Genel Sağlık-İş – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Tue, 06 May 2025 10:13:43 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.5 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png Genel Sağlık-İş – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 Sağlıktaki eksik yamayla kapanmaz https://yenidunya.org/emek-gundemi/32586/sagliktaki-eksik-yamayla-kapanmaz/ Tue, 06 May 2025 10:13:41 +0000 https://yenidunya.org/?p=32586 Sağlıkta personel eksikliği her geçen gün büyürken, bakanlığın hekim dışı 37 bin personel alımı açıklaması tepki çekti. Sağlıkçılar ‘‘Bakanlık sağlık sisteminin acil ihtiyaçlarını görmezden geliyor. Sağlıkta personel eksikliği büyürken bakanlık ancak yama yapıyor’’ diye konuştu.

Kamu sağlık personeli yetersizliği nedeniyle iş yükü altında ezilen sağlıkçılar atama beklerken, Sağlık Bakanlığı’nın 37 bin hekim dışı personel alacağı yönündeki açıklaması sağlıkçılar arasında şaşkınlığa yol açtı. Bu sayının çok yetersiz olduğuna dikkat çeken sağlık emekçileri, Sağlık Bakanlığı’na çağrı yaptı: ‘‘Bakanlık sağlık sisteminin acil ihtiyaçlarını görmeli ve buna yönelik gerçekçi adımlar atmalı.’’

İşleyiş kötüleşecek
Genel Sağlık İş Sendikası Başkanı Dr. Derya Uğur, BirGün’den Sibel Bahçetepe’ye yaptığı değerlendirmede, Sağlık Bakanlığı’nın sağlık sisteminin acil ihtiyaçlarını görmezden geldiğini söyledi.
Uğur, ‘‘Bakanlık, adeta aklımızla alay eden kararlarına bir yenisini daha eklemiştir. Sağlık sistemindeki personel eksikliği her geçen gün büyürken, bakanlık bu eksikliği kapatmak bir yana dursun büyüme hızını bile kesemeyecek oranda personel alımı kararı açıklamıştır. Hekim dışı sağlık personeli alım oranını 37 bin olarak açıklayan Sağlık Bakanı, sistemin ihtiyacının yanında deryada damla bile olmayan bu alımların da 2 taksitle yapılacağını duyurmuştur. Mayısta 15 bin 342, eylülde ise 22 bin personel alınacağını adeta müjde gibi duyuran Sağlık Bakanı, sağlık sistemimizin en acil ihtiyacını bir kez daha görmezden gelmiştir’’ dedi.

Personel eksikliğine dair kriz derinleşecek
Açıklanan personel alım oranının 1 senede sistemden çıkan (vefat, istifa, emeklilik, vs..) sağlık emekçilerinin oranına bile denk olmadığını vurgulayan Uğur, şöyle devam etti:
‘‘Ortada ufak bir iyileştirme olmadığı gibi, bu alım oranlarıyla birlikte sistemdeki personel eksikliğine dair krizin daha da derinleşeceği açıktır. Sadece hemşireler açısından bile sistemin 200 bin emekçi açığı olduğu göz önüne alındığında, hekim dışı personel alımında sayıyı 37 binde tutmak, hem ağır iş yüküyle ezilen sağlık emekçisine hem de bu yüzden hizmet beklerken mağdur olan yurttaşa ‘Ne haliniz varsa görün’ demektir. Personel eksikliğini artıracak olan bu kararın ardından, sağlık hizmeti veren kamu kurumlarında işleyişin daha da kötüleşeceği açıktır. Yine hemşireler üzerinden örnek verecek olursak; OECD ülkeleri arasında nüfusa oranla en az hemşire sayısına sahip olan ülkemizde 1 hemşiremiz diğer üye ülkelerdeki meslektaşlarına oranla 3 hemşirelik iş yapmaktadır. Şimdi bu yetersiz personel alımlarının ardından tüm sağlık emekçilerinin zaten ağır olan iş yükü daha da artacaktır. Yurttaşların alacağı sağlık hizmetleri de daha gecikmeli hale gelecektir. Sağlık Bakanlığı’nı ciddiyete, sağlık sisteminin gerçek ihtiyaçlarına yönelik gerçekçi adımlar atmaya çağırıyoruz.’’

