilan ettiği” yanlış ekonomik politikaların tetiklediği yüksek enflasyon sürecinin en ağır faturasını gıda fiyatları yüzünden yoksullar ödemeye devam ediyor.  Yoksullar bu faturayı sadece gıdaya daha fazla para ayırarak değil, gıdaya daha fazla para ayırabilmek için, eğitim, sağlık ve benzeri diğer gereksinimleri için harcamalarını kısarak hayatlarından ödüyorlar.

    KAMU-AR: Halkın enflasyonu yükseliyor

    Türkiye’nin, iktidar eliyle bu yanlış politikalarla yıllarca sürecek bugünkü enflasyon sarmalına sürüklendiği Eylül 2021’den bu yana gıda fiyatları yüzde 816 oranında arttı. Diğer bir ifadeyle Eylül 2021’de 100 liraya satın alınan bir gıda sepeti için vatandaşlar bu yıl Ağustos’ta 916 lira ödemek zorunda kaldılar.
    Aynı dönemde, kamu çalışanlarının ücretlerinde ise yüzde 780 oranında artış yaşandı. Diğer bir ifadeyle Eylül 2021’de 100 lira olan ortalama kamu çalışanının ücreti Temmuz 2024’te 880 lira olabildi. Kamu çalışanlarının ücretlerindeki artış gıda fiyatlarındaki artışı bile karşılamaya yetmedi. Kamu çalışanlarının ücretlerinin alım gücü gıda fiyatlarına karşı reel olarak azaldı. Kamu çalışanlarının ücretleri altı ayda bir artırıldığı için bu reel azalma önümüzdeki aylarda artarak devam edecek.
    Birleşik Kamu-İş’in gıda fiyatları endeksi Haziran 2020’den bu yana her ay, yani aralıksız olarak 51 aydır bir önceki aya göre artıyor. Bu 51 aylık dönemde gıda fiyatları 13 katına çıktı.
     
    Aylık fiyat artışı
    Ağustos’ta sadece bakliyat fiyatları değişmezken, diğer harcama gruplarında fiyatlar bir önceki aya göre çeşitli oranlarda artış gösterdi.

    KAMU-AR: Halkın enflasyonu yükseliyor

    Ağustos’ta, ekmek-pirinç-un-bulgur fiyatları önceki aya göre ortalama yüzde 0,2 oranında artarken, et ve balık grubu fiyatlarında yüzde 0,6 oranında artış yaşandı. Süt, süt ürünleri ile yumurta grubunda fiyatlar bir önceki aya göre yüzde 0,6 oranında, yağ harcamaları ise yüzde 0,5 oranında zamlandı.
    Meyve fiyatlarının yüzde 0,6 oranında arttığı Ağustos’ta sebze fiyatlarında da bir önceki aya göre ortalama yüzde 5,4 oranında artış oldu.
    Ağustos’ta bakliyat fiyatları önceki aya göre değişmedi. Salça, zeytin, bal, çay, tuz ve benzeri işlenmiş gıda maddelerinden oluşan diğer işlenmiş gıda fiyatları ise yüzde 8,5 oranında yükseldi.
    Vatandaşlar mevcut gıda tüketim alışkanlıklarına göre seçilen 64 gıda maddesinden oluşturulan gıda sepetini satın alabilmek için Ağustos’ta, bir önceki aya göre yüzde 1,8 oranında daha fazla para ödemek zorunda kaldı.
     
    Sekiz aylık değişim
    Gıda fiyatlarında bu yılın ilk sekiz aylık döneminde ise toplam yüzde 36,6 oranında artış gerçekleşti. Bu dönemde ekmek-pirinç-un-bulgur-makarna fiyatları yüzde 29,8, et-balık harcamaları yüzde 31,6, süt, süt ürünleri ve yumurta fiyatları yüzde 20,9, yağ fiyatları yüzde 28,5, meyve fiyatları yüzde 64,7, sebze fiyatları yüzde 71,7, bakliyat fiyatları yüzde 21,7, diğer ürünlerin fiyatları yüzde 28,6 oranında yükseldi.

    Yıllık değişim
    Bu yıl ağustos ayında geçen yılın aynı ayına göre ekmek, un, bulgur, makarna fiyatlarında yüzde 43,3, et-balık fiyatlarında 60,2, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatlarında yüzde 45,8 oranlarında artış oldu. Bir yıl öncesine göre yağ fiyatları yüzde 55,5 oranında arttı. Meyve fiyatları yüzde 61,5, sebze fiyatları ise yüzde 183,6 oranında artış gösterdi. Bakliyat fiyatları son bir yılda yüzde 53,9, diğer gıda fiyatları ise yüzde 59,5 oranında zamlandı.
    Gıda fiyatlarında yıllık olarak ise yüzde 67,5 oranında artış gözlendi.

    Yıllık ortalama artış
    Ağustos 2024 sonu itibariyle son 12 aylık ortalama gıda fiyatları ise bir önceki 12 aylık ortalama fiyatlara göre yüzde 94,3 oranında arttı.

    ]]>