hak ihlali – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Tue, 06 May 2025 10:02:19 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.5 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png hak ihlali – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 AYM’den basın açıklamasına para cezasına “hak ihlali” kararı https://yenidunya.org/yurt/32584/aymden-basin-aciklamasina-para-cezasina-hak-ihlali-karari/ Tue, 06 May 2025 10:02:16 +0000 https://yenidunya.org/?p=32584 AYM, bildirimde bulunmadan, belirlenen yerler dışında basın açıklamasına verine idari para cezasını “hak ihlali” olarak değerlendirdi

Anayasa Mahkemesi AYM, bildirimde bulunmadan ve idarece belirlenen yerler dışında basın açıklaması yapılmasına verilen ”idari para cezasına” ilişkin bireysel başvuruda, ”Anayasa’nın 34. maddesinde güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine” karar verdi.
Çiğdem Serin, 25 Ekim 2020’de Mersin’in Güvenevler Mahallesi Gazi Mustafa Kemal Bulvarı’nda bulunan bir mağaza önünde düzenlenen ”Güvenceli çalışmak, insanca yaşamak istiyoruz” konulu eyleme katıldı. Mersin Halkevleri tarafından sosyal medya hesaplarında paylaşılan etkinlik, güvenlik görevlilerinin internet ortamında yaptığı açık kaynak araştırmasıyla tespit edildi. Pandemi döneminde yapılan eylemde katılımcıların maske taktıkları ve aralarında mesafe bulunduğu kaydedildi.
Mersin İl Emniyet Müdürlüğü’nün 3 Kasım 2020’de kimliği tespit edilen katılımcıların idareye bildirimde bulunmadan ve idarece belirlenen alanlar dışında pankartın arkasında toplanarak eylem yapmaları ve böylece can güvenliklerini, kamu güvenliği ve düzenini, ayrıca pandemi süreci devam ettiğinden kamu sağlığını tehlikeye düşürmeleri nedeniyle haklarında idari yaptırım uygulanmasını ilgili ilçe emniyet müdürlüğünden talep etti.

“Barışçıl nitelikte bir basın açıklaması”
Serin hakkında idareye bildirimde bulunmadan basın açıklaması yapması nedeniyle 392 TL idari para cezası uygulandı. İdari Yaptırım Tutanağı’nın “Kabahatle İlgili Elde Edilen Deliler” bölümüne ise “izinsiz basın açıklaması yapmak” yazıldı. Serin, barışçıl nitelikte olan bir basın açıklamasına katıldığını belirterek, idari para cezasına itiraz etti. İtirazı inceleyen sulh ceza hakimliği, başvurucu hakkında uygulanan idari para cezasının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle itirazı kesin olarak reddetti ve kararda, başvurucunun bildirimde bulunmadan ve idarece belirlenen yerler dışında basın açıklaması yaparak emre aykırı davrandığını değerlendirdi.
Serin, AYM’ye 24 Haziran 2021’de bireysel başvuruda bulundu. Anayasa Mahkemesi yaptığı değerlendirmede daha önce birçok kararında barışçıl bir basın açıklamasının katılımcılarına idarece verilen idari para cezasının toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına yönelik bir müdahale olduğunu, hafif nitelikte de olsa bir idari para cezasının toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını kullanan kişilerde caydırıcı etki doğurabileceğini kabul ettiğini hatırlattı ve şu değerlendirmeyi yaptı:

“Kolluk kuvvetlerinin olay yerinde dahi bulunmadığı görüldü”
“Kolluk tutanaklarında ve hakimlik kararı incelendiğinde basın açıklamasının veya başvurucunun kamu düzenini bozduğu ya da bu yönde ciddi bir tehlike doğurduğu yönünde herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Üstelik somut olay sonradan sosyal medya aracılığı ile tespit edilmiş olup kolluk kuvvetlerinin olay yerinde dahi bulunmadığı görülmüştür. O halde basın açıklamasının barışçıl şekilde tamamlandığı ve bu esnada kolluk güçleri tarafından müdahale edilmesini gerektirecek bir durum da yaşanmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca başvurucunun basın açıklamasını organize eden ya da yöneten konumunda olduğuna dair bir tespit de yoktur. Gerek idarece düzenlenen tutanakta gerekse hakimlik kararında başvuruya konu idari para cezasının zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığına ve yarışan haklar arasında adil bir denge kurulduğuna ilişkin ilgili ve yeterli bir gerekçe ortaya konulamadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle başvurucuya verilen idari para cezasının demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.”
AYM, Anayasa’nın 34. maddesinde güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine karar verdi. AYM, başvurucunun tazmin talebini reddetti, ancak ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için kararın bir örneğini Mersin 1. Sulh Ceza Hakimliği’ne gönderdi.