Güvenceli istihdam hakkı istiyoruz
Sağlık Bakanlığı, bu alımların 15 bininin ise sözleşmeli olarak gerçekleştirileceğini söyledi. Dr. Uğur, bu açıklamaya ilişkin de şunları söyledi: ‘‘Personel alımlarının 15 bininin sözleşmeli olarak gerçekleştirileceği duyurulmuştur. Yani Anayasa’da vurgulanan güvenceli, kadrolu istihdam hakkı bir kez daha çiğnenmiş olacaktır. Her sene kaç mezun vereceği ve sağlık sisteminde bu mezunların ne kadarının istihdam edileceği gözetilmeden, dostlar alışverişte görsün mantığıyla birbiri ardında açılan fakülteler nedeniyle sağlık alanındaki işsiz ordusu her geçen yıl biraz daha büyümektedir. Bakanlığın bu yetersiz personel alımları nedeniyle işsiz ordusunun büyüme hızında korkunç bir artış yaşanması kaçınılmazdır.’’

18 şehir hastanesinin aylık masrafı ile 120 bin hemşire istihdam edilir
Sağlık emekçisi Kubilay Yalçınkaya da 37 binlik personel alımının sağlıktaki iş yükü, angarya, nöbet ve icap dayatması, mobbing, hastane kuyrukları gibi sorunları çözmeyeceğini söyledi.
Bütçe açıkları yetersizliği nedeniyle yeterli sayıda personel ilanı yapmayan bakanlığın sadece yılın ilk 3 ayında 18 şehir hastanesine 25 milyarlık ödeme gerçekleştirdiğine dikkat çeken Yalçınkaya, şöyle devam etti: ‘‘Ataması yapılmayan sağlıkçılar taban ücret belirlemesi olmaması nedeniyle özel sektörde açlık sınırı altında ücrete mahkûm bırakılıyor. Yeni mezun hemşirelerin yüzde 14,1’i asgari ücretle iş bulabildiğini. yüzde 32,3’ü asgari ücrete yakın ücretle iş bulabildiğini ifade ediyor. Bakanlık sadece 18 şehir hastanesine aylık yapılan harcama ile 120 bin sağlık emekçisi istihdam edilebilir maliyetini karşılayabilir.’’

]]>
Genel Sağlık-İş: Emekli 472 adet çay ve simidi kaybetti https://yenidunya.org/emek-gundemi/32148/genel-saglik-is-emekli-472-adet-cay-ve-simidi-kaybetti/ Sun, 23 Feb 2025 11:12:33 +0000 https://yenidunya.org/?p=32148 AKP iktidarının düşürmeyi beceremediği yüksek enflasyon memur emeklilerinin alım gücünü de olumsuz etkiliyor.

Genel Sağlık-İş Genel Başkanı Dr. Derya Uğur, yüksek enflasyon ve düşük maaş zamları nedeniyle memurların, memur emeklilerinin ve asgari ücretlilerin alım gücündeki düşüşe ilişkin yaptığı açıklamada, “Yüksek enflasyonun maaşlar üzerindeki tahribatının durdurulması ve çalışanların alım gücünün korunması için daha etkili ekonomik politikaların acilen devreye alınması gerekmektedir” dedi.
2010 yılında en düşük memur maaşı olan bin 300 TL ile bir memurun tam 15,2 çeyrek altın satın alabildiğini anımsatan Uğur, “Aradan geçen 15 yıl içinde, maaş artışları enflasyona yenik düşerek memurun alım gücü hızla eridi. 2020 yılında, en düşük memur maaşının 4 bin TL olduğu dönemde bu miktar, ancak 8,5 çeyrek altına denk geliyordu. 2025 yılına gelindiğinde, en düşük memur maaşı nominal olarak 41 bin 91 TL’ye yükselmiş olmasına rağmen, bu maaşla sadece 7,47 çeyrek altın alınabilir hale geldi. Bu veri, memur maaşlarının yüksek enflasyon karşısındaki gerçek değer kaybını açıkça ortaya koymaktadır. 2010’dan 2025’e, memurun maaşından tam 8 çeyrek altınlık alım gücü kaybolmuştur” ifadelerini kullandı.

Memur emeklilerinin yaşam standartlarında ciddi gerileme yaşandı
Benzer erimenin, memur emeklilerinin maaşlarında da yaşandığına dikkat çeken Uğur, “2002 yılında en düşük memur emeklisi maaşı 377 TL idi ve bu maaşla 1256,66 adet çay ve simit alınabiliyordu. 2024 yılında TÜİK’in açıkladığı yüzde 44,38’lik enflasyon oranı sonrasında memur emekli maaşına yapılan yüzde 15,75’lik zam, en düşük emekli maaşını 19 bin 616 TL’ye yükseltmiş olsa da bu maaşla alınabilecek çay-simit sayısı 784,64’e gerilemiştir. Bu veri, memur emeklilerinin yaşam standartlarında ciddi bir gerilemeyi göstermektedir” dedi.

“2010 yılında asgari ücret 576 TL: 6,77 çeyrek altın alınıyordu”
Yüksek enflasyonun asgari ücretliler üzerindeki etkisinin de dramatik olduğunu kaydeden Uğur, “2010 yılında asgari ücret 576 TL idi ve bu maaşla 6,77 çeyrek altın satın alınabiliyordu. 2025 yılında ise yüzde 30’luk zam sonrası asgari ücret 22 bin 104 TL’ye yükseldi. Ancak bu miktarla ancak 4 çeyrek altın alınabilmektedir” diye konuştu.

Enflasyon alım gücünü eritti
TÜİK’in 2024 yılı için açıkladığı yüzde 44,38’lik enflasyon oranına karşın, memur ve memur emeklilerine yapılan yüzde 15,75’lik zammın hızla yükselen hayat pahalılığı karşısında yetersiz kaldığına vurgu yapan Uğur, “Genel Sağlık-İş Sendikası’nın açıkladığı bu veriler, enflasyonun maaşları nasıl aşındırdığını ve gerçek alım gücünün nasıl eridiğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Sendika, yapılan maaş iyileştirmelerinin, yüksek enflasyon karşısında hızla eridiğini ve memur maaşlarının satın alma gücünü korumak için daha kapsamlı ve etkili önlemler gerektiğini vurgulamıştır” dedi.

Etkili ekonomik politikalar devreye alınmalı
“Yüksek enflasyonun maaşlar üzerindeki tahribatının durdurulması ve çalışanların alım gücünün korunması için daha etkili ekonomik politikaların acilen devreye alınması gerekmektedir” çağrısında bulunan Uğur, “Bu değerlendirme, sadece rakamsal verilerle değil, aynı zamanda gündelik yaşamda memur ve emeklinin yaşadığı dramatik kaybı açık bir şekilde ortaya koymaktadır” ifadelerini kullandı. Uğur, sendika olarak taleplerini şu şekilde açıkladı: “Enflasyona endeksli gerçekçi maaş artışları yapılması, memur ve memur emeklilerinin alım gücünü koruyacak düzenlemelerin ivedilikle hayata geçirilmesi, asgari ücretin insanca yaşam standartlarını karşılayacak düzeye getirilmesi, ekonomik istikrar ve fiyat denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi.”