Kaynak: ANKA

]]>
AYM’den tazminatsız işten çıkarılmaya hak ihlali kararı https://yenidunya.org/yurt/30941/aymden-tazminatsiz-isten-cikarilmaya-hak-ihlali-karari/ Tue, 17 Sep 2024 09:14:39 +0000 https://yenidunya.org/?p=30941 Anayasa Mahkemesi (AYM), maaşına yapılan zam oranından duyduğu memnuniyetsizliği yöneticilerine gönderdiği e-postayla gösteren işçinin, tazminatsız işten çıkarılması üzerine yaptığı bireysel başvuruda ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine kara verdi.
Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, maaşına yapılan yıllık yüzde 5,3 oranındaki zammı beğenmeyen S.A.A. iş yerindeki yönetici ve işçilere, “Merhabalar, bana verilen zam oranını zarf içinde insan kaynaklarına iade ediyorum. Bu oranı kim ya da kimler belirlediyse aralarında paylaşsınlar, bilgilerinize.” şeklinde e-posta yolladı.
Bu ifadeler nedeniyle iş akdi feshedilen S.A.A. iş akdinin haksız feshedildiğini belirterek, kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesine karar verilmesi talebiyle Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesine dava açtı.

Yerel mahkeme: “Fesih haklı”
E-postanın, işverenin veya onu temsile yetkili olan ve zam oranını belirleyen işveren vekillerinin onur ve saygınlığına zarar verebilecek örtülü hakaret niteliği taşıdığına hükmeden mahkeme, feshin haklı olduğu gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatı talebini reddetti.
S.A.A., yerel mahkeme kararının Yargıtay 9. Hukuk Dairesince onanması üzerine, AYM’ye bireysel başvuruda bulundu.
Başvurucuyu haklı bulan Yüksek Mahkeme, Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar vererek, başvurucuya, 30 bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti.

AYM’nin gerekçeli kararı
AYM’nin gerekçeli kararında, başvurucunun, maaş zam oranından duyduğu memnuniyetsizliği e-posta yoluyla işveren veya işveren adına yetkili temsilcilerine bildirdiği belirtilerek, yerel mahkemenin, bu memnuniyetsizliğin uygun bir üslupla ifade edilmesi gerektiğine işaret ettiği kaydedildi.
İfade özgürlüğünün demokratik bir toplumun zorunlu temellerinden biri ve toplumun ilerlemesi, her bireyin gelişmesi için gerekli temel şartlardan olduğuna vurgu yapılan kararda, devletin bu özgürlüğe en yüksek güvenceyi sağlaması gerektiği aktarıldı.
E-posta içeriğinden, başvurucunun herhangi bir somutlaştırma yapmadan ve isnatta bulunmadan maaş zammını düşük bulmasından duyduğu rahatsızlığı, ilgililerin dikkatine sunmaya çalıştığının anlaşıldığı bildirilen kararda, şu ifadeler yer aldı:
“Başvurucunun iş akdinin haksız olarak feshedildiğinden hareketle açtığı alacak davasını reddeden mahkemenin, başvurucunun ifade özgürlüğü ile işveren veya işveren vekillerinin şeref ve itibar hakları arasında adil bir denge kurabildiğinden bahsetmek mümkün olmayacaktır. Dolayısıyla mahkemenin başvurucunun ifade özgürlüğü ile iş yerinin disiplini, düzeni ve çalışma barışının sağlanması amacı arasında adil bir denge kurulmasına yönelik ilgili ve yeterli bir gerekçe sunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.”

]]>