]]>
Sağlıkçıların da sağlığı bozuldu https://yenidunya.org/emek-gundemi/29526/saglikcilar-da-sagligi-bozuldu/ Wed, 13 Mar 2024 12:35:54 +0000 https://yenidunya.org/?p=29526 Genel Sağlık-İş Sendikası, 14 Mart Tıp Bayramı için yaptığı araştırma sonuçlarını açıkladı. Araştırma sağlıkçıların bu bayrama daha da borçlanarak girdiklerini ortaya koydu. Her yıl gerçekleştirilen araştırmaya göre sağlık çalışanlarının yüzde 84.5’i günlük hayatını sürdürebilmek için borçlanmak zorunda kalıyor. Geçen yıl sağlıkçılar arasında borçla yaşayanların oranı yüzde 81.1’di.

Sağlıkçılar geçinemiyor
Genel Sağlık-İş’in araştırmasına göre, geçen yıl sağlık çalışanlarının yüzde 75’inin geliri 20 bin liranın altındayken bu yıl yüzde 70’inin geliri 34 bin ila 45 bin lira civarında oluştu. Ancak maaşlarda yaşanan bu kısmi artış ekonomik kriz karşısında sağlıkçıların ekonomik sorunlarını çözemediği gibi sorunların daha da derinleşmesine yol açtı. Ekonomik kriz gündelik hayatınızı nasıl etkiledi sorusuna sağlık çalışanlarının yüzde 48’i olumsuz etkilediğini, yüzde 51’i ise çok olumsuz etkilediğini bildirdi. Krizden etkilenmediğini söyleyenlerin oranı yüzde 1’de kaldı.

Sağlıkçıların borçlanma oranı arttı
Ekonomik kriz, sağlıkçıların daha da borçlanmasına yol açtı. Araştırmaya göre, ekonomik kriz yüzünden sağlıkçıların yüzde 51.6’sının borçlanma miktarı artarken yüzde 32.9’u borçlanmak zorunda kaldığını belirtti. Geçen yıl sağlıkçıların yüzde 81.1’i gündelik hayatını borçla sürdürürken bu yıl borçla yaşayanların oranı 3.4 puan artarak yüzde 84.5’e yükseldi. Sağlık çalışanlarının yüzde 98’i aldıkları zamların, maaş ve sosyal yardımların yetersiz kaldığını belirtti.

Sağlıkçılar ‘öz savunma eğitimi’ almaya başladı
Sağlıkçıların yüzde 62.2’si ekonomik krizin iş yükünü artırıp yeni yükler getirdiğini, yüzde 68.6’i aile ilişkilerini olumsuz etkilediğini, yüzde 95’i de stres seviyelerini artırdığını bildirdi. Sağlık çalışanlarının yüzde 71’i çalıştıkları kurumda şiddet olaylarına şahit olurken yüzde 91’i doğrudan şiddetle karşılaştıklarını belirttiler. Araştırma, şiddeti önlemeye yönelik tedbirleri yetersiz bulan sağlıkçıların yüzde 52’sinin şiddet olaylarıyla başa çıkmak için ‘öz savunma’ eğitimi aldığını, yüzde 31’inin ise psikolojik destek almak zorunda kaldığını ortaya koydu.

Sağlıkçıların büyük çoğunluğu işyerinde baskı görüyor
Araştırmaya göre, sağlık çalışanlarının yüzde 82’si çalıştığı kurumda üstleri tarafından mobbinge uğruyor. Mobbinge uğradığını söyleyen sağlıkçıların yüzde 57.9’u iş yükünün bilinçli şekilde arttırıldığını, yüzde 24.2’si sözlü tacize maruz kaldığını, yüzde 16’sı iş yerinde dışlandığını, yüzde 2.1’i de kendisiyle alay edildiğini ifade etti. Ayrıca çalışanlar iş yüklerinin son dönemde olağanüstü artmasından şikayet etti.

]]>
Genel Sağlık-İş: “Hepatit A aşısı yurt genelinde yok” https://yenidunya.org/yurt/28889/genel-saglik-is-hepatit-a-asisi-yurt-genelinde-yok/ Thu, 25 Jan 2024 10:27:24 +0000 https://yenidunya.org/?p=28889 Genel Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Derya Uğur, “Toplum sağlığı için önem arz eden aşılardan birisi olan Hepatit A’nın yurt genelinde yokluğundan endişe etmekteyiz” dedi.
Genel Sağlık-İş Sendikası’nın yaptığı araştırmaya göre birçok bölgede yeterli sayıda Hepatit A aşısı bulunmuyor. Sendika, Mersin’e çevre illerden aşı desteği gelirken, Adana’da 7 aile hekiminin çalıştığı merkeze 10 aşı gönderildiği bilgisini Cumhuriyet’le paylaştı.

‘Hıfzıssıhha açılsın’
Genel Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Derya Uğur, “Toplum sağlığı için önem arz eden aşılardan birisi olan Hepatit A’nın yurt genelinde yokluğundan endişe etmekteyiz” dedi. Uğur, “Biz bir kez daha Hıfzıssıhha’nın tekrar açılmasını ve birinci basamak sağlık hizmetlerinin önemini hatırlatmak isteriz” değerlendirmesinde bulundu.

Hepatit A nedir? Aşı neden gerekli?
Hepatit A ciddi bir karaciğer hastalığıdır. Genellikle enfekte bir kişiyle olan yakın kişisel temasla veya farkında olmadan, enfekte bir kişinin dışkısının (kakası) az bir miktarı ile kirlenmiş olan nesnelerden, yiyeceklerden veya içeceklerden virüsün alınmasıyla bulaşır.
Hepatit A aşısı, hepatit A’yı önleyen bir aşıdır. Vakaların yaklaşık %95’inde etkilidir ve en az yirmi yıl ve muhtemelen kişinin tüm yaşamı boyunca sürer. Verilmişse, bir yaşından sonra başlanarak iki doz önerilir.

]]>
Barajlarını yıktık! https://yenidunya.org/yurt/28832/barajlarini-yiktik/ Fri, 19 Jan 2024 07:47:00 +0000 https://yenidunya.org/?p=28832 Yüzde 2’lik baraj iptal oldu, “Adalet yerini buldu!”

Anayasa Mahkemesi (AYM), kamu emekçilerinin toplu sözleşme ikramiyesinden faydalanabilmesi için yüzde 2 barajını aşan sendikalara üye olma şartı getiren düzenlemeyi iptal etti. AYM düzenlemeyi Anayasa’ya aykırı bulmuştu.
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’na bağlı Genel-İş Sendikasının hukuk mücadelesi, AYM’nin bu kararının oluşmasında önemli rol oynadı.

Birleşik Kamu-İş, AYM kararı üzerine yazılı bir açıklama yaptı.
Açıklama şöyle:
“Sendikal faaliyette bulunma özgürlüğüne engel”
Oranı ne olursa olsun tüm barajların “sendikal faaliyette bulunma özgürlüğünü” engelleyeceği hususunda uyarılarımıza rağmen % 2’lik barajı içeren “Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” 28.12.2022 tarih ve 32057 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmişti. Bu nedenle Sendikamız Genel Sağlık-İş, kanunun geriye doğru etkili olacak şekilde düzenlenmesi nedeniyle % 2’lik barajın altında kalmıştı.

‘Yüzde 2 altı, yüzde 2 üstü sendika yok artık’
Genel Sağlık-İş olarak “barajlar bizi yıldıramaz” düsturuyla hareket ederken, söz konusu Kanun maddesi gibi hukuka aykırılıklarla daima mücadele edilmesi zaten göze alınmıştır. Bu nedenle, daha önce % 1’lik “akıllara zarar” barajı düzenleyenlere karşı mücadelemizi vermiş olup, Danıştay nezdinde açmış olduğumuz davayla % 1’lik barajın yürütmesini durdurmuştuk.
% 2’lik barajla ilgili olarak ise, mağduriyet yaşayan diğer sendikalar, ne yapılacağını düşünürken, Kanun maddesine karşı yerel mahkemelerde ya da Danıştay’da dava açmak gibi hukuki gaflara imza atarken, sendikamız Genel Sağlık-İş hukuk müşavirliği, Anayasa Mahkemesi’ne yapılacak soyut norm denetimi başvurusunun dilekçesini hazırlayarak, Anayasa Mahkemesi’ne ulaştırılmasını sağlamıştır.
Gelinen aşamada, 18.01.2024 tarihinde, yani bugün, konuyu görüşmek üzere toplanan Anayasa Mahkemesi, % 2’lik baraj uygulamasının iptaline karar vermiştir. Bundan sonra % 2’nin altında – üstünde olan sendika yoktur. Daha güçlü bir Genel Sağlık-İş vardır.

Örgütlenme özgürlüğümüz engellenemez
Barajın oranı her ne olursa olsun, unuttukları bir şey, hatta çok şey var ki;
Genel sağlık-iş’i barajlar yıldıramaz!
Genel Sağlık-İş, üyelerini barajlara karşı mağdur etmez!
“Sendikal faaliyette bulunma ve örgütlenme özgürlüğünü ihlal eden” barajı tasarlayanlar, yıkılan barajın altında kalmaya mahkûmdur!
Sürecin sonunda kazanan yine Genel Sağlık-İş, yine Genel Sağlık-İş üyeleri olmuştur!
Baraj savunucuları, bugün büyük bir bozguna uğramıştır. Bu zafer Genel sağlık-İş’indir; bu zafer hukuk müşavirliğimizindir; bu zafer, bu süreçte tüm zorluklara göğüs geren mücadele arkadaşlarımızındır!
Barajlarını yıktık; yıkılan barajdan sonra da üyelerimizin maddi menfaatlerinin telafisi için gerekli tüm mücadeleyi vereceğiz!

]]>
Şehir hastaneleri kara delik oldu https://yenidunya.org/yurt/27962/sehir-hastaneleri-kara-delik-oldu/ Thu, 16 Nov 2023 10:40:59 +0000 https://yenidunya.org/?p=27962 875 hastane parasını 17 şehir hastanesi yuttu

Sağlık bütçesi şehir hastanelerine aktı. 17 şehir hastanesine 25 yılda akacak parayla her biri 600 yataklı 875 adet devlet hastanesinin yapılabileceği ortaya çıktı. Şehir hastanelerine harcanan devasa paralar yüzünden halkın sağlık hizmetlerine yeterince ulaşamadığı bildirildi.
Genel Sağlık-İş Sendikası, hastane başına düşen bütçe harcamalarında şehir hastanelerinin devlet hastanelerini 6’ya katladığını, 875 devlet hastanesi yapılabilecek parayla sadece 17 şehir hastanesi yapıldığını hesapladı. Şehir hastanelerindeki her 1 yatağın yıllık maliyetinin 3 milyon liraya ulaştığını belirten Genel Sağlık-İş Sendikası Başkanı Dr. Derya Uğur, sağlık bütçesinin şehir hastanelerinin kiralarına aktığını, bu yüzden halkın yeterli sağlık hizmeti alamadığını söyledi.

‘Şehir hastanelerinin masrafı devlet hastanelerinin 6 katı’
Sağlık Bakanlığı’nın 2024 yılı bütçesinin yüzde 11.4’ünün şehir hastanelerine ayrıldığı belirtilen sendika çalışmasında, bu hastanelerin hizmet bedelinde yüzde 38, kira bedelinde ise yüzde 108 artış yapıldığı aktarıldı. Çalışmada, şehir hastanelerine 2024’te ‘hizmet bedeli’ adı altında 26 milyar 143 milyon TL, kira bedeli olarak da 57 milyar 554 milyon TL ödenek yazıldığı, şehir hastanelerinin 1 günlük kira bedelinin 229 milyon lirayla rekor düzeye ulaştığı bilgisi yer aldı.
Sendika, bakanlığa bağlı hastanelere bütçeden hastane başına 800.6 milyon lira ödenek verilirken, her bir şehir hastanesine aktarılan ödeneğin 4.9 milyar lirayı geçtiğini, hastana başına maliyette şehir hastanelerinin devlet hastanelerini 6’ya katladığını bildirdi. Şehir hastanelerinde bir yatağın günlük maliyetinin 8 bin 244 TL, yıllık maliyetinin 3 milyon lirayı bulduğunun belirtildiği raporda 17 şehir hastanesine 25 yılda yapılacak ödemelerle her biri 600 yataklı 875 adet devlet hastanesi yapılabileceği aktarıldı.

“Öncelik yurttaşı hastalıktan korumaktır”
Genel Sağlık İş Sendikası Başkanı Derya Uğur, “Pandemi ve deprem felaketleri koruyucu sağlık hizmetinin önemini daha net ortaya çıkardı. Buna rağmen bakanlık bütçesi şehir hastanelerinin kirasına kullanılıyor. Bakanlığın öncelikli görevi yurttaşı tedavi etmek değil, hastalıktan korumaktır. Zaten artan enflasyon nedeniyle yeterli ve sağlıklı beslenemeyen yurttaş koruyucu sağlık hizmetlerine de ulaşmakta güçlük çekiyor. Yanlış politikalar yüzünden sağlık hizmetleri aksıyor, devletin mali yükü artıyor” dedi.

]]>
Genel Sağlık-İş’ten ‘Hıfzıssıhha’ tepkisi https://yenidunya.org/yurt/27956/genel-saglik-isten-hifzissihha-tepkisi/ Mon, 13 Nov 2023 09:46:50 +0000 https://yenidunya.org/?p=27956 TBMM’deki 2024 bütçe görüşmeleri sırasında Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın 2011’de kapatılan Hıfzıssıhha Enstitüsü’ne ilişkin “Yeniden açıyoruz” sözlerine sağlık meslek örgütlerinden tepkiler sürüyor.
Genel Sağlık-İş Başkanı Uğur, “Hıfzıssıhha Enstitüsü’nün iktidar tarafından kapatılarak tarihi bir hataya sebep olunduğunun” altını çizerek “Siyasi iktidar, şehir merkezlerinde kapatılan birçok hastane gibi Hıfzıssıhha Enstitüsü’nü de rant kapılarının kurbanı haline getirmiştir. Sağlık Bakanlığı’nın 2024 bütçesinin yüzde 11.4’ü şehir hastanelerine aktarılırken kamu hastaneleri hastane yataklarının yüzde 17’sine sahip durumda” dedi.
Uğur, “Hıfzıssıhha Enstitüsü, Covid-19 döneminde belki de uluslararası boyutta geçerliliği olacak bir aşı bulacaktı. Aşılama kampanyaları ve politikaları konusunda Türkiye’nin enstitü dönemleri yakaladığı başarılar ortadayken artık aşı ithal eden ve bunun sonucunda dışa bağımlı bir ülke haline getirildik. Yakın geçmişte yaşadığımız pandeminin iyi yönetilemediği bunun kanıtı” ifadelerini kullandı. 

Ne olmuştu?
Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü 1928’de kuruldu. 1931’de BCG aşısı, 1932’de serum, 1933’te kuduz, 1934’te çiçek, 1942’de tifüs aşısı ve akrep serumu, 1948’de boğmaca, 1950’de influenza, 1965’te kuru çiçek aşısı, 1970’te önemli fibrinojen, albumin ve gamma globulin antikorlarını, 1983’te kuru BCG aşısı üretildi. Enstitüde, aşı üretiminin yanı sıra 1958’de frenginin modern yöntemlerle teşhisini, 1987’de AIDS Araştırma ve Doğrulama Merkezi’nin açılışını 1992’ de ise kan ürünlerinin viral inaktivasyonu gibi ilkler gerçekleştirildi. Ancak enstitü, AKP iktidarı döneminde atıl bırakılarak, 2011’de tümüyle kapatıldı.

]]>